Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • NASIL BESLENMELİ

    Günde 2 -3 litre arasında sıvı alınmalıdır. Su insan vücudunun en önemli maddelerinden biridir. Cildin daha canlı ve pürüzsüz olmasının yanında, boşaltım sistemi için de büyük önem taşır.
    • Kilo yaptığı düşüncesiyle yeterli miktarda alınmayan karbonhidrat ve yağların vücutta önemli görevleri olduğu unutulmamalı, vücudun durumuna göre alınacak oran belirlenmelidir.
    • Vücuttaki yağlardan kurtulmak için ne kadar kalori yakıldığı değil, kalorinin karbonhidratlardan mı, yağ cinsinden mi yakıldığı önemlidir.
    • Karbonhidrat, protein ve yağların dengeli bir biçimde alınmasıylasağlıklı bir beslenme programı uygulanabilir. Tek yönlü beslenme ya da bu üç ana besin türünün bir veya ikisini kullanmadan yapılacak beslenme programlan, sağlığı bozar.
    • Metabolizmanın daha iyi çalışması için mineral ve vitaminlere ihtiyaç vardır. Sebze ve meyve yiyerek dengeli bir beslenme uygulayanların, fazladan yüksek dozda vitamin kullanmalarına gerek yoktur. Eforlu fiziksel aktivite yapan sporcular, hamile kadınlar, sigara içenler, mikrobik bir rahatsızlığı olanlar doktor kontrolünde vitamin kullanmalıdır. Vitaminler zararsız olarak görülse de, bazı vitaminler (A, D, E, K) vücudumuzda birikme yaparak metabolizmanın çalışmasını bozmaktadır. Bu yüzden bilinçli kullanılması gereklidir.
    • Sabah kahvaltı yapmadan güne başlamak şişmanlığın oluşmasına zemin hazırlamaktır. Ne kadar az zamanınız olursa olsun meyve ile veya 1 dilim ekmek 1 parça peynirle kahvaltı yapılmalıdır. Uyandıktan en geç 1 saat sonra kahvaltı etmek metabolizmanın iyi çalışması için gereklidir.
    nasil• Kahvaltılarda sebze ve meyveye yer verilmelidir M, beynin enerji ihtiyacı olan glikoz daha rahatlıkla salgılanabilsin.
    • Öğünlerde kimyasal maddelerden özellikle uzak durulmalıdır.
    • Kahvalülardaki karbonhidrat, öğle ve akşam yemeğindeki karbonhidratlardan daha fazla olabilir.
    • Sabahtan akşam yemeğine doğru karbonhidratlarda azalma olması gerekirken, sebze ise sabahtan akşama doğru artan bir biçimde alınmalıdır.Protein alımı insan vücudu için büyük önem taşır. Protein hayvansal ürünlerden alınacağı gibi bazı bitkisel besinlerden de alınabilir.
    • Karbonhidratsız (ekmek, patates, pilav vs.) beslenme şekilleri insanlan güçsüz ve mutsuz yapmaktadır. Bunun için günlük karbonhidrat alımları dengeli bir biçimde olmalıdır.
    • Vücudun sıvı ihtiyacı su ile karşılanmalıdır.
    • Günlük sıvı alımı sabahtan başlayıp akşam yaüncaya kadar düzenli bir şekilde 2 ile 3 litre arasında olmalıdır.
    • Yağsız bir beslenme yöntemi hormonal sistemi bozmakta, bunun sonucunda da karbonhidrata olan istek giderek artmaktadır. Günlük gıda alımının yüzde 20 ile 30 arasında yağlardan oluşması gerekmektedir. Bunların % 10’u hayvansal yağlardan, % 10’u tekli doymamış yağlardan, % 10’u ise çoklu doymamış yağlardan alınmalıdır.

  • YAŞINIZA GÖRE BESLENİN

    Gençlik yıllarında vücut daha çok kalori yaktığından, kilo almak da vermek de çok kolaydır. Fakat kolay kilo veriliyor diye ipin ucunu kaçırmak istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Hızlı kilo verdiren şok diyetler vücudun dengesini bozabilir. Araştırmalar, dengesiz diyet yapanların özellikle 40 yaşından sonra kalp hastalığına yakalanma riskinin yüksek olduğunu ortaya koymakta.
    35 yaşından itibaren, kalsiyum, meyve, sebze ve lifli gıdalan tüketmeye özen göstermek gerekiyor. Özellikle kadınlarda, kalsiyum eksikliği menopoz döneminde kemik erimesine neden olabilir. Bu yaş grubundakiler fast-food ürünlerinden, asitli içeceklerden, kahve ve sigaradan uzak durmalı ve bol bol sebze, meyve tüketmeli.
    Vücudun en çok vitamin, kalsiyum ve sodyuma ihtiyaç duyduğu yıllar ellili yaşlar. Yağ oranlan, kalp ve damar hastalıklarının başladığı bu yaşlarda, önemini bir kat daha artmyor.

  • DENGELİ BESLENME NEDİR?

    Dengeli beslenmeyi bedenin ihtiyacı olan enerjiyi tek bir besinden değil, vücudun büyümesi, yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinden yeterli miktarda almak şeklinde tanımlayabiliriz S ağlıklı bir yetişkin 5 ana başlık altoda toplanan her bir besin grubundan 1 gün içinde aşağıda önerilen miktarlar kadar almalıdır.
    1) Et grubu (et, balık, tavuk, yumurta, kuru baklagiller):
    2 porsiyon
    2) Süt grubu (süt, yoğurt, peynir): 2 porsiyon
    3) Taze sebze ve meyveler:
    4-5 porsiyon
    4) Tahıl grubu (ekmek, pilav, makarna, şehriye, un ve undan yapılan yiyecekler):
    2-3 porsiyon
    5) Yağ ve şeker: Yemeklerin bileşimindeki sıvı yağ, vücudun yağ ihtiyacını, haftada 1-2 kez yenilecek herhangi bir sütlü tatlı ise şeker ihtiyacını karşılar Her insanın vücut özellikleri farklı olduğundan beslenme düzeni de farklı olmalıdır. Kendi özelliklerinize uygun bir beslenme programı düzenleyip buna sıkı sıkıya bağlı kalmalısınız. Kısa süreli diyetler yerine uzun vadeli doğru ve dengeli programlar dahilinde beslenmenin sağlığınız için çok daha faydalı olduğunu unutmayın.

  • MANTAR ZEHİRLENMESİ

    Besin olarak yenen bazı mantarlar, bitkiler aleminin Basidiomycetous grubundan canlı varlıklardır. Mantar zehirlenmesi, bunların zehirli tiplerinin yenmesiyle meydana gelir. Özellikle Amanita phalloides, Amanita muscaria, Amanita vera bilinen en zehirli mantarlardır. En önemli zehirleri muscarindir. Zaman zaman da, daha önce tanımlanmamış olan bazı mantar tiplerinin de zehirli etkilere sahip olduklan bildirilmektedir. Bazı vakalarda, mantar zehirlenmesi belirtileri, mantarın yenmesinden 6-14 saat sonra görülür. Zehirlenmelerde ağır karın ağnlan, kusma, sulu ishal, aşın bir susuzluk vardır. Deri zamanla mavi renk alır. Yerinde duramama, devamlı hareketlilik, nabzın yavaşlaması, görme bozukluktan, gözbebeğinin küçülmesi, zehirlenmenin diğer belirtileridir. Kas kasılmalarını kollaps yani dolaşım sisteminin iflası izler ve zehirlenme ölümle sonuçlanır. Bütün bu belirtiler zehirin sindirim sistemini, karaciğeri ve sinir sistemini etkilemişi sonucu ortaya çıkar. Mantar zehirlenmesinin erken saptanması halinde tedaviye midenin hemen yıkanması ve bağırsakların boşaltılması ile başlamalıdır. Böylece zehirin sindirilerek kana karışması önlenebelir. Zehirin kana karışması halinde ise derialtmdan atropin yapılır.

  • Şiddetli Alerjik Tepkiler

    Şiddetli Alerjik Tepkiler

    Alerji Nedir?

    Alerji, vücudun herhangi bir şeye olağandan farklı tepkiler vermesi durumudur. En sık rastlananlardan biri üzerinden örnek verecek olursak, normal hava insanda hapşırma ve burun kaşıntısı yaratmaz. Tozlu havalar da her insanda anormal tepkiler doğurmaz. Ancak toza alerjisi olan bir birey, tozlu havalarda normalden daha farklı tepkiler vermeye başlar. Art arda hapşırma, nefes almada zorlanma, gözlerde yaşarma ve benzeri radikal tepkiler başlar.

    Alerjiye Sebebiyet Veren Şeyler

    İnsandan insana farklılıklar gösteren alerji çeşitleri metabolizmanın yapısına göre değişebilmektedir. Bir kişi için çok normal olan bir nesne ya da durum, bir başkasında alerji yaratabilir. Bazı yiyecekler, polenler, ilaçlar, hayvanlar, toz, arılar, hayvan tüyleri vs. nesneler, alerjiye sebebiyet verebilen şeylerdir. Örneğin sizin için kediler çok sevimli hayvanlar iken bir başkası için alerji kaynağı olabilmektedir. Sizin koklamaktan zevk aldığınız bir çiçek bir başkasını perişan edebilir.

    kasıntı-nasil-gecerAlerji Oluşturan Şeylere Karşı Vücudun Aşırı Tepkileri

    Bazı hayvan türlerine karşı alerji sorunu, kurdeşen de denilen kızarıklıklar ve kaşıntı yaratabilmektedir. Böcek sokmalarında ve alerji yapan yiyecekler yenildiğinde vücutta kabarmalar oluşabilir. Ayrıca bazı ilaç alerjilerinde de kabarmalar görülebilir. Kimi alerji çeşitleriyse kusmalarla sonuçlanır. Alerji bazı bünyelerde de güçsüzlük ve yorgunluk hissi yaratır.

    Şiddetli alerji durumunda ise bilin kaybı ve nabız düşmesi gibi hayati sorunlar ortaya çıkabilir. Alerji deyip geçmeyin! Alerji durumunda bir doktora görünerek işinizi sağlama alın! Anaflaktik şok, kazazedenin duyarlı olduğu bir iğne yapılmasından ya da böcek sokmasından birkaç saniye ya da dakika sonra görülen etkili bir alerjik tepkimedir. Daha nadiren, penisilin gibi bir alerjen enjeksiyonundan sonra da görülür. Bu durumda reaksiyon daha yavaş olur.

  • UYUŞTURUCU ZEKİRLENMESİ

    Bu durum kazara fazla doz ■ Kazazede kolay heyecanlanır ve
    almaktan ya da uyuşturucu çok terler.
    kullanmaktan kaynaklanır. ■ Kazazede, titremelerden ve hayal
    Uyuşturucu kullanımı, bir kişinin, görmelerden şikayetçidir.
    uyuşturucuyu kabul edilen tıbbi ya Halusinojenler
    da sosyal kalıplara uygun olmayan m Kazazede tedirgindir ve terler.
    biçimde kendisinin uygulaması ■ Davranışlan acayip olabilir.
    olarak belirtilebilir. Uyuşturucular buruna çekilebilir, yutulabilir ya da Aşın dozda aspirin almak
    vücuda enjekte edilebilirler. ■ Kazazedenin karnı ağrımaktadır
    Düzenli olarak uyuşturucu ve kusmakta olabilir. Kusmuğu kanlı olabilir
    kullanan bir kişi derialtına sürekli
    olarak yapılan enjekte izleri taşır. ■ Kazazede can sıkıntılı ve
    11-4
    Bu işaretler, vücudun başka uykuludur.
    yerlerinde olabileceği gibi, ■ Kazazede kulak çınlamasından
    genellikle önkolun ön tarafında, şikayetçidir.
    dirseğe yakın bölümde olabilir. Bu ■ Solumada zorluk çeker. ,
    bölgedeki damarlar iltihaplanmış ve ■ Kazazede çok fazla terlemektedir.
    şişmiştir. ■ Nabız atrmlan normaldir.
    Belirtiler İlk yardım ve tedavi
    , bir Alman uyuşturucu miktarına ve Acilen hastaneye kaldırılmasını
    kabul cinsine göre değişir. Kusma her sağlayınız ve yaşama döndürme
    yal zaman hemen görülmez ama bunu uygulamasına hazır olunuz.
    yan beklemelisiniz. Gözbebekleri
    anormal derecede büyümüş ya da ALKOL ZEHİRLENMESİ
    küçülmüştür. Alkol, merkezi sinir sistemini
    Narkotikler etkileyen bir uyuşturucudur. Değişik
    ■ Bunlar genellikle enjekte edilirler kişileri değişik şekillerde etkiler.
    ■i ama tablet biçiminde de alınabilir Bir kadeh genellikle davranışta
    ya da burna çekilebilirler. sadece küçük bir değişiklik yapar.
    ■ Nefes zorlaşır ve sonunda durur. Kandaki alkol miktan arttıkça,
    ■ Kazazedenin kolunun ön kişinin davranışlan, abartılmış
    \ kısmında enjeksiyon izleri davranışlar haline gelecek ve ilişki
    bulunabilir. bozulacaktır. Sonunda zihinsel ve
    Müsekkinler fiziksel yetenekler büyük çapta tahrip olarak bilinci yitirme
    m Solunum hafiftir. başlayacaktır.
    ■ Kazazedenin derisi soğuk ve
    I nemlidir. Belirtiler
    ■ Zayıf ve çabuk atan bir nabız. ■ Kazazedenin nefesi alkol kokar.
    ■ Muhtemel bilinç kaybı. ■ Kusmakta olabilir.

    Bu durum kazara fazla doz ■ Kazazede kolay heyecanlanır ve
    almaktan ya da uyuşturucu çok terler.
    kullanmaktan kaynaklanır. ■ Kazazede, titremelerden ve hayal
    Uyuşturucu kullanımı, bir kişinin, görmelerden şikayetçidir.
    uyuşturucuyu kabul edilen tıbbi ya Halusinojenler
    da sosyal kalıplara uygun olmayan m Kazazede tedirgindir ve terler.
    biçimde kendisinin uygulaması ■ Davranışlan acayip olabilir.
    olarak belirtilebilir. Uyuşturucular buruna çekilebilir, yutulabilir ya da Aşın dozda aspirin almak
    vücuda enjekte edilebilirler. ■ Kazazedenin karnı ağrımaktadır
    Düzenli olarak uyuşturucu ve kusmakta olabilir. Kusmuğu kanlı olabilir
    kullanan bir kişi derialtına sürekli
    olarak yapılan enjekte izleri taşır. ■ Kazazede can sıkıntılı ve
    11-4
    Bu işaretler, vücudun başka uykuludur.
    yerlerinde olabileceği gibi, ■ Kazazede kulak çınlamasından
    genellikle önkolun ön tarafında, şikayetçidir.
    dirseğe yakın bölümde olabilir. Bu ■ Solumada zorluk çeker. ,
    bölgedeki damarlar iltihaplanmış ve ■ Kazazede çok fazla terlemektedir.
    şişmiştir. ■ Nabız atrmlan normaldir.
    Belirtiler İlk yardım ve tedavi
    , bir Alman uyuşturucu miktarına ve Acilen hastaneye kaldırılmasını
    kabul cinsine göre değişir. Kusma her sağlayınız ve yaşama döndürme
    yal zaman hemen görülmez ama bunu uygulamasına hazır olunuz.
    yan beklemelisiniz. Gözbebekleri
    anormal derecede büyümüş ya da ALKOL ZEHİRLENMESİ
    küçülmüştür. Alkol, merkezi sinir sistemini
    Narkotikler etkileyen bir uyuşturucudur. Değişik
    ■ Bunlar genellikle enjekte edilirler kişileri değişik şekillerde etkiler.
    ■i ama tablet biçiminde de alınabilir Bir kadeh genellikle davranışta
    ya da burna çekilebilirler. sadece küçük bir değişiklik yapar.
    ■ Nefes zorlaşır ve sonunda durur. Kandaki alkol miktan arttıkça,
    ■ Kazazedenin kolunun ön kişinin davranışlan, abartılmış
    \ kısmında enjeksiyon izleri davranışlar haline gelecek ve ilişki
    bulunabilir. bozulacaktır. Sonunda zihinsel ve
    Müsekkinler fiziksel yetenekler büyük çapta tahrip olarak bilinci yitirme
    m Solunum hafiftir. başlayacaktır.
    ■ Kazazedenin derisi soğuk ve
    I nemlidir. Belirtiler
    ■ Zayıf ve çabuk atan bir nabız. ■ Kazazedenin nefesi alkol kokar.
    ■ Muhtemel bilinç kaybı. ■ Kusmakta olabilir.

    Bu durum kazara fazla doz ■ Kazazede kolay heyecanlanır ve
    almaktan ya da uyuşturucu çok terler.
    kullanmaktan kaynaklanır. ■ Kazazede, titremelerden ve hayal
    Uyuşturucu kullanımı, bir kişinin, görmelerden şikayetçidir.
    uyuşturucuyu kabul edilen tıbbi ya Halusinojenler
    da sosyal kalıplara uygun olmayan m Kazazede tedirgindir ve terler.
    biçimde kendisinin uygulaması ■ Davranışlan acayip olabilir.
    olarak belirtilebilir. Uyuşturucular buruna çekilebilir, yutulabilir ya da Aşın dozda aspirin almak
    vücuda enjekte edilebilirler. ■ Kazazedenin karnı ağrımaktadır
    Düzenli olarak uyuşturucu ve kusmakta olabilir. Kusmuğu kanlı olabilir
    kullanan bir kişi derialtına sürekli
    olarak yapılan enjekte izleri taşır. ■ Kazazede can sıkıntılı ve
    11-4
    Bu işaretler, vücudun başka uykuludur.
    yerlerinde olabileceği gibi, ■ Kazazede kulak çınlamasından
    genellikle önkolun ön tarafında, şikayetçidir.
    dirseğe yakın bölümde olabilir. Bu ■ Solumada zorluk çeker. ,
    bölgedeki damarlar iltihaplanmış ve ■ Kazazede çok fazla terlemektedir.
    şişmiştir. ■ Nabız atrmlan normaldir.
    Belirtiler İlk yardım ve tedavi
    , bir Alman uyuşturucu miktarına ve Acilen hastaneye kaldırılmasını
    kabul cinsine göre değişir. Kusma her sağlayınız ve yaşama döndürme
    yal zaman hemen görülmez ama bunu uygulamasına hazır olunuz.
    yan beklemelisiniz. Gözbebekleri
    anormal derecede büyümüş ya da ALKOL ZEHİRLENMESİ
    küçülmüştür. Alkol, merkezi sinir sistemini
    Narkotikler etkileyen bir uyuşturucudur. Değişik
    ■ Bunlar genellikle enjekte edilirler kişileri değişik şekillerde etkiler.
    ■i ama tablet biçiminde de alınabilir Bir kadeh genellikle davranışta
    ya da burna çekilebilirler. sadece küçük bir değişiklik yapar.
    ■ Nefes zorlaşır ve sonunda durur. Kandaki alkol miktan arttıkça,
    ■ Kazazedenin kolunun ön kişinin davranışlan, abartılmış
    \ kısmında enjeksiyon izleri davranışlar haline gelecek ve ilişki
    bulunabilir. bozulacaktır. Sonunda zihinsel ve
    Müsekkinler fiziksel yetenekler büyük çapta tahrip olarak bilinci yitirme
    m Solunum hafiftir. başlayacaktır.
    ■ Kazazedenin derisi soğuk ve
    I nemlidir. Belirtiler
    ■ Zayıf ve çabuk atan bir nabız. ■ Kazazedenin nefesi alkol kokar.
    ■ Muhtemel bilinç kaybı. ■ Kusmakta olabilir.

  • TEDBİRLER

    Gıda zehirlenmelerinin belirtileri genellikle iki gün sürer. Bol sulu gıdalar, dinlenme, ishal ilacı gibi, evde alınabilecek önlemlerle düzelir. Belirtiler çok ciddiyse ya da hasta, küçük bir çocuk, çok yaşlı veya hastalıklı bir kimseyse, hiç vakit kaybetmeden hastaneye gitmek veya bir doktor çağırmak gerekir. Gıda zehirlenmelerine yol açan bakteriler, patates salatası, şarküteriler, yumurta ve et gibi yiyeceklere bayılırlar. Bu tür bakteriler içinden, en önemli üç tür sayabiliriz. Yumurta, tavuk eti, kırmızı etler gibi çiftlik ürünlerinde, balık ve kabuklu deniz ürünlerinde bulunan, onların bozulmasına neden olan, “salmonelle” adındaki bakteridir. Bu bakterinin, insanın sindirim sistemini etkileyen en az 150 türü bilinir. Stafilokok adındaki bakteriler, genellikle besinlere, onlan hazırlayan kimselerin ellerindeki çatlaklardan ve tükürükten geçer. Belirtileri, ishal, kusma ve kann kramplandır. Bunlar, bozulmuş besinin yenmesinden sonra yarım saatle sekiz saat içinde başlar. Az pişmiş etlerde ve genelde domuz etinde bulunan ve “trichinella” adı verilen parazit de gıda zehirlenmelerine yol açar

  • ZEHİRLENMELER

    Herhangi bir maddenin kan yoluyla geçerek kimyasal olarak sağlığımızı veya hayatımızı tehdit eder bir durum yaratmasına zehirlenme denir.
    Ağız yolu ile olan zehirlenmelerde ilk belirtiler midede yanma, bulantı, kusma, ishal şeklinde olur. Zehir kana geçtikten sonra cinsine göre yüzde solma veya morarma, konvülsiyon, nabız ve tansiyon düşüklüğü, uyku, koma, kalbin durması, kan hücrelerinde parçalanma (hemoliz) gibi belirtiler meydana getirebilir, hatta ölüme neden olurlar.
    Zehidenme belirtileri görüldüğünde hemen bir doktora gitmeli, intihar şüphesi varsa polise haber vermelidir.
    Bazı zehirlenmelerde ilk anda kusturmak veya zehirin antidotunu vermek (Dimerkaprol, Kalsiyum disodyum EDTA, Desferrioksamin, Penisillamin, Protamin sülfat vb.) faydalı olabilir. Ancak fazla vakit kaybetmeden hastaneye götürmek en doğrusudur. Orada zehirlenen kimseye toksinlerin mide-bağırsak kanalında emilmesini engelleyecek lokal antidotlar uygulanabilir. Bu arada hastayı ılık tutmak, şok veya koma halindeyse solunum yolunu açık tutmak, gerektiğinde suni solunum yapmak faydalı olabilir

  • YILAN SOKMASI

    Zehirsiz yılanların ısırması hafif şişlik, kızartı ve ağndan başka zararlı bir etki meydana getirmez. Zehirli yılanlann ısırması ise hastanın ölümüne sebep olacak kadar şiddetli reaksiyon ortaya çıkmasına sebep olur. Bu nedenle yılanın zehirli veya zehirsiz olduğunun ayırt edilmesinde fayda vardır.Zehirli yılanların ağzında sivri dişler vardır, zehirsiz olanlar da bu yoktur.
    ■ Zehirli yılan ısırmasında dişlerin deriye girdiği yerde iki delik bulunur, zehirsiz olanlarda ise diş izlerine ait kavisler görülür.
    ■ Zehirsiz yılanlann kuyruklan kalem ucu gibi gittikçe incelir, zehirli yılanlarda kuyruk kesilmiş gibidir.
    ■ Zehirli yılanlarda türüne göre değişmekle birlikte baş üçgen tarzında, zehirsiz olanlarda ise yuvarlakçadır.
    ■ Zehirli yılan ısırmalarında belirtilerin şiddetli olmalarına karşılık, zehirsiz yılan ısırmalarında belirtiler hafiftir

  • KÜÇÜK YANIKLAR

    Kazazedenin güvenini kazanın. Yaralanmış kısmı, yavaş yavaş akan soğuk suyun altına tutunuz ya da 10 dakika süre ile (ağn dinmezse daha uzun) soğuk suya daldırınız. Eğer su yoksa onun yerine süt ya da bira gibi zararsız herhangi bir sıvı kullanılabilir.
    ■ Yanan alan şişmeye başlamadan önce orada bulunan yüzük, saat, kemer, ayakkabı gibi sıkabilecek giyecekleri yavaşça çıkannız.
    ■ Bu alanı, temiz, tercihen steril, tüysüz bir bezle kapatınız.
    Dikkat: Sakın, yapışkan sargılar kullanmayınız.
    Sakın, yaraya losyon, merhem ya da yağ sürmeyiniz.
    Sakın, kabarcıklan patlatmayınız, kalkmış derileri koparmayınız ya da yaralı alana başka türlü müdahale etmeyiniz.
    ■ Yanığın ağırlığından şüphelenirseniz tıbbi yardım isteyiniz.
    Ağır yanıklar için
    ■ Kazazedeyi yere yatırıp rahatlatınız. Mümkünse yanık bölgelerin yere değmesini önleyiniz.
    ■ Şişmeye başlamadan önce yaralı bölgede bulunan yüzük, saaat, kemer ya da dar giyecekleri yavaşça çıkannız. Kaynak sıvıyı emmiş olan her giyeceği soğumaya başladıktan sonra dikkatle çıkarınız.
    Dikkat: Sakın, yanığa yapışmış olan herhangi birşeyi çıkarmaya çalışmayınız.
    ■ Yanık bölgeyi steril, ilaçsız bir sargıyla ya da benzeri tüysüz bir kumaşla kapatıp bağlayınız.
    Dikkat: Sakın, yaraya losyon, merhem ya da yağ sürmeyiniz.
    Sakın, kabarcıklan patlatmayınız, kalkmış derileri koparmayınız ya da yaralı alana başka türlü bir müdahelede bulunmayınız.
    ■ Yüz yanıkları için temiz, kuru, tercihen steril bir bezden maske yapınız (bir yastık kılıfı olabilir). Burun, ağız ve gözler için delikler açınız.
    ■ Çok yanmış kol ve bacaklan sabitleştiriniz.
    ■ Şoku azaltmak için antişok tedavi uygulayınız.
    Dikkat: Eğer kazazedenin bilinci yerindeyse, sıvı kaybını karşılamak için ağzına sık sık su veriniz.
    ■ Eğer solunum ve kalp atışları durmuşsa hemen hayata döndürme çalışmalanna başlayınız.
    ■ Eğer kazazede bilinçsiz fakat normal soluk alıyorsa iyileşme konumuna getiriniz Tedavi konumunda hemen hastaneye kaldırınız; gerekiyorsa sedye ile taşıyınız

  • KURU YANIKLAR VE HAŞLANMALAR

    Bunlar hem evde hem de endüstride en yaygın şekilde görülen yanıklardır ve özellikle çocuklarla yaşlılarda ölümle sonuçlanan kazaların en büyük sebebidirler.
    Alt tabakalardaki dokulara daha fazla hasar vermelerim önlemek ve ağnyı, şişmeyi, şok olasılığım azaltmak için yamklan ve haşlanmalan hemen soğutmak gerekir. Soğutmada en etkili metod, o bölgeyi soğuk su ile yavaş yavaş ıslatmaktır. Soğuk, kuru, yanmış giyecekler çıkarılmamalıdır, çünkü böyle yapmak bir enfeksiyona yol açabilir.
    Çok küçük yanıklar ya da haşlaklar yerinde tedavi edilebilir. Bununla birlikte yaranın ağırlığı hakkında herhangi bir kuşkunuz varsa ya da kazazede bir bebek veya hasta, yaşlı bir kişiyse mutlaka tıbbi yardım isteyiniz.
    Dikkat: Sürtünmeden doğan yanıklar, deri açılmamışsa, küçük yanıklar gibi tedavi edilmelidir.

  • YANIKLAR

    Bunlar vücut dokulannda sıcaklık, kimyasal maddeler ya da radyasyonun sebep olduğu hasarlardır. Buhar ya da sıcak sıvılar gibi “ıslak” sıcaklıklann neden olduğu yanıklara “haşlanma” denir. Yanıklar, derinliklerine, büyüklüklerine ve ağırlıklanna göre değişir ve deriye i olduğu kadar vücudun alt kısımlanna da zarar verebilir. Çoğu yanığın tıbbi bakıma ihtiyacı vardır.
    Sıcaklık, yanıkların en yaygın sebebidir. Diğer sebepler arasında kuru ya da sıvı çürütücü asit ya da alkalilere temas etmek, aşınradyasyona ve güneş ışınlarına maruz kalmak sayılabilir.
    Yanıklarda hatırı sayılır bir enfeksiyon riski vardır, çünkü derinin hasara uğramasıyla, derinin mikroplara karşı koruyuculuğu azaltılmış olmaktadır.

    YANIKLAR (Haşlanmak). Kaynar su ya da buhar, kuru ısıyla yanmak, alev, elek­trik akımı ya da kimyasal maddelerle olur. Yıkılan dokunun derinliğine göre, yanıklar sınıflandırılır:
    1. Yüzeysel: Deri kızarıp, içi sıvı dolu kabarcıklar belirir.
    2. Kısmî kalınlık: Derinin çoğu yıkılmış olmakla birlikte, ufak deri alanları sağ­lam kaldığından, buralardan yeni deri dokusu oluşabilir.
    3. Tam kalınlık: Deri tamamen yıkılmış ve yanık, derialtı dokularını da etkile­miştir. Bu sınıflama, yanmış olan deri miktarına göredir. Bunun nedeni, yanı­ğın tehlikesinin, yıkılmış deri miktarıyla orantılı olmasıdır.
    l’inci sınıf yanıklar, ender olarak teh­likelidir, fakat çok ağrılıdır. 2′nci ve 3′üncü sınıf yanıklar, vücut yüzeyinin üçte birinden fazlasmı etkisine almışsa, yanık alanından su ve tuz kaybı oldu­ğundan, ölüm tehlikesi vardır. Buna ek olarak, şok ve enfeksiyon olasılığı da sayılmaktadır.
    Tedavi: İlkyardım için, yanıklar ste­ril ya da temiz bir bezle örtülür. Kazaya uğramış kişi, ılık tutulur, sıcak içecekler verilir ve acele olarak hastaneye taşınır. Hemen doktor yardımı sağlanamazsa, ya-nığm üstündeki bezler, hafif tuzlu bir su­da ıslatılıp, yanık üzerine iyice yerleşti­rilir ya da hasta az tuz eklenmiş bir ılık banyo içinde tutulur. Hafif yanıklar için en uygun tedavi, yanığı gazla örtmektir. İçi sıvı dolu kesecikler oluşursa, bun­lara dokunmamak gerekir. Hastanelerde, ciddi yanık tedavisi için, damar içine serum verilip, su ve tuz kaybı karşıla­nır, vücut yüzeyinin beşte birinden faz­lası yanmışsa, kan nakli yapılır. Ağrıya karşı en uygun ilaç, morfindir. Cerrah, yanıkları temizler ve 3′üncü smıf olanlar için, en kısa sürede deri aşısı yapılır. Yanık bölgeleri yerel tedavisi çeşitlidir, fakat tüm tedavi yöntemlerinde amaç, enfeksiyona engel olup, doğal iyileşmeyi kamçılamaktır. Genellikle, iki tedavi yön­temi vardır. Yanığı iyice sarıp kapat­mak, ya da açık tutmak. Her ikisinin de yararları vardır ve her iki durumda da, antibiyotikler kullanılır. Bununla birlik­te, asıl önlem, yaranın temiz tutulma­sıdır.