Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • GÜÇLENDİRİCİ VE SIKIŞTIRICI MASAJ

    GÜÇLENDİRİCİ VE SIKIŞTIRICI MASAJ

    Vücudun esnekliğini ve gücünü yitirmiş bölgelerine uygulanır. Amacı dokuları canlandırmaktır. Doğum yapan kadınla­ra ya da çok hızlı zayıflayanlara uygula­nan bu masaj, günde bir ya da iki seans yapılabilir. Süresi kırk dakika, en fazla bir saattir. Tedaviyi tamamlamak için genellikle bir krem veya bir losyon sürülür. Masajın etkisinin uzun sürmesi isteniyorsa, yeterince uzun bir zaman boyunca bu masajı yaptırmaya devam etmek gerekir.Masaja önce çok yavaş bir friksiyonla başlanır; sonra yüzeysel vurmayla ve git gide daha sert ve hızlı vurularak devam edilir. Dinçleştirici banyolar ve masaja başlamadan birkaç dakika önce yapılan beden eğitimi hareketleri, güçlendirici tedavinin etkisini göstermesine büyük çapta yardım eder

  • SU TUTMA

    Salgı bezi kökenli bir metabolizma bozukluğu yüzünden oluşan bazı böb­rek ve nörovejetatif sistem bozuklukla­rına bağlı olarak vücudun suyu tutması, genellikle kadınlarda görülen bir şiş­manlık hali meydana getirir. Bir rejimi çok sıkı olarak uygulayan kadınlarda bile bu olay görülebilir. Suyu dağıtan sinir merkezinin düzeni bozulmuş oldu­ğundan, dokular bir miktar suyu tutarak genellikle bacaklarda toplanmasına yol açarlar. Bu rahatsızlığı olan kadınlar, biraz yorulunca ya da biraz heyecanla­nınca bir gün içinde iki kilo birden alabilirler. Gün boyunca yatarak dinle­nirlerse aldıkları kiloyu, ertesi gün verebilirler.Su toplanmasından ötürü oluşan şişmanlık çok sert bir beslenme rejimi uygulanmasını gerektirmez. Çünkü söz konusu olan, dokulardaki yağın değil fakat fazla suyun giderilmesini sağla­maktır.

  • REJİM SORUNU

    Bir rejim uygulamakta iken sıvı içilebilir mi? İçilebilirse ne miktar içilebilir? Ne içmek gerekir? Vücudun yaşaması için su vazgeçilmez bir öğedir. Vücutta yüzde 60-70 oranında su bulunmakta­dır. Suyun sağladığı besleyici maddeler olmadan, hücreler uzun süre yaşaya­mazlar. Üstelik su organizmayı zehirle­yen ve yaşlandıran toksin ve pisliklerin büyük bir kısmının vücuttan atılmasını sağlar.

    Vücut günde yaklaşık olarak 2,5 litre kadar su içerek, gerisini de yiyecekler, özellikle meyve veya sebze­lerden alınan su ile karşılar. Bir rejim uygulanırken su içmeye izin verilir. Sadece vücuttaki suyu atmak amacı güden rejimlerde su içimi sınır­landırılır. Öbür rejimlerde su içilmesi mümkün ve gereklidir.

    Her gün alınacak 1,5 litre su, rejim yüzünden zayıf düşmüş olan hücreleri beslemeye, insanı şişman yapan dışkıları beraberinde sürüklemeye yarar ve yüzün daha güzel olmasını sağlar. Yemeklerden hemen önce veya yemek­ler arasında içilecek bir bardak su, genellikle bir rejim uygulanmaya baş­landığında duyulan mide ezikliği duy­gusunu dindirmeye yarar.

    Ne içmeli? Eğer zayıflamak istiyorsanız şarap, bira, meyve suları, şekerli ve gazlı içecekler, süt ve özellikle alkollü içkiler gibi kalori içeren sıvıları içmek­ten vazgeçmeniz gerekir. Hafif maden suları, kaymaksız süt, az şekerli kahve veya çay ile kaynamış nane, ıhlamur, papatya, katırtırnağı, kiraz sapı suyu içebilirsiniz. Bu çiçekle­rin genellikle sadece ak saçlı kadınlar tarafından içilmesi gerçekten üzülünecek bir durumdur.

  • SİNİRLERİNİZİ YATIŞTIRIN

    Sakin bir yaşam, bol dinlenme, üzüntü­lere aldırmama, gerçekleştirilmesi zor olmakla birlikte etkinliğin biraz azaltıl­ması, kilo alma konusunda rejim yap­maktan daha etkili olmaktadır. Enerji harcamalarını azaltmak için zayıflarda çok önemli bir rol oynayan sinir durumunu düzene sokmak gerekir. Bütün uygulamalarda iyi bir sağlık bakımı, rejimin etkisini göstermesinde yardımcı olabilir.Uyku ve dinlenme saatlerinizin süresini uzatın. Boylu boyunca uzanmış olarak dinlenin. Sırt üstü yatarak kendinizi yormadan bazı jimnastik hareketleri yapın. Daima kendinizi sıcak tutacak biçimde giyinin. Soğuk çok kalori kaybetmenize neden olur ve soğuğa karşı yapacağınız savaşın doğuracağı sinirlilik hali, organizmanızın dengesiz­liğini artırmaktan başka bir işe yaramaz. Yürüyüşler yapın ve bunların süresini aşırıya kaçmadan yavaş yavaş uzatın. Açık havada bir şezlonga uzanmış olarak elinizden geldiği kadar uzun bir süre yatın, tatillerinizi geçirmek için orta yükseltide bir dinlenme merkezi seçin. Bu söylediklerimiz bütün beslen­me uzmanları tarafından paylaşılan görüşlerdir; üstelik herkes tarafından da uygulanabilir. Eğer bu uygulama da yetersiz kalırsa, doktorun önerisiyle ensülin ve kaplıca kürleri yapabilir ya da yine doktorunuzun önereceği başka uygulamaları yerine getirebilirsiniz.

  • DENGELİ FAZLA BESLENME

    Günde yaklaşık olarak 3000 olması gereken kalori miktarı, yavaş yavaş elde edilmeye çalışılmalıdır. Aşağıdaki cet­vel gün boyunca alınacak besinlerle kalori miktarının nasıl ayarlanabilece­ğim
    göstermektedir.

    * Sabah kahvaltısının daima besleyici olması gerekir. Kahvaltı yaklaşık olarak 750 kalori verecek biçimde hazırlanma­lıdır. 300 santilitre sade veya sütlü kahve ya da çay, 15 gr. şeker, 100 gr. ekmek, 30 gr. bal veya reçel, 20 gr. tereyağından meydana gelen klasik kahvaltı ile, meyve suyu, 100 gr. jambon, 50 gr. peynir veya 30 gr. reçel, 100 gr. ekmek, bir yumurtadan meyda­na gelen İngiliz usulü kahvaltı bu kaloriyi sağlar.

    * öğle ve akşam yemeklerinde yakla­şık olarak 1150 kalori almak gerekir. Bu iki yemek kalori ve besin bakımından birbirine eşdeğerdedir. Bu yemeklerin çeşnisini sık sık değiştirmek doğru olur. 80 gr. ordövr, 150 gr. et, balık veya yumurta, 200 gr. patates veya 50 gr. makarna ya da pilav, 100 gr. taze sebze, yemeğin içine katılmış veya ayrıca 20 gr. peynir, 100 gr. ekmek, bir bardak bira veya şarap, 100 gr. meyve, tatlı, şekerli bir kahve gerekli kaloriyi sağlar. Bu yemekleri birkaç gün tartarak gözü­nüzü alıştırın; daha sonra göz kararıyle miktarlarını ayarlayabilirsiniz. Gördüğünüz gibi eskiden uygulanan aşırı beslenme rejiminin önemi kalma­mıştır. Zaten ilk günlerde sadece yakla­şık olarak 2000 kalorilik bir beslenmeyle yetinmek gerekir. Bu da kahvaltıdan tereyağını, diğer yemeklerden de yağı ve hatta ekmeği kaldırarak elde edilebi­lir; ekmek yerine bir iki bisküvi eklene­bilir.İştah açıcı, sindirimi kolaylaştırıcı hafif içkiler, bu rejimin başarı ile uygulanma­sında yardımcı olurlar. Beslenme rejiminde çok bol protein olması gerekir. Proteinlerin şişmanlatıcı etkileri olmamakla birlikte, kasları bes­leyici ve iştah açıcı etkileri vardır. Proteinlerin yapıcı madde olma nitelik­leri dışında, yemeklerin tadını güzelleş­tirmek etkileri olduğu gibi açlığı sindi­rirken, iştahını yitirenlere yeniden iştah verme etkileri de vardır. Bu nedenle çiğ ya da ızgara et, salam, sossuz balık, yemek içine kırılmış yumurta ve özellik­le sütlerin yenilmesi ihmal edilmemeli­dir.Bütün öbür besinlere göre çok daha fazla şişmanlatıcı etkisi olan şekerin çok kalori verdiği doğrudur; bununla bera­ber şekerin sindirim bozuklukları doğur­ma tehlikesi yüzünden, özellikle saf şeker biçiminde çok fazla şeker yeme­meye dikkat etmek gerekir.

  • KADINLARA ÖZGÜ BİR SORUN SELÜLİT

    KADINLARA ÖZGÜ BİR SORUN SELÜLİT

    Özellikle deri altındaki hücre dokuları­nın yangılanması olan selülit, şişman insanlarda çok görülür. Selülite daha çok kadınlarda, hatta genç kadınlarda bile sık sık rastlanır. Elle dokunulduğun­da farkedilen, gözle görülebilen düğüm cükler meydana getirir. Selülitin etkisi genellikle yavaş fakat gitgide artan bir biçimde görülür, önce doku esnekliğini kaybetmeğe başlar. Sonra, kol ve bacaklar şişer, kaslar sertleşir. Selülitten en çok zarar gören bölgeler kalçaiar, karın, kollar, ayak bilekleri ve baldırlar­ın üst kısmıdır.Bu rahatsızlıkları gidermek ve önlemek için masajın etkilerinden yararlanılabilir Haftada iki kez masaj yaptıran otuzunu geçmiş bir kadında, çok ender olarak selülit görülür. İlk masaj seanslarında yalnız hafif ve yüzeysel olarak bastırma masajı yapılır. Bu masajın yangılı dokuların daha az duyarlı olduğu sabah lan yapılması yerinde olur. Selülit giderici masajın evreleri yumu­şak ve hafif bir başlama friksiyonu, dokular arasında bulunan sıvının dağıl­masını sağlayan derin yoğurma masajın­dan meydana gelir. Masajlar kırk, kırk beş dakika kadar sürer. Hergün masaj yaptırmanın sakıncası yoktur. İyod ve yangı dağıtacı özlü kremler kullanarak, masajın etkisi arttırılabilir.

  • ZAYIFLATICI MASAJ

    ZAYIFLATICI MASAJ

    Tek başına masaj insanı çok fazla zayıf­latmaz; masajla beraber rejim de yapılırsa, istenilen sonuç çok daha kolay elde edilebilir.Şişmanlığın güzellikle bağdaşmadığı bir gerçektir ama, asıl önemli olan, bu fazla kiloların ciddi sakıncaların doğmasına da yol açmasıdır. Gerçekten de yağ birikmesi kol ve bacakları ve kasları ağırlaştırır; kan dolaşımını zorlaştırır; karaciğeri, kalbi ve böbrekleri yorar. Şişman bir kadın daha çabuk ihtiyarlar, kendine olan güvencini yitirir, genellik­le içine kapalı, tasalı bir insan haline gelir. Masaj ruhsal yönden de çok yarar­lıdır; rejim yapmak zorunda olan, birçok isteğini yerine getiremeyen şiş­man kadın artık yalnız değildir. Kendin­den bir çaba harcamasını istemeden, he define ulaşmasını sağlayan masör en ya­kın arkadaşı olmuştur. Zayıflatıcı masajın yöntemleri, başlan­gıçta yapılan friksiyon, derinden yoğur­ma, avuç içiyle, elin yanıyla ve yumruk­la vurmadan meydana gelir. İlk iki yön­temi daha önce incelemiş olduğumuz­dan burada tekrar söz konusu etmek ge­reğini duymuyoruz.
    Avuç içiyle vurmada, el hafifçe kamburlaştırılarak masaj yapılır. Elin yanıyla vurmada, parmakların açık ve yumuşak olarak durmasına dikkat edilir. Masaj birkaç dakika süren hafif bir friksiyon yapılarak bitirilir. Her türlü zayıflatma masajının temeliolan beslenme rejimini, banyo, Duhar banyosu veya saunayla tamamlarsanız, masajdan istediğiniz sonucu elde etme olanağına daha kolay sahip olursunuz. Bütün kürlerin doktor denetimi altında yapılması gerektiği de hiçbir zaman unu tulmamalıdır. Doktor kür yapılacak olan insanın dayanabileceği yorgunluk derecesini saptar ve böylece her hangi bir kötü etkiyle karşı karşıya kalmadan, dilenen zayıflığın elde edilmesi sağlanır.

  • GEVŞEME KAYNAĞI

    Yarışmalardan önce kasları hazırlamak ve yarış bittikten sonra, zehirleri atarak güç harcarken birikmiş olan yorgunluğu gidermek için sporculara uygulanan masaj, özel bir masaj türüdür. Bu masajın evrelerini açıklarsak şu gelişme­leri görürüz.İlk evre hafifçe dokunarak masaj yap­maktır. Eller cilt üzerinde hafifçe ve hep aynı basınç altında tutularak kaydı­rılır. Bu hareketi yaparken ağır, yumu­şak sürekli ve darbesiz bir tempo tutturmak gerekir, insan böylece masö­rün ellerinin temasına alışır, ikinci evre yoğurmadır. Sporculara yapılan masajın temel kısmını bu evre meydana getirir. Yoğurma yüzeysel ve derinlemesine olmak üzere iki türde olur. Yüzeysel yoğurmada, deri yukarı doğru çekilir sonra bırakılır; bütün bu hareketlerin belli bir tempoyla yapılma­sı gerekir. Derinlemesine yoğurmanın etkisi kaslar üzerinde görülür. Ekmekçi­nin hamuru yoğururken yaptığı gibi et elle tutulur, ağır ve değişmeyen bir tempoyla, gitgide çoğalan bir güçle eller hareket etmeğe başlar, işlem can acıtmayacak bir biçimde, enerjik olarak yapılmalıdır.Üçüncü evrede darbelerle masaj yapılır. Sabit noktalara veya uzunluğuna çizgile re, değişik şiddet ve tempoyla vurulur. Bundan sonra aynı yerlere yumruklarla arka arkaya vurulur ve çekiçle döver gibi dövülür. Bu tür masaj kaslara güç verir ve kasılma hareketinin kolay yapılmasını sağlar. Son olarak hafifçe dokunarak bir masaj yapılır. Sportmen bünyeli bir insanın dayanabi leceği masaj seansı sayısını, yapıla masajın insana verdiği yorgunluğ derecesi tayin eder. Bu seans sayii günde en fazla ikiye çıkabilir. Vücudu korumak amacıyla yapılan masaj yirmi dakika, örneğin bir boks maçından sonra yapılan masaj gibi insanı dinlen­dirme amacını güden bir masaj ise yarım saat kadar sürebilir.

  • BİR GÜZELLİK SİLAHI

    BİR GÜZELLİK SİLAHI

    Masajın güzelliği ve gençliği korumaya yardım ettiği kuşkusuz bir gerçektir. Masaj selülitin hem önüne geçer, hem de iyileştirir; aynı zamanda yorgunluğu da giderir. Uzun süre masaj yapımına devam edilirse, etkisi daha büyük olur. Ellerde hiç bir alette bulunmayan bir du yarlılık olmasr nedeniyle, elle yapılan masajda, hareketin gücü ve genişliği ayarlanabilir. Hafif dokunma masajında veya duyarlı dokuların işlenişi sırasında ellerin hafifliğinin yerini hiç bir alet ala­maz. Sporcuların kan dolaşımını hızlan­dırmaya yarayan masaj, zayıflatıcı ma­saj veya selüliti gideren masaj hep elle yapılmalıdır. Yalnız bu son durumda, bazı aletlerle de iyi sonuçlar alındığını söylemek doğru olur.

  • YARARLI MASAJ BLGİLERİ

    Masajla tedavide kullanılan yollar deği­şik, hatta birbirine karşıt bile olabilir. Bazı masajların yerel ağrılar üzerinde ağrı kesici bir etkisi, bazılarının da genel etkinliği uyarıcı etkisi olur. Titreşimli bir hareketle yapılan masaj sinir uçlarını uyarır; hafif hafif dokuna­rak yapılan masajın ise, kasların kasılma ve açılma hareketini kolaylaştırması ne­deniyle, yatıştırıcı bir etkisi olur. Eskiden bazı ameliyatlar atardamar tıkanmasına yol açardı.

    Günümüzde, kan pıhtılaşmasını önleyici ilâçların etkisi, kan dolaşımını canlandıran teda­vi edici masajlarla tamamlandığından atardamar tıkanması son derece seyrek görülmektedir. Hippokrates çok sert eklem yerlerini yumuşatmak için olduğu gibi, bu yerleri güçlendirmek için de masaj yapılmasını öneriyordu.

    MasajGerçekten de masaj yapıla­rak, daha iyi bir solunum sağlanabilir; bir kaza veya bir hastalık nedeniyle za­yıf düşmüş kaslar güçlendirilebilir; sindirim sisteminin veya karaciğerin bazı aksaklıkları giderilebilir; romatizmalıla­rın, kansızların ve uykusuzluktan yakı­nanların sağlık durumu düzeltilebilir. Buna karşılık doktorlar yerel tüberküloz kalp hastalıkları ve flebit tehlikesi durumlarında kesin olarak masaj yapıl­maması gerektiğini belirtirler

  • MASAJ

    Masaj insanoğlunun icad ettiği ilk güzellik koruma yollarından biri olduğu gibi, ayrıca, en eski ve en tanınmış tedavi yollarından biridir. Çağımızdan en az bin yıl önce Çinliler, Hintliler ve Afrikalılar büyük bir ustalıkla masaj yaparlardı. Mısırlılar masajın her türünü kusursuz bir biçimde biliyorlardı. Yunan lılar da her gün masaj yaptırmanın mutlaka gerekli oluduğuna inanırlardı. Milâttan 4 yüz yıl önce Hippokrates masajı “vücut ağrılarını dindirmeyi, güzelliğe katkıda bulunmayı ve kol ve bacakları canlandırmayı amaç alan bir sanat” olarak tanımlamıştır. Sporcular, yarışmalardan önce kaslarını gevşetmek için masaj yaptırırlardı; ayrıca yarışma aralarında kaslarını ısıtmak ve nihayet yarışma bitip büyük bir güç harcadıktan sonra kaslarını tekrar kuvvetlendirmek için de masajın etkilerinden yararlanır­lardı. Yunanlar, vücutlarına güç vermek için sağlık masajını uyguladıkları gibi, yüzeysel yağlan vücutlarından atmak için de estetik masaj uygularlardı. Hem canlandırıcı, hem gevşetici, hem de zayıflatıcı etkisi olan masaj günü­müzde de çok yararlıdır. Yalnız kalp yetersizliği, karaciğer bozukluğu veya sinir sistemiyle kan damarları çok duyarlı olan insanlara masaj yapmamak gerekir.Adaleleri ovarak, yoğurarak veya vücuda vu­rarak uygulanan tedavi yöntemine masaj de­nir. Burada esas amaç, dolaşımı uyarmak ve kasların yumuşaklığını, esnekliğim artırmak­tır. Günümüzde her ne kadar masaj için gerek­li bir sürü mekanik araç varsa da bu iş için, ge­nellikle eller kullanılır ve tercih edilir. Masajın tipi, amaca bağlı olarak değişir. En ba­sit masaj tipi, uyuşukluğa neden olmadan ve ağrı uyandırmadan yapılan basit, ritmik vuruş hareketleridir. Vuruş hareketleri, derin ve doğ­rudan vücudun merkezine doğru yapılır. Böy­lece kan ve lenf akımı sağlanmış olur. Bu tek­nik ayrıca kasların gevşemesini, rahatlamasını ve şişliklerin azalmasını da sağlar. Mide alanı­na uygulandığı zaman mide kaslarının normal kasılma ve gevşeme hareketlerinin yerine ge­çerek bağırsakların hareketine yardımcı olur. Masajın sıkma ya da ezme şeklinde yapılan ti­pinde deri ve derialtı dokusu çekilir ve daha sonra parmaklar ve eller arasında sıkıştırılır, yoğrulur. Çekilemeyen dokular da ise ellerle kemikler veya kaslar arasında sıkıştırılabilır. Bu yöntem, sıklıkla yapışıklıkların önlenmesi­ni, dolaşımın uyarılmasını ve ısının artırılması­nı sağlar. Eğer bu derin masaj hareketleriyle bir titreşim sağlanırsa, dolaşım daha da artar. Keza eller ve dokular arasındaki ovma, yoğur­ma işlemi kuvvetli olarak yapılırsa ısı artırımı istenilen düzeyde ayarlanabilir. Masajın diğer bir biçimi, perküsyon (vurma) dur. Bu, bazı araçlarla, ellerin yan kenarıyla veya parmak uçlarıyla çekiçleme (çekiç gibi vurma) biçiminde yapılan hareketlerdir. Masajla istenilen sonuçlar elde edilemezse tıb­bî veya cerrahî müdahaleler uygulamalıdır. Masaj, ehil kişiler tarafından yapılmalıdır. Yanlış bir masaj, doku zedelenmelerine neden olabilir. Metabolizma ve lenf akımını uyaran normal vücut hareketlerini zor ya da olanaksız kılan, romatizma cin­sinden hastalıklarda, yumuşak dokulara uygulanan işlemlerdir. Masajı yapan kişi, kas, eklem, kol ve bacakları pasif olarak oynatır ve okşama, çimdikleme, ovma, yoğurma hareketleriyle, bunları uyarır. Kol ve bacakların felç ya da kırıklardan ötürü hareketsiz kaldıkları hallerde, bu tür hareketler kuşkusuz yararlıdır ve id­man yerine geçer. Ayrıca, rahatlatıcı, psikolojik açıdan olumlu etkili ve iyileş­meyi çabuklaştıran masaj, başlı başına bir tedavi değildir.“Romatizma”, “uykusuzluk” ve “nevrozlar”m masajdan olumlu etkileneceği muhakkaktır. Burada fiziksel etkiden fazla, psikolojik etkiden söz edilmelidir. Diplomalı masajcıların belirli bir süre eğitilmeleri gereklidir.

  • BAZI BEĞENİLERİN KÖTÜ SONUCU

    BAZI BEĞENİLERİN KÖTÜ SONUCU

    Ayaklardaki biçim bozuklukları türlü tür lü olup bu bozuklukların genellikle elektrik tedavisi veya cerrahi müdaha- | leyle düzeltilme olasılıkları vardır. Çok dar ayakkabı giyilirse, ayak parmakları birbirinin üzerine binen bir biçim alır. Çok yüksek topuklu ayakkabılar ayakla­rı öne doğru ittiklerinden, parmaklar kıvrılır ve “çekiç parmak” denilen bir | biçim alırlar. Zamanında alacağınız tedbirlerle, bazı kötü etkileri ortadan kaldırabilir veya meydana çıkmalarının önüne geçebilirsiniz. Topuklarınızda veya tabanınızın yere basan kısımlarında, sert derili ayakkabı­ların yol açtığı nasırları kolayca yok edebilirsiniz. Banyodan sonra ayakları­nız henüz nemliyken ponsa taşıyla, aşındırıcı bir tozla veya ayak törpüsüyle bu bölgeleri ovun. Şişmiş ayaklarınıza özel bir kremle masaj yapın. Bu masajı ayaklarınızı yıkayıp iyice kuruladıktan, hatta gerekirse biraz talk pudrası serp-tik*en sonra, ayak parmaklarından Daş-layıp bileğe doğru gelerek yapın. Piyasa da kuru ayaklarla, çok terleyen ayaklar için hazırlanmış, ayağı hem serinleten hem de güzel kokmasını sağlayan sprey­ler ve kremler vardır. Ayak derisinde ve özellikle parmaklar üzerinde görülen sertlikler, ayakkabının sürtünmesiyle meydana gelir. Eğer bu sertlikler zama­nında önemsenmezse, zamanla nasıra dönüşürler. Bunun için tedaviye erken başlamak gerekir.
    Nasır sert veya yumuşak olabilir. Sert nasırlar daha çok ayak parmakları arasın da görülür. Nasırın kökü çok duyarlı ve içine kan oturmuş bir kabarcık içindebulunur. Zamanla daha çok acı verir. Ayak tırnakları içbükey biçimli bir pensle kesilmelidir. Ayak bakımının çok daha kolay ve rahat olması için kesme işlemi banyodan sonra yapılmalıdır. Tırnaklar kare biçiminde kesilirse ete batması önlenebilir. El bakımında oldu­ğu gibi ayaklarda da, tırnakların etleri, üzerine biraz pamuk sarılmış ince bir çubukla itilmelidir. Çorabınıza takılma-maları için kesildikten sonra tırnaklarını zı iyice törpüleyin. Oje sürerken par­maklarınızın arasına biraz pamuk koyar sanız hem ojenin daha çabuk kuruması­nı hem de bozulmamasını sağlamış olur­sunuz.