10 Mayıs 2008 Tarihinde Eklenen Konular
Bu iki kelime, genellikle yanlış kullanılmaktadır. Asi-dite, genel olarak hiçbir anlam taşımaz. Asidoz ise, çok önemli hastalıklarda ortaya çıkan bir durumdur ve halk tarafından genel olarak yanlış anlamda kullanılır. Gerçekte, kan pH'sı hafif alkali olduğundan, asidoz kelimesi doğru da kullanılsa, kanın gerektiğinden daha az alkali olduğu anlamına gelir. Asidoz, diyabet koması,...
Adli nedenlerle, hüküm infazı şeklindeki asılmalar dışında, asılmak fiili, intihar amacıyla (bazen de cinayet olarak) başvurulan bir olaydır. Bu durumda, ölüm, genellikle boğulmaya bağlı olup, boğulma yavaş yavaş olduğundan, asılı bulunan kişiye, ipi derhal kesilerek (bu arada gövdesi aşağıdan desteklenerek) yapay solunum uygulanmalıdır. Kalp atımlarını uyarıcı önlemler alınmalı (bkz. Masaj)...
Sinir lifleri ve sinir lifi kas arası uyartıların iletiminde başlıca görevi olan bir kimyasal maddedir. Parasempatik sinir sisteminin çalışmasında da önemli rol oynar. (bkz. Sinir Sistemi). Asetilkolin, vücutta, kolinesteraz adlı madde tarafından parçalanır. İçinde fosfor bulunan böcek öldürücülere uzun süre maruz kalınması gibi hallerde, kandaki kolinesteraz miktarı azalırsa, dolaşımda normalin...
Asetik Asit Nedir? Sirke asidi adıyla da bilinen asetik asit organik bir bileşiktir. Renksiz, keskin olmakla birlikte iğneleyici bir kokuya da sahiptir. 16 derecede donup 118 derecede kaynama özelliğine de sahiptir. Su ile istenilen oranda karışabilmektedir. Cilde temas ettiği takdirde tahriş eder. Bunun dışında metal yüzeyleri aşındırır. Asetik asit değişik yerlerde...
Modern cerrahide, mikroplan yok etmek için, mikrobun yaralı yerlere, ameliyatla ilgili bölge ve eşyaya girmesi beklenmez, mikrop önceden yok edilir, ameliyata ondan sonra başlanır, bkz. Antiseptikler. Teorik olarak, ameliyat odası sterildir, fakat pek tabii ki, burada çalışan kişilerin üzerinde mikrop doludur. Bundan ötürü, ameliyat odasında çalışan kimseler, içeri girmeden önce, bütün...
Yüksek dozlarda, mide ve bağırsakları tahriş eden bir metaldir. Günümüzde, tıpta kullanılış alanı artık yoktur. Bununla birlikte, ufak miktarlarda, iştahı kamçılayıcı ve saçları parlatıcı etkisi olduğu iddia edilir. Penisilinden önce, frenginin tedavisinde kullanılan başlıca ilaç olan Salvarsan'm bileşiminde arsenik vardır. En iyi tanınan zehirlerden biridir ve zehirlenme belirtileri, bulantı, bayılma...
Apopleksi, sık rastlanan bir olaydır; bir hasta, aniden bilincini yitirip, komaya girerse, bir felç geçirmiş olması olasılığı vardır. Böyle bir kişinin soluğunun alkol kokması şaşırtıcıdır, ama teşhisi yanıltmamahdır. Felçler, genellikle orta yaşlı veya yaşlılarda görülür, fakat apopleksinin nedeni, patlamış bir anevrizma ise, gençlerde de felç olabilir. Bazen, felçten önce, olacak...
Bütün karın, ama özellikle sağ altbölüm, duyarlıdır. Hafif bir ateş olabilir veya olmayabilir. Makadın içten muayenesi, pelvisin duyarlı olduğunu gösterir ki bu, önemli bir bulgudur. Appendiks patladığı takdirde, bütün belirtiler şiddetlenir: Karında büyük duyarlılık vardır ve karın ön duvarı kasları sertleşmiştir, ateş yüksektir ve hasta bir çeşit şok hali gösterir...
(Körbarsak iltihabı). İnce-barsağın, kalınbarsakla birleştiği caecum (çekum) adını alan bölgede bulunan ve görevi belli olmayan, barsak kalıntısı şeklindeki appendix vermiformis adını alan uzantının (körbarsağın) iltihaplanmasıdır. Apandisit, bir bakteri enfeksiyonudur. Hastalıklı bir appendiks içinde sık rastlanan ve meyve çekirdeklerini andıran dışkı taşlan olan faecalith'ler meyve çekirdeği sanılmış ve apandisitin nedeni olarak,...
Tam anlamında, kokuşma yapan mikropları yok eden veya gelişmelerini önleyen maddedir. Dezenfektan bir madde ise, hastalık yapıcı mikropları öldürür, ama bu iki deyim çok karıştırıldığından, artık aşağı yukarı aynı anlamda kullanılmaktadır. İlk defa Louis Pasteur (1822-1895), mikropların hastalık yapabileceklerini bulmuştur. Bununla birlikte, mikropların yara enfeksiyonu ve sepsis yapabileceklerini ilk gösteren,...
Antibiyotik, bakterileri öldüren bir ilaçtır. Bazıları mikroskobik mantarlardan yapılır, bazılarını da kimyagerler yapar.Penisilin 1929'da bulundu ve ilk defa 1941 yılında kullanıldı. O zamandan beri daha yüzlerce antibiyotik geliştirildi: Streptomisin (streptomycine), eriptromisin (erh-ythromycine) gibi. Penisilinin bulunmasından önce, insanlar, anjin, faranjit gibi basit hastalıklardan ölüyorlardı. Bugün antibiyotikler sayesinde bu hastalıklar beş günde...
Yemeklere karşı duyulan iştahın azalması ya da kesilmesi, fiziksel veya psikolojik bir hastalığın belirtisi olarak değerlendirilmelidir. Örneğin, sindirim sistemi karsinomalarmda, viral hepatitlerde iştahsızlık görülebilir. Psikiyatrik hastalıklar arasında ise iştah kesilmesine en çok neden olanlar; desresyon, endişe hali ve mani gibi hallerdir. Anoreksi bir hastalık mıdır? Evet, Anoreksi bir hastalıktır. Anoreksi, yalnız genç...
