SICAK VE GÜNEŞ ÇARPMASI
Ağır ananastık sırasında kaslarda ısı oluşur ve bu ısı, kan aracılığıyla tum vücuda dağılarak genel vücut ısısını yükseltir Böyle olunca da vücut hemen ısı kaybetmek için reaksiyon gösterir
• Derideki kılcal damarlar genişleyerek (şişerek) vücut yüzeyine daha çok kan gelmesini ve böylece de ısı kaybolmasını sağlar Kanın deriye bu şekilde hücumu, insanın ısınmış ve kızarmış görünmesine sebep olur
• Terbezlerı daha çok ter üretir Bu da buharlaşarak vücudu serinletir.
• Solunum artar ve akciğerlerde daha çok ısı kaybı olur.
Fazla sıcaktan iki durum ortaya çıkabilir Sıcak yorgunluğu ve sıcak çarpması Sıcak bitkinliği, genellikle sıcak ve rutubetli iklimlerde fiziksel çalışmalar yapan insanları, özellikle terle kaybolan sıvı ve tuzu yeniden almadıkları takdirde etkiler.
Sıcak çarpması ve hızlı bilinç kaybı, aşırı sıcakta ya da hava akımı olmayan yüksek rutubette görülebilir. Kışının terleyememesı yu-zunden vücut ısısı 40°C’ye kadar çıkabilir.
Yazar: yonca
-

SICAK VE GÜNEŞ ÇARPMASI
-

BÜYÜK SARA NÖBETİNDE İLK YARDIM VE TEDAVİ
BÜYÜK SARA NÖBETİNDE İLK YARDIM VE TEDAVİ
Nöbet sırasında hastayı yaralanmaktan koruyunuz ve yeniden kendine geldikten sonra da bakım sağlayınız.
• Hasta düşüyorsa tutmaya ya da duşuşu yavaşlatmaya çalışarak yere yatırınız.
• Hastanın çevresinde bir yer açınız ve bir yardımcı istemiyorsanız, etraftaki herkesin oradan uzaklaşmasını isteyiniz.
• Eğer mumkun olursa boyun çevresini açıp, gömlek yakasını gevşetip başının altına yumuşak bir şey koyunuz.
Dikkat: Herhangi bir tehlike olmadıkça hastayı ne hareket ettirin ne de kaldırın. Sakın hastayı zorla tutmayınız.
• Sakın hastanın ağzına herhangi bir şey koymayınız ya da ağzını açmaya çalışmayınız.
• Sarsıntılar durunca hastayı iyileşme konumuna getirerek solunuma yardımcı olunuz.
Dikkat: Hastayı uyandırmaya kalkışmayınız.
• Krizden sonra, hastanın tamamen iyileştiğinden emin olana kadar yanından ayrılmayınız.Tamamen aktifleştiğinden emin olmadıkça hastaya içecek bir şey vermeyiniz.Hasta çabucak, tamamen iyileşse bile son krizi hakkında doktora bilgi vermesini öğütleyınız.Hastada birçok nöbet görülmedikçe, nöbet sırasında yaralanmadıkça ya da bilmeme yeniden kavuşması on beş dakikadan fazla sürmedikçe ambulans çağırmayınız.
BÜYÜK SARA NÖBETİNDE İLK YARDIM VE TEDAVİ -
BÜYÜK SARA NÖBETİNİN BELİRTİLERİ
BÜYÜK SARA NÖBETİNİN BELİRTİLERİ
Bütün büyük sara vak’aları ıkı aşama gösterir Katılık, bilinç kaybı ve arkasından sarsılma.
• Hasta birdenbire bilincini yitirip yere düşer, bazen acayip bir çığlık da atar.
• Birkaç saniye katılaşır ve solunum durabilir Ağız ve dudaklar morarır (sıyanoz) ve yüz çevresiyle boyunda kan toplanır.
• Sonra kaslar gevşer ve atmalar başlar Bu sırada karşılıklı kas grupları kasılır ve gevşer Bu atmalar çok kuvvetli olabilir.
Bu aşamada kilitlenmiş dişler arasından alman soluk zorlaşabılır ya da sesli olabilir Ağız çevresinde kopuk ve eğer dudaklar ısırılmışsa, kan görülebilir, çişini ve bazen dışkısını tuta-mama durumları görülebilir Sonunda kaslar gevşeyecektır ama hasta birkaç dakika daha bilinçsiz kalacaktır Nöbet, genellikle en fazla beş dakika geçince solunum normale dönecek ve hasta, yeniden bilincine kavuşacaktır ama şaşkın olabilir, acayip davranışlar gösterebilir Bu durum bir saat kadar sürebilir ve hasta, sessiz bir şekilde dinlenmek isteyebilir.BÜYÜK SARA NÖBETİNİN BELİRTİLERİ -
Büyük Sara
Büyük Sara
Çoğu buyuk sara nöbeti, beklenmedik anda gelir Bununla birlikte, bazı kimseler daha ağır bir şey olacağını haber veren bir uyarı hissetmeye alışmışlardır Bu uyarı kişiden kişiye değişebilir. Örneğin, vücudunda acayip bir duygu biçiminde olabildiği gibi özel bir koku ya da ağız tadı biçiminde de olabilir Uyarı sırasında kişinin normal davranışları değişebilir, ancak, bu fazla sürmez .
Epilepsi olarak da bilinen büyük sara hastalığı, beyindeki anormal elektriksel boşalımın bir sonucu olarak nöbetler halinde ortaya çıkan kronik bir bozukluktur. Sara nöbetlerinin başlaması ve sona ermesi aniden olmaktadır. Büyük sara vücutta havale gibi genel kasılmalara ve bilinç bozukluklarına neden olur.
Sara Neden Olur?
Sara olgularının büyük bölümünde kesin bir neden saptanamaz. Fakat beyin lezyonları, tümörleri, kafatası-beyin travmaları, doğum travmaları ya da doğuma bağlı beyin hastalıkları büyük saranın oluşumuna sebebiyet vermektedir. Beyni etkileyerek sara nöbetlerine yol açan genel hastalıkların başlıcaları ise beyin dokularına oksijen ulaşmasını engelleyen dolaşım bozuklukları, karbon monoksit, alkol gibi maddelere bağlı zehirlenmeler, yüksek ateş, beyin iltihabı gibi metabolizma bozukluklarıdır.
Hastalığın Görülme Sıklığı Nedir?
Büyük sara oldukça sık görülen bir hastalıktır. Nedeni tam olarak belirlenemeyen hastalık dünyanın % 5’inde görülmektedir. Erkeklerde kadınlardan daha sık rastlanan hastalık çoğunlukla çocukluk ve ergenlik yaşlarında başlamaktadır. Fakat erişkin ve orta yaşta da görülmektedir. Genellikle değişik yaş guruplarında farklı sebeplerden ötürü meydana gelebilir.
Hastalığın Tedavisi Nedir?
Genellikle hastaların büyük bölümünde ilaç tedavisi olumlu sonuç verir. Sara nöbetlerinin beyne yerleştirilen elektrotlarla denetim altına alınması henüz deneysel bir tedavi yöntemidir ve kesinliği tam olarak kanıtlanmamıştır. Hastanın öyküsüne ve tıbbi muayenesine dayanan uygun ilaç tedavisi uygulanmaktadır. İlacın yan etkilerini azaltmak için de başlangıç ve devam tedavileri uygulanmaktadır.
-
ÖLÜM BELİRTİLERİ
ÖLÜM BELİRTİLERİ
Olduğu zannedilen birçok insanın sonradan dırıldıklerıne dair haberleri arasıra gazetelerde okur ve belki de şaşarız.Halbuki butun bu vak’alarda olum teşhisinin yanlış konduğu ve şahsın gerçekte yaşadığı pek doğaldır O hâlde bu hataya düşmemek için olumu izleyen belirtilerin incelenmesi ve bunlar hakkında bilgi sahibi olunması şarttır Bilincim kaybetmiş baygın bir kimse ile olmuş bir şahsı birbirinden ayırt etmek, ilk yardım konusunda çalışmak isteyen hemen herkes için önemli bir sorun teşkil eder Aşağıda sıralanmış olan ve olum için karakteristik birer belirti oluşturan 5 arazın boğulmalarda, gaz zehirlenmesinde, elektrik şokunda, asfıksı ve şok husule getiren diğer hâllerde olum meydana gelmeden evvel de be-lırebıleceklerını ilâve edelim.ÖLÜM BELİRTİLERİ • Kalp hareketlen durmadan evvel solunum durur Ender olmakla beraber solunum kesilmesinden şüphe ediliyorsa şahsın ağzına bir ayna tutulur, buğulanıp buğulanmadığı incelenir.
• Kalp seslen mevcut değildir.
• Nabız hissedilmez.
• Gozbebeklerı genişler ve ışık tutulduğu za man daralmaz.
• Göz kapakları yarı yarıya kapanmıştır Goz yuvarlarına dokunulduğu zaman hassasiyet göstermezler.
Bütün bu belirtiler mevcut olsa bile bir doktor tarafından 10’ar dakika ara ile 3 defa muayene yapılmadan olum hakkında kesin karar vermemeli ve mücadeleye devam edilmelidir Ancak bu şekilde kesin bir sonuca varılabilir Bunlardan başka olumu belirleyen birkaç araz daha vardır Bunlara geç belirtiler denir. -
MİDEDE YABANCI CİSİM
MİDEDE YABANCI CİSİM
Özellikle çocuklar ve aklî dengesi yerinde olmayan insanlar madenî para, düğme, boncuk vs. gibi yabancı cisimleri yutabilirler. Bazen de kazaen iğne, ayakkabı çivisi, cam parçası, saç firketesi gibi delici ve kesici cisimleri yutarlar. Yuvarlak cisimlerin yutulması fazla bir tehlike arz etmez, sindirim kanalı yoluyla gaita ile atılırlar. Ancak delici ve kesici cisimler mide ve bağırsak duvarını delmek veya kesmek suretiyle önemli hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olurlar. Bu gibi durumlarda:
• Hastanın hemen hastaneye yetiştirilmesi gerekir. Mümkünse ağızdan herhangi bir şey verilmeden hastaneye götürülmelidir.
Hastaneye götürülmesi uzun süre alacaksa, yabancı cismin travmatik etkisini önlemek veya azaltmak için şu önlemler alınır:
• Ekmek içi veya haşlanmış patates yedirilir.
• Küçük küçük parçalar hâlinde pamuk yutturulur. Pamuk, sellüloz tabiatında olduğu için bağırsaklarda sindirilemez. Yabancı cismin etrafını bir kılıf gibi sararak etkisiz hâle getirebilir.MİDEDE YABANCI CİSİM -
MİDE KANAMASI MİDEDE YABANCI CİSİM
MİDE KANAMASI MİDEDE YABANCI CİSİM
Daha önceden mide ülseri olan hastada herhangi bir sebebe bağlı olmaksızın kendiliğinden kanama olabilir. Az miktarda olan kanamalarda, kusma olmadan gaitanın (büyük aptes, feçes) renginde değişiklik olarak kendini gösterir. Gaita katran gibi siyah renkte çıkar. Eğer kanama fazla ise kahve telvesi şeklinde kusma olur (Hematemez). Mide ülserli kanamalı kişi, kanama durmuş olsa bile mutlak doktora götürülmelidir. Doktorun olmadığı bir yerde, köy, kamp, yolculuk vs. gibi durumlarda ağızdan yiyecek verilmemeli, ancak buz varsa buz, yoksa yudum yudum soğuk su verilmelidir. Soğuğun vazokonstriktör (damar büzücü) etkisi nedeniyle kanayan damar büzüşerek geçici bir süre de olsa kanama durabilir. Bu durumda hasta teskin edilmeli, telâşa kapılmadan ve mümkün olan süratle hastane tedavisine yetiştirilmelidir.MİDE KANAMASI MİDEDE YABANCI CİSİM -
KRAMP ( YÜZÜCÜLERDE)
KRAMP ( YÜZÜCÜLERDE)
Kramp çoğunlukla uylukta, bacakta, kolda, boyun ve karında meydana gelir. Özellikle yüzücülerde bu duruma çok sık rastlanır. Kol ve bacakta ortaya çıkan ani kramplara rağmen tecrübeli bir yüzücü eğer uzaklık çok değilse kendisini kıyıya atabilir. Buna karşın karın veya midede baş gösteren kramplar çok daha tehlikelidir. Böyle bir kaza ile karşı karşıya kalan yüzücü yardım görmezse büyük bir olasılıkla boğulur. Karın krampı, bacakların karna doğru çekilmesine ve buna karşın da yüz ve başın öne ve aşağıya doğru eğilmesine neden olur. Yüzücü âdeta kendi üzerine kıvrılır. Bu durumda kendini kurtaracak herhangi bir harekette bulunmasına olanak yoktur. Böyle bir mide veya karın krampı olasılığını hesaba katarak, tek başına yüzerken kıyıdan çok fazla uzaklaşmanın doğru olmayacağını her zaman hatırlatmak gerekir. Çok fazla ve hazmı güç yemek yedikten sonra derhal denize girmenin bu tür kramplara yol açacağını bilmek gerekir. Yemek yedikten sonra en az iki saat denize girmemek isabetli olur. Dikkatli ve tecrübeli yüzücüler bunu her zaman göz önünde bulundurmalıdırlar.KRAMP ( YÜZÜCÜLERDE) -
KÖPEK ISIRMASI
KÖPEK ISIRMASI
Daha ziyade kedi, köpek gibi sıcakkanlı hayvanlar veya yarasaların ısırması ile bulaşan kuduz hastalığı, hayvan ısırmaları sonucu en büyük tehlikelerden biridir. Böyle vak’alarda yara derhal yıkanmalı ve ışınlan kimse, en kısa zamanda hastaneye gönderilmelidir. Kuduz hayvan yakalanıp denetim altına alınmışsa, 12 gün süre ile izlenir. Eğer bu sürede kudurmaz veya ölmez ise korkulacak bir şey yok demektir. Ancak hayvan kudurmuş, kaybolmuş veya ölmüş ise derhal hastaneye başvurup aşılanmaya başlanmalıdır. Mümkünse ısıran hayvanın başı kesilip kuduz hastanesine gönderilmeli ve beyninin incelenmesi ile kuduz olup olmadığı araştırılmalıdır. Işınlan yerde bir veya birkaç diş izi olabileceği gibi geniş doku kayıpları ile birlikte parçalı yaralar da meydana gelebilir. Isırılmak suretiyle meydana gelen yaranın tehlikesi, yaranın genişliğine ve ısıran köpeğin hastalıklı olup olmadığına göre değişir. Özellikle ısıran köpeğin kuduz olması, hastalığın bulaşması bakımından hayatî önem taşır.KÖPEK ISIRMASI Isırma durumlarında şunları yapmak gerekir: Yara, bol sabunlu suyla yıkandıktan sonra alkolle temizlenir. Sonra % 1-2 zefiran lüsyonu veya % 40-70 tentürdiyot ile silinir, eğer tendürdiyot veya zefiran bulunamazsa yara, bol sabunlu su ile temizlendikten sonra kibrit çöpü veya sivriltilmiş bir tahta parçası, nitrik asit veya asit feniğe batırılarak tek tek diş izleri koterize edilir.
• Mümkünse yara, potasyum permanganatlı su ile yıkanır.
• Yılan ısırmalarmdaki gibi turnike tatbik edilmez, çünkü kuduz etkeni olan virüs, kan yoluyla değil sinir yoluyla yayılır. Önemli olan, yaralanmanın ilk dakikalarında yara bakımının iyi yapılarak kuduz virüsünün sinirlere yerleşmesine mani olmaktır.
• Isıran köpek, öldürülmeden müşahede altında tutulur, kuduz şüphesi varsa başka insanlara temas etmemesine özen gösterilir. 10 günlük müşahededen sonra kuduz çıkmazsa serbest bırakılır. Köpek öldürül-müşse, beynini zedelememeye dikkat edilmelidir. Köpeğin kuduz olup olmadığının anlaşılması da beyinde Negri cisimcikleri denen hastalığa has bulgunun tespit edilmesi ile olur. Kuduz şüphesi olan durumlarda mutlaka bir sağlık merkezine giderek aşı olmalıdır. -
KOMADAKİLERİ BEKLEYEN TEHLİKELER
KOMADAKİLERİ BEKLEYEN TEHLİKELER
• Derin komada, nörovejatif büyük fonksiyonlar (solunum, kan dolaşımı) tam olmasa da faaliyetlerini kusursuz sürdürürler.
• Normal bir kişideki, uyurken pozisyon değiştirme yeteneği kaybolmuştur. Vücudun ağırlığı sürekli aynı dayanak noktasındadır. Bu nedenle de yatak yaraları meydana gelebilir.
• Bu yaralar ilerde çok zor tedavi edilir ve enfeksiyonlara sebep olur. Hareketsiz kalan eklemler, kaslar ve sinirler de bu durumdan zarar görüp, ilerde tedavisi mümkün olmayan izler bırakabilir.
• Savunma reflekslerinin eksikliği ise, akciğer solunumunu aksatıp, öksürme refleksinin ortadan kalkması nedeniyle, akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir. Bu da, solunum yetersizliğini daha ciddî boyutlara ulaştırır.
• Gözün saydam tabakası da hızla zarar görmeye başlayabilir, çünkü göz kapaklarının açılıp kapanma refleksinin ortadan kalkmasıyla nemlendiğinden, kurur.
• Ayrıca böbrek kontrolünün kaybolması da idrar tutmasını engeller ve bu da, böbrek iltihaplarına yol açabilir. -
KOMA
KOMA
Kişinin, ağrılı dış uyaranlara cevap vermemesi hâline ve tam bir bilinç kaybı ile seyreden duruma koma adı verilir. Komadaki bir insan uyuyor gibidir. Solunum azalması, hipotansiyon, reflekslere cevap vermemek ve sfinkterlerin kontrolünün kaybına bağlı olarak idrar ve dışkı kaçırma gibi durumlar da beraber bulunabilir. Sıklık derecesine göre şu hâllerde ortaya çıkar:
Alkol zehirlenmeleri, beyin hastalıkları (özellikle travma ve beyin kanaması), diabet, iç kanama, ilâç zehirlenmeleri, epilepsi, kalp hastalıkları, şiddetli infeksiyonlar. Komaya giren kişi, derin uykuya dalmış gibidir. Fakat sarsılarak uyandırılması mümkün değildir. Çünkü “tepki gösteremez”, savunma reflekslerinden yoksundur. Ne oturabilir, ne ayakta durabilir. Başını dik tutamaz, çünkü kas gücünü yitirmiştir. Buna karşılık felç olmuş da sayılmaz, hatta bazı hareketler de yapabilir, ama bunlar eşgüdümden yoksundur. Ancak komadaki kısmin solunumu âdeta normaldir ve kan dolaşımı da nabızdan ölçülebilir. Solunumun durması tehlikesiyle karşı karşıya kalsa da, solunum yeteneğini sürdürür. Koma durumunu ancak bir doktor saptayabilir ve tedavisini sağlayabilir. Bazı hâllerde, komaya giren kişi düzelip iyileşir. Yavaş yavaş “uyanır”, beyin fonksiyonları yerine gelir.
KOMA Doktoru doğru olarak uyarmak için, şu hususları bilmeniz gerekir:
• Tepki göstermeyi sürdüren, ancak bunu belirgin şekilde eksik olarak yapan, hafif komadaki hastanın sesi çok yüksektir. Örneğin adını kulağına bağırın, buna homurdanarak veya ölçüsüz bir jestle yanıt verecektir. Bazen çırpınma halindedir.• Derin komadaki kişi, kımıldamaz ve sese, acılı uyarılara dahi (yanağını sıkmak, çimdik-lemek) yanıt vermez. Ayrıca solunum yolları, tıkanmak tehlikesiyle karşı karşıyadır.
• Derin komadaki biri karşısında, acilen doktor çağırın. Doktor gelene kadar, basit önlemleri uygulayın. -
KIYMIK BATMASINDA İLK YARDIM VE TEDAVİ
Mümkünse hastadan, kıymığın ne gibi bir madde olduğunu öğrenin Eğer cam parçası batmışsa, bunun daha fazla zarar vermesi mümkündür Bu nedenle kendiniz çıkarmaya çalışmayın ve bir hastaneye veya doktora başvurun
• Eğer kıymık cam değilse ve ucu dışarıdaysa, bunu cımbız kullanarak çıkarın Ama daha önce cımbızın ucunu alevden geçirerek ste rıl (mikropsuz) duruma getirin, soğutun ve daha sonra kıymığı çıkarın Eğer kıymık tamamen derıaltmdaysa, ucu sivri bir dikiş iğnesini alevden geçirerek veya birkaç dakika antiseptik bir sıvı içerisinde tutarak steril duruma getirin Kıymığın battığı bölge üzerine bir buz parçası koyun ve bölgenin hafifçe uyuşmasını, sonra da iğ neyle den yüzeyini hafifçe parçalayarak kıymığın açığa çıkmasını sağlayın Kıymığın ucu açığa çıktıktan sonra, yine steril du ruma getirilmiş bir cımbızla tutup çıkarın Bölgeyi su ve sabunla yıkayın, üzerine antı septik bir krem surun
Çocuğunuz istemedikçe üzerine flaster yapıştırmayın
Kıymığı çıkarırken herhangi bir zorlukla karşılaşırsanız, bu girişimden vazgeçin ve doktora başvurun Eğer batan kıymık bir cam parçası ise derinin epeyce altında kalmışsa, toprak veya gübreye bulaşmışsa (te tanos tehlikesi) veya bunu kendi başınıza çıkaramıyorsanız doktora başvurun.

















