Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: kumekim

  • Bakışlarınıza Gölge Düşmesin

    Bakışlarınıza Gölge Düşmesin

    Küçük estetik yöntemlerle zamana meydan okuyan güzel gözlere sahip olabilirsiniz.

    Bakışlarınızın canlılığı gözleriniz sayesinde çevrenize yayılır. Yalnız zamanla oluşan göz kapaklarındaki düşüklük ve gözaltlarındaki torbalanmalar en güzel bakışlara dahi gölge düşürebilir.

    Bakışlarınız güzelliğinizin en önemli yansımasıdır. İnsanlarla göz göze geldiğinizde güzel gözler ve canlı bir bakış, sıcak ve yakın bir iletişim için en önemli unsurlardan biridir. Prof.Dr. Erol Kışlaoğlu, bu sorunların lokal anestezi ile acısız ve çok kısa sürede nasıl düzeltilebileceğini ve güzel bakışlar yaratan estetik uygulamaların ana hatlarını şöyle anlatıyor:

    gozkapagiGöz kapaklarında oluşan deformasyon…

    Göz kapağı yaşlanma ile veya genetik sebeplerle çok genç yaşlarda da torbalanabilir, hatta
    göz kapağı derisinde torbalanma olmadan yalnızca sarkma veya gevşeme görülebilir.

    Göz kapaklarında meydana gelen deformasyon ve sarkık görüntü ile kişi yorgun ve yaşlı görünür. Bu durumun estetik yönden bozuk görüntüye sebep olması dışında, sarkık durumdaki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması ile kişinin görmesi de zorlaşır.

    Göz kapağı ameliyatı nasıl yapılır?

    Göz kapağı estetiği ameliyatı ya da blefaroplasti, göz kapaklarına uygulanan estetik cerrahi yöntemidir. Bu operasyonda, alt ve üst göz kapaklarından fazla sarkma ve torbalanmaya sebep olan deri fazlalıkları alınır. Yalnız çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir.

    Estetik cerrahi uzmanı Prof.Dr Erol Kışlaoğlu, operasyon esnasında yapılanları şöyle açıklıyor; Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınır ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar güçlendirilir. Bu şekilde hem güzel bir görünüm sağlanır hem de kişinin rahat görmesine olanak verilir. Göz kapağı estetiği lokal anestezi ile yapılır, yalnız hastanın isteğine göre ya da başka işlemlerde yapılacaksa genel anestezi altında da yapılabilir. Hastanın belirgin şikayetlerine göre sadece üst, veya alt kapaklar veya hem alt hem de üst kapaklar aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama bir ya da birbuçuk saat sürer.

    İz kalır mı?

    Üst göz kapağında kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Bu sebeple iz görünmez. Bir de göz kapakları insan derisinde en az iz bırakan bölgelerdendir.

    Ameliyat sonrası

    Ameliyat sonrası ödem oluşmaması için göz bir saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine gidebilir. Herhangi bir sargı ya da pansumana gerek yoktur. Hasta iki gün sonra banyo yapabilmekte doğal ihtiyaçlarını sorunsuz giderebilmektedir. Dört gün sonra üst göz kapağında ki dikiş alınır. Bu sürede hasta güneş gözlüğü kullanarak günlük hayatına devam edebilir.

    Bu operasyon tek başına uygulanırken kaş kaldırma ve yüz germe operasyonları ile birlikte de yapılabilmektedir.

    Normal hayata dönüş

    Ameliyattan iyi sonuçlar alınır. Nadiren yeniden cerrahi girişim gerekli olabilir. Kişi üç gün sonra işine dönebilir. Göz kapaklarının yeni şekli, yerçekiminden etkileneceğinden kişinin bünyesine göre bazen beş veya on yıl bazen de ömür boyu dayanır.

  • Bir Doğum Kontrol Yöntemi Olarak Geri Çekme

    Bir Doğum Kontrol Yöntemi Olarak Geri Çekme

    En eski ve günümüzde bile ülkemizde en fazla uygulanan bir aile planlaması yöntemidir.

    Geri çekme (Coitus interruptus), cinsel ilişki sırasında erkeğin boşalmadan hemen önce penisini vajinadan çıkarıp dışarıya boşalmasıdır.

    Güvenirliliği düşük olduğundan istenmeyen gebeliklerin büyük kısmı bu yöntem sonucunda oluşmaktadır.

    Yöntem tamamen erkeğin kontrolüne bağlıdır. Yine de başarısızlığın temel nedeni bu değildir.

    Yöntemin etkisiz olmasının gerçek sebebi; ilişki sırasında, erkeğin penisinde boşalmadan önce de sperm bulunmasıdır. Bu sayede erkek henüz boşalmadan bile belli oranda sperm vajinaya geçmektedir.

    cinsel2Bu yöntem modern tıpta bir doğum kontrol yöntemi olarak önerilmez. “Gebelik olsa da olur” diyenler için belki bu yöntem düşünülebilir.

    Etkin korunma için çiftlere uygun prezervatif, ria, doğum kontrol hapları gibi modern yöntemler ilk olarak düşünülmelidir.

  • Aşk Düşmanları

    Aşk Düşmanları

    Bir ilişkiyi bitiren aslında küçük ayrıntılardır… Biten bir aşkın ardından ağlamak yerine siz nerede hata yaptığınızın bilincine varmalısınız..

    Aşk öyle bir duygudur işte… çok seversiniz ve kaybetmekten korkarsınız… Korkmanıza aslında gerek yok, bir ilişkinin bitmesinde elbette sizin de payınız var. Belki hoşunuza gitmez ama, büyük sorunların sebep olduğu sanılan ayrılıkların ardında aslında yalnızca, değiştirilebilir küçük detaylar vardır. Peki bunlar nelerdir? İşte kulağınıza küpe olması gereken ayrıntılar…

    ciftTEMBELLİK:

    Ayaginizda pembe peluş terlikleriniz, üzerinizde eşofmanınız , yüzünüzde avokado maskeniz olduğu halde kendinize bir bakın. Sizi bu halde görse etkilenir miydi? Mümkün değil. Onun yanında rahat olmakla kendinizi bırakmak arasından ince bir çizgi vardır. Penye gecelik yerine giyilen dantelli iç çamaşırları veya haftada bir gidilen nezih bir akşam yemeği, aranızdaki gizemi artırır.

    ANNECİLİK:

    Kiyafetleri darmadağın yerde ve siz topluyorsunuz. Erkek arkadaşınıza annelik yapmanın tehlikesi, büyümek istemeyen küçük bir çocukla kalıcı bir ilişki kurma çabanız… Sonra da sorumluluk alabilen bir adam istediğinizde büyük ihtimalle hayal kırıklığına uğrayacaksınız. O ise, sizdeki değişikliği şaşkınlıkla karşılayacaktır. Sevginizi ona hanım evladı gibi davranmaktansa, duygularınızı sözcüklere dökerek gösterin. Tabii ki kendi ihtiyaçlarınızı da dile getirin.

    KISKANÇLIK:

    Kiskanclik hissi, onun sevgisini hak etmediğinize dair derin bir korkunun dışa vurulmuş halidir. Başka bir kadına ilgi gösteriyorsa bağırıp çağırmayın (çok aleni) ya da ortalığı birbirine katmayın ( çok çaresizce). Kulağına baştan çıkarıcı sözler fısıldayın, ona acımasızca kur yapın. Böylece ilgisinin size kaymasını sağlayarak kendinizden şüphe duymanıza yol açan yıkıcı hislerden kurtulacaksınız.

    KATİL SORULAR:

    Kadinlarin bazen anlamsız ve feci şekilde sinir bozucu sorular sorarlar. Erkek arkadaşınızın size bağlı kalmasını istiyorsanız ‘Beni ne kadar seviyorsun?’, ‘Sence ben şişman mıyım?’, ‘O gömleği bu pantalonla giymeyeceksin değil mi?’, ‘Yemeğe çıkıp sonra da sinemaya gitmek yerine video kiralayıp pizza ısmarlasak olmaz mı?’ gibi sorular sormaktan kaçının.

  • Osteoporoz Nedir?

    Osteoporoz Nedir?

    Osteoporoz, kemik dokusunun yapısının zayıflaması ve azalması sonucu daha kolay kırılabilir duruma gelmesine yol açan bir hastalıktır. Osteoporoz, yıllar geçtikçe kemiğin sert yapısını yitirip sünger gibi gözenekli bir yapıya dönüşmesini ifade eden bir sözcüktür.

    Osteoporoz yeni keşfedilen bir hastalık mıdır?

    Tabii ki hayır. Osteoporoz, insanlık tarihi gibi bilinen eski bir hastalıktır. Eski Mısır’dan günümüze ulaşmış ileri yaşlardaki mumyaların kemikleri incelendiğinde osteoporoza rastlanmıştır.

    osteoporoz2Ancak eskiden pek dikkat çekmeyen osteoporoz 2000’li yıllarda yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte giderek daha dikkat çeken ve önemsenmesi gereken duruma gelmiştir. Neredeyse günümüzde uygarlığın bize hediye etttiği ve bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçülerde etkileyen çağdaş bir hastalık olmuştur.

    Osteoporoz nasıl bir hastalıktır?

    Osteoporoz sinsi ilerleyen bir hastalıktır. Bu yüzden “ sessiz hırsız ” da denilmiştir.

    Kemiklerden her gün bir miktar çalan yalnız uzun süre hiçbir belirti vermeyen bir hastalık olması ona bu ismin takılmasına sebep olmuştur.

    Ne yazık ki osteoporozun en kötü sonucu dediğimiz kırıklar oluştuğunda hastalık çok ilerlemiş durumdadır ve tedavisi bu dönemde oldukça zordur.

  • Erkeklerden Kadınlara Altın Tavsiyeler !

    Erkeklerden Kadınlara Altın Tavsiyeler !

    Erkekler kendileriyle ilgili kızları uyarmak isteselerdi ne anlatır ve nasıl öğüt verirlerdi? Biz de kadinlarsitesi.com olarak sizler için araştırıp derlediğimiz bir kaç öneride bulunmak istiyoruz. Genç kızların ilgiyle okumasını umuyoruz.


    Kur yapan erkek değişebilir

    İlişkinizin ilk zamanlarında kur yapan erkek ile ilişki yaşadığınız erkeğin birbirinden farklı olduğunu düşünüyorsanız; erkekler kur yaparken farklı görünürler, onların her hareketini iyi analiz edin.

    tavsiyelerSaplantılı aşkın keyfini çıkarın

    Bazı erkekler duygularına çok fazla yenilirler. Bu durum, size deli gibi, saplantılı bir aşk duyduğunun işaretidir. Ona karşı nazik ve dikkatli davranın.

    İkna edici olabilirler

    Erkekler araştırmacı yönlerini karşılarındaki kişiyle genelde flört ettikleri kadın ile bastırmak isterler. Siz de kendinize özel bir kontrol mekanizması geliştirin ve yeri geldiğinde ‘Hayır’ demeyi öğrenin. Hazır olmadığınız hiçbir konuda ikna etmesine izin vermeyin.

    Erkekler zaman zaman yalan söyler ?

    Bir erkeğin ne zaman yalan söylediğini bilmelisiniz. Yalan söylediğini nasıl anlarsınız? Yerinde duramaz, göz temasından kaçınır, ses tonu değişir, olmadık yerde burnunu çeker, omuzlarını kaldırır, ayağıyla tempo tutar, kendini savunmaya çalışır, konuyu değiştirmeye çabalar, sürekli espiri yapar. Bu durumda yalanı anlama yeteneğinizi geliştirmeniz zor olmasa gerek.

  • Genç Kızlara Özel

    Genç kızlar arasında özel dönemlerine ait bir takım söylenti denilebilecek yanlış bilgiler vardır, konuşulur hatta çekinceleri nedeniyle bu söylentilere de inanılır. Genel olarak söylenti dediğimiz bilinenlerin doğruları ile derlediğimiz yazımızda bulabilirsiniz.

    Regl dönemlerinizin ne zaman olduğunu herkes anlar.

    Doğrusu:
    Herhangi bir kimsenin regl günlerinizde olup olmadığınızı bilmesinin tek yolu, sizin bunu ona söylemenizdir! Sokakta yürürken kimin regl günlerinde olup kimin olmadığını anlayabilir misiniz?

    Regl günlerinizde yüzmeye gidemezsiniz.

    genckiz1Doğrusu:
    Regl günlerinizde yüzmeye elbette ki gidebilirsiniz! Sadece ped değil, tampon kullanarak.

    Tampon kullandığınızda bekaretinizi kaybedersiniz.

    Doğrusu:
    Bekaretinizi yalnızca cinsel ilişkide bulunmakla kaybedebilirsiniz. Regl günlerindeki korunma konusundaki seçiminizin hiçbir etkisi yoktur, dolayısıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce tampon kullanmamanız için sebep yoktur.

    Regl günlerinizde hamile kalamazsınız.

    Doğrusu
    Regl döneminizdeki diğer zamanlardan daha düşük olmakla birlikte, regl günlerinizde gebelik oluşması, özellikle de regl döneminizin ortalarında olduğunda imkansız değildir. Bu riski göze almayın ve korunmasız cinsel ilişkinin sizi aynı zamanda cinsel yolla bulaşan hastalıkların taşıyıcılarından hastalık kapmaya açık duruma getirdiğini unutmayın.

    Regl günlerinizde tüm fiziksel faaliyetlerinizi durdurmanız gerekir.

    Doğrusu:
    Vücudunuzu dinleyin ve kendinizi iyi hissettirecek neyse onu yapın! Peki egzersizle ilgili olarak? Aslında ne kadar aktif olursanız, kramp girme ihtimali de o kadar düşüktür!

    Regl günlerinizde olabildiğince az duş almanız ve yıkanmanız gerekir.

    Doğrusu:
    Genç kızlar genelde regl günlerinde daha çok terler ve o yüzden bu dönemlerde banyo yapmaları normal zamandan daha da önemli duruma gelir. Kendinizi temiz ve canlı hissetmeniz açısından istediğiniz zaman duş alın.

    Regl Öncesi Sendromu (PMS), tamamen kafanızdadır.

    Doğrusu:
    Regl günlerinizden önce, vücudunuzdaki hormon düzeyleri fırlar ve siz de sinirli veya mutsuz olabilir veya kramp ya da baş ağrısı gibi fiziksel sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Regl Öncesi Sendromu (PMS), gerçek bir durumdur ve göz ardı edilmemelidir.

  • Sanal da Olsa Asla Yalan söylemem!

    Sanal da Olsa Asla Yalan söylemem!

    Yapılan araştırmalara göre, internet arkadaşlığında kadınların erkeklere oranla daha samimi olduğu ortaya çıkıyor. İnternette, on erkekten altısı yalan söylüyor.

    Sidney Üniversitesi Tatbiki İnsan Davranışları Bölümü tarafından İngiltere, ABD ve Avustralya’da yapılan bir araştırmada telefon ve internet hatları üzerinden kurulan ilişkiler incelendi. Araştırmaya göre dil, din, kültür ve ülke farkları online arkadaşlıkta farklı davranış modellerine sebep olmuyor. Kadın ve erkek arasındaki davranış farklılıkları sanal ortamda da aynı şekilde etkisini gösteriyor. Yapılan araştırmalara göre kadınlar, yüz yüze ilişkide nasıl davranıyorsa internette de aynı tutum içinde oluyor. Erkekler ise yalan söylemeyi tercih ediyor. İşte online ilişkide kadın-erkek karşılaştırması:

    Kadınlar samimi

    sanal* Erkekler internette dürüst davranmıyor. Genellikle hepsi evli olduklarını gizliyorlar. On erkekten altısı meslekleri, yaşları ve ekonomik durumları konusunda chat arkadaşlarına yalan söylüyor.

    * Kadınlar erkeklere nispeten çok daha samimi. İnternette chat yapan kadın, yaşını, mesleğini ve ekonomik durumunu gizlemek ihtiyacı duymuyor. Kadınların tek gizlediği şey isimleri…

    * Kadınlar yüz yüze söyleyemedikleri her şeyi online ilişkide rahatça söylüyor. Eşleri veya erkek arkadaşlarıyla ilgili sorunları, iş hayatları, aile sorunları, hayalleri, beklentileri vs.

    * Erkekler online arkadaşlarıyla tanışma konusunda kadınlara göre daha cesur. Yaşları onsekiz ile otuzbeş arasında değişen üçbin erkekten yüzde yetmişi chat yaptığı kişi ile tanışmak istiyor. Kadınların sadece yüzde yirmisi chat ilişkisini yüz yüze tanışmaya kadar götürebiliyor.

    * Tahmin edilenin aksine kadınlar yaşlarını da gizlemiyor. Kadınlar yardımseverlik açısından da erkeklere fark atıyor. Konuştuğu kişinin sorunlarını çözmeye çalıştığı gibi tavsiyelerde de bulunuyor.

    * Online ilişkide erkekler için seks, para ve menfaat önem taşıyor. Kadınlar online ilişkide cinsiyet farkı gözetmiyor. Aslında erkekler cinsellik içermeyen ilişkilere sıcak bakmıyor. Sonuçlanmayan, ete, kemiğe bürünmeyen ilişki erkekler için cazip bulunmuyor. Erkekler cinsellik dışında, otomobil ve sporla ilgileniyorlar.

    * Buluşma teklifi genelde erkekten geliyor. Onsekiz ile yirmibeş yaş arası kadınlar romantik arkadaşlık istiyor. Bu yaş grubundaki erkekler ise seks istiyor. Otuz ile kırkbeş yaş arasında evlilik sorunları öne çıkıyor. Erkekler macera arıyor.

  • Osteoporoz Nasıl Olur?

    Osteoporoz Nasıl Olur?

    Kemik dokusu bedenimizin en ilginç yapılarından birisidir. Çünkü zamanla biraz yıkılan birazda yapılan bu sayede daima kendini yenileyen bir dokudur. Çocuklarda ve gençlerde yapım daha fazla, orta yaşlarda ise yapım kemik yıkımına eşittir. Daha İleriki yaşlarda yıkım yapımdan fazladır ve buna bağlı olarak kemik kitlesi de gün geçtikçe azalır. Osteoporozda bu denge bozulmuştur. Ya yapımdaki noksanlık ya da yıkımda olması gerekenden fazlalık söz konusudur.

    Kadınlarda östrojen hormonu kemiklerin yıkımını önlemektedir. Regl kesimiyle (menopoz) östrojen hormonu azaldığından kemik yıkımı artar. 35 yaşında kemik kütlesi hayat boyunca en yüksek seviyededir. Bu yüzden o yaştaki kemiğe “pik kemik kütlesi “ denir. Kemik kütlesini bankaya yatırılmış paralara benzetirsek, 35 yaşından sonra bu miktarın üzerine çıkılması mümkün değildir.

    osteoporozYani; 35 yaşında kemik bankasından emekli olmadan önce kemik miktarımızı artıracak ne yaptıysak ileride o yanımıza kar kalacaktır. Günümüzde çocuk ve genç yaşlarda gerektiği kadar kalsiyum alınmıyor, yeterince güneş ışığından yararlanılmıyor doğal olarak da kemik kitlesi düşük olur ve menopoz sonrası da bu kemik kolaylıkla kaybedilir. İleriki yaşlarımızda osteoporozla mücadelede güçlü olabilmek için erken yaşlarda kemik sağlığımızı korumak adına çaba göstermeliyiz.

    Tedavi İle Kemikler Normale Döner mi?

    Osteoporoz tedavisinde amaç mevcut kemik kitlesinin korunması ve / veya daha da artırılmasıdır. Ancak, osteoporotik kemikler genellikle mevcut tedavilerle tam normale dönemeyebilir. Yalnız bilinmesi gereken, kemik kaybı tedavi ile durdurulabilir, üstelik bazen bir miktar kemik kazanılabilir. Kırık riski taşıyanların teşhis ve tanı yöntemleriyle önceden belirlenmesi ve koruyucu tedbirlerin alınması ile kalça kırıkları % 20, omurga kırıklarında % 12 diğer tüm kırıklarda % 25 oranında azalma olabileceği bildirilmektedir.

  • Gebelik Döneminde Bebeğinizle İlk İletişimi Kurun

    Gebelik Döneminde Bebeğinizle İlk İletişimi Kurun

    Gebelik döneminde bebeğinizle konuşmanız, ona müzik dinletmeniz bebeklerin görsel zihinsel ve motor becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyor.

    Memorial Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları uzmanı Op.DR. Altuğ Semiz, bebeklerin dünyaya geldikten sonra annelerinin sesini duydukları ilk anda büyük bir huzur duyarak, kendilerini annelerinin güvenli kollarına bıraktığını söylüyor.

    İngiliz bilim adamları anne adaylarına belli bir şarkıyı gebelik süresince defalarca dinletmiş.

    muzikdinlemeBebekler dünyaya geldikten sonra aynı şarkılarda ağlamayı bırakmış ve sorunsuz daha uzun süre uyumuşlar.

    Bilim adamları özellikle Barok müziğin nakarat bölümleri sayesinde bebeklerin en huzur duydukları müzik olduğunu söylüyor. Dışarıdan gelen ses, dalgalar biçiminde anne karnına ulaşıyor, o yüzden bulunduğunuz odada müzik dinlemeniz yeterli oluyor.

    Bu sesleri uzun süre dinlemek, bebeğe huzur verirken aynı zamanda beyin gelişimi için de önemlidir.

  • Kadın Genital Organ Kanseri

    Kadın Genital Organ Kanseri

    Kadın cinsel organ kanserlerinin yüzde bir-ikisini oluşturur. Genellikle rahim ağzı kanserlerine benzer bir sebep ve yapısal özelliğe sahiptir. Vajina bir tarafında rahim ağzı diğer tarafında vulva olan tüp şeklinde bir organ olduğundan tanı ve tedavide bir takım teknik zorluklar gelişebilir. Hastaların yüzde yetmiş altısı elli yaşından büyüktür.

    BELİRTİLER:

    * Ağrısız kanama (ilişki sonrası olabilir)
    * Akıntı
    * Sık idrara çıkma ve mesane ağrısı
    * Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik ya da sorunlar olabilir.

    vajinakanseriSEBEBİ YA DA RİSK FAKTÖRLERİ:

    Bugünlerde en çok üzerinde durulan sebep ya da risk faktörü (İnsan siğil virusu) HPV’ dir. Uzun süreli tahrişe sebep olan herşey, vajinaya yerleştirilen (sarkma önleyici esnek yumuşak halkalar) pezerler, ya da kanserler sebebiyle yapılan ışın tedavileri de bu başlık altında sayılabilir. Anne karnında düşük olmaması için kullanılan bazı estrojenik hormonlara (DES:Dietilstilbestrol) maruz kalan kız bebeklerin ileriki yaşamlarında bir takım vajinal değişiklikler (vajinal adenozis) ve vajina kanserine yakalanma ihtimalleri artmaktadır.

    KANSER ÖNCÜSÜ HASTALIK:

    VAIN adı verilen kansere dönüşebilir hastalık vajina içinde tanımlanmıştır. Hastalık bu evrede tanı konup uygun takip ve tedavi uygulanırsa kansere dönüşüm engellenebilir.

    TARAMA :

    Vajina kanserlerinde sürüntü (pap-test, smear) ile tarama testleri etkili olarak kullanılabilir. Özellikle HPV ile bulaşmış kadınlarda düzenli vajinal ve rahim ağzı sürüntüleri alınması çok önemlidir.

    TANI :

    Çıplak gözle veya kolposkop ile yapılan muayene sırasında şüpheli bölümlerden parça (biopsi) alınarak tanı konur.

    TEDAVİ:

    * Cerrahi
    * Radyoterapi (x-ışını)
    * Kemoterapi(ilaç) tedavisi uygulanabilir.

    Ortalama beş yıllık sağ kalım oranı %42.5’tir. Erken dönemlerde bu oran %69 iken ilerlemiş hastalığı olanlarda % 17.5’e düşmektedir.

  • Evinizde Kış İçin Sıcak Köşeler Yaratın!

    Evinizde Kış İçin Sıcak Köşeler Yaratın!

    Kış kapımıza dayanmaya başladı diyebiliriz. Soğuk günler için evinizde sıcacık köşeler oluşturmak ister misiniz? Küçük değişiklikler dekorasyonunuza da hoş bir hava verecektir.

    Salonunuzun veya çalışma odanızın aydınlık bir bölümüne ya da köşesine, deri bir berjer koltuk yerleştirebilirsiniz. Yanına ayaklı ve başı oynar bir lamba hoşluk verebilir. Bu şekilde biraz gevşemek aynı zamanda kitap okumak için sevimli hem de şık bir köşe oluşturmuş olacaksınız. Soğuk bir kış akşamında, sıcak bir bardak kakaoya kimse itiraz etmez. İçinizi ısıtacak bu keyfi yaşamak için renkli kupalar alabilirsiniz. Özellikle kar görüntüsü olan ya da kırmızı-beyazlı desenler, mutlu anlar geçirmenize yardımcı olur. Üstelik kullanmadığınız zamanlarda mutfağınızda renkli bir dekorasyon oluşturabilir.

    sicakkoseYatak odanızda soğuk havayı hissetmek istemiyorsanız yumuşak kürk dokulu yastıklar ve yatak örtülerini tercih edebilirsiniz. Özellikle yıkanabilir olanları seçilebilir, böylece kolay kullanımlı pratik bir takıma sahip olmanın keyfini de çıkarabilirsiniz. Ayrıca yatak odanızda yüzde yüz pamuklu nevresimler ve yün battaniyeler gibi içine gömüleceğiniz yumuşak kumaşlar doğru seçim olabilir.

    Kış dekorasyonunuzdaa salonunuz için doğal ve sıcak tonları kullanmalısınız. Dekoratif yastıklar, özellikle keçe olanlar bu senenin modası, kaşmir koltuk örtüleri ve yumuşak ışıltılı abajurlar farklı bir hava oluşturabilir.

    Banyonuzda doğal sabunlar, bol tüylü havlular ve peluş paspaslar kullanabilirsiniz. Bu sayede banyonuzda kış dokusunu yaratmış olursunuz.

    Mutfağınıza sıcak bir hava vermek için, ahşap malzeme seçimiyle ve sarı, şeftali pembesi gibi sıcak renklerle mümkündür.

    Döşeme ve halı seçimininde sıcak tonlar doğru olacaktır. Özellikle kahve ve bej gibi birbiriyle uyumlu renkler her zaman davetkar bir ortam oluşturur.

    İçinizi ısıtan bir ortam olmasını istiyorsanız, dekorasyon ile birlikte doğru ışıklandırma da ihmal edilmemeli. Ayrıca sarı ışık veren aydınlatmalar, son derece hoş gölge oyunları oluşturabilir.

    Salonunuzda yeterince yeriniz var ve aydınlık ise, köşeli “L” kanepe modeli uygun olabilir. Akşamları ve tatil günlerinde gün boyu üzerine yayılmak ve uzun kış gecelerinde kalabalık arkadaş grubunuzu ağırlamak için doğru bir seçim diyebiliriz.

    Yumuşak ve huzurlu bir dokunuş için mumlardan yararlanabilirsiniz. Salon, yatak odası, hatta banyoda dahi yerleştirilecek mumlar size huzur verir ve ortamı dinginleştirir.

  • Osteoporozdan Korunma

    Osteoporozdan Korunma

    Düzenli doktor kontrolleri osteoporozdan korunmada en önemli adımdır. Alınabilecek basit bazı tedbirlerde osteoporoza karşı korunmada yardımcı olabilir.

    Nedir bu tedbirler?

    Öcelikle sigarayı bırakın, alkol ve kahveden uzak durunuz. Güneş ışığından mümkün olduğunca yararlanın. Evinizi, işinizi, yaşadığınız çevreyi güvenli duruma getirin, düşmelere sebep olacak durumları engellemeye çalışın.

    Doktorunuzun tavsiyelerini ihmal etmeyin, uygun göreceği egzersizleri yapın ve günlük hayatınızda bel ve sırtınızı korumaya yönelik çeşitli tavsiyeleri uygulayın.

    osteoporoz1En önemlisi, OSTEOPOROZ’a karşı düzenli aralıklarla kontrollerinizi yaptırın. Gelecekteki hayatınızı rahat ve aktif yaşayabilmeniz ancak erken teşhisle mümkün olabilir. Bu sebeple kemik yoğunluğunuzu doktorunuzun uygun göreceği periyotlarla ölçtürebilirsiniz.

    İlk olarak beslenmemizde bazı değişiklikler yapmalıyız. Süt ve süt ürünleri gibi kalsiyumdan zengin besinlerin fazlaca tüketilmesi gerekir. Yalnız bu tip ürünler yüksek oranlarda da yağ içerebilirler, yağsız veya yağı azaltılmış olan ürünlerin kullanımına dikkat edilmeli. Özellikle magnezyum ve C vitamini takviyesi almalı, yüksek proteinli besinlerden kaçınmalı, tuzu azaltmalı ve lifli gıdalara daha fazla yer vermeli(sebzeler).

    Osteoporozu ve sebep olabileceği olumsuzlukları bir çok durumda engellemek ya da en az seviyeye düşürmek mümkündür. Bazı tedaviler, kemik kaybı gelişmiş hastalarda bile ümit verici olsa da esas tedavi “koruyucu tedavi“dir. Çocukluktan beri bireylerin diyet ve yaşam şekillerinde yapılabilecek değişimler ile kemik dokusunun artmasını ve korunmasını sağlamak, menopoz gibi hızlı kayıp dönemlerinde gerekli önlemleri erkenden almak ve risk altındakileri eğitmektir.

    Konunun uzmanı bir doktora muayene olarak tedavinizi yaptırın, düzenli aralıklarla kontrollerinizi ihmal etmeyin .

    UNUTMAMALISINIZ… “osteoporoz önlenebilir” bir hastalıktır. Bir şeyler yapmak için hiçbir zaman çok geç değildir.