Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: kumtanesi

  • Seven Kadının Değeri Neden Bilinmez?

    Seven Kadının Değeri Neden Bilinmez?

    Çünkü her erkek bilir ki, KADINLAR YÜREKTEN SEVER…. Erkekler sevgide yoksunluk yaşamazlar, çocuk gibi olurlar buna rağmen de adam gibi görülmek isterler. Tüm kadınlar erkeklerin ilgi alanındadır hiçbir ayrım yapmazlar.

    Çocuğu yetiştiren annedir ve özellikle erkek çocukları “aslan oğlum” pohpohlamasıyla büyürler, anneleri şımartır onları ve partnerlerinden de bu ilgiyi görmek isterler, göremedikleri zaman da annelerinin tabiriyle “aslan” olmadıklarını anlarlar ve dünyaları başlarına yıkılır. Partnerlerine ” seni seviyorum” demekten çekinirler çünkü bu ifade “başka kadınlara bakmayacağı” anlamına gelir, bu yüzden sevmiş olsa da bir kadına “seni seviyorum” demeye cesaret edemezler.

    sevenkadinAslında çok duygusaldırlar ama mantıklı görünmeye çalışırlar, şefkatli temiz yüreklerini acımasızlık ve asilikle gizler, fiziksel güce sahiptir oysa ki iradeleri zayıftır, karşısındaki kişiyi çok ciddiye alırlar ama vurdumduymaz görünürler, doğallık hoşuna gitse de doğal görünmeyi hep çaresizlik olarak kabul ederler.

    Kelime hazineleri o kadar zengin değildir, değişik anlaşılabilecek cümleleri kuramazlar dilin inceliklerini bilmediklerinden. Evet ‘evet’tir, hayır ‘hayır’dır onlar için oysa ki  kadınların bir ‘hayır’ında bir çok anlam yüklüdür. Erkekler, genelde başkaları için ağladıklarından ağlayan kadın gördüklerinde dayanamazlar, yelkenleri suya iner.

    Erkek olmak onlar için para ve güç demektir, bu yüzden de kadınlardan saygı ve minnet duygusu beklerler. Alkollü olduklarında söyledikleri sözleri ertesi gün hatırlamaz görünürler. Fazla ilgi gösterilse kaçarlar, ilgisiz bırakıldıklarında ‘neden’ sorgulamasına girişirler. Sık aramamak gerekir. Düşünceli gördüğünüzde mutlaka tuttuğu takımın hafta sonundaki karşılaşmasını nerede nasıl izleyebileceğini düşünüyordur, yüzündeki ifade asla o andaki ruh halini yansıtmıyordur.

    Aslında erkekler sanıldığı gibi karmaşık değildirler, anlaşılabilir, motive dilebilir hatta gaza getirilebilir basit varlıklardır. Kadınları anlayamamaları ise onların basit olmalarından kaynaklanıyordur, kadınlar her zaman erkeklerden daha zekidirler.

    Sonuçta erkekler; kadınların zeki olduğunu dolayısıyla kendilerinden üstün olduğunu bilirler ve bu yüzden de çözemedikleri bu bilmece hep kusurludur onlar için, her ne kadar kendileri kusurlu olsa da gizleme ihtiyacı hep bundandır.

  • Pratik Makyaj Önerileri

    Pratik Makyaj Önerileri

    Değerli ziyaretçilerimiz; biz bayanlar her günümüzü çok yoğun tempolarda geçiriyoruz, üstelik çalışan bayanlar için zaman çok daha değerlidir. Hem günün temposuna yetişmek hem de kendimize zaman ayırmak zorundayız. Her kadın güzeldir sözünün gerçekliğiyle sizlere güzelliğinizi belirginleştirecek pratik makyaj önerileri sunmak istiyoruz. Bu başlıkta yer alan önerilerimiz ile kısıtlı zamanınızı en iyi şekilde değerlendirerek kendinizi de ihmal etmeyecek hem de günü daha iyi geçirmenizi sağlayacaktır.

    Eğer mat bir cilde sahipseniz kayısı ve bej tonlarında makyaj altı uygulayabilirsiniz. Göz altında morluk varsa yada cildinizde kızarıklık ve sivilce olabilir bunlar için cildinizin bir iki ton açığı renkte kapatıcı kullanabilirsiniz.

    makyaj3Kapatıcı kullanıyorsanız cildinize iyice yedirmelisiniz ki üzerine fondöten uygulanmalı. Fondöten seçimi de önemlidir, rengi cilt renginizle aynı yada yarım ton açığı olmalıdır. Pudra uygulamada büyük fırça doğru seçim olacaktır ve allık ile yüzünüz renklenmeli. Göz farını üst göz kapaklarınıza tamamen sürün. Koyu renk gözlü bayanlar bej ve sedef tonlarında far seçmeliler. Açık renkli gözler için diğer renkler kullanılabilir.

    Far seçiminde bilmeniz gereken bir kaç ipucu: Daha genç bir görünüm isteniyorsa yeşil ve mavi tonları, derin bakışlara sahip görünüm elde edilmek isteniyorsa gri, siyah ve kahverengi tonlarındaki farlar kullanmalısınız. Göz kalemi uygulanırken; iri gözlere sahip olanlar göz içine, küçük gözlere sahip olanlar ise kirpik diplerine kalem çekmeli.

    Kalem sonrası çizgiyi dağıtıp gölgelendirmek için pamuklu çubuk kullanmalısınız. Kirpikler önemlidir ve belirginleştirilmeli, kirpiklerinizi taradıktan sonra rimeli iki kat sürmelisiniz.

    Dudaklarınızı çevrelemek için kalem kullanmak isterseniz ruj rengine uygun olmalı. Rujunuzu fırça ile sürüp parlatıcı kullanabilirsiniz.

    Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle…

  • Tüplerim Tıkanmış Olabilir Mi?

    Tüplerim Tıkanmış Olabilir Mi?

    Tüplerim tıkanmış olabilir mi?
    1 yıl önce sağ yumurtalığımda dış gebelik meydana geldi ve laparoskopi ile alındı. Fakat tekrar hamile kalamadım. Doktora gittim “Yumurtlama oluyor, aşılama yapalım” dedi. Sizce tüplerim tıkanmış veya yapışıklık olmuş mudur? Rahim filmi bunları görmek için yeterli mi?
    CEVAP
    Karın içinde yapılan ameliyatlardan (büyük olsun küçük olsun) sonra bağırsaklar, rahim ve yumurtalıklar arasında yapışıklıklar meydana gelebilir. Yapışıklıkların az veya çok olması kişinin özel yapısına bağlı olduğu gibi geçirilen ameliyatın cinsine, ameliyatı yapanın çalışma şekline de bağlı olabilir. Sizin durumunuza gelince birtakım tedavilere başlamadan önce rahim filmi ile bu durumun aydınlatılması bence uygun gözüküyor. Çünkü eğer tüpler kapalı ise boşu boşuna ilaç kullanacaksınız.  Bkz. Tüp Tıkanıklığı

  • Senede 1 Kez Mamografi Şart

    Senede 1 Kez Mamografi Şart

    Senede 1 kez mamografi şart!
    Meme kanseri görülme oranı artıyormuş. Şu noktanın bilinmesi gerekir ki; memede bir hücreden başlayan kanseri biz en erken 6-7 yıl sonra röntgen, MR ya da başka tanı yöntemleri ile tanıyabiliyoruz: Elle muayenede hissedebilmek için en az 8 sene geçmeli. İkinci bir nokta bugüne kadar hiç kimse meme kanserini estrojen hormonunun başlattığını söyleyemedi. Çevrenize bakarsanız hiç hormon kullanmamış kadında meme kanseri olduğunu görürsünüz. Çünkü çok görülen bir kanser (8 kadından birinde ne yazık ki bu hastalık görülüyor. Sonuç . olarak hormon kullanılmamalı demek çok doğru değil. Doktor kontrolünde pekala kullanılabilir. Senede bir mamaografi çekilmesi, 6 ayda bir jinekolojik muayeneden geçme kadına hem güvenli hem de konforlu bir hayat sağlayabilir.

  • Geceleri Ter Basıyor, Boğuluyorum Sanıyorum Neden?

    Geceleri Ter Basıyor, Boğuluyorum Sanıyorum Neden?

    Geceleri ter basıyor, boğuluyorum sanıyorum
    45 yaşındayım ve 3 aydır adet görmüyorum, özellikle geceleri aşırı terleme oluyor. Yüzüme kan çıkınca sanki boğuluyorum. Uyku düzenim bozuldu. Bütün bu şikayetlerle doktora gittim. Bana bunların normal olduğunu söyledi. Hormon vermek taraftarı değilmiş bu nedenle sadece uyku ilacı verdi. Doktor “Bu duruma bir süre sonra alışırsın” diyerek beni yolladı. İnanın bazen çıldıracağım sanıyorum. Lütfen ne yapmam gerekir?
    CEVAP
    Sevgili okuyucumuz, anlattıklarınızın hepsi sanırım menopoza bağlı. Bu şikayetler az veya çok bu dönemde her kadının karşılaştığı sorunlar. Doktorunuzun dediği gibi bir açıdan görülmesi normal şikayetler ama bunları bu şekilde yaşamaya devam etmek bence tartışılır. Önce bu olayların yumurtalıktan çıkan hormonların azalması sonucu meydana geldiğini hatırlatalım. Azalan hormonları yerine koymakla şikayetlerin çok büyük bir kısmı

  • Menopoza Girdim Nelere Dikkat Etmeliyim?

    Menopoza Girdim Nelere Dikkat Etmeliyim?

    Ben 49 yaşında bir kadınım. Bundan 1 yıl önce menopoza girdim. Bu dönemde neler dikkat etmeliyim? Yine her yıl jinekolojik muayeneye gitmem gerekiyor mu?
    CEVAP
    Sevgili okuyucumuz, sizin durumunuzdaki pek çok kadın “Artık menopoza girdim, kadın doğum hekimi ile işim bitti” diye düşünürken siz neler yapacağınızı soruyorsunuz. Kadınların belki de hayatlarının en kritik, kendilerine dikkat etmeleri gereken en önemli dönemidir menopoz. Bu dönemde kadının psikolojik sorunları çıkabilir, pek çok genital organ hastalıkları bu dönemde sık görülür. Tedavi edilmezse ciltte bozulma, vajinada (Osteoporoz) ortaya çıkabilir. Bunlarla baş edebiliriz? Bence bu dönemde 6 ayda bir kadın doğum hekiminize kontrol için gidin. Senede bir mamografi çektirin ve vajiı smear aldırın. Mutlaka cimnastik, yürüyüş yapın ve kilo almayın. Yılda bir doktorunuzun isteyeceği kan kontroll yaptırın. Size sağlıklı günler dilerim.

  • Diyabet ve Hamilelik

    Diyabet ve Hamilelik

    Eskiden hamilelik döneminde çok cid­di bir sorun olan diyabet, önemli bir komplikasyon olmaya devam eder. Gü­nümüzde, birçok diyabetli kadın uygun tıbbi bakım ve iyi beslenme ile ve dok­torlarının direktiflerine uyarak güvenli bir hamilelik geçirir.

    İnsülin hormonu sentetik olarak elde edilmeden önce, diyabetli bir kadının hamile kalması ender rastlanan bir du­rumdu. İnsülinin keşfiyle ve bir cenini gözlemlemek için çeşitli yöntemlerin gelişmesiyle, günümüzde ciddi bir prob­leme az rastlanmaktadır. Bebeklerin ha­yatta kalma oranı yüksektir.

    Diyabet, kan akışındaki insülinin az ol­ması olarak tanımlanan bir durumdur. İn­sülin şekerin parçalanması ve hücrelere taşınması için önemlidir. Eğer insülininiz yoksa, yüksek kan şekeri ve idrarda yük­sek şeker içeriğine sahip olursunuz.

    diyabetİkİ tür diyabet vardır. Tip 1 vücudun insülin üretimini durdurur; Tip 2 vücu­dun insülini yetersiz kullanmasına neden olur. Araştırmalar, Tip 2 diyabetin hami­le kadınlarda daha sık görülmeye başla­dığını ortaya çıkarmıştır. Her iki tipin de sonucu kadının kanında çok fazla şeke­rin dolaşmasıdır.

    Hamilelik sırasında diyabet, birkaç tıbbi probleme neden olabilir; böbrek problemleri, göz problemleri ve diğer kan veya damarla ilgili problemler, da­mar tıkanıklığı veya miyokard enfarktü­sü (kalp krizi) gibi. Bu, bebeğiniz ve si­zin için ciddi bir sorun olabilir.

    Hamilelik Döneminde Diyabetin Kontrol Altında Tutulması. Diyabeti­niz hamilelik sırasında kontrol altında tutulamazsa, iri bir bebek doğurma şan­sınız yüksektir. Bu, sezaryen doğumu yapma olasılığınızı da artırır. Ayrıca preeklampsi riskinizi arttırırsınız. Buna ek olarak, bebek hipoglisemi (düşük kan şekeri) ve sarılık riski altındadır.

    Kan şekeri seviyesini sabit tutmanın bir yolu, kesinlikle öğünleri atlama­mak ve yeteri kadar egzersiz yapmak­tır. Ağız yoluyla sürekli kullandığınız ilacın miktarını ayarlamanız gerekebi­lir ve hamilelik sırasında insülin takvi­yesi gerekebilir. Zaten insülin alıyor­sanız, dozajınızı, dozaj saatinizi veya aldığınız insülin miktarını ayarlamanız gerekebilir. Aynca günde 4 ila 8 kez kan şekeri seviyenizi kontrol etmeniz gerekebilir.

    Hamilelikte diyabetinizi kontrol etme­nin en güvenli yolu insülindir. Ancak, hamile kadınlar uzun süreli insülin alı­mından kaçınmalıdır.

    Ağız yoluyla alınan hipoglisemik ilaç­ların, örneğin Metformin, hamileyken kullanılması önerilmez.

    Hamilelikte Diyabet Tanısı. Hamile­lik, daha önceden diyabete yatkın olan kadınlarda, diyabetin açığa vurmaya eğilimli olduğu bir dönem olarak bilinir. Hamilelikte yüksek kan şekeri problemi olan kadınların daha sonraki yaşamların­da diyabet olma şansları fazladır.

    – Diya­bet semptomları aşağıdakileri içerir:

    • daha sık idrara çıkma
    • bulanık görüntü
    • kilo kaybı
    • baş dönmesi
    • artan açlık hissi

    Hamilelik döneminde diyabet teşhisi koymak için kan testleri yapmak gerekir. Bazı bölgelerde, bu test rutin olarak ya­pılır. Diyabetiniz varsa veya ailenizde şimdi diyabet olan kişiler varsa ya da geçmişte diyabetleri varsa doktorunuza söyleyin. Doktorunuz sizin için en iyi davranışın ne olduğuna karar verecektir.

    Hamileliğe Bağlı Diyabetler. Bazı kadınlarda sadece hamilelik döneminde diyabet gelişir; gebeliğe bağlı diyabet olarak adlandıalır. Gebeliğe bağlı diya­betler hamileliklerin tümünün % 10’unu etkiler. Hamilelik sona erdikten sonra, bu problemi yaşayan kadınların hemen hemen tamamı normale döner ve prob­lem ortadan kalkar. Ancak, bir hamile­likte hamileliğe bağlı diyabet görülürse, sonraki hamileliklerde de ortaya çıkma şansı neredeyse % 90’dır.

    Hamileliğe bağlı diyabetlerin iki ne­denle ortaya çıktığını düşünüyoruz. Biri, annenin vücudunun daha az insülin üretmesidir. ikincisi, annenin vücudunun in­sülini yeteri kadar kullanamamasıdır. Her iki durum da yüksek kan şekeri se­viyesi ile sonuçlanır.

    Bir kadının doğduğu zaman sahip ol­duğu kilo, hamileliğe bağlı diyabet ge­lişmesi şansının bir göstergesi olabilir. Bir inceleme, doğduklarında kilo açısın­dan alî 10. yüzdelikte bulunan kadınların hamilelik döneminde hamileliğe bağlı diyabet geliştirme olasılıklarının 3 ila 4 kez arttığını göstermiştir.

    Tedavi edilmezse, hamileliğe bağlı di­yabet sizin ve bebeğiniz için ciddi bir durum olabilir. Her ikinizde, sizin için sağlıklı olmayan yüksek şeker konsant­rasyonuna maruz kalırsınız. Polihidramniyoz (amniyoz sıvısının aşırı miktarda olması) oluşabilir. Bu, rahim çok gerildiği için prematüre doğuma neden olabilir.

    Hamileliğe bağlı diyabeti olan bir ka­dının doğum süreci uzun sürebilir, çün­kü bebek oldukça iri olur. Bazen, bebek doğum kanalına tamamen giremez ve sezaryen doğumu gerekir.

    Eğer kan şekeri seviyeniz yüksekse, hamilelik döneminde daha fazla enfeksi­yon geçirebilirsiniz. En çok görülen en­feksiyonlar; böbreklerde, idrar kesesin­de, rahim ağzında ve rahimde oluşan en­feksiyonlardır.

    Hamileliğe bağlı diyabetin tedavisi düzenli egzersiz ve sıvı alımını artırma­yı içerir. Diyet, bu problemi çözmek için en önemli faktördür. Doktorunuz büyük olasılıkla, günde altı öğün, 2.000 ila 2.500 kalori tavsiye eder. Aynca sizi bir diyetisyene gönderebilir.

    İdrarınızdaki Şeker

    Diyabet olmayan hamile bir kadının idrarında az miktarda şeker bulunması sık rastlanan bir durumdur. Bu, şeker seviyelerinizdeki değişimler ve şeke­rin böbreklerinizde nasıl işlendiği ile ilgilidir, böbrekler sisteminizdeki şe­ker miktarını kontrol eder. Eğer aşırı derecede şeker bulunuyorsa bunu idra­rınızla atarsınız. İdrardaki şeker glükozüri olarak adlandırılır. Hamilelikte sık rastlanır, özellikle de ikinci ve üçüncü trimesterlarda.

    Birçok doktor, her hamile kadına şeker tarama testi yapar, genellikle ikinci trimesterın sonunda. Eğer ailenizde diya­bet geçmişi varsa, test özellikle önem ta­şır. Diyabeti teşhis etmek için yapılan kan testleri, açlık kan şekeri ve glikoz-tolerans testidir (GTT).

    Açlık kan şekeri testi için, testten ön­ceki akşam normal yemeğinizi yersiniz. Sabah, herhangi bir şey yemeden önce laboratuvara gidersiniz ve kan testi yapı­lır. Normal bir test sonucu diyabetin ola­sılık dışı olduğunu gösterir. Anormal bir test sonucu, kanda yüksek düzeyde şeker olmasıdır, bu durumda daha fazla incele­me gerekir.

    Daha detaylı inceleme glikoz-tolerans testini içerir. Testten önceki gün, akşam yemeğinden sonra gece aç kalmanız ge­rekir. Sabah laboratuvarda, içindeki şeker miktarı ölçülen bir solüsyon verilir ve içmeniz istenir. Bir şişe gazoza ben­zer ama tadı o kadar iyi değildir. Solüs­yonu içtikten sonra, daha önceden belir­lenen aralıklarla kan alınır; genellikle 30 dakikada, 1 saatte ve 2 saatte bir, hatta bazen 3 saatte bir alınır. Belli aralıklarla kan alınması, şekere nasıl tepki verdiği­nizi gösterir.

    Tedaviye ihtiyacınız varsa doktorunuz sizin için bir plan yapar.

  • Anne Adaylarına Tavsiyeler

    Anne Adaylarına Tavsiyeler

    – Hamilelik Sırasında Stres

    Hamilelik döneminde stresli olmak yaygın rastlanan bir durumdur. Vücudu­nuz değişiyor, siz ve eşiniz ebeveyn ol­ma beklentisi içindesiniz ve kendinizi çok iyi hissetmiyor olabilirsiniz. İşte ve­ya diğer yükümlülüklerden dolayı stres­li olabilirsiniz. Rahatlayın ve sakin olun! Stres hiç kimse için iyi değildir, özellik­le de hamile bir kadın için.
    Yaşamınızdaki stresi şu anda azaltma­nız için yapabileceğiniz birkaç şey var. Bunları uygulamayı deneyin ve eşinizi de bu konuda teşvik edin.

    • Her gece yeteri kadar uyuyun. Uykusuz­luk stresli hissetmenize neden olabilir.

    • Gün içinde dinlenin ve gevşeyin. Bir süre kitap okuyun ya da müzik dinle­yin.

    gebeli• Stresten kurtulmak için egzersiz yapın. Yürüyüş yapın veya bir jimnastik sa­lonuna gidin. Hamile kadınlar için bir egzersiz videosu alın. Stresi azaltmak için aktif ve fiziksel (çok yorucu olma­yan) aktiviteler yapın. Eşinizden size katılmasını isteyin.

    • Düzenli beslenin. Gün içinde yeterli kaloriyi almak “güçsüz” hissetmenizi engeller.

    • Hoşunuza giden bir şeyler yapın ve bu­nu kendiniz için yapın.

    • Mutlu bir yüz ifadesi takının. Bazen bir konu hakkında düşünce tarzınızı değiştirmek -daha pozitif olmaya ka­rar vermek- etkili olabilir. Surat asmak yerine gülümsemek stresi azaltmaya yardım eder.

    • Eğer kokular sizin için önemliyse sev­diğiniz kokuları yaşamınıza dahil edin. Kokulu mumlar yakın veya gü­zel kokulu çiçekler alın.

    • “Yalnız Kovboy” olmayın. Endişelerini­zi eşinizle paylaşın veya konuşabilece­ğiniz bir hamile kadınlar grubu bulun.

    – Apandisit (Apindisit İltihabı)

    Apandisit herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir, hatta hamilelikte bile. Hamile­lik tanı konmasmı zorlaştırabilir, çünkü belirtilerin bazıları normal bir hamilelik­te görülen belirtilere benzer, örneğin mi­de bulantısı ve kusma. Teşhis, rahim bü­yüdükçe apandisit yukarı doğru hareket ettiği için de zordur, o yüzden ağrı ve hassasiyet normalden farklı bir bölgede olur.

    Apandisit tedavisi, acil ameliyat et­mektir. Bu, karınla ilgili büyük bir ame­liyattır, 9-12 cm büyüklüğünde bir yarık açılır ve birkaç gün hastanede yatmayı gerektirir.

    Bazı durumlarda daha küçük yarıklar açılarak laparoskopi yöntemi kullanılır ama hamilelik sırasında büyüyen rahim nedeniyle laparoskopi uygulanması daha zor olabilir.

    İltihaplı bir apandisit patladığı zaman ciddi komplikasyonlar oluşabilir. Dok­torların çoğu, iltihaplı apandisitin patla­ması ve karın boşluğunda enfeksiyon oluşturma riski nedeniyle “normal” bir apandisitin alınması gerektiğine inanır­lar. Antibiyotikler verilir; birçok antibi­yotiğin hamilelik sırasında kullanılması güvenlidir.

  • Semptomlar Hastalık Belirtisi Olabilir

    Semptomlar Hastalık Belirtisi Olabilir

    GEĞİRME, MİDE GURUL­TUSU VEYA GAZ
    Geğirme, mide gurultusu veya gaz, genellikle yediğiniz yiyecek­lerle ve beslenme alışkanlıkla­rınızla bağlantılı olan yaygın sorunlardır. Ancak, beraberinde göğüs ağrısını veya tuvalete çıkma düzeninde değişiklikleri getirdiğinde, doktora görünme­nizi gerektiren bir rahatsızlığa işaret edebilirler.

    DIYARE
    İshal, bağırsakla ilgili birçok bozukluğun belirtisi olabilir ve aynı zamanda yediğiniz şeylerden de kaynaklana­bilir. Diyare sık oluyorsa veya beraberinde karın ağrısı ve ateş de getiriyorsa, doktora görünmenizi gerektiren bir rahatsızlık söz konusu olabilir.

    MİDE BULANTISI VEYA KUSMA
    Mide bulantısı ve kusma birçok hastalıkta ortaya çıkar. Yaralanma sonucu ortaya çıkmışsa veya şiddetli karın ağrısı veya baş ağrısı da varsa mide bulantısı veya kusma, doktora görünmenizi gerek­tiren ciddi bir rahatsızlığın habercisi olabilir.

    belirtiREKTAL KANAMA
    Anüsten kan gelmesi veya dışkıda açıkça görülebilen kan olması – her ikisi de tuvalette veya tuvalet kağıdının üzerinde görülebilir- rektal kanama kapsamında ele alınabilir. Özellikle de tuvalete çıkma düzeninde değişikliklerle birlikte meydana geldiğinde, rektal kanama doktora görünmenizi gerektirir.

    REKTAL AĞRI VEYA KAŞINMA
    Rektal ağrı veya kaşınma, bazen tuvalete çıkmakta zorlan­mayla birlikte meydana geldi­ğinde genellikle ciddi bir durum değildir. Ancak, uzun süreli rektal ağrı, özellikle de kanama veya tuvalete çıkma düzeninde değişiklikleri de beraberinde getirdiğinde, doktora görünme­nizi gerektiren bir durumdur.

    AĞRILI VEYA SIK İDRARA ÇIKMAK
    İdrara çıkarken veya çıktıktan hemen sonra ağrı hissetme, idrara çıkmakta güçlük çekme veya idrara çıkma miktarında veya sıklığındaki değişiklikler enfeksiyonlardan, hormon değişimlerinden, metabolik bozukluklardan, tümörlerden, ilaçlardan veya yalnızca aşırı sıvı tüketiminden kaynaklanabilir.

    VAJINAL YARALAR, KİTLELER VEYA AĞRILAR
    Vajinadaki yaralar veya kitleler cinsel yolla bulaşan bir hasta­lıktan kaynaklanabilir. Bir hastalık söz konusuysa, tanı konabilmesi için ve eğer gerek­liyse, sizin ve cinsel ilişkide bulunduğunuz kişilerin tedavi görebilmesi için doktorunuzla bir an önce görüşün. Vajinal ağrı ile birlikte akıntı, kanama ağrılı veya cinsel ilişki esnasında idrara çıkma, vajinal veya diğer organlarla ilgili bir bozukluğa veya idrar yolu enfeksiyonuna işaret edebilir. Bu sorunlar da doktora görünmenizi gerektirir.

    VAJINAL AKINTI, KAŞINMA VEYA TAHRİŞ
    Vajinal akıntının miktarı ve kıvamı adet döngüsü süresince değişkenlik gösterebilir. Akıntının şiddeti, rengi, kıvamı veya kokusundaki belirgin değişiklikler doktora görün­meniz gerektiğinin işaretidir.

    BEBEKLERDE AĞLAMA
    Bebeğinizin ağlama özelli­ğinde, sesinde veya süresinde, hiç bir belirgin sebep olmaksızın değişimler meydana gelebilir. Tüm bebekler, aç oldukları için, bezleri ıslak olduğu için, gazları olduğu için ve kucağa alınmak istedik­leri için ve bunlar gibi daha birçok sebepten ağlarlar. Hastalığa veya yaralanmaya bağlı ya da dindirilemeyen ağlama söz konusu olduğunda, bebeğinizi doktora göstermeniz gerekir.

    BEBEKLERDE ATEŞ
    Bebeğinizin ateşi, günün zamanına veya aktivite düzeyine göre değişebilir. 38°C ve daha yüksek rektal ısı, ateş göstergesidir. Genellikle, 1 yaşını doldurmamış bebek­lerde 40°C ve üstü, yüksek ateş olarak nitelendirilir. Ancak, bebeğiniz 3 aylıktan küçükse ve az da olsa ateşi varsa dokto­runuzu arayın. Bebeğiniz 3 ila 12 aylıksa ve ateşi 38.30C’den yüksekse doktorunuzu arayın.

    BEBEKLERDE DIYARE
    Dışkının cıvık, sulu olması veya daha sık dışkılama, diyare göstergesidir. Gastrointestinal enfeksiyonlar veya beslenme biçimindeki değişiklikler, bebeklerde diyareye yol açan genel sebeplerdir. Sürekli karın ağrısı ve kusma ile birlikte meydana geldiğinde, diyarenin doktorun dikkatine sunulması gerekir.

    BEBEKLERDE KUSMA
    Bebeklerde mide içeriklerini ağızdan çıkarma (kusma), sık rastlanan bir durumdur. Ancak, genelde olduğundan daha sık ya da daha şiddetli kusma ya da ateş, süt emmeye isteksizlik, kabızlık veya diyare durumları ile birlikte meydana gelen kusma, doktora gidilmesini gerektirir.

    CİLTLERİNDEKİ KIZARIKLIKLAR
    Ciltteki kızarıklıklar çok yaygındır. Su kabarcıkları, tanelenmeler veya pullanmalar, pişik de dahil olmak üzere bir takım önemsiz cilt problemle­rinden kaynaklanıyor olabilir. Ateş de söz konusu olduğunda doktora görünmek gerekebilir.

    BEBEKLERDE VE ÇOCULUK­LARDA KABIZLIK
    Seyrek, ağrılı, kuru, sert veya rahatsız edici dışkılama, kabızlık göstergesidir. Çocuklarda Kabızlığın genel sebep­leri, düşük lifli yiyeceklerle beslenme, yetersiz su alımı, egzersiz yapmama ve kaygıdır. Kabızlık bir bebekte meydana geldiğinde ya da hangi yaştan olursa olsun çocuklarda kabız­lıkla birlikte karın ağrısı da baş gösterdiğinde, doktora görünmek gerekir.

  • Beyin Tümörü Ameliyatı

    Beyin Tümörü Ameliyatı

    Kardeşim 50 yaşında. Geçen ay yüzünün sol kısmı ve sol kolunda yaklaşık 30 dakika süren kasılma nöbeti, güçsüzlük sonunda hastaneye gittik. Yapılan tetkikler sonucunda beyninde tümör tespit edildi. 3 gün sonra 3x2x0.5 santim boyutundaki tümör başarılı bir ameliyatla alındı. Patoloji raporu sonucunda konan teşhis glioblastoma, grade 4. Doktor 6 haftalık radyoterapi ve kemoterapi tedavisi yapılmasına karar verdi. Kardeşimin genel sağlık durumu çok iyi. Kardeşim bu hastalığı yenebilmek için ne yapmalı, bağışıklık sistemini nasıl güçlendirmeli? E. S.

    Prof.Dr.Erkan TOPUZ: Beyin tümörlerinin en önemli belirtileri şunlar: Sebepsiz kişilik değişiklikleri, krizler, çift görme, bulantı, unutkanlık, kelime bulmada güçlük, cümle kuruluşunda bağlantı bozuklukları, geçmeyen baş dönmeleri, yürürken dengesizlik, kol ve bacaklarda tek taraflı kuvvet kaybı, vücutta istem dışı kasılmalar. Yeni ortaya çıkmış ve gittikçe şiddetlenen baş ağrıları da beyin tümörü habercisi olabilir. Beyin tümörleri içinde en tehlikeli olan tip glioblastoma multiforme’dir. Ameliyat ne kadar başarılı olursa olsun geride mutlaka tümör artığı kalır. Bu nedenle cerrahi yetersizdir ve arkasından radyoterapi artı kemoterapi başlar. Kemoterapi 6 ay süreyle devam eder. Kardeşiniz 3 ayda bir MR çektirmeli, tümörde bir büyüme görülürse yeni bir kemoterapiye geçilmeli. Nüks eden tümör küçükse cyber knife da denenebilir. Cyber knife diğer radyoterapi cihazlarının aksine bütün beyin dokusunu değil sadece tümörü odaklayarak yok eder.

    beyinKardeşinize bağışıklık sistemini güçlendirmesi için önerilerim şunlar:

    • Beyaz un ve şeker bu hastalığın kötü gitmesine sebep olur. Beyaz un yerine tam tahıl, çavdar, yulaf ekmeği tercih edin. Şeker ihtiyacınızı meyvelerle karşılayın.

    • Bakırın beyin tümörlerinin damarlanmasını artırıcı etkisi var. Tümörün damarlanması demek, tümöre daha fazla besin ve oksijen taşınması anlamına geliyor. Bu nedenle bakır mutfak gereçlerini kullanmayın. Alüminyum ve plastik kaplardan da uzak durun. Çelik, porselen ve camı tercih edin.

    • Kemoterapi bittikten sonra boswellia bitkisi hapı ve bromelain (ananas hapı) en faydalı beyin ödem çözücü desteklerdir. Doktorunuza danışarak bunları kullanın.

    • Son araştırmalar D vitamininin faydalı olduğunu gösteriyor, doktorunuza danışarak kullanın.

    • Selenyum, E vitamini, omega 3, netle(ısırgan hapı), shark liver oil (köpek balığı karaciğer yağı kapsülü) faydalı diğer besin destekleridir. Bunları da belli aralıklarla alabilirsiniz.

  • Kistin İlaçla Tedavisi Mümkün Değil mi?

    Kistin İlaçla Tedavisi Mümkün Değil mi?

    5 santim kist olduğunu öğrendim. Doğum kontrol hapını 2 ay kullandım. Bu ay kontrole gittiğimde kistin erimediğini, 7.5 santim olduğunu söylediler. Ameliyat olmam gerektiğini anlattılar, ilaçla tedavisi mümkün değil mi?

    Prof.Dr.Derin KÖSEBAY: Sevgili okuyucumuz, yumurtalık kist ve urları hakkında bir şey söylerken çok dikkatli olmak gerekiyor. Yumurtalıklarda çeşitli kistler olabiliyor Bunların bir kısmı fonksiyonel kistler yani yumurtalıkların çalışması sırasında oluşan ve bir süre sonra kendiliğinden kaybolan kistler. Bir kısmı hormon salgılayan ve salgıladığı hormon cinsine göre belirti veren kistler (Tİroid hormonu, estrojen, progesteron, testosteron-erkeklik hormonu gibi).

    Bunların da bir kısmı iyi huylu iken, bazıları kötü huylu da olabiliyor. Bunlar dışında yumurtalık dokusundan orijin alan kistler de var. Bunların da iyi ve kötü huylu tipleri… Şimdi sizin kiste gelirsek; bildiğimiz sadece boyutu 5 santimken 7.5 santim olmuş. Üç aydır kist küçüleceğine büyümüş. Burada kan tahlillerinde tümör markırları denen CA 125, CA 19.9’un sonuçları, kistin yapısı, cidar kalınlığı, kistin içinde bölmelerin olup olmadığı bilinmeli ve karar ona göre verilmeli. Eğer ameliyat yapılacaksa mutlaka kistin patolojik tahlilinin ameliyathanede yapılabilmesi (Frozın) ve ameliyatın bu patoloji sonuca göre yapılması gerekir.

  • Bitki Çayı, Sebze ve Balık İle Savaşı Kazan

    Bitki Çayı, Sebze ve Balık İle Savaşı Kazan

    Ispanak ve Pazı:

    Liflidir, bağırsak çalıştırır, kan yapar ve selülite karşı savaşan bir diyetin vazgeçilmezidir.

    Enginar ve İç Bakla:

    Biri karaciğeri detokslarken öbürü Karaciğer içerisindeki küçük safra kanallarının çalışmasını destekler. Bu nedenle enginar ve iç baklayı beraber tüketmek iyidir.

    Tam Buğday Türevleri, Kabuklu Pirinç:

    B vitamini içerir. Kabızlık yapmaz. Buğday ve pirinci rafine edilmiş şekliyle tüketmeyin.

    Kepekli Makarna ve Kepekli Ürünler:

    Aslında tam buğday ürünlerini daha çok tercih ediyorum ama beyaz makarnaya göre sebzeyle birlikte ya da az yağlı yoğurt, peynir ile tüketilen kepekli makarna daha uygundur. Kepek bağırsakları çalıştırır.

    Bakliyatlar:

    Posalı, çeperli, gıdalar olup bağırsakları çalıştırır. Demir ve B vitamini içerirler. Kuru fasulye hariç hepsinin glisemik indeksi düşüktür. Ayrıca bitkisel protein içerdikleri için bedenin sıkılaşmasına yardımcı olur.

    Az Şekerli Taze Meyveler:

    Taze meyve olmadan sağlıklı bir beslenme programı olmaz. Ancak bu meyveleri hep hatırlattığım gibi ara öğünde yiyin. Mevsim meyvesi ve şeker oranları düşük olsun.

    bitki_cayi1Brüksel Lahanası, Kara Lahana, Brokoli, Semizotu, Madımak, Taze Ege Otları:

    Hepsi birer şifa kaynağıdır. Vücuttan toksik maddelerin atılmasına yardımcı olurlar.

    Yulaf Ezmesi:

    Bir şifa deposudur. Bağırsak çalıştırır.

    Roka, Tere, Maydanoz, Marul, Dereotu, Taze Soğan:

    Hepsi birer vitamin deposudur. Yeşillikler vücut için antioksidan kaynağıdır. Hem tokluk sağlar hem de selülite karşı mücadelede vazgeçilmez gıdalardır.

    Turp:

    Kırmızısı, beyazı, siyahı hepsi vücudun ödem çözmesine yardımcı olur.

    Yağsız Tavuk Eti, Az Yağlı Beyaz Etli Balık, Hindi, Yumurta Beyazı:

    Vücudun sıkılaşması için gerekli olan protein ihtiyacını karşılar. Tok tutup acıkmayı geciktirir.

    Ender SARAÇ