2008 Yılında Eklenen Konular

Cildin, ince kan da­marlarının değişikliğine bağlı özel bir durumudur. Bu kan damarları genişle­mekte ve sonuç olarak bir yanaktan di­ğerine, burun bölgesini de içine alarak, uzanan kırmızı, yağlı, sertleşmiş ve ke­lebek şeklini andıran bir alan meydana gelmektedir. Bu duruma neden olarak, kronik sindirimsizlik. (dispepsi) veya gas­trit düşünülebilir ve bazı yiyecekler, sı­cak...
Yüz, omuzlar, sırt ve göğüsteki yağ bezleriyle ilgili kronik bir deri has­talığıdır. En çok 14-20 yaşlar arasında görülür ve bu hastalığın tipik belirtileri olan siyah noktalar, sivilceler, gençlerin bu en duyarlı dönemlerinde, genellikle psikolojik rahatsızlıklara yol açar. Yağ bezlerinin kanalında bir tıkaç olu­şur ve bu tıkacın başı sertleşip siyahla-şır. Bazen, kanal...
AKIL NEDİR? İnsanın bir bütünlük içinde düşünme, anlama ve karar verme, tedbir alma kabiliyeti. İnsanlar akıl vasıtasıyla, her türlü hadiseyi ve cismi, kısacası bütün yaratılmışlar alemini, özellikleri ve aralarındaki irtibatları bakımından, bir bütün halinde anlar, yorumlar ve netice çıkarır.İlim adamları, tecrübe ederek, düşünerek karar verirler; hükümler, neticeler ve kanunlar ortaya koyarlar....
En sık görülen ve en tehlikeli kanserlerden biridir. Genellikle 50-60 yaşlarının hastalığıdır. Bu hasta­lığın olağanlığı gittikçe artmaktadır. Si­gara içen ve şehirde oturan kişilerde oluş­ması olasılığının daha çok olduğu sap­tanmıştır. Her biri sigara içmeyen ak­ciğer kanserli kişiye karşılık, beş orta derecede sigara içen ve on beş fazla si­gara içen akciğer kanserli...
AKCİĞER HASTALIKLARI Bu has­talıkların çoğu, kendi özel adlarının baş­lığı altında anlatılmıştır (bkz.). Bronşit, Bronşiektazi, Amfizem, Zatülcemp, Za­türree, Tüberküloz vb. Bazılarından da burada söz edilecektir. Bunların en başında tüberküloz (verem) gelir. Önceleri pek yaygın ve ölümle biten bu hastalık, antibiyotiklerin bulunup kullanılmalarından sonra hasta sayısı ve tehlike bakımından çok azalmıştır. Pnömoni (zatürrie) mikrobik...
Akciğerler sağ ve solda birer adet olup, her biri loblara bölünmüştür. Sağ akciğer, üst, orta ve alt lob olmak üzere üç loba, sol akciğerse üst ve alt olmak üzere iki loba ayrılır. Her iki akciğerin, köprücük kemiğine kadar yükselen tepeleri ve diyafram üze­rine yerleşmiş tabanları vardır. Diyaf­ram, aşağı yukarı onuncu...
AKCİĞER : Akciğerler, kan hava (veya solunulan herhangi bir gaz) arası gaz alışverişinin yer aldığı organlardır. Solu­num sisteminin bütünü, akciğerler, hava yollan, solunum kasları ve plevra boşluk­larından ibarettir. Solunum sisteminin en önemli organıdır. Göğüs boşluğunda yer alır. Sağ ve solda olmak üzere iki tanedir. Ciğerlerin alt kısmı, karın ve göğüs boşluğunu...
Bu, uyarılan bölgeye göre değişir. Deride uyarılan ağrı duyu­su keskin olup, şahsın uyarandan uzak­laşmasına neden olur (iğneyle uyarılan ağrıda olduğu gibi). Derin dokulardan gelen ağrı duyusu değişiktir. Deride uya­rılan her çeşit ağrı duyulduğu hal­de, derindeki bazı ağrı uyarıları ancak algılanabilmektedir ki, bunlar genellikle fonksiyonu bozan uyaranlara ilişkin olan­lardır. Bağırsakların kesilmesi...
Ağrı duyusunu taşıyan sinir lifleri, periferik duyu sinirleri için­de omuriliğe varmaktadır, yerel uyuş­turucular, bu sinirlerin dağıldığı alanda ağrı duyusunu giderirler. Omurilik için­de ilerleyen bu duyusal lifler, spino-talamik traktus (omuriliğin ön-yan kıs­mından geçerek talamusa varan sinir yol­ları) boyunca yol alıp, omurilikte çap-razlaşır ve karşı tarafa geçerler. Böyle­likle, vücudun sağ tarafında uyarılan...
Ağrının tam tanımını yapmak çok güçtür. Vücutta herhangi bir bozuk­luk sonucu ortaya çıkan rahatsız edici bir duyu diye tanımlanabilirse de, bu her zaman doğru değildir. Ağrı eşiği, psikolojik duruma fazlasıyla bağlı olup, savaşta veya kazalarda ağrı reaksiyonu­nun görülmemesine sık rastlanabilir. Ge­nellikle dokunma, ısı, gerilme duyularında varlığı bilinen özel sinir uçları...
Günü­müzde, genel olarak bütün dünyada ve Türkiye'de uzunluk, ağırlık ve sıvı ölçüm birimi olarak metrik sistem kullanılmak­tadır. Osmanlı İmparatorluğu'nda kulla­nılan okka, dirhem, arşın, masura vb. gi­bi birimler Cumhuriyet'ten sonra terke­dilmiştir. Aşağıda, metrik ölçülerin al­tında İngiltere ve A.B.D.'de tıp ve ecza­cılıkta en çok kullanılan ölçüler ve bun­ların metrik ölçülerle karşılıkları veril­miştir: Uzunluk...
Ağız ve boğazda granülosit (bir tip akyuvar) sayısının azal­masıyla birlikte yaraların oluşması şek­lindeki ciddi, fakat sık rastlanmayan bir hastalık. Granülositlerin azalması, önce, üreme yerleri olan kemik iliğinde ve son­raları kanda görülmektedir. Agranülositoz'un bellibaşlı nedenleri, bir sakinleştirici olan kloropromasin (Largaktil), kloramfenikol adlı antibiyo­tik, bazı sülfonamitler veya tiroit hasta­lığında kullanılan tiyoaurasil''e karşı aşı­rı...
Sayfa başına git