Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • İÇ KANAMA

    Bu durum, bir kınk ya da çarpma yaralan gibi yaralanmalardan sonra ya da mide ülseri kanaması gibi bir sağlık durumu sebebiyle görülebilir. Örnek olarak, dışardan hiçbir belirti olmadığı halde, iç organlar, dalak ve karaciğer hasar görebilir.
    İç kanama da dış kanama kadar önemlidir. Kan vücuttan gerçekten kaybolmamasına rağmen, dolaşım sisteminde kaybolur ve hayati organlann oksijene doyumsuz kalmasına sebep olur. İçeride kan toplanması da, toplanan kan hayati yapılara baskı yaptığı takdirde tehlikelidir. Örnek olarak kafatasının içinde toplanan kan beyne baskı yaparak bayılmalara sebep olur; göğüs içindeki kanama, ciğerlerin genişlemesine engel olur.
    İç yaralardan akan kan, vücut boşluklarından birinde toplanarak
    pıhtılaşır ya da \iicudun ağız ve rektum gibi birçok açık yerlerinden bir ya da birkaçından dışan akarak veya renk değişikliği ve morarmalar halinde ortaya çıkabilir.
    Eğer ağır bir yaralanmadan sonra gözle görülen bir kan kaybı olmadığı halde şok belirtileri ve görüntüleri veya kazazedenin giysilerinin dikiş ve dokuma yapısına denk gelen “şekiller”, çürükler varsa daima iç kanamadan şüpheleniniz.
    Belirtiler:Bunlar kan kaybının hızına ve miktanna göre değişirler.
    ■ İç kanamaya neden olan yaralanma olayının aşamalan.
    ■ İç kanamaya sebep olan sağlık durumunun (örneğin ülser) aşamalan.
    ■ Etkilenen yer çevresinde ağn ve hassasiyet; şişme ve gerilme hissedilebilir.
    ■ Şok belirtileri ve görüntüleri.
    ■ Solunum hafifler, bazen esneme ve iç çekmelerle (soluk alamamak) birlikte görülür.
    ■ Kazazede hareketli ve konuşkandır.
    ■ Kazazede susuzluktan şikayet eder.
    ■ Vücudun deliklerinden birinden kan gelebilir.İlk yardım ve tedavi:Hastanın hemen hastaneye kaldırılmasını sağlayınız. Çünkü ilkyardım uygulayarak iç kanamayı durdurmak pek mümkün değildir.
    ■ Kazazedeyi, başını alçak bir yere gelecek şekilde yana çevirerek yatırınız ki, beyne bol miktarda kan gidebilsin. Kazazedeye kımıldamamasını tavsiye ediniz.
    ■ Eğer kazazedenin yaralan imkan veriyorsa bacaklannı yükseğe kaldırarak, kanın hayati organlara dönüşüne yardımcı olunuz.
    ■ Boyun, göğüs ve bel çevresindeki sıkı giyecekleri gevşetiniz.
    ■ Kazazedeyi güvenceye alınız .

  • HAVALE

    1 – 4 yaş arası çocuklardaki bir enfeksiyon hastalığının ya da bir boğaz veya burun enfeksiyonunun yol açtığı yüksek ateş, havalelere sebep olabilir. Rahatsız edici özelliklerine karşın nadiren tehlikeli olurlar ama çocuğun ateşi anormal derecede yüksek olduğu sürece belirtileri sürebilir.
    Belirtiler:■ Çocukta yüksek ateş vardır, kızanp terler.
    ■ Yüz, kol ve bacak kaslannda seğirmeler.
    ■ Arasıra göz kaymalan ya da şaşılaşmalar.
    ■ Baş, geriye çekilmiş ve omurga kıvnlmıştır. Katılaşma ve hareketsizlik görülebilir.
    ■ Hasta, nefesini tutuyor olabilir.
    ■ Yüz ve bo\oında kan toplanması.
    ■ Ağızda köpürme görülebilir.
    İlk yardım ve tedavi:Çocuğu yaralanmalara karşı koruyunuz ve nöbetin yoğunluğunu azaltmak için serinletiniz. Tıbbi yardım sağlayınız.
    ■ Çocuğunuz bilincini kaybeder kaybetmez çevresindeki eşyalan ve mobilyaları uzaklaştınn; böylece kollarının ve bacaklarının sert bir cisme çarpmasını önlemiş olursunuz. Hasta bir bebek veya küçük bir çocuksa, sanki poposuna tokat atacakmış gibi dizinizin üzerine yatınn. Böylece dilin arkaya devrilip solunum yolunu tıkamasını da önlemiş olursunuz.■ Çocuğu serinletiniz. Önce yatak örtülerini açınız ve giyeceklerini çıkartınız, sonra başından başlayarak aşağı doğru ılık suyla ıslatınız.
    ■ Çocuğu, bir an için bile olsa yalnız bırakmayınız.
    ■ Uzuvlann hareketine engel olmaya kalkışmayın, çocuğunuza zarar verebilirsiniz.
    ■ Çenelerinin arasına bir şey sokmaya veya kilitlenmiş dişleri birbirinden ayırmaya çalışmayınız.
    ■ Bol miktarda temiz hava sağlayınız.
    ■ Boyun ve göğüste bulunan sıkı giyecekleri gevşetiniz.
    ■ Birincini yitirmiş kazazedelere uygulanan tedaviyi uygulayınız.
    ■ Çırpınma tarzındaki hareketler sona erdiğinde çocuğunuzu yan çevirin; böylece solunum yollannın dil veya tükürükle kapanmasını önlersiniz.

  • GÜNEŞ YANIĞI

    Güneşte uzun süre kalma sonucu deri üzerinde meydana gelen yanığa güneş yanığı denir. Sanşınlann ve kızıl saçlılann güneş ışınlarına karşı çok duyarlı bir derileri vardır. Ayrıca değişik bölgelerin duyarlılığı arasında da fark bulunur.
    Güneş ışınlan deride önce eritem denen bir kızanklık meydana getirirler, buna 1. derece yanık denir. İnsan yanmadan bronzlaşmak isterse yazın ilk gün 15 dakikadan fazla şiddetli güneş altında kalmamalı, bu süreyi diğer günlerde yavaş yavaş uzatmalıdır. Güneş, derinin üst tabakasında bir kalınlaşmaya ve pigment miktannda artışa neden olduğu için insan zamanla daha uzun süre güneşte kalabilir.
    Beyaz veya henüz kızarmış bir deri üzerine ışınlann etkisi yeterinden fazla devam ederse deride su kabarcıklan oluşur ve sonunda deri soyulur. Böyle bir durumda 2. derece yanık meydana gelmiş demektir.
    Çoğunlukla çok ıstırap veren güneş yanıklan, bazen ciddi de olabilir. Birinci derecede, yani yalnız kızanklık görülen yanıklarda, etkili bir tedavi yoktur.
    Fakat eczanelerde satılan bazı nemlendirici ve deriyi teskin edici kremlerin yaran dokunabilir. Ancak bunlann bazılarının deride reaksiyonlara sebep olacağı akıldan çıkarılmamalıdır. Herhangi bir iltihaplanma halinde, uygulamayı hemen kesip, bir deri uzmanına başvurun.■ Her şeyden önce, güneş yanıldı kişiyi gölgeye alın.
    ■ Su içirdikten sonra ateşini ölçün.
    ■ Ateş yükselmişse ve daha başka belirtiler (örneğin ödem) varsa, hemen doktora başvurmak gerekir.
    ■ Küçük çocuklarda ve yaşlılarda önemlice bir güneş çarpması, sıcak çarpmasına dönüşebilir ya da bir beyin sarsıntısı söz konusudur.
    İlk yardım ve tedavi:■ Güneşten yanan kırmızı renkli cilt bölgesine, mevcut gerginliği ve tahrişi azaltmak için yatıştırıcı bir losyon veya soğuk kompres uygulayın.
    ■ Hasta evdeyken, yanık bölgelerin üzerine hiçbir şey giymesin, bu bölgeleri havayla temasa bırakınız.Dışan çıkarken ise, yanık bölgelerin üzeri örtülmelidir.■ Eğer hasta çocuksa kabarcıklar meydana gelir ve çocuğunuz acı çekerse, kendisine bebek Aspirini veya parasetamol şurubu veriniz.■ Çocuğunuzun ateşine bakınız.Eğer 39’un üzerindeyse hemen doktora başvurup vücudu ıslak süngerle silerek bu ateşi düşürmeye çalışınız.■ Çocuğun en az 48 saat süreyle güneş ışınlarına doğrudan maruz kalmasını önleyiniz.■ Hastanın yatak çarşafının iyice gergin olmasına dikkat edin, böylece herhangi bir kat yerinin ona acı vermesini önlersiniz.■ Güneş yanığına engel olmak için,güneşte kaldığı ilk birkaç gün boyunca çocuğunuzun derisinin doğrudan güneş ışığı almasına engel olunuz. Daha sonra da açıkta kalan bölgelere, güneş yağını iyice süzen bir losyon sürünüz. ■ Burnunuza ve dudaklarınıza güneşten koruyucu bir krem sürün ve ensenizi de geniş kenarlı bir şapkayla koruyunuz.■ Güneş yağını, denizden çıktıktan sonra tekrar sürmeyi unutmayınız.■ Güneşte kalınan süreyi hergün yalnızca onar dakika arttanız.Eğer güneşten yanan bölgelerde kabarcıklar meydana gelirse, ateş yükselir ve genel sağlık durumu bozulursa doktora başvurmalısınız.Çocuğunuzun ateşi yüksek olduğu halde derisi kuruysa ve kendisi dalgın ya da aşın uykuluysa, yine doktora başvurmanız gerekir; çünkü bu durum, acilen tedavisi gereken bir sıcak çaıpması olabilir.ilk gün 15 dakikadan fazla şiddetli güneş altında kalınmamalı, bu süre diğer günler yavaş yavaş artırılmalıdır.

  • GÖZ YARALANMALARI

    Tahta parçası, cam, madeni bir cisimle yaralanan veya düşmekten ileri gelen bir darbeye maruz kalan, patlayıcı bir maddenin etkisi altında kalan herhangi bir göz kazasında, muhakkak tehlikeli bir durum vardır. Göz yaralanmaları anında tedavi edilememesi halinde uzun süreli görme bozukluklan yaratabilir. Kazazedenin gözüne sert bir cisim çarpmışsa göz oyuğu bu çarpmayı korumuştur. Ancak göz ojoığunun çevresindeki kan damarlan çatlayacağından zamanla birtakım çürükler ve şişkinliler oluşabilir.
    Göze kimyevi bir madde kaçarsa acil tedavi gerekir. Gözbebeğine sert bir cisim batmış ya da gözün kenar veya göz kapağı kesilmişse acil tedavi gerekir. Yapılacak iş, göz üzerine steril bir gazlıbez koyduktan ve bunu hafif bir bandajla tespit ettikten sonra vakit geçirmeden doktora başvurmaktır.

  • GÖZE KAÇAN YABANCI CİSİMLER

    Bütün göz yaralanmalan potansiyel olarak ciddi olaylardır. Çünkü göze kaçan cisimler göz küresini delebilir ve iç hasarlarla ve muhtemel enfeksiyonlarla sonuçlanabilir.
    Gözde en çok rastlanan yabancı cisimler, toz, kum ya da kirpiktir. Göz küresinin dış yüzeyine yapışarak ya da gözkapağının altına yerleşerek (normal olarak üst kapağa) rahatsızlığa ve iltihaplanmaya yol açarlar. Çoğu durumda bunlar kolaylıkla çıkarılabilirler. Bununla birlikte, gözün renkli kısmının (gözbebeği ve iris) üzerinde bulunan ya da göz küresine batmış olan cisimleri çıkarmaya kalkışmayınız. Bu durumlarda hemen tıbbi yardım isteyiniz.Belirtiler:■ Kazazedenin gözü ağnr ve kaşmir.
    ■ Görüşü zayıflamış olabilir.
    ■ Etkilenen gözde sulanma.
    ■ Kazazedenin gözü kızarmıştır.
    İlk yardım ve tedavi:Cismi yavaşça alınız. Başaramazsanız, kazazedeyi hastaneye kaldınnız.
    ■ Kazazedeye gözünü o\Tişturmamasını öğütleyiniz.
    ■ Kazazedeyi yüzü ışığa dönük olarak bir sandalyeye oturtup geriye yaslanmasını söyleyiniz.
    ■ Kazazedenin arkasına geçiniz. Bir elinizle çenesini tutup öbür elinizin başparmağı ile işaret parmağını kullanarak etkilenen gözün kapaklarını açınız. Kazazededen sağa sola, \Tikan aşağı bakmasını isteyiniz, böylece gözün her tarafını iyice inceleyebilirsiniz.
    ■ Eğer yabancı cismi görebilirseniz steril su eriyiği ve göz banyosuyla yıkayınız. Eğer bunlan bulamazsanız gözü musluk smaıyla yıkayınız. Başı, hasarlı göz tarafına eğiniz ki su, sağlam göze gelmeden akıp gitsin; suyu bir sürahiyle dökünüz ya da kazazedenin başını musluğun altına sokunuz.
    ■ Bu başarılı olmazsa ya da su yoksa ve yabancı cisim göze batmış değilse, yabancı cismi ıslak bir süngerle ya da ıslatılmış temiz bir mendille çıkannız.
    ■ Eğer yabancı cisim üst kapağın altındaysa, kazazededen, aşağı bakmasını isteyiniz. Kirpiklerden tutarak üst kapağı, alt kapağın üstüne doğru dışa ve aşağı çekiniz. Eğer alt kapağın kirpikleri yabancı cismi süpürüp çıkaramazsa kazazedenin su altında gözünü açıp kapattırarak yabancı cismin dışan sürüklenmesini sağlayınız.
    ■ Yabancı cismi çıkaramazsanız, etkilenen gözü bir göz tamponuyla ya da bir gazlı bezle kapatınız. Hafifçe üzerini sararak tıbbi yardım isteyiniz.
    ■ Eğer yabancı cisim gözün renkli bölümü üzerindeyse ya da göz küresine batmış veya yapışmışsa çıkarmaya çalışmayınız. Kazazedeye, gözünü hareket ettirmemesini söyleyiniz. Bir göz tamponuyla kapatınız.
    ■ Gerekirse iki gözü birden örterek göz hareketini önleyiniz. Hastaneye kaldınnız.Eğer yabancı cismi görebilirseniz steril su eriyiği ve göz banyosuyla yıkayınız. Eğer bunları bulamazsanız gözü musluk suyuyla yıkayınız. Başı, hasarlı göz tarafına eğiniz ki; su sağlam göze gelmeden akıp gitsin; suyu bir sürahiyle dökünüz ya da kazazedenin başını musluğun altına sokunuz.

  • GÖZDE KİMYASAL YANIKLAR

    Hem sıvı hem de katı yakıcı kimyasal maddeler göze kolayca kaçabilir ve göz yüzeyi üzerinde hızla ağır yaralar açılmasına, hatta körlüğe sebep olan hasarlar meydana getirebilir.
    Belirtiler:■ Etkilenmiş olan gözde ağır ağrılar.
    ■ Hasarlı göz, ışığa bakamaz.
    ■ Etkilenen göz, kapalı olabilir.
    ■ Göz kızarmış, şişmiş ya da çok fazla sulanmakta olabilir.
    İlk yardım ve tedavi:Kimyasal maddeyi mümkün olduğu kadar çabuk yıkayarak kazazedeyi hastaneye kaldınnız. Kazazedenin gözünü ovuşturmasına izin vermeyiniz.
    ■ Kazazedenin yüzünün etkilenmiş olan tarafını, yavaş yavaş akan suyun altına tutarak suyun yüzden akmasını sağlayınız. Ya da kazazedenin etkilenmiş taraftaki yüzünü soğuk su dolu kaba batırarak gözünü açıp kapamasını isteyiniz.
    ■ Eğer bu mümkün değilse kazazedeyi başı geriye eğilmiş ve etkilenen tarafa çevrilmiş olarak oturtun ya da yatınn. Sağlam gözü koruyarak, etkilenen gözün gözkapağını yavaşça açıp içine göz damlasıyla steril su ya da bir bardak musluk suyunu dökünüz. Dikkat:Gözkapağının her iki yüzüne de su gidip gitmediğini iyice kontrol ediniz. Eğer göz ağrılı bir kasılma ile kapanmışsa gözkapaklannı sert fakat nazik bir şekilde çekmek zorunda kalabilirsiniz.
    ■ Gözü steril bir göz tamponuyla hafifçe kapatınız ya da eğer göz tamponu yoksa, temiz ve tüysüz bir kumaş kullanabilirsiniz.
    ■ Hemen hastaneye kaldınnız.

  • Mikroenjeksiyon Yöntemi

    Tüp bebek ve mikroenjeksiyon arasındaki tek fark döllenme şekli olup tüp bebek yönteminde spermler ve yumurtalar biraraya konularak döllenmenin kendiliğinden olması beklenirken mikroenjeksiyon yönteminde her bir yumurtanın içine tek bir sperm mikroskopik kataterler ile enjekte edilir.

    Hastanın ilaç kullanımı, yumurtaların oluşturulması ve toplanmasına kadar olan aşamalar tüp bebek tedavisi ile aynıdır. Tek fark mikroenjeksion işleminde seçilen tek bir sperm hücresinin yine tek bir yumurtanın içine enjekte edilmesidir. Özellikle son yıllarda çocuk arzu eden birçok ailenin bu yöntem sayesinde umutları gerçekleşmiştir.

    Az sayıda spermi olan, sperm hareketliliğinin yeterli olmadığı veya morfolojisi (yapısı) bozuk sperme sahip bireylerde mikroenjeksiyon yönteminin uygulanması ile oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır. Yine sperm hücrelerinin kadın yumurtasına ulaşamadığı ya da yumurta zarını aşamadığı durumlarda da özellikle yeni bir tüp bebek yöntemi olan mikroenjeksion uygulaması tercih edilmektedir.

    Azospermik vakalar olarak nitelendirilen menisinde hiç spermi olmayan erkeklerde de TESAveTESE işlemleri ile elde edilen sperm hücrelerinde de bu yöntem kullanılmaktadır. Mikroenjeksion uygulamalarında sperm sayısının hiç önemi yoktur.

    Menide birkaç tane sperm hücresinin varlığında dahi döllenme mümkün olabilmektedir. Spermin hareket yetersizliğinden veya normal olmayan morfolojisi dolayısı ile yumurta zarını aşamadığı durumlarda bu teknik ile başarı şansı artmaktadır, intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu adı da verilen bu teknikte mevcut spermler özel mikroskop altında yumurta içine ince bir iğne aracılığı ile enjekte edilir. Döllenmiş olan yumurtalar daha sonra tüp bebek işleminde olduğu gibi rahim içine yerleştirilir.

  • FELÇ TEDAVİSİNDE İLKYARDIM

    Yanm felcin nedenleri çoktur. Öncelikle bu nedenlerin tedavisine girişilir. Neden, kan toplanmasıysa boşaltılır; bir kalp içzan iltihabı ya da tifo ateşiyse, tedavi edilir; damar oluşum bozukluğuysa (anevrizma vb.) ameliyat edilir; ursa, ameliyatla çıkarılır. Bununla birlikte, genel olarak uygulanabilecek bazı kurallar da vardır. Zamansız tedavilere girişmemek, felçliye bir şey içirmeye çalışmamak -çünkü gırtlak felci varsa, akciğerlere kaçabilir-gerekir. Kişi bilinçsizse, koma evresinde, üst solunum yollarının tıkanmasını engelleyecek biçimde yan yatırılmalıdır. Bu yatış biçimi, rahat soluk alıp vermesine yardımcı olur. Aynca, her 3 saatte bir dayanma yerlerinde yaralar açılmaması için, öteki yanma çevirmek gerekir. Damar kökenli yanm felçlerin tedavisinde, yavaş yavaş artırarak yaptırılacak hareket çok önemli bir öğedir.

  • FELÇLER

    Hareketleri düzenleyen ve kaslara uzanan sinirlerde bir bozukluk veya kesilme olursa, o organın kaslan hareketsizleşir, bu olaya felç ismi verilir.
    Özellikle insanların kol ve bacaklarına gelen felçler dikkati çeker. Yüzde, dilde olan felçler de konuşma bozukluğu ve ağız çarpıklığı ile hemen belli olur.
    Önemli felçlerden biri de bağırsak felçleridir, öldürücü bir hastalıktır. Her organın siniri bozulduğu zaman felç olayı ortaya çıkar. Örneğin; göz felci, işitme felci vb.
    Felçlerin meydana gelmesinde başlıca iki olay önemli rol oynar. Bunlardan bir tanesi, organa veya kas içine giren sinirin ezilmesi ve kopmasıdır. Diğeri de merkezi sinir sistemi dediğimiz beyin, soğancık ve omurilik gibi yapılarda ortaya çıkan arıza ve hastalıklara bağlı olaylardır.

  • EZİLMELERDEKİ İLKYARDIM TEDAVİSİ

    Zehirli kimyasal maddelerin serbest kalmasıyla oluşabilecek böbrek hasarlarını önleyiniz. Bir kazazedenin kol ve bacağından sıkışmış olarak yakalanışı 30 dakikadan fazla sürmüşse kurtarmaya kalkışmadan önce acil servisi çağırınız.
    ■ Ciddi kanamayı kontrol altına alıp yaralan tedavi ediniz; kınklan mümkün olduğu kadar hareketsiz hale getiriniz.
    ■ Eğer sıkışan kol ya da bacak gecikmeden serbest bırakılabiliyorsa ağırlığı kaldırınız. Mümkünse kazazedeyi başı alçakta, ayaklan joıkarda yatırınız. Kazazedeye kıpırdamamasını tavsiye ediniz.
    Dikkat: Kurtarma saatini ve ezilme süresini kaydediniz.
    ■ Olaydan etkilenen kol ya da bacağı yastık ve rulo haline getirilmiş giyecek ya da battaniyelerle hareketsiz hale getirerek yaralar elveriyorsa yükseğe kaldınnız. Mümkün olan yerlerde ezik yaralar açık tutulmamalıdır.
    ■ Şoku azaltmak için antişok tedavisi uygulayınız.
    ■ Soluma hızını, nabzı ve cevap verme seviyelerini 10 dakika aralıklarla denetleyiniz.
    ■ Eğer kazazede bilinçsiz fakat normal olarak soluyorsa iyileşme konumuna getiriniz.
    ■ Solunum ve kalp atışı durursa, hemen yeniden hayata döndürme eylemine başlayınız.
    ■ Hemen hastaneye kaldınnız. Tedavi konumuna getirerek sedyelik vaka olarak taşıyınız; ambulans personeline ezilme süresini bildiriniz. ■ Eğer hastaneye kaldırma 30 dakikadan fazla gecikirse ve iç yaralanmadan şüphelenilmiyorsa kazazedeye yudum yudum soğuk su veriniz.
    Dikkat: Sıkışma kısa sürmüş ve ezilme sadece parmaklar, el ya da ayaktaysa yaralı kısmı soğuk su altına tutunuz ya da soğuk kompres uygulayınız.

  • EZİLMELER

    Bu yaralanmalar, büjoik çapta deri, kas ve kemiğe zarar verdiğinden tıbbi yardım istenmelidir. Ciddi iç ve dış kanamalar olabilir. Özellikle bir kolu ya da bacağı besleyen kan damadan hasar görmüş olabilirler, bu sebeple kurtarma gecikirse oksijenli kan yokluğunun uzaması sebebiyle hasarlı kısım yitirilebilir.
    Bazı vakalarda hasar gören parça sıkışmış olarak bir saatten fazla kalırsa yaralı dokulara serum akarak onlann şişip sertleşmesine sebep olur, kan basıncı düşer ve şok durumu oluşabilir. Hasar gören kaslardan çıkan maddeler yüzünden vücut içerisinde toksik (zehirli) kimyasal madde birikimi de olacaktır. Sıkışmanın kalkması üzerine bu maddeler vücudun diğer kısımlanna hızla yayılarak böbrek yetersizliğine sebep olur ki bu da öldürücüdür.Bu nedenden dolayı kazazede çıkarıldığı zaman, kızartı ve şişme dışında pek az yaralanma görüntüsüne sahip olmasına rağmen ciddi bir durum mevcut olabilir.

  • ELEKTİRİK ÇARPMASINDAKİ İLKYARDIM

    Güvence açısından bir sakınca yoksa akımı kesin ya da kazazedeyi kaynaktan uzaklaştırınız. Gerekirse hastaneye kaldırılmasını sağlayınız.
    ■ Solunum ve kalp atışları durmuşsa hayata döndürme işlemlerine hemen başlayınız.
    ■ Kazazede kendinde değil fakat normal olarak nefes alıyorsa, iyileşme konumuna getiriniz.
    ■ Yanıkları tedavi ediniz. Yaralan dikkatli kontrol ediniz, ilk göründüklerinden daha derin olabilirler.
    ■ Şok etkisini en aza indirmek için antişok tedavi şeklini uygulayınız.
    ■ Kazazede, hayata döndürme işlemlerine ihtiyaç duyuyorsa, kendinden geçmişse, yanıkları varsa ya da şok belirti ve görüntülerden herhangi biri oluşmuşsa mutlaka hastaneye kaldırılmalıdır.
    Dikkat: Elektrik kontağının süresi hakkında edindiğiniz her bilgiyi ilgililere aktannız.Elektrik çarpmasına uğrayan bir kimseyi kurtarmak için yapılması gereken ilk iş; elektrik akımını veren kaynak ile kazazedenin ilişkisini kesmektir.Elektrik çarpmasına uğramış bir kimse derhal bayılır ve soluk alamaz. Genellikle rengi morarmakla beraber bazen de sararır, rengi uçar. Nabız ya pek zayıftır veya hiç yoktur. Akımın girdiği noktada bir yanık dikkat çeker. Elektrik akımından dolayı vücut sertleşebilir. Bu sertliğin ölüm sertliği ile kanştınlmaması ve yapay solunuma, ara vermeden devam edilmesi gerekir.
    ■ Elektrik cereyanı beyindeki solunum merkezine etki ederek felce uğratır. Şayet çarpma pek şiddetli değilse ve hiç vakit geçirmeden suni solunuma başlanmışsa solunum merkezi yavaş yavaş kendini toparlar ve solunum adalelerine uyanlar göndererek soluk alış verişini mümkün kılar. Yapay solunuma ara vermeden devam etmek önemlidir.
    ■ Elektrik çarpmasına uğrayan bir kimseyi kurtarmak için yapılması gereken ilk iş, elektrik akımını veren kaynak ile kazazedenin ilişkisini kesmektir. Eğer olay evde olmuş ise elektrik düğmesini kapayarak akımı kesiniz. Bu önlemleri almadan hiçbir zaman kazaya uğrayan kişiye temas etmeyiniz. Aksi takdirde cereyan size de geçer.
    ■ Eğer elektrik çarpması, iç yapısını ve elektrik tertibatını bilmediğiniz bir yerde olmuş ise derhal elektrik idaresine telefon ederek elektriğin kesilmesini sağlamak gerekir. Ancak bundan sonra ve büyük bir dikkatle kazazede ile akım kaynağını birbirinden uzaklaştırınız. Bu işe girişirken bazı akım iletmeyen cisimlerden yararlanmak mümkündür. Odun, kağıt, lastik, deri ve plastik cisimler bu vazifeyi görebilirler. Hiçbir zaman madeni eşyalan ve ıslak cisimleri bu hususta kullanmayınız. Çünkü madenlerin pek çoğu ve su, mükemmel bir elektrik iletkenidirler.
    ■ Toprakla ilginizi kesmek için birkaç defa katlanmış elbise, kağıt veya tahta üzerine basınız. Elinize de bu türden bir koruyucu geçirip cereyana kapılmış kişinin elbiselerinden tutarak elektrik cereyanından uzaklaştırınız. Bu sırada sadece koruyuculu elinizi kullanmaya dikkat ediniz. Boşta olan diğer elinizi de belinize koyunuz. Eğer şahıs yerde yatıyorsa uzunca ve ucu çengelli bir sırık kullanarak cereyandan uzaklaştırabilirsiniz. Bundan başka yine kuru olmak koşuluyla ip, otomobil iç ve dış lastikleri, mendil gibi şeyler bu durumlarda işe yarayabilir. Bunlar şahsın koluna, bacağına halkavari geçirildikten sonra, çekip kaza yerinden kolayca uzaklaştınlabilir.
    Bütün bu önlemleri aldıktan sonra derhal doktora başvurulur ve doktor gelinceye kadar da yapay solunum yapılır.