Birinci bölümde açıklamaya çalıştığımız nedenlerden dolayı, değil yalnız ülkeden ülkeye, aynı ülkede yaşa­yanlar arasında da değişik yapıda ve görünümlerde olan­lar az değildir demiştik. Bizde de halkımız bu değişik görünümlüleri birtakım sınıf veya tiplere ayırmıştır. Bunlar, zayıf, ince, normal, toplu, şişman ve çok şişman tiplerdir. Hemen hepimiz güncel hayatımızda bu tiple­re rastlamaktayız. Ayrıca, halkımızın bu değerlendir­meleri edebiyatımıza da mal olmuş; gerek şiirlerimizde ve gerek romanlarımızda bu kişiler birer tip haline gel­mişlerdir.
Kişileri zayıf, normal veya şişman diye sınıflandı­ran bu Ölçü nedir? Bu değerlendirmede iki husus etkili olmaktadır. Bunlardan birincisi kişinin dış ve estetik görünüşüdür. Ancak, bu Öznel bir değerlenlendirmedir ve kişisel görüştür. Yani, birisine göre söz konusu kişi şişmandır, diğer birine göre ise, hiç de şişman değil ve normaldir. İkinci ölçü ise, daha kesin bir değerlendir­medir. O da, boyuna, yaşma, cinsiyetine, yapı ve tipine göre, kabul edilmiş normal veya ideal kilodan ne ka­dar fazla veya ne kadar eksiktir?
Ne var ki, bu karşılaÅŸtırma veya deÄŸerlendirmede bilginler arasında görüş ayrılıkları vardır. Bu aynlıklar ÅŸundan doÄŸmaktadır; normalin üstünde kaç kilodan son­ra kiÅŸi ÅŸiÅŸman veya çok ÅŸiÅŸman kabul edilmelidir. Genel­likle bilginlere göre, normal veya ideal kilodan % 10 oranında fazla olanlar ÅŸiÅŸmandırlar, örneÄŸin 60 kilo ol­ması gereken bir kiÅŸi 66 kilo ise, ÅŸiÅŸmandır. DiÄŸer bazı bilginlere göre ise, % 15′den fazla ÅŸiÅŸmanlık sinindir. Ya­ni, 66 kilo yerine 69 kilo ÅŸiÅŸmanlık sinindir. Aşırı ÅŸiş­manlık Ölçüsü ise, bazılarına göre % 20 fazlası, diÄŸer­lerine göre ise % 30′dan fazlası aşırı ÅŸiÅŸmanlık sınırı ola­rak kabul edilmektedir.
Şişmanlık, her ne kadar, genel olarak, besinlerden aldığımız enerji (kalori) ile, vücudun harcadığı enerji arasında meydana gelen bir dengesizlik ve bunun so­nucu olarak vücutta yağ birikimi ve kilo fazlalığı ola­rak bilinmekte ise de, bugün bilimsel açıdan şişman­lık, tedavisi gereken bir hastalık olarak kabul edilmek­tedir. Bugünkü görüşlere göre, kilo almada veya ver­mede, beslenme ve kalori konusu çok önemli olmakla beraber, vücutta yağ birikimini ve dolayısıyla şişman­lığı meydana getiren nedenler arasında hormonal den­gesizliğin ve ayrıca bazı faktörlerin, etkili oldukları ka­nıtlanmıştır. Bu nedenledir ki —yani hormonal denge­sizlik ve diğer faktörler— bazı şahısların çok yedikle­ri halde şişmanlamadıkları, bazılannda ise az yedikleri halde şişmanladıkları görülmektedir.