"13eta" Tarafından Eklenen Konular

Doğuştan bir şekil bo­zukluğu olup, üretra, penis'in üst yüzün­de dışarı açılır. Bu şekil bozukluğunun en kötü halinde, penis'in üstünde oluk şeklinde açık olan üretra ve aynı zaman­da mesanede de "ektopik mesane" adı verilen bir şekil bozukluğu vardır (bkz. Mesane Hastalıkları) ve mesanenin ön yüzü ile karm açık kalmıştır. Penis'in kökünde...
Epidemi Nedir? Yunanca kökenli bir isim olan Epidemi epi (üzerinde) ve demos (halk) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Epidemi yaygın hastalık, salgın, bulaşıcı hastalık ve hızla yayılan gibi birçok anlama sahiptir. Belli bir bölgede hızlı bir şekilde aynı anda birden çok insanın birden hastalanması olayına epidemi denir. Bir hastalığın geniş bir bölgede yayılarak...
ENTAMOEBA HISTOLYTICA. Amip­li dizanteri vakalarında, kalınbağırsakta bulunan amiptir. Hastalık sırasında amip, karaciğere girip, burada abse ya­pabilir. Bu, ufak bir amiptir ve mikros­kopta bakıldığında, genellikle yemiş ol­duğu eritrositlerin de asalağm içinde ol­duğu görülür. İkiye bölünerek çoğalır ve kendisi için elverişli olmayan çevre koşullarında kistler haline geçer. Isının 5 derece civarında olması...
Virüsler, inflüenza, kızamık, kabakulak, çocuk felci, çiçek, ansefalit, sarıhumma, enfeksiyöz sarılık, suçiçeği ve tütün mo­zaik hastalığı, ağız ve ayak hastalığı gibi bitki ve hayvan hastalıklarına neden olur­lar. Diğer virüs hastalıkları; domuzlar­da domuz humması, tavşanlarda görülen miksomatoz'dur. Araştırmaların sonuçla­rına göre, nezle de virüslü bir hastalık­tır. Virüslerin başlıca özellikleri şöyle özetlenebilir: 1. Bakteriler,...
Vücudun, dışarıdan ge­len organizmalarca istilâ edilmesine, en-feksiyöz hastalık adı verilir. Bu duru­mun özelliği, hastalığın, insandan insana veya hayvandan insana bulaşabilmesidir. Organizmalar vücuda girdikten sonra, doğrudan etki alanları ne kadar dar olur­sa olsun, genel bir reaksiyon doğurur­lar. Vücut yüzeyinde yaşayan asalakla­rın enfeksiyon yerine enfestasyona ne­den oldukları söylenir. Hastalık nedeni olan bakteriler,...
Genel anestezi altındaki hastada serbest bir solunum yolu sağlanması amacıyla, trakea için­den, ses telleri arasından uzatılan bir tüptür. Tüpü, bir laringoskop yardımıyla burundan uzatıp, narkozitörün ses tel­lerini rahatça görmesi mümkündür; bu­na karşılık, ses tellerine hiç bakmadan da tüp, boğazdan sokulabilir. Bu son teknik, tecrübeli bir narkoZitör tarafın­dan başarıyla uygulanabildiği halde,...
ENDOMETRİOZ Nedeni: Çeşitli kuramlar vardır: Bun­lardan birine göre, anormal hormonal uyarma sonucu, rahim ve fallop borula­rını yapan (bkz. Fallop Boruları) hücre­lerin, değişik yerlerde doku yapmaya başlamasıdır. Diğer bir kuram da, ra­him iç yüzeyinden ayrılan hücre grup­larının, fallop boruları yoluyla gidip, över yüzeyleri gibi anormal yerlere yer­leştiğini ve buralarda bir nevi...
Kalp iç yüzeyinin ilti­habıdır. Nedeni: Normal kalplerde, ağır kro­nik hastalıklar sonu veya ilaç alışkan­lığından doğan zafiyet halleri dışında, iltihap görülmez. Buna karşılık, hasta veya anormal yapıdaki kalplerde, enfek­siyona sık rastlanır; kalpte, doğuştan şe­kil bozukluğu ya da romatizma gibi hal­ler varsa, iltihaplanması olağandır. En-fekte eden organizma, genellikle, kronik bir iltihap meydana getiren...
Kan dolaşımına, vücudun başka bir bölgesinden karışan maddeyle bir atardamarın tıkanmasıdır. Bu mad­de, bir kan pıhtısı parçası (kalbin hasta bir kapağından, trombuslu bir toplar­damardan kopmuş olabilir), bir tümör parçası, bakteri kitlesi, yağ damlacıkları veya hava kabarcıkları olabilir. Embo-lizmin sonucu anidir ve bir doku bölü­münün kanlanması durur, o doku ölüp yumuşar;...
Embesilite Nedir? Zekâ geriliğinin en önem­li ikinci derecesidir. Embesilitenin altın­daki zekâ geriliği idyosi adını alır. Em­besilitenin yasal olarak tanımı: "Doğuş­tan ya da çok erken çocukluk dönem­lerinden beri varolan, idyosiliğe kadar varmayan; fakat kendilerini ya da işle­rini yönetmekten yoksun olan; kişi ço­cuk ise, bunların öğretilmesini engelle­yen zekâ geriliği"dir. Embesilite türü ze­kâ geriliği...
ELEKTROŞOK TEDAVİSİ (Elektro-konvülsif tedavi). 1934'te, Budapeşteli von Meduna, psikiyatride şok tedavisini uygulamaya başladı. Bu tedavide şok, ilaçla sağlanmaktaydı. Sonraları İtalyan Carletti, şoku elektrik akımıyla verme yöntemini buldu. Şok tedavisi veya di­ğer deyimiyle, "konvülsif tedavi"nin ta­rihçesi ilginçtir: Von Meduna, şizofre­ni ve saranın karşıt iki hastalık olduğu­na inanmakta ve birinin varlığında di­ğerinin...
Bu kaza­lar, elektrik akımı ya da şimşekle olu­şur ve ortaya çıkan durum, çeşitli fak­törlerle bağlıdır (akımın voltajı gibi). Amperaj, voltajdan önemlidir ve alter­natif akım, doğru akımdan zararlıdır. Kuru kumaşlardan geçen akım, ıslak ku­maşlardan geçen veya doğrudan çıplak deriye rastlayan akım kadar tehlikeli de­ğildir. Bütün akımlar, vücut toprağa bağ­lı olduğu zaman...
Sayfa başına git