Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: figen5

  • Bu Karışımla Diş Ağrısından Saniyeler İçinde Kurtulun

    Bu Karışımla Diş Ağrısından Saniyeler İçinde Kurtulun

    Diş ağrısının en büyük özelliği genellikle kendini gece göstermesidir, bunun sebebi ise vücut artık kendini dinlemeye geçtiği için ağrı sızı hep gece yaşanır. Elbette diş ağrısına hazırlıksız yakalanabilirsiniz, bu gibi durumlarda ağrı kesici bile her zaman iş görmez.

    Dolayısı ile daha etkili bir karışıma ihtiyaç duyulur, birazdan sayacağım malzemeleri dişiniz ağrımıyorken tedarik etmenizde fayda var. Ansızın gelen sıkıcı diş ağrısını yaşamak istemiyorsanız elbette.

    Siz, siz olun dişinizde problem olduğunu hissettiğiniz anda doktora başvurun, aksi halde ilerleyen safhalarda değil karışım yada ağrı kesici, dişe uygulanan lokal anestezi bile işe yaramıyor. Neredeyse tüm diş ağrılarında etkili çözüm sunan karışımı bir yere not almanızda fayda var.

    Bu karışımın etkili olduğu diş sorunlarını saymak gerekirse :

    • Diş çürümesi
    • Bir dişin kaybı
    • Kırık dişler
    • plaka
    • Dişte apne
    • Düşen düz ya da dökülen dolgular
    • Dolgu veya kronların yetersiz yerleştirilmesi

    Yarım çay kaşığı sarımsak tozuyla, yarım çay kaşığı karanfil tozunu karıştırın. Üzerine 1 çay kaşığına yakın hindistan cevizi yağı ekleyip iyice karıştırın.

    Sonra ağrıyan bölgeye sürün, daha derine inmesi için bir diş fırçası kullanın. Tekrarlayan ağrı için günde birkaç kez kullanabilirsiniz.

  • Bu Meyvenin Çekirdeği Kemoterapiden Daha Etkili

    Bu Meyvenin Çekirdeği Kemoterapiden Daha Etkili

    İnsan bazen inanmakta güçlük çekse de, bizlerin ihtiyaç duyduğu her şey doğada gizli. Tek yapmamız gereken biraz daha fazla araştırmak. Kanserin yegane tedavisi kemoterapi olarak biliniyor, yada bilinmesi isteniyor.

    Malum ilaç endüstrisinde büyük paralar dönüyor, hal böyle olunca da kişileri iyileştirmekten ziyade para kazanmanın yollarına bakıyor pek çok ilaç şirketi. Uzun zamandır gözlemlediğim bir detayı sizinle paylaşmak isterim.

    Burada yazı hazırlarken pek çok farklı türden kansere yakalanan insanların kemoterapi yerine ilacını doğada aradığını ve genellikle bulduklarını gördüm. O zaman hani kanser yenilemezdi sorusu aklıma geliyor ister istemez. Kimisi vegan diyetinde buldu çareyi, kimisi de kalsiyum ve proteinden uzak durarak.

    Bunların her biri farklı bir alternatif, anladığım bir şeyi daha sizinle paylaşmak isterim. Yine doğanın bize sunduğu sebze, meyve ve bitkileri yeme alışkanlıklarınıza daha fazla entegre etmelisiniz.

    Özellikle hastalığa yakalanmadan önce. Bunlar benim kişisel tespitlerim elbette ama aksini iddia edecek birinin ya da bir yazının türeyeceğini düşünmüyorum.

    Gelelim bu gizemli meyvenin çekirdeğine, baş rolde üzüm var ve özellikle gırtlak kanserine iyi geldiği yıllardır kulaktan kulağa yayılan bir gerçek. Üzüm çekirdeği özü normal hücreleri etkilenmeden bırakırken, anormal hücreleri öldürür. Bu tüm hücreleri öldürerek kanser gelişimini yok eden geleneksel tedavilere kıyasla çok daha iyi bir şeydir. 

    Üzüm çekirdeği özü, bir yaralanma, yaşla ilişkili görme kaybı, yüksek kolesterol seviyeleri, dolaşımı kötü olan ve hatta şeker hastalığının bir sonucu olarak ortaya çıkan şişme ve çürüklerde iyi sonuç verir.

    Son yıllarda yapılan araştırmalar, üzüm çekirdeğinin Alzheimer hastalığı ve lösemi tedavisinde süper etkili olduğunu göstermiştir. Belki de hayatınıza daha fazla yer açmalısınız üzüm ve çekirdekleri için.

  • Kanser Belirtisi İlk Önce Ellerde Görülür Sağlığınız İçin Okumaya Değer!

    Kanser Belirtisi İlk Önce Ellerde Görülür Sağlığınız İçin Okumaya Değer!

    Kanser sinsi bir hastalık olarak bilinse de, aslında vücut pek çok alarm verir. Yeter ki siz bunu duymak isteyin, bugün sizlere kanser hakkında genel belirtiler de olmak üzere, özellikle ellere yansıyan değişikliklerden bahsedicem.

    Ellerdeki ilk belirtiler çatlaklar, şişmeler, ve derinin kalınlaşması şeklinde görülür. Buna rağmen her zaman fark edilmezler, bunun başlıca sebebi ellerdeki bu değişim bir gecede olmaz. Belli bir zamana yayıldığı için göz bu ciddi değişimleri çoğu zaman algılayamayabilir.

    Alanındaki uzaman doktorların ise başlıca önerisi, kişinin kendi vücudundaki değişimlere odaklı olması. Böylelikle en ufak değişimler erken tanı olarak kabul görür. Aşağıda saydığımız ise bir kanser türüne bağlı değişimlerden ziyade, genel kanser tümörünün ortak belirtileridir.

    Ve bu belirtilerden birinin veya birkaçının sizde olduğunu düşünüyorsanız tedbir amaçlı doktora başvurmanızda fayda var.

    • Nefes darlığı veya hırıltılı solunum
    • Göğüs ağrısı veya kronik öksürük
    • Devamlı ateşlenme veya enfeksiyon durumu
    • Yutkunmada zorluk çekme
    • Koltuk altında, boyun veya kasık bölgesinde ele gelen yumrular
    • Vücutta devamlı morarma
    • Karın veya kasık ağrısı
    • Açıklanamayan kilo kaybı
    • Tırnaklarda sebepsiz değişiklikler

    Sonuç
    Kanser belirtilerinin çoğu diğer bazı hastalıkların belirtileriyle kolayca karıştırılabilir. Bu belirtiler eğer siz de fark edilirse derhal tıbbi yardım istemeniz şarttır. Sadece uzmanlar tarafından yapılan daha fazla test, kanser olup olmadığınızı teyit edebilir.

  • Antibakteriyel Sıvı Sabunlardaki Gizli Tehlike! Dünya Genelinde Yasaklanıyor

    Antibakteriyel Sıvı Sabunlardaki Gizli Tehlike! Dünya Genelinde Yasaklanıyor

    Pek çocuğumuz antibakteriyel sıvı sabunların daha hijyenik ve etkili olduğunu düşünmüşüzdür, fakat yapılan araştırmalar ne kadar yanıldığımızı ortaya koyuyor.

    Araştırmacılar ise antibakteriyel sıvı sabunun ılık sudan veya kalıp (bar) sabundan daha iyi olmadığını şiddetle savunuyor. Antibakteriyel yazmak çok etkili olduğu anlamına gelmez, bu tip sabunların kalıp (bar) sabundan daha etkili olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt olmadığının da altını çiziyorlar.

    Ayrıca düşünülenin tam aksine bazı verilere göre antibakteriyel sıvı sabun kullanmak uzun vade de ciddi sağlık sorunlara yol açabilecek güçtedir. 2013 de Amerika’da yasaklanan antibakteriyel sıvı sabunların üreticilerine 3 yıllık bir süre verildi, aksini iddia etmeleri için.

    Gerekli açıklamayı yada savunmayı yapamayan üretici firmalara ek olarak ürettikleri sıvı sabunların insanların hormonlarını kesintiye uğrattıkları da rapora eklenince satışı net bir biçimde yasaklandı. Esasen hastanelerde kullanılması için geliştirilen ve içeriğinde triklosan bulunan antibakteriyel sıvı sabunlar zamanlar evlere kadar yayıldı.

    Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalar, uzun süredir triklosanın maruz kalındığı, insan sağlığı sorunlarına yol açabilecek, değişmeyen mikrobiyolojilere bağlandı. Sadece bu değil, bakterilerin öldürülmesinde etkili olabilmesine rağmen, organizmaların kimyasalları ellerinizi yıkamak için gereken süre kadar daha uzun süreyle temas halinde olmaları gerekir.

    Sadece sabun ve akan su ile elleri yıkamak tüketicilerin hasta olmamasını ve başkalarına mikropların yayılmasını önlemek için atabileceği en önemli adımlardan biri olmayı sürdürüyor.

  • Sabah Sıcak Su İçmenin 6 Mucizevi Faydasını Öğrendiğinizde Sabahları Mutlaka Su İçeceksiniz

    Sabah Sıcak Su İçmenin 6 Mucizevi Faydasını Öğrendiğinizde Sabahları Mutlaka Su İçeceksiniz

    Herkes güne bir fincan kahve, çay ya da bitki çayı ile başlamayı tercih eder, peki hiç sıcak su ile güne başlamayı denediniz mi? Yüzünüzü buruşturduğunuzu hisseder gibiyim. Sıcak suyu tek başına içmek başlı başına bir sorun iken bir de uyanır uyanmaz boş mideyle bir bardak su…

    Gözünüzde büyüdü değil mi? ancak sağlığa, en önemlisi de güzelliğe faydalarını saymaya başladığımda fikrinizi değiştireceğinizden eminim. Eğer gerçekten içmekte zorlanırsanız içine bir miktar limon sıkabilir, yada çay kaşığının ucuyla toz tarçın ekleyebilirsiniz.

    Bu ilaveler metabolizmanızın fazladan çalışmasına yardımcı olacaktır. Şimdi gelelim sabahları aç karnına 1 bardak sıcak su içmenin 6 faydasına :

    1 Kilo Vermenize Yardımcı Olur

    Aç karnına sıcak su içmek yağ yakmanıza yardımcı olacağı gibi fazladan kalori yakmanızı da sağlayacaktır. Üstelik böbrek sağlığı için çok gereklidir.

    2 Metabolizmayı Hızlandırır

    Vücudunuzun daha doğru çalışmasını sağladığı gibi ayrıca metabolizmayı fazladan hızlandırır. Ufak defek ağrı ve sızılarınız varsa bunların giderilmesinde de yardımcı olur.

    3 Yaşlanmayı Geciktirir

    Bir tane bakım kremine onlarca lira veriyorsunuz ya, vermeyin. Sabahları aç karnına içeceğiniz bir bardak sıcak su ile tüm cildinize yeterli, sağlıklı ve en doğru bakımı yapabilirsiniz. Vücutta bulunan toksinlerin yaşlanma sürecini hızlandırdığını düşünürseniz bu su ile yeniden eski formunuza kavuşabilirsiniz.

    4 Kan Dolaşımını Hızlandırır

    Bu da demek oluyor ki daha sağlıklı bir kalp, daha sağlıklı damar sistemi. Kısacası sağlık için sadece sabah değil günde yaklaşık 2,5 litre su tüketmelisiniz.

    5 Organlarınız Arınır

    Bir bardak sıcak su ile vücudunuzdaki tehlikeli toksinleri kolayca çıkarabilirsiniz. Su sindirimi artırabilir. Sindiriminizi iyileştirmek için soğuk su yerine sıcak su için.

    6 Ağrıyı Azaltır

    Sıcak su ağrı için faydalıdır, bir fincan ılık veya sıcak su krampların ve baş ağrısının önüne geçer. Ayrıca kılcal dolaşımı düzenler.

  • Yemekten Sonra Yapılmaması Gereken 5 Alışkanlık (Gerçekten çok tehlikeli)

    Yemekten Sonra Yapılmaması Gereken 5 Alışkanlık (Gerçekten çok tehlikeli)

    Pek çok insan özellikle akşam yemeğinden sonra ya uyuklar, ya da tv başına uzanıp keyif yapar. Toplum olarak o kadar yatmaya alışmışız ki, bunun için deyimler dahi mevcuttur. ”Yemekten sonra ya kırk adım atacaksın, ya da yan gelip yatacaksın.” İşte bizi bitiren bu deyimin ikinci kısmı kuşkusuz.

    Yoğun ve yorucu bir günün ardından dinlemek hepimizin hakkı, ancak akşam yemeğini kontrolsüz hatta tıka basa yerseniz böyle bir lüksünüz olmamalı. En azından sağlığınız için…

    Sofraya oturmadan 10 dakika önce ağzınıza bir şeyler atarsanız, yada bir bardak su bile içmeniz iştahınızı bastıracaktır. Dolayısıyla yemeğe yüklenmezseniz tıka basa doymazsınız, o zaman da yatma ihtiyacı oluşmaz.

    Şimdi gelelim yemekten sonra yapılmaması gereken 5 alışkanlığa :

    1 Sigara

    Sigara sağlığın birinci düşmanıdır, ancak yemeklerden hemen sonra yakılan sigaranın da verdiği hazzı bir de içene sormak lazım. Ancak ille de içecekseniz yemekten birkaç saat sonra sigara kullanmalısınız, bunun nedeni sigaranın sindirim için gerekli oksijen fazlalığına bağlanabilen nikotin içermesi. Vücudun her zamankinden daha fazla kanserojen emmesine izin verirler. Bir yemekten hemen sonra sigaranın aynı anda 10 sigaraya eşit olduğunu iddia eden bazı çalışmalar var.

    2 Meyve Tüketimi

    Toplum olarak en büyük hatalarımızdan biri de yemekten sonra meyveye yüklenmek, Zaten ağır yağlı ve bol ekmek eşliğinde mideyi zorladıktan sonra bir de meyve ile kapanış yapmak çok tehlikeli. Esasen meyve dediğin boş mideyle orantılı tüketilecek bir besindir. Yemekten sonra meyve yemek sadece hazımsızlık, mide ekşimesi ve burping neden olacaktır.

    3 Uyku

    Yemekten sonra uyumak felç inme olasılığını çok yükseltiyor, dolayısı ile yemekten en az 3 saat sonra uyumaya özen gösterin.

    4 Duş

    Yemekten hemen sonra alınan duşun sağlığa en olumsuz etkisi, bacaklardaki ve ellerdeki kan akışını artırabilir, böylece midede kan akışını düşürebilir. Bu mide ağrısına neden olur ve sindirim sisteminizi zayıflatır.

    5 Çay İçmek

    Akşam yemeğinden hemen sonra çay içmeyin! Çay demir emilimine müdahale edebilir çünkü çay, yiyeceklerimizde demir ve protein ile bağlanabilen tanik asit içerir. Araştırmalar bunun, demirin emiliminde % 87 azalmayla sonuçlandığını iddia ediyor. Demir eksikliği anemiye, aynı zamanda kötü iştah, soluk cilt, göğüs ağrısı, soğuk ayaklar ve eller, baş dönmesi, güçsüzlük ve aşırı yorulmaya neden olabilir.

  • Çığlık Çığlığa Ağlayan Bebeği Anında Susturma İnanılmaz! (Videolu)

    Çığlık Çığlığa Ağlayan Bebeği Anında Susturma İnanılmaz! (Videolu)

    Bütün annelerin en iyi bildiği konulardan biridir, ağlayan bir bebeği susturmanın zorluğu. Aşı olduğunda, altını kirlettiğinde, acıktığında, uykusu geldiğinde kısacası her koşulda bebekler ağlar.

    Çığlık atmaya başladıktan sonra, bebeğin sakinleşmeden önce biraz zamana ihtiyacı vardır, bu da ailelere ek bir stres.

    Ancak bazen kontrolsüz ağlamalar meydana gelir, bu hem anneyi yorar, hem de bebeği susturmak bir türlü mümkün olmaz. Amerika da bir doktor ağlayan bir bebeği saniyeler içerisinde susturmanın yolunu buldu.

    Şaka gibi inanılmaz olayın baş kahramanı Dr. Robert Hamilton, çocuk doktoru olan Hamilton yılların verdiği doktorluk tecrübesi ile geliştirdiği yöntem sayesinde ağlama krizine giren bebekleri saniyeler içerisinde susturuyor.

    Bu konu biraz hassas olduğu için size aşamalarını anlatmaktansa aşağıdaki videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

    Her ne kadar ingilizce olsa da doktorun hareketleri gayet net ve berrak.

    Videoyu izleyerek hem yöntemi öğrenebilir, hem de bir mucizeye tanıklık edebilirsiniz.

     

  • Çocuğunuzun Süt Dişlerini Asla Atmayın! Anneler Mutlaka Okuyun Bakın Gelecekte Ne İşe Yarayacak

    Çocuğunuzun Süt Dişlerini Asla Atmayın! Anneler Mutlaka Okuyun Bakın Gelecekte Ne İşe Yarayacak

    Ne güzel bir seramonidir değil mi çocuğunuzun çıkan süt dişlerine yapılan muamele. Son zamanlarda diş buğdayı gibi bir adet göze çarpıyor, aslında uzun zamandır olan fakat konseptlerle günümüze uyarlanan eğlenceli bir diş kutlaması.

    Bizim zamanımızda yatık altına diş konurdu, diş perisi gelip dişi alır yerine bir miktar para bırakırdı. Tabi ki böyle bir şey yok ancak bir süre bile olsa diş perisinin varlığına inanmak zaten çocuklara mahsus bir şey değil midir?

    Ayrıca benim hatırladıklarım arasında çatıya atılan dişler de vardı, ve daha pek çoğu. Nasıl olursa olsun son derece keyifli ve eğlenceli zamanlardı. Şimdilerde ise doktorlar çocuklarınızın süt dişlerini saklamanız konusunda anne ve babaları şiddetle uyarıyorlar. Bunun sebebi ise ileride çocuğunuz ciddi bir hastalığa yakalanırsa, süt dişiyle hücre çoğaltılması yapılabiliyor.

    Bunun anlamı, daha sonradan bir çocuğun sebebi ne olursa olsun yedek dokuya ihtiyacı olursa, bebek dişlerinin kök hücreleri, gerekli dokuyu büyütmek için kullanılabilir. Oldukça Muhteşem değil mi?

    Potansiyel olarak, bebeğin dişlerini saklamak, hayat kurtarabilir ve çeşitli hastalıkları tedavi edebilir. Dolayısıyla, dişiniz için bir miktar para almanın harika olduğunu düşündüğünüzde, kalp hücrelerinden beyin hücrelerine kadar her türlü dokuyu büyütme ve hasar görmüş dokuları onarma şansı gerçekten harika.

  • Vücudunuzda Parazit Olduğuna Dair 10 İşaret

    Vücudunuzda Parazit Olduğuna Dair 10 İşaret

    Parazitler, herhangi başka bir canlının vücudu üzerinde yaşayabilen, o canlıdan beslenerek hayatını devam ettiren organizmalardır.  insan vücuduna çeşitli nedenlerle giren ve genellikle bağırsakta olmasına karşın karaciğer, göz, eklemler hatta beyinde bile bulunabilecek mikro organizmalardır.

    Bazı türleri ölümcül vakalara neden olabilmektedir. Bazıları ise özellikle sindirim sistemi içindeki parazitler  vücuda faydalı olmaktadır. İnsan vücudunda parazitlerin sayısı 300 kadardır.
    Vücutta var olan parazitlerin belirtileri ise şunlardır :

    • Yorulma, tükenme, depresyon veya ilgisizlik hissi.
    • İshal. Parazitler genellikle bağırsağın astarına saldırır ve bu da rahatsız edici düzenlilik içinde çeşitli karın sorunlarına neden olur
    • Cilt problemleri: kuru cilt, egzama, kızarıklık, kurdeşen, papüler lezyonlar ve yaralar.
    • Duygu durum salınımı, sinirlilik, depresyon, unutkanlık, huzursuzluk ve kaygı gibi hal ve duygu durum sorunları

    Uykusuzluk, uyku sırasında diş gıcırdatma, yatakta terleme ve rahat uyuyamama uyku gibi uyku sorunları.

    • Kilo alma, uzun süredir devam eden obezite, iştah kaybı veya kontrol edilemeyen açlık ve kilo alamama veya kaybetme gibi kilo ve iştah sorunları.
    • Kas ağrısı, eklem ağrısı, kas krampı, el ve / veya ayakların hissizleşmesi, göbek ağrısı, kalp ağrısı ve artritik ağrı gibi kas ve eklem problemleri.
    • Demir eksikliği anemisinin teşhisi
    • Üreme sorunları, üriner sistem enfeksiyonları, kistler ve miyomlar, menstrüel sorunlar, prostat sorunları ve su tutma (ödem).
    • İltihaplı Bağırsak Sendromu, vücuttaki parazitlerin en yaygın belirtilerinden biridir. Bağırsak parazitleri bölgenin iltihaplanmasına yol açan bağırsak duvarlarına kendilerini düzenler.
  • Ağız Kokusundan Kurtulmanın Pratik Yolu

    Ağız Kokusundan Kurtulmanın Pratik Yolu

    Ağız kokusu dönem dönem herkes de görülebilir, bunun başlıca sebepleri ise ağızda kalan yemek artıkları, diş çürüğü ve mide hastalıklarına dayalıdır.

    Ancak bu sorunlardan birine sahip olsanız bile, bu sizin ağız kokusuyla yaşayacağınız anlamına gelmiyor. Çünkü ağız kokusunu kişinin kendi hissetmediği gibi çevresindeki insanlarda yıkıcı etkileri olabilir.

    Bunun için elbette diş fırçalamak, diş ipi kullanmak ve ağız gargarası yapmak hayati önem taşıyor. Fakat tüm bunlara rağmen ağız kokusundan kurtulamıyorsanız, evde son derece doğal ve etkili bir tarif ile sizlere yardımcı olmayı umuyoruz.

    Gerekli Malzemeler :

    • 2 limon
    • 1 su bardağı ılık su
    • 1 tatlı kaşığı tarçın
    • Yarım çay kaşığı karbonat
    • 1 tatlı kaşığı bal

    Cam şişenin içine limon suyunu, tarçını ve balı ekleyin, ardından ılık su ile kalan malzemeleri ekleyip şişeyi iyice çalkalayın. Sabah akşam birer yemek kaşığı alıp ağzınızı 30 saniye kadar bu karışım ile çalkalayın. Listede yer alan malzemeler tamamen doğal olduğu için hiçbir yan etki yapmayacağı gibi, ağız ve diş bakımınıza da yardımcı olacaktır.

  • Bir Türlü Kilo Veremeyenler Sebep İştahınız Değil Östrojen Hakimiyeti Olabilir

    Bir Türlü Kilo Veremeyenler Sebep İştahınız Değil Östrojen Hakimiyeti Olabilir

    Sizin de çevrenizde bir türlü kilo veremeyen birileri mutlaka vardır, belki de bunlardan biri sizsiniz. Sağlıklı ve kontrollü beslenip, yeterli sıvı tüketiyor ve günlük yürüyüş veya egzersiz yapmanıza rağmen kilo veremiyor musunuz? İşte bu yazı sizi düşünerek hazırlandı.

    Genellikle yaşla birlikte östrojen seviyesi yükselir, ancak bu farklı yaş guruplarında da elbette görülebilir. İlk yapmanız gereken östrojen seviyenizi ölçtürmek olmalı. Şimdi gelelim detaylara, karaciğerin başlıca görevlerinden biri östrojeni vücuttan atılımını sağlamaktır.

    Eğer yüksek seviyelere ulaşırsa kilo başta olmak üzere pek çok hastalığa yol açar. Bu doğrultuda yeterli oranda vitamin, mineral ve protein aldığınızdan emin olmalısınız. Zira östrojeni tetikleyen sebeplerin başında yetersiz ve dengesiz beslenme yatmaktadır.

     

    Karaciğerinizi kesinlikle desteklemeniz gerekir, bunun için de günlük protein ihtiyacınızı tam ve eksiksiz karşılamanız gerekiyor. Aslına bakarsanız her şeyin yolu sağlıklı beslenmeden geçerken, neden hala sağlık sorunları yaşamayı göze alıyoruz fast food yiyeceklerle! Bunu da anlamak pek mümkün değil. gelelim östrojenin yükselmesinin sebep olduğu diğer hastalıklara.

    • Ödem 
    • Kilo alma 
    • Varis 
    • Damar kuruması veya kaşıntısı 
    • İnfertilite (Hamile kalamama durumu)
    • adet döngüsüne bağlı olarak ruhsal değişimler ve depresyon 
    • Göğüs hassasiyeti 
    • Yorgunluk ve gece terlemesi de dahil olmak üzere uykusuzluk 
    • Varyasyonlar veya atlanmış Döngüler 
    • Yetersiz veya aşırı kan akışı
    • İyi huylu meme hastalığı 
    • Meme kanseri

  • Genital Yollardaki Mantardan Bu Doğal Yöntemlerle Kolaylıkla Kurtulabilirsiniz

    Genital Yollardaki Mantardan Bu Doğal Yöntemlerle Kolaylıkla Kurtulabilirsiniz

    Vücudun neresinde çıkarsa çıksın mantarın en bilinen ve dayanılmaz yönü ciddi kaşıntıya yol açmasıdır, hal böyle olunca bir de genital yollarda türediği düşünülürse hayat iyice çekilmez bir hal alıyor.

    Mantara yakalanmanın belli bir nedeni yoktur, buna pek çok şey sebep olabilir, hatta ödünç aldığınız bikini bile! Dolayısı ile ne kadar dikkat ederseniz edin mantar sizi bulacaksa, önünde sonunda buluyor. Asıl mesele ise bunun tedavi sürecidir.

    Tedavi süreci yine aynı sıkıntıya sebep olur, tükenmek bilmeyen muayeneler, çoğunlukla işe yaramayan ilaçlar ve daha pek çoğu. Tüm bu sebeplerden dolayı biraz araştırdık ve mantardan evde kurtulma yollarını keşfetmeye çalıştık.

    Biberiye Çayı

    Eğer mantara yakalandıysanız en kolay ve ucuz yolla kurtulmanın çaresi biberiye çayında gizli, her gün yaklaşık 4 bardak tüketilmesi önerilen biberiye çayının mucizevi yönünü göreceksiniz. Eğer mümkünse aktardan taze alacağınız çay sallama bitki çayına oranla daha sağlıklı ve etkisini kolayca gösterecektir, şekersiz kullanımı önerilir.

    Yağlar

    Hindistan cevizi yağı ve kekik yağı bu sorun için biçilmiş kaftandır, bir parça pamuğun üzerine birkaç damla yağ damlatıp tamponu genital bölgenin içine kontrollü bir biçimde yerleştirin. 2 saat boyunca bekletin ve bu işlemi günde 2 kere tekrar edin.

    Sarımsak

    Antibiyotik özelliğini bilmeyen yoktur, özellikle sabah saatlerinde bir diş sarımsağı hap biçiminde yutun. Eğer bunu yapamıyorsanız yoğurdun içine koyup yiyebilirsiniz. Etkisini artırmak için de e vitamini kapsülü ve hindistan cevizini bir arada kullanabilirsiniz.

    Elma Sirkesi

    Ilık su ile dolu küvetin içine 1 bardak elma sirkesi dökün ve küvette yaklaşık 20 dakika bekleyin, etkisini ilk kullanımda gösterecektir.

    Yukarıda sunulan tamamen doğal olmasının yanı sıra hiçbir yan etkisi yoktur, bir çoğumuz maalesef ki hastalığa yakalandıktan sonra çözüm arıyoruz. Yukarıda sıralanan alternatifleri sağlıklı iken de uygulamanızda fayda var.