Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • BOYUN JİMLASTİĞİ

    Özellikle boyun için düşünülmüş bir ta­kım jimnastik hareketleri vardır. Ancak bunlardan bazıları, bir uzman gözetimi olmaksızın yapılmamalıdır. Fakat aşağı­da yazılı olanlar için böyle bir durum söz konusu değildir. Burada belirtilen” dört hareketi rahatlıkla yapabilirsiniz.

    * Başınızı öne eğdikten sonra, yavaşça önce sağa, sonra sola çevirin. Bu hare­keti on kez tekrarlayın. Biraz dinlendi­rip bu defa ters yönde olmak üzere aynı hareketi yine on kez yapın. Bu sırada göğsünüzün dik, boyun kaslarınızın ger­gin, omuzlarınızın gevşek olmasına özellikle dikkat edin.

    * Başınızı arkaya atın, boyun kaslarını gergin tutarak dairesel bir hareket yapın Dairesel hareketin mümkün olduğu ka­dar geniş olmasına dikkat edin.
    * Yere oturun ve bacaklarınızı göğsünü ze değecek kadar kıvırın. Bu sırada sırtı­nızın dik olmasına dikkat edin. Başınızı öne eğin. Boyun kaslarınızı yukarı kaldı rarak, omuzlarınızı kaldırmadan ve gevşek tutarak başınızı yukarı kaldırın. Da­ha sonra başınızı geriye sarkıtın ve bi­raz bekleyin. Bu arada ağzınızı yavaş yavaş açıp kapayın. Son olarak başınızı yine boyun kaslarını gererek düzeltin. Bu hareket başı öne eğik tutmanın yarat tığı.deri ve kas gevşemesini yok eder. Kadınların çoğu başını öne eğik tutma alış­kanlığında olduğundan gerdanları sar­kar. Boynun önemli kaslarını da çalıştı­ran bu hareket işte bu sarkmayı önler.

    * Kalça kaslarını kasın, karnınızı içeri alın ve omuzlarınızı aşağı indirin. Böyle likle gövdenin üst kısmını taşıyan kasla­rı kuvvetlendirmiş olursunuz. Başın omuzlar üstünde zarif durması için vü­cut kaslarının güçlü olmasının son dere­ce önemli olduğunu bir kez daha hatır­latalım.

  • BAZI TAVSİYELER

    Boyun bakımı şu tavsiyelere dikkat edi­lerek yapılmalıdır. Gece normal tonik­ten sonra boyun ve çevresine besleyici bir krem uygulayın. Bu krem cildinizin yorgunluğunu giderir. Krem yerine do­kuları canlandıran bir madde de kullanı­labilir. Bu işlemin ardından masaj yapabilirsiniz.Derinin üst bölümü devamlı yenilenir, bu bölgenin fırçalanması deriye esnek­lik verir. Kullanılacak fırçanın kılları naylon veya benzeri bir madde değil bitki­sel kaynaklı olmalıdır (etçil derilerde fır­çalama aşırı olmamalıdır). Fırçalama iş­lemi aynı zamanda kan dolaşımını artı­rır ve daha sonra sürülecek maddelerin deri altına sızmasını sağlar. Bazen deriye uygulanacak maddelerin ılık olması gerekir. Ilıklık bunların deri tarafından kolayca soğurulmasını sağlar Bunun için de sadece karışımı koyaca­ğınız kabı ısıtmanız yeterlidir. Canlılığını kaybetmiş dokulara sık sık uyarıcı losyonlar kullanmanız gerekir. Bazı bitki özleri kan dolaşımını rahatla­tıcı özellikleri ile tanınırlar. Bu karışım­lar tuvalet suyuna katılabilirler. Derinir sertleşmemesi için tuvalet suyunun al­kol derecesi 60 dereceyi aşmamalıdır. Losyonların deriye işlemesi esnek saplı ve ucuna pamuk sarılmış bir aletle veri­lecek darbelerle sağlanabilir. Boyuna içinde bergamat bulunan kolon ya sürmekten sakınmalısuyz. Çünkü bu bitki özü alkolle karıştığı zaman boyun­da lekeler meydana getirir. Bu lekelerin giderilmesi ise hiç de kolay değildir.

  • MASAJLAR

    Boyun derisi yumuşak ve yağ açısından fakirdir. Gergin kalabilmesi için bu böl­gedeki kasların iyi çalışması gerekir. Ak­si halde boyunda yatay çizgiler oluşur ve yüzün alt bölümü sarkar. Bu bölgeye uygulanacak masajlar dokuları sertleşti-rir ve kan dolaşımını kolaylaştırır. Ayrı­ca bu masajlar boyuna sürülecek besle­yici ve canlandırıcı maddelerin deri al­tına etki yapmasını da kolaylaştırır. Masaj yaparken dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, boyun kaslarının çeneye ve köprücük kemiğine bağlı oldukla­rını unutmamaktır. Etçil diye nitelendi­rilen derilere bitkisel kaynaklı karışım­larla (örneğin buğday veya mısır özü ya­ğı) masaj yapmak iyi gelir. Bu madde­ler, kadın güzelliği açısından önemli olan E vitamini içerirler. Çağdaş kozme­tik sanayiinde ay çiçeği yağı da kulla­nılır.Etçil deriler ise ince olduklarından ça­buk tahriş olurlar. Masajlar asit oranı az olan karışımlarla ve yumuşak hareket­lerle yapılmalıdır. Deri kızarana kadar baş parmak yardımıyle hafif hafif çeki­lip bırakılır.Daha sonra deriye lanolinli bitkisel veya hayvansal vitaminlere sahip maddeler uygulanır. Deriyi hafif hareketlerle yu­karıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya sı­vazlamak da iyi sonuçlar verir. Masaj yılan hareketlerine benzer hare­ketlerle boğazdan enseye doğru yapılır. Sağ el sol tarafta, sol el ise sağ tarafta çalışmalıdır. Dairesel masaj da faydalı­dır. Önce kırışıklıklar parmak uçları ile oğuşturulur. Daha sonra yüzün alt çev­resi baş ve orta parmaklarla hafif hafif sıkıştırılır. Elin tersini kullanarak çenenin altına vurmakla masaj işlemi sona erdirilir.

  • BOYUN BAKIMI

    BOYUN BAKIMI

    Bir kadının yaşını tahmin etmek için yü­zünü değil, boynunu incelemek yeterli­dir. Yüz, genellikle makyajlı olduğu için yeteri kadar fikir vermez. Yuvarlak, gerdansız ve çene altında kırışık bulunma­yan bir boyun gençliğin habercisidir. Bazı kadınların boynunda kolye biçimin de çizgiler göze çarpar. Venüs kolyesiadı verilen bu çizgiler Daşı yanlış bir bi­çimde tutmanın sonucudur. İnce uzun ve esnek bir boyuna sahip olan kadınlar doğuştan şanslı sayılabilir­ler. Çünkü anatomik yapının değişmesi çok zordur. Buna karşılık boyun derisi çeşitli yollarla daha güzel bir görünüş kazanabilir. Ayrıca bir takım jimnastik hareketleri boyuna esneklik ve tazelik kazandırabilir.Günümüz güzellik ölçüleri, canlı bir ba­kış, uyumlu ölçüler, çekici bir gülüş ve esnek bir yürüyüş gerektirmektedir. Bun lara başın omuzlar üzerinde zarif bir bi­çimde taşınmasını da ekleyebiliriz. Gü­zel bir boyun kendisini taşıyan gövdeye uyarsa değeri daha da artar. Kız çocuk­larına küçük yaştan başlayarak düzgün yürümenin ve başı düzgün bir biçimde tutmanın önemi benimsetilirse, ileride boyunlarının güzelliğinden daha başarı­lı bir biçimde yararlanırlar. Boyun güzelliğinde en önemli etken gövdenin duruşudur, örneğin kambur durmak yüze çökmüş bir ifade verir ve gerdan oluşmasına yol açar. Boyunların dan hoşnut olmayan kadınlara ise söyle­necek tek şey güzellik uzmanı Bernand Aubry’nin şu sözünü hatırdan çıkarma­malarıdır: “Çirkin kadın yoktur, kendisi­ni tanımayan kadın vardır.” Boynun iş­levi kafayı taşımak ve onu gövdeye bağ­lamaktır. Bu bağlantıyı başarılı bir biçimde sağlamada kadının da rolü var­dır.Boyun dış etkenlere yüzden daha az da­yanıklıdır. Bundan ötürü yukarda da be­lirttiğimiz gibi sahibinin yaşını, hatta el­lerden bile daha kolaylıkla açığa vurur. Boynun yıpranmış ve yorgun bir görü­nüm kazanması âdetten kesilmenin (menopoz) ilk habercisidir. Bu nedenle boyun özel bir bakım ister. Bunun için de bu bölgedeki kasların canlılığını ko­rumak ve deriye özen göstermek gere­kir.Boyun derisi hiçbir zaman kurumamalı, yumuşak ve esnek kalmalıdır. Bakım özellikle boyun için hazırlanmış krem­lerden yararlanarak yapılır. Bu çeşit kremler sadece dokuları beslemekle ye­tinmez aynı zamanda ölü hücreleri de yok ederler. Ayrıca kırışıklıkların oluşu­muna engel olarlar, var olan kırışıklıkla­rı da azaltırlar.Bu işe elverişli kremi seçmeden önce ne çeşit bir deriye sahip olduğunuzu öğren meniz gerekir. Örneğin bazı deriler hay­vanlardan elde edilen maddeleri soğur-mazlar. Bazı deriler ise hayvansal köken li maddeleri çok kolay soğururlar. Buna ilişkin olarak İsviçreli estetik uzmanı Lydia Dainow derileri etçil ve otcul diye sınıflandırır. Daha çok sarışınlarda görü len ince ve derin kırışıklı etçil derilerinbakımı için lanolinli ve vizon yağlı kremler salık verilir. Otcul olarak nite­lendirilen yağlı ve kalın derilere ise bit­kisel kaynaklı kremler iyi gelir. Bu krem­ler deriye tazelik kazandırır ve yağ salgı­lanmasını düzenlerler.

  • GÖZLERİN ALTINDAKİ TORBALAR

    GÖZLERİN ALTINDAKİ TORBALAR

    Alt göz kapaklarının şiş durması güzelli­ği kötü yönde etkiler. Bu şişleri alt deri ile üst deri arasında biriken yağlar oluş­turur. Bu olaya böbrek yorgunluğu, ka­raciğer ya da dolaşım aksaklığı gibi bo­zuklukların yada sidik söktürücü ilâçla­rın aşırı derecede alınmasının yol açtığı ileri sürülmektedir. Bu nedenle gözleri-nin altında torba olanların bir doktora başvurarak izleyecekleri beslenme reji­mini ve alacakları ilâçları öğrenmeleri doğru olur.İçinde mutfak tuzu eritilmiş sıcak suyla kompres yapmak yararlı sonuçlar verir. Bu yöntem deri altında birikmiş fazla sı­vının osmoz yoluyla emilmesini sağlar. Böylece şişlerde yavaş da olsa bir azal­ma sağlayabilirsiniz. Aynı sonuç ıhla­murla yapılacak kompresle de elde edilebilir.Genel olarak dinlenmeye önem verilme si ve geç saatlere kadar oturmaktan ka­çınılması bu şişlerin giderilmesine yar­dımcı olurlar.Son çare olarak estetik ameliyat da dü­şünülebilir. Yapılacak ameliyat basit olup 3-4 gün hastanede kalmanızı ve on gün kadar siyah gözlük takmanızı gerek tirecektir.

  • GÜLÜMSEME

    GÜLÜMSEME

    Sevimlilik doğuştan edinilen bir nitelik değildir; hayat boyunca kazanılır. Gü­zellikenstitülerine gitmekle sevimlilik, cana yakınlık kazanılmaz. Kişiyi davra­nışları ve genel tutumu sevimli kılar. Yüzünden gülümseme eksik olmayan, başkalarıyle kolayca ilişki kuran, başka­larının sorunlarıyle ilgilenen, sinirlen­meyen, kin tutmayan, başkalarının ba­şarısını kıskanmayan kadınlar cana ya­kın sıfatına hak kazanırlar. Asık bir surat sinirli hareketler bir kadına hiç yakışma­yan davranışlardır.Bu konuda bir hekimin verdiği bir örne­ği tekrarlayalım. Bu doktor çalıştığı has­tanede görevli bir genç kıza karşı ilgi duyar. Giderek bu ilginin kuvvetlendiği­ni farkeder. Ancak bir gün, bir otobüs durağında genç kızın otobüse binebil­mek için etrafındakiler! itip kaktığını görünce, böyle bir kimseyle hayatını birleştirmenin yanlış olacağını anlar. Başkalarının haklarına saygı gösterme­yen bir kadının, ileride aynı davranışı kendisinede yöneltebileceğini düşünür. Daha önce de belirttiğimiz gibi, kişiliği güçlü bir kadın, hiç bir zaman çirkin ol­maz. Dış görünüşü güzellik kurallarına uygun olmasa bile, davranışlarıyle, konuşmasıyle, cana yakınlığı ile çevre­sine güzel görünmeyi başarır. Enerjik bir kadının gözleri daima pırıl pırıidır. Böy­le bir kadının yüzünde bezginlik, yor­gunluk belirtileri olmaz. Genç kızların annelerinin sözlerini daha fazla dinle­dikleri dönemde, anneler kızlarına sık sık dik durmayı, kambur durmamayı öğütlerlerdi. Bu yerinde bir öğüttü. Ger­çekten de yürüyüşün ve duruşun başka­ları üzerinde uyandırdığı etki çok önem­lidir.Sabahın erken saatlerine kadar süren bir gece toplantısına katılan kadınları ele alırsak, bunlardan bir kısmının gözleri­nin süzüldüğünü, sanki on yaş ihtiyarla­mış olduklarını, buna karşılık bazı ka­dınların ise” canlılıklarından birşey yitir-mediklerini,.sanki evden yeni çıkmı; gi­bi diri bir görünüşe sahip olduklarını gö­rürüz. Bu durumun nedeni, yorgun gö­rünen kadınların kendilerini bırakmaları diğerlerinin ise kendilerini denetlemeye devam etmeleridir. Gerçekten de bir ka­dının davranışlarını denetlemesi büyük önem taşır. Nerede bulunursa bulunsun çevresinde uyandıracağı izlenim bu de­netime sıkı sıkıya bağlıdır. Kendini denetlemenin yanında başkala­rına gösterilen ilgi, ölçülü ve nazik dav­ranış bir kadını başarıya götüren önemli yardımcılardır. Bir toplantıda yoruldu­ğunu, dolayısıyle kendini denetlemenin zorlaştığını farkeden bir kadının, bu toplantıdan ayrılması doğru olur.

  • GÖZ ÇEVRESİ

    GÖZ ÇEVRESİ

    Henüz genç olmalarına rağmen birçok kadının yüzü kırışıklıklarla doludur. Ge­nellikle ilk çizgiler gözün dış bitim nok­tasında meydana gelirler. Gerçekten de göz kapaklarının ve şakakların derisi yü­zün geri kalan kısımlarından daha ince ve zayıftır. Bu bölgelerde deri altı beslenmesi çok az olduğundan deri kuru­dur ve esnek değildir. Sözünü ettiğimiz kırışıklıklar bazen derinin erken yaşlan­masından ileri gelirler. Yani oluşumlarının nedeni derinin esnekliğinin azalma­sı hatta bütünü ile kaybolmasıdır. Kaşları kaldırmak, göz kırpmak gibi yüz hareketleri tekrarlandıkça yüz kasları yorulurlar. Bu hareketlerin sık sık tekrarı kasların yorulmasına ve giderek kırışık­lıklara yol açar.Bu kırışıklıkların oluşması engellene­mez mi? Meydana gelmiş olan kırışıklıklar giderilemez’mi? Bu sorulara verile­cek cevap olumlu olabilir. Ancak bunun için bazı koşullara uymamız gerekecek­tir. Bunlar, derinin esnek ve nemli kal­ması için gerekli tedbirleri almak ve tik­lerden vazgeçmektir. Bu kırışıklıkların oluşmasına engel olmak için kullanıla­cak en iyi maddeler, üst derinin canlılı­ğını kamçılayan maddeler içeren krem ve yağlardır. Plasenta özütleri, bazı bit­ki özleri, arı sütü, ambiyositin, balık ya­ğı bu maddelere örnek olarak verilebi­lir.Bu krem ve yağlar çok az miktarda kullanılmalıdır. Bunların derinin iç katları tarafından soğurulmalan parmak uçları ile yapılan masajlarla sağlanır. Göz çev­relerine bunları çok’hafif ve yavaş hare­ketlerle sürün; derinizi çekmeyin. Bakım tamamlandıktan sonra yüzünüzü temizleyin. Çünkü bu maddeler göze kaçınca yanmaya ve zedelenmeye yol açarlar.Göz çevresine uygulan’an bu krem ve yağlara belirli aralıklarla başvurulmalı­dır. Bu aralıkları durumunuza göre sap­tamak gerekir. Aacak ne olursa olsun bu yöntemi uzun süre uygulamanız zararlı­dır. Çünkü belirli bir süre sonra deri bu maddelere alışır ve tepki göstermez. Tedavi kırışıklıkları gidermeye değil de önlemeye yönelikse, haftada bir kere bakım yeterlidir. Bunun yerine, her ay birkaç gün üst üste bu maddeleri sür­mek de tavsiye edilebilir. Eğer kırışıklık­lar ortaya çıkmışsa 15-20 gün süreyle bu yönteme her gün başvurmanız gerekir. Daha sonra 2-3 ay süreyle haftada bir ya da iki kez aynı uygulamayı sürdürmek gerekir.

  • YORGUNLUK CİLDİ YIPRATIR

    YORGUNLUK CİLDİ YIPRATIR

    Kolaylıkla anlaşılacağı gibi, bünyenin durumu ile cildin durumu arasında ya­kın ilişkiler vardır. Sadece güzellik mal­zemeleri kullanmak size gerekli bakımı sağlayamaz. Sağlığınıza da aynı özenle dikkat etmeniz gerekir. Sağlıklı bir vü­cut ve cilde gösterilecek özen, cilde ak­saklıklarını giderme olanaklarını verir. Cildin yorulmasına ilişkin sorunlar genel likle 30 yaşlarında ortaya çıkar işte bu devrede cilt canlılığını yavaş yavaş kay-betmeye başlar. Bir hastalık, bir buna­lım veya bir zayıflama kürü bu aksaklı­ğın daha da erken oluşmasına yol açabi­lir. Zaten her çeşit bünye dengesizliği cildinizi olumsuz yönde etkiler. Derinizin durumunu kendiniz de kont­rol edebilirsiniz. Bunun için büyütücü bir ayna ve bol ışık gerekir. Bu inceleme de toz ve yağla tıkanmış, genişlemiş de­likleri, kırışıkları farkedebilirsiniz. Bu incelemeye girişmeden önce mutlaka derinizi iyice temizleyin.

  • SAĞLIĞINIZ GÜZELLİĞİNİZLE YAKINDAN İLGİLİDİR

    SAĞLIĞINIZ GÜZELLİĞİNİZLE YAKINDAN İLGİLİDİR

    Selülitiniz kaybolmuştu, iğneler, masaj­lar iyi sonuç vermiş ve birkaç hafta için­de kalçalarınız 10 santim incelmişti. Sonra birden eski durumunuza dönmüş­tünüz. Yani herşeye yeniden başlamak zorundaydınız. Bu olayın nedenlerini de kullandığınız malzemenin ve uzmanların yetersizliğinde buluyordunuz. Hemen belirtelim ki bu konuda, kadın­ların ortak bir davranışı vardır. Aynada yüzlerini kırışık, çizgilerini belirgin, saçlarının kırık ve donuk olduğunu görünce sadece dış görünümlerini düzeltmeye çalışırlar. Geçici sandıkları bu aksaklık­ları düzeltmek için güzellik malzemele­rine başvurur, başağrısını gidermek için aspirin aldıkları gibi, zayıflamak için ter banyolarına, ellerini yumuşatmak için de ilâçlara başvururlar. Oysa bu fazla kiloların, aşırı yorgunlu­ğun gerçek nedenlerini aramak gerekir. Bu nedenler bilinmezse ve sadece yü­zeysel bir tedavi uygulanırsa elde edile­cek sonuçlar sürekli olmaz. Nitekim başağrısının temelli geçmesi için doktor aksaklığın nedenlerini araş­tırır; başağrısına yol açan allerjiyi ya da karaciğer bozukluklarını tedavi eder. Sağlık için geçerli olan bu kural, güzel­lik için de geçerlidir.

  • DERİDEKİ LEKELER

    DERİDEKİ LEKELER

    Bu lekelerden kurtul­mak olanaksız denilecek kadar zordur. Bazı güzellik enstitülerinde bu işle görevli uzmanlar vardır. Fakat bu yolda tedavi uzun sürer. Üstelik birçok kimse­nin 15 günden fazla dayanamayıp teda­viyi kestiği görülmüştür~Tedaviyi hızlan dırmak ise olanaksızdır. Kullanıldıkları bölgelerde derinin dökülmesine yol açan bazı ilâçlar tedavide iyi sonuçlar vermektedir. Sakıncaları ise uygulama­nın bir deri uzmanı gerektirmesi ve birkaç gün süreyle bu bölgede sargı taşı­ma zorunluğudur. Eğer bu işi kendi başınıza halletmek istiyorsanız lekeleri sabah akşam oksijenli suyla ovun. Kuruduktan sonra 50 gr. ıhlamur suyu, 60 gr. gül suyu, 50 gr. portakal çiçeği su yundan oluşan bir karışımı sürün. Başka bir etkin karışım da 50 gr. badem yağı, 50 gr. acıbadem yağı, 12 gr. sade borat, 50 gr. gül suyu ile elde edilir.

  • ÇİLLER

    ÇİLLER

    Yüzdeki çiller, genellikle, bir kusur ola­rak kabul edilir. Fakat bu lekelerin yüze değişik bir anlam kazandırdığı da su gö­türmez bir gerçektir. Acaba çillerin yok edilmesi gerekli midir? Eğer sinemanın bazı ünlü yıldızları bir çil modası yarat­mamış olsalardı, bu soruya evet cevabı­nı vermek gerekirdi. Ama Catherine Deneuve, Samantha Eggar veya Mireille Darc gibi sanatçıların çillerinden kurtul­maya çalışmayıp, tersine onları çoğalt­mış olmaları çilleri sempatik kılmıştır. Artık çillerin neşe saçan bir güzelliğin belirtisi olduğu kanısı yaygındır. Hatta çilli bir yüze sahip olmak isteyen kadınların yüzlerine yapay çil yapmala­rını sağlayan özel kalemler yapılmıştır. Ancak bu lekelerden gerçekten hoşlan­mıyorsanız, çıkmalarını daha başlangıç­ta engellemeniz gerekir. Çoğalıp yüze yayıldıktan sonra çillerden kurtulmak çok zor olur. Tedavinin en kolay yolu, bir eczaneye gidip her zaman kullandığı nız kreme %2 oranında kinin kloridratkattırmaktır. Bu kremi cilde kalın bir tabaka halinde sürün ve deri tarafından iyice emilmesini sağlayın. Pudralanma­dan önce de kremin artan kısmını temizleyin.

  • Nane

    Yapraklarının şekline, kuvvetine göre farklı tipleri varsa da koku ve lezzeti aynıdır. Türk mutfağındaki yeri pek farklıdır. Dolmalardan çorbalara ve salatalara kadar her yerde taze veya kuru naneyi bulmak mümkündür. Ferahlatıcı, rahatlatıcı koku ve lezzete sahiptir. Yabancı mutfaklarda da yeri oldukça büyüktür. Nane sosu ve naneli jeli, dolmalar, salatalarda, süslemelerde çok kullamlır. Yapraklar çikolata ile kaplanıp pastalarda, şekerle kaplanıp dondurma ve kuplarda süsleme amacıyla kullanılır. Aynca likör, kolonya, parfüm yapımında ve çayda da kullanılır.
    Faydalar:
    Ciltdeki dolaşımı hızlandırır ve dolaşım kanallarını açar. Çatlak ciltlere iyi gelir. Yorgun ayakları dinlendirir. Bunun için 100 gram kurutulmuş yapra­ğı suda ezin ve ayaklarınızı yıkayacağı­nız suya katın. Nefesin kokmasını engel lemek için taze nane yaprakları ağızda çiğnenebilir.