Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: yonca

  • AYAKLARIN BAKIMI

    AYAKLARIN BAKIMI

    Kadınlar genellikle ellerine yeteri kadar özen göstermediklerinden yakınırlar. Oysa ayaklar ellerden de bakımsızdır. Uzun çoraplar, kısa çoraplar, ayakkabı­lar ve çizme ayakların yeterince hava almalarını engeller.
    iyi bir seçim yapılmazsa ayakkabı genel likle ayakların biçimini bozar. Çocukları na ayakkabı alırken, çocuğun çabuk büyüyeceğini düşünüp aynı ayakkabıyı daha uzun zaman giymesini sağlamak için büyük ayakkabı alan anneler, ken­dilerine ayakkabı seçerken, tersine kü­çük ayakkabı alırlar. Ayakkabı içinde ayak rahat olmalı ve ayakkabının tabanına iyice basmalıdır. İnce ve yüksek topuklu ayakkabılar ayakların biçimini bozabilirler. Günü- j müz kadınlarının, çalışma hayatının J gereğine uyarak ayaklarının rahatını aramaya başlamaları sevindiricidir. Bazı kadınlarda çocuk doğurduktan j sonra taban düşmesine rastlanır.Orto- j pedik tabanlar giyilerek bu düşme gide- j rilebilir. Bu arada değişik ayakkabılar giymek aynı ayakkabıyı arka arkaya birkaç gün giymemeye dikkat etmek ayak sağlığı açısından önemlidir. Yatmadan önce ayaklarınızı ılık suyla ve eğer başınız ağrıyorsa soğuk suyla yıka- \ yın. Ayaklarınızı yıkadığınız suyun içine biraz tuz, bir tutam karbonat atarak \ yapacağınız banyodan daha çok yarar- ı lanmaya bakın. Ayaklarınızı yıkadıktan i sonra, bir süre ayakkabı

  • İNSANI DÜŞLER DÜNYASINA DALDIRAN VUCUT YAPISI

    İNSANI DÜŞLER DÜNYASINA DALDIRAN VUCUT YAPISI

    Bütün kadınların güzellik kraliçelerinin-kiler gibi bacaklara sahip olması olanak­sızdır. Ama, biraz çaba gösteren her ka­dın bacaklarını daha alımlı kılabilir. Ancak bu sonucu elde etmek için sebat ve cesaret göstererek uzun çaba harca­mak gerektiğini de unutmamak gerekir. Bir bacağın biçimini değiştirmek için aylar hatta yıllar gerekir ama, sonuç ba­şarılı olur.
    Bacakları bekleyen ana tehlike selülit yani doku yangılanmasıdır. Selülit daha çok bacakların yukarı kısımlarına yerle­şir. Sporla uğraşan kadınlarda bile selü­lit görülür. Uzun süre ata binen ergenlik çağındaki genç kızlar, selülitten kurtul­mak için yıllar boyunca çok sıkı bir re­jim uygulamak zorunda kalırlar. Ancak uygulayacak rejimin yan etkilerini de daima göz önünde bulundurmak ve er­genlik çağının, organizmanın en fazla besini gereksindirdiği bir dönem olduğu nu ve bu rijimin organizmayı zayıf düşü receğini de hatırlamak gerekir. Selülit dizlerde ve hatta parça parça olarak bi­leklerde de görülebilir. Selülitten kurtulmada başlıca yardımcı­lar zaman ve sabırdır. Bu amaçla, sindirimi güç ve hafif de olsa zehirlen­me doğurma olasılığı olan bütün yiye­cekleri yemekten kesinlikle kaçının. Fazla unlu besinler, yağlı veya bayatla­tılmış et yemekleri, mezeler ve muz gib’i ağır meyvaları yemekten de kesinliklekaçınmak gerekir. Kahve, alkollü içki ve sigarayı az için. Sert hareketler yapmak­tan kaçının. Buna karşılık ağır hareket­ler ve yürüyüş yapın; boj bol yüzün. Te­davi konusunda bir doktor size etkili öğütlerde bulunabilir. Köpüklü banyolar, sarmaşık ve iyod özlü kremler, sert kıllı bir eldivenle yapılacak masajlar da yararlıdır. Ancak bu maddeler yalnız başlarına kullanılır-larsa, yapacakları etki çok az olur. Tedavi sırasında her gün özel bir kremle masaj yaparsanız tedaviyi desteklemiş olursunuz.
    Kaplıca kürleri de selülit üzerinde genel likle olumlu bir etki yapar. Fazlalıklar: Bacaklardaki bütün fazlalık­ların selülitten ileri geldiği söylenirse de, bu suçlama her zaman yerinde değildir. Selülitten yakınan kadınların birçoğunun aslında sadece birkaç kilo fazlalığı vardır. Biraz rejim ve biraz da masaj yaparak bu fazlalık kolayca gide­rilebilir. Masaj, gene genel kurala uygun olarak, bilekten yukarı doğru daha fazla bastırarak yapılır ve bu arada inceltici etkisi olan krem de cilde yediri-lir. Az kalorili yani az lipidli yemeklere ve suyun yemeklerde değil, yemek ara­larında içilmesine dayanan bir rejim uy­gulanması ve jimnastik hareketleriyle kasların uzunlamasına geliştirilmesi iyi sonuçlar elde edilmesini sağlar. Dizleri inceltmek için bir güzellik ensti­tüsüne giderek, elektrikli masaj yaptırın Ayrıca inceltici bir kremle masajın ve jimnastik hareketlerinin de yararı var­dır.
    Baldırlarınızı inceltmek istiyorsanız, ba­cak gücü isteyen sporları yapmaktan ve bisiklete binmekten kaçınmanız gerekir özel bir krem kullanarak, başparmağı­nızla öbür parmaklarınız arasında etini­zi sıkarak bilekten baldırlara doğru masaj yapın. Çok alçak topuklu ayakka­bılar, yünlü veya çizgili açık renk çorap giymezseniz bacaklarınız biraz daha ince gözükebilir.
    Bileklerinizi inceltmek istiyorsanız, bir güzellik enstitüsünde elle veya elektrik­le masaj uygulatın. Ayrıca geceleri önce ılık su veya özel bir maddeyle ıslatılmış bir bez parçasıyla, sonra da yünlü bir kumaşla bileklerinizi sarın. Bir süre sonra gözle görülür bir değişme olduğu­nu farkedeceksiniz. Bileklerinizi incite­cek bir jimnastik hareketi de, ayakları­nızı kendi ekseni etrafında çevirmedir

  • AŞK VE GÜZELLİK

    AŞK VE GÜZELLİK

    O halde yüz güzelliğinin bir kadının ha­yatta ve bu arada aşk hayatında başarılı olması için kaçınılmaz bir öğe olduğunu sanmak yanlış olur. Tarih gözden geçiri­lecek olursa hiç.de güzel olmayan bir­çok kadının çeşitli meslek alanlarında başarılı oldukları ve aşk hayatında da büyük mutluluklara ulaştıkları görülür. Bir insanın ilk bakışta uyandırdığı izlenimin oluşmasında yüzün büyük önemi vardır. Gerçekten de insanlar hakkında ilk kanıyı, yüzüne bakarak ediniriz. Davranış ve hareketler ancak daha sonra etkili olurlar. Bir kadın için yüz güzelliği, kuşkusuz erkekler için olduğundan çok daha büyük bir önem taşır. Yüz güzelliği kadını gereğinde mutluluklar ülkesine ulaştıran bir pasaporttur. Gerçi buraya ulaşmak için başka_ öğelerin yardımına da ihtiyaç vardır ama, yüz güzelliğinir önemli bir başlangıç olduğu da bir ger­çektir.
    Ancak güzellik kavramı üzerinde de durmak gerekir. Güzellik, sınırları ke­sinlikle belirlenmiş bir kavram değildir. Yüzünün ve vücudunun hatları son de­rece uyumlu olduğu halde, davranışları ve konuşmaiarıyle çevresinde olumlu bir izlenim uyandırmayan kadınların sa­yısı hiç de az değildir. Bu gibi kadınlar kısa bir süre sonra çevreleri için sıkıcı olmaya başlarlar. Buna karşılık öyle ka­dınlar vardır ki, dış görünüşleri hiç de klasik güzellik ölçülerine uymadığı hal­de, davranışları, konuşmaları, kültürle­riyle her gittikleri yerde ilgiyi üzerlerin­de toplarlar. Hatta çirkin oldukları söy­lenebilecek bu kadınlar, birçok güzel kadının başaramadığını havalarıyle elde etmeyi bilirler.
    Günümüz kadın sinema ve tiyatro oyuncularını gözünüzün önünden geçi­recek olarsanız, en başarılı oyuncuların mutlaka en güzel olmadığını görürsü­nüz. Başarılı oyuncular içinde güzellik kurallarına uygun bir dış görünüşe sahip olanlar da bulunmak^ birlikte, aslında başarı salt güzelliğin değil, buna eklen­mesini bildikler^, öbür öğelerin sonucu­dur.

  • ZAYIFLAMA REJİMİ

    Bir zayıflama sorunu ile karşılaşmış ve sorunu olumlu bir biçimde çözmüş olan her kadın zayıflama konusunda sihirli bir formüle sahip olduğunu iddia eder. Oysa bir kadında başarılı sonuç veren bir rejimin herkeste aynı sonucu verece­ğini sanmak yanlış olur. Önce deneme­ler yaparak işe başlayın; en iyi sonuç aldığınız rejimi bulduğunuzda, bu reji­mi daima akıllı bir biçimde uygulamaya devam edin. Öte yandan, her rejim doktor denetimi altında uygulanmali-dır. Ayrıca zayıflama rejimi sırasında dinlenmeye ve masaja da sürekli önem vermek gerekir. Zayıflama rejimi de uygularken aklmızı kilonuza takmayın. Haftada bir kez tartılmak yeterlidir; hergün tartılmak cesaretinizi kırmaktan başka bir işe yaramaz. Aşağıda açıkla­yacağımız başlıca zayıflama rejimleri kilo kaybetmenize olanak vereceği gibi aynı zamanda vücudunuzu birçok pis­likten kurtararak forma girmenizi sağla­yacaktır.

  • Yoğurt

    Yoğurt

    Peynirle aynı besleyici nitelikte olan fakat on kez daha az kalori veren (100 gram peynirde 400,100 gram yoğurtta ise 40 kalori vardır) yoğurt bu besinin yerini tutabilir.yoğurdu şekerle yemeyin. Tatlandırmak isterseniz sıkıl­mış veya küçük parçalara kesilmiş taze meyvadan yararlanın. Günde beş kâse kadar yoğurt yiyebilirsiniz.

    Yoğurdun Faydaları Nelerdir?

    Yoğurt günümüzde en sağlıklı yiyecekler arasında başı çekmektedir. Her tarafımızın sağlıksız besinlerle kuşatıldığı, hormonlu gıdalarla dolduğu günümüzde yoğurt insanlar için sağlıklı ve dengeli beslenmek için adeta bir imdat kapısı olmuştur. Gün geçtikçe yoğurdun önemi ve faydaları daha çok anlaşılmaktadır.

    Yoğurdun faydalarına gelecek olursak, say say bitmez aslında. Yoğurdun birçok faydası bulunmaktadır. Burada hepsini sayamayacağımız için en öne çıkan belli başlı faydalarını saymak doğru olacaktır. Yoğurdun faydaları;

    • yoğurtYoğurt Mikropları Öldürür;
    • Bağışıklık sistemimize zarar verici mikropların yanında bağırsaklarımızda bulunan tehlikeli mikropların da önüne geçerek hastalık oluşumunu engeller.
    • Yoğurt ayrıca içinde bulunan zengin besin öğeleri sayesinde vücudu mide, bağırsak ve kolon kanserlerinden, mide ve bağırsak hastalıklarından koruyan doğal bir mikrop, hastalık savaşçısıdır.

    Yoğurtla Gelen Güzellik ve Diyet;

    Yoğurt cilde müthiş bir canlılık ve sağlık katar, cilde parlaklık verir. Hatta yoğurdu sadece yemekle kalmayıp cildine sürerek maske yapanlar bu şekilde daha parlak, pürüzsüz ve nemli bir cilde sahip olanlar da bulunmaktadır.
    Yoğurt müthiş bir yağ yakıcı ve kilo düzenleyicidir. Düzenli olarak yoğurt tüketenler hem zayıflayıp yağlarından kurtulur hem de daha sağlıklı bir yaşama kavuşur. Bu nedenle yoğurt zayıflamak isteyenlerin baş tacı olmuştur.
    Yoğurt aynı zamanda sindirim sistemini düzenler, kabızlık sorunlarını giderir ve düzenli tüketildiği takdirde kalp ve damar tıkanıklığının önüne geçer. Sağlıklı bir yaşam için düzenli yoğurt yiyelim.

  • İDEAL KİLO

    Zayıflatıcı bir kür uygulamaya başlama­dan önce böyle bir kür yapmanız gerekip gerekmediğini saptayın. Vücu­dunuzun dış görünüşüne verdiğiniz önem sizde bir ruh hastalığı haline gelmemeli. Aşırı sertliği ve aşırı hoşgö­rüyü bir yana bırakarak kewdinizi aynada seyredin. Günümüzde kadınla­rın çoğu sadece birkaç kilo fazlalıkları olduğu halde şişman olduklarını sanır­lar. Zaten, vücut yapilarımn kemikli olması veya şişmanlığın kalıtsal olması nedeniyle, bazı insanlar gözle seçilebi­lir bir biçimde zayıflayamazlar. Saymayı öğrenin : Uzmanlar tarafından tespit edilmiş cetveller vardır. Bu cetveller bir insanın ideal ağırlığının boyuna göre hesaplanacağı kuralmı kabul ederler. Bir insanın kilosu boy uzunluğunun metreyi aşan bölümünün yüzde on eksiğine eşit olmalıdır, örne­ğin 1.60 m. boyundaki bir kadının ideal kilosu (60 eksi 6) 54 kg. olmahdir. Akia en uygun gözüken ağırlık cetvelleri Amerikalı beslenme uzmanları ile Fran­sa’da doktor Moren tarafından düzen­lenmiştir. Bu cetveller ağırlığın saptan­masında boy ve sırt genişliğini göz önüne alırlar. Çok ince bir kemik çatısı olan bir kadın, örneğin Latin ırkından bir kadın, aynı boydaki bir kuzeyli kadından daha hafif olmalıdır. Bunun gibi kırk yaşındaki bir kadının, daha iri olmamasına rağmen, aynı boydaki yir­mi yaşında bir genç kızdan daha ağır olması olağandır. Bu değişiklikler, er­keklerde daha da çok göze çarpar. Kasları gelişmiş, iri yapılı, sporcu tipli bir erkek, aynı boyda lapacı ve obur bir erkekten daha ağır olabilir.

  • HER KADİNİN AMACI ZAYIFLAMAK

    Dünyanın dört bir yerinde açlık kol gezerken, fazla uygarlaşmış memleket­lerde yaygın bir fikir gelişmektedir. Gerçekten de bu ülkelerin kadınlarının çoğu hızla ve büyük ölçüde zayıflamak istemektedirler. Zayıflamak tutkusu öy­lesine yaygındır ki, zayıflamanın sağlığa bir zarar verip vermeyeceğini düşünen kadınların sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır.Aslında bir kadının aşırı bir kiloya sahip olması sağlık açısından zararlı olduğu gibi, dış görünüş açısından Şişmanlık kadının moralini, karakterini ve sağlığı­nı etkileyebilir. Zayıflama rejimi uygu­lamaya başlayan kadınlar hemen bir ev baskülü alıp her gün tartılırlar. Oysa tartılmanın, önceden saptanmış bir kiloya inmenin anlamı yoktur. Önemli olan her kadının kendi vücut yapısının gerektirdiği kiloyu tutturmasıdır. Moda-va uyup bu kurala uymamak çok yanlış bir davranış olur. Bu konuyu erkekler açısından ele alırsak sorun daha değişik olur. Genç, ince, kasları dolgun bir erkek sporcu, etkin ve erkeksi bir görünüm yansıtır. Daha yaşlı bir erkek, zayıflığını korursa damar sertliği ve damar sertliğinin kalpte ve damarlarda ortaya çıkan yan etkileri gibi yaşa bağlı hastalıklara yakalanmaktan kurtulabilir. Dış görünüşünüzün güzelliğini bozan fazla birkaç kiloyu sabırsızlanmadan çabucak kaybetmek muhakkak ki iyidir. Bunun için ilkin boyunuzu ve kemik yapınızı dikkatle inceleyin. Bazı insan­lar diğerlerinden daha yapılı olabilirler. Size uygun zayıflama rejimi hangisi olursa olsun, herşeyden önce bir dokto­ra danışın. Rejimi uygulamaya başladık­tan sonra da düzenli aralıklarla doktora görünün. Hatta gerekirse, arada sırada bir çekap yaptırın; yani bir hastanede tepeden tırnağa muayeneden geçin.

  • PİSİKOLOJİK SORUNLAR

    Ruhsal durumu doğrudan doğruya etkileyen bazı etkenler de küçümseneme­yecek bir rol oynarlar ilk olarak sofranın görünümü büyük bir önem taşır. Temizlik, günümüzde kolaylıkla yıkanabilen ince kumaştan bir örtü, birkaç çiçek, bütün bunlar en basit bir yemeği bile daha iştah açıcı kılmaya yeter. Hafif bir müzik, rahat bir koltuk, özensiz olmayan ama rahat bir kıyafet yemeği tadına vara vara yemenizde size yardımcı olur. Tek başınıza bile olsanız, yemek yerken okumak ve hele sigara içmek doğru değildir. Çünkü yemek yeme aynı zamanda bir gevşeme, bir dinlenmedir ve iyi yemek yemek de başlı başına bir sanattır. Eğer kocanızla ya da sevgilinizle başba-şa bir akşam yemeği tasarlıyorsanız hiçbir ayrıntıyı rastlantıya bırakmayın. Rastlantılar bazen başarılı sonuçlar verebilir ama bu yol aslında tehlikelidir. Dekorasyon, çevre, ışıklandırma gece­nizin güzel geçmesinde çok etkili olacaktır. Bu gecenin duygularınızı coşturması mutlu ve unutulmaz bir anı bırakması için, kendi zevkinize göre bu öğeleri ayarlamak ve aralarında bir uyum yaratmak gerekir. Aile yemekleri ise buiuşmak, sevinçleri paylaşmak, düş kırıklıklarını unutmak, kişileri genellikle yalnızlığa iten şehir yaşantısının gereklerinden kaçmak içinbazen tek fırsat olmaktadır. Özenle hazırlanmış ve iyi düzenlenmiş bu akşam yemekleri rahat ve neşeli bir hava içinde geçerse, ailenin tüm kişileri bir arada olmanın mutluluğuna doya doya kanarlar.

  • GÜNDE BİR DEFA

    GÜNDE BİR DEFA

    Bazı kadınlar, bir kadının kendisine ge­rekli özeni gösterebilmek için günün bütün saatlerini makyaja ve bakıma ayırmak zorunda olduğunu ileri sürer­ler. Başka bir iş yapmaya zaman kalma-ma;-ından yakınırlar. Oysa bu yanlış bir görüştür. Sabah sokağa çıkmadan önce, üç beş dakika içinde düzenli bir makyaj yapan kadının, artık akşama kadar makyajını tazelemeye ih­tiyacı yoktur. İkide bir pudriyerini çıkar­tıp pudrasını tazeleyen bir kadın, yanlış bir davranış içindedir. Makyajın da kuralları vardır ve bu kural­lara uymak gerekir. Makyaj yapmak için banyoya giren kadının, hareketlerini mantığının emrine vermesi gerekir. Ayna karşısında saatlerce kalmak za­man kaybetmekten başka bir işe yara­maz, önemli olan, kadının ne yapaca­ğını bilmesi ve bunları acele etmemekle birlikte, gereksiz zaman harcamasına da meydan vermeden bir an önce yerine getirmesidir.
    Bazı kadınlar bir türlü kendilerini güzel görmek istemezler, ne yapsalar başkala-rıyle boy.ölçüşemeyeceklerini sanırlar. Oysa bir kadının güzelliği konusunda karar verecek olan kendisi değil başka­larıdır.
    Bir de, bir kadının fizyolojik nedenlerle solgun ve yorgun izlenimi uyandırdığı günler vardır. Bu durumlarda kadının aşırı bir kötümserliğe kapılmaması, normal makyajını yapmakla yetinmesi gerekir. Bir iki gün içinde yeniden eski canlılığını kazanacağını unutmamalıdır. Aksi halde gereksiz bir huzursuzluğa yol açmış olacaktır.

  • GÜNDÜZ BAŞKA GECE BAŞKA

    GÜNDÜZ BAŞKA GECE BAŞKA

    Aslında günümüzün güzellik anlayışı çok değişkendir. O kadar ki bir kadının güzel sıfatını hak edebilmek için günün değişik saatlerinde değişik görünüşlere sahip olması gerekir. Sabahları başka kurallara, öğleden sonraları başka kural­lara uymak zorundadır. Bunun gibi şe­hirde başka, sayfiyede başka türlü gö­rünmek zorundadır.
    Gerçekten de alış verişe çıkan bir ev ka­dınının, bir gece toplantısına gidiyor­muş gibi süslenmesi düşünülemez. Çok hafif bir makyaj, özenilmemiş spor bir kıyafet, gün boyunca sokağa çıkacak kadına en yakışan makyaj ve giyimdir. Ancak akşam üstü sevdiği erkekle bulu­şacak olan kadının makyaj sanatının kendisine sağladığı olanaklardan bol oranda yararlanması yerinde olur. • Erkeklerin değişiklikten hoşlanmadıkla­rını sanmak yanlış olur. Tersine, erkek de sevdiği kadını zaman zaman da olsa değişik görmek ister. Tekdüzeliğin bık­kınlığa ulaşan yolun başlangıcı olduğu­nu hatırdan çıkartmamak gerekir. Çalışan bir kadının yapacağı en büyük hatalardan biri, iş ye, ine, sahneye çık­maya hazırlanan bir tiyatro oyuncusu gibi süslenerek gitmektir. Böyle bir dav­ranış aynı iş yerinde çalışan erkeklerinilgisini uyandırmayacağı gibi, kadın ar­kadaşlarının da eleştirilerine yol aça­caktır. İş yerinde başarılı olmanın sırrı, derli toplu, sade ve titizliğe çok önem veren bir dış görünüşün yanında neza­ket ve çalışkanlıktır.

  • KAHVALTI

    Sabah kahvaltısının önemi bazı memle­ketlerde bilinmemektedir, istatistikler bazı Latin ülkelerinde dört kişiden birinin sabahları sade ya da sütlü bir kahve içtiklerini ve iki kişiden birinin de buna bir dilim ekmek veya birkaç bisküviyi eklediğini göstermektedir. Başka bir deyişle gün başlarken yalnız dört kişiden biri gerektiği gibi beslen­mektedir. Bu davranış son derece yanlıştır. Çünkü sabah kahvaltısının çok önemli iki rolü vardır.

    • Uyku boyunca 500 ile 600 arasında kalori harcanır. Bu kalorilerden bir kısmı örneğin vücut sıcaklığının 37 derecede tutulması gibi ana harcamala­rı karşılamaktadır. Geri kalanı ise sekiz on saat, hatta akşam yemeğini erken yiyenler için daha da fazla süren bir açlık döneminden sonra yeniden kuvvet kazanmayı sağlar

    * Uyandığınızda kendinizi çok güçlü hissetseniz bile, kahvaltı etmemek az sonra sizi yorgunluğa sürükleyebilir. Kahvaltı etmeyecek olursanız öğleye doğru acı bir “mide ezilmesi” ile karşılaşırsınız. Sabah kahvaltısını kü­çümseyenlerin mazereti çok basittir. Bu gibiler “aç değilim” deyip işin içinden çıkarlar. İnsan gerçekten de sabahları iştahsız olabilir. Canı bir şey yemek istemeyebilir. Ama unutmayın ki iştah da bir alışkanlığın sonucudur. Sabahlarıayak üstü bir bardak kuru çay içme alışkanlığında olanlar, bu alışkanlığı değiştirip kuvvetli bir kahvaltı yapmaya karar verince, birden bire İngiliz usulü bol bir kahvaltıyı denememelidirler. İlkin çayın ya da sütün yanına bir dilim tereyağlı kızarmış ekmek ya da rafadan veya katı yumurta eklemek yeterli olur. Zamanla kahvaltınıza peynir, zeytin, reçel, vb de ekleyebilirsiniz. Bir süre sonra sabahları büyük bir iştahla kah­valtı masanıza oturmaya başlar ve bu değişikliğe şaşabilirsiniz. İştahı daha fazla uyarma gereği varsa, uyanınca portakal ya da greyfurt gibi asitli bir meyvenin suyundan bir bardak için Ancak meyve suyunun buzlu olmamasına dikkat edin. Yıkandıktan sonra bir bardak çay ya da süt içmekle yetinmeyecek ve biraz önce içtiğiniz meyve suyunun iştah açıcı etkisiyle içinizde tam bir kahvaltı etme isteği uyanacaktır.

    Kahvaltıdan kaçanların ile­ri sürdükleri anlamsız bir başka mazeret de zamansızlıktır. İstenirse kahvaltı için zaman bulunabilir. Uykudan on beş dakika fedakârlık edip kuvvetli bir sabah kahvaltısı etmek sağlığınız için yararlı olduğu gibi, gününüzün iyi geçmesi uzmanları 100 gr. meyve suyu ve 15 gr. protein (bu miktar yeniyetmelerde 20 gr. olmalıdır) alınmasını öğütlemekte­dirler. Yarım litre sütte, 100 gr. ette, 2 yumurtada, 200 gr. ekmekte, 50 gr., gravyer peynirinde, 150 gr. çavdar ek­meğinde 15’er gr. protein vardır, gördü­ğünüz gibi sadece süt içmek ya da gravyer peyniri yemek söz konusu değildir; hoşunuza giden herşeyi yiyebi­lirsiniz. Önemli olan günlük protein gereksinmesini almaktır. Eğer süt sevmiyorsanız ya da iyi sindiremiyorsanız, bildiğimiz sütteki kadar protein ve kalsiyum içeren ama daha kolay hazmedilen kaymağı alınmış sütü içmeyi deneyinbakımından da önemlidir, ideal sabah kahvaltısını meydana geti­ren yiyecekler değişebilir.

  • ANA YEMEK

    Öğle yemeği mi yoksa akşam yemeği mi daha kuvvetli olmalıdır? Bu konuda genel bir kural getirmek olanağı yoktur. Öğleden sonraları çalışan bir kimse genellikle basit bir öğle yemeği ve kuvvetli bir akşam yemeği tercih eder.Sabahlan erken kalkan bir kimse ise öğle yemeğinde çok acıkmış olur; akşam ise hafif bir mide ile yatmak ister. Bu nedenle herkesin bu soruya kendi durumunu dikkate alarak cevap vermesi gerekir. Başkalarının yaptığına ayak uydurmak amacıyle, kendi koşul­larının dışına çıkmak yanlış olur. Birbir­lerine çok bağlı çiftler bile bu alanda iyi niyetle yanlışlıklar yapmaktadırlar. Oy­sa bu yanlışlıklar aralarındaki uyumun yitirilmesine bile yol açmaktadır. Gün­lük çalışma düzeninin yeknesaklığından kurtulmak için iyi bir öğle yemeği yemek alışkanlığını edinmiş olan bir koca, akşam karısının hafif bir yemek hazırlamış olmasına kızacağına, karısı­nın mutlu ve sakin olarak evde kendisini karşılamasından memnunluk duymalı­dır. Bunun gibi iş yemeklerine alışmış olan kocası akşam yemeklerinin hafif olmasını isterse, kadın bundan gocun­mamalıdır. Çönkü bu istek kocanın karısının mutfak işlerine gösterdiği öze­ne karşı ilgisiz kalması anlamına gel­mez; koca sadece tehlikeli sonuçları olmaksızın organizmasının katlanamayacağı şeyleri yemekten kaçınmak iste­mektedir.