ASKARİS

İnsan ve atların bağırsak pa­razitlerinden olan, görünüşü toprak so­lucanını andıran, bir yuvarlak solucan­dır, bkz. SolucanlarBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ASİT GİDERİCİ

Mide asiditesini etkisiz kılmaya yarayan ilaçlar. bkz. Alkali Maddeler. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ASİT BORİK

Talk pudralarında, göz damlalarında veya keten tiftiği üzerinde pansuman yapmak için kullanılan, bo­rakstan hazırlanmış olan hafif bir anti­septik maddedir. Sodyum perborat, yararlı bir gargara eriyiğidir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ASİT (Assit)

Karında Su Toplan­ması. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ASİDİTE ve ASİDOZ

Bu iki kelime, genellikle yanlış kullanılmaktadır. Asi-dite, genel olarak hiçbir anlam taşımaz. Asidoz ise, çok önemli hastalıklarda or­taya çıkan bir durumdur ve halk tara­fından genel olarak yanlış anlamda kul­lanılır. Gerçekte, kan pH'sı hafif alkali olduğundan, ... DEVAMI...>>

ASILMAK

Adli nedenlerle, hüküm in­fazı şeklindeki asılmalar dışında, asılmak fiili, intihar amacıyla (bazen de cinayet olarak) başvurulan bir olaydır. Bu du­rumda, ölüm, genellikle boğulmaya bağ­lı olup, boğulma yavaş yavaş olduğun­dan, asılı bulunan kişiye, ipi derhal ke­silerek ... DEVAMI...>>

ASFİKSİ

BoğulmaBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ASETON

Ağır diyabet vakalarında, kanser gibi kronik eritici hastalıklarda, uzun süren kusmalardan sonra idrarda beliren bir maddedir. Kokusu çok be­lirgin ve özellik taşıdığından, diyabet komasındaki kişilerin soluğunun aseton koktuğu hemen fark edilir, bkz. Şeker Hastalığı. Bu Sayfayı ... DEVAMI...>>

ASETİLKOLIN

Sinir lifleri ve sinir lifi kas arası uyartıların iletiminde başlıca görevi olan bir kimyasal maddedir. Pa­rasempatik sinir sisteminin çalışmasında da önemli rol oynar. (bkz. Sinir Sistemi). Asetilkolin, vücutta, kolinesteraz adlı madde tarafından parçalanır. İçinde fos­for ... DEVAMI...>>

ASETİL SALİSİLİK ASİT

Aspi­rin. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ASETİK ASİT

Sirke AsidiBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ASEPSİ

Modern cerrahide, mikroplan yok etmek için, mikrobun yaralı yerlere, ameliyatla ilgili bölge ve eşyaya girmesi beklenmez, mikrop önceden yok edilir, ameliyata ondan sonra başlanır, bkz. Antiseptikler. Teorik olarak, ameliyat odası steril­dir, fakat pek tabii ki, burada ... DEVAMI...>>

ASEMPTOMATİK

Belirti vermeden, belirtilere yol açmadan seyredenBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ASBESTOZ

Asbest sanayiinde çalışan işçilerin akciğerleri, solunulan asbest toz­larına karşı reaksiyon gösterip, sertleşe­bilir. Belirtiler, soluk darlığı, öksürük, iştahszlık ve kilo kaybıdır. Çok süratle ortaya çıkan bu belirtiler, ilerlemiş va­kalarda, asbestoz'un yarattığı uygun or­tam üzerinde beliren bir ... DEVAMI...>>

ASALAK

İnsanda yaşayan ve besi maddelerini ondan sağlayan orga­nizmalara asalak adı verilir. Virüsler, bakteriler, protozonlar (tekhücreli orga­nizmalar), mantarlar (insanlarda enfek­siyon yapanlar), solucan ve böcekler, birer asalaktır. Buna rağmen, genellikle yalnızca solucan ve böceklere asalak de­nir. Bunların ... DEVAMI...>>

ARTROPLASTİ

Artrodezin tersi. Cer­rahi müdahale ile oynar eklem yapımı. Özellikle plastik maddelerden yapılan yeni araçlarla bozuk eklem değiştirilebil­mektedir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARTRODEZ

Bir eklemi sabitleştirmek veya eklemdeki ağrıyı gidermek ama­cıyla, o eklemin cerrahi olarak hareket-sizleştirilmesi. bkz. AnkilozBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARTRİT

Eklem İltihabıBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARTERLER

atardamarlarBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARTERİOSKLEROTİK PSİKOZ

Be­yin damarlarındaki değişikliklerle ilgili olarak ortaya çıkan bir durum olup, da­ha çok erkeklerde görülür. Beyin da­marlarındaki söz konusu değişiklikler, beyin dokusunun oksijensiz kalmasına yol açarak bu duruma yol açar. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARTERİOSKLEROZ

Damar Sert­liği. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARTERİOL

Atardamar sisteminde atar­damarlarla kılsal damarlar arasında yer alan ve her ikisini birleştiren küçük atar­damar. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARTER HASTALIĞI

Atardamar Hastalığı. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARSİN ZEHİRLENMESİ

Tedavinin hastanede yapıl­ması gereklidir. Bu arada, hasta sıcak tutulmalı, ağızdan alkali almalı ve müm­kün olduğu kadar fazla su verilmelidir. Mümkünse, hastaya oksijen solutulma-lıdır. Çok miktarda kan nakli ve suni böbrek uygulaması gerekebilirBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

TEŞHİS

Arsinle zehirlenmesi müm­kün olan bir kişi, aniden işinde veya evinde hastalanınca, arsin zehirlenmesi düşünülüp, hastaneye kaldırılması gerekir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARSİN ZEHİRLENMESİNİN BELİRTİLERİ

Baygınlık, bitkinlik, bulantı, şiddetli baş ağrısını izleyen ka­rın ağrısı, kas ağrısı ve titremedir. Bu belirtiler, genellikle, arsinle zehirlenme­den birkaç saat sonra görülür ve bun­lardan sonra sarılık, idrarda kanın belirmesi, anemi ve idrar tutukluğu ortaya çıkarBu ... DEVAMI...>>

ARSİN ZEHİRLENMESİ

Arsin, arse­nik hidrojendir (AsH3) ve kuvvetli bir zehirdir. Zehirlenmelerine, kimya labora-tuvarlarında ve endüstride rastlanır. Ar­senikli metaller ve asitler arasındaki reak­siyonu sonucu oluşur ve ani ölümlere neden olur. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARSENİK (Sıçanotu)

Yüksek dozlarda, mide ve bağırsakları tahriş eden bir me­taldir. Günümüzde, tıpta kullanılış ala­nı artık yoktur. Bununla birlikte, ufak miktarlarda, iştahı kamçılayıcı ve saçla­rı parlatıcı etkisi olduğu iddia edilir. Penisilinden önce, frenginin tedavisinde kullanılan başlıca ilaç ... DEVAMI...>>

ARPACIK

Gözkapağı kenarlarındaki bir yağ bezi iltihabıdır. Neden olan organizma, genellikle bir stafilokoktur. Bu ufak absenin yok olması, genellikle ab-senin ortasında bulunan kirpiğin çıkar­tılması, sıcak pansuman, enfeksiyonun yayılma eğilimi gösterdiği hallerde de antibiyotik kullanılmasına bağlıdırBu Sayfayı ... DEVAMI...>>

ARİTMİ

bkz. Ritm Bozuklukları Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ARGYLL-ROBERTSON GÖZBEBEĞİ

Gözbebeğinin uzaklığı uyum gösterip, ışığa reaksiyon vermemesi ha­lidir. Bu gözbebeği, ufak ve düzensizdir, ayrıca merkez sinir sistemine yayılmış frenginin belirtilerindendirBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

AREOLA

Çevresine göre yüksekte olan, sivrilmiş bir merkezin etrafını çevrele­yen, yuvarlak, renkli bölgeye verilen isimdir. Örnek olarak, bir püstülün (si­vilce) etrafındaki alanı gösterebiliriz. Memedeki areola da, meme ucunu çevreleyen pembe bölgedir; bu alan ge­belik sırasında koyulaşır ve ... DEVAMI...>>

ARAKNOİD

Beyin zarlarının (bkz.) en ortada yer alanıdırBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

APRAKSİ BELİRTİLER

Apopleksi, sık rastla­nan bir olaydır; bir hasta, aniden bilin­cini yitirip, komaya girerse, bir felç geçirmiş olması olasılığı vardır. Böyle bir kişinin soluğunun alkol kokması şaşır­tıcıdır, ama teşhisi yanıltmamahdır. Felç­ler, genellikle orta yaşlı veya yaşlılar­da görülür, ... DEVAMI...>>

APOPLEKSİ

Bir felçtir. Apopleksinin nedeni, beynin bir bölümünü kanlandı­ran hasta bir damarda birdenbire geli­şen bir olaydır (ağır kanama, tromboz veya amboli sonucu tıkanma gibi). Bu olay sonucu, bilinç yitimi, felç veya ölüm görülür. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

APOMORFİN

Morfin türevi olan bir ilaçtır ve zerk şeklinde verilince, kus­turucu etkisi vardır. Etkisi şiddetli ve çok rahatsız edicidir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

APİKAL ABSE

Dişteki hastalıktan ötü­rü, diş kökünün ucunda oluşan absedir. Bu abse, kemik içinde, çeşitli yönlerde yayılıp, yüzün şişmesine neden olabilir veya ağızda yerel bir şişkinlik halinde (dişeti çıbanı) görülebilir. Tedavisi, ge­nellikle dişin çekilmesi ve antibiyotik kullanılmasıyla ... DEVAMI...>>

APATİ

Normalde ilgi ve heyecan uyan­dıran olaylara karşı gösterilen kayıtsız­lık durumu. Aralarında şizofreni ve he-befreni de olmak üzere çeşitli hastalık durumlarında karşımıza çıkar. Pick has­talığı gibi organik rahatsızlıklarda da görülür. Ayrıca, ağır seyreden hastalık­lardan sonra (Tifo, ... DEVAMI...>>

KRONİK APANDİSİT

Karın sağ alt kad­ranında tekrarlayan ağrı, kabızlık, iştah­sızlık ve hafif bulantıya bazen kronik apandisit teşhisi konur. Günümüzde, böyle bir durumun varlığı kabul edil­memekte ve hastanın ancak tekrarlayan, hafif, akut apandisit krizleri geçirebile­ceği ve bu durumun ... DEVAMI...>>

APANDİSİT TEŞHİSİ

Bütün karın, ama özellikle sağ altbölüm, duyarlıdır. Hafif bir ateş olabilir veya olmayabilir. Makadın içten muayenesi, pelvisin duyarlı olduğunu gös­terir ki bu, önemli bir bulgudur. Appen­diks patladığı takdirde, bütün belirtiler şiddetlenir: Karında büyük duyarlılık vardır ... DEVAMI...>>

APANDİSİTİN BELİRTİLERİ

Başta, göbek çevresin­de ağrı duyulur. Sonraları bu ağrı, kar­nın sağ alt bölümüne iner. Ağrı duy­gusundan önce, karında genel bir rahat­sızlık, sindirim bozukluğu, ishal veya kabız belirebilir. Mide bulantısına sık rastlanır ve hasta birkaç kez kusabilir. ... DEVAMI...>>

APANDİSİT

(Körbarsak iltihabı). İnce-barsağın, kalınbarsakla birleştiği caecum (çekum) adını alan bölgede bulunan ve görevi belli olmayan, barsak kalıntısı şeklindeki appendix vermiformis adını alan uzantının (körbarsağın) iltihaplanmasıdır. Apandisit, bir bakteri enfeksi­yonudur. Hastalıklı bir appendiks için­de sık rastlanan ... DEVAMI...>>

AORT

Vücuttaki en büyük atardamar­dır. Kalbin sol karıncığından başlayıp, bir kıvrım yaptıktan sonra, bir ana dalı vücudun boyun ve baş bölümüne, yani üst kısımlarına ayrılır. Diğeri, asıl ana bölümü aşağıya doğru yönelir ve vücu­dun alt bölümlerine ... DEVAMI...>>

ANÜRİ

İdrar ÇıkarmamaBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ANUS İMPERFORATUS

Anus deliği­nin bulunmaması; açık olmaması duru­mu. Doğuştan bir şekil bozukluğuBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ANTRUM

Anatomide, özellikle kemik içlerindeki boşluklar için kullanılan bir deyimdir. Maksiller antrum (üstçene ke--miği antrumu) üstçene kemiği içinde, damak ve göz yuvarlağı çukuru arasın­dadır. Mastoid antrum ise, kulak arka­sında bulunurBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ANTROPOLOJİ

İnsanları konu olarak inceleyen bilim dalıdır. Kriminal, kül­türel, fiziksel gibi çeşitli bölümlere ay­rılır. Günümüzde bu bilim dalı insan topluluklarının ortak karakterlerini be­lirlemekte sosyolojiye yardımcı hale gel­miştir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ANTRAKOZ

Kömür to­zu veya is solunması sonucu, şehirlerde oturan kişilerin ve kömür ocaklarında çalışanların akciğerlerinde türlü derece­lerde görülen gri-pembe veya siyah renk değişimleridir. Bu lekelerin genellikle za­rarsız olduğu zannediliyordu; ancak bunarın uzun yıllar sonra tümoral de­ğişikliklere ... DEVAMI...>>

ANTİVENİN

Hayvanlara, özellikle at­lara, yılan sokmalarına karşı önlem ola­rak, gittikçe artan dozlarda yılan zehiri zerk edip, hayvanda oluşturulan antise-rıımdur (panzehir). Antiveninler, sokan yılan için özel ol­malı ve yılan sokmasını izleyen on iki saat içinde verilmelidir. Bazı çıyanlar ... DEVAMI...>>

ANTİSPAZMODİK

Spazm Gide­rici.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ANTİSERUM

Doğal olarak veya la-boratuvarda bir hastalık mikrobunu al­mış hayvanın serumu. Mikrop alma so­nucu oluşan antikorlar, bu serumda bu­lunur. Böyle bir serumun, belirli bir has­talıktan, özellikle difteri ve tetanozdan ko­ruyucu etkisi yanında, tehlikesi de var­dır, (bkz. ... DEVAMI...>>

ANTİSEPTİK

Tam anlamında, kokuş­ma yapan mikropları yok eden veya ge­lişmelerini önleyen maddedir. Dezenfek­tan bir madde ise, hastalık yapıcı mik­ropları öldürür, ama bu iki deyim çok karıştırıldığından, artık aşağı yukarı ay­nı anlamda kullanılmaktadır. İlk defa Louis Pasteur ... DEVAMI...>>

ANTİPİRETİK

Ateş Düşürücü Maddeler. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ANTİPARKİNSONİZM BİLEŞİKLE­Rİ

Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılan ve bunun yanısıra, bazı önem­li trankilizanların (bkz.) kullanılması sı­rasında karşılaşılan yan etkileri de or­tadan kaldırma özelliğini taşıyan ilaçlar­dır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ANTİMON

Etkileri yönünden arseniğe benzeyen bir metaldir. Tıpta, bronşit ve ateşli vakalarda ve tartar emetik şeklin­de de kusturucu olarak kullanılır; bu son etkisi için günümüzde artık pek kul­lanılmamaktadır. Protozoerler için kuv­vetli bir zehir olduğundan, bazı tropi­kal ... DEVAMI...>>

ANTİKONVÜLSAN

Çeşitli sara tür­lerinin tedavisinde kullanılan ilaçların ortak adı. Barbitürat'lar, hidantoin'ler, benzodiazepin türleri bu amaçla kulla­nılan ilaçlardandır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

ANTİKOAGULAN’lar

Pıhtılaşma­yı Önleyici MaddelerBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>