06 Haziran 2008 Tarihinde Eklenen Konular
Şizofreninin hafif bir şeklidir. Bir akıl hastalığından fazla, bir karakter bozukluğu diye tanımlanır. Hastanın kişiliği değişmez, fakat izlenme delüzyonları vardır, belleği ve kelimeleri anlayışı, gerçek dışıdır. Bu duruma oldukça sık rastlanır, kişinin mesleğini izlemesini engellememekle beraber çevresini tedirgin eder. Paranoya: Paranoid hastalar çok kuşkucu tiplerdir. Kendi yetersizliklerini üstünlük duygularıyla kapatırlar. Bu...
PARALİZİ JENERAL. P.G. ve demans paralitik diye de adlandırılan bu hastalık, frenginin üçüncü evresidir. Nedeni: Frengi etkeninin, beyin ve sinir sistemini enfekte etmesidir. Beyin büzülür ve zarları kalınlaşır. Belirtileri: En erken belirti, genellikle, zihinsel bozukluklardan oluşur. Bu durum, ilk enfeksiyondan 10-20 yıl sonra belirir ve genellikle erkeklerde görülür. Hasta unutkandır,...
Pannus: Gözün kornea tabakasında ortaya çıkan damarlanma. Konjunktiva'nm devamlı tahriş olması nedeniyledir. Korneanın üzerinde granülasyon dokusu oluşması ile görmeyi zorlaştıracak şekilde damarlaşma meydana gelmesine pannus denmektedir. Pannusun vücuda zararları nelerdir? Pannus denilen lezyon körlüğe neden olmaktadır. Pannus nasıl ortaya çıkmaktadır? Pannus yaklaşık 7 günlük bir kuluçka döneminden sonra ödem ve göz yaşarması gibi...
PANKREATİT. Pankreas iltihabı. Nedeni: Genellikle, safra yolları hastalıklarına eşlik eder. Enfeksiyon, duodenum'a safra kanalıyla birlikte açıldığı yerden, pankreas kanalına yayılır. Seyrek olarak da, duodenum papillasını bir safra taşı tıkar ve geri tepme sonucu, safra, pankreas kanalına geçer. Belirtileri: 1. Akut kanamalı pan-kreatit: Tripsin enziminin türediği tripsi-nojenin pankreas kanalına giren safra tarafından aktif...
PANKREAS. Karın boşluğunun üst bölümünde, arka duvara dayalı duran büyük bir karışık yapıda bezdir. Temel salgısı makta, iç salgısı olan ensülin ise doğrudan doğruya kan dolaşımına katılmaktadır. Anatomisi: Pankreas, ortalama 15 cm. uzunluğundadır. Büyük bir başı ve uzun bir cismi ve kuyruğu vardır. Başı, duodenum açıklığına uymakta olup, sağdadır. Cismi, enine...
ÖLÜM. Günümüze kadar, bir insanda solunum ve kalbin durmasına değin, ölümün gerçekleştiği söylenemezdi. Son yıllarda, doğal solunumun durması üzerine, aletlerle solunumun yapay olarak sürdürülmesi mümkün olabilmekte, ayrıca, kaza, tümör, ağır kanama, aşın dozlarda alınmış ilaçlar ya da elektrik şoku sonucu, beyin yıkıldığı halde, solunumun durmasına rağmen kalbin düzenli çalışmaya devam...
Gebeliğin 28'inci haftasından sonra doğup, soluk almayan ya da herhangi bir canlılık belirtisi göstermeyen çocuğun ölü doğduğu söylenir. Ölü doğum demek, bebeğin anne karnındayken yani anne rahminde iken ölmüş olması anlamına gelir. Bebeğin anne rahminden çıktığında canlı olup sonradan ölmesi ölü doğum demek değildir. Ölü doğum, gebeliğin bazı kaynaklara göre de 20'nci...
ÖKSÜRÜK. Akciğerlerin solunum yollarının iç yüzü, normal olarak, toz taneciklerini yakalamaya yarayan ve mukus salgılayan hücrelerle kaplıdır. Solunum yollarının iç yüzünü yapan zarlar iltihaplandığında, mukus salgısı artmakta ve bu zarın kolay tahriş edilebildiği görülmektedir. Öksürükle, mukusun fazlası dışarı atılabilmektedir. Karmaşık bir refleks vagus siniri aracılığıyla, öksürüğü doğurur. Öksürecek olan kişi,...
ÖJENİK. Bir türün kalıtsal özelliklerini geliştirebilecek koşulları inceleyen bilim dalıdır. Bu bilimi ilk ortaya atanlardan biri, Charles Darwin'in kuzenlerinden Sir Francis Golton'dur (1822-1911). Günümüzde öjenik'in rağbet görmemesinin nedenleri, kalıtımın, türün özelliklerini saptayan tek faktör olmadığının tanınması, kalıtım hakkındaki bilginin yetersizliği ve geçmişte totaliter rejimlerde, bu bilimin kötü amaçlara yöneltilmiş olmasıdır....
ÖDEM. Vücutta, anormal miktarda su toplanmasıdır. Yerel (bazı allerji durumlarında, ya da yerel kan dolaşımına engel bulunan hallerde) veya genel (kalp, böbrek ya da karaciğer hastalıklarında) olabilir. Genellikle, kalp ve böbrek hastalıklarında görüldüğünde, tedavi nedene yönelmektedir. Böbrek hastalıklarında ödem, sabahlan daha fazla olup, göz altları ve yüzde belirir. Kalp hastalıkla-rındaysa,...
OTOSKLEROZ. İç kulak labirentinde süngersi kemik oluşumudur. Bunun sonucunda, stapes'in ucu, oval pencereye yapışır (bkz. Kulak) ve sağırlık belirir. Bu durum, bazı vakalarda, ameliyatla düzeltilebilir. İşitme Evreleri Kulak 3 ayrı kemik vasıtasıyla duyma işlemini gerçekleştirir. Çekiç kemiği olarak bilenen malleus, en dışta yer alır ve sesleri toplayarak ileriye iletir. Bir sonrasında örs...
OSTEOKONDRİT. 1. Kemik ve kıkırdağın iltihabıdır; 2. Çocuklarda, kemik-lerdeki büyüme merkezlerinin değişmesi; bu duruma genellikle osteokondroz adı verilir. Osteokondritte, kemikteki nekroz ve dejenerasyon, teşhis ve tedavi edilmezse, ağır şekil bozukluklarına yol açar. Çeşitli kemikler hastalanabilir ve hastalık, bölgeye göre, değişik adlar alır: Tib-ya çıkıntısında Osgood-Schlatter hastalığı, femur başında Legg-Calve Perthes...
