Archive for Nisan 2008
You are browsing the archives of 2008 Nisan.
You are browsing the archives of 2008 Nisan.
Bunlar sonunda kalp yetersizliği ve kalp krizi riskini getiren yüksek tansiyona karşı verilen ilaçlardır. Bazıları (Avlocardyl gibi) aynı zamanda migren veya heyecan nedeniyle titreme gibi sorunlar içinde kullanılır.Bu ilaçlar çoğunlukla şişmanlatır çünkü beslenmenin ortaya çıkardığı ısıyı sempatik sinir sistemi üzerindeki etkisi nedeniyle azaltır. 11 Eğer kalp ve damar hastalığı söz konusu ise, hekim bu [...]
Bu ilaçlar sinir hastalıklarının tedavilerine yöneliktir. Bunlar beynin belirli merkezlerinde (hipotalamus) etkili olurlar. Bu merkezler aynı zamanda “açlık merkezleridir” ve vücut ağırlığını da dengelerler.
Oragnizmanın endokrin bezleri hormonlarını salgılamasında bir orkestra şefi görevi olan hipofiz, bu ilaçlardan et-Jdlenir.
Psikotrop ilaçlar familyasında bir çok değişik tip ilaç vardır.
Günümüzde bilimsel gelişmeler sonucu çeşitli hastalıklara karşı etkin bir çok ilacın keşfedildiği yadsınamaz.
Ancak, modern insan, kullanımı kesinlikle ihtiyaca bağlı olarak lüzumlu miktarlarla sınırlandırılması gereken ilaçlan herhangi bir tüketim malı gibi tüketmeye başlamıştır.
Diyebiliriz ki son on yıldır formasotik endüstrisi ve onların aracıları en ufak bir rahatsızlıkta bile ilaç alımına yö-nelinmesi yolunda tüketicilere baskı yapmaya başlamış ve [...]
Tüm sıkı rejimler (düşük kalorili, tuzsuz, yağsız) yaşlı kadınlar için tehlikelidir çünkü dengesizlik yaratırlar.
Aşağıdaki koşullarda belirli yiyecekler üzerinde tedbir almak gerekebilir.
Ağır böbrek yetmezliği.
Ağır yüksek tansiyon sorunu.
İlerleme gösteren ka]p hastalıkları.
Çok dengesiz diabet.
Zayıflamaya gelince, sadece 2 koşulda tıbben kilo vermek gereklidir.
1. Eğer kilo fazlalığı kişinin yürümesine engel oluyorsa ve şişmanlığı onu bir sandalyeye ve yatağa mahkum etme [...]
Daha iyi yaşam için daha iyi yemek Beslenmede “emeklilik” yoktur. Bu yüzden de yaşlanınca enerji alımını azaltmaya gerek de yoktur. Tam tersine eskisi gibi yemek yemek, hatta çay saatlerinin keyfini de ekleyip öğünleri günde dörde çıkartmak gerekir.1993′de Lille’de profesör Le Cerf’in çalışmalarına göre, yaşlı bir kadının günlük ortalama kalori alımı 168O’dir.’ Oysa öte yandan protein [...]
Yaşlı insanlar kendilerini birbirinden temelde fark gösteren iki durumla karşı karşıya bulurlar: Ya evlerinde oturacaklar ya da bir yere yerleştirileceklerdir.
1) Evlerinde yaşayan kadınlar
Bu durumda da karşımıza iki yol çıkıyor:
- Yemekleri kendileri veya bir aile üyesi, hizmetçi tarafından pişirilenler: Bu guruptakilerin yedikleri, çok dengeli ve doğru kalır.
60-65 yaş arasında organizmada bazı doğal değişiklikler başgöstermeye başlar.
1) Vücut yapısındaki değişiklikler
Organların ağırlığı ve damarlar değişmese bile, kas ağırlığı düşmeye başlar. Bu değişim belki de androjen salgılarının azalmasına (veya protein anabolizmasının düşmesi) veya aşırı bir hareketsizlik sonucu ortaya çıkıyor.
Bütün bunlar fiziksel yapıda bir azalma meydana getirir ve hareketsizliğe yol açar:
Tehlike sadece koltuktan yatağa, yataktan [...]
Yaşlılık kavramı günümüzde tamamen değişmiştir. Ancak bir atasözünde olduğu gibi “Sadece kalbinizin yaşı vardır” sözü de hiç şimdiki kadar güncelleşmemişti.18. yüzyılda kırklı yaşlara gelindiğinde performans azalırdı ve toplumun ancak yüzde 4′ü 60 yaşını geçebiliyordu.Günümüzde ise bürokratik olarak 65 yaşında yaşlı sayılıyoruz. (Fransa’da emeklilik yaşı 65′tir) Bir kadın yaşamı 85 yaşına kadar uzamıştır. 2001 yılında Fransız [...]
Kanserin beslenme yoluyla önlenmesi
1984 yılında Villejuif Antikanser Merkezi kanserin beslenme yoluyla önlenmesi konusunda bir konferans organize ettiğinde, kanserologlar bunu münasebetsiz bir girişim olarak yorumlamışlardır.
Oysa bugün işler değişmiştir Çünkü kanser vakalanının yüzde 80′i çevresel faktörlere bağlanmakta ve bu faktörlerin de yüzde 40′ından direkt olarak beslenme sorumlu tutulmaktadır.
1) Kanser Nedir?
Kanser, yatkınlık gösteren bir organizmanın çevreye bağlı değişik [...]
Çoğunlukla “kolit“, “spazmodik kolepati”, “kolon iritasyonu” gibi teşhisler koyulan durumlarda olay, kalın barsaklarda lifli besinlere ve fermentasyonlara karşı oluşan aşırı duyarlılıktır.
Bu, acı veren spazmlar şeklinde görülür ve barsakların iç duvarlarında enflamasyon (iltihap) oluşur. Krizleri kabızlık veya ishal izler.
Bu durum mevcutsa ve hale de ishal ile kendini gösteriyorsa, lif açısından zengin beslenme şarttır. Çünkü sonraları barsak [...]
Kabızlık vücuttaki dışkının susuzluğa bağlı olarak, boşalma işleminin gecikmesi olarak tanımlanabilir. Kabızlık dışkılamanın haftada 3′e inmesi olarak tanımlanabilir. Normal olarak bu oran günde üç ile haftata 4 kez arasında değişir. Fransa’da nüfusun yüzde ellisi kabızlıktan şikayetçidir ve bu yüzde ellisinden dötte üçü kadınlardır. Kabızlığı şu iki şekilde görebiliriz: Ya dışkılama refleksi kaybolur, ya da barsaklann [...]
Diyabet, mide boşken olduğu kadar, yemekten sonra da kandaki glikoz oranının çok yüksek olmasıdır. Bir birinden farklı iki diyabet türü vardır:
1) II. Tip diyabet veya “yağlı diyabet”
Genelde kadınları ellili yaşlarda yakalar ve sonucu olarak kilo fazlalığı görülür.
Teknik olarak, pankreasın çok fazla insulin salgılaması olarak açıklanmaktadır. Bu hormonun “kalitesi kötü” olduğundan veya organizmanın hücreleri tarafından tanımlanamadığından [...]
Düşük kalori kavramına dayalı klasik diyetler kilo fazlalığı bir taraftan çok büyük miktarda enerji alınırken öte taraftan bunu harcayacak derecede fizik faaliyette bulunulmaması ilişkisi kurulur.
Oysa, yediği önünde yemediği arkasında, yerinden kımıldamayan, haşmetli saray yavrusu evinde yaşayan bir Barones veya Paris’in 16. bölgesinde oturan ve evinde bir merdiven olduğunu bile bilmeyen zengin bir endüstri devinin burjuva [...]
Menapoz, çeşitli dertleri de birlikte getirebilir.
- tiroid yetmezliği
- depresyon
- yaşam tarzının değişmesi sonucu stres
- hareketsizliğin artması
Başka bir deyişle, görülüyor ki menapoz kilo alımını arttırabilecek diğer koşullan da beraberinde getirebiliyor.
1) Depresyona dikkat
Menopoz yorucudur. Nitekim, önce hipotiroid sonra demir yoksunluğu konularım kontrol altına aldıktan sonra, depresyona yol açabilecek diğer çevresel nedenleri göz önünde tutulmalıdır.
Prof. A. Basdevant kilo [...]
Nasıl önlenir?
Konu, hormon tedavisi görenler ve görmeyenler başlığı altında irdelenecektir:
1) Hormon tedavisi görülmüyorsa …
Bu, kritik bir durumdur. Çünkü deneklerin yüzde 44′ünde 4-7 kg arası kilo alımı görülüyor.
Önceden ince hatta zayıf olanlar için kilo alımı riski hiç yoktur. Kötü beslenme alışkanlıklarına rağmen pankreasları duyarlılık göstermiş ve o zamana kadar hiç fazla kilo almamışlarsa, bu organlar östrojen [...]
Sağlıklı yaşam için beslenme, beden hareketleri ve uyku üç ana kuraldır
Ibni Sina (980-1037)
Hekimlerin üstatları olan Hippokrates iki bin, Ibni Sina‘nın da bin yıl önce sağlıklı yaşamak için beslenme ile ilgili önerileri, önemini yitirmemiş, tersine bugün tüm dünyada sağlık açısından en Önemli ve bir numaralı konu olmuştur beslenme ve beden eğitimi.
Evet, «Sağlıklı yaşam, dengeli kiloyla [...]
100 gram Protein Yağ Karbonhidrat gram gram Kalori
ETLER 0,6 0,4 0,3
0,5 0,4
0,4 0,3
0,5 0,4 0,3 116 151 220
117 145
139 325
123,5
139 377 275
İdeal kilonuzu bulun!
Uzmanlar, sağlıklı ve uzun yaşam için gerekenleri verirken ideal kiloyu korumanın önemini üzerine basa basa belirtiyorlar. Özellikle orta yaşlardan sonra ideal kiloyu korumak pek çok sağlık sorununu da önlemeyi sağlıyor.
Her kişinin vücut yapısı birnirinden farklı olduğu için, ideal kilo ile ilgili kesin tavsiyelerde bulunmak imkansız. Fakat kilonuzun boyunuza uygun olup olmadığı hususunda bir [...]
Bilindiği gibi, insanların, hayvanların ve bitkilerin, diğer bir deyimle yaşayan tüm yaratıkların en küçük yapı parçası, yapı elemanı hücredir. Hücreler daima ikiye bölünerek her bir hücreden iki ayrı ve yeni hücre meydana gelir. Bir süre sonra bu iki yeni hücreden her biri de ikiye bölünerek 4 hücre meydana gelmiş olur. Böylece, hücrelerin sayıları devamlı bir [...]
Gebelik her ne kadar normal ve fizyolojik bir olay ise de, kadının vücudunda büyük değişiklikler yer alır. Kalpte, akciğerlerde ve damarlarda dolaşan kan ile vücutta bulunan diğer sıvıların miktarları artar. Dolayısıyla, kalp atımları ve nabız sayısı artar, akciğerlerde soluk alıp verme hızlanır, böbrekler daha fazla çalışır ve idrar miktarı artar. Bunların yanı sıra hipofiz, tiroit [...]
Sabah Kahvaltısı:
Düzenli beslenme açısından, sabah kahvaltısı gerekli ve çok önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü de, insan sağlığı açısından iyi bir kahvaltının çok önemli olduğunu belirtmiştir. Bizim atasözlerimizi anımsayalım: «Sabah kahvaltısını, oburlar gibi ye», veya «Sabah kahvaltısını kendin ye», ingilizler der ki: «Sabahları bir kral gibi ye.» Şu halde, sabahları ayaküstü bir çay içerek, bir iki lokma [...]
Daha önce de belirttiğimiz gibi, zayıflama reçeteleri, yazıldığı ülkeden ülkeye ve hatta aynı ülkede yöreden yöreye değişmektedir. Zira, her ülkenin ve yörenin kendine özgü yemekleri, âdetleri ve pişirme şekilleri vardır.
Ayrıca her toplumun ekonomik ve sosyal durumu aynı değildir. Mesela, bir toplum için et ve süt gibi ana maddeler ucuz iken diğer bir toplum için [...]
Bugünkü modern tıp bilgisi artık kesin olarak kabul etmektedir ki, doğru ve sağlıklı bir zayıflama, ancak bir yandan alınan kalorilerin kısıtlanması, bir yandan da jimnastik ve yürüyüşler gibi günlük faaliyetleri, dolayısıyla kalori sarfiyatını artırmakla mümkündür.
Yapılan çalışmalar ve araştırmalar göstermiştir ki, haftada yarım veya en çok bir kilodan fazla zayıflama hatalıdır ve çok zararlıdır. Daha Önce [...]
Kişilerin günlük kalori ihtiyacı konusunda, A.B.D., ingiltere ve Birleşmiş Milletler’in ortaklaşa hazırladıkları bir form’Ül vardır. Kuşkusuz, yukarıda açıklamaya çalıştığımız etkileyici faktörlerden dolayı bu formül ile elde edilecek kalori sayısı ortalama bir sayıdır. Bu formül ideal kiloya göredir ve belirli bir sayı ile çarpılarak gerekli kalori miktarı bulunur. Bu sayı ise, 100 ile 25 arasında değişmektedir:
Bebekler [...]
Okurlarımıza yararlı olabilmek için önce, şişman mısınız değil misiniz; şişmansanız ideal kilonuzdan kaç kilo fazlasınız biçimindeki verileri değerlendirelim ve sonra da bu fazla kiloları kolay ve sağlıklı bir şekilde nasıl verebilirsiniz sorusunu cevaplandırmaya çalışalım.
Yaşınıza, cinsiyetinize ve boyunuza göre ideal kilonuzun ne kadar üstündesiniz? Bunu kitabımızın 12 ncî bölümünde yer alan çizelgelerden öğrenebilirsiniz.
Kuruyemişler, değişik oranlarda olmak üzere, proteinden, yağdan, şekerden, vitaminlerden ve minerallerden zengindirler. Fındık, fıstık, ceviz ve bademin her birinin 100 gramı ortalama 600-650 kalori verir. Oysa, kayısı, incir, üzüm ve hurma gibi kuru meyveler protein ve yağdan fakir ve yalnız, şekerden zengindirler ve bunlardan her birinin 100 gramı, ortalama 250-300 kalori verir.
Görülüyor ki, kuruyemişlerle kuru [...]
Zeytin, gıdaların sıralanmalarında taze yemişlerle kuru yemişler arasında yer alır. Çünkü her iki şekli de yenir. Gerek kahvaltı sofrasında ve gerekse rakı sofrasında veya iftar sofrasında zeytin hiç eksik edilmez. Yerine göre siyahı, yerine göre yeşili arzulanır zeytinin. Zeytin, karaciğer ve safrakesesine çok yararlıdır.
Genel olarak, taze meyveler de taze sebzeler gibi gerek beslenmede ve gerekse zayıflamada önemli birer gıdadırlar. Meyvelerin bileşimi de sebzelerinkine benzerler, vitamin ve mineral bakımından zengindirler. Ayrıca, bunlarda değişik oranlarda şeker (karbonhidrat) de bulunur. Meyvelerin diğer bir özelliği de, her birinin ayrı ayrı kokuları ve lezzetleri vardır. Sebzelerde olduğu gibi meyvelerde de çok su ve [...]
Baklagillerin temel özelliği, hayvan etleri kadar ve hatta biraz daha fazla protein kapsamasıdır. Ayrıca baklagiller nişantadan da zegin olduklarından, etlerden fazla kalori verirler. (Etler yağlılık derecelerine göre, 100 gramları ortalama 150 ile 250 kalori verirlerken, baklagillerin 100 gramları, ortalama 300 ile 400 kalori verirler.) Her ne kadar, hayvan etleri daima birinci sınıf proteinler, baklagiller ise [...]
Taze sebzelerin gerek genel olarak beslenmede ve gerekse zayıflama rejimlerinde özel ve önemli bir yeri vardır:
1) Bileşimlerinde fazla su vardır. Dolayısıyla kişinin günlük 2 – 2,5 kilo olan su ihtiyacının büyük bir kısmı bunlardan karşılanır.
2) Bileşimlerinde bol miktarda mineraller ve vitaminler vardır.
3) Sebzelerde selüloz miktarı fazladır. Dolayısıyla doyurma değerleri yüksektir ve bağırsaklarda posa bırakarak hareketlerini [...]
Pirinç, her ne kadar minerallerden fakir olmakla beraber, değerli bir gıdadır. Karbonhidrattan zengindir. Bu nedenle, 100 gram pirinçte ortalama 350 kalori vardır. Yani şehriye ve makarna kadar. Daha önce de söylediğim gibi Çinlilerin ve Japonların ana gıdaları olmasına rağmen,’ bunlar genel olarak şişman insan değillerdir. Çünkü, bunlar pirinci haşlanmış olarak yerler ve bizdeki gibi yağla [...]
Ekmek, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi bizde de ana besin maddesidir ve besleyicidir. Ne var ki, ekmeğin şekli, rengi ve cinsi ülkeden ülkeye değişir. Bu da ya-pıldıkları unların cins ve karışımlarına göredir.
Ekmeğin iki özelliği vardır: Türkiye’nin hangi yöresinde olursa olsun, ekmeksiz bir sofra görmek mümkün değildir. Bir yemek iki öğün veya bir iki gün üst-üste [...]
Yumurta protein, mineral ve vitamin kaynağı olan çok önemli bir besindir. 50 gramlık bir tavuk yumurtasının kabuğu 5 gram, sarısı 15 gram, akı ise 30 gramdır. 50 gramlık bir tavuk yumurtası 70 kalori verir. Şu halde, 4 adet yumurta, iki kibrit kutusu büyüklüğünde, yani 100 gram orta yağlı beyaz peynirin verdiği kaloriyi verir. Yumurtanın sarışındaki [...]
Sıvılar: Şişelerde satılan pastörize süt buzdolabında tutulmalıdır. Uzun süre açıkta kalırsa bozulabilir. Bu yüzden dikkatli olmak gerekir. Sütçü sütü ise, alınır alınmaz kaynatılmalıdır. Süt kaynamaya başlayınca ateş çok kısılarak bir süre kaynatmaya devam edilirse her çeşit zararlı maddeden arınır.
Konserveler: Bunları genellikle çok satış yapan bakkallardan ya da çeşitli yiyecek maddesi satan büyük dükkânlardan satın almayı tercih edin. Etiketlerine ve yapılış şekillerine dikkat edin. Konserveleri açmamak şartı ile uzunca bir süre, evde tutabilirsiniz. Bazen, yapım bozukluğu, ya da konservelerin satıcıda, havasız ve rutubetli bir yerde çok uzun süre tutulmuş olması konserve kutusunun kapağının kabarmasına [...]
Kuru Sebzeler: Bunlar pişirilmeden ence su dolu bir kabın içine konur. Beş dakika kadar suda bırakıldıktan sonra elle bol suyun içinde karıştırılır, böylece üzerlerindeki kirler kabararak suya karışır. Kuru sebzeler süzgeçli bir mutfak kaşığı ile bu kirli suyun içinden çıkarılarak temiz su dolu bir başka kabın içine konur ve en az 6-8 saat bekletilir.
Sebzeler ve Taze Meyveler: Ayıklanmayan sebze ve meyvaları bol su ile yıkayarak kurulamak gerekir. Çiğ olarak yenilecek olanları ise musluktan devamlı olarak akan bol su ile yıkamak şarttır. Pişirilecek sebze ve meyvalar ise önce bol su ile yıkanır, sonra kirli suları boşaltılarak temiz su dolu tencerelere konur.
Av Hayvanları: Büyük dikkat isteyen yiyecek maddeleridir. Av hayvanlarının eti biraz çürütülebilir. Ancak bu arada özellikle unutulmaması gereken nokta av etini «çürütürken» «kokuşmamasına» dikkat etmektir. Sadece sağlıklı av hayvanlarının eti «çürütülmeğe» dayanıklıdır. Kötü şekilde öldürülen, ya da parçalanmış av hayvanları, ya derhal pişirilerek yenmeli ya da derhal tüyleri yolunmalı, içleri temizlenmeli, derileri soyulmalı ve buzdolabına [...]
Balık ve Kabuklu Deniz Hayvanları: Bunlar da satın alınır alınmaz yenmelidir. Eğer bunları akşam yemek için, sabah satın alırsanız, akşama kadar, iyice sarılı olarak buzdolabının buzluğunda bekletmeniz gerekir.
Sakatat: Beyin, karaciğer, böbrek, dil gibi hayvanın sakatat diye isimlendirilen iç parçaları satın alınır alınmaz yenilmelidir. Bunlar iyice sarılarak buzdolabında tutulursa ertesi gün de pişirilebilirler.
Et: Et, satın alındıktan üç ya da dört gün sonra da pişirilebilir. Aradan geçen sürede et yavaş yavaş «ölür», böylece daha yumuşak olur. Ancak etin çok taze ve yeni kesilmiş bir hayvandan alınmış olması gereklidir. Bu arada eti bir kâğıda (terdhan bir alüminyum kâğıda) iyice sararak buzdolabının üst bölümünde tutmanız şarttır.
Yemeklerimizde kullandığımız hemen her şey hayvansal ya da bitkisel kökenlidir. Bunların çoğuna başka maddeler de karıştırılır. Eklenen maddeler genellikle yiyeceklere güzel bir tat, koku ve görünüş vermek için, ya da beslenme bakımından onları daha güçlü, kolaylıkla sindirilebilir hale sokmak için kullanılırlar. Yemek pişirme sanatı besin maddelerini iyi seçebilmeye, ölçüsünü iyi yapabilmeye, iyi kullanabilmeye, üstelik iyi [...]
Aşağıdaki listede dört ya dg altı kişilik bir ailenin mutfağı için gerekli alet ve eşyaların isimlerini bulacaksınız.
1) Soymak, kesmek, kıymak, rendelemek, açmak ve süzmek için:
İki tane sebze kesme bıçağı Bir tane testere biçimi bıçak (domates, limon, yumurta vb. için) Bir tane «ekonomik bıçak» ismi verilen elektrikle ya da elle çalışan, istenilen kalınlıkta, et peynir, salam [...]
Mutfak, insanların yüzyıllarca önce gerçekleştirmiş olduğu ilk buluşlardan biridir, ilkel insanların kullandığı ocak dört kalın taştan oluşurdu. Bunların ortasında bırakılan boşlukta ateş yakılırdı. Av süresince yakalanan hayvanlar kalın bir odun şişe geçirilerek bu ateşin üzerinde kızartılırdı. Bugün şiş ile çeşitli etler ve balıklar kızarttığımız ocağın bu ilk örnekleri, içinde yaşanılan büyük mağaranın, cereyandan uzak, en [...]
Yağ:
Yağların kalori değerleri yüksektir. Ayrıca A vitamini ve D vitamini gibi bazı vitaminlerin yalnız yağda eriyebildikleri nedeniyle, yağlar gerek çocuklar ve gerekse yetişmekte olan gençler için çok Önemlidir. A, D, E ve K vitaminleri tereyağında, balıkyağında ve diğer hayvansal ve bitkisel yağlarda değişik oranlarda bulunurlar.
Hayvansal yağlar ile bitkisel yağlar arasında ne fark var?
Peynirler
Peynirler içinde kalorisi en az olan, yağsız beyaz peynirdir ve tüm peynirler gibi bu da sütten yapılır. Kaşar ve onun gibi fazla yağlı peynirlerin kalorileri ise yüksektir. Peynirlerde ortalama olarak % 20 ile % 40 arasında protein bulunur ve bu itibarla besi değeri de yüksektir. Ayrıca, peynirler vitaminler ve kalsiyum bakımından zengindir. Yağ miktarı yapılan [...]
Balıklar:
Balıkların gerek beslenme ve gerekse zayıflama açırından, etlere nazaran üstünlükleri vardır:
A) Balıkların cinsleri ne olursa olsun 100 gramında 18 ile 22 gram arasında protein vardır. Ancak, balıklar arasında yağ oranı çok değişir. Yağlı balıklarda 20 ile 25 grama kadar çıkan yağ, az yağlılarda 1 ile 5 grama kadar düşer.
Bazı iştahlı kişiler, vakitli vakitsiz yedikleri fındık, fıstık, çikolata, dondurma, şeker, muhallebi gibi maddeleri hiçbir zaman hesaba katmazlar ve «yemeklerime çok dikkat ediyorum,» diyerek kendilerini aldatırlar. Oysa, zayıflamaya karar veren bir kişi kilosuna ve yaşma göre yaktığı gıdadan daha fazla gıda almadığı zaman kesinlikle zayıflar.
Ünlü bilgin Ibni Sina;
«Sağlığını korumak isteyenler, yiyecekleri ve içecekleri besinlere çok dikkat etmelidirler. Açlık hissetmeden önce yemek yenmeli ve gıdaların cinsine ve miktarına dikkat edilmeli ve hiçbir zaman mide tam doluncaya kadar yenmemelidir,» demiştir.
Böylece, Ibni Sina’nın bin yıl önceki beslenme ve sağlıkla ilgili önerileri, bugün de geçerli ve çok önemli kabul edilmektedir.
Aslında, doğa insan vücudunda [...]
Bu soruyu yanıtlamak için bazı hususlara değinmek gerekir, insanlar, coğrafi yörelere ve mevsimlere göre ve böylece dış etkenlere göre giyinirler. Giysilerin temiz, güzel ve değişik olmaları gerek kadına ve gerekse erkeğe bir zevk, mutluluk ve kişi özelliği verir. Giyimin ana prensipleri bunlar olmakla beraber, önemli bir husus üstünde durmak gerekir. Şu gerçektir ki, her ne [...]
insan vücudunun normal çalışabilmesi, sağlıklı ve düzenli bir yaşam için gerekli olan enerjiyi besinlerden sağlar; ancak, her insanın da aynı miktar enerjiye ihtiyacı yoktur. Demek oluyor ki, her kişinin kendisine göre günlük enerji ihtiyacı vardır. Birisi için normal ve yeterli olan enerji, diğer bir kişi için çok veya az olabilir. Şu halde, kişinin günlük enerji [...]
İnsan vücudunu imalat yapan bir fabrikaya benzetebiliriz. Bu fabrika, ya elektrik veya bir yakıtın yanması ile oluşan enerji ile çalışır. Ancak, fabrikada yapılacak veya üretilecek bir mal için de çeşitli maddelere ihtiyaç vardır, insan vücudunda yer alan kanın, sıvıların, organların ve sistemlerin gerek düzenli çalışabilmeleri ve gerekse bunların yenilenebilmeleri için de enerji (kalori) sağlayan maddelerin [...]
Gereğinden fazla kiloların hamallığını yapmaktansa, bu kiloları vermenin her şeyden önce estetik görünüme katkısı vardır. Haftalık tartılarda birkaç kilo vermiş olabilmek insanı mutlu eder. Üzerine gelmeyen ve giye-mediği giysileri giyebilmek ayrıca, sevindirici olur.
«Ne kadar güzel zayıflamışsınız,» sözü kişileri ve özellikle hanımları çok mutlu eder. Bunun yanı sıra, zayıflamak insanların moralini yükseltir. Çünkü, zayıflayabilmek için alıştığı [...]
Özellikle sürekli olan şişmanlıkların meydana getirdiği çeşitli zararların yanı sıra, birçok hastalıklara ve hatta erken ölümlere neden olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu itibarla aşırı ve sürekli şişmanlığın sakıncaları tahminin çok üstündedir. Şişmanlık hareketsizliğe neden olur. Bunun ise, sağlığımız için çok zararlı olduğu bir gerçektir. Yürüyüşler, spor hareketleri moda ve hatta zorunlu kabul edildiği günümüzde, vücudumuzda [...]
Bu tür şişmanlıkları, nedenleri açısından, iki gruba ayırmak gerekir. Bunlardan bir kısmı kendi, arzu ve isteğimizle oluşan geçici şişmanlıklardır. Diğerleri ise, kendi arzu ve isteğimiz dışında normal ve fizyolojik olaylar sonucu oluşan geçici şişmanlıklardır.
A) Kendi Arzu ve isteğimizle Oluşan Geçici Şişmanlıklar (Su ve Tuz Şişmanlığı):
Beslenmenin yanı sıra, vücutta normal fonksiyonların oluşabilmeleri ve yaşam için gerekli [...]
Şişmanlık sürekli veya geçici olabilir. Her iki türün de ayrı ayrı birçok nedenleri vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: ,
A) Aşırı Beslenme ve Hareketsizlik:
Şişmanlığın ana nedeni kuşkusuz vakitli vakitsiz yemek ve aşırı beslenmektir. Diğer bir deyimle vücudun harcadığından fazla enerjiyi yani kaloriyi almaktır. Hareketsizlik, yani enerji sarfının kısıtlı olması da, bir nedendir. Diğer taraftan enerji sarfında kadının [...]
Birinci bölümde açıklamaya çalıştığımız nedenlerden dolayı, değil yalnız ülkeden ülkeye, aynı ülkede yaşayanlar arasında da değişik yapıda ve görünümlerde olanlar az değildir demiştik. Bizde de halkımız bu değişik görünümlüleri birtakım sınıf veya tiplere ayırmıştır. Bunlar, zayıf, ince, normal, toplu, şişman ve çok şişman tiplerdir. Hemen hepimiz güncel hayatımızda bu tiplere rastlamaktayız. Ayrıca, halkımızın bu değerlendirmeleri [...]
Kişilerin vücut ağırlıklarında normal veya ideal sayılan kiloları belirtmek üzere birçok ülkede çizelgeler hazırlanmıştır. Bu çizelgeler yaşa, boya ve ayrıca cinsiyete, yani kadınlara ve erkeklere göre ayrı ayrı hazırlanmıştır.
Ne var ki, değişik ülkelerde hazırlanmış normal veya ideal sayılan kilo çizelgeleri karşılaştırıldıklarında, kilo sayılarında önemli olmamakla beraber, ayrıcalıklar dikkati çekmektedir.
Bu da o ülkede yaşayanların yapı farklarından [...]
Kalori Nedir?
Bir motorun veya bir fabrikanın çalışması için enerjiye ihtiyaç olduğunu hepimiz biliriz. Bu enerji bir yakıttan veya elektrikten sağlanabilir, insan vücudu da bir motor veya fabrika gibidir.
El, ayak veya vücut hareketlerini yapmak, yürümek, soluk almak, içimizde yer alan organ ve sistemlerin çalışmaları için enerjiye ihtiyaç vardır. Biz, yaşam için çok zorunlu olan, bu enerjiyi [...]
İnsanlarda vücut ağırlığı,, normal ve fizyolojik olarak devamlı bir değişme gösterir. Yani, bir insanın ağırlığı sürekli olarak günün her saatinde aynı değildir. Günlük yaşantımızda, ağırlığı etkileyen faktörler vardır. Bunların başında günlük yenilen yiyeceklerin, içilen su ve diğer sıvıların miktarları ile, diğer taraftan dışarı atılan idrar ve dışkı ile ter ve soluk ile çıkan su buharı [...]
Menapoz, çeşitli dertleri de birlikte getirebilir.
- tiroid yetmezliği
- depresyon
- yaşam tarzının değişmesi sonucu stres
- hareketsizliğin artması
Başka bir deyişle, görülüyor ki menapoz kilo alımını arttırabilecek diğer koşullan da beraberinde getirebiliyor.
İstatistiklere göre, bir kadın 30 ve 50 yaşları arasında ortalama 10 kg almaktadır.
Bir çok kadın hamilelikleri sırasında ipin ucunu kaçırmış veya kötü beslenme alışkanlıkları elde etmiş olabilir.
Menapoz sırasında kilo alma riskinin bilincine vararak kesin karar alıp işi sağlama bağlamak ve ciddi bir incelme sürecine girmek gerekir.
Doğru bir şey yapmak için hiç bir zaman geç kalınmış [...]
Tedavi altına alınmayan menapozlarda kilo alımı riski olduğuna inanıp, hormon tedavisini her derde deva gibi görme eğilimleri olabilir.
Oysa, hormon tedavisinin birçok avantajı olduğu göz ardı edilemez; olsa bile, istatistik olarak yüzde 31′e karşı yüzde 44 gibi lehte bir sonuç bile olsa, hormon tedavisinin kilo alımına karşı bir garanti olduğu söylenemez.
Şimdi bunun niçin böyle olduğunu anlamaya [...]
Konu, hormon tedavisi görenler ve görmeyenler başlığı altında irdelenecektir:
1) Hormon tedavisi görülmüyorsa
Bu, kritik bir durumdur. Çünkü deneklerin yüzde 44′ünde 4-7 kg arası kilo alımı görülüyor.Önceden ince hatta zayıf olanlar için kilo alımı riski hiç yoktur. Kötü beslenme alışkanlıklarına rağmen pankreasları duyarlılık göstermiş ve o zamana kadar hiç fazla kilo almamışlarsa, bu organlar östrojen yoksunluğundan dolayı [...]
Menapoz döneminde kilo alan kadınlar, bundan eğer hormon tedavisi görmüyorlarsa, yok olan hormonlarım eğer böyle bir tedavi görüyorlarsa da aldıkları hormonları suçlarlar. Aşağıda göreceğiniz gibi, hormonlar çoğunlukla iyi taraftadır.
Duruma objektif bakmak için Önce istatistik sonuçlara bir göz atalım:
Menopoz tedavi edilmeli mi, edilmemeli mi? Bu soruya yanıt aramak, kilo konusunu işleyen bir kitabın sınırlarını çok aşar.
1996′da, 50 yaşındaki bir kadının 35 yıl daha yaşama şansı çok yüksektir. O zaman sorulması gereken soru, önünde yaşamın üçte biririnden fazlası dururken, yaşamın kalitesini arttırmanın yerinde olup olmadığının ciddi olarak sorulması gerekir.
Cilt daha çok esnek tutulabilirse, kırışıklıklar [...]
Kemiklerin zayıflamasında menopoz kuvvetli bir etkiye sahiptir. Bol miktarda kalsiyum alımı kemikleri korumak açısından önemlidir. Kalsiyumun yanı sıra D vitamini ve hormon tedavisi bu etkiyi arttıracaktır.
Elli yaşından sonra bir kadının günlük kalsiyum alımı 1200-1500 mg olmalıdır. Oysa araştırmalar Fransız kadınlarının günde ancak ortalama 700 mg’a kadar, yani yetersiz kalsiyum aldıklarını gsöstermektedir.
Vücudun yaşlanması kalıtsal olarak proglanmıştır Ama dışarıdan gelen bazı yıkıcı etkiler yaşlanmayı hızlandırabilir
Oksijenin kötü kullanımı sonucunda hücreler kimyasal reaksiyonları sırasında toksik maddeler üretebilirler. Hücresel yaşlanmayı hızlandıran bu tür rahatsızlıklar,
hücrenin üremesini de bozabilir (kanser riski) ve dolaşım
bozukluklarına yol açabilir.
Bu sorunla başa çıkmak için, antioksiden şeklinde sınıfladınlabilen bazı Özbesinler vardır: Bunlar;
- C vitamini
- E vitamini
- Beta-karoten
- Selenyum
- [...]
Bugünlerde menapoz konusu moda olmuştur. Ya da başka bir değişle, kadın yaşamının bu aşaması aktüel bir konu olmuştur. Bu konunun bu kadar çok gündeme gelmesinin nedeni, kadın nüfusunun büyük bir oranının, son yıllarda 50 yaşlanma girmiş olmasıdır. Bu, savaş sonrası Baby-boom neslinin bir kesitidir.
Ancak doğum kontrol ilaçlan ile ilk tanışan bu modern kadınların zihniyeti, annelerininkinden [...]
Bir yüzyıl önce ellisine gelmiş kadın, artık yaşlılık kapısından içeri girmiş sayılırdı. Cinsel faaliyetine doğal olarak son verir ve “dişilik” kariyerinin sonuna gelirdi. İki de bir gelen sıcak basmaları ile birlikte nine olma sanatını icra etmekten başka bir yolu kalmazdı.
Günümüzdeyse, elli yaşında, eğer imkanlar kullanılırsa, hâlâ genç bir kadın olarak kalınabilir
Hormon tedavisi, ille de gerekli [...]
Eğer hayvanlara duyduğunuz sevgiden dolayı vejetaryen olmuşsanız ve hiç et yemiyorsanız size saygı duyarız, ancak eğer nedeniniz etlerin organizmaya zarar veren toksinler içerdiği şeklinde 19. yüzyıl fizyolojisinden kalma fikirler yüzünden et yemiyorsanız, hemen söyleyelim bu fikirleri günümüzde yanlışlığı kanıtlanmıştır. Bu sözü edilen meşhur toksinler, çok da önemli değillerdir. Zira bunlar et yenildiği zaman oluşan üre ve [...]
İstatistikler, sigarayı bırakınca önemli bir kilo alma riski olduğunu göstermektedir.
Bugün artık bu kötü alışkanlığı olan kadınlarda niçin bir ölçüde kilo almanın sınırlandığını biliyoruz.
Sigara içmek, bazal metabolizmayı harekete geçirerek enerjiyi harcatıyor ve öte yandan da bağırsak hareketlerini hızlandırıyor. Ancak sonra tuzda elimine olacak besinlerin emilmesini de sınırlandırıyor.
Ayrıca, nikotinin ensülin salgısını inhibe etme (engelleme) etkileri olduğu söylenm [...]
Kilodaki fazlalığın, yağ birikiminden mi, yoksa su birikiminden mi, (yani vücutta suyun tutulması sonucu) olduğunu anlamanın önemini daha Önce de belirtmiştik. Bazı kadınlar, kol, bacak, karın, hatta ellerde oluşan ödemlerin kurbanıdırlar. Bu ödemler adet dönemleri ile birlikte oluşurlar. Adetten önce vücutta suyun tutulması en üst düzeydedir ve bu birikim yoğun ve karında gözle görülür bir [...]
Selülit tüm kadınlar için bir çeşit kâbus olmakla bilikte, bu iyice yerleşik ve görülebilir hale gelmeden -maalesef- ilgilenilmeye başlanmaz. Bu konuya daha önce, yeniyetmelik kısmında değindik. Ancak bu istenmeyen durumu; daha ilk belirtileri ortaya çıktığında tanımlamak ve tedbir almak gerektiğinden, ne kadar çok anlatsak yeridir.
Harekete geçmek için hiç bir zaman geç kalınmış sayılmaz. Kesin bir [...]
Çocuk sahibi olmak, bir kadının yaşamında en etkili anları oluşturur. İşte bu yüzden kadınların bu olaya zihinsel olduğu kadar fiziksel olarak da hazırlanması iyi olur.
Eğer zayıflamak gerekiyorsa, bunu daima hamilelikten önce yapılması gerekir. Bir çok kadın, zaten hamileyken kilo alındığını, sonra bu doğum kiloları verilirken,.önceki fazla kilolardan da kurtularak, bir taşla iki kuş vuracaklarını düşünürler. [...]
Stres vücutta bir çok biyokimyasal reaksiyonu ortaya çıkarır.
- gelişimi sağlayan hormonlar düşük düzeye iner
- endorfin ve kortisol salgılanır.
Oysa, bu gibi değişimler, yağ depolamaya yarayan lipojeni harekete geçirir (ya direkt olarak ya da hiperensülinizme yol açararak).
Kadınlar, erkeklere oranla strese karşı daha duyarlı oldukları için, bu tür kilo alımlarında başı çekerler; besinler eksikliklerine bağlı magnezyum, B6 vitamini, [...]
Kişi kendini kötü hissettiğinde, oral dönem alışkanlıkları devreye girer ve boşluğun yarattığı “sıkıntıyı” doldurmak için her şeyi mideye indirir.
Bu beslenme bozuklukları daha önce de belirttiğimiz gibi çeşitli davranışlarla kendini gösterir:
- sistematik olarak birşeyler atıştırmak
- kendini alamadan (kompulsiyon) yemek yemek; buna şeker bağımlılığı hariç veya dahil olabilir.
Stresin etkisi
Ölüm, boşanma, işsizlik gibi ciddi duygusal sarsıntılar sonucunda kadınlar zayıflamaya başlayabilirler. Bu, otomotik olarak yapılan bir zorlama diyetin sonucundan başka bir şey değildir.
Hiçbir şey yutulamaz, sanki mideye bir taş oturmuştur; ancak bu durum genellikle geçicidir. Stres karşısında hemen, değilse, sonra kilo alınır: Kural budur.
Bu durumdan iki faktör sorumludur: Davranışsal ve biyokimyasal faktörler
Erkeklerin aksine kadınlar pek et sevmezler. Üstüne üstlük, erkeklerden daha az peynir yerler ve yumurtayı da pek sevmezler. Sonuçta damak zevklerine göre protein oranlarını oluştururlar ve bir de düşük kalorili rejime girince bu protein yetersizliği protein yoksunluğuna dönüşür.
Oysa, yetersiz proteinli bir beslenme, yağ kitlelerinin azalmasını önlediği ve zayıflamaya bir çeşit direniş yarattığı bilinmektedir.
Erkeklerin ilk zayıflama rejimleri 35-45 yaşlan arasında olur. Çoğunlukla da bu rejim sırasında bir spor faaliyetine başlamak, sigarayı bırakmak, iş değiştirmek gibi radikal kararlan alır ve uygularlar. Yani erkekler bir anlamda “her şeyin rejimini” yaparlar. Bu duruma organizmaları çok iyi tepki gösterir ve zayıflamaları kolay olur.
Kadınlar ise ergenlikten itibaren bazı yiyecekleri gönüllü olarak azaltabilirler. Bazen [...]
Erkeklerin tersine kadınların cinsel faaliyetleri hormonal durumları ile uyumludur. Ergenlik, hamilelik, östrojen-progesteron dengesizliği ve menopoz kilo alımı açısından risk taşıyan aşamalardır. Adet kanamasından bir kaç gün önce, yeni premenstriyel dönemde iştah çok açılır ve durmadan glusid alma eğilimi, yani şekerli besinler yemek isteği oluşabilir. Bu günlerde seratanin düşüşüne bağlı olarak hafif bir depresyon eğilimi de [...]
Kadınlardaki yağ dağılımı genellikle kadınsı tipte (yani belden aşağı yağ toplanması) olup selülit sorunu yaratır. Erkeklerde ise yağ dağılımı erkeksi tiptedir. (Yani belden yukarı). Kadınlara özgü bu topografinin (kalçalar ve baldırların dolgun olması) çok özel ve doğal bir fonksiyonu vardır: Olabilecek bir hamilelik durumunda ve emzirme sırasında bir miktar enerjiyi depolamak olası bir açlık veya [...]
Kadın organizması, erkek organizmasından daha çok miktarda bir yağ kütlesine sahiptir. Kadınlarda yüzde 20-25′e karşı erkeklerde bu kitle yüzde 1.7′dir. Bu fark, yağ hücreleri (adipokist) toplamında ele alındığında önemli bir miktardır.
Zayıflamaya gelince, erkek ve kadın arsındaki eşitlik hâlâ düzene girmiş değildir. Kadın ve erkek niteliği ve niceliği aynı (bu öğünler Yöntemin ilkelerine uygundur) yemeği yeseler bile, aldıkları sonuçlar farklı olacaktır. Örneğin bir kaç ay sonra belki erkek 10 kg kaybettiği için sevinirken, kadın 3 kilocuk vermiş olacaktır. Bu durumda bu hanım şöyle düşünmeye başlayacktır. “Montignac [...]
Formda olma programı
Daha önceki bölümde yeniyetmeler için önerdiğimiz formüllerin hepsi bazı ayrıntı ve nüanslar eklendikten sonra yetişkin kadınlar için de geçerlidir. Yorgunluk ve stresten kaçınmanın yanı sıra bazı noktalara dikkat edilmesi gereklidir.
1) Yeterli miktarda magnezyum alımı
Modern yaşamın eğilimi olan, önceliği rafine edilmiş gıdalara verip, baklagiller ve benzeri basit ve doğal gıdaları bir kenara itmek kronik [...]
Yetişkin kadınlarda, otuz yaşındaki kadın olgunluk döneminin ilk örnek grubuna girer. Bu yaştaki kadın için yeni yetmelik dönemi sisli bir anı, menopoz ise henüz çok uzaklarda görülen anlaşılmaz bir olgudur. Bu dönemde kadınların yaşamlarında genellikle yoğun bir iş koşuşturması, evlilik ve hamilelik belirgindir. 30-45′e kadar kadınların beslenme alışkanlıkları çeşitlilikler gösterir. Bu değişiklikler, eğitim durumuna ama [...]
Selülit yetişkin kadınların bir takıntısıdır. Zaten bu yaşlarda selülit en belirgin hale gelir. Oysa selülit yeni yetmelikten başlayan uzun bir sürecin sonucudur. Önlemenin en iyi yolu ise tedbirli olmaktır.
Selülit bir çok faktörden kaynaklanır: Genetik, hormonal, dolaşımsal, besinsel ve psikolojik… Ama en Önemli faktör daima hormonaldir.
Fazla ostrojen salgılanması veya salgılanması normal düzeyde bile olsa ostrojene aşırı [...]
Saçların, tırnakların ve cildin durumu genellikle sağlığınızın bir yansımasıdır. Donuk bir cilt, yağlı saçlar, kırık, beyaz lekeli tırnaklar organizmada yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunun habercisidir. Tüm bu sayılanlar, çoğunlukla dengesiz beslenmeden, vitamin, aligo-element, mineral tuzlan, amino asitler /ve gerekli yağların eksikliğini gösterir.
A ve E vitaminleri ciltte en Önemli rolü oynarlar.
- B5 vitamini saçın kökünü nemlendirir [...]
- Alkol, kasların yakmayı bilmediği bir yakıttır. Bazı kişilerin iddialarının tersine, alkol, hiç bir şekilde kas eforuna yardım etmez. Bu bira için de geçerlidir. Ayrıca alkollü içkiler diyüretik olduğundan (işeme ihtiyacı doğurur) vücuttaki su kaybını arttırarak dezhidratasyonu ortaya çıkarır.
- İskandinav rejimi, yani bir spor karşılaşmasından önceki 6. ve 4. günde glusidleri yasaklayan ve pirinç yenmesine [...]
Spor yapmak sadece istenen bir şey değildir, özellikle tavsiye edilir. Düzenli ve mantıklı bir şekilde yapılan bir spor faaliyeti, sadece kas, solunum ve kalp sistemleri için sağlık getirmekle kalmayacak, aynı zamanda arkadaşlarla çok iyi vakit geçirmenin bir yolu olacaktır. Gelişme çağında olan bir organizmaya sahip olan ve spor yapan bir gencin protein oranı (1.5 gr [...]
18-20 yaş arasındaki genç kızların yüzde 70′i doğum kontrol ilacı kullanmaktadır. Oysa labaratuvar araştırmacıları, bu ilaçların şişmanlatıcı etkisi konusunda hayret verici bir sessizliğe bürünmüşlerdir. Geçtiğimiz yıllarda kullanılan ilk kuşak doğum kontrol ilaçlarının kilo alımına yol açtığını inkâr etmek güçtür. Bugün kullanılan üçüncü kuşak doğum kontrol ilaçlarının kilo aldırma etkisi yoktur, özellikle de zaten zayıf olan [...]
Kadınların üstün özelliklerinden birisinin kararlılıkları olduğunu kabul etmeliyiz. Öte yandan hataları ise bazen nüanslara önem vermedikleri için aşırılığa kaçmalarıdır. Oysa, beslenme söz konusu olduğunda, her zaman ölçümlere tam tamına uyulması gerekir. Bu kitabın başında verilen genel öğütler hepimiz için geçerlidir. Ancak kanımca bir yeniyetmenin I. AŞAMADA’daki hızlandırılmış zayıflamayı uygulaması gerekmiyor.
Bu iki hastalık birbirinin tersi gibi görünse de, yeniyetmelerde birisi diğerini tamamlar. Genç kız önce uzmanların “dis morfo fobi” dedikleri, kendisi hakkında kötü bir imaj geliştirir. (Genç kızların yüzde 35′i vücutlarını sevmezler). Kendi görünümünü reddetme onu rağbet edilen bir incelik standartına bağımlı kılar. Bu standarta uymak için de gönüllü olarak yemeden içmeden kesilir.
Bu, anoreksik dönemdir. [...]
Eskiden 12 yaşlarındaki kızlar ince, zayıf hatta sıskaca olurlardı. Sonra ergenlik dönemine girildiğinde, hormonların salgılanması ile birlikte, küçük kızların hatlarında bir yuvarlaklaşma olurdu. Bazılarının yüzleri dolgunlaşır, yanakları pembeleşirdi. 17 yaşlarına geldiklerinde her şey beklendiği gibi olurdu; genç kızın hatları dolgunlaşır (üstelik de Tanrı’ya şükür, kadınsı hatlar olurdu) ama siluetleri yeni bir inceliğe ve zarafete bürünürdü.
18′e [...]
Gençlik döneminde, demir eksikliğinin en önemli yoksunluklardan birisi olduğunu gördük.
Yandaki tabloda göreceğniz besinlri almamak, tam büyüme çağında demir organizmanın dokusuna iyice yerleşir ve alyuvarların artmasını sağlar. Öte yandan adet kanamaları sırasında, uzun süreli kanamalar kadar bir demir kaybı olur.
Demir yoksunluğu, anemi ve yorgunluğa yol açar, fiziksel ve entellektüel performans düşer, enfeksiyonlara direnç kırılır.
Bu, üç öğünde de bir süt ürünü veya peynir yemekle gerçekleşebilir. Kalsiyum alımı adece iskelet yapısını sağlamlaştırmakla kalmayacak, bunun yanı sıra gelecekteki hamileliklerin ve menopozun (osteoporoz ve kırıklar) risklerine karşı önlem olacaktır.
Buraya kadar ortaya çıkan acı sonuçlara bakarak, gençlerin hali hazırdaki ve gelecekteki sağlıklarını göz önüne alarak, beslenme tarzının Öneminin bilincine varmalarının gerekli olduğunu söyleyebiliriz.
Bazı kişilerin düşündüğünün tersine, bir yeniyetmenin vücudu görünüşte yetişkin haline girse bile, henüz olgunlaşmamıştır. O, henüz “yetişkin” değildir. Gelişimini tamamlaması için yoğun beslenmesi gereklidir. Doğru beslenme, fizik performansını, zeka yeteneklerini ve gelecekteki [...]
Fransız yeniyetmelerinin beslenme alışkanlıkları üzerinde yapılan tüm anketler kaygı verici boyutlardadır.
Enerji alımının miktarı açısından bakıldığında durum iyi gözükür: Bu yaştakiler günde ortalama 2 bin kalori almaktadır ve sadece yüzde 7 adolesan çok fazla yemek yemektedirler. Ancak yenilenler gün içinde paylaştırıldığında kahvaltıya sadece yüzde 15′lik bir beslenme oranı düşmektedir:
- Yeniyetmelerin yüzde 30′u sabah uyandıklarında aç olmadıklarını [...]
İnsan yaşamında yeniyetmelik (13-19 yaş arası) özellikle kadınlar için çok önemli bir dönemdir. Bu yaşlarda küçük kızın vücudu tamamıyle değişime uğrar ve gerçekten bir hormonal patlamanın yanısıra bir çok organik değişimin çeşitli etkileri altına girer.
Üreme sisteminin işlemeye başlamasıyla ergenlik başlar. 17-18 yaşlarında vücut son şeklini alır. Vücut gelişiminin tamamlanmasıyla beraber her 2 cinste kendilerini kız [...]
Artık yiyeceği bir düşman gibi değil iyi bir dost gibi baştan fethetmeliyiz. Yiyeceği fethetmek için onu tanımalı, ona sahip olmalı ona egemen olmalı, kısaca onu sevmeliyiz. Aşkın ve zevkin bir arada olması gerektiğini bir kadından daha iyi kim bilebilir ki?