BULAŞIK MADDELER

Bu terim, has­ta bir kişiyle temas etmiş herhangi bir madde için (elbise, yatak takımları, oyun­caklar, kitaplar vb.) kullanılır. Bu mad­delerle, pratikte olmasa bile, kuramsal olarak hastalığın yayılması inancı artık eskisi kadar korkutucu değildir. Ayrıca, bilinen ... DEVAMI...>>

BULBER PARALİZİ

Beyin sapının bir bölümü olan soğanilik, bazen belkemiği soğanı diye de adlandırılır. Bu bölgede çekirdekleri bulunan motor kafatası si­nir çiftlerinin felcine de bulber paralizi veya bulber felç adı verilir. Bu felçte, konuşma, öksürme, yutma ve ... DEVAMI...>>

BULANTI

Kusmalardan önce beliren rahatsız edici bir duygudur. Bulantı hali, mide bozukluğu, yüksek ateş veya sereb-ral bir olayın başlangıcı veya belirtisi olabilir. Ayrıca, gebelik başlangıcında görülen kusmalar değişik kökenlidir, bkz. Gebelik Kusmaları. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BUJİ

Üretra, rektum, rahim ve vücu­dun diğer bir dışa açılan deliklerine so­kulabilmek ve bunları tıbbi nedenlerle genişletmek üzere kullanılan alettirBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BUERGER HASTALIĞI

Thromboan-giitis obliterans). Çevresel damarlarda karşımıza çıkan ve damar geçidinin gi­derek tıkanması şeklinde beliren bir rahatsızlıktır. Özellikle bacak damarların­da yerleşir; hasta yürüyünce az zaman sonra korkunç ağrılardan yakınmaya başlar. Bu ağrılar dinlenmeyle geçer. Buerger hastalığının kökeninde ... DEVAMI...>>

BRUCELLOSIS

bkz. Malta HummasıBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONZ DİYABET

bkz. Hemokromatoz. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONŞİYAL ASTIM

Bronşların içini örten mukoza tabakasının ödemi (bkz.) nedeniyle ortaya çıkan solunum zorluğu­dur ve krizler halinde kendini gösterir. Kökeninde allerji (bkz-) enfeksiyon (bkz.) ve psikolojik mekanizmalar vardır. Te­davisi, bu nedenlere göre değişirBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONŞEKTAZİ TEŞHİSİ

Doktorun kuşkulandığı du­rumlarda bronş filmi çekilmesi, hastanın akciğer içi hava yollarının genişlemiş ol­duğunu ortaya koyar. Tedavi: Hafif vakalarda, antibiyotik kullanılıp hasta baş aşağı duruma geti­rilir. Bu baş aşağı durma, yerçekimi et­kisiyle balgamın rahat çıkmasını sağla­yabilir. ... DEVAMI...>>

BRONŞEKTAZİ BELİRTİLERİ

Bol, kötü kokulu bal­gamlı öksürük. Hasta, kan tükürebilir ve terlemeyle birlikte hafif ateş, hızlı na­bız, genel durum bozukluğu, solunum darlığı ve hattâ morarma (cyanosis) gö­rülebilir. Öksürük, özellikle sabahları çok fazladırBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONŞEKTAZİ NEDENİ

Bebeklerde konjenital (do­ğuştan) bu durum var olabilir veya bron­şektazi, sonradan kızamık, influenza ve­ya zatürree gibi bir hastalık sonucu olu­şabilir. Bronşu tıkayan herhangi bir et­ken, bronşektaziye yol açabilir. Bu et­ken, akciğer kanseri veya bir grup tü-berkülozlu ... DEVAMI...>>

BRONŞEKTAZİ

Bronşların veya bronşiyollerin daimi anormal dilatasyonları (genişleme hali). Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONŞ KANSERİ

Bronş çeperinde or­taya çıkarak büyüdükçe bronş kanalını tıkayan ve bulunduğu yere göre soluk zorluğu, akciğerin büzülmesi gibi belir­tilere yol açan kötü huylu bir tümördür. Uzak organlara ve bu arada beyne at­layarak buralara özgü klinik ... DEVAMI...>>

KRONİK BRONŞİT TEDAVİSİ

Akciğer kanseri veya vere­minin kesin olarak var olmaması duru­munda, yukarıda sayılan belirtiler, kro­nik bronşite işaret eder. Tedavi güçtür. Hastalar, si­gara içmekten tamamen vazgeçmelidir. Solunum egzersizleri yarar sağlar. Tozlu ortamda çalışanlar, bu çevreden uzak­laşmalı veya işini ... DEVAMI...>>

KRONİK BRONŞİT BELİRTİLERİ NELERDİR?

Solunum güçlüğü (baş­langıçta beliren solunum güçlüğüne, sonraları dinlenme sırasında da rastlanır). Özellikle geceleri artan öksürük ve ses­li solunum vardır. Solunum güçlüğü, as-tımdakini andırır ve kronik bronşit, as­tım ile karışık olabildiği gibi, astım da kronik bronşitin ... DEVAMI...>>

KRONİK BRONŞİT

Soğuk, hem toz, dumana (sigara dumanı dahil) gibi etkenlerdir. Bronşların iç yüzleri tahrişe uğrar ve tekrarlayan akut bronşitler sonucu, faz­la mukus ifrazatı ve kabuk dokusu olu­şumu ile, akciğer dokusunun gittikçe ar­tan, fakat yavaş ilerleyen bir ... DEVAMI...>>

KRONİK BRONŞİT

Nemli ülkelerde çok sık rastlanan bir hastalık olup, özellikle orta ve ileri yaşlarda görülür. Bu du­ruma ailevi bir eğilim görülebilir. So­nucu, amfizem ve kalp hastalığı olabilirBu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

AKUT BRONŞİT TEDAVİSİ

Yatak istirahati, soğuğa ma­ruz kalmamak, sıcak şeyler içmek, bu­har solumaktır. Hasta odasında sigara içilmemeli ve hava akımı olmamalıdır, çünkü soğuk hava, öksürük krizini baş­latır. Tedaviye direnen akut bronşit va­kaları, hasta daha önce bir akciğer has­talığı ... DEVAMI...>>

AKUT BRONŞİT TEŞİSİ

Genellikle teşhis çok kolay konabilir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

AKUT BRONŞİT

Akut bronşit, genellikle ba­sit bir nezleden sonra (nezlenin göğüse inmesi deyimi bundan doğmuştur) veya bir gripten sonra belirir. Başlangıçta, trakea iltihaplanır, sonra hastalık, bronş­lara ve hattâ akciğer dokusuna yayılır ve bu son durumda, bir bronkopnömoni-den ... DEVAMI...>>

BRONŞ İLTİHABI (Bronşit)

Akut ve­ya kronik şekilleri vardır ve çeşitli bak­teriler etken olabilir.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONŞ

Boyundaki solunum borusu olan trakea, göğüste iki ana bronşa ay­rılır; bunlar da daha küçük dallara bö­lünürler. Daha ufak bronşlar dallanıp, bronş ağacını oluşturur ve bu dalların çapı 0,2 mm.'den dar olduğu zaman, bronşiyol adını alırlar. ... DEVAMI...>>

BRONKOSPAZM

Bronş çeperlerinde yer alan ve istemdışı çalışan kas lifleri­nin kasılması sonucu, bronş boşluğunun daralması. Birçok 'nedene bağlı olarak görülebilir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONKOSKOP

Hava yollarının mua­yenesinde kullanılan bir alettir. Teles­kop ilkesine göre çalıştırılan bu alette bulunan ışık kaynağı yardımıyla, bronş­ların iç bölümleri aydınlatılır. Bu mua­yene sırasında, hastaya genellikle yerel anestezi uygulanır ve alet, ses telleri ara­sından, trakeadan aşağı ... DEVAMI...>>

BRONKOPNÖMONİ

Bronşlardaki bir enfeksiyonun, akciğer dokusuna yayıl­ması sonucu, akciğer ve hava yollarının bileşik bir iltihabı ortaya çıkar ki, bu, bronkopnömoni olarak adlandırılır, bkz. Pnömoni. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONKOGRAM

Trakea'ya (solunum borusuna) röntgen ışınlarını geçirmeyen bir madde enjekte edilip, röntgen filmi çekildiği takdirde, bütün bronş sistemi­nin şekli filmde belirmektedir. Böyle çe­kilen filmlere bronkogram adı verilmek­tedir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRONKODİLATATÖR

Bronşların ge­nişlemesine yol açan, ya da mevcut bir fonksiyonel daralmayı gideren madde­leri tanımlamak için kullanılan bir de­yim; bronş genişletici. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BROMÜRLER

Brom tuzları, son yıl­lara kadar sakinleştirici olarak kullanıl­maktaydı ve bunların, yaklaşık olarak yüz yıl önce, tıpta ilk kullanılmaya baş­lanması etkili, tehlikesi oldukça az olan ve afyondan daha az alışkanlık yapa­bilen bir madde olduklarından, ileri bir ... DEVAMI...>>

BROMHİDROZ

Kötü kokulu ter sal­gısı, bkz. Ter. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BROCA BÖLGESİ

Beynin sol yarıkü­resinde, Sylvius yarığının başlangıç bö­lümünde yer alan motor konuşma mer­kezi. Hasar gördüğü takdirde kişi, konuşma yeteneğini yitirir. Adını, bu böl­genin işlevini ilk defa tarif eden ünlü Fransız anatomi bilgini Broca'dan almış­tır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza ... DEVAMI...>>

BRIGHT HASTALIĞI

Nefrit hastalı­ğının tarifini yapan ve teknik belirtileri­ni açıklayan kişinin adı ile anılması, bkz. Böbrek İltihabı. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BREGMA

Ön fontanel'e (bkz.) verilen ad. Taçsı ve sagittal sütürlerin birleşme yeri. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRANŞİYAL KAVİSLER

İnsan em­briyosunun gelişiminin erken bir döne­minde, başın hemen altında, altı tane "viseral kavis" belirir. Bunların birin­cisi, balığın altçenesinin, ikincisi solun­gaç kapağının ve branşiyal kavis adını alan son dördü de, solungaç kavislerinin karşılığıdır. Kavisler arasında girintiler ... DEVAMI...>>

BRAKİSEFALİ

Basık kafalı olmaya ve­rilen addır. Antropologlar, bu deyimi, kafatası genişliğinin en az uzunluğun beşte dördüne eşit olması halinde kul­lanılırlar. (Bu deyimin tersine, doliko-sefalide temel, kafatası genişliğinin uzun­luğun beşte dördünden az olmasıdır). Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BRADİKARDİA

Yavaş nabız atımına (dakikada 60'ın altında nabız atımı) ve­rilen addır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BÖCEK ÖLDÜRÜCÜ MADDELER

Bu maddeler, koruyucu dok­torlukta çok önemli olduğu gibi, tarı­mın verimli olmasında da etkendir ve sayılan günden güne artmaktadır. Ge­nellikle ensektisidler: 1. Klorlu hidrokar­bonlar ve 2. Organik fosfor bileşikleri­dir. 1. Klorlu hidrokarbonlar: a) D.D.T.: Bu bileşimin ... DEVAMI...>>

BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ (Sürrenal bezler, Adrenal bezler)

Her böbreğin üst kutbunda, yaklaşık olarak 5 gr. ağır­lığında, sarı renkten olan birer böb­reküstü bezi bulunur. Bu bezlerin bir kabuk (korteks) ve bir de iç bölümü (medulla) vardır. Embriyolojik gelişimin­de, medullamn kaynağı, sinir dokusu ve ... DEVAMI...>>

BÖBREK TAŞI (Nephrolithiasis)

Be­lirtileri, sancı ve idrarda kan görülmesi-dir. Böbrek pelvisinde duran çok iri bir taş dahi, belirtisiz olabilir, fakat ürete-re geçen ufak bir taş, teşhiste yanılma-yacak nitelikte şiddetli sancı ve ağrı uyan­dırır. Büyük taşlar, böbrekte kronik ... DEVAMI...>>

NEFROTİK SENDROM

Birçok böbrek has­talıklarında, idrarla çok fazla albümin kaybı sonucu, kan protein düzeyi aşırı derecede azalmakta ve ödem (dokuların su toplayarak şişmesi) görülmektedir. İdrara aşırı miktarda albümin geçmesi­ne eşlik eden durum, nefrotik sendrom diye adlandırılır. Bu ... DEVAMI...>>

KRONİK NEFRİT

Akut nefritten iyileşme­nin tam olmadığı vakalar bu evreye dö­nüşebilir. Belirtileri: Hastaların çoğunda be­lirti görülmez. Durum, rastlantı sonucu, idrarda protein bulunmasıyla teşhis edi­lir. Bazı vakalarda ise, bir dereceye ka­dar böbrek çalışmasında bozukluk ve zamanla kendine özgü belirtiler ... DEVAMI...>>

BÖBREK İLTİHABI (Nefrit)

Kelime anlamı olarak, nefrit, böbreğin iltihabı demektir, fakat bu sınıflandırmaya giren hastalıkların nedenleri iltihap olmayabi­lir. Nefritin bir benzeri de, Bright hastalığı'dır, çünkü Bright (1789-1858) busınıflandırmaya girebilecek çeşitli örnek­ler anlatmıştır. Burada kullanılacak olan bir sınıflan­dırmaya göre, böbrek hastalıkları, ... DEVAMI...>>

BÖBREK

Anatomi: Böbrekler, karın arka duvarında, periton arkasında, bel kemiğinin her iki yanında, ikinci bel omuru düzeyinde bulunurlar. Solunum hareketleriyle, bunlar da aşağı yukarı hareket ederler. Üst kutupları üzerinde, böbreküstü bezleri vardır. İç kenarların­dan, içlerinde mesaneye ... DEVAMI...>>

BOYUNLA İLGİLİ (Servikal)

Boyna ilişkin demektir. Boyun omurları ya da boyun sinirleri için bu deyim kullanıl­dığı gibi, rahim boynu anlamına da serviks'ten söz edilir. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BOYUN ÇARPIKLIĞI (Tortikollis)

Tortikollis, boynun çarpıklığı anlamına gelir. Genellikle, kulağın arkasında, ka­fatasının mastoid çıkıntısından, köprü­cük kemiğinin iç ucuna ve göğüs kemi­ğinin (sternum) üstüne yapışan sterno-mastoid kasın, doğum kazası sonunda, zedelenmesiyle oluşur. Bebekte bu durum, başın hep bir yana ... DEVAMI...>>

BOYUN

Göğüs bölgesinin üst bölümü­nü kafatası ile birleştiren gövde bölü­müdür. Boyunda bulunan başlıca organ­lar: Boğaz, tiroid bezleri, soluk ve ye­mek boruları (yani, trakea ve ösafagus), baş ve beyine giden ve oralardan gelen büyük kan damarları, kaslar ... DEVAMI...>>

BOYACI KOLİĞİ

Kurşun zehirlenme­sinin neden olduğu koliğe verilen addır. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BOUBON

Hıyarcık. Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BOTULİZM

Çok ender rastlanan bir gıda zehirlenmesidir. Nedeni: Clostridium botulinum adlı bakteri, bulaşmış olan yiyecek maddesin­de, çok kuvvetli bir zehir oluşturur. Buorganizma, alçak ısı derecelerinde, ok­sijensiz büyümektedir ve sporları da ısı ve kaynatmaya karşı dirençlidir. Belirtileri: ... DEVAMI...>>

BORNHOLM HASTALIĞI (Şeytanpençesi)

İlk olarak, Danimarka'nın Bornholm adasında görülmüş olan bir hasta­lıktır. Nedeni: Coxsackie B grubuna iliş­kin bir virüsün enfeksiyonudur. Belirtileri: Ateş, baş ağrısı, bazen öksürük ve göğüs kafesi tabanı çevre­sinde tipik sıkıştırıcı bir ağrı. Özellikle gençler arasında, yaz ... DEVAMI...>>

BORİK ASİT

Asit Borik.Bu Sayfayı Arkadaşlarınıza Gönderin..! DEVAMI...>>

BOĞULMAK (Tıkanmak)

Farinks (yu­tak) ve larinks (gırtlak), boğazın üst kısmmda, dilin arkasında, birbirlerinden ay­rılırlar ve yemek yutulması sırasında, solunum yolunu kapayan bir mekanizma vardır. Bu mekanizma, bülber paralizide olduğu gibi, ilgili kasların felciyle veya kişinin yemek yutarken ... DEVAMI...>>

BOĞULMA (Asfiksi)

Boğulma neden­leri, hava yollarının tıkanması, havada oksijen azlığı veya vücudun oksijeni kul­lanmasını önleyici diğer gazların varlığı­dır. Bunun bir örneği, karbon monok-sit gazıdır. Bu gaz, renksiz, kokusuz ve buharı görülemeyen bir gaz olup, akci-ğerlerce kolaylıkla emilir. ... DEVAMI...>>

BOĞMACA (Pertussis)

Etkeni, Borde­tella Pertussis ve Bordetella parapertusis adlı mikro-organizmalardır. Bunlardan birincisinin etken olduğu haller daha şid­detli geçer. Hastalık çok bplaşıcı olup, damlacık enfeksiyonu ile bulaşır. Bu hastalıkta bulunan diğer mikrop ile bu­laşır. Bu hastalıkta bulunan diğer ... DEVAMI...>>

AKUT FARENJİT

Genellikle nezleden sonra ortaya çıkar veya kızamık, kızıl ve dif­teri gibi enfeksiyöz hastalıklara eşlik eder. Belirtileri: Hafif ateş ve kırıklık, boğazda yanma, başlangıçta kuru ve son­raları balgamlı öksürük ve ses kısıklı­ğıdır. Tedavi: Yatak dinlenmesi, gargara yapmak ve ... DEVAMI...>>

BOĞAZ VE HASTALIKLARI

Bura­da ele alınan başlıca hastalıklar, akut farenjit ve ösofagus (yemek borusu) kan­