Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: hulya

  • Anne Karnındaki Bebeğin Gelişim Süreci ve Aşamaları

    Anne Karnındaki Bebeğin Gelişim Süreci ve Aşamaları

    Anne Karnındaki Bebeğin Gelişim Süreci: bebeğiniz fiziksel gelişimini sürdürürken bir yandan da hissedebilen, duygularınızı algılayabilen ve çevreden gelen uyarılara tepki gösteren bir birey haline geliyor. Bebeğinizin rahimdeki konumu bağdaş kurmuş şekildedir. çevresi su ile kaplıdır. Her türlü besin ve oksijen için plasenta yolu ile size bağımlıdır. Hareketleri ve görünüşü yeni doğmuş bir bebeği andırır.

    Görmesi:

    24. hafta da gözleri halen kapalıdır; ancak 28. hafta da bebeğiniz görmeye başlar ve gözlerini açıp kapayabilir.

    İşitmesi:

    Sesinizi duyabilir, gürültülü bir müzik sesine uyanabilir. Bazı müzik seslerine hareketleri ile eşlik edebilir. Ani sesler de ise sıçrayabilir.

    Yüz İfadeleri:

    Kaşlarını çatıp dudaklarını büzebilir. Ağzını açıp kapatabilir.

    anne karnında bebek

    Yaşam Sistemi:

    Bebeğiniz Plasentadan beslenir ve içinde bulunduğu su bebeğinizi korur. Bebeğinizin içinde bulunduğu bu ılık su veya sıvı yaklaşık dört saatte bir yenilenir. Bu sıvı bebeğinizin ısısını belli bir sıcaklıkta tutar ve onu olası hastalık tehlikelerinden ve darbelerden korur.

    Hareketleri:

    Bebeğiniz tekmeler ve yumruklar atabilir, hatta takla bile atabilir. Yumruğunu bir boksör gibi de sıkabilir. 🙂

    Uyku Düzeni:

    Anne karnındaki bebeğin uyku düzeni yoktur; siz uyurken o hareketli olabilir veya siz uyanıkken bebeğiniz uyuyabilir.

    Kişiliği: 

    Bebeğinizin beyni yedinci aydan itibaren oluştuğu ve giderek daha da karmaşık bir yapı ile geliştiği için bu aydan itibaren kişiliğinin gelişmeye başladığı da kabul edilir.

    Emme, Yutma ve Soluması:

    Başparmağını emer ve içinde bulunduğu kendini koruyan sıvıyı da içebilir. Çişini de içinde bulunduğu bu saya yapar ve bu sıvıyı amniyotik sıvıyı çok içmesi halinde hıçkırık tutabilir. Soluma hareketleri yapmakta oldukça başarılıdır.

    Tat Algısı:

    Dilde tat alıcı tomurcuklar oluşur, ortalama yirmi sekizinci hafta sonuna doğru tatlı, ekşi ve acıya tepki vermeye başlayacaktır.

    Plasenta:

    Bebeğin tüm gereksinimini karşılar. Vücudunuza giren hemen hemen her şey plasentadan süzülerek bebeğe geçer. Bir nevi bebeğin korumalığını yapar plasenta.

    Göbek Kordonu: 

    Göbek kordonu üç kan damarı içeren bir hortumdur.  Plasentayı bebeğe bağlar. Bir başka deyişle bebeğiniz ve onun koruyucusu plasentayı birbirine bağlar.

  • Gebelik Dönemindeki Kadınlarda Ne Gibi Yakınmalar Olur

    Gebelik Dönemindeki Kadınlarda Ne Gibi Yakınmalar Olur

    Gebelik Dönemindeki Yakınmalar; gebelikte çeşitli rahatsızlıklarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bunların çoğu normaldir; gebelikteki hormon değişikliklerine ya da gebelikte vücudunuzun fazlaca yükselmesine bağlıdır. Ancak bazı belirtileri ciddiye almalı ve doktorunuza  durumu bildirmelisiniz.

    Gebelik Döneminde Ki Anne Adaylarının En çok Karşılaştıkları Yakınmalar !

    Gebelik Çatlakları:

    Gebelik döneminde deriniz çok gerildiğinden ciltte çatlaklar belirebilir. Aşırı kilo almanın da etkisi olur. Gebelik çatlakları nadir olarak tümüyle geçer, çoğunlukla incecik gümüşsü çizgilere dönüşürler.

    Belirtiler:

    Göbekte, kasıklarda, memelerde kırmızı renkte çatlaklar.

    yakınma

    Ne Yapmalı?

    – Hızlı kilo almaktan kaçının.

    – Cilde nemlendirici sürmek yararlı olabilir, ancak krem ve merhemler çatlakların kapanmasında işe yaramazlar.

    Terleme:

    Gebeliğiniz nedeni ile vücudunuz da görülen hormon değişiklikleri ve hamilelikteki cilde yönelik kan akımının artışı sebebiyle görülür.

    Belirtiler:

    Evinizde uğraşacağınız ufak tefek işler de bile  terleme görülebilir, gece uykudan terleme nedeni ile bile uyanabilirsiniz.

    Ne Yapmalı?

    – Vücudunuzun genişliğine göre rahat, pamuklu giysiler giyin.

    – Bol su İçin

    Parmak ve Bileklerde Şişme:

    Kadınların parmaklarında, bacaklarında, ayaklarında, ellerinde şişme görülmesi gebelik döneminde olağan ve normal bir şeydir. Bunun nedeni vücudun fazladan su tutmasıdır.

    Belirtiler:

    Havaların ısınma döneminde gebe iseniz bu ayak, el ve bileklerde şişmeye neden olabilir.

    Ne Yapmalı?

    – Bacaklarınızı, ellerinizi ve kollarınızı dinlendirin. Bacaklarınızı yüksekte tutarak dinlendirmeniz önerilir.

    – Hafif egzersizler yapabilirsiniz.

    Mantar:

    Gebelikte değişiklik gösteren hormonlarınız vajinal mantara yol açabilir. Bu durumda doğumdan önce tedavi görmelisiniz çünkü mantar bebeğe de zarar verebilir.

    Belirtiler:

    Vajina da aşırı kaşıntı, hatta kaşımaktan tahriş edeceğiniz bir kaşıntı türü. İdrar akıntısı sırasında yanma.

    Ne Yapmalı?

    – Tedavi görmeniz gerekmektedir; kremler veya vajinal tabletleri doktorunuz önerebilir.

    – Temizlikte sabun kullanmayın.

    Varis:

    Gebeliğiniz de fazla kilo almanız ve ailede varisli kişilerin bulunması da sizde de varis oluşmasına yol açabilir. Ayakta fazla durma veya bacak bacak üstüne atarak oturmak da varis oluşmasına etkendir.

    Belirtileri:

    Bacaklar da oluşan ağrı, bacak damarlarında ki şişlik.

    Ne Yapmalı?

    – Varis çorabı kullanabilirsiniz.

    – Dinlenirken ayaklarınızın altına yastık alarak dinlenin.

    – Ayaklarınıza düzenli egzersiz yaptırın.

  • Gebelikte Vücudunuzun Karşılaşacağı Zorluklar

    Gebelikte Vücudunuzun Karşılaşacağı Zorluklar

    Gebelikte Vücudunuzun Karşılaşacağı Zorluklar; gebelik süresince kendinizi dik tutmaya ve sırtınıza fazla yük bindirmemeye dikkat edin. Bebeğin ağırlığı kadının vücudunu öne doğru çekeceği için buna bağlı bel ağrısı çokça görülür. Dengeyi sağlayabilmek için arkaya doğru bükülme sebebiyle sırt kasları gerilir ve özellikle son aylarda ağrıya sebebiyet verir.

    Yaptığınız her harekette vücudunuza dikkat etmelisiniz. Ağır kaldırmayın ve belinizi özellikle koruyun. Yüksek topuklu ayakkabılar vücut ağırlığını öne vereceğinden gebelik döneminizde alçak topuklu ayakkabılar giymeye özen gösterin.

    SIRT SAĞLIĞI

    Sırtınızı korumak istiyorsanız ev işleri yaparken, bebek kucaklarken, ağır eşya kaldırırken ve günlük işlerinizi yaparken vücudunuzu nasıl kullanmanız gerektiğini bilmeniz ve ona göre hareketlerinize yön vermeniz gerekmektedir. Gebelik hormonları sırt kaslarınızı gerer ve yumuşamasını sağlar; bu nedenle fazla eğilirseniz, ani  ve sert hareketler yaparsanız ya da yerden bir şeyi yanlış bir şekilde yaparsanız bu belinizin incinmesine ve acı çekmenize neden olur.

    gebelikte temizlik

    Evinizde Nasıl İş Yapmalısınız?

    Olabildiğince yere yakın çalışın. Ayakta belinizi bükmektense yapmanız gereken işleri mümkün olduğunca dizlerinizin üzerine çökerek yapın.

    Doğrulmak için:

    Sırt üstü yatarken kalkmak için her zaman önce yanınıza dönün; daha sonra da dizlerinizin üstüne kalkacak konuma geçin. Gücünüzü kalçalarınızdan alarak kalkın sırtınızı hep dik tutmaya çalışın.

    DİK DURMA

    Bir boy aynasının karşısında poz vererek duruşunuzu kontrol edebilirsiniz. Sırtınızı her zaman dik konumda tutmalısınız. Böylece bebeğin ağırlığı ortalanır. Ve vücut kaslarınız bu ağırlığı bölüşürler. Sırt ağrısı önlenir, karın kaslarınız güçlenir ve doğumdan sonra eski formunuza kavuşmanız kolaylaşır.

    Kötü Duruş:

    Bu gebelikte sık yapılan bir hatadır. Bebek büyüdükçe dengeniz bozulur ve sırtınızı içeri doğru aşırı bükmenize yol açar.

    Kaldırma ve Taşıma:

    Yerden bir şey kaldırmanız gerekiyor ise dizlerinizi bükmeli ve sırtınızı dik tutmalısınız. Kaldıracağınız eşyaya olabildiğince yanaşın. Yüksek bir yerden ağır bir şey kaldırmayı sakın denemeyin. Dengeniz bozulabilir siz veya bebeğiniz zarar görebilirsiniz. İki eliniz ile de çanta taşıyorsanız ağırlığı eşit bir şekilde her iki tarafa paylaştırın.

    Unutmayın basit gibi duran bu önemli kurallar özellikle gebeliğin son haftalarında uymanız gereken en önemli kurallar içerisindedir.

  • Evinizin İçinde Çocuğunuzu Bekleyen Tehlikeleri Yok Edin

    Evinizin İçinde Çocuğunuzu Bekleyen Tehlikeleri Yok Edin

    Evinizin İçinde Çocuğunuzu Bekleyen Tehlikeleri Tok Etmek; Bebeğinizin elde ettiği her yeni beceri bebeğiniz için yeni tehlikelere kapı açar. Bu nedenle ortaya çıkabilecek tehlikeleri önceden düşünüp gereken önlemleri almalısınız. Yuvarlanmayı öğrendiği dönemde onu kısa bir süre için yalnız bırakacağınız zaman yükseğe değil, yere yatırın. Yaklaşık iki aylık olduğunda cisimleri tutmayı becerir, üçüncü ayda ise eşyalara uzanarak kavramaya başlar. Bu nedenle çevresindeki erişebileceği eşyaların ona zarar vermeyecek ve yutamayacağı şeyler olmasına dikkat edin.

    Bebeğiniz kucağınızdayken sıcak bir şey yiyip içmeyin veya taşımayın. asla sigara içmeyin! Bebeğinizi ağzında biberon ile yalnız bırakmayın; boğulma riski oldukça fazladır. Bebek arabasında, yemek masasında ve beşikte mutlaka güvenlik kemerini takın.

    Küçük çocukları bebeğiniz ile yalnız bırakmayın, bebeğinizi kucaklamaya çalışırken düşürebilirler ya da oynaması için ona tehlikeli oyuncaklar veya eşyalar verebilirler. Unutmayın yaşları ne olursa olsun iki küçük çocuk yalnız bırakılmamalıdır.

    tehlikeler

    Yatak Odası Tehlikelerine Karşı Alınması Gereken Önlemler Nelerdir?

    Çocuğunuz zamanının önemli bir bölümünü yatak odasında geçirir. Odasını keşfe çıktığında güvende olduğundan emin olmanız gerekir. İki yaşına gelene dek yatağına yastık koymayın. Naylon örtüleri yine iki yaşına gelene kadar kullanmayın. Oyuncaklarını yatağa bağlamayın, ip boynuna dolanabilir. Büyük boyutlardaki oyuncakları yatak da bırakmayın; bu oyuncağı basamak olarak kullanabilir. Keskin kenarlı oyuncakları ve yutabileceği küçük parçalı oyuncakları en az üç yaşına gelene kadar bebeğinizden uzak tutun.

    – Yatağın çevresindeki minderlerin bağcıklarını mümkün olduğunca kısa tutun ipler boynuna dolanmasın bebeğinizin.

    – Yatağın yapımında kullanılan ahşabın ateşe dayanıklı olanını seçin.

    – Oyuncaklarını dolabının en al gözüne yerleştirir iseniz oyuncaklarını almak için tırmanması gerekmez.

    – Bebeğinizin altını yerde değiştirmelisiniz.

    – Odasında ki mobilyaların köşelerinin yuvarlatılmış olmasına dikkat edin veya o hale getirin. Köşe koruyucuları ile.

    – En önemli önlemlerden birisi olan pencereler için tam açılmasını engellemek için mandal kullanın.

    – Elektrik prizlerinin giriş kısmını kapatıcılar ile kapatın; Bebeğinizin priz içine parmaklarını sokma riski çok yüksektir.

    – Odasında bulunan radyatörleri özellikle kış aylarında havlu ile kapatın.

    Çocuğunuzun odasında alacağınız önlemler sizi ve bebeğinizi olası tehlikelerden koruyacaktır.

  • Beklenen Doğum Sancıları ve Korkularınız !

    Beklenen Doğum Sancıları ve Korkularınız !

    Beklenen Doğum Sancıları ve Korkularınız; haftalarca süren heyecanlı ve ara ara korkulu bekleyişi ardından beklenen gün geldi. Bebeğinizi görmenize bir kaç saatin kaldığı şu anlarda oldukça heyecanlı ve stresli olduğunuz hissediliyor, doğumun nasıl gideceğini sizleri nelerin beklediğini bilmediğinizden biraz da tedirginlik hissediyorum 🙂 Doğumun her aşamasında vücudunuz da neler olup biteceğini önceden öğrenip hazırlıklı olursanız ki biz bu yazı serimizi bunun için hazırladık, kendinize güveniniz artacak ve tedirginliğiniz en aza inecektir. Şunu unutmayın anne adayları doğum sancıları yaşamınızın en önemli ve heyecanlı deneyimlerinden birisi olacaktır. Sakinliğinizi koruyup kendinize ve heyecanınıza ve tabi ki korkularınıza hakim olursanız doğumunuzdan haz bile duyabilirsiniz.

    Daha önceki yazılarımızda size yardımcı olduğumuz gevşeme ve soluk alıp verme egzersizlerini uygulayarak sancılarınızı kolayca geçiştirebilirsiniz. Her şeye hazırlıklı olmanız ve her an bir sorun çıkabilme ihtimalini de göz önüne almanız işinizi kolaylaştıracaktır. ve olmaması ümidiyle tabi ki ancak doğumunuzun beklediğiniz gibi gelişmez ise de düş kırıklığına uğramamalısınız.

    sancılar

    Doğumun Başlangıç Belirtileri Nelerdir, Sizleri Ne Bekliyor?

    Nişan Gelmesi: Rahim ağzını tıkayan, kanlı bir sıvının vajinadan gelmesi ki buna halk ağzında nişan gelmesi denir; doğum anınızın yaklaştığının ve başladığının ilk belirtisidir. Yapmanız gereken; nişan gelmesi doğumdan bir iki hatta üç gün önceden de olabilir; peki doğumun gelip gelmediğini nasıl anlarsınız? İlk yapmanız ya da beklemeniz gereken olay düzenli ağrıların başlaması veya suyun gelmesidir.

    Su Gelmesi: Bebeğinizin çevresini saran su kesesinin bir an da yırtılması ve içeride ki suyun bir kısmının boşalmasıdır. Bebeğinizin başı doğum anı geldi ise doğum yoluna girmiştir ve bu su yol kapandığı için çok fazla gelmez. Bu durum da hemen doktorunuzu arayın, doktorunuzu ararken siz çoktan hastaneye gitmek için yola çıkmış olmalısınız. Sancılarınız olmasa bile suyunuzun gelmesi sizin hastaneye gitmeniz için çok önemli bir etkendir; suyun gelmesi ile bebeğinize hastalık etkenlerinin bulaşması olasılığı da vardır. 

    Gerçek Doğum Sancıların Süresi Ve Sıklığı Nedir?

    Bir saat boyunca doğum sancılarınızın ne zaman başladığını ve bittiğini eşiniz ya da siz not etmelisiniz; bu size doğumun başladığının ya da yalancı sancı mı çekiyorsunuz doğrulayacaktır. Doğum başladığın da sancılar gittikçe güçlenecektir; ve bu sancıların aralığı 40 saniyeye kadar düşecektir.

  • Zorunlu Sezaryen mi, İstek Üzerine Sezaryen mi?

    Zorunlu Sezaryen mi, İstek Üzerine Sezaryen mi?

    Zorunlu Sezaryen Mi, İstek Üzerine Sezaryen Mi? ; Ülkemiz de artık kadınların isteği üzerine sezaryen doğuma izin verilmese de, özel hastaneler de bu isteğinize cevap alabilirsiniz. Sağlığınız ve doğum sonrası ağrılarınız ve hareket güçlüğünüz nedeni ile de sezaryen doğum çok da önerilmemektedir. Ancak, aşırı bir doğum korkusu, bebeğinizin ters gelmesi, gebelik dönemi sona ermesi halinde bile normal doğum belirtilerini vücudunuzun göstermemesi; açılmanın gerçekleşmemesi, su gelmemesi, sancıların yokluğu ve bebeğinizin küçük olması da sizi ve doktorlarınızı sezaryen doğuma itebilir.

    Ancak unutmayın gerekli görülmemesi halinde sizin ve bebeğinizin sağlığı açısından normal doğum tercih etmeniz gerekmektedir !

    doğum sonrası

    Sezaryen uygulamasın da doğum karından gerçekleşir. Sezaryen uygulanacağını önceden bilmiyor da olabilirsiniz bu doğumda daha çok bebeğin konumu ile de ilgilidir, doğum anında aksi bir durum nedeni ile doktorlarınız sezaryen doğuma da karar verebilirler. Böyle bir durumda epidural doğum tercih edilebilir; epidural doğum da uyanık olacağınızdan bebeğinizin doğumuna şahit olabilir ilk saniyelerinde onunla olabilirsiniz. Tercihe ve duruma göre genel anestezi de uygulanabilir.

    Sezaryen Doğum Da Yapılanlar?

    Epidural anestezi ile uyuşturulursanız önünüze bir perde çekilecektir; genel anestezi  de ise bu perdeye gerek yoktur. Göbek altına kasık bölgenize yatay kesi yapılarak amniyos sıvısı boşaltılır ve rahme ulaşılır. Ameliyatın başlaması ile bebeğin karnınızdan çıkarılması yaklaşık 5-15 dakika arasında sürer. Kesiğin dikilmesi ise 30 -40 dakikayı bulabilir; eğer epidural anestezi uygulandı ise bu dikme zamanı boyunca bebeğinizi kucağınız da tutabilirsiniz.

    Normal doğum ya da sezaryen doğum ile doğumunuz gerçekleşmiş olsa da her iki doğum sonrası yürümeniz istenecektir, sezeryan doğum da özellikle bağısaklarınızın çalışması takip edilecek ve en az 1 gün hastane de tutulacaksınız. Dikişleriniz alınmadan ki bu süre yaklaşık 2 haftadır banyo yapmanıza müsaade edilmez ancak yara yerinizi iyice kapatarak duş alabilir  ya da ıslak bir havlu ile vücudunuzu temizleyebilirsiniz.

    Yaklaşık altı hafta boyunca hareketlerinizi kısıtlamanız gerekir ki aşırı hareket etmenizi dikişiniz zaten buna müsaade etmeyecektir. Hareketlerinizi kısıtlayacağınız  yaklaşık 2 ay sonunda kendinizi daha iyi hissedecek ve ağrılarınız tamamen yok olacaktır. Dikiş izleriniz ise ortalama altı ay içinde giderek azalacak ve ince bir çizgi halini alacaktır; Ancak siz bu sorunları ve ağrıları aklınıza bile getirmeyeceksiniz; çünkü siz bir annesiniz ve bebeğinizin size ihtiyacı var….

  • İkiz Bebek İstemez Misiniz? Peki Ya Cinsiyetleri !

    İkiz Bebek İstemez Misiniz? Peki Ya Cinsiyetleri !

    İkiz Bebek İstemez Misiniz? Peki Ya Cinsiyetleri ! Bebek sahibi olmak bir kadın da güçlü bir sabır duygusu, sinir sistemindeki güçlülük, büyük bir sorumluluk, özveri ve bedenen ve ruhen güçlü bir yapı ister… Evet annelik aslında o kadar da kolay sıfat değil. Bir de bunu ikiz anneleri için düşünmek gerekirse bu saydıklarımızın iki katı fazlasına ihtiyaçları var, her kadın için farklıdır bu soruya cevap vermek, aslında oldukça da zor bir görevdir ikiz annesi olmak. Her kadına da kısmet olmaz aslında ikiz anneliği, istemek yetmez hormonel bir özelliktir aynı zamanda ikiz bebeklere sahip olmak.

    Peki siz iki bebeğe sahip olmaya hazır mısınız?

    Peki Sizin İkiz Bebek Sahibi Olmanız Mümkün mü ?

    Yaklaşık seksen gebelikten biri ikiz gebeliktir. Yakın akrabalarınız da ikiz varsa sizin de ikiz gebelik şansınız diğer kadınlardan daha yüksektir.

    ikiz bebek

    Çift Yumurta İkizleri: İki ayrı yumurtanın iki farklı sperm tarafından döllenmesi ile oluşur. Tek yumurta ikizlerine göre üç kez daha sık görülürler. İkizlerden her birinin ayrı plasentası vardır. Cinsiyetleri aynı ya da farklı olabilir. ve birbirlerine normal kardeşler kadar benzerler.

    Tek Yumurta İkizleri: Döllenmiş yumurtanın ili eşit yarıma bölünmesi sonucunda oluşur. Bu bebekler birbirinin aynısıdır. Bebekler aynı plasentayı paylaşırlar ve cinsiyetleri aynı, görünüşleri aynı, kalıtsal özellikleri aynıdır.

    Peki Bebeğiniz İkiz Olsun veya Tek Olsun; Bebeğinizin Cinsiyetini Belirleme Şansınız Var mı ?

    Bebeğinizin cinsiyetini belirleyen erkeğin yani baba adayının spermleridir. Erkek genleri taşıyan spermlerin ömrü daha kısa ancak daha hızlı hareket etme kabiliyetine sahiptirler.  Dişi gen taşıyan spermler ise daha uzun yaşayabilir ancak onların da hareket kabiliyeti erkek gen spermlerine göre daha yavaştır. Döllenme şansının en yüksek olduğu günlerde yani yumurtlama zamanında ilişki de bulunduğunuz da erkek bebek sahibi olma şansınız artabilecektir. Buna nazaran yumurtlama zamanından üç gün öncesine dek yapılan ilişki de bebeğin kız olma şansı da daha yüksektir.

    Bebeğinizin cinsiyeti ne olursa olsun o sizin bebeğinizdir. Cinsiyet ayrımı yapmak size sunulan lutufa hakaret etmektir. Siz anne ve baba olarak seçilmiş iseniz bu sizin en önemli özelliğinizdir.

  • Yaşamın Başlangıcı: İlk Dört Hafta

    Yaşamın Başlangıcı: İlk Dört Hafta

    Yaşamın Başlangıcı; İlk Dört Hafta boyunca karnınızdaki bebeğin ne kadar geliştiğini büyüdüğünü ve vücudunuzdaki olacak değişimleri fark edince büyük bir şok yaşayacaksınız ve bunun bir lütuf bir mucize olduğuna kesinlikle inanacaksınız. Bebeğinizin döllenme anında tek bir hücre iken gebeliğin ilk sekiz haftası içinde akıl almaz değişiklikler göstererek tümüyle bir insan görüntüsünü alacağını biliyor muydunuz?

    İlk Dört Hafta da Sizi ve Bebeğinizi Bekleyen Değişiklikler, İçiniz de Neler Oluyor :s

    1 Yumurtlama:

    Adet kanamasının başlangıcından yaklaşık 14 gün sonra yumurtlama olur; Yumurta kanalı ucundaki parmaksız uzantılar tarafından tutulan yumurta kanalın içine alınır. Yumurta burada 24 saat kadar canlı kalabilir. Döllenme olmaması durumunda ise adet kanaması ile birlikte vajinadan atılır.

    2 Döllenme:

    Spermlerde yumurtanın dış tabakasını delebilen bir madde vardır, Bu madde sayesinde spermlerden biri yumurtayı delerek hücresine girer. Yumurtaya giren sperm yumurtaya girdikten sonra diğer spermlerin girmesini engellenir. Spermin yumurta hücresine girmesi ile kuyruğu kaybolur ve baş bölgesi şişmeye başlar böylece yumurta ile kaynaşarak tek hücre halini alır.

    3 Hücrenin Bölünmesi:

    gebelikte ilk ayHücre, döllenmeden hemen sonra bölünerek çoğalmaya başlar, yumurta kanalı boyunca süren yolculuğunda bölünmeye devam eder.

    4 Hücrenin Rahme Ulaşması:

    Döllenmeden sonraki yaklaşık olarak dördüncü gün yumurta hücresi rahim içine ulaşır. Bu evre de yumurta 100 hücreli, ortası sıvı dolu bir top şeklindedir. Ancak yine de göz ile görülemeyecek kadar küçüktür. Yumurta hücresi bu şekilde bir kaç gün daha rahim içinde yol alır.

    5 Döllenmiş Hücrenin Rahme Yerleşmesi:

    Döllenmiş yumurta yaklaşık üç hafta sonra rahim içine yerleşir. Yumurta rahim içini kaplayan tabakaya yuvalandığında YENİ BİR YAŞAMIN BAŞLANGICI İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM ATILMIŞ OLUR. Bu yeni canlıya embriyo denir. Embriyodan çıkan bazı uzantılar kadının kan damarları ile bağlantı kurabilmek için rahim duvarına doğru ilerler. Bu bölüm daha sonra halk arasında bebeğin eşi denilen plasentayı oluşturur. Hücrelerin bir bölümü de göbek kordonunu ve bebeği koruyan zarları yapar. İçte kalan hücreler ise üç katmana ayrılarak bebeğinizin değişik organlarını oluşturur.

    Bu dört haftalık süreçte bebeğiniz karnınıza yerleşmiş ve büyümeye başlamıştır bile. Artık içinizde bir canlı var, ve bu canlıya nefes aldırmak onu yaşatmak sizin elinizde.

  • Bebeğinizin Karşılaşacağı Cilt Sorunları

    Bebeğinizin Karşılaşacağı Cilt Sorunları

    Bebeğinizin Karşılaşacağı Cilt Sorunları;  Küçük cilt sorunları ile çocuklukta sık sık karşılaşır. Bunların çoğu kendi kendine hızla geçer, ama bazıları çok bulaşıcıdır, hemen tedavi edilmeleri gerekir. Döküntüler başka hastalık belirtileri ile birlikte görülüyorsa çocuğunuz bulaşıcı bir hastalığa yakalanmış olabilir. Biz kadınlar bu tür hastalık durumlarında çoğu zaman ne yapacağımızı bilmeyiz.

    Kaşıntı İle Baş Etmek İçin Neler Yapılabilir?

    Deri hastalıklarının çoğunda kaşıntı olur. Kaşıma sonucu oluşan çatlakların mikrop kapmaması için kaşıntının önlenmesi gerekir.

    – Çocuğunuza pamuklu kumaşlardan üretilen kıyafetler giydirin. Pamuklu kumaş diğer kumaşlara nazaran daha az bebeğinizin cildini tahriş eder.

    – Kaşınan bölgeyi kalamin losyonuna batırılmış pamuk veya bez ile silerek bebeğinizin cildini yumuşatıp rahatlatın.

    – Çocuğunuzun banyo suyuna bir avuç bikarbonat koyarak o su ile yıkamanız cildine iyi gelecektir.

    – Özellikle bebeklerde cildini kaşımasını engellemek için gün içinde ve gece tek parmaklı torba eldiven giydirin.

    bebeklerde leke

    Leke ve Çıbanlar Hakkında Bilmedikleriniz, Neler Yapabilirsiniz?

    Leke ve Çıban Nedir?

    Leke: herhangi bir nedenle deride oluşan küçük kırmızı şişliktir. Çıban ise deride bir bölgenin mikrop alarak acı veren bir şişlik oluşturmasıdır. Bu şişlik olgunlaşarak içi irin dolu bir baş verir. Vücudun her yerinde görülebilmekle birlikte yüzde ve kalçalar gibi nası yerlerden kaygı duymayın, ancak sık sık tekrarlayan çıbanlar bir hastalığın belirtisi olabilir.

    Peki Ne Yapmalı, Evde Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Çocuğunuzda arada sırada leke oluşuyor ya da sivilce çıkıyorsa aldırmayın; tedavi gerektirmeden bir kaç günde geçecektir. Ağız çevresindeki lekeler salya akıtmasına bağlıysa gidermek için krem sürebilirsiniz.

    Çocuğunuzda çıban çıkar ya da leke mikrop kapıp iltihaplanırsa, bölgedeki deriyi antiseptikli pamuk veya bez ile temizleyin.

    Çıbanın üzerini yara bandı ile örtün. Çıban giysilerin sürtüneceği ya da kalça gibi çok acı veren bir yerde ise üzerine bolca pamuk koyup öyle plasterleyebilirsiniz.

    Çıban bir kaç gün içinde baş vererek kendiliğinden patlayacaktır. Çıbanı sıkmak enfeksiyonun yayılmasına neden olacaktır. Patlayan çıbanı antiseptikli pamukla temizleyin ve yara yerini iyileşene kadar yara bandı ile örtülü tutun.

    Peki Bu Durumlarda Çocuk Doktorunuz Ne Yapardı?

    Doktor çıbanı yararak irinin akmasını sağlayabilir, böylece çıbanın verdiği ağrı ve şişlik azalır. Daha sonra çıbanın üzerine sürmeniz için krem verebilir. Çıbanlar çok sayı da ise antibiyotik tedavisi uygulamanızı isteyebilir.

  • Doğum Sonrası Aynada Gördüğünüz Göbek Sizi Rahatsız Mı Ediyor?

    Doğum Sonrası Aynada Gördüğünüz Göbek Sizi Rahatsız Mı Ediyor?

    Doğum Sonrası Aynada Gördüğünüz Göbek Sizi Rahatsız Mı Ediyor?  Gebeliğiniz süresince ve doğum sonrasında alacağınız kilolar gözünüzü korkutmaya başladı bile; kilolarınızı nasıl vereceğinizi hızla düşünmeye başladınız. Ama siz hiç korkmayın ve bu kiloları gözünüz de büyütmeyin; annelik duygusunu tattınız, artık annesiniz ve bir kadın olarak bu dünyada asla ulaşamayacağınız bir lütuftur. Düzenli ve sağlıklı beslenmenin yanında her gün yapacağınız hafif egzersizler ile de genç ve güzel bir anne olma yolunda ilk adımınızı atmalısınız. Özellikle göbek bölgesindeki o sarkık görüntü sinirlerinizi bozmaya yetecektir, haklısınız karın bölgesindeki kasların eski sıklığına dönmesi biraz zordur ve zaman alacaktır. Başlangıçta acele etmemeli hareketlerinizi yavaş yavaş artırmalısınız; doğumdan yeni çıkan anneler için bu oldukça önemlidir özellikle sezaryen doğum yapan anneler dikişlerini zorlamamalıdır. Ağrı ve yorgunluk hissettiğiniz anda egzersizi bırakmanız sizin yararınıza olacaktır. Bu dönemde en iyi egzersiz azar azar ancak sık sık yapılan egzersizlerdir.

    doğum sonrası egzersizler

    İlk Hafta Egzersizleri ve Vücudunuzun Tepkileri:

    Gebelikte gerilen belki de zayıflamış olan pelvis ve karın kaslarınız doğumdan sonraki ilk günden başlayarak güçlenecek bir yapıya sahiptir. Burada tüm vücudunuzu hareket ettirmeniz ancak karın ve kasık bölgenizi fazla zorlamayacak hareketleri seçmeniz oldukça önemlidir.  Özellikle hafifçe vücudunuzu sıkma ve kaldırma hareketlerini her gün üç – dört defa yapmalısınız.

    İlk Günden Başlayarak Yapabileceğiniz Hafif Egzersizler:

    Ayak Pedalı: Birinci günden itibaren kendinizi fazla zorlamadan ve yormadan yapabileceğiniz ilk egzersiz şekliniz ayak bileğinizi öne ve arkaya doğru bükmeniz, vücut şişmelerine iyi geleceği gibi dolaşımı da artıracaktır.

    İlk Günden İtibaren Karnınızı Güçlendireceğiniz Egzersizler:

    – Başınızı ve omuzlarınızı iki yastık ile destekleyerek uzanın, dizlerinizi bükerken bacaklarınızı da hafifçe ayırın. Kollarınızı ise karnınızın üzerinde birleştirin. Başınızı ve omuzlarınızı kaldırın.

    – Oturur şekilde bacaklarınızı kırın ve ellerinizi ön tarafta birleştirin. Daha sonra karın kaslarınızın gerildiğini hissedinceye dek geriye doğru yaslanın. Bu şekilde durabildiğiniz kadar durun.

    – Dizlerinizi bükerek ayaklarınızı hafifçe ayırın ve sırt üstü dümdüz uzanın. Ellerinizi kasıklarınıza koyun.  Omuzlarınızı ve başınızı kaldırarak ellerinizi dizlerinizin üzerine değdirmeye çalışın.

    Doğumdan altı ay sonrasına kadar vücudunuz bütünüyle eski haline dönemez. Ancak altıncı haftadan sonra normale dönmeye başlar. Rahminiz gebelik önceki büyüklüğüne dönecektir, adet görmeye de başlayacaksınız. Düzenli egzersiz yapmaya başlamanız durumunda kaslarınız yeterince güçlenecek ve eski formunuza da kısa sürede dönebilirsiniz; özellikle emziren annelerin daha kolay kilo verdiği ve egzersizler sayesinde vücudunun da toplandığı kesin bir sonuçtur.

  • 28. Hafta Gebeliğinizde İçinizde Neler Oluyor?

    28. Hafta Gebeliğinizde İçinizde Neler Oluyor?

    28. Hafta Gebeliğiniz De İçinizde Neler Oluyor; artık gebeliğinizin sona ermesine yalnızca üç ayınız kaldı, bence bu süreyi çok daha iyi değerlendirin ve mucize yaratılmasına aracılık yapacağınızın farkın da olun. Bu aylar da ve ilerleyen aylarda da kendinizi iyice irileşmiş, hantal ve belki de unutkan hissedebilirsiniz. Son haftalara doğru bebeğinizin yağ depolamaya başlaması ile de ağırlığınız her geçen gün artacaktır. Buna nazaran bebeğiniz her geçen gün hareketini artıracaktır. Bu haftalar da doğarsa özel bir bakım ile yaşama şansına bile sahiptir.

    Özellikle bu aydan sonra dik durmaya ve sırtınızı kamburlaştırmamaya dikkat edin. Fazla kilolarınız karnınızla birlikte vücudunuzun her yerine kalça ve uyruklarınıza kadar dağılacak ve kendini belli edecektir. Memelerinizdeki damarlar bu aylardan sonra kendini daha da belirginleştirecektir. 28. hafta sonuna doğru almış olmanız gereken kilo yaklaşık 9- 10 kg arasında olmalıdır. 

    hamilelikte 7. ay

    Bebeğinizin boyu yaklaşık 37 cm dir ve ağırlığı ise neredeyse 1 kg a yaklaşmıştır.

    Vücudunuzda Kendini Belli Eden Diğer Gelişmeler Nelerdir?

    – Midenizde ki yanma, sindirim güçlüğünüz ve kramplar bu aylardan sonra sizi daha çok rahatsız edecektir.

    – Karnınız da ve göğüsleriniz de kırmızı renkli çatlakların oluşması normaldir hatta bacaklarınızda bile çatlaklar oluşacaktır; çünkü vücudunuz çok fazla genişliyor.

    – Psikolojik ve iç güdüsel olarak doğumunuz ve bebeğiniz ile ilgili garip, korkutucu rüyalar görmeniz de mümkün. Bu rüyaların bir diğer nedeni ise rahat uyuyamayışınız veya bebeğin hareketleri de olabilir.  Bu rüyaların sizi rahatsız ve huzursuz etmesine engel olun.

    28. Hafta dan Sonra  Daha Çok Yapmanız Gerekenler Nelerdir?

    – Her fırsatta ruhunuzu ve bedeninizi dinlendirin; sakin müzikler dinleyin ve uyuyun. Bacaklarınızı yüksekte dinlendirmeyi ihmal etmeyin.

    – İçinde bulunduğunuz 28. haftadan sonra kontrol aralığını bir aydan 2 haftaya indirmeniz gerekmektedir.

    – Bebeğinizin kalp atışlarını rahatlıkla duyabileceğiniz zamana geldiniz. Bunun tadını çıkarın ve içiniz de büyüyen mucizenin varlığına sonuna kadar inanın.

    – Bebeğinizin göz kapakları yavaş yavaş açılmaya başlamıştır ve artık işitme duyusunun gelişmesi ile sizi daha iyi duyacaktır. Bebeğinize onu heyecanla beklediğinizi ve çok mutlu olduğunuzu, onu ne kadar çok sevdiğinizi söylemeyi unutmayın.

  • Eğer Siz de Bir Anne Adayıysanız Bunları Okuyun

    Eğer Siz de Bir Anne Adayıysanız Bunları Okuyun

    Artık Anne aday adaylığından, anne adaylığına yükseldiniz; gebeliğiniz kesinleşti. Bu dönemde hem ruhunuzu hem de bedeninizi bekleyen değişiklikler ve zor anlar yaklaşık 266 gün sonra kendini tamamen unutturacak ve buna değdiğine tüm kalbinizle inanacaksınız.

    Gebe kalındığının öğrenildiği andan itibaren tüm kadınları bir sabırsızlık kaplar ve heyecanla meleklerini ne zaman kucaklarına alacaklarını sabırsızlıkla hesaplamaya çalışırlar. Sizi biraz bilgilendirmek ve biraz da merakınızı gidermek için sizinle doğum zamanınızı hesaplayalım ve bu süreçte nelere dikkat etmeniz gerektiği hakkında sohbet edelim istedim.

    Doğum Zamanının Hesaplanması…

    Gebelik, yani bir anne adayının hamilelik dönemi, o muhteşem ve unutulmaz dönem ortalama döllenmeden doğuma yaklaşık 266 gün sürer. Döllenme için en uygun zaman yumurtlamadan yaklaşık 14 gün sonradır. 28 günlük bir adet döneminde yumurtlama genellikle 14. günde gerçekleştiğinden yaklaşık doğum zamanınızı son adetinizin  ilk gününe 280 gün ekleyerek hesaplamanız en doğru yöntemdir.

    gebelik öncesi dikkat edilmesi gerekenlerGebeliğin doğal süresi 40 hafta olarak kabul edilse de 38. ve 42. haftalar arası normal sayılır. Bu nokta da tüm anne adaylarının 40 haftanın kaç aya tekabül ettiğini hesapladığını görür gibiyim. Bu hesabı yaptığınız da 9 ay 10 günün tarih olduğunu ve 40 – 42 hafta ile hiç bir alakası olmadığını ne yazık ki siz de göreceksiniz. Ama neden büyüklerin bu gebelik sürecinin 9 ay 10 hafta olarak zihnimize kazıdığınız da anlamış değilim.

    Peki Sağlıklı Bir Gebelik İçin, Sağlıklı Bir Bebek İçin Önümüzdeki 266 Gün de Dikkat Etmemiz Gereken Hususlar Nelerdir?

    Sigara Kullanımı: Sigara içmeniz bebeğinizi oksijensiz bırakır. Sigara içen annelerde erken doğum, anne karnında ölüm ve düşük kilolu bebeklerin doğumu daha sık rastlanır. Sigara düşük – ölü doğum ve anomalili bebek sahini olma risklerini de artırır.

    Alkol: Alkolün ne kadarının güvenli olduğunu kimse bilmediğinden en iyisi gebelik sürecinde hiç alkol almamaktır.

    İlaçlar: Gebelik döneminde alınan ilaçların doktor onayı olmadan alınanlar dışındaki ilaçların çoğu anne karnındaki bebeğe zarar verir. Buna aspirin gibi basit görünen ilaçlarda dahildir. Şeker hastalığı gibi bir hastalığınız var ise mutlaka doktorunuza baş vurarak ilacınızın dozunu azalttırmanız bebeğinizin sağlığı açısından oldukça önemlidir.

    Diğer Riskler: Kedi, köpek dışkısı ve çiğ et anne karnındaki bebeğe zararlı olabilecek toksoplazma denen bir paraziti taşıyabilir.  Bahçede çalışırken mutlaka eldiven kullanın ve çiğ etlere dokunduktan sonra ellerinizi mutlaka yıkayın.