Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Kategori: Estetik

  • Selülit Kâbusu

    Selülit Kâbusu

    Selülit tüm kadınlar için bir çeşit kâbus olmakla bilikte, bu iyice yerleşik ve görülebilir hale gelmeden -maalesef- ilgilenilmeye başlanmaz. Bu konuya daha önce, yeniyetmelik kısmında değindik. Ancak bu istenmeyen durumu; daha ilk belirtileri ortaya çıktığında tanımlamak ve tedbir almak gerektiğinden, ne kadar çok anlatsak yeridir.
    Harekete geçmek için hiç bir zaman geç kalınmış sayıl­maz. Kesin bir çözüm olmadığını kabul etsek bile, ciddile­şen durumu düzeltmek için bazı tedbirler alınabilir.
    Selülit dört faktörden kaynaklanır:
    – Kadınlarda zaten doğal olarak buna eğlim olması
    – Hormonal dengesizlik
    – Kötü beslenme alışkanlıkları
    Düzensiz ve sağlıksız yaşam koşulları
    Son iki faktör üzerinde çalışarak selülitlerin artmasını engelleyebiliriz ve azaltabiliriz. Ama yine belirtelim ki, so­runa global açıdan bakıp, yaşam tarzınızı şöyle bir gözden geçirmeniz gerekiyor.
    İşte alınacak bazı önlemler:
    Kilo fazlalığından kurtulun
    Depolanmış yağlar, selülitin sıkıştırma etkisine bağlı olarak daha ağır bir tabloya girer. Fazla yağlar ortadan kal­kınca neyin selülit olduğu estetik olmayan görünümündende anlaşılacağı için daha kolay ayırd edilebilir. Böylece lo­kal bir tedavi yoluna gidilebilir.
    -Doğru bir beslenme alışkanlığı edinin
    Sofradaki kötü alışkanlıklardan vazgeçmek gereklidir. Bunun için Montignac Yöntemi’nin temel ilkelerine sadık kalmak ve kötü glisemik endeksi yüksek olan glusidleri tü­ketmeye son vermelidir.
    – Damar yetmezliğinin tedavisi
    Damar yetmezliği, bir başka deyişle “dolaşım bozuklu­ğu”, kadınlarda çok görülür ve selülit semptomları olan ka­dınlarda sistematiktir. Dolaşım sorunları sadece kalıcı ol­maları ile değil, bazı modern yaşam koşulları ile de ağırlaşabilir: Çok sıkı giysiler, çok sıcak banyo, uzun süre gü­neşte kalmak gibi.
    Çok ciddi vakalarda, doktorun olaya müdahalesi şarttır. Ama bir çok durumda da ninelerimizin kullandığı ve hâlâ (Fransa’da) eczanelerde bulunan bitkisel şuruplar vardır. Bu doğal ürünler çok eskiden beri vardır, zararsızdır ancak olumlu etkileri azımsanamaz.
    Her gün biraz ip atlamak ve jimnastik yapmak, haftada iki-üç kez yürümek, jogging, bisiklet ve yüzme sporları özellikle tavsiye edilir.
    En etkili egzersiz ise, hiç asansöre binmeyip çok acele etmeden, yavaş yavaş merdivenleri ikişer ikişer çıkmaktır.
    – Strese karşı savaşım
    Stresinizi trankilizen veya anksiyoletik ilaçlarla azalt­mak yerine relaksasyon, yoga ve sofroloji gibi doğal yön­temleri seçin.
    Akapunktur, bazı homeopatik (bitki özlü) reçetelerde strese karşı başarılı sonuçlar vermektedir.
    Selülit kremleri
    Eğer başka hiç bir önlem almıyorsanız, “antiselülut kremleri” adı verilen ürünleri kullanmanız tam bir başarı­sızlıkla sonuçlanacaktır. Bu kremler diğer önlemlerin yanı sıra kullanıldığında daha iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Kafein bazlı selülut kremleri ise yüzeydeki selülitlerde farkedilir bir azalma sağlamaktadır ancak süriilürkefı çok de­rin sasajlar yapmaktan kaçınmak gerekir. Aksi takdirde no-düller (düğümcükler) açılır ve selülitin şişip iyice yerleş­mesine sebep olur.
    -Mucizevi çareler
    Bence bu başlıkta toplanabilecek iki panzehir mevcut­tur. Bazılarınız bunları hayal sınıfına soksa da… birincisi bebeğinize meme vermenizdir.
    Eski kitaplarımı okuyan pek çok hanım okuyucum bana Yöntemi uygularken öte yandan bebeklerine meme verdik­ten sonra selülitlerinin kaybolduğunu bildirdiler. Oysa, ilk hamileliklerinde aynı şeyleri yapmadıkları için bu durum görülmemişti.
    Bu durumda iki faktörün birleşmesi bu sonucu yarat­maktadır: Meme vermek ve beslenme alışkanlığını değiş­tirmek.
    Anne adayları bunu deneyebilirler… Anne olmayacak­lar için ikinci bir mucize çare vardır, eğer mideleri kaldınrsa, beslenme alışkanlığım düzeltmenin yanı sıra bir balıkyağı kürü yapsınlar.
    Balık yağının karın bölgesindeki yağları azalttığı bilinir!.1 sel olarak gösterilmiştir. (Groscolas ve Belzung’un çalış­ması)
    Benim tanıdığım bazı kadınlar 4 ay boyunca, Yöntemi uygularken, bir taraftan da her gün 1,5 çorba kaşığı balık yağı içmişlerdi. Selülitlerin azalması yönünde ilginç so­nuçlar almışlardır. Zor olanı buna inanmak değil denemek­tir. Çünkü bu deneyi yapmak için cesur olmanız gerekiyor!
    Balık yağının içimini kolaylaştırmak için şu tekniği öneriyorum: Sözü edilen miktarı bir bardağa (sonradan atmak için kağıt bir bardağa) koyun, burnunuzu tıkayın ve bir yudum­da hepsini yutun. Hemen ardından şekersiz iki limon suyu için. Güç bir iş ama işe yarıyor.
    – Olanakları olanlar
    Eğer buraya kadar Önerilenlerden hiç bir sonuç alamadıysanız, bir estetik cerraha başvurmak kalıyor. Doktor selülitin yapısına göre uygun bir tedaviye karar verecektir. Bir çok tedavi olanağı mevcuttur: Lenf drenajı, mezoterapi, selulolipoliz, lipojekt, lipo-endoloz ve liposuksiyon gi­bi… nrur
    İlaç kullanımı
    Bu çok önemli konu için öbür bölüm ayrılmıştır. 7, Bö­lümün ikinci kısmını okuyunuz.

  • Selülit Nasıl Önlenir?

    Selülit Nasıl Önlenir?

    Selülit yetişkin kadınların bir takıntısıdır. Zaten bu yaş­larda selülit en belirgin hale gelir. Oysa selülit yeni yetme­likten başlayan uzun bir sürecin sonucudur. Önlemenin en iyi yolu ise tedbirli olmaktır.
    Selülit bir çok faktörden kaynaklanır: Genetik, hormonal, dolaşımsal, besinsel ve psikolojik… Ama en Önemli faktör daima hormonaldir.

    Fazla ostrojen salgılanması ve­ya salgılanması normal düzeyde bile olsa ostrojene aşırı duyarlılık neden olabilir. Bu son bahsedilenler yağ hücre­lerinde (adipokist) miktar ve boyutlarını arttırırlar.

    Kadınsı tipte olanların, yani kalça ve baldırlarından şiş­manlama eğilimi gösterenlerde yağ hücrelerinin şişmesi daha çok görülür.
    Selülitin oluşum şeması basittir: Ostrojen faliyetiyle, adipokistler (yağ kabarcıkları) hacimlerini arttırıp damar­ları sıkıştırırlar. Böylece dolaşımda bozukluklar başlar.

    Derideki çatlamalar kalınlaşır (böylece meşhur portakal kabuğu görüntüsü olur), hücrelerin artıklarından kolayca kurtulamaz, hücredeki suda hareketleri bozulur, sinir ağla­rı baskıya uğrar. (Bu da ağrılara yol açabilir)
    Destek sağlayıcı bağ dokuları sertleşir ve yağ depoları­nı dört bir taraftan kapatır.

    selulitnasilonlenirSelülitten sorumlu olan hormonları sayarken araya en­sülini de koymak gerekir (Bu kitabın başından beri anlattı­ğı gibi ensülin de sorumlusu seçilen yiyeceklerdir).
    Stres durumunda ise böbrek üstü bezlerinden kortikoid salgılanır ve bu da selülit riski doğurur.

    Alınacak ilk tedbir, bu kitapta anlatılan ilkeleri uygula­yarak beslenme suçları işlemeyi önlemektir.
    Eğer kişinin ergenlik sonrasında dolaşım bozuklukları varsa, bacakları şişme eğilimi gösteriyorsa, çok sıcak ban­yodan ve uzun süre güneş banyosu yapmaktan sakınmalı­dır. Damarlardaki dolaşım bozukluğu için bir doktora baş vurma yerinde olur.

    Ayrıca çok sıkı kıyafetler de kan dolaşımını engeller (Sıkı jeanlar, çoraplar gibi).
    Selülitin kötü etkilerine ve yerleşmişliğine karşı savaş ta spor faaliyetleri yardımcı olur. Çünkü kaslar yeterince gelişmedikçe, yağ yastıkcıkları için yeterli yer kalır.

    Son olarak belirtelim ki, stresinizle başa çıkmayı öğren­mek için hiç bir zaman geç kalmış sayılmazsınız. Yoga ve sofroloji gibi teknikler size stresinizle başa çıkmanızda yardımcı olabilirler

  • Güzel bir cilde nasıl sahip olursunuz?

    Güzel bir cilde nasıl sahip olursunuz?

    Saçların, tırnakların ve cildin durumu genellikle sağlığı­nızın bir yansımasıdır. Donuk bir cilt, yağlı saçlar, kırık, beyaz lekeli tırnaklar organizmada yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun habercisidir. Tüm bu sayılanlar, çoğun­lukla dengesiz beslenmeden, vitamin, aligo-element, mine­ral tuzlan, amino asitler /ve gerekli yağların eksikliğini gös­terir.
    A ve E vitaminleri ciltte en Önemli rolü oynarlar.
    – B5 vitamini saçın kökünü nemlendirir ve kuvvetlendi­rir. – Bg vitamini saçların aşırı yağlanmasını ve dökülmesi­ni engeller.
    – Çinko ise, sebum salgısını dengeler (akne durumunda( sebum fazla salgılanır) ve saçın kalitesini arttırır.
    Hergün kullandığımız kozmetik ürünlerinde mikrobesinler vardır ama en akıllı ve emin yol, besinsel değeri yük­sek yiyeceklerle bu maddeleri vücudumuzdan almamızdır.
    Bu tamamlayıcı “elementleri hap şeklinde sentezlenmiş halde almak iyi bir çözüm değildir çünkü bu formdayken bu maddelerin bağırsaklar tarafından emilmeleri az olur. Onun yerine, besin değerleri çok zengin olan şu iki doğal gıdayı öneririz: Buğday filizi ve bira mayası.
    Ergenlik döneminde ortaya çıkan akne (sivilce) sebumun fazla salgılanmasından kaynaklanır ve kızarıklık ve iltihaplanma ile daha karmaşık hale gelir.
    Bunun da yiyeceklerle bir ilişkisi vardır. Yüzü gözü si­vilce içindeki gençler içinde yüzde 70 kakaolu çikolatayı yiyebilirler. Ama aşırı yorgunluk, uykusuzluk, sigara cildi, ciddi olarak bozduğundan kaçınılması gereken durumlar­dır.

  • Yağların Coğrafyası

    Yağların Coğrafyası

    Paradoksal olarak tartınız her zaman kilo fazlanızı de­ğerlendirmeniz için en iyi araç değildir. Çünkü kilonuz vü­cudunuzdaki değişik kitlelerin bir toplamıdır: İskelet, kas­lar, iç organlar, su ve yağ. Öte yandan şişmanlık sadece yağ kulesindeki fazlalık olarak tanımlanır. Kadınlarda yağ kitlesi vücudun %25’ini temsil eder. Sporcu bir kadının ağırlığı daha fazla olabilir, ancak bu ağırlık kas kitlesinden kaynaklandığından şiş­manlıktan bahsedilemez.Ayrıca vücudumuzdaki suyun ağırlığı, vücut ağırlığımı­zın 2/3’ünü temsil eder. Bu durumda örneğin kadınlarda adet döneminin başında veya sonunda kolaylıkla bir-iki ki­loluk oynamalar oluşabilir. Anlıyacağınız gibi, “zayıflamak” ile “kilo vermek” iki ayrı şeydir. Zayıflamak, fazla olan yağın kaybedilmesi olup, lüzumsuz yere vücudun suyunu kaybettiren ve tehli­keli sonuçlara yol açan diyüre tiki ere* başvurulmaz.

  • Kafalarının İçinde Şişman Olanlar

    Kafalarının İçinde Şişman Olanlar

    “Normal” bir vücuda sahip olma isteği herkeste vardır;bu normallik çoğunlukla bireysel bir kavram olduğundan pek iyi tanımlanamasa bile… Problem bir çok kadının, 90-60-90 ölçülerindeki magazin güzellerine bakarak, kafala­rında “çok yüksek” veya “çok düşük” bir ölçü belirlemele­ridir. Maalesef bir standartlaştırma toplumunda yaşıyoruz. Belirlenen ölçütlere uyulmadığında, hemen marjinaller sı­nıfına atılıp “çirkin”, onaylanmayan kişi olduğumuzu dü­şünüyoruz. “Ölçülere” uymayan genç kız, hiç bir delikanlının dik­katini çekemeyeceğini düşünür; biraz topluca bir kadın ko­casının kendisini rüya gibi bir kadınla aldattığına inanır.Sevilen bir kadın ise biraz tombullaşmaya başlarsa, günün birinde hiç bir zaman ulaşamıyacağı kendi yirmi yaşındaki vücut hatlanna sahip bir genç kız yüzünden terk edileceği kaygısına kapılır. Oysa bu kadınların birçoğu gerçekten “şişman” değil­lerdir ve yaşamlarında yolunda gitmeyen her şeyden kilo­larım sorumlu tutmaktadırlar. Ne olursa olsun, yapılacak ilk iş, ciddi bir tanı koymaktır. Son yıllarda boya göre ideal kilonun ne olması gerekti­ğini söyleyen bir çok hesap tablosu ortaya çıkmıştır. Bazı­ları çok sıkı, bazıları da fazla gevşektir.

  • Güzellik İlaheleri

    Güzellik İlaheleri

    Bizler ender ve sıradışı bir külte sahibiz. Bir zamanlar şişman olmak, sosyal başarıyı simgelerdi; bunun anlamı her gün “baştan aşağı donatılmış” bir masada oturabilme ve fazlasıyla beslenme olanaklarına sahip olmak demekti. İncelik ve zayıflık (ki buna o devirlerde “sıskalık” denilir­di) çoğunluğun içinde bulunduğu durumdu.

    İşte bu yüzden, etli butlu olmak ve yuvarlak hatlar sıra-dışılık sayıldığından, böyle kişiler güzellik ilaheleri olarak kabul ediliyorlardı. O dönemlerde toplumun büyük bir kısmı için besin maddelerine ulaşabilmek rastlantısaldı.

    Savaşlar, ayaklan­malar, kötü giden hasatlar kıtlık ve açlığa yol açıyordu. Her gün düzenli olarak ve açlık çekmeden yemek yiyebil­mek bir lüks sayılıyordu.

    O günün koşullarında vücutta bi­riktirilen yağ kitleleri, yukarda anlatılan olası kötü koşullar sırasında kullanılabilecek değerli erzak gibiydiler. Kilo fazlalığı, bu günkü gibi olumsuz bir özellik değil, tam tersine olabilecek tersliklere karşı bir çeşit “risk sigor­tası” şeklinde algılanırdı.

    Kilo fazlalığı, ender görüldüğü için bir sigortaya sahipmişçesine yaşanırdı.
    O devirlerde şişmanlık aynı zamanda gürbüzlüğün so­nucu ortaya çıkan bir sağlık ölçütüydü. Başka bir deyişle, dolgun bir kadın, geniş kalçalan sayesinde rahatça doğum yapabilecek ve hamileliği de sorunsuz geçecek doğurgan bir dişi olarak görülürdü.

    guzellik44444444Günümüz de hâlâ, bir çok üçün­cü dünya ülkesinde, özellikle Kuzey Afrika’da ideal kadın böyle ifade edilir. Anadolu’da da yüzyıllardır aynı inanç vardır, örnek; Bereket Tanrıçası hey­keli fç.n.)
    14 Kadın estetiğinin gelişimini irdeleyen sosyologlar, gü­zellik ilahelerinin dünyadaki sosyo-kültürel gelişmelerle birlikte adım adım değiştiğini söylerler.

    Bazıları da, moda’nın kendini ifade etmesi için bir çı­kış yolunu bulup, o yolda ilerlediğini düşünürler.
    Yüzyılın başında Paul Poiret isimli modacı vücutları korselerle sıkmayı ortaya atınca bu anlayışın yayılmasına yol açmıştır.

    Bu durum kadınların vücutlarını bol giysilerin içinden çıkarmalarına neden oldu. Elbiseler vücuda sıkıca yapışıp hatları ortaya çıkarmıştı. Bunu takip eden yıllarda ise, ka­dın özgürlüğü hareketleri etkisini göstermiş, bu kez de “erkeksi” modeller giyilerek dişilik ilkelerinin reddi ifade edilmiştir.

    Kadın cinselliği ile erkek cinselliğinin karşı karşıya gelmesinin yarattığı kaygı, Önce Freud tipi psikanalizde sonra da fikir düzeyinde yansımalarım bulmuştur. Resim­de erotizm yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmuş, hatta Pi-casso, Buffet gibi ressamlar eserlerinde kadın vücudunu parça parça, geometrik şekillerde resmetmişlerdir.

    Bu sosyo-kültürel olgulara paralel olarak, iki etken za­yıflığın öneminde belirleyici olmuştur. Bir yanda, ABD gi­bi bir ülkenin liderliğini yaptığı oburluğa varan bir etli butluluğun genellenmesi, öte yanda ise tıbbın, fazla kiloların sağlığı etkileyen Önemli bir risk etkeni olduğunu keşfetme­si.

  • Kadın Vücudu

    Kadın Vücudu

    Şu anda 2500 yılında olduğumuzu ve o günün tarihçile­rinin 20. yüzyıldaki kadın vücudunun nasıl olduğu konu­sunda bir araştırma yapmaya karar verdiklerini düşleyelim. Araştırmacılar, o günlerin kadın dergilerine ve sayısız fo­toğraflara bakıp, ince uzun kadın siluetlerinin, dolayısıyla zayıflığın ortak nokta olduğunu göreceklerdir.

    Böylece ta­rihçiler, o dönemde tüm dünyadaki kadınların böyle oldu­ğu sonucuna varacaklardır.Biz de bugün, Rafael’in Venüsün üç Tanrıçası, Rubens’in Denizkızları veya bize daha yakın bir dönemde ölen Renoir’m çıplakları; Maillot’nun heykelleri veya Courbet’nin yıkanan kadınlarına bakarak aynı hatayı yapıyo­ruz.

    Tüm bu saydığımız eserlerdeki ortak nokta, kadınların dolgun ve yuvarlak hatlı oluşlarıdır.Bizler de eskiden ka­dınların tombul ve balıketinde olduğu sonucuna varıyoruz. Oysa, yanıtlamamız gereken soru, bu sanatçıların eserle­rinde o dönemin gerçeğini mi yansıttıkları, yoksa ideal “dişi”yi ifade etmeye mi çalıştıklarıdır.

    Tıpkı bugün, çağdaş dergilerde, okuyucularının düşlerindeki kadın imajının geliştirilmesine uğraşıldığı gibi…

  • Karın Yağlarının Alınması

    Karın Yağlarının Alınması

    Karındaki yağların alınması çok nazik bir işlemdir. Buna çirkin, biçimsiz bir göbeğin düzeltilmesi işi de dahil olabilir. Bazı kadın­lar hamileliğin, ya da çok kilo kaybetmenin neden olduğu çatlak izleri yüzünden oldukça üzülürler. Bunlar da temelde aynı olan bir işlemle ortadan kaldırılır. Yalnız, bu ameliyat daha kısa sürer. Karın küçültme işlemi yüz germe tekniğine uygun şekilde yapılır. Ancak, bu sırada sıra öbürünün tersidir. Bu ameliyatla fazla yağlar, deriler kesilip alınır, kaslar toparlanır. Kesik karnın alt kısmın­dan açılır, uçları kalçaların üzerinde yukarıya doğru bir kıvnm yapar. Kalçaların üzerindeki yara izlerinin rengi zamanla açılırsa da ender olarak tamamiyle kaybolur.
    Ameliyat süresi: 2-3 saat.
    Hastanede yatma: Çatlak izleri için 3, daha ge­niş ameliyat için 8 gün.
    İyileşme: 3-4 hafta.
    Sonradan bakım: Orta de­recede
    Etkili olduğu süre: 5-10 yıl