Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • Baş Yaralanmaları ve Çarpmaları

    Baş Yaralanmaları ve Çarpmaları

    Herhangi bir darbe veya kaza sonucu başın yaralanmasına kafa travması denir. Yüksek bir yerden düşme sonucu, trafik kazalarında, kav­galarda, taş, sopa veya demirle başa gelen dar­belerden sonra kafatası, baş, yüz ve boyun çe­şitli ölçüde zarar görebilir. Önemsiz bazı yaralanmalar çabuk düzelir. Ba­zen travma şiddetli olabilir; bu yüzden uzun ve çok yönlü bir tedavi gerektirir. Kafa derisin­deki kesikler, yaralar iyi tedavi edilirse ve mik­rop kapmazsa çabuk iyileşir. Kafatası kırıkları bazen şiddetli de olsa, uzun da sürse, genellik­le sonrası için bir etki bırakmadan iyileşir. Görünürde bir yara olmaması, başın zarar gör­mediğine delil değildir. Bazen dışarıda hiçbir iz olmadığı hâlde tehlikeli beyin kanamaları olabilir.

    Kafasını çarpan kimse bayılmışsa, tekrar ayılsa bile, mutlaka bir sinir hekimi tarafından muayene edilmelidir.
    Eğer baygınlık devam ediyorsa veya hasta bi­raz ayılıp tekrar uykuya (komaya) giriyorsa, kesinlikle hastaneye kaldırılması veya baş yaralanmasıuzman bir sinir hekimi tarafından görülmesi şarttır. Kafa çarpmaları ve kafa üstüne düşmeler ço­cuklarda sık olur. Eğer kafada bir yara izi yok­sa ve çocuk normal görünüyorsa bir müddet (birkaç saat) gözaltında bulundurulur. Duru­munda bir değişiklik görülüyorsa, baş ağrısı,uyku hâli, ellerde uyuşma, bulantı, kusma gibi belirtiler olursa hekime başvurulur. Başın yaralanması sonucu beyin mikrop kaptı­ğında veya kafatası sinirleri ve beyin zarı yara­landığında çok ciddî durumlar meydana gele­bilir. Beyin yaralanmaları; sarsılma, ezik, yır­tılma olarak üç şekilde sınıflandırılabilir. Beyin sarsıntısına çok sık rastlanır. Geçici bilinç kay­bı meydana getirir. Beyin sarsıntısı geçirenler genellikle çabuk ve tamamen iyileşirler. Beyin ezilmesi, sinir merkezlerini çeşitli şekillerde etkileyebilir ve fonksiyonlarını durdurabilir, yavaşlatabilir veya hızlandırır. Yırtılmada ise beyin dokusu tam bir zedelenmeye uğrar. Be­yinde şişme (ödem) meydana gelir, kan dolaşı­mı azalır ve bu da dokunun yaralanmasını iler­letir. Hasta, bilincini tekrar kazandığında, ya­ralanmanın yerine göre, çeşitli derecede bir bellek kaybına uğrar. Bilincin tam olarak yiti­rilmesinde, iyileşme aşamalı olur. Bilinç bazen birkaç dakikada, ağır vak’alarda ise ancak bir­kaç gün sonra tekrar kazanılır. Ağır baş yaralanmalarında beynin önemli fonksiyonları felce uğrayabilir. Solunum siste­mi felce uğradığında bir an önce yapay solu­num yaptırılmadığı takdirde ölüm meydana gelebilir.

    Beyin zedelenmeleri menenjite, kanamaya, il­tihapa ve geçici ya da kalıcı ruhsal bozukluk­lara neden olabilir. Baş yaralanmasını izleyen aylar ve yıllarda sara (epilepsi) nöbetleri mey­dana gelebilir. Tekrarlanan baş sarsıntılarında özellikle bok­sörlerde olduğu gibi “Punch sarhoşluğu” deni­len durum doğabilir. Beyin içindeki küçük ka­namalar buna neden olabilir. Bu durum koor­dinasyon, bellek, dikkat toplama, görme ve işitme merkezlerinde arıza ve kayıplara yol açabilir.

    Baştaki yaralar vücudun diğer yerlerindeki ya­ralar gibi tedavi edilir. Baş derisi çok damarlı olduğundan kesilince çok kanar. Üstüne temiz bir pansuman (gazlıbez) bastırarak kanamayı durdurabilirsiniz. Baş yaralarında ekseri teta­nos serumu vermek gerekir. Çünkü yara içine pislik girmiş olabilir veya saçlar araya sıkışır.Yaranın muntazam, temiz ve çabuk kapanma­sı için dikiş atmak gerekir. Kafa çarpmaları sonucu kafatası kırıkları, be­yin sarsılması, beyin zedelenmesi, beyin kana­ması olabilir. Bunları uzman hekimin tedavisi gerekir. Bunun için vakit kaybetmeden heki­me başvurun.
    Baş yaralanmalarının ve meydana gelebilecek şok hâlinin tedavisi için yapılacak ilk yardım, hastayı hareketsiz tutmak ve gerektiğinde cer­rahî müdahale için hastaneye yatırmaktır. Şok ile mücadelede damar içine glikoz solüsyonla­rı ve kan nakli gerekebilir.

  • ATEŞLİ HASTANIN BAKIMI

    ATEŞLİ HASTANIN BAKIMI

    Ateşli hasta yatakta istirahat etmelidir
    • Oda sıcaklığı normal seviyede olmalıdır (18-20°)
    • Hastayı ne fazla örtmek ve giydirmek ne de üşütmek doğru değildir
    • Birçok hastalıklarda perhize lüzum yoktur Hasta, kuvvetli yemekler yemelidir (ızgara, et, tavuk, süt, sebze, meyve) Hasta bol su, süt, çay, limonata gibi sıvılar­dan almalıdır
    • Terledikçe çamaşır değiştirmeli ve temiz tu­tulmalıdır
    • Ateşli hastalıkların hepsi bulaşıcıdır Küçük çocuklar ve yaşlılar hastanın yanına sokul­mamalıdır
    Yüksek ateşin düşürülmesi
    Bazen ateş fazla yükselebilir Genellikle 41°yı geçmesi vücut için iyi değildir, bitkinliğe se­bep olabilir Bilhassa çocuklarda bu sık görülür Bu takdirde şu tedbirler alınır
    Aspirin veya paracetamol tabletlerinden 4-6 saatte bir, 1 tablet verilir Bebeklere fitil tat­bik edilir
    • Vücut, sık sık suya batırılmış veya alkolle ıs­latılmış bezle silinir
    • Gerekirse hasta, ıslak çarşafa sarılır
    Ateş yine düşmüyorsa bir vantilatör çalıştı­rılarak hastaya doğru çevrilir
    • Gerekirse soğuk su ile lavman yapılır 40°yı geçmeyen ateşlerde bu tedbirlere lüzum yoktur
    Ateşli hastalıklarda hekime danışmadan gelişi­güzel antibiyotik kullanılmamalıdır

  • ASTIM KRİZİ

    ASTIM KRİZİ

    ASTIM KRİZİ
    Kriz esnasında derhal doktor çağırınız. Hasta­ya temiz ve bol hava sağlayacak önlemler alı­nız, fakat bu sırada odayı fazla soğutmayınız. Doktor, böyle bir vak’ada deri altına Epinefrin veya damar içine Aminofilin zerk ederek nö­beti geçirir. İcap ederse Kortizon veya korti­zon içeren inhalasyon da kullanılır. Adrenalin, solunum borularındaki kasılı adaleleleri gevşe­tir ve iç duvarın ifrazatına engel olur. Bu suret­le hasta, kolayca soluk alma imkânına kavu­şur. Birikmiş olan salgı da öksürükle dışarı atı­lır. Bundan sonra hava, solunum borularından kolayca geçer. Son yıllarda astımda tedavi edi­ci ya da koruyucu olarak bazı ilâçlar, aerosoller kullanılmaktadır. Bu ilâçlar arasında, etkili maddesi Kromolin, Ketotifen, Terbutalin veya Salbutamol olan ilâçları sayabiliriz. Bu ilâçlar kriz dışında kullanılır. Kriz anında kullanılma­sı fayda sağlamaz.

  • ASTIM KRİZİ

    ASTIM KRİZİ

    ASTIM KRİZİ
    Halk arasında nefes darlığı denilen astımın se­bebi oldukça karışıktır. Bu hastalık, solunum borularının içini döşeyen zarın şişmesinden ve çok fazla salgı yapmasından ileri gelir. Bundan başka, bronşların cidarında (duvarında) bulu­nan adalelerin de kasılmaları, bu boruların da­ralmasına neden olarak düzenli bir şekilde açı­lıp kapanmasına engel olur. Bu yüzden doğal solunum imkanı ortadan kalkar. Hasta, aldığı soluğu güçlükle dışarı verir. Astım, her şeyden evvel bir aşırı duyarlık (allerji) hastalığıdır. Ba­zı kimselerde belirli şeylere karşı doğuştan bir allerji mevcuttur. Meselâ bir takım çiçeklerin polen tozları, yumurta, et, çilek, istiridye, İsta­koz, balık gibi yiyecekler; kedi köpek türün­den hayvanlar da böyle kimselerde aşırı du­yarlığa sebep olurlar. Bunlarla temas ettikleri zaman bu kişilerde birtakım rahatsızlıklar or­taya çıkar. İşte, astım da bu tür allerjisi olan kimselerde ortaya çıkabilen bir hastalıktır.

  • ASİTLER YE ASİT KAZALARI

    ASİTLER YE ASİT KAZALARI

    ASİTLER YE ASİT KAZALARI
    Asitler katı, sıvı ya da gaz hâlinde bulunan, ço­ğunlukla ekşi, hatta yakıcı maddelerdir Asitle­rin başlıca özelliği, çeşidine göre az ya da çok yakıcı, tahrip edici olmasıdır Bir asit, bir yerimize değecek, dökülecek olur sa, deriyi yakar, dokuları parçalar Bu gibi du­rumlarda hemen tedavi yoluna gitmelidir, ge­cikme, tehlikeyi artırır.
    Kezzap gibi keskin bir asit boğazdan alınmış­sa mideyi yıkamak çok tehlikelidir Buna kar­şı asit panzehirleri kullanılır Bikarbonatlar, ki­reç şutu, amonyak, zeytinyağı, yumurta akı, sut, bu panzehirlerin başlıcalarıdır Şiddetli bir asit zehirlenmesinde bu esaslar üzerine ha­zırlanmış ilâçlar kullanarak tedavi yapılırken hastanın kalbini kuvvetli tutacak tedbirler de alınır.

    ASİTLER YE ASİT KAZALARI
    ASİTLER YE ASİT KAZALARI

    Asit Kazaları: Kezzap (nitrik asit), tuzruhu (klorıdrık asit), kukurt asidi (asit sülfürik), vıt-rıol, keskin, yakıcı asitlerdir Bunlar evlerde mermerlerin, taşların, fayansların, özellikle tu­valet taşlarının temizlenmesinde kullanılır. Asitler dökülecek olursa, değdiği yeri yakar, insanın elim, yuzunu tahrip ettiği gibi giyecek­leri, eşyayı parçalar.
    Otomobil kazalarında, akumulatorden akan tuzruhu (klorıdrık asit) tehlikeli durumlar ya­ratabilir Trafik kazalarında, akumulatorun asidi kaza geçiren kişilere değerse, asidin değ­diği yerlerde tehlikeli bir yara açılır, çunku asit yaraları da tıpkı ateş yanıkları gibi en zor iyi­leşen yaralardır Bu gibi yaralar, kazadan hafif kurtulanların bile yaralarını tehlikeli bir duru­ma sokar, kırıklara yapılması gereken ameli­yatları geciktirir.Bu gibi kazalarda alınacak ilk tedbir, asidin bu­laştığı bölgeyi bol sabunlu suyla yıkamaktır. Bunun yanı sıra derhal doktor çağırmalı ya da hasta, hastaneye kaldırılmalıdır.

  • APANDİSİT

    APANDİSİT

    APANDİSİT
    İnce bağırsaklar ile kalın bağırsakların birleştiği yerde çekim denen kısım vardır. Çekumdan, kalınbağırsaklardan ayrı olarak gelişen 7-12 cm uzunluğunda yaklaşık 1 cm çapında, içi boş bir çıkıntı çıkar. Buna apandis veya kör bağırsak takısı adı verilir. Atalarımızda, daha uzun ve gelişmiş olduğuna inanılan bağırsak parçasının artık herhangi bir görevi kalmadığı için körelmeye başladığı görüşü vardır. Son zamanlada apandisin işe yaramaz bir organ ol­mayıp bademcikler (tonsillalar) gibi vücut sa­vunmasında görevli olduğu tesbit edilmiştir. Apandisin iltihaplanmalarına apandisit denir. Tedavi edilmediği zaman insan hayatını tehli­keye sokan acil ve tehlikeli bir tablo yaratır. Apandisit genellikle çocukluk çağında görül­mez, genç ergenlik ve orta yaş grubunda sık görülür.

  • ALKOL ZEHİRLENMELERİNE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?

    ALKOL ZEHİRLENMELERİNE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?

    ALKOL ZEHİRLENMELERİNE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?
    Eğer şahsın alkolden ileri gelen bir baygınlık içinde bulunduğuna inanıyorsa­nız kendisini sırtüstü yatırınız ve ayılmasını bekleyiniz. Şayet tamamen bayılmamış ve az çok kendini bilecek bir durumdaysa bir kustu­rucu madde içirerek kusturunuz. Bu şekilde daha kısa zamanda ayılmasına yardım etmiş olursunuz. Bundan sonra çay, kahve gibi her­hangi bir uyarıcı içiriniz ve burnuna kolonya, amonyak gibi şeyler koklatınız. Bundan başka bir bardak suya damlatılacak birkaç damla amonyağın da faydalı olabileceğini ilâve ede­lim. Bütün bu önlemleri alırken hastanın sıcak tutulmasına özen gösteriniz. Ağır alkol zehirlenmelerinde kollaps husule gelir. Belirti olarak ileri derecede solgunluk, çok zayıf bir nabız ve derin bir baygınlık görü­lebilir. Bu takdirde hemen bir doktor çağırınız, gelinceye kadar da hastayı sıcak tutmaya çalı­şınız. Üstünü örtünüz, dışardan sıcak uygula­ma yapınız ve bacaklarını aşağıdan yukarı doğru ovarak kanın serbestçe hareketim sağla­yınız.

    ALKOL ZEHİRLENMELERİNE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR
    ALKOL ZEHİRLENMELERİNE KARŞI YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR

    Alkol almayı alışkanlık hâline getirmiş kimse­ler alkol bulamadıkları zaman birtakım rahatsızlıklar, hatta deliliğe varan belirtiler gösterir­ler. Bu hâle “Delirium Tremens” adı verilir. Hasta, birtakım hayaller görür. Gözünün önünde hayvanlar, insanlar dolaşır. Çırpınma olur. Bir an için çok sakin iken birdenbire sağa sola saldırır ve tekrar sakinleşir. Yüzü kızarır. Konuşması tabiî değildir ve bir söylediği diğe­rini tutmayacak şekildedir. Delirium Tremensli hastaları muhafaza edebilmek çok güç­tür. Bunlar birdenbire öfkelenerek katil olabi­lirler. Böyle bir kimse ile ne şekilde ilgilenece­ğinizi bilmiyorsanız onunla pek fazla uğraş­mayınız. Çünkü hayatınız her an tehlike altı­na girebilir. Yapılacak en iyi şey, hastanın et­rafında bulunan kesici ve tehlikeli cisimleri uzaklaştırmak ve bu suretle kendisini zararsız bir hâle sokmaktır. Polise başvurunuz ve hatta konu komşuyu yardıma çağırınız. Delirium Tremens’li bir hasta ancak hastanede tedavi edilebilir.
    Alkole bağlı bilinç bulanıklığı ve çılgınlık hâl­lerinde barbiturat içeren uyku ilâçları kesinlik­le kullanılmamalıdır. Gerekirse, Librium veya Diyazem türünden bir ilâç verilebilir.

  • ALKOL ZEHİRLENMESİNİN BELİRTİLERİ

    ALKOL ZEHİRLENMESİNİN BELİRTİLERİ

    ALKOL ZEHİRLENMESİNİN BELİRTİLERİ
    Şahıs derin bir uyku içindedir Ev­vela kuvvetli ve sesli soluduğu hâlde nefesi gittikçe yüzeysel bir hâl alır Bununla beraber, şayet kollaps teşekkül etmemişse bir müddet sonra ağır ağır uyanabilir ilk devrede yuz kı­zarık ve nemli olduğu hâlde sonradan soluk ve kuru bir hâl alır Nabız da başlangıçta kuvvet­lidir Fakat bir sure sonra hızlanır ve zayıflar Bazen gozbebeklermde genişlemeye rastlan­makla beraber, her ıkısı de birbirine eşittir Hastanın soluğu genellikle alkol kokar Fakat alkol almış bir kimsenin diğer birçok nedenler­le de bilinç kaybına uğrayabileceğim hiçbir zaman unutmamak gerekir.

    ALKOL ZEHİRLENMESİNİN BELİRTİLERİ
    ALKOL ZEHİRLENMESİNİN BELİRTİLERİ

    Meselâ içki içmiş bir kimse atropin, afyon veya belladon gibi bir ze­hirle zehirlenmiş olabileceği gibi, nüzul isabet etmesi, kafatasının kırılması, güneş çarpması, beyin kanaması, sara gibi hâllerin de soz ko­nusu olabileceğim hesaba katmak gerekir Bu nedenle baygın bir kimsenin nefesinin al­kol kokması, her zaman bir alkol zehirlenme­si belirtisi olamaz Alkol almış olması muhte­mel olan ve nefesi de alkol kokan bir kişinin kazaya uğraması veya baygın bir hâl alması, hekime başvurmayı gerektirir Ancak bu şekil­de baygınlığın mahiyetini aydınlatmak kabil olur, kazadan veya alkolden mütevellit olup olmadığı saptanabilir Şüpheli hâllerde özellik­le gözbebeklerinin birbirine eşit olmaması, bir beyin kanamasının işaretidir.

  • REHABİLİTASYON

    REHABİLİTASYON

    REHABİLİTASYON
    Son zamanlara kadar, sakat bir kışının iyileşebilmesi için pek çaba gösterilmez, onların ya­takta hareketsiz yatmasına veya sandalyede oturmasına izm verilirdi Durumları umutsuz görülen bu kişiler hiç onemsenmezdı Felçli veya inme neticesinde konuşma yeteneğim yi­tirmiş veya kırılmış kalçayla sakat kalan bir kı­şı, iyileşeceğine dair cesaret verecek bir çaba harcanmaksızm kendi hâline bırakılırdı Son zamanlarda yem bir tedavi anlayışı ile, iyileş­menin olanaksız olduğu bu gibi durumlarda hastaların çoğu için düzelme ve ruhen iyileş­me sağlanabilmektedir.

    Rehabilitasyon
    Rehabilitasyon

    İyileşmeyi sağlayan en önemli adım, uzun ya­tak istirahatım ortadan kaldırmaktır Ameliyattan hemen sonra, bazı vak’alarda amelıya tın yapıldığı aynı günde hastalar yataktan kalkmaya zorlanmalıdır Bununla beraber bazı kalp rahatsızlıklarında veya inme hâllerinde uzun zaman yatak istirahatı gerekli olabilir Hastalığın etkisinin azalmaya başlamasıyla hastanın yataktan çıkması gerekmektedir Bu yolla her turlu zorluklar engellenir ve iyileşme sağlanır.
    Yataktan kalktıktan sonra hasta, vücudunun dayanabildiği oranda bazı hareketlen yapma ya cesaretlendirilmelidir. Hasta bir kışının,iyi leşebıleceğı inancında olması şarttır. Eğer has­ta yakın bir zamanda iyileşebileceğim hisse­derse, umut verici sonuçlar alınabilir Hastanın çevresi, temiz hava ve tabiat, onun dünya ile temasını sağlar, yaşama isteğim artırır. İyi ha­zırlanmış yiyeceklerden oluşan çeşitli diyetler gerekli ve faydalıdır.
    Felçli veya bir kol ya da bacağı kırılmış hasta­larda vücudun zarar görmüş kısımlarının iyi­leştirilmesi için aktif adımların hemen atılma­sı için tedavi uzmanı, uygun tedaviye başla­malıdır. Bir uzmanın uyguladığı veya hastanın kendi kendine yaptığı masa], sürekli hareketli­lik ve vücudun o bölümünün elektrik akımı ile uyarımı (dıatermı) yararlıdır Vücuttaki alçılar en kısa zamanda kaldırılmalı ve fizik tedavi başlatılmalıdır Gerekli olduğu zaman hastaya yürümesi için destek ve yar dım sağlanmalıdır Konuşma bozukluğu için bir konuşma uzmanından yardım istenebilir.

  • NEKAHET

    NEKAHET

    NEKAHET
    Geçirilen hastalık, ameliyat veya kazadan son­ra insanın yavaş yavaş iyileşme dönemine ne­kahet devri denir.Nekahet döneminin ıyı bir şekilde geçirilebil­mesi için, hastamn diyetine çok dikkat etmesi ve gerekli gıdayı tam olarak alması lazımdır. Örneğin ameliyat yarasının kapanması için bol miktarda C vitaminine ihtiyacı vardır. Cerrahî operasyonlardan sonra kan kaybına bağlı olarak hastalarda anemi olabilir. Bu ne­denle böyle hastalara demirli yiyecekler yedi­rilmelidir. Keza, vücudun kendini toplaması ve yarayı onarabilmesi için proteinli gıdalar da gereklidir. Sindirim sistemi, gerek ameliyat es­nasındaki narkoz, gerekse ameliyat öncesi ha­zırlıklar nedeniyle bir süre tembelleşirler. Bu nedenle hastaya ilk günlerde sulu ve sindi­rimi çok kolay gıdalar yedirilmelidir. Bağırsak enfeksiyonları veya ishallerden sonra hastaya sulu gıdalar, çorba, meyve suyu, çay ve bol su verilmelidir. Daha sonra yumurta, kızarmış ekmek, süt ve püreye geçilmeli ve normal di­yet tatbik edilmelidir.

    nekahet
    nekahet

    Eskiden hastalara uzun süre yatak istirahati öneriliyordu. Günümüzde ise hasta ne kadar erken ayağa kalkar ve dolaşmaya başlarsa ne­kahetin o kadar hızlı seyrettiği ve iyileşmenin daha çabuk olduğu dikkati çekmektedir. Aynı zamanda tehlike yaratacak kan pıhtılarının oluşması da engellenmekte ve hastaya zinde­lik kazandırılmaktadır. Buna rağmen hasta kendini ayağa kalkamayacak derecede rahatsız hissediyorsa, hareketi önermeden önce mutlaka bir muayeneden geçirmek lâzımdır. Kalp, böbrek ve diğer hayatî organların hasta­lıklarında, ayrıca enfeksiyon hastalıklarında fazla hareket yaptırmak zararlı olabilir. Bu ne­denle bu kimselerin güneşte, açık ve temiz ha­vanın bol olduğu yerlerde oturmasına izin ve­rilmelidir. Hasta ziyaretinde, ziyaretçilerin ka­labalık olmamasına, uzun süre hastanın ya­nında kalmamasına ve hastanın moralini boz­mamasına kesinlikle dikkat edilmelidir. Bula­şıcı hastalığı olan ziyaretçiler hastanın yanma sokulmamalıdırlar.

    Nekahet döneminde, özellikle sabahları ol­mak üzere her gün hastanın ateşi ölçülmelidir. Hasta kalkıp gezebıliyorsa, duş veya banyo al­malı, eğer kalkamıyorsa, bir kişinin yardımıy­la vücudu her gün bir sünger ile temizlenmeli­dir. Banyo yaptığı zaman odanın ısısı artırıl­malı, banyodan sonra çarşaf değiştirilmeli, ya­tak rahat, yumuşak, deriyi tahriş etmeyecek kalitede olmalıdır.Uzun süre yatan bir hastayı ilk defa ayağa kal­dırırken bazı noktalara dikkat etmek lâzımdır. Önce hasta yavaş yavaş yatakta oturur vazi­yete getirilir. Birkaç dakika bu şekilde bekletildikten sonra bacakları aşağı sarkıtılıp yatağın kenarına oturtulur Önce bu hareketler yaptı­rılır, sonra bir kışının yardımıyla koluna girilip kaldırılır, birkaç adım attırılır, yatağa veya başka bir koltuğa oturtulur Böylece egzersizler gittikçe artırılır Bu hareketler esnasında baş dönmesi olursa, daha sonra tekrarlamak üzere hasta, yatağına yatırılır Yatan hastaların diğer önemli şikâyeti ise ka­bızlıktır. Hastaya hafif mushıl ilâçları verilerek bu durumun önlenmesine çalışılır Yatarken meydana gelen bağırsak gazlarının giderilme­sinin en ıyı yolu ise kalkıp dolaşmaktır Şayet bu şekilde de geçmiyorsa makattan rektal tup denen lastik bir boru sokularak, gazların daha kolay çıkması sağlanır Ayrıca bağırsak hare­ketlerini artıracak ilâçlar uygulanır.

  • HASTA BAKIMI

    HASTA BAKIMI

    HASTA BAKIMI
    Hasta bakımı, hasta veya yaralının ilaçla teda­visinin yanı sıra, bedensel ve çevresel gereksi­nimlerinin de giderilmesi demektir Hastalara uygulanacak iyi bir hasta bakımı, iyileşmenin çabuklaşmasını, komplıkasyonların önlenme­sini ve hasta yaşamının canlılık kazanmasını sağlar Hastanın mümkün olduğu kadar rahat ettirilmesi ve moralinin yükseltilmesi, iyileş­mede buyuk yararlar sağlar Doktor günlük zi­yaretini yapıp gittikten sonra ıyı bir hemşire hastayı dikkatle gözlemek ve hastayla ilgili iz­lenimlerim doktora bildirmelidir Hemşire, hastanın kalacağı odanın temizliği, havalandırılması, eşya ve dekorasyonunun uygunluğunu temin etmeye yardım edebilir Hastanın her gün yatağı yapılmalı, düzenli ve temiz olması sağlanmalıdır Hasta her gün bir kez tam banyo almalı veya yüz ve ellen ılık su ve sabunla yıkanmalı, ayaklan temiz tutulmalı, vücudu alkol ile silinmelidir. Dişleri günde birkaç kez fırçalanmalı­dır.Hasta odasının ısısı orta derecede tutulmalı ve mümkün olduğu kadar aynı ısı korunmalı ve oda sık sık havalandırılmak, eğer açıldığında bir paravana veya perdeyle hastaya doğrudan gelen hava akımı önlenmelidir.

    HASTA BAKIMI
    HASTA BAKIMI
  • SEDYEYİ TAŞIMAK

    SEDYEYİ TAŞIMAK

    SEDYEYİ TAŞIMAK
    Kazazede sedyeye konduktan sonra taşıyıcılar sedyenin uçlarındaki yerlerini almalıdır. Bir sedyenin taşınmasında en azından iki eğitimli taşıyıcı gereklidir ve kazazededen sorumlu olan kişi, daima kazazedenin başucunda bu­lunmalıdır. Eğer orada bulunan insanlar varsa yükün paylaşılması için sedyenin taşınmasına yardım etmelidirler. Bununla birlikte sedyenin her ucunda bir eğitimli taşıyıcı bulunmalıdır. Kazazedenin şok durumu yoksa başı, ayakla­rından daha yüksekte tutulmalıdır. Genel bir kural olarak kazazede taşınırken ayakları önde olmalıdır.
    Bununla birlikte bazı istisnalar var­dır:
    • Bacaklar yaralı olmadığı zaman, yokuş ya da merdiven çıkarken.
    • Kazazedenin bacakları yaralı olduğu zaman ya da kazazede hipotermiden şikâyetçi ol­duğu zaman, yokuş ya da merdiven iner­ken.
    • Kazazedeyi yatağın yanma ya da ayak ucu­na taşırken.