"13eta" Tarafından Eklenen Konular

TALİDOMİD Sedatif (müsekkin) ve hipnotik (uyutucu) etkili bir ilaçtır. Yük­sek dozlarda dahi öldürücü olmadığın­dan, ilk kullanılmaya başlandığında, teh­likesiz bir ilaç olduğu kabul edilmiştir. İlk olarak, 1956 yılında, Batı Almanya' da piyasaya çıktı ve iki yıl sonra, İngil­tere'de kullanılmaya başlandı. Burada, "trankilizan" olarak, serbestçe kullanı­labilmekteydi. 1960 yılında, talidomid' in, miksödem (tiroid yetmezliği)...
TABES DORSALİS (Lokomotor ataksi) Eski frengiyi izleyen bir merkez sinir sistemi hastalığıdır. Gerçekte, frenginin üçüncü devresinin belirtilerindendir. Nedeni: Arka kök nöronlarındaki ve içinde, beyine doğru giden duygusal lif­lerin yol aldığı, omurilik arka kordonlarındaki sinir liflerinin iltihaplanıp bo­zulmasıdır. Asıl yıkım, arka kök gan-glionlarında olup, omurilikteki dejeneras­yon, buna ikincildir. Belirtileri: Tabes dorsalis, genel­likle, orta yaşın...
ŞUUR KAYBI. Bilinç Kaybı. Mantıklı düşünme ve akılcı davranışlar devam ettirme yetersizliğine kafa karışıklığı denir. Kafa karışıklığını herkes yaşayabilir ancak bu durumun gerekenden fazla sürmesi (birkaç saat ya da daha fazlası) beklenmedik bir durumdur. Ajitasyon, nabızda artış, gözbebeklerinin büyümesi, titreme ve bazen halüsinasyonla görülen bilinç kaybı da (delirium) bir tür kafa karışıklığıdır....
ŞOLMOGRA (Chaulmoogra) YAĞI Asya'da yetişen bir bitki olan Taraktogenos kurzii'nin tohumlarının ezilmesiyle elde edilen uçucu bir yağdır. Geç­mişte, dıştan ve içten, cüzzam tedavisin­de kullanılmaktaydı. Günümüzde, sülfonlar bunun yerini almışlardır. ŞPRU. Yiyeceklerin ve özellikle yağla­rın emiliminin yetersiz olmasıyla belirle­nen bir tropikal hastalıktır. Afrika'da görülmemektedir. Nedeni: Karmaşıktır ve tam anla­mıyla anlaşılmamıştır. Öne sürülen tah­minlere göre,...
ŞOK Genellikle, iki şok tipinden söz edilir: Cerrahî şok ve sinirsel şok. İkin­ci terim, tatsız bir olay sonucu ortaya çıkan üzüntü halini tanımlar ve burada konu edeceğimiz cerrahî şoktan çok fark­lı bir durumdur. Cerrahî şokun özellikleri, alçak kan basıncı, soğuk, nemli, soluk bir deri ve bitkinlik durumudur. Bu tür şok, ağır...
ŞİŞMANLIK Gerçekte, şişmanlığın tek nedeni, fazla yemek yemektir. Şişman­lıkta, bezlerin çalışmasının rol oynadığı, ya da bazal metabolizmalarının fazla ça­lışmasından ötürü, çok yiyip, şişmanlamayanların da bulunduğu bir gerçektir. Günümüzde, şişmanlıktaki başlıca fak­törlerden birinin, psikolojik olduğu ka­bul edilmektedir. Bazı kişilerde, özellik­le şekerli yiyeceklere karşı bir alışkan­lık belirir. Bunu, içki alışkanlığına ben­zetebiliriz. Rejim yapmak,...
ŞAŞILIK İki gözün aynı yöne bakmamasıdlr. Bu durum, göz küresini oyna­tan kasların, normalden az ya da fazla çalışması sonucu belirir ve nedenleri çe­şitlidir. Çocuklukta beliren yakını göre­meme sonucu, özellikle yakma bakarken, içe doğru şaşılık ortaya çıkar. Bir göz­deki kırma bozukluğu, diğerinde olandan fazlaysa devamlı olarak daha sağlam olan göz kullanılacağından, diğer...
ŞARBON (Antraks) Hayvanlardan in­sana geçen, mikroplu bir hastalıktır. Çiftçiler, veterinerler, kasaplarda özellik­le görülebilir. Halk arasında eski adı, şiri-pençe'dir. Hastalık nedeni, Bacillus anthracis adı verilen bir basil olup, en çok Avustralya, Rusya ve Güney Ame­rika'da rastlanır. Belirtileri: Dış ve iç olmak üzere, iki tip şarbon vardır. Dış şekli derideki çatlak ve yaralardan, hayvanın...
ŞANKROİD (Yumuşak şankr) Genel­likle tropikal ve subtropikal bölgelerde görülen bir akut, zührevi enfeksiyondur. Nedeni: Hemophilus ducreyi adlı bir basildir. Kuluçka devri 5 gündür. Belirtileri: Dış üreme organların­da, çok çabuk cerahatlenip, yara şeklini alan bir sivilce belirir. Yara, frengideki sert tabanlı yaranın tersine, yumuşaktır ve bol miktarda, kötü kokulu akıntısı vardır. Kasık lenf bezleri...
SUNİ SOLUNUM. Bir hastanın akci­ğerlerini hava ile doldurmaya gayret et­meden önce, akciğere giden hava yolla­rının açık olması sağlanmalıdır. Bundan ötürü, boğulmak üzere olduğu tahmin edilen kişiye suni solunum uygulanma smdan önce, ağız ve boğazda tıkayıcı olabilecek bir madde bırakmamak, dili iyice öne çekmek ve başı da arkaya doğ­ru bükmek gereklidir. Şimdi,...
SUNİ HIZ AYARLAYICI Pacemaker). Tam kalp bloklarında, atrioyentriküler nodülde (bkz. Kalp) başlayıp, sinoatrial iletici liflere giden uyarılar, normalde ol­duğu gibi, kulakçıklardan karıncıklara geçemez ve bundan ötürü, kulakçıklar­la karıncıklar birbirleriyle ilgili olmaya­rak, ayrı ayrı kasılır. Karıncıklar, daki­kada 30-50 kez gibi yavaş bir tempoda atar ve kalp yetmezliği belirebilir. Be­yine giden kan miktarı...
SUBDURAL HEMATOM. Beyni kap­layan üç zardan biri olan dura mater'in altına kanamanın olmasıdır. Araknoid zarıyla pia mater arasına (bkz. Subarak­noid Kanama), dura dışına (bkz. Ekstradural Kanama) ve dura mater'le arak­noid arasına kanama olabilir. Nedeni: Buradaki kan, daha fazla toplardamar kaynaklıdır. Başa gelen bir darbe (genellikle hafifçe bir vuruş) ya da doğum...
Sayfa başına git