Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: admin

  • İlk Buluşma Taktikleri

    İlk Buluşma Taktikleri

    İlk buluşma çok heyecanlıdır. Daha önceden hiç görmediğiniz biri ile buluşacaksanız bu heyecan bir kat daha artar. İlk izlenimlerinizi ilk buluşmada alacağınızdan ilk buluşma çok önemlidir. Her iki taraf da karşı taraf üzerinde iyi bir izlenim bırakmak isteyecektir. ( Tabi birbirlerini beğendilerse). Bu şansı çok iyi kullanmanız gerekir.

    İlk buluşmada ne yapmak gerekir, nasıl davranmalı, ne konuşmalı, nasıl giyinilmeli, nelere dikkat edilmeli?İşte aşağıda bu soruların cevaplarınız vereceğiz. Bu tiyoları çok dikkatli okuyun olumlu sonuçlarını göreceksiniz.

    Görüşme öncesi birtakım sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Örneğin söz veridiğiniz gün çok önemli başka bir işiniz çıktı ve bu görüşmeyi o gün yapamayacaksınız. İşte böyle bir durumda onu arayın ve mazeretinizi nazik bir dille anlatın. Ona yeterince ilgi gösterin ki görüşmemek için bahane bulduğunuzu düşünmesin. Hatta görüşmüşken yeni bir randevu tarihi de belirlerseniz kafasındaki soru işaretleri de kalkmış olacaktır.

    ilkbulusmaİlk buluşmada mekan çok önemlidir. Sessiz, sakin ve kapalı bir mekanı tercih edin. İletişim daha kolay olacak ve bu sayede ona daha iyi odaklanabileceksiniz.

    En çok yapılan hatalardan biri de ilk buluşmada yanınızda sizden birinin olması. Bu olumsuz bir etki bırakmakla kalmaz samimi ve sıcak bir ortamın doğmasına da engel olur. Ayrıca sizin olgun biri olmadığınızın da göstergesidir. Bu yüzden mutlaka tek gidin. Sizi ilk görüşmede ailesi ile tanıştırmaya kalkarsa buna kesinlikle engel olun ve kabul etmeyin.

    İlk görüşmeden sonra 2. görüşme arasına biraz zaman verin 24 saat sonra yeniden görüşmeyi kesinlikle kabul etmeyin.

    İlk görüşmeden göz iletişimi çok önemlidir. Konuşurken sağa sola değil de gözlerinin içine bakın. Bilirsiniz gözler yalan söylemez. Böylece hem daha samimi bir iletişim kurar hem de niyetini anlama fırsatını yakalarsınız.

    İlk bulumada sohbetinizi yarıda kesip birilerine mesaj atmayın ya da birileri ile telefonda görüşmeyin. Görüşmeye başladığınız anda ya telefonunuzun sesini kısın ya da tümden kapatın. Uzun zuzun birileri ile konuşmak saygısızlıktır.

    İlk görüşmede ara ara seslikler olur. İki taraf da konuşacak bir şey bulamaz. Böyle bir durumda sırf sessizliği bozmak adına  saçma sapan birşer söylemek yerine karşınızdaki kişinin kişilik özellikleri ile ilgili bir soru sorun. Pek çok erkek kendinden bahsetmeyi kadınlara göre çok sever ve uzun uzun anlatır.

    Çevrenizde başka erkekler varsa onlara göz ucuyla dahi bakmayın. Bunu yaparsanız 2. görüşmeyi unutun.

    İçkili bir ortamdaysanız ortama uyun; ama birkaç kadehi geçmeyecek şekilde olmalı bu.

    Garson geldiğinde onunla aynı siparişi asla vermeyin. “Sen ne istiyorsan ben de aynısından” demek acıklı bir hava doğurabilir. Ne hoşunuza gidiyorsa onu isteyin. Yalnız siparişinizi veriken dökülüp saçılacak şeyler isemeyin. Sizi zor bir duruma sokabilir.

    Görüşme bir kış günü ise ve siz de dışarı çıktığınızda üşdüyseniz size ceketini verdiğinde ona hayır demeyin.

    Siz sigara içiyorsanız o içmiyorsa sigara içmek için yemeğin bitmesini bekleyin. Yemek sonunda sigarayı yakmadan onun rahatsız olup olmayacağını sorun ve sigaranızı öyle yakın. Yanında 2. bir sigarayı yakmayın.

    Hesabı ödeme zamanı geldiğinde siz de elinizi çantanıza götürün, hesabı kendisi ödemekte ısrarlıysa bırakın ödesin. Ancak görüşmeye giderken yanınızda mutlaka para bulunsun. Cimri biri ile de görüşmüş olabilirsiniz. Böyle biri ise 2. görüşmeyi yapmayın onunla.

    Eğer endişeliyseniz, çekinceleriniz varsa bunu açık açık söyleyin. Bu şekilde endişenizin giderilmesi daha kolay olacaktır.

    İlk görüşmede bırakın onunla sevişmeyi elinizi dahi tutturmayın. Eğer onunla ilk görüşmede sevişirseniz sizi basit biri olarak görür ve daha önceden bunu herkesle rahatlıkla yaptığınızı düşünür. Unutmayın ki erkekler ilk olmak ister ve bu anlamda sizi test edebilir.

  • Sütun Gibi Bacaklara Sahip Olmak Zor Değil

    Sütun Gibi Bacaklara Sahip Olmak Zor Değil

    Cildin güzel görünmesi elbette önemli; ancak cilt güzelliği kadar bacakların şekli de çok önemlidir. Bacaklarınızın güzel bir şekil alması için günlük düzenli olarak bacak kaslarını çalıştıran spor yapmanız gerekiyor. Sporun bacaklara güzel şekil vermesinin dışında kan dolaşımını da artırdığı için cilt güzelliğinde ayrı bir öneme sahiptir. Yalnız spor yaparken bacak kaslarını çok fazla geliştiren sporları yapmamak gerekiyor. Bacaklarınıza güzel bir şekil vermek için Yürüyüş,yüzme step, aerobik sporlarına yönelmelisiniz. Bu spor dallarından birini ya da birkaçını yaptığınızda 2-3 ay sonra bacaklarınızdaki değişmeleri ve güzelliği hemen fark edeceksiniz.
    Bacak Bakımı Nasıl Yapılır

    Bacak bakımı yapmak hiç zor değil sadece düzenli zaman ayırmanız gerekiyor. Piyasada satılan kaliteli bacak kremlerinden birini alın ve her banyodan sonra masaj yapar gibi bacağınıza bu kremi sürün. Yapacağınız bu masaj aynı zamanda kan dolaşımını artıracağından selülit oluşumuna da engel olacaktır.

    sutun-gibi-bacaklarBacak bakımında şu noktalara dikkat ediniz:

    madde Gün sonunda yorulan bacaklarınızı bir süre dinlendirin. Ayağınızı, bacaklardan başlayıp topuğa kadar kremleyin. Evde bunu yapabileceğiniz bir yere uzanın ve bacaklarınız kalbiniz seviyesinde bulunsun. Ayağınızın altına fazla yüksek olmayan bir yastık alın. Bacaklarınızı sırayla havaya kaldırın, el parmaklarınız ile kasları, uzun eksenleri boyunca güzelce sıkarak ovun. İlk olarak hafif olan masaj, giderek sertleşmelidir.

    Yukarıda da değimiz gibi bacak güzelliğinde sporun rolü yatsınamaz; bu yüzden hemen her gün yürüyüş, aerobik, yüzme, egzersiz yapın. Egzersiz, kan akışını hızlandırır ve bacak kaslarınızı kanla doldurur, bacaklarınıza gerginlik ve sıkılık katar. Yürüyüş yapacaksanız giydiğiniz ayakkabıların rahat olmasına özen gösterin. Egzersiz esnasında terleyen ayaklarınızı hemen yıkayın ve güzelce kurulayın. Ter ve nem, birleşirse ayaklarınızda mantar oluşabilir.

    madde Bacak bakımında, yüzünüze sürdüğünüz nemlendirici ve tonikleri sürün. Şayet bacağınızın derisi pürüzlüyse bitkisel sütlerleri kullanmanızı tavsiye ederiz. Yüz güzelliğiniz ne kadar önemliyse bacak güzelliğiniz de en az o kadar önemlidir bu yüzden bacaklarınızıza güzel bir görünüm katmak için bu saydıklarımızı mutlaka düzenli olarak sürekli uygulayın.

    madde Bacak güzelliğini engelleyen bir diğer önemli sorun ise bacak tüyleridir: Bacağınızdaki tüyler eğer yumuşak ise; bolca oksijen sürerek onları sarartıp, bacak renginizi aldırarak görünmez duruma getirebilirsiniz. Şayet yumuşak değil de sertseler, tüyleri kesinlikle almalısınız. Tüyleri almanız gerektiğinde değişik epilasyon teknikleri kullanabilirsiniz. Unutmayın kıllı bir bacak erkeklerin midesini bulandırır ve sizden uzaklaşırlar. Sakın bu duruma düşmeyin.

    selulitmasajSelülit masajı

    Biz kadınların kabusu selülitlerle mücadele etmek aslında hiç de zor değildir. Eğer selülit sorunu yaşıyorsanız evde bacaklarınıza selülit masajı uygulayabilirsiniz. Selülit masajının nasıl uygulanacağını aşağıda maddeler halinde ele aldık:

    madde Yatağınızın üzerinde ya da yerde temiz bir bezin üzerinde oturun. İlk olarak bacaklarınızı yavaşça kendinize doğru çekin. Daha sonra ellerinizi bir bacağın 2 tarafını kavrayacak biçimde yerleştirin. Bilekten uyluğa dek tüm bacağı enerjik bir biçimde sıvazlamaya başlayın. Ayaktan başlayarak, baldırlarınızdan yukarı doğru, dizleri atlamadan, uyluğun en üstüne değin kesintisiz olarak sıvazlamaya sürdürün. Kan akışını canlandıran bu hareketi on – on beş defa yineleyin.

    madde Sonra uyluğunuzu ellerinizle sıkıp sıkıp bırakın. Ellerinizi sıra ile kullanarak, ritmik hareketler ile, uyluklardaki etinizi sıkıp bırakın. Bu hareketler yaptığınızda uyluklarınızı sıkılaştırır ve cildinizin pürüzsüz görünmesini sağlar.

    madde Sonra sağ ve sol ellerinizle hızlı bir biçimde uyluğunuzu tekrar sıvazlayın. Bu hareketi yapmaya dizlerinizden başlayın uyluğunuza değin sürdürün.

    madde Uyluğun ön ve dış taraflarına hafif yumruklarla sık sık vurun. Dediğimiz gibi selülitli olan yerlerde kan akımı son derece zayıftır. Bu yaptığınız hareketler kan akışının cildin üst bölümlerine kadar çıkmasına yardımcı olur.

  • Diyet Yapmadan Zayıflamanın Püf Noktaları

    Diyet Yapmadan Zayıflamanın Püf Noktaları

    Diyet esnasında zararlı sayılan gıdaları hiç almamak, sonunda farklı bir biçimde geri teper. Yasaklı tatları daha da çok istemeye başlarsınız. Bu sebeple diyet yaparken kendinizi kontrollü bir biçimde ödüllendirmeniz ve yemek çeşitlerini değil, yemeklerin miktarı sınırlamanız daha doğru olacaktır.

    Örneğin dondurma… Dondurma tüketirken, porsiyondaki kalori miktarına muhakkak bakın. Tükettiğiniz besin düşük kalorili olsun fakat tadı hiç de dondurmaya benzemeyen, sıfır yağlı ya da şekersiz bir şey olmasın.

    Hiç değil, az!

    Burada önemli olan bir defada ne kadar yediğinizdir. Her seferinde yalnızca yarım bardak yeter. Bu kurala sadık kaldığınız müddetçe, buzdolabınızda dondurma bulundurmanızda hiçbir zarar yoktur. Fakat sınırı aştığınızı fark ederseniz, bir müddet dondurma tüketmeyin, eve sokmayın. Evde bulunanları da bitirmeleri için çocuklara dağıtın.

    Çikolatada da aynı kuralları uygulayın. Daha kontrollü ve sağlıklı olması için, çikolata kaplı fındık ya da bademli çeşitleri deneyin. Günlük çikolata tüketiminizi dört beş taneyle sınırlayın. Bu arada her gün birkaç siyah çikolatanın kanı sulandırma özelliğiyle kalp damar hastalıklarına iyi geldiğini de yeri gelmişken söyleyelim.

    diyet2Yasak koymayın!

    Çocukların beslenmesi de sizin beslenmenizden hiç farklı değildir. Çocuklara sevdikleri bir yiyeceği yemeyi yasaklarsanız, dışarıda bir yerde onu bulur ve fazlasıyla ondan yerler. Onlara hiçbir besin için yasak koymayın fakat her şeyi de evde hazır bulundurmayın. Seçimler farklı yapılabilir. Örneğin kolalı içecekler, şeker ve cips eve almayın.

    Aza olsa dışarıdaki yemeklerde ya da çocuğunuz arkadaşlarıyla birlikteyken, onun ne yiyeceğine kendisinin karar vermesine izin verin. Onlar için zararlı olduğunu düşündüğünüz yiyecekleri kendi harçlıklarıyla almalarını söyleyin. Unutmayın ki, küçük yaşlarda kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları çok daha kalıcı olur.

    Pek çok hastam açık büfelerde, gittikleri davetlerde çok zorlandıklarını, kendilerini tutamadıklarını ve bunun sonucu olarak da kilo aldıklarını söyler. Bu durumlarda şöyle bir yöntem kullanabilirsiniz. Yemek esnasında girerek her şeyden sırayla almak yerine, önce bir servis edilenleri gözlemleyin. Böylece hem canınızın en çok istediklerini alırsınız, hem de diyet kurallarınıza uyabilirsiniz.

    Zevk alın!

    Söz gelimi tabağınıza öncelikle bolca salata koyun. Böylece diğer çeşitlere daha az yer kalacaktır. Tatlılara gelince; yemeye eğer size sunulanlar arasında meyve varsa yemeye öncelikle meyveyle başlayın.

    Tatlı ihtiyacınızı bu şekilde törpüledikten sonra, buna rağmen hala canınız istiyorsa diğer tatlılardan alın. Her gün kalori saymayın veya yediklerinizin listesini yapmayın. Yediklerinizden zevk alın ve bunu yaşam biçimi haline getirmeye çalışın.

    İyi yemek hayatın en öenmli tatlarından biridir. Sevdiğiniz her şeyden yiyin fakat bu yedikleriniz nefsinizi tatmin edecek oranda olsun. Tüm bunlara rağmen kilo almaya başlarsanız porsiyonlarınızı küçültün. Diyet anlayışınız kısıtlama olsun, yasaklama değil!

  • En İyi Kilo Verme Reçetesi

    En İyi Kilo Verme Reçetesi

    Yaz bütün güzelliği ile geldi, çok sıkı bir diyete ihtiyacınız var. Peki bünyenize, yapınıza en uygun diyet hangisi? Diyetisyenlerin beslenme konusundaki tavsiyeleri farklılıklar göstermesine karşın hepsinin üzerinde birleştiği ortak nokta şu: En iyi kilo verme programı, sizin programı sonuna dek takip edebileceğiniz programdır.

    Bütün kadınlar en çabuk ve kolay bir biçimde kilo verebileceği sihirli bir diyet reçetesi arıyor. Fakat işin gerçeğiyle yüzleşmemiz lazım: Böyle sihirli bir reçete maalesef yok. Hızlı kilo vermenize yardımcı olacak her türlü diyet, kısa sürede bu kiloları tekrar ve fazlasıyla almanıza neden olur.Sağlıklı bir diyet programının özellikleri

    Bir egzersiz planı

    -Bütün besin gruplarından derlenmiş mönü
    -Profesyonel diyetisyenlerce hazırlanmış olması
    -Yavaş fakat istikrarlı bir kilo kaybı vaat etmesi
    -Yemek porsiyonlarının kontrolüne dair ipuçları
    -Yemek aralarında küçük atıştırmalara izin vermesi
    -Çok fazla ilaç desteği istememesi
    -Sevdiğiniz yemek ve içeceklerden küçük porsiyonlarda bulundurması
    Bilimsel olması
    -Bir destek planının bulunması
    -Çok fazla su içmenizi önermesi

    saglik-zayiflamaSize önerilen diyet reçetesinin size uygunluğunu anlamak amacıyla şu ipuçlarını kullanmanızı tavsiye ederiz:

    1- Benim yeme stilime uyuyor mu?
    Sıklıkla seyahat eden ya da dışarıda yemek yiyen bir tipseniz, ev yapımı yemeklere ağırlık veren bir diyet de maalesef sizin için uygun bir diyet olmayacaktır.

    2.Benim egzersiz düzeyime uyuyor mu?
    Düzenli bir biçimde devam ettiremeyeceğiniz bir egzersiz programı tavsiye eden diyet programı ,ne kadar hızlı kilo kaybı önerirse önersin, size uygun değildir.

    3. Bu diyeti ömrümün sonuna kadar sürdürebilir miyim?
    Bir diyet programına başlamadan önce, o programa hayatınızın sonuna dek bağlı kalabilecek misiniz? Eğer cevabınız “hayır” ise bu diyete hiç başlamayın. Zira diyeti bıraktığınız an kilolarınız geri gelmeye başlayacak.

    4. Sevdiğim, hazırlayabileceğim ve bütçeme uygun yemekler var mı?
    Yemeklerle beraber içmeniz önerilen bazı içecekleri tüketmek uzun sürede bütçenizi sarsacak mı? Bu sorulara olumlu yanıt bulamıyorsanız, incelediğiniz diyet reçetesi size uygun bir program değildir.

    5. Ne kadar hızlı kilo vereceğim?

    Yarım kilo yağ 3.500 kaloridir. Bu da demek oluyor ki zayıflamak için çok fazla yağ yakmanız icap ediyor. Hızlı kilo verdiren diyetlerde çoğunlukla yağ değil su kaybedersiniz. Özellikle diyete başlangıcın ilk dönemlerinde hızlı kilo kaybı yaşanırsa, bunun vücudun su kaybından kaynaklandığını anlamalısınız.

    6. Diyet programı kötü alışkanlıklarımla uyuşuyor mu?
    En uygun diyet, size psikolojik ve fizyolojik olarak diyet yaptığınızı hissettirmeyen diyettir. Diyete girmek düşüncesi insanı psikolojik olarak rahatsız eder ve yemek konusunda takıntı oluşturabilir

    7. Sevdiğim yiyecekleri yemeye devam edebilecek miyim?

    Bazı diyet reçetelerinde kesinlikle yasaklanmış yiyecekler listesi bulunur. Oysa insanlara “bu yemekleri yemeniz yasak” gibi kural empoze ettiğinizde, genellikle bu yiyecekleri yeme arzusunu tetiklemiş olursunuz.

    8. Küçük ama sürekli değişiklik söz konusu mu?

    İnsanın yaşam ve beslenme alışkanlıklarını değiştirmesi kolay değildir. Yaşam ve beslenme tarzınızda ‘küçük’ ama istikrarlı değişiklikler öneren bir reçete sizin için daha uygun olacaktır.

    9. Diyet reçetesi bir takım destek hapları veya detoks formülleri içeriyor mu?

    Sağlıklı bir diyet programı, günlük multi-vitamin tabletleri dışında bir beslenme veya destek ilaç takviyesi içermez.

    10. Diyet yaparken detaylı bir plan mı yoksa esnek bir plan mı istiyorsunuz?
    Diyet planınızın sizi ihtiyacınız olan kalorilerden mahrum etmeyeceğini ve günlük yaşantınızda sizi halsiz bırakmayacağından emin olun.

  • Kilo Aldırmayan Yiyecekler

    Kilo Aldırmayan Yiyecekler

    Yumurta: Protein deposu yumurtalar sizi uzun süre tok tutar. Hatrı sayılır ilgili fakültelerce yapılan bilimsel araştırmada aynı anda 30 obez ve şişman kadın üzerinde yapılan deneyde düşük kalorili meyve salatası ve 2 dilim tost ile birlikte sütlü omlet tüketen kadınlar, simitle kahvaltı yapan kadınlara oranla gelecek otuz altı saat içinde daha az yemek yedi.

    2. Fasulye: Safra kesesinin kasılmasına neden olan hormon, kolesistokinin’i hiç duymamış olabilirsiniz fakat bu hormon en iyi kilo verdiricilerden bir tanesidir. Bu hazmettirici hormon tabi bir iştah kesicidir. Yüksek lifli fasülyeler ayrıca kolestrolünüzü de aşağı çeker.

    salata1wp03. Salata: Penn Devlet Üniversitesi’nde kırk iki kadın üzerinde yürütülen deneye göre düşük kalorili salata tüketenler, istedikleri kadar hamur işi yemeleri serbest bırakılsa dahi çok az yiyebiliyorlar. Bilim adamlarına göre buradaki gizem sizi şişene dek yemekten alı koyan salatanın saflık oranı.

    4. Yeşil Çay: Kilo verdirici şey kafein değil. Kateçin ismi verilen antioksidanlar yağ yakımını ve metabolizmayı artırıyor.

    5. Armut: Orta büyüklükteki 1 armut sizi tok tutmaya yeter de artar bile. Elma tok tutma konusunda 2. sırada yer alıyor. Her 2 meyvede de kan şekeri oranını düşüren ve öğün arası aparatif şeyler yemenizi önleyen pektin lifi mevcut.

    6. Çorba: Bir tabak tavuk çorbası bir parça tavuk kadar doyurucu ve tok tutucu özelliktedir. Oxford Üniversitesi’ndeki bilim adamları en basit çorbanın dahi beyindeki açlık duygusunu tatmin ettiğini ve tokluk hissi uyandırdığını belirtiyor.

    7. Yağsız et: Temel animoasitlerden biri olan ve içinde süt ürünleri, balık ve et kadar protein içren Lösin, daha az yemeniza ve tok kalmanıza yardımcı olur.

    8. Zeytin yağı: Ham zeytinyağı ile fazla kilolarınızı verebilirsiniz. Zeytinyağı Kalori yakmanızı da kolaylaştırır.

    9. Greyfurt: 2006 yılında Almanya’da yürütülen bir incelemede her öğünden önce 1/2 greyfurt tüketmek veya günde 3 kez greyfurt suyu içmek kişilerde üç ayda 3 kilodan fazla kaybettirdi.

    10. Tarçın: Öğleden sonra ani şeker düşüşü yaşamamak amacıyla kahvaltıda yulaf ezmesininden sonra tarçın serpmeniz veya tam tahıllı tostta kullanmanız aynı zamanda insülin artışının da önüne geçecektir.

  • Selülitten Kurtulma Yolları

    Selülitten Kurtulma Yolları

    Selülit Nasıl Ortaya Çıkıyor?

    Dr. Esra Güneş: Deri altındaki yağ hücrelerinin fazla genişlemesi, kan dolaşımının bozulmasına yol açar. Bu da deri altında sıvı birikimine ve bağ dokulannın yeterince beslenememesine sebep olur. Sonuçta deride çökmeler ve portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar.

    Selülit Her Kadını Etkiliyor mu?

    Dr. Esra Güneş: Selülit deriye portakal kabuğu görünümü veren değişimlerin tümüdür. Kadınların yüzde 90-98’sinde görülüyor.

    selulit1
    Zayıf Kadınlar da Selülitten Yakınıyor. Neden?

    Dr. Esra Güneş: Çünkü erkeklerdeki testosteron hormonu, kadınlardaki östrojen hormonu gibi davranış sergilemiyor, vücudun’yağlanmasına neden olmuyor.

    Erkeklerde Neden Görülmüyor?

    Dr. Esra Güneş: Çünkü selülit genetik ve hormonal kaynaklı bir sorun. Bu nedenle çok zayıf kadınlarda bile görülebilir.

    Selülitin Sebepleri Neler?

    Dr. Esra Güneş: Genetik faktörler çok önem taşıyor. Annenizde selülit varsa sizde de görülme ihtimali yüksek. Vücuttaki hormonal değişiklikler de selülit oluşumunu tetikliyor. Örneğin ergenlik, hamilelik, menopoz gibi durumlarda selülitler çogalabiliyor. Yine doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar selülit nedeni. Hatalı beslenme de ciddi bir selülit sebebi olarak karsımıza çıkıyor. Aşırı yağlı, sekerli besinler tüketen kadınlarda selülit daha fazla görülüyor.

    Selülitin Oluşmasını Nasıl Engelleyebiliriz?

    Dr. Esra Güneş: Deri altındaki yağ hücrelerinin genişlemesini engelleyici besinler tüketilmeli ve kan dolaşımını hızlandıncı hareketler yapılmalı. Diyetinizdeki 5 değişiklikle selülit oluşumunu
    engelleyebilirsiniz:

    1. Yağ Oranı Yüksek Besinleri Tüketmeyin:

    Et ve tavuğun yağlı kısımları, katı yağlar, mayonez, kaymak, hamur İşleri gibi.

    2. Şeker Oranı Yüksek Besinlerden Uzak Durun:

    Hamur tatlıları, pastalar, çikolata, kek gibi besinlerden uzak durun.

    3.Kafein içeren koyu çay, kahve, kola gibi içeceklerden uzak durun.

    4) Katkı maddesi içeren hazır besinleri diyetinizden çıkarın.

    5) Tuz tüketimini mutlaka sınırlayın.

  • Havuçlu Kek Tarifi

    Havuçlu Kek Tarifi

    Kişi Sayısı: 10 kişilik
    Hazırlama süresi: 8 dakika
    Pişirme ısı ve süresi: 35 dakika fırında (önceden 175 derece ısıtılmış)

    Gerekli Malzemeler:

    Sıvıyağ (1 su bardağı),
    Tozşeker (1 su bardağı),
    Un (2 su bardağı),
    Kabartma tozu (1 paket),
    Tarçın (1 çay kaşığı),
    Havuç (2 adet),
    Yumurta (4 adet),
    Ceviziçi (30 gram)
    Tepsiyi yağlamak için:
    Tereyağı (1 yemek kaşığı)

    Hazırlanışı

    1. 2 adet havucu bir kabın içine rendeleyin. Rendelediğiniz havuçları avucunuzun içinde sıkarak suyunu süzün ve başka bir kabın içine alın.

    2. 4 adet yumurtayı bir kabın içine kırın ve üzerine 1 su bardağı sıvıyağ, 1 paket kabartma tozu, 1 çay kaşığı tarçın, 30 gram ceviz içi ve 1 su bardağı şeker ekleyin. Bu karışımı bir kaşık yardımıyla çırpın ve rendelenmiş havu­cun üzerine ilave edin. Aynı karışımın içine 2 su bardağı unu ilave edin ve iyice karıştırın. Fırın tepsinizi tereyağı ile yağlayın ve üzerine bir kaşık un serperek tepsinin her tarafına yayılmasını sağlayın. Fazla kalan unu boşaltın ve hazırladığınız havuçlu karışımı tepsinin içine yayın.

    3. Tüm karışımı tepsiye yaydıktan sonra önceden 175 derece ısıtılmış fırına yerleştirin ve yaklaşık 35 daki­ka pişmesini bekleyin. Kekinizi fırından çıkarıp ters çe­virin ve üzerine dilediğiniz miktarda pudra şekeri ve tar­çın serpin. Kekinizi dilimleyerek servise hazır hale getirin.

    havuclu-kek-tarifi

  • Çoban Katmeri Tarifi

    Çoban Katmeri Tarifi

    MALZEMELER

    -1 YUMURTA
    -4 SU BARDAĞI UN
    -1,5 SU BARDAĞI SU
    -3 ÇORBA KAŞIĞI SIVI YAĞ
    -TUZ

    İÇİ İÇİN

    -2-3 DAL TAZE SOĞAN
    -2 ORTA BOY DOMATES
    -2-3 SİVRİBİBER
    -200 GR. LOR PEYNİRİ VEYA ÇÖKELEK
    -TUZ, KARABİBER
    -2 ÇORBA KAŞIĞI TEREYAĞI VEYA MARGARİN (40 GR.) (KATMERİ YAĞLAMAK İÇİN)

    HAZIRLANIŞI

    Elenmiş unun ortasını havuz gibi açalım. İçi­ne yumurtayı,suyu,sıvı yağı, tuzu ekleyerek özlü bir hamuru yoğuralım. Hamurdan yumurta irili­ğinde parçalar koparıp beze yapalım. Üzerlerine nemli bez örterek 20 dk. dinlendirelim. Bu ara­da katmerin iç haremi hazırlayalım. Bir kabın içine taze soğanları ve sivribiberleri doğrayalım. Domatesleri tavla zarı iriliğinde doğrayalım. Lor peyniri, tuzu ve karabiberi ekleyip ka­rıştıralım. Unlanmış bir zeminde bezeleri 1 mm. kalınlığında açalım. Yufkaların yarısına sebzeli harçtan yayarak diğer yarısını kapatıp kenarları­nı tırnak ucuyla bastıralım. Katmerleri hafifçe yağlanmış teflon tavada ya da saç üzerinde arka­lı önlü pişirip pişen katmerleri tereyağı ile yağla­yarak servis yapalım.

    çoban katmeri
  • Düşük

    Düşük

    Düşük, hamileliğin ilk 20 haftası bo­yunca, embriyo veya cenin rahmin dışın­da kendi başına yaşamını sürdüremeden hamilelik sonlandığında oluşur. 20 haftadan sonra, hamilelik biterse ölü doğum olarak adlandınlır. Hemen hemen her hamile kadın düşük konusunda endişele­nir, ama bütün hamileliklerin yalnız yak­laşık % 15’inde düşük görülür.

    Düşüğün Genel Belirtileri

    Düşük olabileceğinden endişelenmenizi gerek­tirecek bazı belirtiler:
    • Vajinal kanama
    • Kramplar
    • Gidip gelen ağrılar
    • Sırtın küçük bir bölümünde başlayan ve karnın alt kısmına doğru ilerleyen ağn
    • Parça düşürme

    Düşüğe Neler Sebep Olur?

    dusukDüşüğe nelerin sebep olduğunu genellikle bile­meyiz ve çoğu kez nedenini bulamayız. Erken düşüklerdeki en genel bulgu, embriyonun gelişimindeki anormalliktir. İncelemeler, tüm erken düşüklerin yarısından fazlasının kromozomla ilgili anormallikler olduğunu gösterir.

    Radyasyon, kimyasal maddeler (uyuş­turucu veya ilaçlar) ve enfeksiyonlar da­hil birçok faktör embriyo ve onun orta­mını etkiler. Teratojenler (Fetal büyü­meyi bozacı ve sakatlıklara neden olan herhangi faktör) olarak adlandırılan bu yan faktörler 4. hafta bölümünde detaylı olarak açıklanmaktadır.
    Anneyle ilgili çeşitli faktörlerin bazı düşüklerde önemli olduğuna inanıyoruz. Listeriozis, toksoplazma ve frengi gibi ender rastlanan enfeksiyonların düşük­lerde etkisi vardır.

    Herhangi bir özel besinin ve hatta bü­tün besinlerin orta düzeyde eksik alın­masının düşüğe neden olduğuna dair ke­sin kanıtımız yoktur. Sigara içen kadın­larda düşük olasılığı daha fazladır. Alkol de düşük olasılığını artırır.

    Bir kaza travması veya büyük bir ame­liyat geçirmek, ispatlaması zor olsa da, düşükle ilişkilendirilmektedir. Rahim ağzı yetmezliği , ilk trimesterdan sonra hamileliğin sonlanmasının nedenlerinden biridir. Bir­çok kadında, duygusal mutsuzluk veya travma yüzünden düşük olduğu ileri sü­rülür, ama bunu kanıtlamak çok zordur.

    Aşağıda düşüğün farklı türleri ve ne­denleri ele alınmaktadır. Bu, eğer her­hangi bir düşük belirtisi varsa neye dik­kat etmeniz konusunda sizi uyarmak için eklenmiştir. Sorularınız varsa, bunları doktorunuzla konuşun.

    Düşük Tehdidi

    Hamileliğin ilk yarısı boyunca vajinadan kanlı bir akıntı gelir­se düşük tehdidi olduğundan bahsedilir. Kanama günlerce veya haftalarca süre­bilir. Kramp ya da ağrı olmayabilir. Ağ­rı, menstrual bir kramp şeklinde veya hafif bîr bel ağrısı şeklinde olabilir.
    Hareketli olmak düşük yapmaya ne­den olmasa bile, yatakta istirahat etmek yapabileceğiniz tek şeydir. Hiçbir prosedür veya ilaç tedavisi bir kadını düşük yapmaktan koruyamaz. Düşük tehdidi yaygın rastlanan bir ta­nıdır, çünkü kadınların % 20’sinde ha­mileliğin başında kanama olur ama hep­si düşükle sonuçlanmaz.

    Kaçınılmaz Düşük

    Kaçınılmaz bir dü­şük, zarların yırtılması, rahim ağzının ge­nişlemesi ve kan pıhtılarının ve hatta par­ça düşürme şeklinde ortaya çıkar. Düşük, bu durumda hemen hemen kesindir. Ra­him, genellikle cenini dışarı atarak kasılır.

    Tamamlanmayan Düşük

    Tamam­lanmayan düşükte hamileliğin tamamı bir anda bitmez. Bir kısmı rahimde kalır­ken bir kısmı gider. Kanama ağır olabilir ve rahim boşalana kadar devam edebilir.

    Fark Edilmeyen Düşük

    Bu düşük, uzun süredir ölmüş embriyonun arılama­ması durumudur. Hiçbir belirti ya da ka­nama olmayabilir. Hamileliğin bittiği ve düşüğün fark edildiği zaman süreci ge­nellikle haftalar alır.

    Tekrarlayan Düşük

    Bu terim genel­likle üç ya da daha fazla art arda düşük olduğunda kullanılır.

    Problemleriniz varsa: Eğer problem­leriniz varsa hemen doktorunuza bildi­rin! Genellikle ilk olarak kanama olur, bunu kramp takip eder. Ayrıca ektopik hamilelik de dikkate alınmalıdır. Normal bir hamileliği belirtmek için bir kantita-tif HCG yararlı olabilir, ancak tek bir test raporu genellikle yardımcı olamaz. Doktorunuzun, birkaç günlük bir sürey­le testi tekrarlaması gerekir.
    Eğer hamileliğinizde 5. haftayı geçtiyseniz, ultrason bu konuda yardımcı ola­bilir. Kanamanız devam edebilir, ama bebeğinizin kalp atışına ve normal görü­nüşüne bakmak güven verici olabilir. Eğer ilk ultrason güven verici değilse, ultrasonu tekrarlamak için bir hafta veya 10 günü beklemeniz istenebilir.

    Kanamanız ve krampınız ne kadar uzun sürerse, düşük yapma olasılığınız o kadar fazladır. Eğer hamileliğiniz tamamen sona ererse kanama durur ve kramplar ortadan kalkar, bu konu aşılmış olur. Bununla bir­likte, eğer her şey dışarı atılmamış olursa, rahmi boşaltmak için kürtaj yapılması ge­rekebilir. Bunun yapılması kansızlık ve enfeksiyon riski oluşturan uzun süreli ka­namanız olmaması açısından önemlidir.

    Bazı kadınlara, hamileliklerini koru­maya yardım etmek için progesteron hormonu verilir. Düşüğü önlemek İçin progesteron kullanılması tartışmalı bir konudur. Doktorlar kullanımı ve etkinli­ği konusunda aynı fikirde değillerdir.

    Rh-Uygunsuzluğu (Kan Uyuşmazlı­ğı) ve Düşük

    Eğer Rh-negatifseniz ve düşük yaptıysanız, RhoGAM almanız gerekir. Bu sadece Rh-negatifseniz ve eşiniz Rh(+) ise uygulanır. RhoGAM, Rh-pozitif kana karşı antikor üretmenizi önlemek için verilir.

    Eğer Düşük Yaptıysanız: Düşük yap­mak “sarsıcı” olabilir; ardından ikinci dü­şüğün üstesinden gelmek çok zor olabilir. Tekrarlayan düşükler ise çoğu vakada şans veya “kötü şans” olarak ortaya çıkar.

    Doktorların çoğu, üç veya daha fazla dü­şük yapmadığınız sürece, bir düşüğün nede­nini araştırmak için test yapılmasını önermezler. Belki kromozom analizi yapılabilir ve enfeksiyon, diyabet ve lupus olasılığını araştırmak için diğer testler yapılabilir.
    Düşük nedeniyle kendinizi veya eşini­zi suçlamayın. Genellikle, yaptığınız, yediğiniz veya maruz kaldığınız şeylerin hepsini belirtmek ve düşüğün nedenini bulmak imkânsızdır.

  • Yüzünüzden Değil, Bel Çevresinden Kilo Verin

    Yüzünüzden Değil, Bel Çevresinden Kilo Verin

    Henüz yaza girmedik ama bilinçli olanlar sıkılaşmak ve bölgesel fazlalıklardan kurtulmak istiyor. Pek çok kişi “Zayıflarken yüzüm çöküyor, bölgesel kalınlıklar gitmiyor” diye şikayet ediyor. Böyle durumlarda sadece diyet yeterli olmaz. Beraberinde egzersiz de yapılmalı. Zayıflarken önemli olan göbek ve civarındaki yağların erimesi, yüz ve daha ince olan yerlerden ise aşırı bir kayıp olmamasıdır,

    Bunlara dikkat edin!

    Kadınlar, uzun süren diyetlerde kemik erimesi riski arttığı için kalsiyumdan yüksek beslenmeli ya da destek olarak doğal kalsiyum preparatları almalı. Şişmanlatmayacak şekilde bol miktarda protein almalısınız. Çünkü yeterince protein almazsanız dokuların sertliğinin, sıkılığının sağlanması için gerekli olan en önemli madde eksik kalır. Tavuk, balık, kırmızı et ve yoğurdun az yağlı olması, derilerinin ise yenmemesi gerekiyor. Kızartma yerine haşlama, ızgara ve buğulamayı tercih edin. Protein bakliyatlarda da bulunur. Arada yağlı olmamak şartıyla yeşil mercimek, nohut, barbunya, börülceye sarı mercimek de tüketin.

  • Gebelikte Mide Bulantısı ve Kusma

    Gebelikte Mide Bulantısı ve Kusma

    Bazı kadınlar için, kusma olsun ya da olmasın erken bir hamilelik belirtisi mide bulantısıdır; genellikle sabah bulantısı olarak adlandırılır. Bu durum hamile ka­dınların hemen hemen % 70’ini etkiler. İster sabah, ister günün başka bir saatinde ortaya çıksın, genellikle erken başlar ve siz hareket ettikçe gün içinde artar.

    Sabah bulantısı hamileliğin 6. hafta­sında başlayabilir. Cesaretli olun, sabah bulantısı giderek artar ve genellikle ilk trimestenn sonuna doğru biter (13. Haf­ta). Sabırlı olun ve bu durumun geçici olduğunu aklınızda bulundurun.

    Birçok kadında mide bulantısı olur. Genellikle tıbbi yardım alacak kadar so­runa neden olmaz. Bunun yanında, hyperemesis gravidarum (aşın derecede mide bulantısı ve kusma) olarak adlandı­rılan bir durum çok fazla kusmaya neden olur, bu da besin ve sıvı kaybına neden olur. Böyle bir durumda hamile kadın çoğu kez damardan verilen sıvılar ve ilaçlarla hastanede tedavi edilir. Ayrıca bu problemi tedavi etmek için hipnoz yöntemi başarıyla uygulanmaktadır.

    bulantiÖnlem: Reçetesiz satılan öksürük ve nezle ilaçlarını kullanırken dikkatli olun. Bazıları % 25 oranında alkol içerir.
    Aşırı derecede mide bulantısı ve kus­manız olursa, eğer hiçbir şey yiyemiyor veya içemiyorsamz ya da günlük aktivi-telerinize devam edemeyecek kadar has­ta hissediyorsanız doktorunuzu arayın. İlk doğum öncesi randevunuz bir süre için programlanmayabilir ama acı çek­meniz İçin bir neden yoktur. Doktorunu­zun tavsiye edeceği ve size yardımcı olacak bazı basit Öneriler bulunabilir. Doktorunuz bir reçete de yazabilir. (Aşa­ğıdaki açıklamaya bakınız.) Bu duru­mun normal olduğuna dair içinizin ra­hatlaması ve bebeğinizin iyi olduğunu bilmek rahatlatıcı olabilir.

    Hamilelikteki normal mide bulantısı ve kusma için tamamen başarılı olan bir tedavi yoktur. Sabah bulantısının belirti­lerini hafifletecek bir hap, Birleşik Devletler’de Bendectin ismi altında satıl­maktadır ve ilaç doğumsal kusurlara ne­den olduğu iddialarıyla 1980’lerin ba­şında piyasadan kaldırılmıştı. Bunun ya­nında, araştırmalar bu iddiaları destekle­medi ve hamilelik döneminde kullanımı­nın güvenli olduğu ispatlandı. FDA (Amerikan Gıda Dairesi), bu ilacın ince­leme ve araştırma verilerini yeniden gözden geçirdi ve ilacı “güvenli” kabul etti. Bendectin reçete ile satılmaktadır.

    Akupressure, akupunktur ve masaj mide bulantısı ve kusma ile başa çıkma­da yardımcı olabilir. Akupressure bant­ları, deniz tutması için takılır, bazı ka­dınların daha iyi hissetmelerini sağlar. Ayrıca mide bulantısını hafifletmeye yardımcı olacak FDA onaylı başka bir araç daha vardır.
    Bu, bebeğinizin gelişiminde son dere­ce önemli bir dönemdir. Mide bulantısı­nı yatıştırmak için, karnımzdaki bebeği, hamilelik sırasında kullanımının güveni­lir olup olmadığı bilinmeyen bitkilere, reçetesiz satılan ilaçlara veya diğer “ilaçlara” maruz bırakmayın. Doktoru­nuzla mide bulantısı ile başa çıkmanın farklı yollarını ele alın.

    Mide bulantısını hafifletmeye yar­dımcı olan akupressure bantlarını duymuş olabilirsiniz. Akupressure yönteminden daha öteye giden baş­ka bir araç FDA tarafından onaylan­mıştır. Bu bant, 1997’den beri piyasadadır ve araç tutması veya kemoterapi nedeniyle pek çok kişinin ya­şadığı mide bulantısı ve kusmayı ha­fifletmek için kullanılır. Yeni bir ça­lışma, sabah bulantısını hafifletme­ye de yardımcı olduğunu gösterdi.

    Patentlidir ve ReliefBand markası altında satılmaktadır, hemen hemen büyük bir kol saati kadardır ve bile­ğinizin iç kısmına kol saati gibi takı­labilir. Hafif elektrik sinyalleri kul­lanarak, bilekteki sinirleri uyarır; bu uyarının, beyin ve mide arasında oluşan ve mide bulantısına neden olan mesajları engellediğine İnanıl­maktadır. Kişisel rahatınıza yönelik , maksimum seviyede kontrol için sinyalleri ayarlamanıza olanak tanı­yan çeşitli uyan düzeyleri vardır.

    Mide bulantısı başladığında kullanı­labilir veya hasta hissetmeden önce de takabilirsiniz. Bu cihaz, yeme veya içmeye engel olmaz. Suya ve darbeye dayanıklıdır, o yüzden her za­man kullanabilirsiniz.

    Yapabileceğiniz Bazı Şeyler:

    Daha iyi hissetmenizi sağlamak için daha sık ve az yemek yiyin. Uzmanlar ne hoşunu­za gidiyorsa onu yemeniz konusunda hemfikir. Hoşa giden gıdalar daha kolay bir şekilde kontrol altında tutabileceği­niz gıdalar olabilir. Eğer ekşi hamurlu bir ekmek veya limonlu bir soda istiyor­sanız hemen alın! Bazı kadınlar protein­li gıdaların midelerinde daha iyi sindirildiğini fark ederler; bu gıdalar; peynir, yumurta, yer fıstığı yağı ve yağsız etler­dir. Ayrıca Beslenme bölümündeki açık­lamalara bakınız.

    Gıdaları kontrol altında tutamasamz bile sıvı alımınızın iyi durumda oldu­ğundan emin olun. Dehidrasyon (vücu­dun susuz kalması) bir süre yemek ye­memekten daha ciddi bir durumdur. Eğer çok fazla kusuyorsanız, kusarken kaybettiklerinizi yenilemenize yardımcı olması için elektrolit içeren sıvılar seç­meniz gerekebilir. Doktorunuza hangi sıvı içecekleri önerdiğini sorun.

  • Hamileliğin Faydaları

    Hamileliğin Faydaları

    Alerji ve astım hastaları, hamile­lik döneminde kendilerini daha iyi hissedebilirler çünkü hamilelikte üretilen doğal streoitler bu hasta­lıkların semptomlarının azalması­na yardımcı olur. Hamilelik göğüs kanseri ve yu­murtalık kanserine karşı koruma sağlar. Bir kadın çocuk doğurma­ya başladığında ne kadar gençse ve ne kadar çok hamilelik yaşarsa o kadar çok fayda görür. Migren ağrıları genellikle hamile­liğin ikinci ve üçüncü trimester döneminde ortadan kalkar. Âdet dönemi sancıları hamilelik döneminde geçmişte kalmış bir durumdur artık. Ek bir faydası bebeğiniz doğduktan sonra geri dönmeyebilirler!
    hamileEndometriozis (endometriyal doku­nun yumurtalıklarla ve rahmin dı­şındaki diğer yerlere “taşması”) ba­zı kadınlarda âdet döneminde pelvik ağrıya, ağır kanamaya ve diğer problemlere neden olur. Hamilelik endometrioz gelişimini durdurabilir.