Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • SOLUK ALMAYAN BEBEK

    SOLUK ALMAYAN BEBEK

    SOLUK ALMAYAN BEBEK
    Arasıra görülen bir hâldir, bebek ağlamıyor ve soluk almıyorsa, soluk yolunda bir engel bulu­nabilir Genellikle bu, balgamdır ve hemen te­mizlenmesi gerekir.
    • Burnunu ve ağzını silerek bebeğin soluk yo­lunu dikkatle temizleyiniz.
    Dikkat: Sakın bebeğe tokat atmayınız

    • Eğer bebekte bir tepki görülmezse ve bebek morarmış ya da sararmışsa ve tamamen hareketsızse o takdirde hemen yaşama dondurme uygulamalarına başlayınız
    Üçüncü Aşama
    • Doğumdan sonra 10 ilâ 30 dakika arasında eş, yanı plasenta rahimden ayrılmalıdır Çıkmak üzereyken anne hafif kasılmalar hisseder Ona, nefesim tutup plasentayı çı­karmak için ıkınmasını teşvik ediniz Eğer dizleri yukarı bükülmüş ve açık şekilde ya­tıyorsa bu, ona kolay gelecektir.
    Dikkat: Sakın plasentayı ya da kordonu çıka­rırken çekmeyiniz.
    • Plasentayı kordondan ayırmaya gerek yok­tur Bu, tıbbî yardım sağlanana kadar kala­bilir Anne hastaneye ulaştığı zaman pla­sentanın tamam olup olmadığı denetlenece­ğinden hiç dokunmadan, tercihen polıten bir torba içerisinde koruyunuz içende ku-çuk bir parça bile kalsa, daha sonra annede komplıkasyonlara sebep olabilir.
    • Plasenta da çıktıktan sonra anneyi temizle­yip vajınanın üzerine bir steril havlu ya da temiz bir bez ortunuz Onu mumkun oldu­ğu kadar rahatlatınız ve dinlenmeye teşvik ediniz Nadiren ağır kanama görülebilir ama böyle bir durumda uzman yardımın yolda olduğunu düşünerek heyecanlanmayın An­nenin karnım, gobeğımn alt kısmım ovuştu­rarak rahmin kasılması için uyarıda bulunu­nuz Rahim kasılınca sertleşecektir ama sız uzman yardım gelene kadar masajı sürdürünüz.

    SOLUK ALMAYAN BEBEK
    SOLUK ALMAYAN BEBEK
  • DOĞUM AŞAMALARI

    DOĞUM AŞAMALARI

    DOĞUM AŞAMALARI
    Makata (anüs) temiz bir tampon koyunuz. Eğer bir bağırsak hareketi görülürse doğum kanalını kirletmemesi için bunu önden ar­kaya doğru silerek temizleyiniz.
    Dikkat: Sakm parmaklarınızı doğum kanalına sokmayınız.
    • Bebeğin başı çıkarken yavaşça tutup dışarı fırlamasını önlemeye çalışınız.
    Dikkat: Eğer bebeğin yüzünde bir örtü varsa, boğulmasını önlemek için parmaklarınızla yır­tınız.
    • Göbekbağmın durumunu denetleyiniz. Eğer bebeğin boynuna sarılmışsa, yavaşça başından geçirerek kurtarınız.
    • Bebeğin başının en geniş kısmı doğum ka­nalından geçince, anneye, ağzını açarak ne­fes almasını söyleyiniz. Bebeğin vücudunu doğduğu gibi tutunuz.
    • Bebek doğunca annenin karnına yatırıp ağ­zını temizleyiniz
    Dikkat: Sakın göbekbağının herhangi bir şekil­de çekmeyiniz, hâlâ anneye bağlı olduğunu unutmayınız. (bu aşamada gobekbağmın kesil­mesine gerek yoktur).
    • Bebeği çok dikkatli tutunuz, çünkü çok kaygan olacaktır. Başı vücudundan da­ha aşağı gelecek şekilde yatırı­nız. Annenin ve bebeğin iyi örtüldüğünden ve üşümedikle­rinden emin olunuz.

    DOĞUM AŞAMALARI
    DOĞUM AŞAMALARI
  • ACİL DOĞUM YE DÜŞÜKLER

    ACİL DOĞUM YE DÜŞÜKLER

    ACİL DOĞUM YE DÜŞÜKLER
    Doğum yapan anne, kasılmalar sırasında diz­lerini tutup başını öne doğru kaldırmaya ve nefesini tutarak ıkınmaya, kasılmalar arasında da gevşemeye teşvik edilmelidir. Sonunda perine gerilir, bir şişkinlik oluşur ve kasılmalar sırasında bebeğin başını doğum ka­nalının girişinde görürsünüz. Kasılma araların­da geri çekilir. Bu, doğumun yakın olduğunu gösterir.
    Bebeğin başı her kasılmada biraz daha çıka­caktır. Bebeğin başını, çıkarken sakın sarsma­yınız. Çünkü, doğum kanalmdayken, kasılma­lar arasında büyük bir basınca maruz kalır. Eğer dışarı fırlamasına izin verilirse, ani basınç deikliği ile bebeğin bey­ninde bir kan damarı çat­layabilir. Sakın bebeğin başını çekmeyiniz ya da çevirmeyiniz. Mümkün olur olmaz gobekbağmın (yumu­şak, kalın, jelatin görü­nümlü bir kordon) be­beğin boynu çevresinde olup olmadığına bakı­nız. Eğer çevresine do-lanmışsa, genellikle başın üzerinden aşırı-larak yavaşça kurtarılabilir. Sakın onu çekiştirmeyiniz. Eğer bebeğin,annenin içindeyken bulunduğu sıvı torbası, doğumdan önce yırtılmamışsa, çıkan bebeğin yüzünde bir örtü (zar) vardır. Doğum müm­kün olur olmaz yırtılarak boşaltılıp bebeğin boğulması önlenmelidir.

    ACİL DOĞUM YE DÜŞÜKLER
    ACİL DOĞUM YE DÜŞÜKLER
  • Diş ağrısı

    Diş ağrısı

    Minesi zedelenen bir dişin içine hava, sıvı ya da yemek artıklarının girerek dişin kökünde bulunan sinir lifleri ile temas etmesi sonucu ağrı meydana gelir. Önce mine üzerinde ince bir çatlak veya çok küçük bir delik hâlinde başlayan zedelenme, gittikçe büyür ve âdeta bir kovuk hâlini alır ve sonunda dişin çürümesine neden olur. Bütün bu durumlarda sık sık diş ağrısı ile karşılaşmak olağandır Ne yapmalı!

    Bir diş hekimine başvurun. Diş hekiminin bu­lunmadığı bir yerde veya gece ani olarak orta­ya çıkan diş ağrılarında alınacak önlemler, bel­ki o anda ağrıyı dindirebilir. Fakat hiçbir za­man esaslı bir tedavi teşkil etmez. Ağrıyan dişte eğer bir kovuk varsa, bir kürdan veya kibrit çöpünün ucuna pamuk sardıktan sonra kovuğun içi temizlenir. Pamuk yenilenir ve karanfil yağma batırılır. Bu karanfil yağlı pamuk, kovuk içine yerleştirilir. Kovuk bulun­mayan hâllerde soğuk veya sıcak su ile garga­ra, yüzün dışından sıcak kompres yapmak ve bir-iki tane aspirin yutmak gerekir. Bütün bu önlemlerin geçici bir etkisi olduğunu unutmamak gerekir.

    Diş ağrısı hemen hemen herkesin hayatı boyunca bir kez de olsa karşılaştığı bir durumdur. Diş çürümesinden kaynaklanan bu durum büyük rahatsızlıklara neden olmaktadır. Asitli ve şekerli yiyeceklerin tüketilmesi ve diş fırçalanmaması, dişlere yeterli özen gösterilmemesi diş çürüğüne neden olmaktadır. Bu nedenle her insan küçük yaştan itibaren diş sağlığına önem vermeli ve gerekli önlemleri almalıdır. Diş çürümesi durumunda da gerekli tedavi yöntemlerini kullanmalıdır.

    Peki, Diş Ağrıması Durumunda Neler Yapılmalı?

    diş ağrısıDiş ağrıması durumunda yapılabilecek pek çok şey vardır. Bunlardan bahsedecek olursak;
    Diş Fırçalamak: Dişleri fırçalamak ağrının geçmesine neden olabilir çünkü diş fırçalama esnasında ağrı olan yerde eğer bir yiyecek parçası kalmışsa o yiyeceğin çıkmasına ve ağrının azalmasına neden olur.
    – Sirkeli veya Tuzlu Su İle Gargara Yapmak: Diş ve diş eti çürüklerinin dezenfekte eder, bakterilerden arındırır ve dişi uyuşturarak diş ağrılarının geçmesini sağlar.
    -Buz Koymak: Ağrıyan bölgeye buz koymak da diş ağrısının hafiflemesine neden olur.
    -Sarımsak: Ağrıyan diş üzerinde bekletildiğinde bakterileri yok ettiğinden ağrının geçmesini sağlar.
    -Kuru Karanfil: Karanfil ağrıyan bölgeye konulduğunda o bölgeyi uyuşturacağından ağrı hissini azaltır.
    -Ağrı Kesici ve Antibiyotik: Ağrı dayanılamayacak noktaya geldiğinde ağrı kesici ve antibiyotik tedavisi uygulanarak ağrı bir süreliğine de olsa geçirilir.
    Zerdeçal: Güçlü bir antibiyotiktir ve ağrı kesme özelliğine sahiptir. Su ile karıştırılıp yoğrulduğunda hamur haline gelir ve bu hamur ağrıyan diş üzerine konur.

  • Omuz Çıkması

    Omuz Çıkması

    Eller üzerine düşmekle veya kolun aşırı hareket­lerinde omuz ekleminde çıkık olabilir Bulgular iyi değerlendirilirse kolayca teşhis edilirler

    Belirtiler ve Görüntüler

    • Omuzda ağrı ve şişlik
    • Omuz başında çukurluk, apolet görünümü
    • Normalde kol gövdeye yapıştığı hâlde, çıkık durumunda kol gövdeye yaklaştırılamaz Normalde el, karşı taraf omuz üzerine değdirilebildiği hâlde, çıkıklarda el, karşı taraf omuza götürülemez
    • Kol hareketlerinde azalma vardır

    Omuz Çıkmasının Nedenleri Nelerdir?

    Omuz insan vücudundaki en önemli uzuvlarından biridir. Pek çok hareketimizi rahat bir şekilde yapmamızı, bir yere bir top fırlatmak ya da bir yere uzanmak, sırt kaşımak, kollarımızı rahat hareket ettirebilmek ancak omuzlarımızı hareket ettirebilmemizle mümkün olmaktadır. Sağlıklı bir yaşam için omuz sağlığı olmazsa olmazlarımızdandır. Herhangi bir omuz zedelenmesi karşısında büyük rahatsızlık, ağrı duyarız ve hareketlerimiz büyük ölçüde kısıtlanır.

    Omuz Çıkmasını İki Nedene Bağlamak Mümkündür. Bunlar;

    omuz çıkması– Kolun ters bir duruş neticesinde zorlanması, fazla bükülmesi, omuza gelebilecek ağır bir darbe, kol üzerine düşmek ve ağır kaldırmak omuz çıkmasının başlıca sebeplerindendir.
    – Doğuştan gelebilecek kalıtsal olan ya da olmayan omuz gevşekliğinin görülmesi. Bu durum zaman içinde daha çok ortaya çıkabileceği gibi yüzme yapan ya da kol hareketlerini gerektiren bir spor olan basket oynayan bir kişide de sonradan meydana gelebilmektedir.

    Omuz Çıkığının Belirtileri Nelerdir?

    Omuz çıkığının belirtileri kolumuzu herhangi bir şey için oynattığımızda daha çok belirginleşir. Bunu anlamamız için birçok durum söz konusudur. Bunlar;

    • – Omuzda oluşan sertleşme ve güç azalması.
    • – Kolun yukarı doğru kaldırılmasıyla oluşan ağrı.
    • – Omuz hareketi esnasında oluşan çıtlama, takılma, sürtünme hissi.
    • – Omuzun adeta yerinden çıkacağı şeklinde duyulan endişe

    Omuz çıkması neticesinde hemen yetkili bir doktora başvurulmalı tedavi süresi geciktirilmemelidir. Aksi takdirde günlük hareketlerinizi olumsuz etkileyen durumlar ortaya çıkacak bu da hareketlerinizi kısıtlayacaktır.

  • ÇIĞ ALTINDA KALINIRSA

    ÇIĞ ALTINDA KALINIRSA

    ÇIĞ ALTINDA KALINIRSA
    Ne yazık ki çığa karşı mücadele etmek imkân­sızdır. Fakat çığ altında kaldığınız hâlde, bilin­ciniz yerindeyse;
    • Karın müsaade ettiği kımıldanma imkânını­zı azamî derecede kullanarak, içinde bulun­duğunuz çukuru genişletmeye çalışın;
    • Yönünüzü saptamayı deneyin: Yukarısı ne­resi? Aşağısı neresi? Tükürmeden önce ağ­zınızda bol tükürük toplayın veya en iyisi, işeyin. Nereye doğru aktığına bakarak, yö­nünüzü doğru olarak tayin edebilirsiniz; bu durumda elden geldiğince serinkanlılıkla, havaya çıkabileceğiniz yere doğru karı kaz­maya başlayın;
    • Soğukkanlılığınızı koruyun ve sesinizi işit­tirmeye, yukarı doğru çıkmaya gayret edin.
    Genellikle çığ olayı çabuk duyulur ve yardıma koşanlar, olay yerine yetişirler. Yanlarında da etkili kurtarma araçları (çığlarda kullanılan ve insanları bulan köpekler, sonda ve manyetik dedektörler, alıcı telsizler vb.) bulunabilir. Bu yardımın size ulaşacağına güvenin, çünkü düzgün moral, genel fizik durumunuzu da dü­zeltecektir. Birçok kazazedenin çığ olayından saatlerce sonra kurtarıldıklarını unutmayın.

    ÇIĞ ALTINDA KALINIRSA
    ÇIĞ ALTINDA KALINIRSA
  • ÇIĞDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

    ÇIĞDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

    ÇIĞDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
    Tek başınıza asla yola çıkmayın ve gösteri­len yollardan başkasını izlemeyin;
    • Hareketinizden önce meteoroloji raporları­nı dinleyin ve yerli halktan, çığ bölgelerini sorun; civar köylüler, bunu en iyi bilenler-dir;
    • Mümkünse yanınıza bol ip, telsiz ve bölge­nin haritasını da alın;
    • Çığ tehlikesi olduğunu belirten uluslararası sarı-siyah kareli bayrak dikilmiş yerlerde dolaşmayın.Çığm üst, orta, yan veya dip kısmının geldi­ğini araştırın.
    • Kendinizi yanlara doğru atın.
    • Ne pahasına olursa olsun aşağıya sürüklen-memeye çalışın. Bunun için yukarı veya ya­na, sağlam karlara doğru sıçramak fayda ve­rebilir. Ya da bir çalı veya kayaya tutunabilirsiniz.
    • Ağzınızı sımsıkı kapayın.
    • Yanlara doğru yüzmeye çalışın. Sert kar kit­leleri sizi eziyorsa top gibi yusyuvarlak olun.
    • Son an için kuvvet toplayın.
    • Bir elinizi ağız ve burnun önüne koyun.
    • Çığ durunca bütün gayretinizle kurtulmaya çalışın.
    Çığ durunca iki şey önem kazanır. Yüzünüzün önünde bir hava boşluğu olup olmaması ve havaya olan yakınlığınız.

    ÇIĞDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
    ÇIĞDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER
  • BUZ KAZALARI

    BUZ KAZALARI

    BUZ KAZALARI
    Parçalanan bir buz yüzeyinden nehre veya gö­le düşen bir kimseyi kurtarma işine girişme­den evvel kendinizi güvenliğe alınız Belinize sıkıca bir ip veya bu ışı görecek herhangi bir şey bağladıktan sonra, bunun diğer ucunu sa­hildeki bir direk veya ağaca sıkıca bağlayınız Eğer elinize bir merdiven, genişçe bir kalas ge-çirebilirseniz bunların üzerine yaslanarak ka­zazedeye doğru sürünerek gıdınız ve bunları kazazedenin tutabileceği şekilde kendisine uzatınız Merdiven veya kalas gibi şeyler bula­madığınız takdirde surune surune kaza yerme doğru ilerleyiniz Hiçbir zaman yurume ve at­lama girişiminde bulunmayınız Buz üzerinde yaygın bir şekilde dizleri ve dirsekleri daya­madan surtunmekle buzun kırılmasının onune geçilebilir Elinize ip, baston, ağaç dalı gibi bir şey alarak kazazedeye uzatınız Böylece kazazedenin fazla yanma gidip ince buz tabakası­nın kırılmasıyla suya batma riskinden kurtu­lursunuz Geriye dönerken de kazazedeyle beraber yine surune surune ilerleyiniz Ancak buz tabakasının çok sağlam olduğundan emin bulunduğunuz bir yere vardıktan sonra yürü­yebilirsiniz.

    BUZ KAZALARI
    BUZ KAZALARI
  • BURUN KANAMALARINDA İLK YARDIM

    BURUN KANAMALARINDA İLK YARDIM

    BURUN KANAMALARINDA İLK YARDIM
    Kan solunumunu engelleyerek solunumu gü­venceye, kanamayı da kontrol altına alınız.
    • Kazazedeyi, başı iyice one eğilmiş, boyun ve göğüsteki dar giyecekleri gevşetilmiş ola­rak oturtun.
    • Kazazedeye ağızdan nefes almasını ve bur­nun yumuşak kısmını ıkı parmağı arasında sıkıştırmasını tavsiye ediniz. (kazazede için yorucu olursa sız devam etmeye hazır olu­nuz)
    • Kazazedeye, ağızda toplanan kanı tükür­mesini söyleyiniz, yutulan kan, bulantı ve kusmaya neden olabilir.
    • On dakika sonra bastırmayı bırakınız Eğer kanama durmamışsa bir 10 dakika ya da gerektiği kadar sürdürünüz. Kazazedenin ba­şını kaldırmasına izm vermeyiniz.
    • Başı one doğru eğri tutarak burun ve ağız çevresini bir sünger parçasıyla ya da ılık su­ya batırılmış temiz bir bezle sılmız Burna tıkaç koymayınız
    • Kanama durunca kazazedeye burnuyla oy­namaktan kaçınmasını söyleyiniz. En azın dan dört saat sureyle sümkürmemesini ve pıhtıyı oynatmamasını tavsiye ediniz 30 dakika sonra kanama sürer ya da tekrarlarsa tıbbî yardım isteyiniz.

    BURUN KANAMALARINDA İLK YARDIM
    BURUN KANAMALARINDA İLK YARDIM
  • BULAŞICI HASTALIKLAR

    BULAŞICI HASTALIKLAR

    BULAŞICI HASTALIKLAR
    Organizmanın mikroplar veya virüsler tarafın­dan istilâsı sonucu ortaya çıkan enfeksiyon hâli olup, bir kişiden diğerine bulaşabilir ve salgınlara yol açar.Bu hastalıklar çocuklarda sık görülmekle bir­likte, büyüklere de bulaşabilir Doğrudan doğ­ruya, bir insandan diğerine geçebilir Bu tehli­keyi atlatmak için en ıyısı tecrittir. Hastalık, dolaylı olarak, dirençli bir mikropla, su veya mikrop bulaşmış diğer maddelerle de başkası­na geçebilir Bu durumda dezenfeksıyon, en etkili yöntemdir.

    BULAŞICI HASTALIKLAR
    BULAŞICI HASTALIKLAR

    Enfeksiyon birine bulaştıktan sonra, kuluçka donemi başlar Hastalığın turune göre kuluçka donemi suresi değişiktir Sonra ortaya çıkar Bu aşamada, şu belirtiler görülür.Ateş yüksel­mesi, baş ağrıları, ihtilâç hâli, nezle, öksürük, boğaz ağrıları, gözlerde akıntı, deride dökün­tüler. (kabarcık, kızarıklık), bezlerde şişme Bu belirtiler ortaya çıkar çıkmaz, doktoru he­men haberdar edin Hastayı yatırın, tecrit edin. Ateşim olçup, yazın Doktor tavsiyesi olmadan da hiçbir ilâç vermeyin. Bu tur hastalıklar aşıyla önlenebilir, ancak uyarılara rağmen, anne-babalar çok kez rapell aşılarını yaptırmayı ihmal ederler Aşı tekrar­ları, ilk aşı kadar önemlidir Bu aşıların bazıla­rı, bebek dünyaya geldikten sonra yapılmak üzere zorunlu kılınmıştır.

  • ÖRÜMCEK SOKMASI

    ÖRÜMCEK SOKMASI

    ÖRÜMCEK SOKMASI
    Yeryüzünde 1200 kadar örümcek türü bulun­maktadır. Bunların pek az bir bölümü insanlar için zehirleyici niteliktedir. Zehirli bir örümcek türü olan Latrodectus tredecimguttatus örümceğinin diğer adı da Karadul‘dur. Bu örümcek siyah renklidir ve dişisi, çiftleştikten sonra eşini öldürür. Karadul, ma­yıs ve eylül ayları arasında rastlantı sonucu in­sanları sokup zehirini onlara akıtır. Örümceğin soktuğu yerde aniden yanma ve ağrı duyulur. Kısa sürede bölgede şişlik, kaşın­tı, kızarıklık belirir. Daha sonra titreme, hâl­sizlik, endişe, susuzluk duygusu, kas ve karın ağrıları başlar. 1-4 saat sonra bütün vücutta yaygın bir yanma ve ağrı duyulur. Bulantı, kusma, ishal, ağızdan salya akması, yutma güçlüğü, uyuşukluk, duygu eksiklikleri, çar­pıntı, tansiyon yükselmesi, solunumun hız­lanması ve yüzeyselleşmesi gibi belirtilerle hastanın durumu gitgide ağırlaşır. Ağır zehir­lenme olayları % 5 oranında ölümle sonuçla­nır. Örümcek zehirlenmesinin ilk yardımı ve öteki tedavi ilkeleri, yılan zehirlenmesinde ol­duğu gibidir.

    ÖRÜMCEK SOKMASI
    ÖRÜMCEK SOKMASI
  • BÖCEK SOKMALARINDA ÇEŞİTLİ TEHLİKE DURUMLARI

    BÖCEK SOKMALARINDA ÇEŞİTLİ TEHLİKE DURUMLARI

    BÖCEK SOKMALARINDA ÇEŞİTLİ TEHLİKE DURUMLARI
    Bazı böceklerin sokması tehlikelidir. Bunlar derecelerine göre, ağırdan hafife doğru şöy­le sıralanabilir: Eşekarıları, yabananları, balarıları, sivrisinekler, bitler ve pireler.
    • Sokmaların sayısı ve tekrarlanması, durumu ağırlaştırıcı etkenler olabilir. Bazen aynı bö­cek tarafından birkaç kez sokulan bir insan bu böceğe karşı aşırı duyarlı hâle gelerek, bir kez daha sokulursa şiddetli bir alerjik krize yakalanabilir (anafilaktik şok). Aynı şekilde, bir kişinin birden fazla sokulması da, vücuda giren zehir miktarı açısından tehlikeli olabilir.
    • Ağız, dil, boyun ve yüz hizasından sokul­malar en tehlikeli olanlardır, çünkü boğul­ma tehlikesi vardır.
    Bazı hastalıklar, böcek sokmalarının tehlikesi­ni daha da artırırlar (özellikle astım, şeker ve tüm kronik hastalıklar). Çocuklar ve yaşlı in­sanlar böcek sokmalarına karşı daha duyarlı­dırlar.
    Yapılması Gerekenler
    Böcek sokmasının tek bir yerde olduğu hâller­de:
    • Eğer böceğin iğnesi yaranın içinde kalmışsa, bir cımbız yardımıyla çıkarılmalıdır (arılar için)

    BÖCEK SOKMALARINDA ÇEŞİTLİ TEHLİKE DURUMLARI
    BÖCEK SOKMALARINDA ÇEŞİTLİ TEHLİKE DURUMLARI