Sağlık

Tam anlamında, kokuş­ma yapan mikropları yok eden veya ge­lişmelerini önleyen maddedir. Dezenfek­tan bir madde ise, hastalık yapıcı mik­ropları öldürür, ama bu iki deyim çok karıştırıldığından, artık aşağı yukarı ay­nı anlamda kullanılmaktadır. İlk defa Louis Pasteur (1822-1895), mikropların hastalık yapabileceklerini bulmuştur. Bu­nunla birlikte, mikropların yara enfek­siyonu ve sepsis yapabileceklerini ilk gösteren,...
Antibiyotik, bakterileri öldüren bir ilaçtır. Bazıları mikroskobik mantarlardan yapılır, bazılarını da kimyagerler yapar.Penisilin 1929'da bulundu ve ilk defa 1941 yılında kullanıldı. O zamandan beri daha yüzlerce antibiyotik geliştirildi: Streptomisin (streptomycine), eriptromisin (erh-ythromycine) gibi. Penisilinin bulunmasından önce, insanlar, anjin, faranjit gibi basit hastalıklardan ölüyorlardı. Bugün antibiyotikler sayesinde bu hastalıklar beş günde...
Yemeklere karşı duyulan iştahın azalması ya da ke­silmesi, fiziksel veya psikolojik bir has­talığın belirtisi olarak değerlendirilmelidir. Örneğin, sindirim sistemi karsinomalarmda, viral hepatitlerde iştahsızlık görülebilir. Psikiyatrik hastalıklar ara­sında ise iştah kesilmesine en çok ne­den olanlar; desresyon, endişe hali ve mani gibi hallerdir. Anoreksi bir hastalık mıdır? Evet, Anoreksi bir hastalıktır. Anoreksi, yalnız genç...
Cerrahi müdahale, hastalık veya yaralanma sonucu, bir eklemin ta­mamen veya kısmen hareketsizleşmesi. Ankiloza neden olan başlıca hastalıklar, verem, romatoid artrit, mikroplu artrit-tir. Bu durumlarda, eklemi oluşturan kemikler, kabuk dokusuyla birbirlerine yapışırlar. Kırıklar sonucu oluşan eklem sakatlıklarının sonucu ankiloz olabilir. Normal bir eklem, bir kırığın tedavisi için komşu eklemlerin de alçıya...
Anjin dö pua-trin; Kalp spazmı). Kalbi besleyen ko-roner atardamarları hastalıklı olan kişi­ler, özellikle gün başında, fazla yemek yedikten sonra ve soğuk havalarda, özel bir ağrı duyarlar. Bu ağrı, soluk kesici olup, genellikle sıkıştırıcı, bastına bir sancı olarak tanımlanır ve "sternum" denen göğüs ortasındaki kemiğin arka­sından, boyuna, göğüs iki yanına, sol...
Bir atardamar veya top­lardamar duvarındaki içi kan dolu şiş­kinliktir. Anevrizmalar, damar duvarının zedelenmesi veya doğuştan zayıf olması sonucu meydana çıkıp, birkaç şekil gös­terir. Gerçek bir anevrizmada, damarın iç tabakası gevşemiş ve şişkinlik diğer dış tabakalarca kaplanmıştır. Yalancı anevrizmada ise, bütün damar duvarı gerilmiş ve kan, bir bağdokusu içinde toplanmıştır. Anevrizmalar,...
Kelimenin asıl anlamı, du­yumların kaybolmasıdır (özellikle, dokunma ve ağrı duyularının). Bu duruma duyumsal sinirlerin veya merkezlerinin yıkıldığı organik hastalıklarda veya bazı belirli psikolojik durumlarda rastlanır. Genellikle, bu deyim, cerrahi girişimler sırasında kısmi veya tam duyumsuzluğun yaratılması anlamında kullanılır. Geçmişte afyon, kenevir ve alkol, de­ğişik şekillerde cerrahide kısmi anestezi yapabilmek için kullanılmaktaydı,...
Anemi: Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlemiş olduğu kriterlere göre kandaki hemoglobin oranının kişilerin yaş ve cinsiyetlerine göre gereken değerlerin altında kalmasına Anemi (kansızlık) adı verilir. Demir eksikliğinden kaynaklanan, folik asit eksikliğinden kaynaklanan, Vitamin B-12 eksikliğinden kaynaklanan anemi en çok karşılaşılan anemi çeşitleridir. Demir Eksikliğinden Kaynaklanan Anemi Kandaki kırmızı hücreler düşük orandaki demire bağlı...
Erkekleştirici bir madde­dir. Erkeklerin torbalarındaki testis adı­nı alan erbezleri, erkek cinsel gelişimin­de kısmen rol oynayan testosteron hor­monunu salgılarlar. Bu hormon en belli-başlı androjendir. Kastre edilmiş erkeklerde (yani, testis-leri çıkarılmış : tümör, kaza vb.) ve­ya, erkek cinsel karakterinin gelişme gecikmelerinde tedavi amacıyla, testos­teron propionat zerkler şeklinde veya ağızdan, bir sentetik madde olan...
Vücudun ve bölümlerinin yapılarını inceleyen bilimdir. Çok eski yıllarda, doktor ve cerrahlar, insan ana­tomisini çok üstünkörü inceleyebilirlerdi (genellikle savaş alanlarında bu müm­kündü) ve çoğu zaman, hayvan anato­misinden insanlara genelleme yapmaya zorunlu kalırlardı. Örneğin, insanda uterus'un (rahmin), dişi domuzdaki gibi çift olduğu sanılırdı. Ancak Rönesans'tan sonra bilginler, insan anatomisini etraf­lıca incelemeye...
Analitik Bağ Nedir? Başkalarına karşı du­yulan ve bağımlılıkla nitelenen ilişkileri tanımlamak için kullanılan bir deyim. Çocuğun annesine karşı duyduğu bu çe­şit ilişki, normaldir; ancak bu bağımlı ve pasif durum, bazı kimselerde ömür boyu devam eder. bkz. Freud, Psikanaliz. Analitik bağ, başkalarına duyulan sevgi ile bağımlılık derecesindeki ilişkileri nitelendiren sözdür. Bir çocuğun annesi...
Bir antikor-antijen reak­siyonu (bkz. Allerji). Bu kelime, labora-tuvar hayvanlannda, yabancı bir protein (genellikle at serumu) zerkiyle ortaya çıkan duruma verilen addır. Aynı pro­teinin ikinci bir zerki, çok şiddetli bir reaksiyona yol açar. Burada birinci iğne­de uyarılan reaksiyon zinciri, ikinci iğne­de faaliyete geçmektedir. İnsanlarda, ana-filaksi, tetanos ve gazlı kangrende pasif bağışıklık...
Sayfa başına git