Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • DAĞDA

    DAĞDA

    Havadaki oksijenin azalması kandaki al­yuvarların çoğalmasına yol açar. Böyle­likle alyuvar yönünden zenginleşen kan deriyi daha iyi besler. Yanaklar renkle­nir ve ten canlı bir görünüm kazanır. Güneş ışınlan deniz yüzeyindekinden daha kuvvetli ve morötesi ışınlar yönün­den daha zengindir. Ayrıca ışınlar deriye hiçbir engelle karşılaşmadan doğru­dan doğruya temiz havanın içinden ge­çerek gelirler. Fakat bu ortam deriyi can landırmasına karşılık onu kurutur. Bu yüzden kuvvetli süzücü özelliğe sahip özel bir güneş kremi kullanmanız gere­kir. Bu krem yoğun, yağlı ve yalıtkan olmalıdır. Krem yerine losyon veya süt kullanılması salık verilmez. Çatlamaya yatkın çok kuru bir deriye bu kremin uy­gulanmasından önce nemlendirici bir maddenin sürülmesi gerekir. Güneş özellikle kar veya buz üzerindeki yansı­manın kuvvetli olduğu yerlerde gözlere zarar verebilir. Süzücü camlı gözlükler gözleri eğik gelen ışınlardan korurlar.

  • DENİZDE

    DENİZDE

    Deniz kıyısında hava oksijen ve ozon yönünden zengindir. Ayrıca iyod, sodyum bromür gibi değerli elemanların varlığı da kanın temizlenmesini ve tenin rengi­nin açılmasını sağlar. Plajda ciğerleri bu yararlı havayla dol­durmak jimnastik hareketlerini gereksiz kılar; koşmak, ip atlamak, çocuklarla oynamak yeter.Fakat güneş devamlı nemii olan bu atmosferde bazı sakıncalar yaratabilir. Sis, sadece güneşten gelen ışınları değil, deniz ve kum tarafından yansıtılan ışın­ları da yayar. Bu yüzden kapalı havalar­da bile beklenmedik güneş çarpmala­rından korunmak’gerekir. Deniz suyu radyoaktif özelliği sayesin­de canlı bir serum görünümündedir. İyot ve tuzun etkisiyle deriyi ve saçları kuvvetlendirir, gözlere parlaklık verir, dışkıların oksitlenmesini kolaylaştırır. Deniz suyundaki mineraller, kremler ve kırışık giderici serumların deriye kazan­dırdığı proteinlerin etkilerini arttırır.Fakat deniz suyundaki bazı elemanlar deriyi daha duyarlı kılarlar. Bunun için akşamları yüzünüze saf su ya da maden suyu püskürtün. Yüzü temizlemek için hafif bir temizleme sütü yeterlidir. Çün­kü şehirdeki kadar makyajlı,olmayan ve kirlenmeyen deri aşırı etkili bir temizle­yici gerektirmez. Plajdan döndükten sonra derinizi güneş kremi artıklarından özenle arıtın. Bundan sonra uygulayaca ğınız bir krem deriyi yumuşatır. Deniz­de ve güneşte sık sık kızaran ve tahriş olan göz kapaklari yağlı bir kremle korunmalıdır.Saçlarınızı her akşam kireçsiz saf suda çalkalayın. Tuz birikintileri saç derisini tahriş eder ve saçları ağırtır. Saçları gü­neşte kurutmamak lâzımdır. Çünkü su çok çabuk buharlaşır ve saçların kırılıp çatallaşmalarına yol açar.

  • BAZI TAVSİYELER

    BAZI TAVSİYELER

    Yolculuk için hazırlanan valizin sık sık boşaltılıp yeniden doldurulması beklen­medik kazalara yol açabilir. Güzellik malzemeniz çantanın içine dökülebilir. Bunu önlemek için stik fondötenler, gü­neş kremleri deodoranlar, deri temizleyi çiler alın. Bazı şampuan ve hatta kolon­yalar da bu özeliğe sahiptir. Parfümünüzü ve toniğinizi ise ağzı iyi kapanan bir püskürtücüye koyun. Yanınızda götürmeniz gereken şişelerin kırılmaz ve çatlamaz bir maddeden ya­pılmış olmalarına dikkat edin. Şişelerin içindeki maddenin dökülmesi olasılığını bütünüyle yoketmek için şişenin kapağını iyice kapamayı unutmayın. Toz pudra valizlerin baş düşmanıdır. Bu nun için hem krem hem pudra olarak kullanabileceğiniz ve etrafa dökülmesi olasılığı az olan maddeleri tercih edin. Asetona batırılmış kâğıtlar veya mendil­ler de aseton şişesinin yerini alabilir. Sık sık otomobil yolculuğu yapıyorsanız as­kılı bavullar işinizi büyük ölçüde kolay­laştırırlar. Bu bavulların alt kısmına nay­lon torbalara sarılı kalın kazakları ve ayakkabıları yerleştirirsiniz. Otelde ba­vulu ortadan açıp askıya asmak yeter. Böylelikle hem elbiseleriniz bozulma­mış olur, hem de bavullarınızı boşaltıp yerleştirme zahmetinden kurtulmuş olursunuz.

  • VUCUT GÜZELLİĞİ

    VUCUT GÜZELLİĞİ

    Bir kadının bakı­mı için gerekli olan güzellik malzemele­ri artık günlük yaşantıya girmiştir. Ban­yo yaparken kullanılacak malzeme çok çeşitlidir; bu maddelerin canlandırıcı, rahatlatıcı veya yatıştırıcı etkileri oldu­ğu tartışma kabul etmez bir gerçektir.

    banyoBu maddelerin, köpük yapıcı ve koku gi derici macunlar, köpüren banyo sütleri, banyo yağları, banyo kokuları gibi çok zengin çeşitleri vardır; bunların selülit giderici veya zayıflatıcı kürlere yardım­cı etkileri de vardır. Rejim, dinlenme, doktor muayenesi, jimnastik ve makyajı da içine alan eksiksiz bir tedavi uygula­nırken, bu maddeler istenen sonucun el de edilmesinde çok yararlı olabilirler. Vücut deödoranları, stik (çubuk), krem, toz ve kullanışı çok daha kolay olan sprey biçiminde satılmaktadır. Koltukaltları için de özel olarak iirlanmış, terlemeyi önleyici maddeler vardır. Cildi yumuşatmaya yarayan sütlerin ve kremlerin her zaman kullanılan kokuyla aynı kokuda olmasına dikkat etmek gerekir. Ancak her parfüm yapan firma­nın öbür maddeleri yapmadığını göz önünde bulundurmak gerekir. Güneşte yanmak için kullanılan maddeler süt, yağ, krem veya köpüren spreyler biçi­minde satılmaktadır. Zayıflatıcı kremler, zayıflatıcı tedaviler uygulanırken kullanılır. Yaz aylarında parfüme göre daha az çarpıcı olan ko­lonya ve tuvalet losyonları kullanılmalı­dır; çalışan kadınlar ve sporcu kadınlar da daha çok bu kokulan kullanırlar

  • KARIN

    KARIN

    Karın ameliyatları yeni yeni gelişmektedir. Ameliyat yapılarak düzeltile­cek olan karın yağlıysa, deri fazlalığını almak için uzunlamasına yatay bir yarık yapılır ve yapılan dikiş deriyi dikey ola­rak gererek, belin de incelmesini sağlar. Porsumuş bir karın düzeltilince, dikiş izi yatay ve çok aşağıda olduğundan bi­kini giyilse bile gözükmez. Ameliyattan sonra altı ilâ on gün kadar hastanede yatılır.Kaba etler, baldırlar, kalçalar, kollar ve bilekler de çeşitli ameliyatlar yapılarak inceltilebilir. Ama dikiş izi oldukça uzun olduğundan, tamamen yok edile­mez ve dikkati çeker. Kuramsal olarak vücudun her bölgesi ameliyat edilebilir. Ayrık kulaklar bitişti rilebilır, kulak kepçesinin kenarları kü-çültülebilir veya düzeltilebilir. Eller ger­me yöntemleriyle, elektrikli rendeyle, çatlaklar, sivilce izleri deri yüzeyi aşındırılarak düzeltilebilir. Enseden alınan saç tutamları, kirpik ve kaşlara aşılanabilir. Saçsızlara saç eklenebilir. Çekik gözler büyütülebilir. Ağıza daha büyük veya daha küçük, daha dolgun ve daha öne çıkık bir biçim verilebilir. Doğuştan ol­ma lekeler giderilebilir. Koltuk altların­daki ter bezlerinden bazıları çıkartılarak fazla terlemenin önüne geçilebilir. Cer­rahlar, insanı güzellleştiren benler bileyaparlar. Son yıllarda yapılmaya başlanışan estetik ameliyatlardan biri de, “kıvrımlı germe” ameliyatıdır. Bu ameli­yatla genç kadınların sadece kırışıklıkla­rı gideriImemekte, yüz hatları yeniden düzenlenmekte örneğin kaşlar kaldırılabilmektedir. Bunun için ince ve uzun bir iğne aracılığıyle, üst derinin altında­ki dokuya yarı esnek bir kıl sokulur, sonra bu kıl ilgili kasa bağlanır. Bu tür ameliyatlar, başarıyla uygulanmakta ve sonuçları da oldukça uzun etkili olmak­tadır.Cerrahlar sizi tamamen değiştirecek si­hirli bir bıçağa sahip değildirler. Ama kendinizi daha rahat hissetmeniz, kendinizi beğenmeniz konusunda büyük yar­dımları dokunmaktadır.

  • GÖĞÜSLER

    GÖĞÜSLER

    Büyük göğüsleri küçültmek için yapılan ameliyat, bir ilâ üç saat ka­dar sürer. Bu küçültme işlemi operatör için de oldukça zor bir ameliyattır. Göğ­sün yağlı dokusundan, bazen her meme den bir kiloya kadar parça çıkartılarak memenin hacmi küçültülür ve göğseyeniden biçim verilerek yukarı doğru kaldırılır.

    Ameliyat sırasında göğsün uç kısmına da yeni bir biçim verilebilir. Göğse iyi bir biçim verilmişse ameliyat başarılı olmuş demektin. Ameliyat kesiğj çeşitli biçimlerde açılır; bazen ters dön­müş T biçiminde, bazen de halelerdeh koltuk altına doğru dikey olarak gelen bir biçimde kesilir.

    Meme ucunun çevresine de daire biçiminde bir kesik yapıla­rak, dikilir ve bu bölgeye de biçim veri­lir. Dört ilâ sekiz gün kadar hastanede kalmak gerekir. Sonuç genellikle başarı­lı olur; göğüsler genellikle yeni biçimle­rini korurlar. Bununla beraber, göğsün yarısından fazlası alınamayacağından, çok iri göğüsleri çok fazla küçültme olanağı yoktur.

    Sarkık göğüsleri kaldırmak için, meme­ye tekrar biçim vermek veya göğüs deri­sini daha yukarı doğru çekerek yukarı­dan dikmek gerekir.Çok küçük göğüsleri irileştirmek için çe­şitli yollar denenmiştir.

    Karından veya kaba etlerden alınan deri parçaları ekleyerek, silikon ve parafin kullanarak göğüsler büyütülmeye çalışılmıştı. Da­ha sonra, daha değişik bir ameliyat türü bulunmuş, memenin altına yarı akışkan silikon dolu kesecikler veya hiçbir özelli ği olmayan bir sıvıyla dolu baloncuklaı yerleştirilerek göğüsler irileştirilmeye başlanmıştır. Ameliyattan sonra kalan yara izinin boyu beş santimetre kadar ol duğundan bu iz kolay kolay göze çarp­maz.

    goguslerBu keseciklere karşı vücut tepki göstermez, üstelik göğüslerin görünüşü de oldukça doğaldır. Yusyuvarlak olan göğüsler, biçimlerini, çok az da olsa, zamanla değiştirirler. Ameliyattan sonra vücudun tepki göstermesi halinde (yüz­de beş oranında) içeriye konan kesecik­ler kolaylıkla çıkartılabilir.

    Düz göğüs çatılı, ince derili, kaburgaları gözükecek kadar zayıf kadınlara konu­lan kesecikler, elbise altında pek farkedilemezlerse de, çıplak olduklarında veya göğse elle dokunulduğunda keseciklerin kenar kısımlarının farkına varılır.

    İşte bu nedenle, günümüzde yapılan göğüs bü­yütme ameliyatlarında kesecikler meme nfn altına değil, bütün göğsün arkasına yerleştirilmekte ve çok daha doğal bir görünüş elde edilmektedir. Bu ameliyatların tamamen sakıncasız ol dukları söylenemez.

    Bazı kocalar, bir yabancı cismin varlığını ve ne kadar ufak olursa olsun, bir yara izini görmeyi hoş karşılamamaktadırlar. Nitekim bu konuda, bir iç salgı bezleri uzmanı “eğer amaç sadece vücudun gö­rünüşünü güzelleştirmek ise ameliyat yerine, iyi bir sutyen takılması çok daha doğru olur” demektedir.

  • BURUN

    BURUN

    Burun ameliyatı dıştan görünür bir iz bırakmadan içten yapılır. Yanlız burun deliklerini küçültmek için yapılan ameliyatlarda, dıştan dikiş yapılır. Çok geniş olan burun deliğini düzeltmek için kulaktan, kalçadan veya kaburgalar dan alınmış bir kemik parçası veya plas­tik bir kemik kullanılır. Buruna biçim ve rirken, yeni biçimin yüz yapısına uyma­sına dikkat edilmelidir. Ameliyattan son ra iki gün pansuman yapılır, sekiz ilâ on gün kadar şişlik görülebilir. Burnun ke­sin biçimini alması aylar sürer. Çene : Geriye doğru kaçık çeneli insanların genellikle burnu da iri olur; böyle­ce dengesiz bir profil ortaya çıkar. Bu durumda hem burnu hem çeneyi birden ameliyat ettirmek doğru olur. Çeneyi da ha çıkık yapmak için çene bölgesine bir kemik veya kıkırdak aşılanır, böylece yüz biçimi tamamen değişir. Çok sivri çeneler ve çene kemiklerinin biçimleri de ameliyatla düzeltilebilir. İnsanı çift çeneli gibi gösteren çene altındaki yağ birikimi de ameliyatla alınarak giderile­bilir ama yerinde belirsiz de olsa bir di­kiş izi kalır.

  • İYİ DÜŞÜNÜN

    Bir ameliyat özellikle yüzde bir takım değişikliklere yol açar ve ruhsal bir şok yaratır. Ayrıca, önemsiz de olsa, acı yi-tirimiyle, dolaşım ve sinir sistemiyle ilgi li bazı tehlikeler içerir. Karar vermeden önce, işin iyi ve kötü yanlarını iyice tar­tın. Kusurlu bir fiziksel yapı bazen güzel ama anlamsız bir yüze tercih edilir. Zaten, kusurunuzun sandığınız kadar önemli olduğundan emin misiniz? Fizik­sel yetkinlik kaygısına kapılan bazı ka­dınlar “burun kompleksinden kurtulur kurtulmaz, kancayı göğüslerine ya da kalçalarına atmakta ya da ameliyatın sonucunu hiçbir zaman başarılı kabul et­memektedir. Ameliyat çekingenliği ortadan kaldırır. Kadının çoğu kez kendine güveni gelir; artık onun gözünde “este­tik ameliyat, ruhun ameliyatı”dır. Ama bu ameliyat bütün sıkıntıları otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Çoğu kadın­lar bu ameliyatlara, evine bağlı olma­yan kocalarına güzel görünmek ve onla­rı kendilerine bağlamak ya da kocaları­nın üzerindeki etkilerini sürdürebilmek için başvururlar. Daha düz bir yüz, da­ha dik bir burun bu amaç için her zaman yeterli değildir. Cerrah çoğu kez ikinci ameliyatı reddetmek zorunda ka­lır. Çünkü amacına ulaşamayan bazı ka­dınlar, sorunlarına ameliyatla çare bula­mayınca, başarısızlıklarının sorumlulu­ğunu cerraha yüklerler. O halde, acele karar vermeyin, dostları­nıza danışın; ama karar verdikten sonra da, tekniğe güvenin.

  • ESTETİK CERRAHİ ELLİ YAŞINDA

    ESTETİK CERRAHİ ELLİ YAŞINDA

    Estetik cerrahinin uygulama yönünden elli yıllık bir geçmişi vardır. Birinci Dün­ya Savaşı yıllarında, yüz yaralarını iyileştirme ve izlerini ortadan kaldırma amacıyla başvurulan bu tür cerrahi, daha sonraları geliştirilerek doğuştan olan ba­zı vücut kusurlarını düzeltmek için de uygulanmağa başlanmıştır. Burnu görünür bir iz bırakmadan içer­den düzeltme fikrini ilk olarak Berlin’li cerrah Dr. Joseph ileri sürmüştür. Deri kırışıklarını ortadan kaldırma amacını güden ameliyat ise 1918’de Fransız Passot tarafından gerçekleştirilmiştir. O yıllarda, estetik ameliyatlar yaşlı ka­dınların kırışıklarını bir dereceye kadar ortadan kaldırmakla ve burunda çok ba­sit düzeltmeler yapmakla yetinmektey­di.Bir süre sonra, Marsilya’lı Dr. Aubert ameliyatla kadın göğüslerini dikleştirme yi ve canlı bir görünüm kazandırmayı başardı. Estetik cerrahinin uygulanışı ancak İkinci Dünya Savaşından sonra yaygınlaştı. Dr. Claoue “burun kaldır­ma” ameliyatlarıyla ün kazandı. Ancak, ameliyat ettiği burunların çok dik ve kal kik oluşu bir sakınca meydana getiriyor­du.Bugün, estetik cerrahi yetkinlik derece­sine ulaşmıştır. Buna paralel olarak, giz­li ve yasa dışı olma niteliğinden de sıyrılmıştır. Artık hiç kimse burnunu düzelt tirmiş olduğunu açıklamaktan çekinme­mektedir. Estetik ameliyatlar. Batı ülke­lerinde, gittikçe daha genç yaşlarda uy­gulanmağa başlamıştır. Bununla birlikte bu alanda henüz bilinmeyen daha çok şey vardır, Bu konuda sık sık akla gelen dokuz soruya cevap verelim.

  • BÜYÜK ANNE OLMA SANATI

    BÜYÜK ANNE OLMA SANATI

    Altmış beş yaşındaki bir kadının güzelliği otuz yaşındaymış gibi görünmesine bağlı değildir. Genç bir kadına uygun düşecek çarpıcı bir makyaj ve giyim onu ancak daha yaşlı gösterir. Bununla bir­likte siyah elbiseli, asık suratlı kendileri­ni koyvermiş büyük annelerin zamanı­nın da çok geride kaldığını belirtmek doğru olur. Olgunluk, sevimlilik ve zara fet günümüzün en geçerli kurallarıdır: Altmış beş yaşından sonra bir kadın klasik saç biçimlerini seçmelidir. Bu yaş tan sonra saç sağlığı daha da büyük önem kazanır. İyi bir fırçanın yardımı ile yapılacak fırçalama işlemi saç sağlığı açısından çok önemlidir. Deriye uygula­nacak günlük masajlar ve besleyici şam­puanlar saçların uzamasına katkıda bu­lunulurlar. Bazı şampuanlar saçların be­yazlaşmasını da geciktirir. Mavi şampu­an ak saçların sararmasını önler. Bu yaş­ta makyaj hafifleşir; fondöten kullanıl­maz; gözler aşırı gölgelenmez; kaşlar alınmaz; kirpiklere yalnız biraz maskara sürülür. Buna karşılık ellere ve tırnakla­ra gösterilecek özen artar. Ellere günde iki kere linolin veya badem yağlı besleyici bir kremle bakım yapılır. Bacakların bakımı da özen kazanır. Kan dolaşımını kolayaştırmak için yatarken bacaklar Yüksekte tutulur. Eğer bacaklarda varis varsa özel çoraplar giymek gerekir. Ancak varis konusunda ilkin bar doktora görünmek doğru olur. Son olarak sağlık ile güzelliğin yakın ilişkişi dikkate alınarak bu yaştaki bir feadı-nın yılda bir kere genel sağlık muayene­sinden geçmesi (kan tahlili, dolaşım test leri, tansiyon v.b.) gerekir. Kadın isterse her çağda güzel olabilir Bu da bazı kurallara uymakla başarılabi­lir. Elli yaşını geçmiş bir kadın artık do­ğum gününü kutlamaz. Halinden şikâ­yet etmekten kaçınır. Bir kadının çevre­si tarafından beğenilmesi 20 yaşında ol­duğu kadar 70 yaşında da mümkündür. Ancak bu sonuç ilâçların etkisiyle elde edilemez. Bu sonucu kadının ruhsal ya­pısı olanaklı kılar.

  • ELLİ YAŞINDA

    Bir kadın sağlığına gereken önemi vermisse elli yaşına gelmiş olmak onu fazla etkilemez. Bazı alışkanlıklarından ve et­kinliklerinden vazgeçmesi kanısına ka-pılmaması gerekir.Eğer bir iş sahibiyse iş arkadaşlarının var lığı onu dış görünüşüne özen vermeğe itecektir. Bu da ancak özenli bir bakım­la gerçekleşebilir. Eğer zamanının çoğu­nu evinde geçiriyorsa kendisine bakmak çok daha kolay olacaktır. Ancak uzun süre evde kalmak onu psikolojik bir ka­ramsarlığa itebilir. Bu yüzden kendisine bazı uğraşlar bulması doğru olur. Aile dostları ile dolaşmak, yabancı bir dil öğ­renmek, örgü örmek, sergileri ve müze­leri gezmek, yaşlılara yardım etmek, sa­natla uğraşmak bu yaşlardaki bir kadını oyalayabilir. Ancak önemli olan dış gö­rünüşü ihmal etmeden kendini bu uğ­raşlara verebilmektir.

  • YAŞLILARIN BESLENMESİ

    Genellikle yaşlıların az yemek yemeleri gerektiği ve diğer insanlara göre daha az uyku gereksindikleri iddia edilir; ama bu iki yargıdan hiç biri tümüyle doğru değildir. Yaşlıların uykuya doyacak kadar uyumaları gerekir. Yaşlıların uy­kusu genellikle kedi uykusu gibi hafiftir, en küçük bir gürültü bile geceleri uyanmaları için yeterlidir, işte bu nedenle de gecenin yetersiz uykusunu gün boyunca, özelikle yemeklerden sonra kısa şekerlemeler yaparak tamam­lamalıdırlar.Beslenme konusunda da yemek rejimle­rini aniden değiştirmemeye dikkat etmeleri doğru olur. Yaşlı insanların organizmaları artık çok duyarlaşrmştır ve dengesi kolayca bozulabilir. İşte bu nedenle değişiklikler büyük bir özen gösterilerek yapılmalıdır, insan yaşlan­dıkça bazen oburluktan, bazen de can sıkıntısından çok yemek yemeğe, veya aksine iştahsızlıktan ya da maddi sorunlar yüzünden az yemek yemeğe eğilimli olabilir. Öte yandan, genellikle artık yetersiz olan dişler ekmek, çiğ meyve, et gibi bazı sert besinlerin iyice çiğnenmesine olanak vermezler. Yiye­ceklerin bazen ince ince doğranarak özel bir türde hazırlanmaları ve iştah açıcı bir görünüşle sofraya getirilmeleri yerinde olur.Yaşlılar aşağıda sayacağımız besinleri mutlaka yemeğe dikkat etmelidirler:

    • Kapsadıkları vitamin ve kalsiyum nedeniyle, süt, süt ürünleri ve peynir.

    • Aşırıya kaçmadan özellikle bol miktarda vitamin ve madensel tuz kapsayan tahıl grubundan yiyecekler.

    ■ Taze sebze ve meyveler. Sebzelerin içerdiği selüloz bağırsak etkinliğini kolaylaştırır Bol miktarda vitamin de içermeleri nedeniyle taze meyve ve meyve suyu veya komposto çok yararlı­dır.

    • Vücuda gereken proteini sağlayan ve Kolayca sindirilebilen yağsız balıklar.Günde yaklaşık olarak 300 gr. ekmek. Tabii ekmek yerine, aşırıya kaçmama zorunluğuna uyularak, hamur işi yemekler de yenilebilir.

    • Günde yaklaşık olarak 30 gr. taze tereyağı.

    • Hafif maden suları ve ıhlamur. Buna karşılık aşağıda sayacağımız be­sinleri ya yemekten kesin olarak kaçın­malı ya da hiç olmazsa kısıtlı olarak yemelidirler:

    • Yağlı etler, bol miktarda kollesterin içeren sakatat, av etleri, salam, sosis fancak janbon yenebilir).

    • Yumurtada da kollesterin bulunması nedeniyle, bol yumurta yemekten ka­çınmak gerekir.

    • Lahana ve kuzukulağı. Bu arada enginarın da vücuttaki kireçlenmeye oldukça büyük bir engel olduğunu belirtelim.
    • Yaşlıların çok sevdikleri şekerli, nişastalı yiyecekler.

    • Pişmiş yağlar. Kuru sebzeler.

    Çok şekerli kahve geç ihtiyarlayacak demektir. Böyle­likle daha uzun yıllar ince ve zarif kalabilecektir. Hafif bir rejim, bazı gerekli jimnastik hareketleri ve ayda bir kere perhiz yapmak, kadına şişmanlama ma olanağını sağlayacaktır. Bu çağda, dişler de sağlamlıklarını kaybederler. Bu nedenle yılda en az iki kere dişçiye gitmek doğru olur.Adetten kesilme ihtiyarlığı simgeleyen bir olay değildir. Fakat belli bir süre için bünyede dengesizlik yaratabilir. Bu ola­yın öncesindeki yıllarda kadın güçlükler le karşılaşırsa bir uzmanın denetimine başvurulabilir. Hormonsal bir tedavi bu nazik dönemin rahat bir biçimde atlatıl­masına yardımcı olabilir. Bu döneme kadar az göze çarpan kırışıklıklar artık ken dilerini daha görünür biçimde belli etmeğe başlarlar. Bu kırışıklıklar yüzü gerici ve dinlendirici maskeler kullana­rak azaltılabilir. Kadın bu çağda güzel­lik enstitülerine daha sık gitmelidir. Hayatla bağlarını da kuvvetlendirmeli-dir. Yaşamı eski hızını kaybedip onu dur’ gunlaşmaya davet eder; eskisine oranla daha çabuk yorulur. Fakat bütün bunlar onun dünyadan elini eteğini çekmesini gerektirmez. Tersine daha hareketli olmalıdır, örneğin yüzme, yürüyüş, ka­yak gibi sporlar yapmalıdır. Deri bu yaş­ta daha çabuk kuruduğundan korunma­sı daha büyük önem taşır. Bu da nemlen dirici kremlerin kullanılması ile müm­kündür. Bazı durumlarda uzmanlar belli bir kremin veya hormonsal yapılı bir sü­tün belirli aralıklarla kullanılması salık verebilirler. Nemlendin karışımların ve hücrelerin yenilenmesini sağlıyacak maddelerin de faydaları unutulmamalı­dır.