Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: ulku

  • Bu 30 Belirti Magnezyuma İhtiyacınız Olduğunu Gösteriyor

    Bu 30 Belirti Magnezyuma İhtiyacınız Olduğunu Gösteriyor

    Magnezyuma İhtiyacınız Olduğunu Gösteren İp Uçları

    Okumadan geçmeyin

    Zaman zaman vücudunuzdan  anlam veremediğimiz işaretler alırız. Karşılaştığımız bu belirtileri  çoğu zaman görmezden geliriz.

    Modern dünya beslenme anlayışı, günümüzde çok sayıda sağlık sorununa ve çeşitli besin maddelerinin eksikliğine sebep oluyor.

    En sık karşılaşılan eksikliklerden biri  de magnezyum mineralidir. Magnezyumun, besin kaynaklarından elde edilmesi zordur, ancak yokluğu insan vücudunda önemli sorunlara sebep olur. Bu önemli madde, vücutta 300’den fazla işlem ve kimyasal reaksiyondan sorumludur.

    Magnezyum eksikliği yaşanmasının bir diğer önemli nedeni de modern tarım yöntemlerinin keşfedilmesi, uygulamaya konmasıdır.Sanayileşmiş batı ülkelerinde nüfusun büyük çoğunluğunda  magnezyum eksikliği görülür.

    Magnezyum Eksikliği

    Özellikle kabak çekirdeği ve diğer kuru yemişler,tüm tohumlar,başta ıspanak olmak üzere yeşil yapraklı sebzeler, uskumru ve magnezyum bakımından zengin fasulye vb. bakliyat türleri,işlenmemiş tam buğday ürünleri gibi gıdaların  yeterince yenmemesinden kaynaklanır. Fast food ağırlıklı beslenme alışkanlığı yaygınlaştıkça magnezyum eksikliği görülme sıklığı artmakta.

    Alkol tüketimi de magnezyum eksikliğine sebep olur.

    İçtiğimiz sudan  günlük magnezyum ihtiyacımız karşılanır. Ancak daha yumuşak içimli az mineralli su tercihi yaygınlaştıkça bu mineral kaynağından da vazgeçmiş oluyoruz.

    Magnezyum eksikliğinin en çok görülen belirtileri genelde sık yaşadığımız önemsemediğimiz bir sürü sağlık problemine sebep olur.Bunları görmezden gelmeyin.

    1. Baş dönmesi
    2. Yorgunluk
    3. Hafıza kaybı
    4. Karaciğer ve böbrek hastalığı
    5. Yutma güçlüğü
    6. Kalsiyum eksikliği
    7. Osteoporoz
    8. Kabızlık
    9. Hipoglisemi
    10. Kaygı bozuklukları
    11. Bağırsak sorunları
    12. Sistit (idrar yolu enfeksiyonu)
    13. Güçlü kas krampları
    14. Depresyon
    15. Yüksek tansiyon
    16. Uyku düzensizlikleri
    17. Doğurganlık sorunları, Gebe kalamamak , erken doğum vb.
    18. Migren
    19. Astım
    20. Nörolojik nöbetler

    1. Potasyum eksikliği gelişir. Vücut aşırı su tutar. Ödem oluşur. Aşırı susama ve huzursuzluk ile kendini gösterir.
    2. Diş çürükleri
    3. Mide bulantısı
    4. Trombüs denen damarlardan pıhtı atma sorunu
    5. El ve ayaklarda uyuşma hissi. Soğuk  el , ayak parmakları veya el parmaklarında görülen Reynaud sendromu, ciltte sıcaklık değişikliklerine bağlı renk değişiklikleri
    6. Titremeler
    7. Tip II diyabet
    8. Kişilik değişiklikleri: genellikle anksiyete yada depresyon ile karıştırılır. duygudurum bozukluklarına sebep olur.
    9. Kalp problemleri
    10. Nefes alıp vermede sorunlar yaşanır.

    Bu sorunları çözmek için  magnezyumdan zengin gıdaları daha fazla tüketmelisiniz. Ya da doktor önerisine göre  takviye ilaç formlarından kullanılmalı.

  •  Sabah Kahvenize 1-2 Kaşık Hindistan Cevizi Yağı Koyun Mucizeyi Yaşamaya Hazır Olun

     Sabah Kahvenize 1-2 Kaşık Hindistan Cevizi Yağı Koyun Mucizeyi Yaşamaya Hazır Olun

    Sabah Kahvenize 1-2 Kaşık Koyun Mucizeyi Yaşayın

    Diyet ve yağ bir arada düşünülebilir mi? Tabii ki hayır. Hepimiz yağın ve yağlı yiyeceklerin diyetimize zarar vereceğini öğrendik .Tükettiğimiz gıdaların kalori değerlerini hesaplayarak hayatımızı diyet listelerine mahkum ettik. Şimdi okuduğunuzda ‘ nasıl olur ‘diyeceğiniz bir haberimiz var. Hiç sabah içtiğiniz kahveye Hindistan cevizi yağı eklemeyi düşündünüz mü ? Ne dersiniz?

    Kahvenize yağ ekleme fikri, ilk anda çekici gelmez ya da hiç de sağlıklı görünmeyebilir. Fakat bu yazıyı okuduktan sonra, konuya bambaşka bir açıdan bakacaksınız emin olun.Diyetinize belli yağları eklemenin ne kadar sağlıklı olabileceğini ve yararlarını fark edeceksiniz.

     

    Hayatınızı kalori hesaplayarak mı geçiriyorsunuz bu yazıdan sonra bırakacaksınız.Çünkü artık mecbur değilsiniz.

    Kahvenize Hindistan Cevizi Yağı Nasıl Eklenir

    İnandığımız ve öğrendiğimiz gibi, diyetimize yağ eklemek kilo almaya sebep olmaz. Tam tersi hindistan cevizi yağının metabolizmayı hızlandırdığı ve kilo vermeye yardımcı olduğu kanıtlanmış bir gerçektir.Hindistan cevizi yağı, metabolizmayı hızlandıran yağ asitlerinin mükemmel bir kaynağıdır.Araştırmalar, günlük diyete Hindistan cevizi yağı gibi yağların 1-2 çorba kaşığı kadar eklemenin enerji tüketimini toplam % 5 arttırdığını gösteriyor. Bu da yaklaşık 120 kaloriye denk gelir. Hindistan cevizi yağı ile hazırlayacağınız kahve kremasını tarçın, bal yada tercihe göre vanilya ile tatlandırabilirsiniz . Elde edeceğiniz zengin tat, kremsi dokunuş kahve keyfinize keyif katacaktır.

    Hindistan cevizi yağlı kahve kreması tarifi

    ¾ su bardağı Organik Hindistan cevizi yağı

    Bal yarım su bardağı (isteğe bağlı)

    1 tatlı kaşığı vanilya özü

    1 çay kaşığı tarçın

    1 çorba kaşığı kakao (isteğe bağlı)

    Tüm malzemeleri bir kaba koyun homojen bir karışım elde edene kadar karıştırın.Ortaya çıkan karışımı, kapaklı cam kavanozda saklayın.

    Hindistan Cevizi Yağlı Kahve Kreması Nasıl Kullanılır

    Her zaman yaptığınız gibi bir fincan kahve hazırlayın ve hala sıcakken 1-2 çorba kaşığı hindistan cevizi yağı kreması ekleyin.

    İsterseniz kahvenize 1 çay kaşığı organik tuzsuz tereyağı ekleyebilirsiniz, ancak bunu sadece bir seçenek olarak düşünün.Tereyağı ilave etmek, kahvenizin lezzetini artıracaktır. Buna ek olarak, iyi kolesterol düzeylerini artırmaya yardımcı olduğu ve kemik sağlığı için harika bir kaynak olduğunu da belirtmeliyiz.

    Son olarak kücük bir tüyo daha; kahvenizi hazırladığınız kahve kremasıyla blender dan geçirin sıcacık enfes lezzetin keyfini doyasıya yaşayın.

  • Batmış ayak tırnakları için mucizevi doğal çözümler

    Batmış ayak tırnakları için mucizevi doğal çözümler

    Şişme, hassasiyet, tahriş ve kızarıklığın yanı sıra  enfeksiyona  da neden olur. Tırnağın etrafındaki bölge kırmızı ve  iltihaplı görünüyorsa dokunduğunuzda ağrı hissediyorsanız  tırnak batması sorunuyla yüz yüzesiniz demektir. Bazen mikrop kapıp içinden iltihap da akabilir.

    Bu  oldukça yaygın karşılaşılan ve tedavisi genellikle çok zor olan bir durumdur.Hissettirdiği acının şiddeti çoğu zaman tarif edilemez boyutlara çıkar. Neyse ki bu acıyı gidermenin  etkili bir kaç doğal çözümü var Bu yazımızda size bunun nedenlerini ve belirtilerini anlatacağız. Ayrıca evde hazırlayabileceğiniz, hiç de zor olmayan birkaç tedavi yöntemini  sizinle paylaşacağız.

    Ayak tırnaklarında batmanın  esas nedeni kalıtsal  da olabilir. Tırnak yapısı batmaya müsaitse bu kaçınılmazdır maalesef.

    • Aşırı veya anormal tırnak uzaması
    • Ayak parmaklarına aşırı baskı yapan ayakkabı kullanımı
    • Aşırı terleme
    • Travmalar
    • Cilt hastalıkları

    Aşağıdaki  yöntemler son derece etkilidir ve  büyük ölçüde rahatlatır.

    Çay Ağacı Yağı

    Güçlü bir doğal dezenfektan olan bu yağdan batan tırnağınıza düzenli olarak bir kaç damla damlatın. Hem yumuşatır hem de dezenfekte eder.

    Elma Sirkesiyle Yıkama

    Sirke batmış ayak tırnağında etkili bir seçenektir. Sadece çeyrek fincan elma sirkesini aynı miktar ılık suyla karıştırın. Acıyı ve batma hissini  hafifletmek için ayaklarınızı  bu suyla ıslatın.Antibakteriyel özelliği sayesinde enfeksiyonu önleyebilir.

    Epsom Tuzlu (İngiliz tuzu) Sıcak Banyo

    Epsom tuzu tahrişleri hafifletir, tırnakları yumuşatır ve ayağı bakterilerden dezenfekte eder. Ayağı, ılık suya 20 dakika boyunca bu tuzlu suda ıslatın.

    Antibiyotik Merhem

    Etkilenen bölge açıkta olduğundan ayakları temiz tutmak önemli. Ayaklar bir sürü mikrop ile temas halindedir, bu yüzden düzenli olarak antibiyotik merhem uygulamalısınız ve bölgeyi temiz tutmak için bandajla sarmalısınız..

    Diş ipi veya Pamuk Topu

    Tırnağı batan bölgeden ayırmak , ağrıyı azaltmak için  küçük bir pamuk parçası kullanabilirsiniz . Bunun için diş ipinden faydalanabilirsiniz. Tırnağı diş ipiyle hafifçe kaldırıp aradaki boşluğa  pamuk parçası kıstırırsanız uzayan tırnağın  parmağınızı keserek zarar vermesini engellersiniz.

    Yumurta Akı

    Bu tedavi çabuk cevap verir . İyileşme görünceye kadar  düzenli uygularsanız çok iyi sonuç alırsınız. Tek yapacağınız bir yumurta akını çırparak krem kıvamına getirmek.Günde birkaç sefer batık bölgeye  bunu  sürün . Yumurta akını bu şekilde  buzdolabında 3 gün saklayabilirsiniz. Hemen bozulmaz.

     

  • Bu Hastalıklar Sizde de Varsa Soğan Tam Bir Şifa Kaynağı

    Bu Hastalıklar Sizde de Varsa Soğan Tam Bir Şifa Kaynağı

    Soğan yemeklerimizin temel malzemelerinden, vazgeçilmez yiyeceklerimizden biri. Sayısız hastalıklar ve koşullar için doğal bir çare. Bağışıklık sisteminizi iyileştirecek doğal  antibiyotiktir.  Kükürt açısından zengindir. Antiseptik ve antibiyotik ve antioksidan özelliği vardır.

    Soğanı doğal ilaç olarak kullanmanın ilginç yolları:

    Balgamlı öksürük

    Bir soğanı blender vasıtasıyla parçalayın yada rendeleyin elde ettiğiniz püreyi hindistan cevizi yağı ile krem kıvamına getirin, bu karışımı gece yatarken göğsünüze sürüp ve bir havlu ile kapatın. Gece boyunca öksürüğe sebep olan tıkanıklığın yok olduğunu göreceksiniz.

    Kolik -Gaz Sancısı

    Doğradığınız bir adet soğanı  suda iyice haşlattıktan sonra  soğutun ve süzün. Elde ettiğiniz sudan bir çay kaşığı miktarı,  saatte bir gaz sancısı çeken bebeğe içirin. Bu, çok eski bir gaz sancısı reçetesidir

     Kulak Ağrısı

    Soğanı kesin ve bir çorap  içine alın,  iyice bağlayın ve iltihaplı kulağın üzerine koyun. Ağrı kesilene kadar tutun.

    Kesikler

    Soğan  zarıyla  kanamaları durdurabileceğinizi biliyor muydunuz? Antiseptik özelliği sayesinde kesiğin çabuk kapanmasını da sağlar.

    Öksürük

    Büyük bir soğanı soyun ve yarıya kadar dilimleyin, sonra içini ve dışını   yarım çorba kaşığı şekerle kaplayın. Bir saat boyunca kapalı bir kapta bırakın. Kabın içinde biriken sıvıdan günde iki kez içerseniz öksürüğünüz hafifleyecektir.

    yada;

    Bir soğanı halkalar şeklinde  ince ince kesin. Hindistan cevizi yağı ile ayaklarınızı ovun. Her iki ayağınızın tabanına doğradığınız soğan dilimlerini koyun ve poşetle sarın. Çorabınızı giyip yatın. Bu tarif  öksürük için birebirdir.

    Hava temizleyici

    Evinizde odalarınıza  doğranmış soğan dilimleri koymak  havayı temizleyecek , bakteri ve virüsleri yok edecektir.

    Çocuklarda Mide bulantısı ,Kusma

    Soğanı rendeleyin  suyunu önce tülbent ile sıkın, sonra bir bardak nane çayı demleyin ve soğumasını bekleyin.  Önce 2 çay kaşığı soğan suyu içirin, 5 dakika bekleyin. daha sonra aynı miktarda nane çayı verin.Bu şekilde belirtiler kaybolana kadar tedaviyi tekrarlayın. İlk dozdan sonra bulantı kesilecek , kusma duracaktır.

    Diğer  kullanım alanları

    -Eviniz işgal eden böceklerden kurtulmak için   rendelediğiniz  soğanın suyundan faydalanın.Böceklerin üstüne bu sudan sıkın. Kaçacak ve geri gelmeyeceklerdir .
    – Saç uzatmak için  saçınızı soğan suyu eklenmiş ılık su ile yıkayın.
    -Haşlanmış soğan suyu  ile saksılarınıza dadanmış sineklerden kurtulabilirsiniz.
    – Bakır eşyalarınızı parlatıp yeni görünmesi için soğanla ovalayın.

    – Camdan yapılan tüm eşyaları soğanla ovun.(Pencere camları dahil olmak üzere). cilalanmış gibi parlayacaktır.

    Soğanın öksürük, bronşit ve diğer solunum problemlerini gidermek için kullanılması Dünya Sağlık Örgütü  (WHO) tarafından da kabul edilen bir gerçektir. Gördüğünüz gibi, soğan birçok hastalığa karşı güçlü bir doğal ilaçtır, bir dahaki  sefere hasta olduğunuzda deneyin.

  • Kol ve bacaklarda bu tür bir şişmeyi gözardı etmeyin, bakın hangi hastalıkların belirtisiymiş

    Kol ve bacaklarda bu tür bir şişmeyi gözardı etmeyin, bakın hangi hastalıkların belirtisiymiş

    Kalp tarafından pompalanan kan , damar sistemiyle tüm vücuda taşınır. Kan dolaşımı sırasında oluşumunu da tamamlar. Bu yüzden dışarıdan gelebilecek zararlı etkenlere her zaman açıktır. Bir yandan, kan; oksijen ve besin maddelerini taşır, diğer yanda birçok hastalık için merkez üs olabilir..

    Herhangi bir kanama durumunda kanayan odağı kapatıp hayat kurtarıcı olan trombosit denen kan hücrelerimiz vardır. Fakat bunun damar içinde birikmesine sebep olacak şekilde fazlalığı tehlike işareti olabilir.Ani kalp durmaları yada diğer ağır tıbbi hasarlara neden olabilir. Bunu anlamanın birkaç yolu vardır:

    Kol ve bacaklarda şişme
    Derin Ven Trombozu (DVT) denen hastalık sebep olabilir. Dolaşımın yetersiz olması sebebiyle  hayati organların oksijensiz kalmasıyla oluşan  kan pıhtılaşması tipidir. Birdenbire bir veya daha fazla ekstremitenizin şiştiğini fark ederseniz, DVT vakası olabileceği için doktorunuzu ziyaret edin.

    Bacaklardaki hassaslık veya hassasiyet
    Şişmiş kol ve bacakların yanı sıra, DVT’nin diğer önemli belirtisi şiddetli ağrıdır. Dokunmayla ağrı artar.Damar boyunca  gözlenen kırmızı çizgiler kan pıhtılaşmasını tespit etmenin en kolay yollarından birdir.  Damar boyunca oluşan kırmızı çizgiler morarma şeklinde de gözlenebilir. Ancak çizgileri görmek hayatı tehdit eden bir durumdur. Çizgileriniz varsa cildinize dokunun.Normalden sıcak  hissedersiniz.

    Nefes darlığı
    Egzersiz , merdiven çıkmak, çok aktivite yapmak  nefes darlığına neden olur.  Bu, aşırı aktiviteye vücudunuzun ayak uydurabilme çabasıdır.  Ancak nefes darlığı, aynı anda ve birden göğüs ağrısı, hızlı kalp atış hızı,  baş dönmesi ile beraber seyretmeye başlarsa yaşadığınız, akciğerlerde pıhtı atma sorunu olabilir.
    Şiddetli ya da kronik baş ağrısı
    Baş ağrısı insanlar arasında en yaygın tıbbi sorundur. Sebebi, stres, ateş, migren, uykusuzluk vb. olabileceği gibi beyin tümörü, beyin kanaması gibi uç durumlar da olabilir.  Konuşma ve görme sorunlarıyla gelişen  ciddi bir baş ağrısı, beyindeki trombüs denilen pıhtının bir sonucu olabilir. Zamanında tedavi edilmezse ciddi  etkilere neden olabilir.

    Bedeninize iyi bakın. Vücudunuz size göstermeye çalıştığı işaretleri görmezden gelmeyin. Fakat kendi kendinize de teşhis koymaya çalışmayın. Her zaman “önlemin tedaviden daha iyi olduğunu” unutmayın.Erken tanı iyileşme şansını arttırır.

  • Kulağınızdaki 6 Noktaya Masaj Yapın O Sorunlarınız Ortadan Kalkacak

    Kulağınızdaki 6 Noktaya Masaj Yapın O Sorunlarınız Ortadan Kalkacak

    Refleksoloji uzmanları  kulakların sinir uçlarıyla dolu olduğunu  vücudun bütün refleks haritasını içerdiğini  belirtiyorlar. Çeşitli hastalıkları iyileştirmede başvurulan alternatif bir tedavi yöntemi olarak yüzyıllardır kullanılan bu yöntem kulak kepçesindeki belli noktalara basınç uygulama tekniğidir.Bilinen diğer tüm refleksoloji türleri içinde en etkili ve en kolay,  uygulanan yöntemdir.Tek  dokunuşla kendi ağrılarınızı geçirdiğiniz gibi çevreniz ve sevdikleriniz için de güvenle kullanabileceğiniz bir yöntemdir. Türkiye de fazla bilinmemekle beraber başarısı  ve yararları tüm dünyada  modern tıp tarafından da destek görmektedir.Kulakta akupunktur noktalarını esas alır .Hiç bir yan etkisi yoktur. Bu uygulamayı her zaman her yerde uygulayabilirsiniz. Yorulunca,  ağrılarınız olunca ,çok üşüdüğünüzde ve bedeninizi dengeye kavuşturmak için bu mucize gibi   uygulamayı kullanabilirsiniz.

    Kulak Refleksolojisine En Sık Başvurulan Durumlar

    *Yorgunluk

    * Uyku sorunları

    * Dolaşım, sindirim, boşaltım sistemleri,

    * Her tür Ağrı tedavisi,

    * Tansiyon,

    * Eklem ve kemik ağrıları

    * Akut ve kronik sorunlar,

    * Sağlığınızın  desteklenmesi,

    İşte o noktalar: Kulakta farklı vücut organlarıyla ilgili 6 nokta vardır. Bu noktaların uyarılmasıyla türlü sağlık sorunları çözülebilir.

    Kulak Üstü
    Omuzlar ve sırtla ilgilidir, Günde bir dakika basmak ilgili bölgedeki gerginliği azaltacaktır.

    Kulak Eğrisinin Üstü
    Bu nokta iç organlarla bağlantılıdır iç organlarla ilgili hastalıklardan mağdursanız bu noktaya bir mandal kıstırarak basınç uygulayabilirsiniz.
    Kulağın Üst Orta Kısmı Eklem ve kemikleri etkileyen sinirlerin geçiş noktasıdır.  Bu noktaya baskı uygulamak  kemik ve eklemlerdeki ağrı ve hareket zorluğunun tedavisinde yardımcıdır.
    Kulağın Alt Orta Kısmı
    Solunum yolu sorunlarında kullanılan bu noktaya yapılan basınç; öksürük. göğüs ağrısı ,boğaz ağrısı gibi şikayetlerin azalmasını sağlar.
     
    5.Nokta
    Sindirim sistemiyle ilgilidir, bu noktaya uygulanan basınç mide ağrısı, bulantı, hazımsızlık, şişkinlik gibi  sindirim sorunlarını rahatlatacaktır.
    Kulak Memesi
    Bu nokta hem baş hem de kalbe giden sinirlerin geçtiği merkezdir.Migren ve benzeri  baş ağrısı durumlarında ağrıyı geçirmek amaçlı kullanılır. Ayrıca kalp merkezi olduğundan yine bu noktaya yapılan bası kalp sorunlarında destek niteliği taşır.  Tansiyonda görülen  iniş çıkışlar, çarpıntı,  kalp hastalıklarında görülen.benzer diğer şikayetlerde bu noktadan yararlanabilirsiniz.

  • Hıçkırık, Kulak Çınlaması, Eklemlerden Gelen Çıtırtılar Bir Şeylerin Yanlış Gittiğinin İşaretidir Vücudunuza Kulak Veriyor musunuz?

    Hıçkırık, Kulak Çınlaması, Eklemlerden Gelen Çıtırtılar Bir Şeylerin Yanlış Gittiğinin İşaretidir Vücudunuza Kulak Veriyor musunuz?

    VÜCUDUNUZ ALARM VERİYOR…

    Hıçkırık, kulak çınlaması, eklemlerden gelen çıtırtılar gibi garip sesler, vücudumuzun yanlış bir şey olduğunu göstermek için bize göndermiş olduğu işaretler…Bu işaretler bedenimizin bizimle iletişime geçme şeklidir. Genellikle zararsız oldukları halde, sık ve uzun sürmesi durumunda tıbbi yardım almanız gerekebilir.

    Hıçkırık

    Normal solunumun zorlanması, diyaframın daralması hıçkırık oluşmasına neden olur. Temel olarak diyafram kasını çalıştıran sinirlerin tahrişinden kaynaklanır. Genellikle heyecan, fazla yemek veya bazı ilaçlar bu tahrişi tetikler. Nefesin bir süre tutulması genellikle hıçkırığı durdurmaya yardımcı olur. Hıçkırık 48 saatten fazla sürüyorsa tıbbi yardım almanız gerekir.Hıçkırıkla birlikte özellikle nefes darlığı ve ağrı da geliştiyse yaşadığınız bir felç belirtisi de olabilir. Vakit geçirmeden bir hastaneye başvurmak gerekir..

    Kulak Çınlaması

    Tıp dilinde adı ‘tinnitus’ tur. ve genelde önemsizdir.  Nadiren  de olsa altta yatan bir hastalığı haber verebilir. Uğuldama, vınlama, vızıltı, yada akan su sesi şeklinde tarif edilir. Kişiden kişiye şiddeti değişen bazen kulakta bazen de kafanın içinde duyulan bir ses olarak tanımlanır.Yüksek sesli ortamlarda genelde fark edilmez.

    Kulak çınlaması kulak enfeksiyonundan yada kulak zarından kaynaklanan bir sorundan  yaşanıyor olabilir. Normal olarak, kulaklar  sesi algıladıklarında sinyaller halinde beyine gönderir. Kulak çınlaması durumunda ses olmadan da sinyal gönderilir. Bu yüzden sessiz ortamlarda  bu sesin  daha da arttığını ifade ederler. Kulak çınlaması sürekliyse beraberinde, baş dönmesi ve ağrı da seyrediyorsa ve bilhassa tek taraflı ise bir uzmana başvurmanız gerekir.

    Eklemlerden Gelen Sesler

    Eklemlerinizin çıtırdamasıyla ilgili bir çok söylenti vardır. En yaygın olan söylenti eğer onları çıtlatmaya devam edersek eklem iltihabına (artrit)  sebep olacağımızdır.

     Kemiklerin birbirine sürtmesi yada o eklemin kemiklerinin sabit olması eklemlerimizden ses gelme sebepleridir.  Parmak çıtlatmak en yaygın türüdür  fakat yapmamak gerekir.Parmaklardan geçen sinir uçlarının uyarılmasına sebep olur.Bu da parmakların kavrama gücünün  zamanla azalmasına sebep olur.

    Dizden gelen sesler Dizin hareketi sırasında dizden çıtırtı şeklinde ses gelebilir.. Bu sesler diz hareketleri sırasında özellikle çömelip kalkarken ortaya çıkar. Kemiklerin birbirine sürtmesinden kaynaklanır.  

    Dizden ses gelmesi normal bir durum mu? Dizden ses gelmesi genellikle orta ve ileri yaş sorunudur. Nadiren gençlerin dizinden de ses gelebilir. Sesle birlikte ağrı  da oluyorsa ve bu ağrı özellikle oturup kalkarken artıyorsa mutlaka araştırılmalıdır. Bu aşamada yapılacak en doğru hareket bir fizik tedavi uzmanı bulmaktır.

  • Vücudunuz Bu 7 Belirtiyi Veriyorsa Şekeri Derhal Hayatınızdan Çıkarmanız Gerekiyor

    Vücudunuz Bu 7 Belirtiyi Veriyorsa Şekeri Derhal Hayatınızdan Çıkarmanız Gerekiyor

    Çok  şeker  yediğinizin 7 belirtisi

     Çoğumuz için tatlı deyince hayat durur, sağlığımız için zararlı olmasına rağmen hepimizin şekeri sevdiği bir gerçektir. Şekerin zararlarını öğrenmek önü alınmaz çikolata krizlerimizin önüne geçer mi bilinmez ama en azından belki uzak durmaya teşvik eder.

    Aşağıda sıralanan listedekiler  şeker tüketiminizin çok fazla  olduğunun işaretleridir.  Şekerin bir an önce  azaltmanız için   vücudunuzun size gönderdiği bu sinyalleri göz ardı etmemelisiniz.

     

     

    İllede şeker

    Tatlı yeme fikri aklınızdan çıkmıyorsa  siz bir şeker bağımlısısınız. Şeker bağımlılık yapar.

    Hiç enerjim kalmadı yorgunum

    Şeker  enerjinizi  geçici ve aniden yükseltir. Ve birden düşüşe geçer. Bu ani iniş çıkışlar vücudu yorar.

    Yorgunluk hissediyorsanız yeme alışkanlıklarınızı gözden geçirin muhtemelen çok fazla şeker tüketiyorsunuzdur.

    Eyvah kilo aldım

    Şekerde selülöz ve protein yoktur.Çok şeker  yiyince karnımız doymaz sadece  çok fazla  boş kalori almış oluruz. Aldığımız fazla şeker, fazla insülin salınımına sebep olur

    Fazla insülin miktarı şekerin gerektiği gibi kullanılmasını engeller. Kilo alımına sebep olur.

    Gripten kurtulamıyorum

    Fazla şeker yemek bağışıklık sistemini zayıflatır.  Soğuk algınlığı,  grip gibi hastalıklara daha fazla zemin hazırlamamıza neden olur.

    Daha önceki gibi tadı yok 

    Yediğiniz şeker miktarı arttıkça tatlı tadı algılamanız zamanla azalır. Her seferinde daha  fazla şeker yeme ihtiyacı hissedeceksiniz.

    Şekeri  azaltmayı başarırsanız  daha az  şekerden memnun kalmayı zamanla öğreneceksiniz.

    Yemekten sonra  neden uyuşuyorum 

    Uzmanlar kan şekerinin ani iniş çıkışlarının bu  soruna sebep olduğunu belirtiyorlar. Bu sorunu yaşıyorsanız yediğiniz şekeri ölçün.

    Cilt sorunlarım ve göz altında koyu halkalarım var

    Şeker alımınız azalırsa, cildiniz temiz ve yumuşak olur. Çünkü  şeker  vücutta iltihaplara zemin hazırlar. Sivilce ,egzema gibi sorunlar artar.

    Tatlı gıdalar adrenalin salgılanma bozukluğuna  da sebep olur. Bu yorgunluğa neden olabilir;  genellikle gözlerin altında mor halkalarla kendini gösterir.

    Yukarıda saydığımız belirtileri kendinizde fark ederseniz  bilin ki hayatınızda yanlış giden bir şeyler var. İyileşmek, sağlığınızı daha iyi hale getirmek yada en azından sağlığınızı  korumak adına şeker alımını bir an önce  azaltmaya çalışmalısınız.

     

  • Karbonatı Mutfağınızdan Eksik Etmemeniz İçin 10 Neden – Tam Bir Şifa Kaynağıymış

    Karbonatı Mutfağınızdan Eksik Etmemeniz İçin 10 Neden – Tam Bir Şifa Kaynağıymış

    Her evde illaki bulunur.  Mutfaktaki kullanımını herkes bilir.  Öteki yararlarını  öğrenince  evinizden  asla eksik etmeyeceksiniz.Yemek sodası ya da karbonat  diye  tanımlanır. İçeriği  sodyum bi karbonattan oluşur. Maya kullanılmadan pişirilen hamur işlerini  kabartmaya yarar.

    Eski Mısır da çöl kumundan elde ettikleri yüksek sodyum bikarbonat içeren kumun temizlik amaçlı  kullanıldığı hatta mumyalama işleminde de kullanılan temel malzemelerden olduğu  kayıtlara geçmiştir.   19. yy da hamur kabartmada  kullanılmaya başlanan sodanın 1900 lü yılların başında sağlığa faydası bir kere daha keşfedildi. Artık ecza dolaplarının temel malzemelerinden biriydi.

    Sodanın mutfak dışı kullanımı

    Çok cüzi bir fiyata temin edilen sodayla  kolayca ev kullanımı için basit ama hayat  kurtarıcı ilaçlar bile yapabilirsiniz. Küçük yaralanma  ve kazalarda kullanıldığı gibi  hijyenik bakımınızda da kullanabilirsiniz

    Deodorant yapımı

    Ter kokusu ve aşırı terlemeyi önleme için kullanılan bol miktarda kimyasal içeren   deodorantlar  yerine  alternatif olabilir.  Su ile karıştırarak krem kıvamına getirilmiş  sodayı  kullanmayı deneyin. Bu krem etkili doğal deodorant  etkisi yapacaktır.

     Böcek ısırıkları 

    Zaman zaman türlü böcek tarafından sokulmuşluğunuz varsa nasıl acıdığını ve kaşındığını  bilirsiniz.Bundan kurtulmak için sodayı suyla karıştırın macun  kıvamına  getirip kaşınan yere sürün. Yada direkt toz olarak üstüne de serpebilirsiniz .  Rahatlatacaktır.

     Mide ağrısı

    Mide ağrısından şikayetiniz varsa  mutlaka antiasit etkili ilaç kullanmışsınızdır.  Piyasada satılan bu tip ilaçlar yüksek oranda sodyum bikarbonat içerir.  Mide asidini nötralize ederek rahatlamanızı sağlayan antiasit etkili ilacı  yine yemek sodasıyla kolayca evde yapabilirsiniz. Bunun için sadece yarım bardak suda  eritilmiş yarım çay kaşığı sodaya ihtiyacınız var. Bu şekilde hazırlanmış  karışımı  iki saat arayla almanız  mide ağrısı ve  hazımsızlık sorununu çözecektir.

    Yorgun ve yıpranmış ayaklar

    Ayaklarınızı kaplayacak miktarda ılık su içine 3 çorba kaşığı kadar soda ekleyin. Rahatlayana kadar bekleyin.

    El  hijyeni

    El hijyeni için  üç ölçü  sodayı bir ölçü su ile karıştırıp el temizliğinde kullanabilirsiniz. Hem kirlerden  tamamen arınmanızı sağlar, hem de elinize sinmiş kokuları  giderir.

     Kıymık batması

    1 çay bardağı suya bir  çorba kaşığı soda ilave ederek elde edeceğiniz karışım   ile  kıymık batan yeri günde iki kez yıkayın. Kıymığın bir iki günde kendiliğinden çıktığını göreceksiniz.

    Güneş yanığı

    Banyo suyunuza karştıracağınız  soda  yanık acınızı azaltacaktır.  Ayrıca güneşlenirken yanınızda  sodalı su karışımı  bulundurursanız  güneşin yakıcı etkisini daha az hissedersiniz. Sodalı suyu  sprey  şişesinde hazırlarsanız kullanımı daha kolay olacaktır.

    Yorgunluk

    Uzun mesafe koşucuları ve yüzücüler  performans arttırmak için  sodyum bikarbonat içeren ilaç alırlar.

    Sodyum bikarbonatın  kan pH’sını arttıran  alkali madde olması esasına dayanır. Sporcuların  aktiviteleri  sırasında kaslarında  oluşan laktik asiti  alkali etkisiyle azaltarak yorgunluğu giderdiği bilinir.

    Ağız hijyeni

    Soda ağız hijyeninde de kullanılır. Dişlerinizi parlatmaya, temizlemeye ve  ağız kokusunu gidermeye yardım eder. Anti bakteriyel etkiye sahip olan yemek sodası   diş çürümesine sebep olan bakterileri de öldürür. 1 ölçü tuzu 6 ölçü karbonatla karıştırıp her fırçalama zamanında  bu karışımla  diş ve diş etlerini ovalamak  gerçek ağız temizliğini sağlayacaktır. 15 dakika  bu karışımı ağzınızda bekletin  bol suyla ağzınızı çalkalayarak temizleyin.

    Diş beyazlatma

    Olgun  bir çileği ezin yarım   çay kaşığı karbonatla karıştırın. Elde ettiğiniz  karışımla dişlerinizi kaplayın ve beş dakika bekledikten sonra fırçalayarak temizleyin.  Bu yöntemi haftada birden fazla olmayacak şekilde  düzenli uygularsanız  dişlerinizin  bembeyaz olduğunu göreceksiniz.

  • Von Willebrand Hastalığı Nedir Belirtileri Nelerdir?

    Von Willebrand Hastalığı Nedir Belirtileri Nelerdir?

      VON WİLLE BRAND HASTALIĞI

      Von Willebrand hastalığı (VWD) bir kanama bozukluğudur. Kanın pıhtılaşma yeteneğini bozar. Kanınız pıhtılaşmazsa, yaralanma ,kaza gibi durumlarda ciddi kanamanız olabilir. Nadiren de olsa ölüm bile gerçekleşebilir.Von Willebrand faktörü olarak adlandırılan bir kan proteinin işlev görmemesi yada düzeyinin düşük olmasından kaynaklanır.Normal koşullarda kanamaya travmalar sebep olur. Trombosit adı verilen kan hücresi damarı tamir etmek ve kanamayı durdurmak için bir araya gelir. Von Willebrand faktörü işte tam bu anda devreye girer. Trombositlerin bir araya gelmesine ve kan pıhtısı oluşturmasına yardımcı olan bir yapıştırıcı işlevi görür.

    Von Willebrand faktörü, pıhtılaşma mekanizmasında önemli rol oynayan diğer önemli bir protein olan VIII. pıhtılaşma faktörünü de taşır . Faktör VIII, başka bir pıhtılaşma bozukluğu olan, Hemofili A adıyla tanımlanan hastalığın sebebidir. Eksikliği durumunda ortaya çıkar.

    VWD hemofiliye göre daha yaygındır ve genellikle ondan hafif seyreder. Aslında, VWD tüm kalıtsal kanama bozuklukları içinde en yaygın olandır. Yaklaşık 100 kişide 1 vaka oranında ortaya çıkmaktadır. Hemofili yalnızca erkekleri etkilerken, VWD hem erkekleri hem de kadınları etkiler.Sebep olduğu kanamanın şiddetine göre üç gruba ayrılır. En hafifi 1. tip , en şiddetlisi 3.tiptir.

    VWD hastalarının çoğu tip 1 sınıfındadır. Bu tip VWD genellikle yaşamı tehdit eden kanamalara neden olmaz. Yalnızca ameliyat, diş çekimi ya da travma sırasında tedaviye gereksinim duyabilirsiniz. Tedaviye gereksinim duyduğunuzda ilaçlar ve tıbbi tedavi kullanılır.Erken tanı önemlidir. Doğru bir tedavi planı ile tip 3 VWD olan kişiler bile normal ve aktif bir yaşam sürebilirler.

    Von Willebrand Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?

    Tanı konulmasında belirtilerin tanımlanması önemlidir.

    Belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

    • Ufak çarpma ya da yaralanmalarda sık ve geniş cilt morlukları.
    • Sık ya da durdurulması güç burun kanaması.
    • Bir diş girişimi sonrasında aşırı diş eti kanaması.
    • Kadınlarda yoğun ya da uzamış adet kanaması.
    • Bağırsak ya da midenizde kanama nedeniyle gaitanızda kan.
    • Böbreklerinizde ya da mesanede kanama nedeniyle idrarınızda kan.
    • Bir kesik ya da başka bir kaza sonucu ağır kanama
    • Ameliyat sonrası ağır kanamalar

    Bu sorunları birebir yaşamak direkt hastalık belirtisi kabul edilmese de akla bu hastalığı da getirmelidir.

    Von Willebrand Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

    Von Willebrand hastalığı kalıtsaldır. “Kalıtsal” sözcüğü anne babadan gelen hastalık geninin çocuklarına geçmesi anlamına gelmektedir.

    Tedavisinde eksik faktörün yerine konması esastır.

    Bu hastalıkla yaşamak kurallara uyulursa kolaydır.

    Ebeveyn, kardeş ve çocuklarınızda da VWD olabilir. Tanınızı onlara söyleyin ve onların da test yaptırmasını önerin.
    Çocuklar ve Von Willebrand Hastalığı Çocuğunuzda büyük kanama riskine yetecek şiddette VWD varsa, çocuğunuzdan sorumlu olan herkesin durumu bilmesi sağlanmalıdır.

    Örneğin, okul hemşiresi, öğretmen, gündüz bakıcısı, spor antrenörü ya da okul sonrası aktivitelerdeki liderler durumu bilmelidir. Bu bilgi, çocuğunuz yaralandığında bu kişilerin durumla başa çıkmalarına yardımcı olacaktır.

  • Bir Aileden 4 Kişi Patates Yüzünden Hayatını Kaybetti Aman Dikkat

    Bir Aileden 4 Kişi Patates Yüzünden Hayatını Kaybetti Aman Dikkat

    Patates hemen herkesin severek tükettiği bir sebze.Fakat bazen ölümcül derecede tehlikeli olabiliyormuş.
    Evde sakladığınız eski patatesleriniz varsa onlardan kurtulmanız gerekebilir. Bakın Rusya da patates yüzünden ne olmuş.Lütfen okuyun ve çevrenize okutun ! 2014 yılında 8 yaşındaki Rus asıllı Maria Chelysheva, ailesinin bodrumda sakladığı eski patatesler yüzünden yetim kaldı.Babası patates almak için bodruma inmişti.Ama hiçbir zaman geri dönmedi.Meraklanan eşi ,Maria’nın annesi onu bulmak için bodruma gitti, ancak o da geri gelmedi. Evde küçük kızın kardeşi ve büyükannesi de vardı. Ne olduğuna bakmak için onlar da bodruma inince anne babayla aynı kaderi paylaşmış oldular.

    Patates kimyasal bir bileşik olan glikoalkaloid içerir. Ağız yoluyla alındığı zaman zehirlenmeye sebep olduğu gibi saldığı kimyasalların nefes yoluyla alınması da ölümcüldür. Glikoalkaloid , patatesin çürümesiyle açığa çıkar, bu da tehlikeli toksik gazları oluşturur.Bu ölümcül gaza maruz kalmak Maria nın ailesini öldürdü.Maria da, ailesini ararken neredeyse ölüyordu.Neyse ki, küçük kız indiğinde gaz biraz dağılmıştı, çünkü annesi indiğinde kapı açık kalmıştı.

    Maria nın ailesinin başına gelen bu üzücü durum dikkatli olmamız için bir uyarı olmalı. Lütfen bu hikayeyi arkadaşlarınızla, çevrenizle paylaşın ki çürük patateslerin ne kadar tehlikeli olabileceğini herkes öğrensin.

  • Ilık Limon Suyu İçmek İçin O Kadar Çok Neden Var ki

    Ilık Limon Suyu İçmek İçin O Kadar Çok Neden Var ki

    Limonu Evden Eksik Etmeyin

    Limon adeta bir mucize. Günlük ihtiyacımız olan C vitaminin yüzde 64’ünü içerir. Polifenoller ve terpenler gibi fitokimyasal maddeler bakımından zengindir.Uzmanlar artık güne bir bardak ılık limonlu su içerek başlamamızı öneriyor.Bu limonlu suyu hazırlamak için biraz su kaynatın, ılımasını bekleyin ve ardından biraz sıkılmış limon suyu ekleyin.Bu kadar basit.Sabahları bu suyu içtiğinizde, gerekli besin maddelerini almış oluyorsunuz .Limon C ve B vitaminleri, antioksidanlar, protein, fosfor, flavonoidler, uçucu yağlar, potasyum ve karbonhidratlar bakımından çok zengindir.Limon suyunun güçlü antibakteriyel ve antiviral etkisi bağışıklık sisteminize iyi gelecek ve vücudunuzu enfeksiyonlar ve hastalıklara karşı güçlü kılacaktır.Güne ılık limonlu su ile başlamak, sindirim sisteminize de iyi gelir. Açlık hissini bastırarak kilo verme sürecinde de yardım edecektir. Vücudunuzun pH dengesini düzenler ve asit seviyesini düşürür. Alkalin bir ortam sağlar.

    Ilık limonlu suyun  faydaları

    Akneleri iyileştirir. Vücudun asit seviyesini azaltarak akneleri iyileştirir. Yeni akne oluşumunu engeller. Yüzünüzü limon suyu ile yıkayıp sivilcelerden kurtulabilirsiniz.

    İştahı bastırıyor .Kan şekeri düzenler ve sağlıklı kilo vermeye yardımcı olur. İçerdiği zengin vitamin ve enzimler sayesinde, limon suyu iştahınızı bastırır. İçerdiği Pektin maddesi sindirim sisteminizin durumunu iyileştirmenize yardım edecektir.

    Böbrek taşlarını temizler. İçerdiği zengin potasyum, oksalat oluşumunu önler.

    -Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.Limon lenf sistemİ için de mükemmeldir. Bağışıklık sistemini patojenlerden arındırır.

    Safra kesesi ağrısı .Öğle yemeğinde içilen bir bardak ılık limonlu su safra taşlarını ortadan kaldırmaya ve neden olduğu acının azalmasına yardım edecektir.

    Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyon . Limon C vitamini bakımından zengin doğal bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Soğuk algınlığı ve grip ile savaşmanıza yardım eder. Güçlü antibakteriyel ve antiviral özelliği kış aylarında en iyi korumayı sağlayacaktır.

    -Reflü. Midenizde reflü varsa limon suyu, etkilerini azaltacaktır.

    -Tırnaklarınızı sertleştirir. Limon suyu ile ovmak tırnaklarınızı daha güçlü kılacak ve üzerlerinde bulunan beyaz noktaları da temizleyecektir.

    -Gıda zehirlenmesine karşı da birebirdir. Antiseptik özelliği sayesinde yurtdışına çıktığınızda görülen turist ishali denen nahoş durumu engelleyecektir.

    Fibromyalji tedavisinde kullanılır. Limon suyu içmek fibromiyaljinin neden olduğu yorgunluğu giderir.Enflamasyonu azaltır. Güçlü anti-enflamatuar özelliği nedeniyle vücudunuzdaki iltihaplanmanın azalmasına yardım eder.

    Egzersiz sonrası oluşan kas ağrılarını geçirir. Egzersizden sonra kas ağrınız olursa, bir bardak limon suyu için.

    Eklemlerdeki şişme ve ağrıyı azaltır.İçilen limon suyu eklemdeki ürik asit birikimini önleyerek ağrıyı etkin şekilde azaltacaktır.

    -Kolit tedavisine yardım eder.Kolit, vücuttaki asit / baz dengesinin bozulmasıyla oluşur. Bu durumu düzenli olarak limon suyu içerek tedavi edebilirsiniz, çünkü  limon pH düzeyini dengelemeye yardımcı olur ve kandaki asitliği azaltır.