Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: admin

  • Hormon Bozukluğu

    Hormon Bozukluğu

    Hormon Nedir?

    İç salgı bezi tarafından çıkarılan bir maddedir. Kana karışarak vücudumuzun ona ihtiyaç duyduğu yere gider. Bir bez tarafından salgılanan ve dışarı atılacak yerde, genel dolaşıma karışarak kan yoluyla bir kısım organların çalışmasını etkileyen maddeye hormon adı verilir. Hormonlar bireyin dış yapısında oldukça önemli rol oynar. Hormonları iç salgı bezleri ve dokular salgılar.

    Bir insanın hayatta kalabilmesi, bütün fonksiyonlarını (görevlerini, faaliyetlerini) denetim’altında tutabilmesi için hormon çok gereklidir. Bulunması şarttır. Bir çocuğun büyüyebilmesi için hipofiz bezinin çıkardığı hormona, pankreasın çıkardığı insüline ve tiroid hormonlarına ihtiyacı vardır. Yetişkin hale gelebilmesi için de erkekte er bezinin, kadında üreme bezinin hipofiz tarafından uyarılması gerekir.

    İnsülin, uyku sırasında vücudu besler. Tiroid hormonları hücrelerin solumasını denetler ve ısı verir. Böbrekler damar tansiyonunu, vücudun su ve tuzunu denetler. Kalbin yanında bulunan timüs bezinin çıkardığı hormonlar ise vücudu hastalıklardan korur.

    GEBELİĞE HAZIRLIK POLİKİSTİK OVER HASTALIĞI

    Polikistik over rahatsızlığı adet düzensizliği, kıllanma, istenmesine rağmen hamile kalamama biçiminde belirtileri olan bir çeşit hastalıktır. Bu belirtilerin bazısı ya da tamamı bir arada bulunabilmektedir. Hastalığa yumurtalıklarda yer alan aşırı kist neden olmaktadır. Bu halde de yumurtalıkla normal olanın 2-5 katı büyür.

    Hastalığın meydana geliş sebebi net olarak bugün maalesef bilinmemektedir. Beyinde yumurtalıkları uyarıcı hormon salgılayarı hipotalamus, hipofiz gibi üst merkezlerle yumurtalıkların ilişkisi de artık bozulmuştur. Hipotalamusun salgıladığı hormona hipofiz bezi aşırı cevap vermekte ve luteinizan hormon salgısı artmaktadır. Ssöz konusu hormon yumurtalıkları uyararak çok fazla erkeklik hormonu salgılamakta ve yumurtalıklarda normal yumurta gelişimi olmamaktadır. Bunun neticesinde bu kadınlarda luteinizan hormon ve erkeklik hormonları testosteron yükselmektedir. Yumurtlamanın akabinde salgılanan progesteron hormonuysa yumurtlama olmadığı için, normal biçimde salgılanamamakta ve kanda düşük oranda bulunmaktadır. Estrogen hormonu ise normal düzeyde salgılanmaktadır. Tüm bunlara ek olarak süt salgılatan hormon prolaktin de polikistik overli hastaların 1/3’ünde yüksek oranda vardır.

    hormon-bozukluguPolikistik over hastalığı hormonlar arasındaki dengenin bozulduğu ve bunun bir kısırdöngüye dönüştüğü bir hastalıktır. Hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştıran bazı etkenler söz konusudur, bunlar genetik eğilim ve şişmanlıktır. Aslında şişmanlığın hastalığın ortaya çıkış nedeni mi, yoksa hastalık sonucunda mı oluştuğu kesin değildir. Ancak polikistik over hastalığı bulunan kadınların yaklaşık yarısının şişman olduğu bir gerçektir. Şişmanlarda yağ dokusunda erkeklik hormonu üretimi daha fazladır ve bu durum hastalığın ilerlemesine katkıda bulunur.

    Polikistik overli hastaların büyük çoğunluğunda seyrek adet görme ya da hiç adet görememe gibi şikayetler vardır. Hastaların %90’ında erkeklik hormonu artışına bağlı kıllanma ve ciltte yağlanma vardır. Polikistik overli hanımların yaklaşık yarısında kilo fazlalığı söz konusudur.

    Polikistik overli bir kadında tedavinin ilk basamağını kilo verme oluşturmalıdır. Gerek diyet gerekse egzersiz yardımı ile kilo verme ile adetler düzene girip, yumurtlama sağlanabilir. Daha önce ilaçlara yanıt vermeyen bir hasta kilo verme sonrası ilaçlara yanıt verir duruma gelebilir.

    Çocuk isteği olmayan, adet düzensizliği ve kıllanma yakınması olan bir kişide hem adetleri düzene sokmak, hem de kıllanmaya karşı genellikle doğum kontrol hapları kullanılır. Bu amaçla kullanılacak doğum kontrol haplarının progesteronlarının, erkeklik hormonuna karşı etkilerinin olması tercih edilir. Yine kanama bozukluklarına karşı sadece progesteron içeren ilaçlar da kullanılabilir.

    Kıllanmaya karşı ise sıklıkla kullanılan ilaçlar siproteron asetat ve spironolaktondur. Bazen bu iki ilacın birlikte kullanılmasından da iyi sonuçlar alınabilmektedir. Tedaviye en az 6 ay devam edilmesi gereklidir. Tedavi ancak yeni kıl oluşumunu engeller, eski kılların ortadan kalkmasını sağlamaz.Mevcut kılların yok edilmesi için elektroliz, lazer veya epilasyondan yararlanılabilir.
    Çocuk isteği olan kadınlarda ise kullanılacak ilaçlar hem düzenli adet görmeyi sağlar, hem de yumurtlama ve gebe kalmayı kolaylaştırır. Bu amaçla tercih edilen ilk grup ilaç klomifen sitrat olup, adetin 3-5. günlerinden itibaren kullanılır. Klomifen ile hastaların %75’inde yumurtlama, %50’sinde ise gebelik elde edilebilmektedir.

    Polikistik over hastalığı için kullanılan cerrahi tedavi yöntemi laparoskopidir. Laparoskopi ile her yumurtalığa 10 civarında delik açılarak minik kistler patlatılmaktadır. Bu tedavi ile hormonal kısırdöngünün kırılması ve yumurtlama sağlanabilmektedir. Ancak laparoskopi, ilaçla tedaviye yanıt vermeyen veya aşırı yanıt veren hastalarda kullanılması gereken, son tedavi seçeneği olmalıdır.
    Polkistik over hastalığı olanlarda tüp bebek yöntemi ile gebelik elde etme ihtimali yüksektir.

    Hormon bozukluğu – Soru

    21 yaşındayım ve 3 ayda bir ancak adet görebiliyorum. Yaptırdığım testlerde hormonlarımda problem olduğu söylendi. Bir de bende son zamanlarda tüylenme arttı. Hormon düzensizliği tüylenme yapar mı?

    Cevap: Adet aralarının açılması (özellikle sizinki gibi 2-3 ay arayla adet olma) çoğunlukla hormonal bozukluklardan olur. Hormon tahlilleri ile bu durum ortaya çıkarılabilir. Yumurtalıkların fonksiyon bozukluğu hem yumurtlama problemini ortaya çıkarır hem de hormon yapımındaki bozukluk sonucunda erkeklik hormonu etkisindeki maddelerin yapımı artar. Bu da tüylerde artışa neden olur. Bu konuda deneyimli bir doktor rahatlıkla şikayetlerinizi tedavi edebilir, merak etmeyin.

  • Muhteşem Bayan Elbise Modelleri

    Muhteşem Bayan Elbise Modelleri

    Bu yılın en güzel bayan elbise modellerini sizler için dünya çapındaki en tanınmış moda sitelerini gezerek derledik. Seçtiğimiz bayan kıyafet modelleri o kadar güzel ki her birine tek tek hayran kalacak şu anki kıyafetlerinizden soğuyacaksınız. Bir taraftan da kendi tarzınızı oluşturmak adına yepyeni fikirler edineceksiniz. Galerimizde rengarenk straplez, tek omuz, göğüs sırt dekolteli uzun ve mini gece kıyafetleri yer almakta. Modelleri seçerken her zevke uygun birbirinden farklı bayan kıyafet kombinleri de almaya özen gösterdik. Böylece hangi elbiseye hangi takı ya da ayakkabı gider fikir edineceksiniz.

    açık mavi derin dekolteli straplez elbise bayan ceket kombinleri kırmızı bayan kombin ayakkabı elbise takı kırmızı kadın mini elbise tırnak ayakkabı kombinasyonu lila tek omuz bayan elbise mavi bayan giyim kombin örnekleri pembe tek omuz uzun belden bağlamalı elbise

  • Ebrulu Milyoner Kurabiyesi

    Ebrulu Milyoner Kurabiyesi

    Bir modern klasik… Aşırı tatlı ve zengin, tam olması gerektiği gibi.

    Özel gereçler

    • 20 cm’likkare kek kalıbı

    süresi77

    Malzemeler

    • 200 gr sade un
    • 175 gr tuzsuz tereyağı, yumuşatılmış. Ayrıca biraz da yağlamak için.
    • 100 gr toz şeker

    Karamel dolgu için

    • 50 gr tuzsuz tereyağı
    • 50 gr light esmer şeker
    • 400 gr konsantre süt

    Çikolatalı süsleme için

    • 200 gr sütlü çikolata
    • 25 gr tuzsuz tereyağı
    • 50 gr siyah çikolata

    ebruli-milyoner-kurabiye

     

    Ebrulu Milyoner Kurabiyesi Tarifi

    1.Fırınınızı önceden 160°C’de ısıtın.Un, tereyağı ve şekeri bir kâseye koyup ekmek kırıntısı gibi olana dek ufalayın.Kalıbı yağlayıp parşömen döşeyin.Karışımı kalıba yayın, düzgün ve eşit olarak yerleşmesi için parmaklarınızla bastırarak şekli verin.Fırının orta kısmında 35-40 dakika, esmerleşene kadar pişirin.Kalıpta soğumaya bırakın.
    2.Karameli için tereyağını ve şekeri ağır bir tencerede orta ateşte eritin.Konsantre sütü ekleyip karıştırarak kaynatın.Ateşi kısıp sürekli karıştırarak koyu karamel rengini alana dek 5 dakika kadar daha pişirmeye devam edin. Karameli soğumuş kurabiyelerin üzerine dökün ve soğumaya bırakın.
    3.Çikolatalı süsü yapmak için sütlü çikolatayı tereyağıyla birlikte, kaynayan su dolu bir tencerenin üzerine yerleştirdiğiniz ısıya dayanıklı bir kapta eritin. Erirken karıştırarak pürüzsüz olmasını sağlayın. Aynı işlemi siyah çikolata ile başka bir kâsede tereyağsız olarak tekrar edin.
    4.Sütlü çikolatayı donmuş karamelin üzerine dökün ve düzeltin.Sonra siyah çikolatayı zikzaklar çizerek döküp iki çikolatanın üzerinde bir şişi sürükleyerek ebrulu bir etki yaratın.Soğutun ve sertleşince kare dilimlere kesin.

    SAKLAMA Kurabiyeniz hava geçirmez bir kapta 5 gün dayanır.

    Aşçıdan İpucu

    Güzel bir Ebrulu Milyoner kurabiyesinin sırrı iyice donabilecek kıvamda bir karamel yapmaktan geçer, aksi takdirde kurabiyeler kesilirken karamel kenarlardan akacaktır.Çikolatalı süsleme de kolay kesilebilir olmalıdır.Tereyağı ilavesi çikolatayı yumuşatır, karameli koyulaşana kadar pişirmek mükemmel bir sonuç almanızı sağlar.

  • Gençlerde Zayıflama

    Gençlerde Zayıflama

    Eskiden 12 yaşlarındaki kızlar ince, zayıf hatta sıskaca olurlardı. Sonra ergenlik dönemine girildiğinde, hormonla­rın salgılanması ile birlikte, küçük kızların hatlarında bir yuvarlaklaşma olurdu. Bazılarının yüzleri dolgunlaşır, ya­nakları pembeleşirdi. 17 yaşlarına geldiklerinde her şey beklendiği gibi olur­du; genç kızın hatları dolgunlaşır (üstelik de Tanrı’ya şü­kür, kadınsı hatlar olurdu) ama siluetleri yeni bir inceliğe ve zarafete bürünürdü.
    18’e gelindi mi vücutlan fiziksel olarak sağlıklı bir gö­rünüş alırdı. İnce belleri, göğüslerini daha belirgin yapardı ve yuvarlak hatlarına rağmen sıkı kasları olurdu. Bu, çeki­ci olma, aşık olma ve evlenme yaşıydı.
    Günümüzün modern küçük kızları, daha ergenlikten ön­ce biraz “tombulcalar”. Bunda da şaşılacak bir şey yoktur, çünkü üç yaşından itibaren spagetti, pilav, patates, şeker, kek, çikolatadan itibaren pankreaslarını zora koşmaya baş­lıyorlar.
    gencErgenliğe girip de hormonal değişimleri yaşamaya baş­layınca, besinsel açmazları daha da ciddi boyutlara ulaşı­yor: Fast-food, kola, acıktıkça yenilen börekler, çörekler, alkollü içkiler
    Böylece kilolar hızla yerleşmeye başlıyor. Bunu engel için öğünler atlanıyor, hipokalorik rejimler altında eziyet çekiliyor. Bu da tam değişim içindeki organizmanın belirli bir duyarlılık geliştirmesine yol açıyor. Sonuçlar klasiktir:
    – kısıtlanmalar yüzünden yağ hücrelerinin artması (hiperplezi)
    – tüm gayretlerinden sonra, tekrardan eski kilosunun bi­le üzerine çıkmak, kişiyi moral bakımından çökertir.
    – klasik beslenme bozuklukları geliştirilir: Bulimi, ar­dından da anoreksi.

  • Ratatouille (Fransız Mutfağı) Sebze Türlüsü

    Ratatouille (Fransız Mutfağı) Sebze Türlüsü

    Ratatouille (Fransız Mutfağı) Sebze Türlüsü

    Etimekli Pratik Profiterol tarifinden sonra şimdi de Fransızlar ‘ın ismini verdiği ve dünyaca ünlü bir sebze türlüsünün adı olan Ratatouille tarifi verreceğim..

    Özellikle et yemekleri ile servis edilen et yemeklerine çok yakışan bir yemektir.. Hanımlar sizde mutlaka deneyin..

    Ratatouille Nedir

    Malzemeler

    • 2 tane domates
    • Sarımsak 3 diş
    • 1 tane  kabak
    • 1 tane  patlıcan
    • 2 tane kırmızı biber
    • 3 kaşık zeytinyağı
    • Tuz
    • Kuru nane

    Ratatouille Tarifi
    Ratatouille Tarifi

    1. Domatesleri soyun rendeleyin,  sarımsağı da rendeleyin.
    2. Tavada domatesleri suyunu çekene kadar pişirin.
    3. Isıya dayanıklı servis tabağına domatesleri alın..
    4. Soyulmamış kabak, patlıcan ve biberleri minik minik  dilimleyin.

    Ratatouille Fransız Mutfağı

    1. Başka bir kabın içinde  zeytinyağı ve tuzu karıştırın.
    2. Borcamın içindeki domates harcına sebzeleri sırasıyla dizin.
    3. Son olarak bir parça daha zeytinyağı gezdirin nane serpiştirin.
    4. Isıya dayanıklı kabın üzerine folyo geçirip 30 dakika kadar fırında pişirin.
    5. Folyoyu açıp üzeri kızarana kadar  pişirmeye devam edin.
    6. Piştikten sonra üzerine kaşar rendeleyip servis yapabilirsiniz.

    Afiyet Olsun
    ratatouille

  • Tatil Yolu Tadınızı Kaçırmasın

    Tatil Yolu Tadınızı Kaçırmasın

    Kontrol sahibi anneler ailesi için maksimum güven isterler. Bunun için herşey ellerinin altında olsun isterler. Tatile çıkacak ailelerin tatil keyifleri bozulmasın. Yolculuk eziyet olmasın. Aşağıda size sürüş teknikleri ile ilgili bilmediğiniz ipuçları hazırladık. Bunları okumadan ve aracınızın bakımını yaptırmadan yola çıkmayın.
    michelin

    Eğer siz de çoğu anne gibiyseniz, aile arabanızın ne kadar güvenli olduğu konusunda endişelisinizdir. Yapılan araştırmalara göre kazaların çoğu düz yollarda, otobanda giderken meydana gelmektedir.Yani sandığınız gibi virajlar, patika yollar veya dağ yolları daha tehlikeli değildir. Yapmanız gereken şey aracınız için doğru lastiği seçmek ve her zaman yola odaklanmaktır. Çünkü bir çok sürücü virajlı yollardan sonra düz yollara çıkınca rahatlamakta ve bu da tehlike oluşturmaktadır.

    Günümüzde sürücülerin çok büyük bir kısmı düşük basınçlı lastik kullanıyor ve lastiklerin basınçkontrolünü hafife alıyorlar. Ancak düşük basınçlı lastikler ile yola çıkmak hem sağlığınız açısından tehlikelidir hem de lastiğinizin ömrünü ciddi bir oranda kısaltarak sizi maddi zarara sokar.

    Büyük lastik şirketleri bu tarz konular için en iyi çözümleri bulmak için çok fazla çalışırlar. Firmalar hiç durmaksızın, tüm koşullardaki sürüşleri izleyerek ve son teknoloji kullanarak sağlığımız için en iyi koşulları oluşturmaya çalışyorlar. Onların bizlere daha kaliteli lastikler sunması ve olası tehlikeleri araştırması bizlere daha güvenli bir yaşam ve sürüş sağlamaktadır.

  • İnsanlar Neden Aşk Evliliği Yapmalıdır?

    İnsanlar Neden Aşk Evliliği Yapmalıdır?

    Her şeyin para mal mülk kariyer olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Ne kadar paran varsa o kadar adamsın. İnsanlığın, insan olmanın ölçütü idealde ne paradır ne de kariyerdir.

    Parayı merkeze alan insanlar da mutsuz olmaya mahkumdur. Hele evlilik gibi kutsal bir müesseseyi mantık evliliği kisvesi altında evliliği bir şirket ortaklığı gibi görenler paranın  suyunu çektiği zamanlar ne yapacaklardır.

    Mantık evliliği yapanlar acaba iyi  günde kötü günde, sağlıkta hastalıkta nasıl bir arada bulunacaklar?

    Evlilik sonrası Allah göstermesin eşin yatalak kalması durumunda o eşle yaşamak da mantıksız geldiğinde evlilik ve çocuklar ne olacak?

    Evlniriken bugün mantıklı gelen yarın mantıksız gelebilir, bu durumda ne olacak evlilik bitecek mi?

    Parası ve kariyeri olmayan bu acımasız ve kapitalist dünyada evlenip bir yuva kuramayacak mı?

    Mantık evliliği yapmak demek sevmediğiniz bir insanla evlenmek demektir, sevmediğiniz bir insanla her gün aynı yastığa nasıl baş koyacaksınız?

    aşk evliliğiBugün ayrılıklaırn en çok, zengin ve mantıklarını kullanarak evlenenler arasında olması mantık evliğinin iyi bir yöntem olmadığının kanıtı değil midir?

    Bugün sanatçıların, iş adamlarının kaçının evliliği 2-3 yıldan fazla sürüyor?

    Bu insanların gerçekten aşk evliliği yaptığını mı düşünüyorsunuz siz?

    Aşk evliliği yaptıktan sonra maddi durum iyi olmasa bile birlikte borçlanmak eşyaları sonradan birlikte almak, borçları birlikte ödemek  evlilikte “ben” duygusunu değil “biz”  duygusunu geliştireceğinden eşlerin geleceğe el ele , zorlukları beraberce  aşarak yürümelerini sağlar. Bu da mutluluk ve huzur getirir.

    Eskiden insnalar gerçekten sevdiği, aşık olduğu için evlenirdi. Bu yüzden eskiden ayrılıklar da yok denecek kadar azdı. Çağımızda insani değerlerin, maneviyatın yerini yavaş yavaş maalesef para almaktadır.

    Genç kız istemeye gittiğinde sorulan ilk sorunu “oğlumuz ne iş yapıyor? Evi, arabası var mı?” Gibi sorular oluyor.  Gençlere bu anlayış “kazan da, ev araba sahibi ol da nasıl olursan ol” gibi çok tehlikeli bir mesaj veriyor. Bu mesajın sonu en iyi ihtimalle depresyondur, daha kötüsü hırsızlık, adam öldürme, ya da intihar…

    İnsan onuru, evlilikte mantık aramaya aykırıdır. İnsanda ve doğada var olan her şey gibi aşk da insana yaratıcı tarafından iş olsun diye verilmemiştir. Bir amaç vardır. O amaç da insanlar aşık olsun evlensinler, mutlu olsunlar soylarını devam ettirsinler diyedir.

    Mantık evliliği kapitalist güçlerin, büyük sermayelerin  ve para babalarının daha çok daha da çok kazanabilmeleri için insan doğasına aykırı olduğu halde insana dikte etmeye çalıştığı son derece tehlikeli bir düşüncedir.

    Bir birini sevmeyen eşlerin arasında büyüyen bir çocuk ne kadar sağlıklı olabilir. Bu çocuğun ruh hali ne kadar iyi olabilir? Psikolojik gelişimi ne kadar sağlıklı olabilir?

    Aydınlık Türkiyeyi bu mutsuz, sağlıksız, sevgisiz bir ortamda büyüyen çocuklar mı yönetecek?

    Hadi yönetti diyelim bu geleceğin büyüğü bu çocuklardan ne beklenir?

    Aşkı yabana atmak yok saymak, küçümsemek yazılmış tüm şiirleri çöpe atmak şairleri ağlatmaktır. Sevgi ve aşk ile kalın.

    Yusuf Kenan DURMUŞOĞLU

  • Ünlü Gazeteci Savaş Ay Hayata Gözlerini Yumdu

    Ünlü Gazeteci Savaş Ay Hayata Gözlerini Yumdu

    Televizyoncu, muhabir ve gazeteci Savaş Ay’ın kalbi, 1,5 aydır gırtlak kanseri nedeniyle tedavi gördüğü Samatya’daki İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde durdu. Doktorların bütün müdahalelerine rağmen hayata döndürülemeyen Ay ile ilgili acı haberi az önce aldık.

    Uzun bir süredir gırtlak kanseri hastalığıyla mücadele eden 59 yaşındaki Savaş Ay’ın boğazında son zamanlarda yeni bir tümör meydana geldi. Doktorlar acil olarak ameliyata alınmasını söyledi. Savaş Ay, yeni ameliyat ile ilgili düşünmek için doktorlardan süre isteyip boğazının delinmesine izin vermedi. Doktorların acil ameliyat talebine izin vermeyen Savaş Ay, bugün öğlen saatlerinde fenalaştı. Kalbi duran Ay’ı hayata döndürmek için doktorlar uzun süre uğraş verdi. Çabalar sonuçsuz kalınca ünlü gazeteci, 15.00 sularında hayatını kaybetti.

    savaşs

  • Hababam Sınıfının Gülen Çocuğunun Bugünkü Hali

    Hababam Sınıfının Gülen Çocuğunun Bugünkü Hali

    Hababam sınıfı tartışmasız Türk sinema tarihinin en çok izlenen, en beğenilen filmidir. İzlemeyen de kimse kalmamıştır, bu filmdeki kahramanlar öylesine canlı öylesine samimi ki sanki birazdan karşımıza çıkıp gelecek ve bir “merhaba” diyecek gibidir. O gününün koşullarında neredeyse tüm oyuncuların gazete ilanı ile bulunduğu ve çoğunun bir sinema tecrübesi olmamasına rağmen yüreklerini ortaya koyduklarından olsa gerek hepimizi lise yıllarına götürdüler ve bize bir nostalji yarattılar. Bu yüzden bu film bir Türk sineması klasiği arasında yerini şimdiden aldı bile.

    Hababam Sınıfının Gülen Çocuğu olarak tanınan haylaz ve bir o kadar da sevimli Vedat COŞKUN’un bugünkü halini görünce insan derin bir iç çekmeden, ah yalan dünya demeden edemiyor. O güzelim çocuk gitmiş yerine yaşlı bir amca gelmiş 🙁

    vedar coşkun

    Vedat COŞKUN’un bugünkü hali

    Vedat COŞKUN'un bugünkü hali

    Vedat COŞKUN'un şimdiki hali

    Vedat COŞKUN hala tiyatro ile uğraşmaktadır, Allah uzun ömür versin diyoruz.

  • Geri Döner mi?

    Geri Döner mi?

    Hepimiz defalarca koptuk sevdiğimizden, sevdiklerimizden. Acısını tarif etmek biraz zor ama deneyeceğim.

    Kimse etinizi çimdiklemiyor, saçınızı çekmiyor, başınıza vurmuyor, midenizi bulandıracak bir olay da yok ortada, görünürde bir sağlık problemi de yok. Ama bomboş geliyor her şey.

    Nefesiniz durduk yere düğümleniyor, çamaşırları toplarken bir anda aklınıza geliyor, yemek yaparken aklınızda, bir filimde bir sahnede aklınızda ve daha kim bilir nerelerde….

    Gittikçe azalmalı bu sancılar, huzursuzluklar diyorsunuz ama azalacağına çoğalıyor çoğalıyor ve bir çığ gibi üzerinize yuvalanıyor.

    Bazen öyle bir yürek sancısı vuruyor ki mantığınıza hadi git kapısına, hadi ara, hadi bir şeyler yaz, hadi bir şeyler yap diyorsun.

    Sonra ayrılık nedeni bir anda patlıyor yüzüne. Ve düşünüyorsun yine aynı şeyleri mi yaşarız acaba. Yoksa böyle daha mı iyi…

    Bir süre daha böyle gitsin bakalım ne olacak diye düşünüyorsun. Sonra başka bir korku doğuyor içine… Hem de öyle bir korku ki tem-elimizden sarsılıyoruz.

    geri döner miYa başka biri olursa… Kahrediyor, nefes aldırmıyor, ayrılık acısını bile geçip gidiyor.
    Bu durumda ne yapacağız, ne yapmayacağız ne olmalı derken iyiden tepeleme yuvarlanıyoruz.

    Kitaplar okunuyor, arkadaşlar ile dışarı çıkılıyor, alışverişler yapılıyor… Bu yapılanlar ise tek bir düşünceyi beynimize kazıyor. ‘’Onun gibi sevebileceğim birini, onun gibi beni seven birini bulamayacağım’’ işte işin sırrı burada. Bu düşünce bizi her türlü karamsarlığa ve bunalımlara sokuyor.

    8 yıl önce bende bunu yaşadım. 5 yıl kimselere yaklaşamadım. Evet oldu arada birkaç kişi ama hiç o zamanki gibi olmadı. Kalbim öyle katılaşmıştı ki bir daha asla sevemeyeceğim diyordum. Böyle değilmiş sevdim hem de çok sevdim. Önceki sevgilerimin bir parçası bile kalmadı.
    Demek seve-biliyormuş insan. Ancak bunun öyle bir bedeli var ki ödemesi çok ağır.
    Bedel mi? 5- 10 yıl belki daha fazla şüpheli sevgiler arasında kalmak. Elbet birileri gelecektir bu sürede ama insan ömrü çok da uzun değil…..

    Dönüp dönmeyeceği bilinmez gidenin, Lakin siz bir deneyin. Olmuyorsa artık yolunuza şüphelerden aranmış devam edin.

    Gelelim beylik sözüne;
    Sevgiyi bulduğunuzda dünyevi şeyler hemen moraliniz bozmasın, endişeleri, şüpheleri, bir kenara bırakmayı öğrenin. Yoksa çok değerli yıllarınız bir şüphe, endişe uğruna yitip gider.
    Ya dünyadaki olaylar seni kontrol eder ya da sen dünyanın olayından sıyrılır kendi yaşamını kurgular sın…..

    Barış YILMAZ
    Sorularınız için ; cokkolayadres@hotmail.com

  • Sevilesi Kadınlar

    Sevilesi Kadınlar

    SEVİLESİ KADINLAR.

    Uzunca bir süredir toplu taşıma araçlarını sık kullanmıyordum. Aracımın tamiratı uzun sürdüğü için bu günlerde toplu taşıma araçları ile yolculuk konusuna ben de karıştım.

    Bu ilk değil aslında çoğu zaman toplu taşıma araçları sıkışık trafikte tercihli yolu kullandıklarından çokça fayda sağlamıştır bana.

    Bu yolculuklarımda genelde çevremde olup bitenlere dikkat ederim.
    Gördüğüm manzara hep aynı… Yorgun, bıkkın, uykusuz, bakımsız ve gelişi güzel giy-inilmiş kıyafetli erkekler, hayat savaşı veriyor. Kadınların bir kısmı ise erkeklerden farksız diğer bir kısmı ise kulağında kulaklık elinde telefon, malum sosyal siteleri tavaf ediyorlar.
    Bu sınıfa giren bayanlarımız genelde birbirlerine benzeyen kıyafetler, makyaj, saç, gözlükler ile donatılmış, dünyadan bir haberler. Sanırsınız ki burası New York, onlarda bu şehrin uzun zamandır içinde yaşayan sakinleri.

    Kafamı kaldırıp dışarı baktığımda ise manzara her durakta değişiyor. Bir durakta karışık kültürlerin insanları, diğer durakta tamamen kendini koyvermiş insanlar, bir başka durakta ise araya karışanlar hariç bakımlı baylar ve bayanlar. Ama değişen farklılığı olan pek bir şeye rastlamıyorsunuz. Aynı sahne, aynı roller ama karakterlerin değişmesi düşüncelerinizde bir farklılık yaratmıyor.

    sevilesi kadınBu durum bu gün biraz farklı idi ‘’ yok yok epeyce farklı ‘’ Neden mi?

    Sabah erken saatte evimin önünden geçen minibüse binip, gideceğim yere giden otobüsün geçtiği durakta indim. Durakta bekleyen bir kadın dikkatimi çekti. (genelde dikkatimi uzun süre çekebilen bir bayana sık rastlamam, hele ki otobüs durağında)

    Simsiyah bele kadar inan örgülü saçlar, koyu kahve gözler, çok özenilmeden biçimlendirilmiş doğal kaşlar, kumraldan daha açık tonda bir cilt, makyaj yok(sıfır makyaj)
    Son derece gösterişten uzak bele kadar inan siyah bir mont, buzmavisi bir kot ve spor klasik arası düz topuksuz ayakkabılar.
    Sanırım boyu 1.65m ve kilosu da 50-55 kg arası.
    Aynı otobüse bindik, yanında anne ve babası da vardı.(o saate kadar onları görmemiş gözüm)

    İyi de ne diye takıldım ki şimdi ben bu kadına?
    Hâlbuki ben; esmer ten seven, son derece bakımlı, dolgun vücut hatlarına sahip, frapan giyinen kadınlara oldum olası pek bir sempatik bakarım.

    Tabi durur muyum, derhal analize başladım, neden hoşlandım diye. Hatta bir sıralama bile yaptım.
    Buyurun beni bu bayanın ailesini göremeyecek kadar ona odaklayan özellikler.

    Hadi sıralayalım.

    1. Ben onu fark ettiğimde o da beni fark etti.(ilk göz teması) ikimizde bu bakışları fark ettiğimizde gülümseme-dik ama çok çok gizli bir mesaj alışverişi olduğu hissi hemen içimizde bir yer kapladı. (onun için de bunun böyle olduğunu hissedebiliyordum. )

    2. Bu hissiyat içimi huzurla doldurdu. (çok önemli bir duygu bu, kimi buna elektrik diyor, ben huzur diyorum.)

    3. Birkaç defa arkasını dönüp ailesi ile göz kontağı kurarak otobüsün arkasına doğru ilerlerken; ellerini zarifçe kullanışını, başını eğip anne ve babasına bakışını, adım atışını inceledim. Kısacası hiç dikkat etmeden özenmeden bedenini öyle zarif kullanıyordu ki…

    4. Bunları yaparken çevresinin farkında olduğu ise kesinlikle kayda değer bir veri. (çoğu kadın kafasını önüne eğer elindeki telefon ile ilgisini kesmeden paldır küldür otobüsün arkasına doğru ilerler. Öyle bir hava yaratır ki bu kadınlar; ‘’ben bu otobüse kaza en bindim az ileride ineceğim’’ bu nedenle kimse benim için önemli değil, bende bu otobüstekilerin farkında değilim zaten ‘’bırakın telefonum ile oynayayım.’’
    Oysa bu bahsettiğim kişinin farkında lığı sevgili arayan gözlerde değil. ‘’ Ben bu otobüse bindim ve çevremde olup bitenleri görüyor ve yorum yapabiliyorum’’şeklinde idi.

    5 Bir saat süren yolculuk boyunca göz temasımız iki defayı geçmedi ve toplasam altı saniye belki sürdü.(bu bakışlarda ‘’senin farkındayım ama bundan ileri gitmek için uygun bir zaman dilimi değil’’ hissini verdi bana.)

    6 Yüzünde; sakin, yaşına göre kendinden emin, tebessüm içeren bir bakış, yolculuk süresince devam etti.

    7 Evet güzel bir kadındı; ama bunu şımarık bir eda ile yansıtmıyor, aksine alçak gönüllü bir tavır ile mimiklerine yayıyordu. (bu çok önemli bir nokta atalarımızın bir sözünü hatırlatmak isterim ‘’devden büyük fil var’’. )

    8 Mavi boncuk dağıtan güzellerimiz gibi de değildi. İlgi duyulacak kadar dış görüntüsü güzel kadınların çoğunda etraftaki karşı cins ile kısa sürelerde de olsa beğeni kazanıp kazanmadığını görmek isteyen ukala bakışları çokça görmüşümdür. Ama bu kadın ortamdaki insanların farkında ve tek kişi ile karşılıklı göz kontağı kuruyordu(diğer bir önemli nokta bu durum; kendimizi özel hissetmemizi ve hayallere dalmamızı sağlıyor.)

    9 Her şey doğaldı. Yapmacık hiçbir nokta ve hissiyat etkisi yoktu.

    İneceğim durağa gelmiştim. İnerken biraz acele edersem otobüs hareket etmeden onun oturduğu camın önünden geçebilir ve son defa bunca şeyi ben mi uyduruyorum diye gözlerinde o bakışı yakalayabilir, durumu netleştirebilirdim.

    İndim ve ileri doğru hızlıca yürüdüm. İşte orada neden bilinmez, sanırım gururum devreye girdi (bu kadınlarda daha sık görüne bir durum ) ve kafamı çevirip bakmadım o son bakışı yakalamak için.
    Kim bilir belki de büyüsü bozulmaması gereken kozmik karşılaşmalardan biri idi…

    Aklımdan yüksek sele geçen şey ise; bir kelam etmeden nasıl olur da ‘’İŞTE SEVİLESİ KADIN BU ‘’ diye düşünebilirdim.

    Cevabım basit: İpuçları hissiyatlarda ve farklılık yaratabilen ruhun dışa yansımasında gizli.
    Yani ince çizgilerin derin anlamlarında…

    Gelelim beylik sözüne;
    Güzelliğin sana verilen bir armağan. Lakin tek başına bir kelebeğe verilmiş ömür kadar kısa, samimiyetsiz. Sen bu güzelliğe ruh güzelliğini elemezsen, içinden hediyesi alınmış bir hediye paketinden başka bir şey değilsin.

    Barış Yılmaz

    Sevgili okuyucum sorularınızı cokkolayadres@hotmail.com adresimden bana iletebilirsiniz.

  • Cilt Bakımında Etkili Bir Yöntem: İnci Tozu Maskesi

    Cilt Bakımında Etkili Bir Yöntem: İnci Tozu Maskesi

    Merhaba sevgili ziyaretçiler,
    İnci tozunun cilt üzerindeki etkisi önemli derecede etki yaratır ve her cilt tipine uygun bir bakımdır. İnci tozu cildin ihtiyaç duyduğu protein , mineraller amino asit bulundurur. İnci tozu içeriğinde bulunan bu maddeler ile cildin metobolizmasını hızlandırarak canlılığını arttırır. Hücrelerin yenilenmesini sağlar ve kırışıklığın önlenmesini sağlar. Peki bu kadar cilt bakımını sağlayan inci tozu maskesi nasıl yapılır.
    Yapılışı:
    -Yarım yumurta akını iki çay kaşığı inci tozu ile karıştırın. Homojen bir görünüm elde edene kadar karıştırmalısınız.
    -Karışımı yüzünüze iyice yedirin göz çevrenize değdirmemeye dikkat edin.
    -15-17 dakika beklettikten sonra yüzünüzde kalmayacak şekilde ılık su ile durulayın

    İnci tozu maskesini uyguladıktan sonra en az yarım saat bir saat içerisinde makyaj yapmayın cildinizi dinlenmeye bırakın gözeneklerin inci tozuhava almasını sağlayın. İnci bakımı maskesini daha iyi sonuç almak için haftada bir veya iki kez uygulayın. Ebru Şallı’nın kullandığı bu maske cildi derinlemesine temizler daha yumuşak ve pürüzsüz bir görünüm elde etmenizi sağlar. İnci tozunun yüzde yüz saf inci tozu dogal malzeme olmasına dikkat edin. Markasız ürün almamaya dikkat edin.

    İnci tozu ile yapılan ürünler, her cilt tipine uygun kullanılmak için nemlendirici kremlerde inci tozu içeren nemlendiriciler, inci tozu içeren yüz temizleme sütü , göz jeli inci tozlu göz kremi inci tozu aynen insan cilt yapısı gibi mineral yapısı vardır. Kolojen yapısıyla protein içerir ve daha canlı bir cilde kazanmanızı sağlar Ebru şallının da kullandığı bu inci tozu maskesi tamamen doğal olup tüm cilt tipi için uygundur bu maskeyi uyguladıktan sonra yüzünüze nemlendirici sürdüğünüzde daha yumuşak bir cilt görünümü sağlayabilirsiniz.