Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: figen5

  • Böbrek ve Safra Taşlarından Bu Bitki İle Kurtulun (Kesin Çözüm)

    Böbrek ve Safra Taşlarından Bu Bitki İle Kurtulun (Kesin Çözüm)

    Böbrek taşının acısını ve zorluğunu gerçekten çeken bilir, bilmeyenler için apandisit ağrısına denk diyebilirim. Bu hastalıktan kurtulmak da ayrı bir meseledir, 0,5 mm’nin altında ise doğal yollarla düşürülmesi gerekiyor.

    Bu da hayli sıkıntılı bir süreçtir, ilaç tedavisi uzun ve kapsamlı bir süreç olduğu için buna ek tedavi olarak bitkisel destek almakta fayda var. Bahsedeceğimiz bitkinin böbrek ve safra taşı olmak üzere daha pek çok faydasını saymak mümkün.

    Neredeyse her derde deva olan bitkinin adı ise Chanca Piedra Anlamı ”Taş kırıcı” olan bitkiyi büyük aktarların tamamında bulmanız mümkün. Kısa sürede ciddi etkileri olan bu nadide bitkinin gelin genel kullanım alanlarına göz atalım.

    Bu bitki bakteriyel enfeksiyonlar ve iltihaplarla da savaşabilir. Bronşit, astım, sindirim bozukluğu, soğuk algınlığı, ateş, ishal, ağrı kesici ve kas spazmları için de yararlıdır.

    Bu bitkinin sağlığa olan faydaları hakkında çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Yani, bu bitki kalsiyum oksalat kristallerinin oluşmasını önleyebilir. Böbrek taşlarının çözülmesine de yardımcı olur. Bileşikleri, üreterde, böbrekte ve mesanedeki kas spazmını azaltarak böbrek taşlarının düzgün şekilde geçmesini sağlar.

    Böbrek Taşlarının Belirtileri

    • İdrara çıkma hissi
    • İdrar yaparken ağrı
    • Alt karında keskin ağrı veya daha düşük sırtta
    • İdrarda kan
    • Kusma veya mide bulantısı
    • Sırttan ve yandan uzanan keskin ağrı kasıkta devam eder
    • İshal

    Kullanımı :

    1 Su bardağı suyu kaynatın, ve altını kapatın. Suyun içine 1 çay kaşığı Chanca Piedra atın ve 5 dakika dinlenmeye bırakın. Günde 1 – 2 kez tüketin.

    Dikkat

    • Bu bitki bir diüretiktir ve uzun süre kullanılırsa mineral ve elektrolit dengesizliğine neden olabilir.
    • Kalp ilaçları alıyorsanız veya kalp rahatsızlığından etkileniyorsanız, bu otu almadan önce doktorunuza danışın.
    • Bu bitkinin hipertansiyon ve diyabetik ilaçlar veya diüretiklerle etkileşime girme ihtimali vardır.
    • Hamilelerin kullanması sakıncalıdır.
  • Botoks Etkisi! Ev Yapımı Maske İle Kırışıklıklara Son

    Botoks Etkisi! Ev Yapımı Maske İle Kırışıklıklara Son

    Kozmetiğe para vermekten tükendiniz mi? Zaten çoğu da cildi nemlendirmekten başka bir işe yaramıyor. Sorun bir tek nem ise bunu su ve zeytinyağı ile de sağlamak mümkün.

    Söylemek istediğim nemden ötesi, her yaş gurubundan bayanların kırışıklıklarını giderebilen, esneklik sunan doğal bir karışım olsa fena olmazdı derken, işte size botoks etkisi yapacak ayrıca kırışıklarla savaşacak basit ve pratik bir maske önerisi.

    Son zamanlarda dünyada çılgınca yayılan ve hatta akım haline gelen kahve maskesi. Peki özelliği nedir? İçerisinde bulunan kafein ile cildi germe kabiliyetine sahip olmasının yanı sıra, cildinizi bütünüyle yenilemektedir.

    Bu maskeyi daha da özel kılan şey ise, yalnızca Türk kahvesi değil, siyah kahve, kullanılmış filtre kahveyi de rahatlıkla kullanabilirsiniz.

    Ölü hücrelerden kurtulmak için 2 tatlı kaşığı kahve ile (isteğe göre kullanın) 1 yumurta akını yüzünüze sürün ve 20 dakika bekletip ılık su ile yıkayın.

    Selülit içinse 2 yemek kaşığı kahve ile 2,5 yemek kaşığı zeytinyağını karıştırın ve sorunlu bölgeye uygulayın. Ardından strech film ile sarın 10 dakika bekletin ve iyice durulayın.

    Kırışıklıklar için 3 çorba kaşığı öğütülmüş kahve ile 1 su bardağı sütle karıştırın, yüz ve boyun bölgenize uygulayın. Masaj yaparak yedirin ve 20 dakika yüzünüzde bekletin, ılık su ile yıkayın.

    Koyu lekeler ve akne izleri için de 2 tatlı kaşığı öğütülmüş kahveyi bebe yağı ile kek hamuru kıvamına getirip sorunlu bölgeye masaj yaparak uygulayın, 15 dakika bekletin ve ılık su ile yıkayın. Her gün yapmanız koşulu ile cilt lekelerinden ve akne izlerinden tamamen kurtulacaksınız.

  • Göz Çevresi Kırışıklıklarından Bu Basit Yöntemle Kurtulun! Sonsuza Kadar

    Göz Çevresi Kırışıklıklarından Bu Basit Yöntemle Kurtulun! Sonsuza Kadar

    Merhaba şimdiye kadar çok yazıp çizdik cilt bakımı, siyah nokta, akne derken bugün sizlere daha zorlu bir bölge hakkında yardımcı olacak tavsiyelerde bulunmak istiyorum.

    Göz çevresi ayrı bakım onarım isteyen hassas bir bölgedir,  dolayısı ile hiçbir yüz kremini ve maskesini göz çevrenize süremezsiniz. Peki bunun bir yolu yok mu? Elbette var bugün göz çevresi kırışıklıkları için çok basit birkaç farklı yöntem anlatmak istiyorum.

    Hindistan cevizi ile başlayalım, anne sütüne en yakın olmakla birlikte, doğada bulunan ürün hindistan cevizi yağıdır. Dolayısı ile hangi bölgeye sürerseniz sürün her koşulda faydasını göreceksiniz. (Sahte olmamasına dikkat edin)

     

    Hindistan cevizi yağı ile E vitamini kapsülünü karıştırıp gözlerinize bastırmadan halkalar çizer gibi masaj yapın birkaç dakika boyunca.

    Oran ise 1 çay kaşığı hindistan cevizi yağına 1 kapsül vitamin E, kalan karışımı yüzünüze ve ellerinize uygulayabilirsiniz.

    Bir başka öneri ise, tencerede su ısıtın (dayanabileceğiniz ısı olması çok önemli) temiz bir bezi içine sokup sıkın ve yüzünüze kapatın. Bez soğudukça bu işlemi tekrarlayın, yaklaşık 15 dakika kadar zaman harcamanız yeterli olacaktır.

    Eğer göz çevrenizde fazla kırışıklık varsa bu uygulamaları her gün tekrar edebilirsiniz. Onun dışında haftada 2-3 kez yapmak yeterli olacaktır.

  • Saç Dökülmesi İçin Harika Bir Kür

    Saç Dökülmesi İçin Harika Bir Kür

    Saç dökülmesi her insanın her yaşta başına gelebileceği can sıkıcı bir durumdur, estetik olarak sizi zor durumda bırakacağı gibi, özgüven kaybına da sebep olur.

    Bugün sizlere yoğun malzemelerle hazırlayacağınız güçlü bir saç bakım küründen bahsedeceğim. Bu kür dökülen saçlarınızın yeniden çıkmasına yardımcı olmasıyla beraber, aynı zamanda daha hızlı uzatacak, hacim verecek ve parlamasını sağlayacak.

    Kısacası sağlıklı saçlara kavuşacaksınız, hemen belirteyim bu kürü evde ben de kullanıyorum. Yaklaşık 2 ay’da net değişimleri kendim tecrübe ettiğim için kürü gönül rahatlığı ile size tavsiye ediyorum.

    Ayrıca saçlarınızda dökülme yoksa bile hafta 1 defa uygulayacağınız karışımla, saçlarınızı besler ve geleceğinize yatırım da yapabilirsiniz.

    Malzemeler :

    • 1 Tatlı kaşığı bal
    • 8-10 damla hint yağı
    • 1 Adet E vitamini 400’lük kapsül
    • 5 Damla tatlı badem yağı
    • 5 Damla argan yağı
    • 1 Çay kaşığı hindistan cevizi yağı

    Hazırlanışı :

    Tüm malzemeleri bir kaseye dökün ve kürdan yardımıyla karıştırın, mümkünse kirli saça uygulayın ve bir gece bekletin. Sabah ılık su ve şampuanla yıkayın. Eğer karışımdan kalırsa atmak yerine yüzünüze ve ellerinize uygulayabilirsiniz.

    Unutmadan malzemelerin fiyatları gerçekten çok uygun ve çok az kullanacağınız için size uzun süre yetecek ölçüdedir.

  • Dikkat! Bu Belirtiler Protein Eksikliğinin İşaretleridir Mutlaka Önlem Alın

    Dikkat! Bu Belirtiler Protein Eksikliğinin İşaretleridir Mutlaka Önlem Alın

    Vücudun nasıl ki karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallere ihtiyacı varsa elbette protein de kas sisteminin ana unsurunu oluşturmaktadır. Öyle ki kaslar yalnızca protein ile beslenir, bu noktada da sporcuların proteine (amino asit) ne kadar önem verdiklerini mutlaka duymuşsunuzdur.

    İnsan vücudu kendi ihticacı olan 20 amino asitin 11 ini kendi karşılayabiliyor, dolayısıyla 9 unu besinlerden sağlamamız gibi bir gerçekle karşı karşıya kalınca günlük öğünlerimize kesinlikle proteini eklemek kaçınılmaz bir hal alıyor.

    Bununla birlikte diyet listelerinin en önemli malzemesi haline gelen proteini pek çok gıdadan takviye etmek mümkündür. Öyle hemen kırmızı et aklınızdan geçmesin, zaten verilen diyet listelerinde dikkat edin kırmızı et pek yer almaz. Bunun dışında balık, tavuk eti, yoğurt, peynir, süt, yumurta, kuşkonmaz, üzüm, kuru kayısı, bezelye gibi pek çok gıda da protein bulmak mümkün.

    Ancak bu saydıklarım kalori değeri en düşük ve protein oranı en yüksek gıdalardır. Peki vücuttaki proten alımı düşerse ne olur? Kaslarınız için yeterli beslenme sağlanamadığı için özellikle diyet yaparken yağdan ziyade kas yakarsınız. Bu hem sağlıksız zayıflama olur, hem de gücünüz kademeli olarak azalır.

    Şimdi gelelim protein yetersizliğinin sebep olduğu diğer unsurlara;

    1 Devamlı Açlık Hissi

    Vücudumuz yeteri kadar protein almazsa kişide devamlı açlık hissi oluşur, zira protein içeren tüm besinlerin tok tutma özelliği olduğunu unutmamak gerekir. Hal böyle olunca kontrolsüz kilo alımı da kaçınılmaz olur.

    2 Kas Ağrısı

    Protein eksikliğinin belki de en belirgin özelliği ise devamlı kas ağrısı yaşamaktır. Ancak bunu ağır bir sporun ardından gelen kas ağrısı ile karıştırmayın. Örneğin bir markete gidip gelmek bile sizi yoruyorsa proteine biraz daha ağırlık vermeniz anlamına geliyor.

    3 Geç İyileşen Yaralar

    Protein vücudun aldığı yaralarda hücreleri yenilemek gibi hayati bir önem taşır, eğer vücudunuzda protein eksikliği varsa yaralarınız çok uzun süre sizi terk etmeyecektir.

    4 Saç ve Tırnak Kırılması ve Kuru Cilt

    Saçlarınızın kırılma durumu söz konusu ise ve hatta devamlı dökülüyorsa, bununla birlikte tırnaklarınız çok dayanıksız ve cildinizde kuruluğa bağlı dökülmeler varsa, vücudunuz alarm veriyor demektir.

    5 Vücutta Ödem

    Eğer elleriniz ve ayaklarınız devamlı şişiyor, ve atılımda güçlük çekiyorsanız bu da protein eksikliğinin başlıca işaretlerinden biridir.

  • Tiroid’i Tetikleyen 5 Kötü Alışkanlık – Bu Alışkanlıklarınızdan Mutlaka Kurtulun

    Tiroid’i Tetikleyen 5 Kötü Alışkanlık – Bu Alışkanlıklarınızdan Mutlaka Kurtulun

    Gırtlağın ön tarafında bulunan tiroid bezi salgıladığı hormonlarla, vücuttaki tüm organların işleyişini ve metabolizmasını etkiliyor. Ancak kalıtım, mikroplar,  yaşlanma, ısı değişiklikleri, iyot eksikliği ya da fazlalığı, radyasyon, kullanılan ilaçlar ve kanser gibi faktörler tiroid bezinin çalışmasını bozuyor.

    Tiroid beziyle ilgili sorunlar Türkiye için ciddi bir sorun. Farklı illerde okul çağında yapılan taramaların sonucuna göre tiroid hastalığının görülme sıklığı yüzde 5 ile yüzde 56 arasında değişiyor. Tüm endokrin hastalıklar gibi tiroid hastalıkları da kadın hastalarda daha sık görülüyor. Yaşa bağlı olarak da tiroid hastalığının sıklığı  artıyor.

    Şimdi gelelim tiroidi tetikleyen 5 ana unsura:

    1 Stres

    Bazı insanlar aşırı streslidir, sebepleri önemli değil. Ancak sonuçları zaman zaman dönülmez hastalıklara ulaşabiliyor. Dolayısı ile nasıl ki çağımız hastalığı stres tüm hastalıkların temelinde ise tiroid için de açık bir tehlike durumundadır. Dolayısı ile eğer zaten tiroid hastası iseniz stresi sağlığınız için derhal hayatınızdan çıkarmanız gerekiyor.

    2 Sigara Kullanımı

    Sigara tüketimi de tiroidi tetiklediği gibi, mevcut olan hastalığı körüklemek için birebir. Araştırmacılar sigara dumanında bulunan siyanürün tiroid oluşumunda önemli rol oynadığını keşfettiklerinden beri, kullanıcı değilseniz bile pasif içici olarak hala tehlike altında olduğunuzu söylüyor.

    3 Soya Tüketimi

    Neyse ki soyasız yaşayamayan bir millet değiliz, ancak et ve sotelerde soyadan vazgeçemeyen bir kitle olduğu da açık. Soyanın içeriği tiroid bezlerini olumsuz etkileyen bileşenlerle doludur, öyle ki tiroid tedavisi görüyorsanız iyileşme sürecini de çok ciddi oranda etkiler.

    4 Aşırı Çiğ Sebze Tüketimi

    Lahana ve şalgam gibi sebzelerin yüksek miktarda alınması, iyot yetersizliği olanlarda tiroid işlevini bozabilir. Tüm bunlar, insan vücudunun goitrin’e dönüştürdüğü bu tür sebzelerde bulunan hormon salgısını engelleyen bir bileşiktir.

    5 Sorunları Tek Başına Aşamazsınız

    Evet hayat çok yoğun işten, güçten ve çocuktan bir türlü kendinize yeterli zamanı ayıramıyorsunuz. Ancak düzenli doktor kontrolü ile erken tanı konulacağını ve işlerin çok daha kolaylaşacağını unutmayın. Doktorunuza zaman ayırın ki, hayata yetişme fırsatınız olsun.

  • Karaciğer Kanserinin Sessiz İşaretleri – Bu 6 Belirtiye Aman Dikkat

    Karaciğer Kanserinin Sessiz İşaretleri – Bu 6 Belirtiye Aman Dikkat

    Pek çok kanser türü gibi karaciğer kanseri de genellikle sinsi ilerleme kaydeder. Bu noktada insanın kendini tanıması gerçekten çok önemlidir, vücuttaki minik değişimleri dahi fark edebilmek ve tıpkı bir puzzle gibi parçaları birleştirmek gerekir.

    Elbette bu hastalık da tamamen gizli yürümez, şimdi sizlere karaciğer kanserinin en yaygın özelliklerinde bahsedeceğiz.

    Azalan İştah

    İnsanlar hayatlarının bazı dönemlerinde iştahsızlık çekebilirler, ancak bu normal zamandan daha uzun sürüyorsa işte o zaman kendinize kulak vermenizin zamanı gelmiştir.

    Karın Ağrısı

    Karaciğer kanserinin bir diğer belirtisi ise karın ve midenin hafif sağ kısımda belirgin ağrı oluşmasıdır. Karaciğer problemlerinin genelinde mideye yansıyan ağrılar sık görülür.

    Kilo Kaybı

    Diyet ve egzersiz olmadan verilen kilolara dikkat etmek gerekir. Eğer yaşamınızda kilo vermeye yönelik hiçbir girişiminiz yokken kilo veriyorsanız tehlike alarmları çalmaya başlamış demektir.

    Ciltte ve Göz Aklarında Sararma

    Karaciğerin en önemli görevi kırmızı kan hücrelerini parçalamaktır, ve bir hastalık oluştuğunda bu görevi yerine getiremez. Vücutta biriken kimyasallar sonucu ciltte ve göz aklarında çok belirgin sararmalar görülür.

    Dışkıda Renk Değişikliği

    Dışkının rengini her ne kadar safra yönetse de safrayı da yöneten organ karaciğerdir. Dışkıda devamlı renk değişikliği varsa, safranın çalışmadığı anlamına gelir. Çalışmayan safra da esasen karaciğeri terk etmediğinin ana sebebidir.

    Hormonal Sorunlar

    Karaciğer tümörleri vücudun diğer semptomlarını etkileyen hormonlar üretebilir. Bunlara yüksek kolestrol, yüksek kırmızı kan hücresi sayıları, yüksek kan kalsiyumu ve düşük kan şekeri dahildir. Hormonların erkek veya dişi üreme organlarında da etkisi olabilir.

    Karaciğer Kanserine Yakalanma Olasılığı Yüksek Olan Kişilerde görülen özellikler:

    • Alkol tüketimi
    • Hepatit enfeksiyonu
    • Obezite
    • Diyabet

    Kanser taraması yapmak çok üzücü ve yıkıcı olabilir erken teşhis, bu kanseri başarılı bir şekilde tedavi etmek için hayati öneme sahiptir. Hafif semptomlar yaşıyorsanız ya da bu hastalık için risk faktörleri varsa, mutlaka doktora başvurmanız gerekir.

  • Tırnak Mantarına Evde Pratik Çözümler Yüzde Yüz Etkili

    Tırnak Mantarına Evde Pratik Çözümler Yüzde Yüz Etkili

    Tırnak altında büyüyüp gelişen mantarın tedavisi hayli zordur, ve özellikle tırnak mantarlarının solüsyonları da oldukça pahalıdır. Doktorunuz muhtemelen solüsyonla birlikte pek çok antibiyotik takviyesi de yapacaktır. Antibiyotiğin insana zararları anlatmakla bitmez, dolayısı ile tırnak mantarına evde kendiniz nasıl müdahale edeceğinizi anlatmaya karar verdik. Bu tedavi yöntemlerinin en önemli yanı kuşkusuz tamamen doğal olmasıdır. Böylelikle hiçbir yan etki riski olmadan gönül rahatlığı ile mantarla mücadele edebilirsiniz. Düzenli tedavi uygulamanız dahi iyileşme sürecini oldukça uzatabilir, ancak unutmamak gerekir ki eczaneden alacağınız ilaçlarla da aynı süreç sizi bekliyor.

    Mantardan kurtulmanın pek çok doğal yolu vardır. Bunları maddeler halinde sıralayalım:

    • Sirke ve Su : Kullanmadığınız küçük bir kaba, 2 yemek kaşığı sirke ve 2 yemek kaşığı su döküp tırnapınızı içine batırın ve 15 dakika bekletin. Ardından parmağınızı yıkayın, günde bir kere bu işlemi yapın.
    • Çay ağacı yağı : Sorunlu bölgeye sabah ve akşam olmak üzere 1 yada 2 damla damlatın ve pamuk yardımı ile tırnağa yayın. Ardından gazlı veya temiz bir bezle kapatın.
    • Okaliptus Yağı : Çay ağacı yağındaki işlemin aynısı.
    • Viks : Bu kremi tırnağın üzerini tamamen kaplayacak şekilde günde 2 kez sürün.
    • Ağız gargarası : Sabah akşam 10 dakika tırnağınızı içinde bekletin.

    İyileşme Sürecini Hızlandırma : 

    • Mantara yakalanan tırnağınızı devamlı kısa tutun.
    • Çıplak ayakla gezmek yerine pamuklu çorap giyin.
    • Duştan çıktığınızda veya ayağınız ıslandığında vakit kaybetmeden kurutun.
    • Nemden uzak tutun.
    • Tedaviyi asla aksatmayın.
    • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için günde iki kez 2 diş sarımsak tüketin.
  • Mide Asiti ve Reflü’den Bu Yiyeceklerle Kurtulun

    Mide Asiti ve Reflü’den Bu Yiyeceklerle Kurtulun

    Mide asitini çoğumuz hayatımızın bir döneminde yaşamışızdır. Ancak bu gerçekle yaşamak zorunda olan bir kesimin de olduğu kaçınılmaz bir gerçek.

    Önce reflünün ne olduğuna genel bir bakış yapalım. Mide içeriğinin (asidinin) patolojik şekilde mideden yemek borusuna doğru geri kaçışı gastroözefageal reflü’dür. Hastalar göğüs kafesinin arkasında yanma şikayeti ile başvurabilirler.

    Reflü bazen yemek borusunun arkasındaki yanmanın yanı sıra ağza gıdaların ve acı suyun gelmesidir. Reflü, sıklıkla yemeklerden sonra olur. Reflü hastalığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıkça rastlanan bir hastalıktır. Ülkemizde yapılan bir çalışmada toplumun %20’sinde reflü hastalığı bulunmuştur.

    Reflü belirtileri deyince ilk akla gelenler baharatlı, yağlı gıdalar, çikolata, alkol veya taze sıkılmış meyve suları tüketildiğinde artan şikayetlerdir. Mideden boğaza doğru yayılan ve daha ziyade yemekten sonra oluşan yanma, en sık görülen reflü belirtisidir.

    Mide içeriğinin ağza gelmesi, yutma güçlüğü, görülen diğer önemli reflü belirtileri sayılır. Ağrılı yutkunma, geğirti, hıçkırık, bulantı ve kusma ise daha ender ortaya çıkar. Reflü; yemek borusu, mide ve bağırsak sistemi dışındaki sistemlerde de belirtilere yol açabilir.  Reflü öksürüğe, ses kısıklığına, diş çürüklerine ve boğaz arısına neden olabilir.

    Hazır besinlerin çoğunluğu reflüye sebebiyet verir, örneğin hazır yoğurt reflü düşmanıdır. Bunu hazır almak yerine evde kendiniz mayalarsanız, gönül rahatlığı ile yemenin yanında sağlıklı besinin faydalarını vücudunuz emecektir. Bir örnek de hazır meyve sularıdır, ve asitli içeceklerdir. Bunun yerine evde sıkma havuç suyu tüketebilirsiniz. Hem sağlıklı olacaktır, hem de reflünüzü tetiklemeyecektir.

    Bunlarla birlikte Kahverengi pirinç, yulaf, baklagil ve kino gibi bütün tahıllar sağlıklı sindirim için çok önemlidir. Haşlanmış yumurtayı hayatınıza daha fazla ilave etmelisiniz. Zencefil ve papatya bitki çaylarını daha sık tüketmeye özen gösterin. Kısacası yağlı, acı, yoğun baharatlı ürünlerden uzak durmanızın yanı sıra, daha sağlıklı ve doğal besinlerle reflüye son verebilirsiniz.

  • 10 Yıl Süren Araştırmaların Sonu Korkunç: Diyet Cola Kalp Ataklarına Sebep Oluyor!

    10 Yıl Süren Araştırmaların Sonu Korkunç: Diyet Cola Kalp Ataklarına Sebep Oluyor!

    10 yıllık geniş çaplı bir araştırmanın sonucu olarak diyet kolanın kalp ataklarına sebep olduğu kanıtlanmış. Bazen diyet için, bazen de sırf tadını beğendiğimiz için diyet kola tüketiyoruz.

    Yıllarca diyet kolanın zayıflamaya yönelik düşük kalorili olduğu söylendi, belki de çok büyük bir kesim buna inanarak diyetle birlikte serinlemek maksadıyla diyet kola tükettiler.

    Yazının başında belirttiğimiz gibi 10 yıl gibi uzun bir süre diyet kolayı analiz eden araştırmacıların vardığı sonuç ise kalp ataklarına neden olduğu gerçeği.

    60 bin kadının katılımıyla gerçekleşen araştırmada diyet kola içenlerin kalp hastalıklarına yakalanma olasılığının %30 daha fazla görüldüğü, ve bunun da %50’sinin ölümle sonuçlandığı gerçeğine ulaşıldı.

    Rakamlar ürkütücü değil mi? Bunu tetikleyen ise diyet kolanın (ve tüm asitli içeceklerin) içinde bulunan aspartam’dır.

    Aslında diyet kola ile birlikte bütün asitli içeceklerden vazgeçmek gerekir, öyle ki zararları herkes tarafından bilinse de, sağlığa yararlı tek bir yönü yoktur.

    Birçok asitli içecek şirketi diyet (sağlıklı) içecek adı altında bizi içten içe hala sömürmeye devam ederken, siz neden hala sağlığınız için bu tip içeceklere dur demiyorsunuz?

  • Rahim Tümörünü Küçülten Doğal Karışım

    Rahim Tümörünü Küçülten Doğal Karışım

    Herkesin korkulu rüyasıdır kanser, bundan kaçınmanın en etkili yolları; stresten uzak durmak, sigara ve alkolden kaçınmak, sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmaktan geçiyor.

    Ancak elbette bunların hepsi birer kriter değil. Bazen insan kendisine yeterince bakarken de bu tip ölümcül hastalıklara yakalanabilir.

    Şimdi size rahim tümöründen tamamen doğal yolları kullanarak kurtulan bir kadından bahsedeceğim, adı Vaselina Steviç.

    Bir süre önce rahim tümörü teşhisi konulan kadın kemoterapi almak yerine, bu hastalığı doğal yöntemlerle yenmeye karar veriyor. Yaptığı uzun araştırmalar sonucu, ve tamamen kendi kendine bulduğu bu karışım sayesinde bugün Vaselina rahim tümöründen kurtuldu. Nasıl mı?

    Gerekli Malzemeler :

    • 100 gram Aloe vera suyu
    • 500 gram öğütülmüş ceviz.
    • 300 gram hakiki bal.

    Cam kavanozun içine tüm malzemeleri ekleyin, ardından homojen bir karışım elde edene kadar tahta kaşıkla karıştırın. Ardından dolapta soğutun, sabah akşam yaklaşık bir su bardağı miktarınca karışımı tüketin.

    Eğer sizde de rahim tümörü varsa bu karışımı aksatmadan tükettiğiniz takdirde size iyi geleceğini göreceksiniz.

  • Paslı Bademcik Sorunundan 1 Günde Kurtulun

    Paslı Bademcik Sorunundan 1 Günde Kurtulun

    Bademcikleriyle bir türlü arası iyi olmayanlardan mısınız? ”Şiştiğinde kök söktürür” diyenlerden misiniz? Devamlı ya da ağır bademcik şişmesi ile karşılaşanlar, durumun vehamiyetini çok iyi bilir.

    Yutkunmak başlı başına bir mesele iken, bir de doktorun verdiği ilaçları kullanmak ızdırap gibidir.

    Ayrıca ilk hedefte antibiyotik vardır, nedense en küçük rahatsızlıkta dahi antibiyotik tedavisi uygulanır. Aslında hiç ilaca başvurmadan pek çok hastalıktan pratik ve sağlıklı bir şekilde kurtulmak mümkün.

    Ancak hep söylediğim gibi ilaç endüstrisi ağır darbe alacağından, doktorlar basit çözümleri sır gibi saklarlar. Öncelikle bademciklerin ilk belirtilerine göz atalım :

    • Ani ve yoğun boğaz ağrısı
    • Boğazdaki sarı veya beyazlık
    • Ağrı veya yutma zorluğu
    • Boyun veya boğazda şişmiş bademcikler veya lenf nodları
    • 38.3 Ateş

    Elma Sirkesi

    Elma sirkesi boğaz enfeksiyonları ile mücadele eder ve mikrobu kırar. Bunun için yarım su bardağı sıcak suyun içine 4 yemek kaşığı elma sirkesi ilave edin. Sabah Akşam gargara yapın.

    Uçucu Yağlar

    Lavanta, nane, limon, kekik, tarçın gibi esansiyel yağların da boğaz ağrısına birebir olduğu tartışılmaz. Burada bir nevi pastil görevi görürler. 1 bardak suyu tencereye dökün üzerine 5 damla esansiyel yağ damlatın ve ısıtın.

    Kaynamadan tencereyi ocaktan alın ve buharını 15 dakika teneffüs edin. Rahatlattığı gibi boğazlarınızın da iyileşme sürecini hızlandırın.

    Bal ve Limon

    Limonda yüksek oranda C vitamini mevcuttur, balın da yatıştırıcı etkisi vardır. Bir bardak suyu kaynatın ardından küp küp doğradığınız limonu ilave edin ve hemen altını kapatın. 5 dakika dinlenmeye bırakın ve kaşıkla ezdikten sonra süzün. Üzerine bir tatlı kaşığı bal ilave ederek tüketin.