Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: hulya

  • Çocuklarda Sara ve Menenjit Belirtileri

    Çocuklarda Sara ve Menenjit Belirtileri

    Çocuklarda Sara ve Menenjit Belirtileri; menenjit ender görülen bir hastalık olmasına rağmen, havalelere neden olan sara (epilepsi) yaklaşık her 200 kişiden birinde görülür. Çocuklar da havalenin en sık görülen nedeni yüksek ateştir. Ancak bu havaleler sara hastalığından farklıdır. Menenjit beyin zarında ortaya çıkan iltihaplanmadır. Başka bir hastalığın yan etkisi olarak gelişebilir.

    SARA Hastalığı Nedir?

    Sara beyin de anormal elektrik akımlarının oluşmasıyla kendini gösteren, gelişen ve sonucun da havale nöbetleri ile gerçekleşen bir hastalıktır. Tedavi edildiği durumlar da çoğunlukla çocuğunuz ergenlik çağına gelinceye dek kaybolur. Saranın bir çok türü vardır. Çocuklar da en sık görülen türleri absans nöbetleri ve büyük sara nöbetleridir.

    sara

    Ne Yapmalı?

    – Heyecanınıza engel olarak, sara nöbeti  geçiren çocuğunuzu yanının üstüne gelecek şekilde yere yatırın. Kendisini yaralamasını ya da kendisine zarar vermesini önleyebilmek için çocuğunuzun yanından ayrılmayın, bunları yaparken de çocuğunuzu tutmaya çalışmayın.

    – Geçirilen büyük sara nöbetinden sonra çocuğunuzu iyileşme konumunda yatırın ve dinlenmesini sağlayın. Uykuya dalarsa çocuğunuzu uyandırmak için uğraşmayın ancak soluğunu sürekli takip edin.

    – Havalenin evin her yerinde gelebileceği nedeni ile ev içinde  tehlike yaratabilecek durumları önlemeye çalışın; bunun için, merdivenlerinize  koruyucu yaptırın, çocuğu banyo da yalnız başına bırakmayın. Ancak bu önlemleri alırken de aşırıya kaçarak çocuğunuzun kendini kötü hissetmesine ya da farklı hissetmesine engel olun.

    Doktor Ne Yapar?

    Doktorunuz bazı tahliller için çocuğunuzun hastaneye yatırılmasını isteyebilir. Ayrıca kasılma nöbetlerini önleyebilmek için ilaç tedavisine de başlamanızı isteyebilir. Bu ilacı kullanırken çocuğun davranışlarını gözetlemeniz ve hareketlerinde değişiklik göstermesi durumunda doktorunuza bu durum hakkında bilgi vermelisiniz. Ancak doktorunuz söylemeden ilacı kesmeyin.

    Menenjit Hastalığı Nedir?

    Menenjit beyni kaplayan zarın iltihaplanmasıdır. Çok ciddi bir hastalıktır ve hemen tedaviye başlanılması gerekir. Menenjit hatalığından kuşkulandığınız da hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

    Peki Menenjit Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

    – Ateş, halsizlik, baş dönmesi, gözle görülebilecek tedirginlikler ve çocukta görülen huzursuzluk

    – Kabakulak ya da kızamık gibi bulaşıcı bir hastalığın ardından çocuğun kötüleşmesi.

    – Kusma, iştah kaybı

    – Parlak ışığa karşı bir duyarlılık veya gözlerin sabit bir noktaya dikilmesi

    Bu Durumlar da Doktorunuzun Tedavisi Nasıl Olacaktır?

    Doktorunuz tahliller ve kesin teşhis için çocuğunuzun hastaneye yatırılmasını isteyebilir. Tedavi şekli ve yöntemi yapılacak olan bu tahliller neticesinde belirlenecektir.

  • Bebeğinizi Emzirmekte Sorun Mu Yaşıyorsunuz?

    Bebeğinizi Emzirmekte Sorun Mu Yaşıyorsunuz?

    Bebeğinizi Emzirmekte Sorun Mu Yaşıyorsunuz? : bebeğinizi emzirmeyle ilgili bir sorunla karşılaştığınızda zaman kaybetmeden bu konu hakkında tecrübe ya da bilgi sahibi olan kişilerden yardım isteyin; tıkalı bir süt kanalı gibi basit bir durum da bile ilgilenilmez ise ciddi sorunlara yol açabilir. Memeden süt sızması, memelerde sızı ve çatlaklar, kanal tıkanması ve meme iltihabı gibi sorunlarla karşılaşmanız durumunda sakın süt vermeyi kesmeyin. Sütü kesmeniz halinde göğüsleriniz dolarak daha da ağırlaşacak ve bu durum ağrılarınızı artıracaktır.

    Göğüslerinizi sıkmayan rahat bir sütyen kullanın ve göğüslerinize masaj yaparak süt yollarını açın, bol bol yıkayın göğüslerinizi.

    Emzirme Süresince Karşılaşabileceğiniz Sorunlar Nelerdir, Bu Durumlarda Neler Yapmalısınız?

    Memeden Süt Sızması:

    Doğumdan sonra ki ilk haftalar da bebeğinizi emzirmeden sonra göğsünüzden süt sızabilir. Bu konuda yapacağınız şey tek kullanımlık küçük tamponlar sütü emer. Islak tamponları sık sık değiştirmeniz gerekir. Ancak sütünüzün sızması iyi bir şeydir; bu sütünüzün yeterli olması anlamına geliyor.

    göğüs sorunları

    Memelerde Sızı ve Çatlaklar:

    Memede çatlak ve soyulmaların nedeni, sizin yanlış konumda tutmanızdan dolayı bebeğinizin memeye tam kenetlenememesi, göğsünüzün ucunu tam yakalayamamasıdır.  Bu sızı ve çatlakları önlemek için her emzirmeden sonra memenizi kurulayın ve sıcak tutun. Sutyenin içine tek kullanımlık   meme tamponu koyarak memelerin yeterince hava almasını sağlayın. Bebeğin emiş konumunu değiştirerek iki göğsünüzü de kullanın. Bebeğinizin sizi uzun süre emmesine kısa bir süre için müsaade etmeyin.

    Kanal Tıkanması:

    Memede sert kırmızı renkli ve ağrılı bir şişlik süt kanallarından  birinin tıkandığının göstergesidir. Tıkanan göğsü hafifçe ılık su ile yıkayıp masaj yapın. Bebeğinizi tıkanan göğüsten emzirmeye devam edin. Emzirmeyi sakın kesmeyin. Bir anlık yoğun bir acı hissedebilirsiniz. Ancak tıkanan kanalın açılması buna bağlıdır. Göğüslerinizi emzirme süresince rahat sutyenler kullanarak, sıkışmalarını engelleyin.

    Meme İltihabı:

    Tıkalı bir süt kanalı iltihaplanarak ateş yükselmesine ve halsizliğe neden olabilir. Bu tedavi edilmez ise abseye dönüşüp cerrahi müdahale gerektirecek bir durum alabilir. Tedavisi için doktorunuza göstermeli ve antibiyotik tedavisine başlayabilirsiniz. Bu durum da bile bebeğinizi iki göğsünüzden de emzirmeye devam edin. Göğsünüzde bir şişlik hissettiğiniz an doktorunuza başvurun bu şişlik meme iltihabı olabilir.

  • Yoksa Anne Adayı Mısınız? Gebeliğin İlk Belirtileri

    Yoksa Anne Adayı Mısınız? Gebeliğin İlk Belirtileri

    Gebeliğin İlk Belirtileri ! Gebeliğe Başlangıç…

    Anne olacağımı, bir anne adayı olduğumu ilk öğrendiğim de mutfak masasında ağlıyordum, bunu paylaştığım o anda yanım da olan kişi de Annemdi! Neden ağlıyordum ? sorusuna hala cevap veremiyorum, kızımın şuan 5 yaşında olmasına rağmen :s Heyecan, şaşkınlık, ansızın, beklememek, şok olmak, aptallaşmak, …. kelimelere dökemediğim bir sürü karışık duygu!

     Yoksa siz de mi bu duygular içindesiniz, şuan duygularınıza isim bulamıyor olabilirsiniz, ancak bebeğinizi kucağınıza aldığınızda, bebeğinizin size sizin de ona olan muhtaçlığınızı gördüğünüzde ağlamanızın sebebi sadece şükür ve mutluluk ve de huzurdan kaynaklanacak emin olun.

    Peki Gebe Olduğunuzu Doktorunuza Gitmeden, Kan Testi Yaptırmadan Nasıl Anlarsınız?

    Bu belirtiler sizin ve bebeğinizin sağlığı için oldukça önemli, unutmayın bebeğinizin tüm önemli organları ilk üç ayda içinde oluşmaktadır. Ve bu ilk üç ay içindeki ilk üç gün bile bebeğinizin sağlığı ve gelişimi için oldukça önemlidir.

    gebeliğin ilk belirtileriSıralayacağımız bu belirtilerin bir ya da bir kaçının sizin vücudunuzda hissetmeniz büyük oranda gebe olduğunuzun göstergesidir. Belki de ilk başlarda bunların hiç birini hissetmeye bilirsiniz. Ancak içgüdüsel olarak bazı şeyleri farklı hissetmeniz nedeni ile de gebe olduğunuzu tahmin edebilirsiniz.

    – Adet gecikmesi, adetleriniz düzensiz ise sinirsel açıdan gerginliğiniz artar, içinde bulunduğunuz yoğun çalışma düzeni ise adet gecikmesine neden olabilir ve bu durum gebe kalıp kalmadığınız hakkında size sağlıklı bir bilgi veremez. Ayrıca gebe kaldıktan sonraki ayda da adet dönemine gelen günlerde hafif bir kanama görülebilir. Buna halk arasında üstüne görme denir.

    Göğüslerde hafif büyüme, duyarlık, bazen karıncalanma hissi ve göğüs uçlarındaki kaşıntı size gebe olduğunuzun haberini vermektedir.

    – Ağız içindeki güçlü bir metalik tat.

    – Sürekli yorgunluk, halsizlik ve aşırı uyku isteği.

    – Normal vajinal akıntıda görülen artış.

    – Günün her saatinde sizi rahtsız edebilecek bir düzeyde olan bulantı ve bazen kusma.

    – Alkol, sigara, kahve ve çay gibi şeylere karşı bir tiksinti, bunların aksine ise bazı yiyeceklere karşı da duyulan aşırı istek ki buna aşerme denilir.

    – Hormonel değişikliklerin yol açtığı aşırı duygusallık, gülerken ağlama veya ağlarken gülme durumları.

    – Normalden fazla idrara gitme isteği….

    Gibi durumlar sizin büyük olasılıkla gebe olduğunuzu gösterir. Siz artık bir anne adayısınız bayanlar. Ancak kesin sonuç için yine de bir kan testi yaptırmanız  veya ultrasyona girmeniz sizin hayal kırıklığına uğramanızı engelleyecektir.

  • Bebeğinizi Beslemenin Püf Noktalarını Biliyor Musunuz?

    Bebeğinizi Beslemenin Püf Noktalarını Biliyor Musunuz?

    Bebeğinizi Beslemenin Püf Noktalarını Biliyor Musunuz? Beslenmeye ayırdığınız zamanlar bebeğiniz içinde sizin için de rahatlık ve huzur verecektir, birbirinize daha çok bağlanmanızı sağlayacaktır. Bebeğinizi beslemeniz için iki yöntem vardır; bunlardan ilki istek üzerine beslenme dediğimiz beslenme şeklidir ki bura da bebeğin acıktığını belirttiği her an beslenmesi anlamına gelir. İkinci yöntem ise belirli saat aralıklarında bebeğin acıktığını anlatmasına gerek kalmadan saati geldiğinde bebeği beslemenizdir.

    İstek Üzerine Besleme Nedir, Yararları Nelerdir, Doğru Bir Beslenme Şekli Midir?

    İstek Üzerine Besleme: belirli bir saat ve öğün takip etmeden bebeğin acıktığını anlatması ile annenin bebeğini besleme şeklidir.

    İstek üzerine besleme şekli ve belirli zamanlarda besleme şeklini seçmeden önce bebeğiniz ve açlık duygusu, bebeğinizin sindirim sistemi hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Yazımızı okuduktan sonra ise ve gerekirse doktorunuza da danışarak bu iki besleme şekli hakkında karar verebilirsiniz.

    besleme yolları

    Açlık yeni doğan bebeğiniz için yeni bir duygudur. Anne karnında sürekli beslenen bebeğiniz dünya ya geldiğinde besinlerini belli aralıklar ile almak zorunda kalır. Sindirim sistemi ise uzun aralıklar ile az yiyecek şekilde hazma geçebilir. Bu nedenle başlangıçta azar azar ama sık aralıklar ile bebeğinizi beslemeniz en uygunudur.

    Acıktığı için ağlayan bebeği bekleterek bir şey kazanamazsınız. Ağladıkça strese girer ve emmeyi reddeder. Onu besleyebilmek için yatıştırıp rahatlatmanız gerekebilir. İlk haftalar da bebeğinizin ağlamasının başlıca nedeni midesinin boş olmasıdır. ilerleyen zamanlar da sindirim sistemi gelişip midesi genişledikçe her defasında daha çok yiyecektir, böylece öğün aralarını da uzatacaktır.

    Prematüre Bebekler De Beslenme:

    Prematüre bebekler de yani erken doğan bebeklerin iştahları az olabilir, ama onu sık sık beslemelisiniz. Prematüre bebekler daha çok uyumaya eğilimlidirler. Aç oldukları halde uyumaya devam edebilirler. Bu nedenle daha çok özen isteyen beslenmelerini yerine getirmek için uykudan uyandırarak her üç saatte bir bebeğinizi beslemelisiniz.

    Beslenen Bebeğin Gazını Çıkartmak:

    Bebeğiniz beslenirken her ara verdiğinde emerken yuttuğu havayı çıkarabilmesi için kucağınıza alın ve sırtını yavaş yavaş ovalayarak gazını çıkarın. Bebeğinizin yuttuğu hava onda tokluk hissi verebilir. Belirli bir süre geçtikten sonra geğirmiyor ise gazı yok demektir; zaten bebeğinizin ilk zamanlarında gaz çıkarması çok kolay olacaktır. Bebeğiniz kaç aylık olursa olsun yüz üstü kucağınıza alarak ya da dizlerinize yatırarak gazını çıkarabilirsiniz.

  • Porselen Fondöten Pürüzsüzlüğü!

    Porselen Fondöten Pürüzsüzlüğü!

    Porselen Fondöten Pürüzsüzlüğü!

    Porselen fondöten büyüsü tüm bayanlar arasında son yıllarda konuşulan ve etkisi mükemmel bir şekilde görülen mucizevi bir kozmetik ürünüdür.

    Özellikle önemli günlerde; gece gezmelerinde, nikah, düğün ve doğum günlerinde kullanılması tavsiye ediliyor. Etkisini özellikle cildi lekeli ve sivilceli bayanların fazlasıyla gördüğü, porselen bebek edasında bir cilde sahip olmanızı sağlayan porselen fondöten kullanıcılarını fazlası ile memnun ediyor.

    Porselen Fondöten Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

    Kullanımı sırasında kadınların dikkat etmesi gereken püf noktalar bu mucizevi kozmetik ürününde sonuca daha çabuk ve etkili bir şekilde ulaşmanız için önemli.

    – Porselen fondöten cilde uygulanmadan önce; cilt tipinize uygun bir nemlendirici ile cildinizi nemlendirin.

    – Nemlenen cildin üzerinde porselen fondötenin yayılması daha kolay olacaktır.

    porselen fondöten

    – Porselen fondöteni cildinize isterseniz özel süngeri ile ve ya porselen fondöten fırçası ile sürebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken kullanılan süngerin emici özelliğinin olmaması gerekmektedir. Kozmetik mağazasından özellikle porselen fondöten sürmek için kullanacağınız bir sünger istediğinizi belirtin. Yanlış sünger kullanmanız porselen fondötenin sünger tarafından emilmesine ve cildinize uygulamanın zorluğunu yaşatacaktır.

    – Dikkat etmeniz gereken en önemli kuraldan bir diğeri ise porselen fondötenin çok az bir miktarı ile yüzünüzü tamamen kapatabileceğinizdir. Diğer krem fondötenler gibi kullanma hatasına düşerseniz suratınızda en az üç kat porselen fondöten ile kapamış olacaksınız.

    Cilt lekelerini, sivilce izlerini ve kırışıklıkları örtmede bir numaralı kozmetik ürünü olan mucizevi porselen fondöten kalıcı makyajlar da da kullanılmaktadır.

    Teninizde 24 saatten fazla kalabilen bu ürünün temizlenmesi ise unutmamanız gereken önemli noktalardan biri. Çünkü diğer fondötenler gibi uçup gideceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Makyaj temizleme kremleri ile yüzünüzü temizlemeniz porselen fondötenin temizlenmesi için yeterli değildir. Makyaj temizleme kreminden hemen sonra mutlaka yüz köpüğü ile de bol suyla yıkamalısınız.

    Porselen  bebek edasında bir makyaj yapmanız gerekiyor ise porselen fondöten kullanmanız yeterlidir. Özellikle sorunlu ciltlerde kullanılan porselen fondöten istediğiniz sonucu almanıza yardımcı olacaktır.

    İnternet aracılığı ile satın alabileceğiniz porselen fondöten yurt dışından getirilmektedir. Ancak internetten yapacağınız araştırma ile yurt içinde de bayiliklerini almış mağazaları görebilirsiniz.

  • Gebeliğinizin 8. Ayında Olacaklar!

    Gebeliğinizin 8. Ayında Olacaklar!

    Gebeliğinizin 8. Ayında Olacaklar; yapanız gereken tek şey olabildiğince dinlenmek olacaktır. gün ortalarında uzanıp dinlenmeyi artık düzenli şekilde yapmalısınız. Kendinizi ağır ve hantal hissetmenizin moralinizi bozmasına izin vermeyin çünkü bundan daha doğal bir şey olamaz bu aydan sonra. Doğum öncesi kurslara başlamak bu ay için yapılacak en güzel şey olacaktır. Artık bebeğiniz bütünüyle bir vücuda sahiptir. Vücudunun yağ depolamaya başlamasını hızlandırması ile bebeğiniz artık tombul bir bebek şeklini almıştır.

     İçeri de Neler Oluyor?

    – Bebeğiniz gelişimini mükemmel bir şekilde tamamlamaya çoktan başladı; bebeğinizin büyümesi ile de iç organlarınıza baskı yapması birbirine paralel olan bir gelişmedir. Bu nedenle solunum zorluğu çekebilir ve sık sık idrara çıkma hissine neden olması kadar doğal ve normal bir şey yoktur.

    gebelikte 8. ay

    – Eskisi kadar rahat uyuyamıyor olabilirsiniz; ancak çok az kaldı sabırlı olmanız gerekiyor.

    – Göbek çukurunuzun düzleşmesi hatta dışarı doğru çıkmış olması da gayet normal bir gelişmedir. Bu doğumdan sonra düzelecektir, endişelenmeyin. Vücudunuz da ki eklem kemiklerinizin genişlemesi vücudunuzun kendini doğuma hazırlaması için yaptığı hazırlıklardır, biraz ağrı çekebilirsiniz bu yüzden. Göbeğiniz de başlayıp kasıklarınıza  doğru inen belirgin çizgi daha da koyulaşacaktır. bebeğinizin vücudu artık tam anlamıyla bütün vücudu ile orantılı hale gelmiştir. Bu ayın sonuna doğru kilo artış oranınız biraz hafifleyecektir; bu aya kadar olması gerekenden fazla kilo almışsanız; karbonhidratlı yiyeceklerden ve sütlü içeceklerden biraz uzak durmalısınız. Bebeğinizin boyu 40-41 cm aralığındadır, kilosu ise 1,5-2 kilo arasındadır. O artık büyük bir bebek.

    – Bebeğiniz doğacağı anki haline hemen hemen yaklaşmıştır, ancak biraz zamana ve büyümeye hala ihtiyacı vardır.

    Bebeğiniz artık karanlık ortam ile aydınlık ortamı bir birinden ayırabilmektedir.

    – Rahim içindeki alan bebeğinizin büyümesi ile daralması sonucunda bebeğiniz doğuma hazır konumda baş aşağı durmaktadır.

    Siz ise kalan bu az zaman içerisinde mümkün olduğunca çok kendinizi ve bebeğinizi dinlendirmeli hatta doğuma kadar bunu bir alışkanlık haline getirmelisiniz.  Uyku uymakta güçlük çekmeniz bu aydan sonra kendini daha çok gösterecektir. Ancak yan yatarak ve yastıklar ile kendinize rahat bir yatış şekli sağlayarak iyi bir uyku uyumalısınız. Özellikle yatmadan önce yapacağınız hafif şekilli rahatlama ve gevşeme hareketleri ile daha rahat bir gece ve uyku hali geçirmenize neden olacaktır.

  • Doğum Sırasında Soluk Alıp Vermeyi Biliyor Musunuz?

    Doğum Sırasında Soluk Alıp Vermeyi Biliyor Musunuz?

    Doğum Sırasında Soluk Alıp Vermeyi Biliyor Musunuz? Bu egzersizler gebelik döneminizin sonunda işinize yarayacak en iyi ve en yararlı olanlarıdır. Doğum sırasında size ve bebeğinize büyük kolaylık sağlayacaktır. Nasıl soluk alıp vereceğinizi ve kaslarınızı nasıl gevşeteceğinizi bilirseniz doğum sırasında kasılmalara uyum sağlar ve enerjinizi boşa harcamazsınız. Bunları zamanla sizin doğal tepkiniz haline dönüşene kadar sık sık ve düzenli aralıklar ile tekrarlamalısınız. Gevşeme aynı zaman da kendinizi her sinirli ve gerin hissettiğinizde de başvurabileceğiniz rahatlatıcı bir yöntemdir.

    Nasıl Gevşemeli?

    Başlangıçta bu egzersizi rahatsız edilmeyeceğiniz, vücut ısınıza uygun bir sıcaklıkta ki oda da uygulamalısınız. Daha sonra bu gevşemeyi her ortamda uygulayabilirsiniz.

    nefes alma

    Vücudu gevşetmek için; yumuşak bir zemine veya sünger serdiğiniz zemine  rahatça uzanın, sırt üstü ve yastıklar ile desteklenmiş ya da bir bacağınızı büküp bacağınızın  altına minder koyarak da yan yatabilirsiniz. Şimdi vücudunuzun her bölümündeki kasları sırayla kasıp gevşetin. Gevşeme işine ayak parmaklarınızdan başlayın ve yukarı doğru çıkın. 8-10 dakika bunu yaptıktan sonra vücudunuzu boş bir çuval gibi bırakın.

    Yan yatarak; özellikle gebeliğin sonlarına doğru bir bacağınızı küçük yastıklar ile destekleyerek yatarsanız daha rahat edersiniz. Başınızın altına çok yastık koymayın aksi halde omurganıza zarar verebilirsiniz.

    Dikkat Etmeniz Gereken Dönem ve Pozisyon Hangisi?

    Gebeliği son ayların da hiçbir zaman sırt üstü düz yatmayın; çünkü bu bebeğe giden kanı dolayısıyla oksijeni azaltır, fenalık geçirmenize neden olabilir.

    Doğum da Soluk Alıp Verme Tekniği

    Hafif Soluma; bu tür solu alıp verme yöntemi  sancınızın en yüksek seviye de zirvede olduğu an da yararlıdır. Ağzınızdan akciğerlerin üst bölümlerine doğru hafif hafif soluk alıp verin. Eşinizin de yardımı ile elini kürek kemiklerinize koyarak ciğerlerin hareket ettiklerini hissetmelidir. Hafif hafif soluk alıp vermeye çalışın, ancak gerek duyduğunuz anda derin soluklar alabilirsiniz.

    Derin Soluma: burada ki soluk alıp verme ise sancınızın başladığı ve sonlandığı an sizi  rahatlatacaktır. Kendinizi rahat hissettiğiniz konumda ve şekilde oturun iyice gevşeyin, burnunuzdan akciğerlerinizin altlarına doğru derin soluk almayı deneyin, eşinizden alacağınız yardım ile elini belinizin yanına koyarak göğüs kafesinizin hareket ettiğini anlayabilir, bu doğru nefesi aldığınızı gösterecektir.. Şimdi soluğunuzu hafifçe dışarı vermeye yoğunlaşın. Ardından doğal düzende soluk alıp verin.

    Sık Soluma: Doğum esnasında oluşacak ağrılar sırasında, rahim ağzının tam açılmaması nedeni ile ıkınma hissi gelebilir. Bu hissi önlemek için iki   defa üst üste kısa soluklar alıp bunu bir defada verin; hüf, hüf, püf diye tempo tutabilirsiniz.

  • Yolun Yarısı Gebeliğiniz 20. Haftada

    Yolun Yarısı Gebeliğiniz 20. Haftada

    Yolun Yarısı; Gebeliğiniz 20. Haftada; gebeliğinizin bu ayında kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz. Saçlarınız, cildiniz ve vücudunuzdaki değişikliklerden dolayı daha da güzelleşeceksiniz ve kendinizi farklı hissedeceksiniz. Fırsatınız varsa tatilin tam zamanıdır. Bebeğinizin hareketlerini hissetmeye başlamanız da sizi ayrıca heyecanlandıracak ve çok güzel duygular hissedeceksiniz. Ancak tecrübesizliğiniz nedeni ile bu hareketleri fark etmeye başladığınız da önceleri bunları bağırsak hareketleri ya da guruldama gibi algılayabilirsiniz bu hareketleri.

    Meme uçlarınız daha da koyulaşacak, memelerinizin büyümesi bu haftalar da çarpıcı boyutlara ulaşabilir. Rahminizin tepesi göbeğinize kadar yükselecektir. 20. hafta da 1 kilodan az kilo almanız beklenir. Sağlıklı beslenmenize daha çok dikkat etmeniz gerekmektedir; çünkü bebeğinizin en hızlı büyüdüğü ve sizin en çok kilo alacağınız bir döneme giriyorsunuz. 5 aylık gebeli döneminizde yaklaşık 3-4  kilo almanız gerekmektedir.

    gebelikte 5 ay

    Cildinizde ki bu yoğun koyulaşma doğumdan sonra gidecektir, panik yapmayın. Memelerden ilk süt denen kıvamlı bir salgı gelebilir. Gebelik döneminde bu sütü yalnızca silmeniz yeterlidir. Meme uçlarınızı sıkarak daha fazla süt gelmesi için zorlamamalısınız.

    Gelişen Bebeğinizin Durumu Nedir?

    Dişleri gelişmek ile birlikte saçları da görülmeye başlamıştır. Bebeğinizin derisini koruyacak olan  yağlı bir madde derisinin üzerinde oluşmaktadır. Bebeğin hastalıklara direncini arttıracak bağışıklık sistemini güçlendirecek maddeler sizden bebeğinize geçmeye başlamıştır.

    Bebeğiniz yerinde duramıyor bu aylar da oldukça hareketlidir. Dışarıdan gelen seslere tepki verebilir tabi ki bunu hareketlenmesi ile belli eder. Ancak çoğu bebekler de de bu hareketlilik  olmayabilir ki bu da normaldir.

    Bebeğiniz artık yumruklarını sıkıyor olacaktır. Bacağı ve vücudunun diğer kısımları artık birbiri ile uyumludur.

    5. ay da özellikle belinizi zorlamayın ve topuklu ayakkabılardan bu aydan sonra kesinlikle uzak durun. Bebeğiniz için oda, mobilya ve kıyafet hazırlıklarına başlayabilirsiniz.

    Gebelik Döneminde en çok Sorulan Soru; Yolculuğa Çıkabilir miyim?

    Gebeliğiniz boyunca uzun da olsa yolculuğa çıkmamanız için bir neden yoktur; ancak tek başınıza özel otomobil ile yola çıkmanız sakıncalı olabilir. Yolculuğa çıkarken rahat ve bol giysiler giyin, kan dolaşımınızın rahat olması için en az iki saatte bir kaç kez mola vermelisiniz. Ve mümkünse bu aydan sonra uzun seyahatlere çıkmayın, ayrıca bu aydan sonra özel otomobiliniz ile tek başına sürüş yapmayın.

  • Sağlıklı Bebek İçin Nasıl Beslenmelisiniz?

    Sağlıklı Bebek İçin Nasıl Beslenmelisiniz?

    Sağlıklı Bebek İçin Beslenme; Bebeğin tek besin kaynağı vardır; SİZ! Bu nedenle özellikle gebelikte beslenmenize çok dikkat etmelisiniz. Dengeli ve çeşitli beslenmek hem sizin için hem de bebeğiniz için oldukça önemlidir. Bunu özel olarak programlamanız ya da iki kişi için beslenmeniz gerekmez. Yapacağınız tek şey doğal taze ve bol çeşitli besinleri almaktır.

    Gebe kaldığınızı anladığınızda ya da gebeliğe karar verdiğinizde bunlardan hangilerini düzenli olarak yediğinizi yiyip içtikleriniz arasında bebeğe zarar verecek bir şey olup olmadığınız araştırın. Gebelik döneminde sebze ve meyve daha fazla yenmeli, şekerli, tuzlu ve işlenmiş besinler azaltılmalıdır.

    Almanız Gereken Temel Besinler Nelerdir?

    hamilelikte beslenme

    KALSİYUM:

    Gebeliğinizin 8. haftasında bebeğinizin oluşmaya başlayan kemik ve dişleri için kalsiyumu yeteri kadar almanızda fayda var. Gebelik döneminde almanız gereken kalsiyum miktarı normalde ihtiyacınız olan kalsiyumun iki katıdır. Kalsiyum açısından zengin besinler arasında; peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzeler bulunur. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğunu unutmayın!

    PROTEİN:

    Gebelik döneminde vücudun ihtiyacı olan proteinin de her geçen gün fazlasına ihtiyacınız olacaktır.  Bue nedenle protein alımına da dikkat etmeniz gerekmektedir. Kuru baklagiller, et, balık ve sütten yapılan besinler protein açısından zengindir ve sizin ihtiyacınızı karşılayacaklardır. Ancak özellikle etin yağsız kısımları tercih edilmelidir.

    C VİTAMİNİ:

    C vitamini özellikle plasenta için yararlıdır. Vücudunuzun direncini artırarak hastalıklara karşı direncinizin artmasını sağlar. C vitamini taze sebze ve meyvelerde mevcuttur. Vücudunuz da depolanmayan c vitaminini günlük belli bir miktarda tüketmeniz gerekmektedir. Uzun süre saklanan ve pişirilen besinlerde ki c vitamini kaybolur; bu nedenle derin dondurucularda bekletilen besinler gebelik döneminde tüketilmemelidir. Sebzeleri ise özellikle çiğ yemeye dikkat edin veya az haşlayın.

    LİF:

    Vücudunuzun lif ihtiyacını, beslenmenizin büyük bir bölümünü lifli gıdalar ile yapmanız sağlığınız için büyük önem taşımaktadır. Özellikle gebelikte sık görülen kabızlığa engel olmak için lifli besinler düzenli olarak günlük tüketilmelidir. Sebze ve meyveler lif açısından zengindir. Kepekli besinler de lif içermektedir fazla tüketilmemesi şartı ile yenilebilir.

  • Doğum Anı; Artık Annesiniz !

    Doğum Anı; Artık Annesiniz !

    Doğum Anı; Artık Annesiniz: Artık sıra doğumun en önemli aşamasına gelmiştir, Birazdan bebeğinize dokunabilecek ve onu kucağınıza alıp o muhteşem kokuyu içinize çekebileceksiniz. Doğumun ardından büyük bir rahatlama duyacağınız ve bebeğiniz ile birlikte yeniden doğmuş bir kadın gibi hissedeceğinize hiç kuşku duymayın. Ama içinizdeki karışık duygular; merak, bebeğe karşı aşırı duyarlılık ki bu çok normal çünkü siz annesiniz, sevinç gözyaşları ve daha sonra ne olacağının kaygısı da içinizdeki duygu akımının bir kısmını dile getiriyor.

    Doğum Anında Vücudunuzdaki Olası Değişiklikler, Doğum Anı:

    – Bebeğinizin başı artık rahim ağzına iyice yaklaşarak pelvis tabanına dayanmıştır. Ve bebeğinizin başının yarattığı şişlik dışarıdan bakıldığında kendini belli etmektedir. Her sancı ve kasılmanız ile bebeğinizin başı biraz daha ilerleyecektir; Ancak bebeğiniz sancı çekerken biraz daha geri çekilecektir ki bu olası normal bir durumdur.

    doğum anı

    – Bebeğinizin başı biraz daha dışarı çıktığın da artık ıkınmamanız gerekecektir. Ikınmalarınız sonucu bebeğinizin başı bir anda dışarı çıkarsa bu yırtılmalara neden olacaktır. Gevşemeniz ve kesik kesik soluk almanız bu noktada yapmanız gereken en doğru harekettir. Ancak bu ilk doğumunuz ya da bebeğiniz kilolu ise makata doğru kesim yapmak en doğrusudur. Doğum anında vajınanın gerilmesi canınızı acıtabilir fakat doğumdan sonra bu acı kendini uyuşmaya bırakacaktır. 

    – Bebeğinizin başı doğumda genel olarak yere doğru bakar şekilde gelecektir. Doktorunuz göbek kordonunu kontrol ederek bebeğin boynuna dolaşıp dolaşmadığını kontrol etmesi olası tehlikeleri önleyecektir. Başı tamamen çıkan bebeğinizin boynu bacaklarınıza bakacak şekilde çevrilir ve yüzü temizlenir.

    – Çekeceğiniz bir kaç sancı ile de bebeğin vücudu kayarak çıkacaktır. Doktorunuz bebeğin kordonunu keserek doğumu sonlandıracaktır. Cildi biraz morarmış ve yağlı bir madde ile kaplanmış olabilir hatta biraz kanlı da olabilir. Doğum sonrasın da bebeğin bu şekilde olması gayet normaldir. Solunumu yeterli ise bebeğinizin kucağınıza alabilirsiniz.

    Soru – Yanıt

    Doğum sırasında kendime ya da bebeğime zara vermekten korkuyorum. Gerçekten Böyle Bir Tehlike Var Mı?

    – Ikınma anında kendi kendinize ya da bebeğinize zarar verme olasılığınız çok az denilebilecek düzeydedir. Vajina duvarı oldukça esnek ve kıvrımlıdır. Bebeğinizin geçebileceği kadar genişleyebilir.

    Doğum Başladığı An Ne Yapmalıyım?

    Rahim ağzınız tam olarak açıldıktan ve size ıkınmanız söylendikten sonra ıkınmaya başlayabilirsiniz. Özellikle ilk kez anne olan kadınların bebeğin başı vajina deliğinde görünene kadar bir iki saat boyunca ıkınmaları olağandır. Bebeğin doğması için birkaç dakika ve birkaç ıkınma daha gerekebilir. Bebeğin başını ıkınarak dışarı çıkardıktan sonra, doktorunuzun bebeğin göbek kordonunun serbest kaldığından emin olması için birkaç dakikalığına ıkınmayı bırakmanız söylenebilir.

    Söylendiği zaman ıkınmayı bırakmak size zor gelebilir ama gayret edin. Ikınma yerine hızlı hızlı nefes almak işe yarayabilir. Yavaşlamak vajinal bölgenize esneme imkanı verecek, yırtılmaktan koruyacaktır. Motivasyonu kaybetmemek için, elinizi aşağı indirerek bebeğinizin başına değdirebilir ya da onu aynadan izleyebilirsiniz. Artık sona yaklaştınız! Bir daha ıkınmanız söylendiğinde, bebeğiniz doğmuş olacak.

  • Gebelik Takviminiz 16. Haftayı Gösteriyor

    Gebelik Takviminiz 16. Haftayı Gösteriyor

    Gebelik Takviminiz 16. Haftayı Gösteriyor; bu hafta ile gebeliğinizin dördüncü ayını dolduruyorsunuz, kendinizi gayet iyi ve enerji dolu hissediyor olmalısınız. Artık gebe olduğunuz dışarıdan da belli olacaktır. Dördüncü ayın sonunda bebeğinizin tüm organları oluştu. 14. haftadan beri plasentadan  beslenmektedir. İlerleyen haftalar da gelişimi hızla devam edecek ve bağımsız bir yaşama hazırlanacaktır.

    Sizde ki Değişiklikler Kendini Nasıl Gösteriyor?

    – Artık kendinizi daha iyi hissediyor olmalısınız.

    – Gebelik ile ilgili sevinciniz ve heyecanınız artacaktır. Gebeliğin dışarıdan belli olması ile kendinizi daha mutlu ve ayrıcalıklı hissedeceksiniz.

    – Cildinizin renginde koyulaşma olabilir. Bu koyulaşma meme uçları ve çevresinde daha belirgin olacaktır. Karnınızın üzerinde koyu bir çizgi görülebilir; bu çizgi doğumdan sonra kaybolacaktır.

    gebelikte 4 ay

    – Bebeğiniz büyüdükçe iştahınız artacaktır.

    – Kıyafetleriniz dar gelmeye başlayacaktır, ancak hamile kıyafetleri için de henüz erkendir. Bol ve rahat kıyafetler tercih etmelisiniz.

    – Önümüzdeki üç ay içinde kilo artışınız 5-7 kg arasında olacaktır. Bu tüm gebelikte alınan kilonun neredeyse yarısı demektir. Şu ana kadar almanız ya da almış olmanız gereken kilo 2,5-3 kg aralığındadır.

    Bebeğinizin boyu; 16 cm, ağırlığı ise 135 gr civarındadır. 🙂

    Gelişen Bebeğinizin 16. Haftada ki Durumu Nasıldır?

    – Kaşları ve kirpikleri oluşmaya başladı bile hatta vücudunda lanuga denen ve doğumdan sonra dökülecek olan ince tüyler bile kendini gösteriyor.

    – 16. hafta da bebeğinizin cildi saydam denilebilecek kadar incedir ve cildin altında ki damarlar gözle görülebilir.

    – Kemikleri sertleşmeye başladı bile, eklemleri bile oluşmuştur.

    – Cinsel organı ise cinsiyetini belirleyecek şeklini almıştır ancak bu ultrasonografi ile henüz görülemeyebilir.

    – Bebeğiniz artık baş parmağını emebilir.

    – Harekete çoktan başladı ancak siz bunu henüz hissetmeyebilirsiniz ki küçüklüğünden dolayı bu normaldir.

    – Bebeğinizin kalbi artık sizin kalbinizden bile iki kat hızlı atmaktadır; kalp atışlarını doktorunuz özel bir cihaz ile duyabilir.

    – 16. haftada bebeğinizin boyu oldukça uzayacaktır.

    Eşiniz ve Siz Karışık Duygular İçinde Olabilirsiniz!

    Sizin ve eşinizin zaman zaman gebelik ile ilgili karışık duygular içinde kalmanız çok doğaldır. Kendinizi bazen iyi bazen de kötü hissedebilirsiniz. Olumsuz bir duyguya kapıldığınızda bunun geçici olduğunu, doğum ile birlikte bebeğinizi kucağınıza aldığınız da ve kokusunu aldığınız da bütün bu olumsuz duygular bir anda yok olacaktır.

  • Bebeklerde Ağız Enfeksiyonları ve Pamukçuk

    Bebeklerde Ağız Enfeksiyonları ve Pamukçuk

    Bebeklerde Ağız Enfeksiyonları ve Pamukçuk; Ağızlarında iltihap bulunan çocukların beslenmesi oldukça zordur, çünkü yerken çok acı çekerler ve canları yanar. Bebeklerin ağız enfeksiyonlarının en sık görüleni pamukçuk denen mantar hastalığıdır. Bir yaşın üstündeki çocuklar soğuk çatlaklarına daha yatkındırlar. Bu çatlaklar genellikle dudaklarda ve dudakların çevresinde bazen de ağzın içinde görülür.

    Ağızda Yara ya da Çatlak Olan Çocukların Beslenmesi

    Çocuğunuzun ağzında yara ya da çatlak varsa yemek yerken canının yanmaması için elinizden geleni yapmalısınız. Sıcak yemekler soğuk olanlara göre  ağzını daha çok acıtacağı için bunlara çocuğa vermeden önce soğutun, bol bol soğuk içecekler verin. Hiç bir şey yeyip içmek istemiyor ise önerilerimize dikkat etmenizi öneriyorum.

    pamukcuk

    Çocuğunuzun Kamış Kullanarak İçmesini Sağlayın!

    Bardaktan içecek içerken kamış kullanması duyacağı acıyı daha da hafifletecektir.

    Çorba besleyici bir gıdadır ve yemesi, içmesi kolaydır. Soğuk olarak verebilirsiniz.

    İçeceklerini soğutarak vermeyi deneyin; Asitli içeceklerden özellikle meyve sularından kaçının asitlidirler.

    Çocuğunuza daha çok dondurma yedirin.

    Peynir dişlerini fırçalayamayacağı için bakterilerin etkisini gidermek için öğünlerinde bir parça peynir ve su ile tamamlamasını sağlayın.

    Pamukçuk Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

    Pamukçuk; ağızda ve bağırsaklarda yaşayan bazı mantarların oluşturduğu bir enfeksiyondur. Mantarlar normalde bakteriler tarafından kontrol altında tutulur. ancak bazen aşırı çoğalarak ağızda acı veren bir tahrişe nede olurlar. Tehlikeli bir enfeksiyon olmamasına rağmen doktorunuzun yöntem ve ilaçları ile çok daha sağlıklı bir bebeğiniz olacaktır.

    Pamukçuk Karşısında Uygulanacak Tedavi Yöntemleri:

    Çocuğunuzun ağzındaki beyaz lekeli bölümleri temiz bir mendil ile silmeye çalışın. Kolay çıkmaması bu lekelerin pamukçuk olabileceğini de gösterir. Ancak bu lekeleri çıkarmak için bastırarak silmeye çalışmayın.

    Çocuğunuza yemesi kolay şeyler verin. Biberon ile besleniyorsanız memenin yumuşak ve temiz olmasına özellikle dikkat edin.

    Bebeğinizi anne sütü ile besliyorsanız meme uçlarınızın mikrop kapmaması için gerekli özeni ve temizliği gösterin. Çocuğunuzu emzirdikten sonra bol su ile yıkayın ve sabun kullanmayın.

    Doktorunuz Pamukçuk Tedavisini Nasıl Uygulayacaktır?

    Doktorunuz pamukçuk tedavisinde bebeğinizin beslenmesinden hemen sonra bebeğinizin ağzına sıkmanız için damla ilaç yazabilir. Çocuğunuz iki yaşında ise pastil de verebilir.