Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • GÜZELLİK ENSTİTÜLERİ VE GÜZELLİK MADDELERİ

    GÜZELLİK ENSTİTÜLERİ VE GÜZELLİK MADDELERİ

    Bu tür kuruluşların ve maddelerin yararlı olduğu fikri tartışma kabul etmez. Ancak bu maddelerden ya da kuruluşlardan bir mucize beklemek de doğru olmaz. Güzellik maddeleri, gö­ğüslerin diriliğini koruma söz konusu ol­duğunda çok etkili olurlar. Güzellik maddeleri ampul, krem, tonik, losyon gibi çok çeşitli biçimlerde satılır. Bu maddelerin bir veya iki ay boyunca düzenli olarak kullanılmaları ve yılda hiç olmazsa bir kez değiştirilmeleri öğütlenir. Bu maddelerin meme bezleri üzerinde yaratacağı etki nedeniyle, doktorunuza danışmadan böyle bir te­daviye asla girişmeyin. Tuvalet malze­mesi satan bir dükkândan alacağınız bu tür bir ilâcı kullanırsanız, ciddi bir tehlike ile yüz yüze kalmazsınız ama, kutusu veya kokusu güzel olduğu için çekiciliğine kapıldığınız gelişigüzel bir krem seçerek, yanlış bir ilâç da almış olabilirsiniz

  • FON KREMLERİ

    FON KREMLERİ

    Fon kremleri, gündüz kremleri ya da fon pudraları adı altında satılan makyaj malzemeleri çeşitli etkilere sahiptirler. Fon kremi teriminin makyaj fonu ve fon malzemesi olmak üzere birbirinden farklı iki anlamı vardır. Bunlardan makyaj fonu cilde sonradan uygulanır, zaten diğer bir adı da pudra fonudur. Fon malzemesi cildin bakım ve korun­ması için zorunludur. Gündüz kremleri ise gece kremlerinin tam karşıtıdır. Gündüz kremieri koruyu­cu kremler, gece kremleri ise bakım krernjeridir. Bu sonunculara besleyici kremler, kırışıklıkları giderici kremler adı da verilir.Hiç kuşkusuz koruma denince cildin bakımı da anlaşılır. Fon kremleri hem deriyi hava değişikliklerine karşı korur­lar, hem de farların kurutucu etkisini önlerler. Fon kremleri aynı zamanda ciltteki pürüzleri de örterler. Ayrıca makyaj yapmayan kadınların ciltlerini renklendirir ve diriliğini sağlarlar. Çoğu kere bu kremler renksizdirler, fakat bazen hafif renkli de olabilirler. Bazı kadınlar fon kremleri kullanmaz­lar. Fondöteni yeterli bulur diğer krem­leri kullanmazlar. Bazıları ise taze ve pürüzsüz bir tene sahip olduklarından yüzlerine makyaj yapmaya lüzum gör­mezler.

  • ÖZEL DURUMLAR

    ÖZEL DURUMLAR

    Göğüslerinden memnun olan kadınların sayısı çok azdır. Kadınların bir kısmı, göğüslerini çok iri bulur, bir kısmı da çok küçük olmasından yakınır. Kırk yaşından sonra göğüslerin sertliğini kay­betmesi olasılığı, kadınlar için büyük bir korku kaynağı meydana getirir. Dokuların sarkması: Sarkma, pek çok ve değişik, genellikle umulmadık ne­denler yüzünden gerçekleşir. Doğum yapmak, süt emzirmek göğsü hiçbir za­man çökertmez. Ancak gebelik sırasın­da gerekli bakım yapılmazsa ve doğum­dan sonra büyük bir hızla zayıflanırsa göğüsler sarkabilir. Ebeler ve estetik uz­manları, çocuklarını kendi sütleriyle besleyen annelerin göğüslerinin genellikle daha az bozulduğunu gözlemlemişler­dir. Anneler çocuklarının sağlığı konu­sunda büyük bir titizlik gösterdiklerinden, göğüslerine de büyük özen göste­rirler. Bütün annelerin doğumdan sonra dikkat etmeleri gereken bir nokta da, sütün dışa çıkmasını önlemek için gö­ğüsleri çok sıkı bağlarla sarmamalarıdır. Eskiden olduğu gibi günümüzde de uy­gulanan bu tür sarmalama nefes alışı güçleştirdiği gibi tıbbi yönden de tama­men yararsızdır. Zaten yoğun bir etkin­lik içinde bulunan göğüsler bir de sarıla­rak ezilince, bir daha hiç geçmeyecek olan, göze hoş görünmeyen izler kalır. Ailenizin büyüklerine karşı direnmeniz gerekse bile bu durumda da, esnek bantlı bildiğiniz sutyenleri kullanır.

  • JİMLASTİK YAPINIZ

    Jimnastik göğüsler üze­rindeki etkisini duruş biçimini düzelte­rek dolaylı olarak gösterir ve göğsü de­ğerlendiril. Açıklayacağımız iki hareketi yaparsanız çok iyi sonuçlar elde edebi­lirsiniz. Avuç içleriniz yere dönük ola­rak kollarınızı omuzlarınızın üzerinde birleştirip sırt üstü yere yatın. Sonra kol­larınız iyice gergin olarak, birden kal­kın. Bu hareketi yaparken bacaklarını­zın dizlerden aşağı kısmını oynatmama­ğa dikkat etmeniz gerekir. Belden yuka­rı olan kısmınızı iyice dik tutarak otuz saniye bu durumda kalın. Sonra, yavaş yavaş yatın ve derin derin nefes alın. Bu hareketi dört beş kez tekrarlayın. El­lerinizi göğsünüzün hizasında iç içe koyduktan sonra, sağ elinizle sol elini­zin üzerine, sanki fındık kırıyormuş gibi iyice bastırın. Sonra aynı hareketi sol el­le yapın. Bu harekteleri on kez arka ar­kaya tekrarlayın. Bu hareketler göğsü­nüzü dik tutan sırt ve göğüs kaslarınızı çalıştırır.Halter, yay veya barfiks gibi aletlerle yapacağınız jimnastik hareketleri çok daha iyi sonuçlar verir

  • GÖĞÜSLERE HER GÜN MASAJ YAPIN

    GÖĞÜSLERE HER GÜN MASAJ YAPIN

    Beş dakika süren bir masaj, cildinizin esnekligini koruyarak, daha yumuşak ve daha sıkı olmasını sağlayacaktır. Masaj yaparken göğüslerinizi ellerinizle doğrudan doğruya bastırmayın, daima yuvarlak hareketlerle masaj yapmanız gerekir, önce yukarıdan başlayarak kol altına doğru inin, sonra yan taraflar ve göğüs kemiği üzerinde ellerinizi hafif hafif bastırarak dolaştırın. Masajı çıplak elle veya çok sert olmayan bir kıl fırçay­la yapın. Bazı doktorlar bu masajın etki­sini tamamlamak için, göğüs bezlerine yeniden kuvvet versin diye at ya da do­muz kılından yapılmış bir fırçayla, sentol veya bir tonik kullanarak friksiyon yapılmasını öğütlerler. Göğüslerinin güzelliğiyle ünlü melez kadınlar rom ve limon suyuyla düzenliolarak göğüslerine friksiyon yaparlar. Siz de limon suyu veya alkol kanfre kul­lanarak bu friksiyonu yapabilirsiniz.

  • KAUÇULUKTAN KİLE

    KAUÇULUKTAN KİLE

    Maske kremler, çok koyu ve lapa kıvamındaki ilk maskelere benzerler.. Tıpkı koyu ve yağlı kremler gibi katılaşmazlar; bir maskeden çok bir krem banyosu meydana getirirler. Bunlar susuz ve kuru ciltler için çok uygun­dur.Plastik maskeler deriyi gererler. Deri üzerinde mekanik ve pekiştirici etkiler yaparlar. Yüzeydeki dokuları sıkarlar, bu nedenle yorgun ya da kırışık yüzler için plastik maskeler çok yararlıdır. Kauçuk maskeler bir kere kullanıldı mı sertleşirler. Jel halinde olanları yumu­şaklıklarını korurlar, cildi germezler. Kilden yapılmış maskeler ise kullanıl­dıkları sırada ince alçı kıvamındadırlar. Yüze sürülünce kurur ve katılaşırlar; en küçük bir yüz hareketinde çatlarlar. Killi maskeler yağlı ciltlere uygulanır. Bunlar tıpkı bir sünger kâğıdı gibi ciltteki istenmeyen maddeleri emerler. Bu çok rahat bir temizleme usulüdür. Saydam maskeler ise bu alandaki en yeni uygulamadır. Polivinil piroîidon adlı bir maddeden yapılmış olan bu maskeler, ötekiler kadar değilse bile, gene de yüzdeki küçük kırışıklıkları gölgeler ve gözenekleri kaparlar. Maskelerin bu kadar çeşitli olması karşıssnda sakın telaşa kapılmayın. Ön­ce: Cildinizin temizlenmesini mi yoksa beslenmesini mi istediğinize karar ve­rin. Bundan sonra maskenizi seçin. Evinizde kendi kendinize bira mayasın­dan bir maske hazırlayabilirsiniz. Ecza­neden alacağınız toz halinde bira mayasını su ile lapa kıvamına gelene kadar karıştırın. İşte size bir maske. Bu maske, maya, B vitamini ve madeni tuzlar bakımından çok zengindir. Bütün bu maddeler karşılıklı olarak birbirleri­nin etkilerini güçlendirirler. Bira mayası organizmadaki fireleri oksitler. Bu mas­ke iki üç kere kullanılınca toprak rengi tenlere tazelik ve duruluk kazandırır

  • MASKELER GALERİSİ

    MASKELER GALERİSİ

    Kadınların çoğu için maskeler ikinci ya da üçüncü derecede önem taşıyan makyaj malzemeleridir. Bunlar bir çeşit süper kremdir; makyaj, kremlerine göre daha yoğundurlar. Bununla birlikte maskeler, gerek içindeki maddeler ge­rekse özellikleri bakımıdan oldukça ayrı bir nitelik taşırlar. Bunları kullanmak muhakkak ki kolaydır; ancak bunlarla cildi güzelleştirmeMaske terimi, birbirlerinden çok farklı maddelere uygulanır. Bazı maskeler besleyicidir, Kısmen deri tarafından soğurularak deriyi çeşitli besinlerle beslerler. Kimileri ise cildin nemlenme­sini sağlar, ölü dokuları uzaklaştırırlar. Bu tip maskeler derinin yüzey tabakası tarafından iyice sindirilir. Bunlar deri tarafından ahkonan organik kaynaklı etkin maddeler içerirler. Nihayet bazı­ları ters bir özellik gösterirler. Bunlar üst deride bulunan fazla yağları, ölü hücre­leri ve artık maddeleri soğururlar; bu farkh davranış bu tip maskelerdeki malzemenin niteliğinden ileri gelirk şansı daha azdır.

  • ALLERJİ TEHLİKESİ

    Yaptın sırasında gösterilen büyük titiz­liklere rağmen zaman zaman kremler deri tarafından tepki ile karşılanır. Çünkü üst deri bazı maddelere karşı duyarlılık gösterir. Allerji yapması ihti­mali olmayan güzellik malzemesi yok­tur; çünkü kimyasal maddelerin tümü hatta su bile organizma tarafından hoş karşılanmayabilir Bununla birlikte en çok allerjiye yol açan maddeier kulla-mlmayarak allerji tehlikesi mümkün olduğu kadar azaltılır. Fakat işin tuhafı bu maddeler krem üretimi için en gerekli ya da parfüm gibi en hoş kokulu olanlarıdır. Aşın derece duyarlı deriler için piyasaya hipoallerjik ya da analler-jik adı verilen yeni bir takım kremler çıkartılmıştır. Bu tip kremlerin yapımı için kaliteleri çok yüksek, kimyasal bakımdan son derece saf maddeler ve basit bir formül kullanılır. Kremi mey­dana getiren ön maddelerin sayısı ne kadar az olursa allerji tehlikesi de o kadar azalır.

    Bu tip kremlerde kimyasal renk verici maddeler, parfümler, ve birleşmeleri halinde bazı organizmalarda aüerjiye yol açan maddeler kullanılmaz.

  • EMİLSİYON

    EMİLSİYON

    Krem yapımının en önemli aşaması emülsiyon (subye) üretimidir. Güzellik krem ya da sütlerine kıvam vermek için katılan emülsiyon hem bir etkin madde gibi hareket eder hem de etkin madde­leri taşır. Emülsiyon elde etmek için bir sıvıyı kendisi ile karışmayan bir başka sıvı içinde mikron sınıfından (milimet­renin binde biri) son derece küçük taneciklere avırmak gerekir örneğinhepinizin bildiği mayonez bir emülsi­yondur.Güzellik malzemeleri yapımı için sıvı bir madde yağ ıçir.ue {tatlı badem yağı, kaplumbağa yağı, vazelin) ya da. yağlı bir madde su içinde (damıtılmış çiçek suyu, meyva suyu) dağıtıjır. Birinci tür emülsiyonlara, yağ içerisinde dağılmış su anlamına gelen E/H ya da VV/O simgeleri verilir. Bu emülsiyonlar yağ gibidir (gece kremleri, soğuk kremler). Su içerisinde yağın dağılmasından mey­dana geimiş olan ikinci tür emülsiyonlar ise H/E ya da O/W olarak adlandırılır Bunlar baz kremleri gibi, kuru emülsi­yonlardır.Emülsiyonları hazırlamak bir bilgi, bir sanat işi olduğu kadar makineleri de gerektirir. Nitekim emülsiyonun hazır­lanması sırasında ortaya çıkan bir çok ara olaylar istenmeyen sonuçlara yol açabilir.Eğer ön maddeler iyice bölünmemişse, dağılmış olan tanecikler bir araya toplanarak emülsiyonun bozulmasına yo! açarlar. Emülsiyonu homojen bir hale getiren makineler suyu ya da yağı, avnı incelikte damlacıklara bölmelidir­ler. Heri bir tekniğin ürünü olan bu makineler tabii ki, eczacı havanların­dan ve mutfaklarda kullanılan havan ellerinden tamamen farklıdır. Eğer emülsiyonun ilkel maddeleri yeteri kadar titizlikle hazırianmamışsa, örneğin su veteri kadar saf değilse ya da ön maddelerin elektrik yükleri birbirlerine karşıt ise emülsiyon yumak halinde çöker. Eğer dağılmış tanecikler çok hacimii ise ya da dayanak maddesine göre fazia yoğun ise, bir kısım emülsi­yonun yüzeyine çıkar. Böylece emülsi­yon kaymak bağlar. İlkel maddelerden birisi çok fazla yoğun ya da soğuk ise, kristalleşir. Emülsiyonda da bir sedef parlaklığı meydana gelir. Bunun yanı sıra, eğer emülsiyonun kıvamı zamanla çok fazla artarsa, emülsiyon katı ve kullanılmaz bir ha! alır Diğer önemli bir nokta da yağın acımasına engel olmaktır. Yağlı cisimler havanın oksijeni ile kolayca bozunurlar, renk değiştirirler, tat ve kokulan kötüleşir ve deriyi tahriş ederler. Kalitesi çok iyi olmayan yağlı bir ilkel madde kısa zamanda bozunur. Hatta yağın kalitesi ivi bile olsa, istenmeyen en küçük bir olayda yağ acıyabilir. Sıcaklık, yağın güneşte kalması, yağın içinde bakır, demir, kurşun, çinko, vs. gibi metalle­rin iz kadar bulunması yağın acımasına yol açarlar. Bu acımayı önlemek için emülsiyon hazırlanırken büyük bir dik­kat ve titizlik göstermelidir. Ayrıca oksitlenmeyi önleyici olarak yağa hidrokinon gibi bir antioksidan ilâve edilir

  • İKİ YIL SÜREN ARAŞTIRMALAR

    İKİ YIL SÜREN ARAŞTIRMALAR

    Krem yapımının hazırlık noktası, kremi oluşturacak maddelerin birbirleri ile karıştırılacağı andan çok daha öncesine dayanır. Bu iş en az iki yıl, çoğu kere daha da çok bir araştırmayı gerektirir Formül yavaş yavaş, uzun süren araştır­malardan, çok sayıda ve çoğu kez düş kırıklığı ile biten denemelerden sonra hızlanır. Bir kozmetik uzmanının yeni bir krem hazırlamak için harcadığı zaman, bir bahçıvanın yeni bir gül yetiştirmek için harcayacağı zamana hemen hemen eşittir. Sonunda formül uygulama aşamasına girer ve üretim başlar. Saniyede imal edilen kremlerin ilkel maddeleri çoğu kere ev kremlerininkilerin aynıdır. Örneğin evde bir krem yapılırken salatalık ve yumurta sarısının tümü olduğu gibi harcanır ve birlikte karıştırılır. Ancak kozmetik uzmanı salatalığın yalnız özsuyunu kullanır. Yumurta sarısının lesitinini çıkarır. Böylece kremin etkin maddesi çok yüksek bir yoğunluğa varmış, bunun yamsıra arı olmayan bütün diğer maddelerden kurtarılmış olur.

  • TEMEL BAKIM

    TEMEL BAKIM

    Vücuda yapışan elbiselerin ve şeffaf kumaşların moda oluşu, iri göğüslerin uzun süre tutulmamasına neden oldu. Düzgün bir göğsün, iri bir göğse tercih edilmesi gerektiği yolundaki sağduyu yaygınlık kazandı. Artık kadınlar genç kızlık ölçülerini korumağa çalışırken, göğüslerinin dikliğini korumayı amaçla­maktadırlar. En kusursuz göğüslere bile ergenlik çağının başından beri özel biryerleri daha iyi açıklığa çıkarırlar. Bu işi uzun süre ancak estetik uzmanları büyük bir sanat ve ustalıkla başarmışlar­dır. Günümüzde koyu ve açık tuvalet gereçleri sayesinde köşeli bir çene ve, sivri bir burna koyu bir renk vererek daha biçimli bir hale sokmak, açık renk boyalarla da yanakları çukurlaştırmak ve dar bir alna ya da kısa bir burna daha uzun bir görünüş vermek çok kolay bir hale gelmiştir.

  • HOŞA GİTME SANATI

    HOŞA GİTME SANATI

    Sanatçılara konu olan, erkeklerin ilgisi­ni çekmenin etkili bir silahı sayılan, annelik görevinin yapılmasını sağlayan kadın göğsü, kadın vücudunun en nazik bir kısmı olduğu gibi kadınlar için çeşitli sorunlara yol açan kaynaklarından biri de sayılabilir.Ta en eski çağlardan beri kadın göğüsle­rine daima önem verilmiştir. Havva ile Adem’den beri tarihi şöyle bir gözden geçirirsek, kadınların göğüslerini bazen büyük bir gururla gösterdiklerini, bazen de sakladıklarını görürüz. Erkekler ise bu değişikliklere genellikle karşı çıkma­mışlardır. Tarih öncesi devirlerde yapıl­mış küçük heykeller de, onbinlerce yıl önce mağara duvarlarına yapılmış resim ler de, kalçaları, göğüsleri ve karınları aşırı bir biçimde gelişmiş kadınları konu edinirler. O devirlerde bir kadının güzel sayılması için iyice şişman olması, dişilik ve aynı zamanda bereket sembo­lü olan iki iri göğse sahip olması gerektiği anlaşılmaktadır. Kadının dış görünüşü çağlar boyunca değişiklik göstererek gitgide incelmiştir. Mısır, Suriye, Mezopotamya gibi Orta Doğu ülkelerinde yaşamış olan güzel kadınların ufak ve dik göğüsleri vardı. Bu kadınlar göğsü ezmeden dik tutan ince bir kumaş şeridinden oluşan sutyen ler takarlardı. Bu sutyenin bağlanması büyük ustahk isterdi. Mısırlı kadınlar göğüslerini şeffaf ve incecik kumaşlar altından gösteren elbiseler giyerlerdi. Cirit modası çok daha değişikti. Elbisele rin etekleri yerlerde sürünür ve kollar uzun olurdu; buna karşılık çember biçiminde yarı sert göğüslükler, göğüs­lerin dik fakat tamamen açıkta kalması­nı sağlardı. Kadınların modaya uygun giyinmeleri o tarihlerde de geçerli bir kuraldı. O devirlerin kadınları moda kurallarına uyarak her fırsatta çıplak gö­ğüslerini gösterirlerdi. Günümüze dek hiç bozulmadan ulanmış olan resim veheykelleri incelersek, Giritli kadınların oldukça iri, dik ve çok yuvarlak göğüsleri olduğunu görürüz. Yunanistan da ve Roma İmparatorluğunda soylu kadınlar, uzun giysiler ve kolsuz manto­lar giyerek göğüslerini saklarlardı. Bu­nunla beraber giysilerinin plileri altın­dan göğüslerinin belli olmasını sağla­mak için sutyen takarlardı. Hafif meşrep kadınlar ise giyimleriyle erkeklerin dik­katini çekmeyi amaçlarlardı.Ortaçağda, kadınların giyimi de o çağın anlayışına uyarak değişti. “İnsanda günah işleme isteği doğuran ve insanı yolundan çıkarmak için şeytan tarafın­dan yaratıldığı” ileri sürülen kadın göğsü, oldukça kapalı, yakalı giysiler altında saklandı. Bununla birlikte bu ku rala uymayan kadınların da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu kural dışı durumla­rın gerçekten var olduğunu, Hollandalı ressamların resimlerini ve Fransız min­yatürlerini inceleyerek görebiliriz. Bu resimlerdeki bazı kadınların, gerçekten güzel göğüslerini açmış olduklarını görürüz.Rönesans devri göğüsler konu­sunda da gerçek bu venilik getirdi. Hangi yaşta olursa olsun bütün kadınlar
    yakalan cömertçe açık bırakan giysiler giyerek göğüslerini değerlendirmeğe başladılar. Bu devirde yapılan portreler­den, kadınların göğüslerine büyük bir özen gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu dö­nem kadınları göğüslerini dik ve canlı olarak korumak için, çeşit çeşit reçete­ler bilir ve uygularlardı; hatta daha gü­zel göstermek için, göğüslerine boya sürdükleri de olurdu. Rönesanstan sonra, dört yüzyıl boyunca göğüs önemini yitirmedi. Kadınlar peru­kalar takarak, kat kat etekler giyerek süsleniyorlardı; ama gene de bunlar yeterli olmuyor ve kendi cinslerine özgü bir güzellik olan göğüslerini de açarak daha ilgi çekici olmaya çalışıyorlardı, ispanyol modasına uyarak insanı boğa­cak gibi dik ve yüksek yakalı, ama göğüs kısmı aşırı derecede açık giysiler giyen kadınlar, göğüslerinin göze çarp­masını sağlamak için, omuzlarını geriyedoğru atarak yürüyorlardı. Fransız dev­rimiyle beraber, kadınlar da özgürlük­lerden yararlanmak istediler. Giysileri­nin göğüs kısmını ince tüllerle örterek eski modaya döndüler. Günümüzde etek boylarının uzayıp kısalarak sık sık değişmesi gibi, o zamanlar da yakalar birkaç santim birden açılıp kapanarak değişiklikler gösteriyordu. On dokuzun­cu yüzyılın ikinci yarısında, genç kızlar modaya uymak için göğüslerinin bir kısmını açıkta bırakan giysiler giymeyi akıllarının ucundan geçirmezlerdi; bu­na karşılık kollarını ve omuzlarını göstermekte sakınca görmüyorlardı. Daha olgun kadınlar ise ayni düşüncede değildiler. Bunlar göğüslerini örtmedik­leri gibi, yirminci yüzyılın ilk yıllarında göğüslerini, kalça.ve bel oyuklarını açık bırakan giysiler giymeye başladılar. 1920 yıllarında ufak göğüs modası yayılınca, göğüslerin de kaderi değişti. İç çamaşır yapımcıları bu moda gereği­ne uyarak göğüsleri son derece sıkar sutyenler yaptılar. Ama İkinci Dünya Savaşından sonra göğüsler bunun öcü­nü aldılar. Gerçekten de İkinci Dünya Savaşından sonra gelişen “pinap” mo­dası iri göğüslere öncelik tanıyordu. Günümüzde kadınlar, göğsün büyüklü­ğünün değil, diriliğinin, canlılığının ve özellikle vücudun diğer kısımlarıyle uyumlu olmasının önemli olduğunu an­lamış görünmektedirler. Güzel göğüsle­re sahip olmak isteyen kadınların büyük bir sabırla özel bir bakım uygulamaları gerekir.