Bu tür ÅŸiÅŸmanlıkları, nedenleri açısından, iki gruba ayırmak gerekir. Bunlardan bir kısmı kendi, arzu ve isÂteÄŸimizle oluÅŸan geçici ÅŸiÅŸmanlıklardır. DiÄŸerleri ise, kendi arzu ve isteÄŸimiz dışında normal ve fizyolojik olaylar sonucu oluÅŸan geçici ÅŸiÅŸmanlıklardır.
A) Kendi Arzu ve isteğimizle Oluşan Geçici Şişmanlıklar (Su ve Tuz Şişmanlığı):
Beslenmenin yanı sıra, vücutta normal fonksiyonlaÂrın oluÅŸabilmeleri ve yaÅŸam için gerekli ve Önemli İki madde vardır. Bunlardan biri tuz, diÄŸeri ise sudur. TuzÂsuz ve susuz yaÅŸamak mümkün deÄŸildir. Her ne kadar, suyun ve tuzun kilomuza doÄŸrudan bir etkileri yoksa da, vücudun ihtiyacından fazlası ÅŸiÅŸmanlığa neden olur. Şöyle ki, tuz vücutta su tutar. Ekmekten, yiyeceklerden ve içeceklerden aldığımız tuz, genel olarak günlük ihtiÂyacımızı karşılar ve vücut için gerekli suyu tutar. Ne kadar çok su veya meÅŸrubat içersek içelim, vücut, ihtiÂyacın fazlasını idrarla, terle dışarı atar. EÄŸer, fazla tuz kullanmak alışkanlığı varsa, o zaman vücut gereÄŸinden fazla suyu tutar. Tuzun azaltılması veya kesilmesi haÂlinde, vücut gereÄŸinden fazla olarak tuttuÄŸu suyu atar. Bu husus deneylerle kanıtlanmıştır. Åžu halde, fazla tuz vücutta gereÄŸinden fazla su tutmasına, kilo artışına ve estetik bakımdan ÅŸiÅŸman görünmeye ieden olmaktadır. Böylece, fazla tuz kullanma alışkanlığı sonucu gereksiz yere vücutta kilolarca su taşınmaktadır. Tuzla ilgili diÂÄŸer bir önemli husus da ÅŸudur: Tuza baÄŸlı vücutta fazla su tutulması ÅŸiÅŸmanlığın yanı sıra tansiyonu artırır ve zamanla yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıklarına neden olur.
Tuzun yanı sıra, tatlılar, turÅŸular, baharatlı yemekÂler gibi yiyecekler de normalden fazla su içme arzusunu artırırlar. Ne var ki, bunların içinde veya birlikte yeniÂlen yemeklerde fazla tuz yoksa, sorun deÄŸildir, çünkü kısa bir süre sonra, vücut fazla suyu atar.
Şu halde tuz ve su kendi arzu ve isteğimizle oluşan geçici şişmanlığa neden olmaktadır.
B) Geçici Fizyolojik Şişmanlıklar :
Yukarıda sözünü ettiÄŸimiz hormonal dengesizlik, bazı normal ve fizyolojik olarak kabul edilen durumlarda da geçici olarak bozulur ve sonra denge kendiliÄŸinden tekrar saÄŸlanır. Böylece, geçici bir kilo alma ve ÅŸiÅŸmanÂlık yer alır. Bu geçici hormonal dengesizlikleri ve geçici ÅŸiÅŸmanlıkları daha çok kadınlarda görmekteyiz, örneÄŸin, erginlik yaÅŸlarında, âdet kesiminde (menapozda), gebeÂlik, doÄŸum öncesi ve lohusalıkta. Yine kadınlarda, deÂÄŸiÅŸik derecelerde olmak üzere, âdet öncesi hormonal denÂge bozulur ve vücut en az birkaç kilonun üstünde su tutar. Kadın ÅŸiÅŸer, vücut gerilir ve o günlerde giysileriÂne giremez bir duruma gelir. Âdet kanaması baÅŸlayınÂca, fazla sular atılır ve kadın eski kilosuna gelir. îşte bu da kendi arzu ve isteÄŸimiz dışında normal ve fizyoÂlojik olaylar sonucu oluÅŸan geçici ÅŸiÅŸmanlıktır.
