İÇ KANAMA Bu durum, bir kırık ya da çarpma sonucu oluşan yaralanmalardan sonra ya da mide ülseri kanaması gibi bir sağlık durumu sebebiyle görülebilir. Örnek olarak, dışardan hiçbir belirti olmadığı hâlde, iç organlar, dalak ve karaciğer hasar görebilir. iç kanama da dış kanama kadar önemlidir Kan vücuttan gerçekten kaybolmamasma rağmen, dolaşım sisteminde kaybolur ve hayatî organların oksijene doyumsuz kalmasına sebep olur içende kan toplanması da, toplanan kan, hayatî yapılara baskı yaptığı takdirde tehlikelidir Örnek olarak kafatasının içinde toplanan kan beyne baskı yaparak bayılmalara sebep olur, göğüs içindeki kanama, ciğerlerin genişlemesine engel olur. iç yaralardan akan kan, vücut boşluklarından birinde toplanarak pıhtılaşır ya da vücudun ağız ve rektum gibi birçok açık yerlerinden (deliklerinden) bir ya da birkaçından dışarı akarak veya renk değişikliği ve morarmalar halinde ortaya çıkabilir Eğer ağır bir yaralanmadan sonra gözle görülen bir kan kaybı olmadığı halde şok belirtilen ve görüntülen veya kazazedenin giysilerinin dikiş ve dokuma yapısına denk gelen “şekiller”, çürükler varsa daima iç kanamadan şüpheleniniz.
HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ Çocuğu yaralanmalara karşı koruyunuz ve nöbetin yoğunluğunu azaltmak için serinletiniz. Tıbbî yardım sağlayınız. Çocuğunuz bilmemi kaybeder kaybetmez çevresindeki eşyaları ve mobilyaları uzaklaştırın, böylece kollarının ve bacaklarının sert bir cisme çarpmasını önlemiş olursunuz Hasta bir bebek veya küçük bir çocuksa, sanki poposuna tokat atacakmış gibi dizimizin üzerine yatırın. Böylece dilin arkaya devrilip solunum yolunu tıkamasını da önlemış olursunuz.
HAVALE İLKYARDIM VE TEDAVİSİ
Çocuğu serinletiniz Önce yatak örtülerini açınız ve giyeceklerim çıkartınız, sonra başından başlayarak aşağı doğru ılık suyla ıslatınız Çocuğu, bir an için bile olsa yalnız bırakmayın. Uzuvların hareketine engel olmaya kalkışmayın, çocuğunuza zarar verebilirsiniz Çenelerinin arasına bir şey sokmaya veya kilitlenmiş dişlen birbirinden ayırmaya çalışmayın. Bol miktarda temiz hava sağlayınız Boyun ve göğüste bulunan sıkı giyecekleri gevşetiniz. Bilmemi yitirmiş kazazedelere uygulanan tedaviyi uygulayınız. Çırpınma tarzındaki hareketler sona erdiğinde çocuğunuzu yan çevirin, böylece solunum yollarının dil veya tükürükle kapanmasını önlersiniz.
GÜNEŞ YANIĞI BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ Güneşten yanan kırmızı renkli cilt bölgesine, mevcut gerginliği ve tahrişi azaltmak için Kalamin gibi yatıştırıcı bir losyon veya soğuk kompres uygulayın. • Hasta evdeyken, yanık bölgelerin üzerine hiçbir şey giymesin, bu bölgeleri havayla temasa bırakın. Dışarı çıkarken ise, yanık bölgelerin üzeri örtülmelidir. • Eğer hasta çocuksa kabarcıklar meydana gelir ve çocuğunuz acı çekerse, kendisine Bebek Aspirini veya Parasetamol şurubu verin. • Çocuğunuzun ateşine bakın. Eğer 39’un üzerindeyse hemen doktora başvurun ve vücudu ıslak süngerle silerek bu ateşi düşürmeye çalışın. • Çocuğun en az 48 saat süreyle güneş ışınlarına doğrudan maruz kalmasını önleyin. • Hastanın yatak çarşafının iyice gergin olmasına dikkat edin, böylece herhangi bir kat yerinin ona acı vermesini önlersiniz. • Güneş yanığına engel olmak için, güneşte kaldığı ilk birkaç gün boyunca çocuğunuzun derisinin doğrudan güneş ışığı almasına engel olun. Daha sonra da açıkta kalan bölgelere, güneş yağını iyice süzen bir losyon sürün. • Burnunuza ve dudaklarınıza güneşten koruyucu bir krem sürün ve ensenizi de geniş kenarlı bir şapkayla koruyun. • Güneş yağını, denizden çıktıktan sonra tekrar sürmeyi unutmayın. • Güneşte kalman süreyi hergün yalnızca onar dakika arttırm. Eğer güneşten yanan bölgelerde kabarcıklar meydana gelirse, ateş yükselir ve genel sağlık durumu bozulursa; doktora başvurmalısınız. Çocuğunuzun ateşi yüksek olduğu hâlde derisi kuruysa ve kendisi dalgın ya da aşırı uyku-luysa, yine doktora başvurmanız gerekir; çünkü bu durum, acilen tedavisi gereken bir sıcak çarpması olabilir.
GÜNEŞ YANIĞI Güneşte uzun süre kalma sonucu deri üzerinde meydana gelen yanığa güneş yanığı denir. Ultraviyole ışınları (morötesi ışınlar) deride mevcut ergosterolün D vitaminine çevrilmesine yardımcı olduğu için şüphesiz güneşte kalmak, başka bir deyimle güneş banyosu yapmak faydalıdır. Böylece deri bronz rengi alır ve insana sağlıklı bir görünüm kazandırır. Sarışınların ve kızıl saçlıların güneş ışınlarına karşı çok duyarlı bir derileri vardır. Ayrıca değişik bölgelerin duyarlılığı arasında da fark bulunur.Güneş ışınları deride önce eritem denen bir kızarıklık meydana getirirler, buna 1. derece yanık denir. İnsan yanmadan bronzlaşmak isterse yazın ilk gün 15 dakikadan fazla şiddetli güneş altında kalmamalı, bu süreyi diğer günlerde yavaş yavaş uzatmalıdır. Güneş, derinin üst tabakasında bir kalınlaşmaya ve pigment miktarında artışa neden olduğu için insan zamanla daha uzun süre güneşte kalabilir.
GÜNEŞ YANIĞI
Beyaz veya henüz kızarmış bir deri üzerine ışınların etkisi yeterinden fazla devam ederse deride su kabarcıkları oluşur ve sonunda derisoyulur ki 2. derece yanık meydana gelmiş demektir. Çoğunlukla çok ıstırap veren güneş yanıkları, bazen ciddî de olabilir. Birinci derecede, yani yalnız kızarıklık görülen yanıklarda, etkili bir tedavi yoktur. Fakat eczanelerde satılan bazı nemlendirici ve deriyi teskin edici kremlerin yararı dokunabilir. Ancak bunların bazılarının deride reaksiyonlara sebep olacağı akıldan çıkarılmamalıdır. Herhangi bir iltihaplanma hâlinde, uygulamayı hemen kesip, bir deri uzmanına başvurun. • Her şeyden önce, güneş yanıklı kişiyi gölgeye alın. • Su içirdikten sonra ateşini ölçün. • Ateş yükselmişse ve daha başka belirtiler (örneğin ödem) varsa, hemen doktora başvurmak gerekir. • Küçük çocuklarda ve yaşlılarda önemlice bir güneş çarpması, sıcak çarpmasına dönüşebilir ya da bir beyin konjestiyonu söz konusudur.
GÖZ YARALANMALARI Tahta parçası, cam, madenî bir cisimle yaralanan veya düşmekten ilen gelen bir darbeye maruz kalan, infilak edici bir maddenin etkisi altında kalan herhangi bir göz kazasında, muhakkak tehlikeli bir durum vardır Göz yaralanmaları anında tedavi edilememesi hâlinde uzun sureli görme bozuklukları yaratabilir Kazazedenin gözüne sert bir cisim çarpmışsa goz oyuğu bu çarpmayı korumuştur Ancak goz oyuğunun çevresindeki kan damarları çatlayacağından zamanla birtakım çürükler ve şişlikler oluşabilir. Göze kimyevî bir madde kaçarsa acil tedavi gerekir Göz bebeğine sert bir cisim batmış ya da gözün kenar veya göz kapağı kesilmişse acil tedavi gerekir. Yapılacak iş, göz üzerine steril bir gazlı bez koyduktan ve bunu hafif bir bandajla tespit ettikten sonra vakit geçirmeden doktora başvurmaktır.
GÖZE KAÇAN YABANCI ÇİSİMLERİN BELİRTİLERİ Bütün göz yaralanmaları potansiyel olarak ciddî olaylardır. Çünkü göze kaçan cisimler göz küresini delebilir ve iç hasarlarla ve muhtemel enfeksiyonlarla sonuçlanabilir. Gözde en çok rastlanan yabancı cisimler, toz, kum ya da kirpiktir. Göz küresinin dış yüzeyine yapışarak ya da gözkapağının altına yerleşerek (normal olarak üst kapağa) rahatsızlığa ve iltihaplanmaya yol açarlar. Çoğu durumda bunlar kolaylıkla çıkarılabilirler. Bununla birlikte, gözün renkli kısmının (gözbebeği ve iris) üzerinde bulunan ya da göz küresine batmış olan cisimleri çıkarmaya kalkışmayınız. Bu durumlarda hemen tıbbî yardım isteyiniz. Belirtiler ve Görüntüler • Kazazedenin gözü ağrır ve kaşınır. • Görüşü zayıflamış olabilir. • Etkilenen gözde sulanma. • Kazazedenin gözü kızarmıştır Bütün göz yaralanmaları potansiyel olarak ciddî olaylardır. Çünkü göze kaçan cisimler göz küresini delebilir ve iç hasarlarla ve muhtemel enfeksiyonlarla sonuçlanabilir. Gözde en çok rastlanan yabancı cisimler, toz, kum ya da kirpiktir. Göz küresinin dış yüzeyine yapışarak ya da göz kapağının altına yerleşerek (normal olarak üst kapağa) rahatsızlığa ve iltihaplanmaya yol açarlar. Çoğu durumda bunlar kolaylıkla çıkarılabilirler. Bununla birlikte, gözün renkli kısmının (göz bebeği ve iris) üzerinde bulunan ya da göz küresine batmış olan cisimleri çıkarmaya kalkışmayınız. Bu durumlarda hemen tıbbî yardım isteyiniz. Belirtiler ve Görüntüler • Kazazedenin gözü ağrır ve kaşınır. • Görüşü zayıflamış olabilir. • Etkilenen gözde sulanma. • Kazazedenin gözü kızarmıştır
GÖZDE KİMYASAL YANIKLARIN İLKYARDIM Kimyasal maddeyi mümkün olduğu kadar çabuk yıkayarak kazazedeyi hastaneye kaldırınız. Kazazedenin gözünü ovuşturmasına izin vermeyiniz. • Kazazedenin yüzünün etkilenmiş olan tarafını, yavaş yavaş akan suyun altına tutarak suyun yüzden akmasını sağlayınız. Ya da kazazedenin etkilenmiş taraftaki yüzünü soğuk su dolu kaba batırarak gözünü açıp kapamasını isteyiniz. • Eğer bu mümkün değilse kazazedeyi başı geriye eğilmiş ve etkilenen tarafa çevrilmiş olarak oturtun ya da yatırın. Sağlam gözü koruyarak, etkilenen gözün göz kapağnı yavaşça açıp içine göz damlasıyla steril su ya da bir bardak musluk suyunu dökünüz. Dikkat:Göz kapağının her iki yüzüne de su gidip gitmediğini iyice kontrol ediniz. Eğer göz, ağrılı bir kasılma ile kapanmışsa göz kapaklarını sert fakat nazik bir şekilde çekmek zorunda kalabilirsiniz. • Gözü steril bir göz tamponuyla hafifçe kapatınız ya da eğer göz tamponu yoksa, temiz ve tüysüz bir kumaş kullanabilirsiniz. • Hemen hastaneye kaldırınız.
FELÇLİLERDE İLK YARDIM TEDAVİSİ Yarım felcin nedenleri çoktur. Öncelikle bu nedenlerin tedavisine girişilir. Neden, kan toplanmasıysa boşaltılır; bir kalp içzan iltihabı ya da tifo ateşiyse, tedavi edilir; damar oluşum bozukluğuysa (anevrizma vb.) ameliyat edilir; ursa, ameliyatla çıkarılır. Bununla birlikte, genel olarak uygulanabilecek bazı kurallar da vardır. Zamansız tedavilere girişmemek, felçliye bir şey içirmeye çalışmamak çünkü gırtlak felci varsa, akciğerlere kaçabilir.Kişi bilinçsizse, koma evresinde, üst solunum yollarının tıkanmasını engelleyecek biçimde yan yatırılmalıdır. Bu yatış biçimi, rahat soluk alıp vermesine yardımcı olur. Ayrıca, her 3 saatte bir dayanma yerlerinde yaralar açılmaması için, öteki yanına çevirmek gerekir. Damar kökenli yarım felçlerin tedavisinde, yavaş yavaş artırarak yaptırılacak hareket çok önemli bir öğedir.
FELÇLER Organizmanın her köşesine, damar ağacı gibi, bir de sinir ağacı uzanmaktadır. Özellikle hareketleri düzenleyen ve kaslara uzanan sinirlerde bir bozukluk veya kesilme olursa, o organın kasları hareketsizleşir, bu olaya felç ismi verilir. Özellikle insanların kol ve bacaklarına gelen felçler dikkati çeker. Yüzde, dilde olan felçler de konuşma bozukluğu ve ağız çarpıklığı ile hemen belli olur.Önemli felçlerden biri de bağırsak felçleridir, öldürücü bir hastalıktır. Her organın siniri bozulduğu vakit felç olayı ortaya çıkar. Örneğin göz felci, işitme felci vb.Felçlerin meydana gelmesinde başlıca iki olay önemli rol oynar. Bunlardan bir tanesi, organa veya kas içine giren sinirin ezilmesi ve kopma-sıdır. Diğeri de merkezî sinir sistemi dediğimiz beyin, soğancık ve omurilik gibi yapılarda ortaya çıkan arıza ve hastalıklara bağlı olaylardır. Bu olaylar bir kanama, bir tümör, bir iltihap, bir damar tıkanması olabilir. Bu tür felçlerin en sık rastlanan tipi yarım felçtir. Yarım felçlere oldukça sık rastlanır. Beyin yarıkürelerinden birini orta bölümünde etkileyen, ister yüzeysel, ister derin bütün bozunlar (travmaya bağlı, damarsal, yangısal, ursal, yozlaştırıcı), bedenin karşı yanında bir yarım felce yol açabilirler. Piramit demetin herhangi bir bölümünün ölümüne yol açabilecek bir damar yırtılması, orada oluşan “tromboz” ya da başka yerden gelen “amboli” pıhtılar, apse, ur, söz konusu olabilir.
FELÇLER
Yarım felce genellikle, yaşlı, damarları bozulmuş kişilerde rastlanır. Çeperleri kireçlenen damarlar, kopabilir ya da tıkanabilir, bu yüzden beynin bazı bölgelerine yeterince kan gönderemezler. Bu, genellikle, inme diye nitelenen durumdur ve çeşitli belirtilerle yansır. Hasta ölü gibidir, yüzü kanlı, solunumu gürültülüdür; dış uyarılara yanıt vermez, bazen sidik ve dışkı kaçırır. Sonra koma yerleşir; bedenin yarısında felç görülür; hasta yalnızca bedeninin bir yanını oynatabilir; yüzü artık bakışımlı değildir, gözler bir yanda yukarı bakar. Muayenede, refleksler değişmiş bulunur. Yüzdeki bakışımsızlık, yüz felcinin merkezî sinir sistemi kökenli olduğunun belirtisidir. Hasta solurken, her soluk verişte felçli yanın yanağı kalkar. Gülümsemesi söylenirse, yalnızca yüzünün sağlam yanıyla başarabildiği gözlenir. Felcin komayla olan bu ilk dönemi az ya da çok uzun bir süre devam eder. Genellikle birkaç saat ya da birkaç günde hasta, bilincini kazanır.
EZİLME YARALARI İLKYARDIM Zehirli kimyasal maddelerin serbest kalmasıyla olabilecek böbrek hasarlarını onleyınız Bir kazazedenin kol ve bacağından sıkışmış olarak yakalanışı 30 dakikadan fazla surmuşse kurtarmaya kalkışmadan önce acil servisi çağırınız. • Ciddî kanamayı kontrol altına alıp yaraları tedavi ediniz, kırıkları mumkun olduğu kadar hareketsiz hâle getiriniz • Eğer sıkışan kol ya da bacak gecikmeden serbest bırakılabılıyorsa ağırlığı kaldırınız Mümkünse kazazedeyi başı alçakta, ayakları yukarda yatırınız Kazazedeye kıpırdamamasını tavsiye ediniz Dikkat: Kurtarma saatim ve ezilme suresini kaydediniz
EZİLME YARALARI İLKYARDIM
• Olaydan etkilenen kol ya da bacağı yastık ve rulo hâline getirilmiş giyecek ya da bat tanıyelerle hareketsiz hâle getirerek yaralar elverıyorsa yükseğe kaldırınız Mumkun olan yerlerde ezik yaralar açık tutulmamalıdır • Şoku azaltmak için antışok tedavisi uygulayınız • Soluma hızım, nabzı ve cevap verme seviyelerim 10 da kıka aralıklarla denetleyiniz • Eğer kazazede bilinçsiz fakat normal olarak soluyorsa iyileşme konumuna getiriniz • Solunum ve kalp atışı durur sa, hemen yemden hayata döndürme eylemine başlayınız • Hemen hastaneye kaldırınız Tedavi konumuna getirerek sedyelik vak’a olarak taşıyı nız, ambulans personeline ezilme suresini bildiriniz • Eğer hastaneye kaldırma 30 dakikadan fazla gecikirse ve iç yaralanmadan şupheleml-mıyorsa kazazedeye yudum yudum soğuk su veriniz Dikkat: Sıkışma kısa surmuş ve ezilme sadece parmaklar, el ya da ayaktaysa yaralı kısmı soğuk su altına tutunuz ya da so ğuk kompres uygulayınız.
EZİLME YARALARI Bu yaralanmalar, büyük çapta den, kas ve kemiğe zarar verdiğinden her zaman tıbbî yardım istenmelidir. Ciddî iç ve dış kanamalar olabilir Özellikle bir kolu ya da bacağı besleyen kan damarları hasar gormuş olabilirler, bu sebeple kurtarma gecikirse oksijenli kan yokluğunun uzaması sebebiyle hasarlı kısım yıtırılebılır. Bazı vak’alarda hasar gören parça sıkışmış olarak bir saatten fazla kalırsa yaralı dokulara serum akarak onların şışıp sertleşmesine sebep olur, kan basıncı düşer ve şok durumu oluşabilir. Hasar gören kaslardan çıkan maddeler yüzünden vücut içerisinde toksık (zehirli) kimyasal madde birikimi de olacaktır Sıkışmanın kalkması üzerine bu maddeler vücudun diğer kısımlarına hızla yayılarak böbrek yetersizliğine sebep olur ki bu da oldurucudur Bu nedenden dolayı kazazede çıkarıldığı zaman, kızartı ve şişme dışında pek az yaralanma görüntüsüne sahip olmasına rağmen ciddî bir durum mevcut olabilir.
YAYGIN KULLANMA Ampul değiştirirken dahi, elektrik kordonu veya elektrikli bir alete, elektriği sigortadan kesmeden müdahalede bulunmayın. Her türlü bakım, temizleme, onarımdan önce, aletleri prizden çekin. Sigorta teli değiştirirken, mutlaka aynı cinsten ve kalınlıkta tel sarın. • Sigorta atarsa, tesisatta veya kullanılan elektrikli aletlerden birinde bir anormallik var demektir. Bu nedenle yeni bir kullanımdan önce, bir kontrol gerekir. • Tehlike, nemli bir ortamda daha da artar (mutfak, banyo). Banyoda suya yakın olduğunuz hâllerde elektrikli aletlere, hatta elektrikli tıraş makinesine, saç kurutma makinesine ve telefona, eğer bozukluk varsa, kesinlikle dokunmayın. • Ütü, elektrikli ocak yakacağı, elektrikli ısıtıcı gibi aletleri kullanmaya meraklı çocuklarınızı gözden uzak tutmayın.