Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: admin

  • Gebelikte Aspirin Kullanımı

    Gebelikte Aspirin Kullanımı

    Hamilelik döneminde alınan hemen hemen her ilaç bebeğiniz Üzerinde bazı etkiler yapabilir. Aspirin kullanımı hak­kında uyarılar olmasının nedeni Aspirin kullanımının kanamayı artırabilmesidir. Trombosit belirtilerinde değişimlere neden olur; trombositler kanın pıhtılaşma­sı için önem taşır. Eğer hamileyken kanamanız varsa veya hamileliğinizin so­nuna yaklaştıysamz ve doğuma az bir zaman kaldıysa bu konuyu bilmek özel­likle önemlidir. Hamilelik döneminde az miktarda Aspirin kabul edilebilir; sayfa 49’a bakınız. Not: Doktorunuzla görüş­meden önce hiçbir şekilde Aspirin kul­lanmayın!

    Aspirin içerip içermediğini görmek için aldığınız her ilacın etiketini okuyun. Doktorunuzla bu konuyu görüşmediği­niz sürece Aspirin kullanmaktan veya Aspirin içeren herhangi bir ürünü kul­lanmaktan kaçının.

    asprinBir ağrı kesiciye veya ateş düşürücüye ihtiyacınız varsa ve doktorunuza danış­mak için ulaşamıyorsanız, Asetaminofen, (Parasetamol) kendiniz ve bebeği­nizde komplîkasyon ve sorun oluşturma riski az olan ve kısa bir süre kullanabile­ceğiniz reçetesiz satılan bir ilaçtır.
    Hamilelik sırasında reçetesiz.

  • Hamilelik Döneminde Egzersiz Yapmalı mı?

    Hamilelik Döneminde Egzersiz Yapmalı mı?

    Hamile bir kadın olarak büyük bir olasılıkla egzersizin riskleri konusun­da endişelisiniz. Hamileyken egzer­siz yapabilir misiniz ya da yapmalı mısınız?
    Hamile kadınların kardiyovasküler sağlığı önemlidir. Fiziksel açıdan zinde olan kadınlar doğum gibi zor bir işin üs­tesinden daha kolay gelebilmektedirler. Bununla birlikte, hamilelik döneminde egzersiz yapmak bazı riskler taşımıyor değildir. Gelişen bebek için riskler aşa­ğıdakileri içerir:

    • Artan vücut ısısı
    • Rahme giden kan akımının azalması
    • Annenin karın bölgesinin zarar görme olasılığı

    Eğer uygun bir şekilde yaparsanız hamilelik sırasında egzersiz yapabilir­siniz. Vücut ısınızın 39°C’nin üzerine çıkmasından sakının. Aerobik egzersiz vücut ısınızı bundan daha yukarı çıka­rabilir, o yüzden dikkatli olun. Vücut ısısındaki bir artış vücudun susuz kal­masına neden olabilir. Çok uzun süreli aerobik egzersizden kaçının, özellikle de sıcak havalarda.

    hamilelikveegzersizAerobik egzersiz yaparken, kan akı­mı, rahim, karaciğer veya böbrek gibi diğer organlardan egzersiz yapan kasa veya cilde doğru yönelebilir. Muhte­mel problemleri önlemek için hamile­lik döneminde daha düşük bir iş yükü tavsiye edilir. Şu an yeni rekorlar kır­maya çalışmak veya yaklaşan maraton koşusuna hazırlanmak için uygun bir zaman değildir! Hamilelik sırasında, kalp atışlarınızı dakikada 140 kalp atı­şının altında tutun.

    ~ Genel Egzersiz Kuralları

    Herhangi bir egzersiz programına baş­lamadan önce, doktorunuza herhangi bir tıbbi problem veya hamilelik problemle­ri konusunda danışın.
    • Hamile kalmadan Önce belirlediğiniz bir egzersiz programına başlayın.
    • Yavaş yavaş egzersiz yapmaya başla­yın. Arada 5 dakikalık dinlenme ve 15 dakikalık antrenman süresiyle baş­layın.
    • Her 15 dakikada bir kalp hızınızı kontrol edin. Bir dakikada 140 atışı geçmesine izin vermeyin. Nabzınızı ölçmenin kolay bir yolu, boynunuzdaki veya bileğinizdeki nabzınızı 15 saniye süreyle hissederek kalp atışla­rını saymaktır. Bu sayıyı 4 ile çarpın. Eğer nabzınız dakikada 140’ın üze­rindeyse nabzınız 90’a düşene kadar dinlenin.
    • Isınma ve soğuma hareketlerine yete­rince zaman ayırın.
    • Egzersiz yaparken rahat kıyafetler giyin.
    • Aşın derecede ısınmaktan kaçının.
    • Özel olmayan yani herhangi bir günde eve çiçek getirin.
    • Düzenli bir şekilde egzersiz yapın.
    • Riskli sporlardan kaçının, at binme ve­ya su kayağı gibi.
    • 1 Günlük kalori miktarını artırın.
    • 1 Hamileyken kalkarken ve yatarken dikkatli olun.
    • 1 Hamileliğin 4. ayından sonra (16 haf­ta) egzersiz yaparken sırtüstü yatma­yın. Bu, rahme ve plasentaya giden kan akımını azaltabilir.
    • Egzersizi bitirdiğinizde 15 ila 20 daki­ka için sol tarafınıza dönüp yatın.

    ~ Olası Problemler

    Egzersiz yaparken kanamanız veya vajinadan sıvı kaybınız olursa, nefes darlığı, baş dönmesi, ciddi karın ağrısı veya herhangi başka bir ağrı veya rahat­sızlık yaşarsanız egzersizi bırakın ve doktorunuza danışın. Eğer düzensiz na­bız, yüksek kan basıncı, diyabet, tiroit hastalığı, anemi veya herhangi bir kro­nik tıbbi sorununuz varsa doktorunuza başvurun ve sadece onun gözetimi altın­da egzersiz yapm.

    3. Hafta için Tavsiye

    Hamilelik sırasında bir egzersiz programına başlamadan önce dokto­runuzla konuşun. Zaten düzenli eg­zersiz yapıyorsanız, hamilelik Önce­ki dönemde yaptığınız egzersizi % 80 oranında azaltın.
    Üç veya daha fazla sayıda düşük yap­tıysanız, rahim ağzı yetmezliği tanısı konduysa, bebekte rahim içi gelişim geri­liği varsa, erken doğum yaptıysanız veya hamilelik döneminde herhangi bir anor­mal kanama durumu yaşadıysamz dokto­runuzla egzersiz konusunda görüşün. Bkz. Gebelikte Egzersiz

  • Hamilelik İçin Tavsiyeler

    Hamilelik İçin Tavsiyeler

    Hamile olmadığınızı bilseniz bile, hazırlık dönemindeymiş gibi vücu­dunuzu tedavi edin. Hamile kaldığı­nızda beslenme, egzersiz ve zararlı maddelerden kaçınma konusunda doğru yolda olacaksınız.

    Son yıllarda uyuşturucu ve alkol kul­lanımı ve hamileliğe etkileri konusunda pek çok şey öğrendik. Artık hamilelik sı­rasında uyuşturucu ve alkol kullanımı hakkında en güvenilir yaklaşımın bu maddeleri hiç kullanmamak olduğunu biliyoruz. Bu gibi sorunları hamilelikten önce çözmek daha mantıklıdır. Hamile olduğunuzu fark edene kadar 8 veya 10 haf­talık hamilelik süreci geçmiş olabilir. Bebeğiniz en önemli gelişimsel aşama­larını hamileliğin ilk 13 haftasında yaşar. Hamile olduğunuzu bilmeden uyuşturu­cu kullanmış olabilirsiniz. Zaten hamile olduğunu bilen çok az sayıda kadın bu maddeleri kullanır. Hamile kalmayı de­nemeden en az 3 ay önce ihtiyacınız ol­mayan herhangi bir maddeyi kullanmayı bırakın!

    hamileBu problemlerle ilgili araştırmalar de­vam etmektedir, bu araştırmalar ilaç ve­ya alkol kullanımının bebeğin IQ’sunu, dikkat aralığını ve öğrenme yeteneğini etkilediğini göstermektedir. Şimdiye ka­dar bu maddelerin belirli miktarda kulla­nımı için güvenli bir alt seviye belirlen­memiştir.
    Hamilelikten önce uyuşturucu kullanı­mı ciddi bir iştir. Neyse ki uyuşturucu kullananlar için yardımcı olacak kurum­lar bulunmaktadır. Hamile kalmadan önce yardım alnı. Hamileliğe hazırlanmak sizin ve eşiniz için yaşam tarzınızı değiş­tirme konusunda iyi bir neden olabilir.

  • Hamilelik Öncesi Folik Asit Alın

    Hamilelik Öncesi Folik Asit Alın

    Folik asit, sağlıklı bir hamileliğe kat­kıda bulunabilecek bir B vitaminidir (B9). Eğer bir anne adayı, hamilelik baş­lamadan 3 veya 4 ay öncesinden başla­yarak, her gün 0.4 mg (400 mikrogram) folik asit alırsa, gelişen bebeğini nöral tüp kusurları adı verilen omurga ve be­yin ile ilgili doğumsal kusurlara karşı koruyabilir.
    Bu kusurlardan birisi olan spina bifıda, Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 4.000 bebeğin bu hastalıktan acı çek­mesine neden oluyor. Spina bifida hami­leliğin ilk haftalarında gelişir. Çalışma­lar, anne adayı folik asit aldığı takdirde bu vakaların yaklaşık % 75’inin önlene­bileceğini göstermiştir. Hamileliğe ha­zırlanırken doktorunuza folik asit takvi­yesi konusunda danışın.

    folik1998 yılında ABD hükümeti, un gibi bazı tahıl ürünlerine, kahvaltıda yenen tahıllara ve makarnalara folik asit takviyesi yapılması kuralını koydu. Ayrıca birçok diğer gıdada da folik asit bulunur. Çeşitli besinler içeren bir diyet amacınıza ulaş­manızda yardımcı olur. Yaygın olarak kullanılan pek çok gıda folik asit içerir:
    Kuşkonmaz, avokado, muz, siyah fa­sulye, brokoli, turunçgiller ve suları, yu­murta sarıları, folik asit katkılı ekmekler ve tahıllar, yeşil fasulye, yapraklı yeşil sebzeler, mercimek, karaciğer, bezelye, ıspanak, çilek, ton balığı, buğday tohu­mu, yoğurt.

  • 35 Yaşından Sonra Hamilelik

    35 Yaşından Sonra Hamilelik

    Kadınların çoğu, kariyerlerini oluştur­duktan sonra evlenmeyi seçiyorlar ve çiftlerin çoğu daha geç bir yaşta aileleri­ni kurmaya başlamayı tercih ediyorlar. Günümüzde, doktorlar geç yaşta ilk ha­mileliklerini yaşayan annelerle daha faz­la karşılaşıyor ve bu anneler geçmişte kendi yaşlarında hamile kalan kadınlara oranla daha güvenli ve sağlıklı hamile­likler yaşayabiliyorlar.

    İleri yaşta hamileliği düşünen bir kadı­nın iki önemli endişesinin olduğunu be­lirledik. Hamileliğin onu nasıl etkileye­ceğini ve yaşının hamileliğini nasıl etkileyeceğini öğrenmek istiyor. Anne daha ileri yaşta ise, anne ve bebek İçin komplikasyon olasılıklarında hafif bir artış oluyor.

    hamililik3535 yaşından büyük hamile bir kadının aşağıdaki risklerle karşılaşma olasılığı daha fazladır:
    Down sendromu olan bir bebek
    • Yüksek kan basıncı
    • Pelvik ağrı (Karnın alt kısmındaki ağrı)
    • Pre-eklampsi (İdrarda normalin üstün­de albümîn cinsi protein görülmesi ve tansiyon yükselmesi)
    Sezaryen ile doğum
    Çoğul gebelik
    • Plasentanın erken ayrılması
    • Kanama ve diğer komplikasyonlar
    • Erken doğum

    İleri yaşlardaki hamile bir kadın ayrı­ca, daha genç bir kadının karşılaşmaya­cağı sorunlarla da ilgilenmelidir. Genel bir sadeleştirme ile açıklarsak, 20 yaşındayken hamile kalmak 40 yaşında hami­le kalmaktan daha kolaydır. Olasılıklara göre, 40 yaşında bir mesleğiniz olabilir veya diğer çocukların sizin zamanınızı alan istekleri olabilir. Dinlenmek, egzer­siz yapmak ve doğru beslenmek sizin için biraz zor olabilir.

    Yaşın ilerlemesi ile bağlantılı olan ha­milelik problemleri, yaş ilerledikçe orta­ya çıkmaya eğilimli olan kronik hasta­lıkları da kapsar, Yüksek kan basıncı, 35 yaşın üzerindeki kadınlarda en çok rast­lanan hamilelik komplikasyonlanndan biridir. Ayrıca preklampsi olasılığı daha yüksek­tir.

    İleri yaşta doğum yapan kadınlarda er­ken doğum, pelvik ağrı dahil olmak üze­re problem çıkma riskleri daha yüksektir. Diyabet komplikasyonları kadar diyabet olasılığı da yaş ilerledikçe artar. Araştırmacıların bulguları 35 yaşın üze­rindeki kadınlarda diyabet komplikasyonlannın iki kat arttığını göstermekte­dir. Geçmişte, hipertansiyon (yüksek kan basıncı) ve diyabet hamilelikteki başlıca komplikasyonlardı. Günümüzde­ki olanaklarla, bu hamilelik komplikasyonlarını tedavi etmede oldukça iyi ge­lişmeler sağlamaktayız. Ayrıca bkz.  GEBELİKTE İLERİ ANNE YAŞI

  • Hamilelikte İlaç Kullanımı

    Hamilelikte İlaç Kullanımı

    Hamilelik sırasında güvenli yaşayın. Hamile kalmaya çalışırken ilaç kul­lanımı konusunda bazı genel öneri­ler aşağıdaki gibidir.

    • Hamile kalmak istemediğiniz süre­ce doğum kontrol yönteminizi bırak­mayın.
    • Reçeteli ilaçlarınızı tam olarak re­çetede belirtildiği şekilde kullanın.
    • Eğer hamile olabileceğinizi düşü­nüyorsanız veya doğum kontrol ilacı kullanmıyorsanız doktorunuz bir re­çete yazarken belirtin.
    • Kendi kendinizi tedavi etmeyin veya daha önceki problemler için verilmiş ilaçtan kullanmayın.
    • Asla başkalarının ilaçlarını bilinç­siz kullanmayın.
    • Eğer bir ilaç hakkında emin değil­seniz kullanmadan önce doktorunu­za danışın.

    Bebekteki organ gelişiminin çoğu ha­mileliğin ilk 13 haftasında olur. Bu dö­nem, bebeğinizi gereksiz ilaçlara maruz bırakmaktan sakınmak için önemli bir dönemdir. Hamile kalmaya çalışmadan önce ilaçlan kontrollü olarak kullanırsa­nız kendinizi daha iyi hissedeceksiniz ve hamileliğiniz daha iyi geçecektir.
    Bazı ilaçlar kısa süreli kullanım için­dir, enfeksiyonlar için kullanılan antibi­yotikler gibi. Diğerleri, yüksek kan basıncı ve diyabet gibi kronik veya uzun süreli problemler içindir. Bazı ilaçların hamileyken alınması uygundur ve hatta bu ilaçlar hamileliğinizin daha başarılı geçmesine yardımcı olur.
    Hamilelik döneminde diğer ilaçları kullanmak güvenli olmayabilir.

    Aşılar

    asprin1Röntgen nicelemeleri için geçerli olan kural aşılar için de uygulanır- aşı oldu­ğunuzda güvenilir doğum kontrol yön­temleri kullanın. Bazı aşılar hamilelik döneminde güvenlidir; bazıları ise değil­dir. Güvenilir bir pratik kural, aşılan, ha­mile kalmaya çalışmadan en az 3 ay ön­ce tamamlamaktır.
    Aşılar genellikle en çok ilk 3 ayda za­rarlıdırlar. Eğer hamile kalmadan önce kızamıkçık veya MMR (kızamık, kaba­kulak, kızamıkçık) veya suçiçeği aşısına ihtiyacınız varsa, Amerika’daki Hastalık Kontrol Merkezleri (CDC) artık size ha­mile kalmak için, aşı yaptırdıktan sonra en az 4 ay beklemenizi öneriyor.
    Bu kuralın dışında olan bir istisna grip aşısıdır. Grip aşısı, grip mevsiminde ha­mileliğinin 3- ayını dolduracak bir kadına yapılmalıdır. Eğer işiniz veya başka ne­denlerden ötürü grip aşısı yaptırmanız tavsiye edildiyse yaptırın. Bu aşının ha­milelik sırasında ve hamile kalma aşama­sında güvenli olduğu düşünülmektedir.
    Bkz. GEBELİKTE İLAÇ KULLANIMI

  • Hamilelikte Diyabet (Şeker Hastalığı)

    Hamilelikte Diyabet (Şeker Hastalığı)

    Diyabet, hamilelik döneminde ciddi etkileri olabilecek tıbbi bir sorundur. Ta­rihsel açıdan bakıldığında, diyabetli ka­dınların hamilelikle ilgili sorunları var­dı, ama iyi bir kontrolle diyabetli bir ka­dın günümüzde genellikle sağlıklı bir hamilelik geçirebiliyor. Eğer hamile kal­dığınızda diyabetiniz kontrol altında de­ğilse, doğumsal kusuru bulunan bir ço­cuk sahibi olma riskiniz 5 kat artar!

    Diyabetiniz varsa, hamile kalmak si­zin için daha zor olabilir. Aynca diyabet, düşük yapma, ölü doğum ve doğum kusurları olasılığını artırabilir. Bu riskler, hamilelik döneminde kan şekerinin İyi kontrol altında tutulması ile azaltılabilir.

    Eğer diyabetiniz kontrol altında değil­se, hamilelik ve diyabetin bir araya gel­mesi sizin ve bebeğiniz için tehlikeli ola­bilir. Diyabetin neden olduğu birçok so­run ve zarar, ilk üç ayda (hamileliğin ilk 13 haftasında) ortaya çıkar; kontrolün ye­tersiz olması durumunda diyabet hamile­lik süresinin tamamını etkileyebilir.

    Hamilelik, diyabeti vücudunuzun insülin ihtiyacını artırarak etkileyebilir. însulin vücudun şeker kullanmasına olanak veren hormondur. Doktorların çoğu, hamilelik başlamadan en az 2 ila 3 ay önce diyabetinizi kontrol altında tutmanızı önerir. Diya­betinizi kontrol etmek, kan şekerinizi gün­de birkaç kez ölçmeyi gerektirebilir.

    Eğer ailenizde diyabet geçmişi varsa veya diyabet olabileceğinize dair şüphe­niz varsa, hamile olmadan önce bunu kontrol ettirin. Bu size, düşük ve diğer problemlerle ilgili riskleri azaltma konu­sunda yardımcı olacaktır. Eğer daha önce diyabetiniz yoksa ve gebelik sırasında geliştîyse gebeliğe bağlı diyabet olarak ad­landırılır.

  • Hamilelik Öncesi Anemi (Kansızlık)

    Hamilelik Öncesi Anemi (Kansızlık)

    Anemi, hücrelerinize oksijen taşımak için yeterli sayıda hemoglobininizin olmaması demektir. Belirtiler; halsizlik, yorgunluk, nefes darlığı ve cildin solgun olmasıdır.

    Hamile kalmadan Önce kansız olmasa­nız dahi hamilelik döneminde anemi ge­lişmesi mümkündür. Hamileyken bebek, demir ve demir stoklan için vücudunuzdan çok büyük isteklerde bulunur. Eğer hamileliğin başlangıcında demir seviye­leriniz düşükse, hamilelik dengeyi boza­bilir ve sizde anemi yapabilir. Hamilelik öncesi fiziksel muayenenin bir parçası olarak tam kan«sayımı yaptınn.

    Eğer ailenizde anemi geçmişi varsa (orak hücre anemisi veya akdeniz ane­misi gibi), bu konulan doktorunuzla ha­mile kalmadan önce görüşün. (Anemi­nin farklı türleri hakkında daha fazla bil­gi için 22. Hafta bölümüne bakınız.) Orak hücre anemisinin tedavisi için ilaç alıyorsanız, hamile kalmayı denerken al­maya devam edip etmemeniz gerektiğini öğrenin. Bu ilacı kullanmanın hamilelik­te güvenli olup olmadığını bilmiyoruz.

  • Hamilelik Öncesi Yaptırmanız Gereken Testler

    Hamilelik Öncesi Yaptırmanız Gereken Testler

    Hamile kalmadan önce genel bir fizik­sel muayene, hamilelik döneminde yeni tıbbi sorunlarla uğraşmak zorunda olma­yacağınızdan emin olmanızı sağlar. Bu fiziksel muayenede Pap Smear testi (Ra­him ağzındaki kanser başlangıcı olabile­cek herhangi bir hücresel değişikliği be­lirleyen bir test) ve meme muayenesi de olmalıdır. Hamilelikten önce yapılması önerilen laboratuvar testleri kızamıkçık ve kan grubudur.

    Eğer 35 yaşında veya daha ileri yaştaysanız, mamografi testi yaptırmak da iyi bir fikirdir.
    Eğer HIV (AİDS) veya hepatite maruz kaldıysanız doktorunuzdan bu hastalık­lar için test yapmasını isteyiniz. Eğer ai­lenizde diyabet gibi başka tıbbi sorunlar varsa test yaptırmanız gerekip gerekme­diğini sorun. Eğer kansızlık veya sürekli düşük yapma gibi başka kronik tıbbi so­runlarınız varsa, doktorunuz belli testler önerebilir.

    ~ Röntgen ve Diğer Görüntüleme Testleri

    Diş hekimliğinde kullanılanlar dahil olmak üzere radyasyon içeren herhangi bir tanı testi yaptırmadan önce hamilelik testi yaptırın. Radyasyon içeren testler, röntgen ve bilgisayarlı tomografidir. Eğer bu testleri âdet döneminizden he­men sonra yaptıracak şekilde ayarlarsa­nız hamile olmadığınızdan emin olabi­lirsiniz. Eğer bu testleri mutlaka yaptır­manız gerekiyorsa doğum kontrol yönte­minizi kullanmaya devam edin.

    ~ Olası Hamilelik Testleri

    Mevcut tıbbı sorunlarınıza ve aile geç­mişinize bağlı olarak doktorunuz hamile kalmadan önce birçok test yapabilir. Bu testlerden bazıları şunlardır:
    • Fiziksel muayene
    • Pap Smear
    • Meme muayenesi (eğer en az 35 yaşmdaysanız ayrıca mamografi)
    • Kızamıkçık testi
    • Kan grubu ve belirlenmesi
    • HIV (eğer risk faktörlerine maruz kaldıysanız) (AİDS virüsü)
    • Hepatit (eğer risk faktörlerine maruz kaldıysanız)
    • Kistik fîbroz taraması ülkemizde bu hastalık ender şekilde görülür. Bu nedenle rutin inceleme öne­rilmemektedir. (Ç.N.)

    Hamile kalmadan önce yapılan bir diğer test de preimplantasyon genetik tanı (PGD) testidir; genellikle b uygun bebek uygulaması esnasında, s Tüp bebek yöntemlerinde embriyo, bir yumurta ve sperm birleştirilerek rahim dışında oluşturulur, daha sonra kadına yerleştirilir.

    PGD testi ile bazı kalıtımsal hasta­lıklardan sorumlu genleri belirlemek için embriyo kadına yerleştirilmeden önce genetik test için birkaç hücre alınır. Amaç, ciddi genetik hastalıklardan sakınmak için sağlıklı embriyolar seçmektir.

    Teknik, kistik fıbroz, Down sendromu, Duchenne kas distrofisi (kas erimesi) hemofili, TaySach hastalığı ve Tumer sendromunu incelemek amacıyla kullanılır. Normal (etkilenmemiş) bir embriyo rahme yerleştirilir ve doğuma kadar gelişmesine izin verilir.

  • Hamilelik İçin Hazırlanmak

    Hamilelik İçin Hazırlanmak

    Aşağıda hamile kalmadan önce uygu­lamanız gereken önemli bilgiler bulun­maktadır. Eğer sorunuz veya endişele­riniz varsa doktorunuzla görüşünüz.

    • Hamile kalmadan en az 3 ay önce ideal kilonuzda olun. Bebeğinizin sağlığı, sizin hamile kaldığınızdaki sağlı­ğınızla ilgili olabilir. Aşırı kilolu hami­le kadınlar, yüksek kan basıncı ve ha­mileliğe bağlı diyabet riski taşırlar; ay­rıca sezaryen doğum yapma olasılıkları daha fazladır. Düşük kiloya sahip olan kadınlar ise, hamile kalmakta zorluk çekebilir; düşük kilolu kadınların be­bekleri genellikle prematüre olur ve da­ha düşük bir doğum ağırlığına sahip olurlar.

    • Doktorunuzun önerdiği vitaminleri gebelik öncesi dönemde almaya başla­yın ve alıyorsanız günlük multivitamininizi almayı bırakın. Bu dönemde daha fazlası daha iyisi demek değildir!

    • Düzenli bir egzersiz programına baş­layın ve bu programa mutlaka devam edin, Hamile kalmadan önce ölçülü bir biçimde egzersiz yapmanın, hamilelik süresince buna devam etmenin size çok fazla yararı olacaktır.

    • Düzenli olarak aldığınız ilaçları dok­torunuza söyleyin.

    • Herhangi bir kronik tıbbi hastalığınız varsa kontrol altında olduğundan emin olun.

    • Sigarayı bırakın. Sigara içilen ortam­lardan uzak durmaya çalışın.

    • Alkol almayın.

    • Kızamıkçık ve suçiçeği hastalıkları­na karşı bağışıklığınızı kontrol ettirin. Eğer aşı yaptırmanız gerekiyorsa, aşıları yaptırdıktan sonra hamile kalmadan ön­ce ne kadar süre beklemeniz gerektiğini öğrenin.

    • Doğum kontrol yönteminizi bırak­tıktan sonra röntgen filmleri ve diğer ge­rekli tıbbi testler için bir program yapın.

    hazirlik• Tablolar kullanarak doğurganlık dö­neminizin kaydım tutun veya bu dönemi yumurtlama günlerini gösteren idrar test çalışmaları ya da tükürük testi ile kontrol edin.

    • Beslenme ilaveleriniz ve bitkiler ko­nusunda dikkatli olun. St. John is wort (sarı kantaron), saw palmetto (Cüce Amerikan hurması olarak da bilinen pal­miye türü bir ağacın meyvelerinden elde edilen Öz) ve echinacea (bağışıklık siste­mini güçlendirmek için kullanılan bir tür bitki) gibi bazı bitkiler hamile kalmayı engelleyebilir.

    • Folik asit almaya başlayın. Önerilen doz günlük; 0,4 veya 0,5 gramdır. Folik asit, nöral tüp defektieri (kusurları) olarak adlandırılan beyin ve omurilik defektlerinin önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca fo­lik asidin kanda düşük düzeyde olmasının düşük yapma riskini artırdığı görülmüştür. Folik asidi hamile kalmadan önce almaya başlamanız önerilir çünkü folik asit gebe­liğin ilk haftalarında gereklidir. Ne zaman hamile kalacağınızı bilemeyeceğinizden, doğum kontrol yönteminizi bıraktıktan sonra ve hamile kalmaya çalıştığınız dö­nemde folik asidi almaya başlayın.

    • Doktorunuzdan demir düzeyinizi kontrol etmesini isteyin. Hamilelikten önce demir eksikliğiniz olması bir deza­vantajdır bu durum hamileyken kendi­nizi normalden daha yorgun hissetmeni­ze neden olur.

    • Kolesterol seviyenizi kontrol edin; aynı zamanda doymuş yağ oranı açısın­dan düşük, bol lifli bîr beslenme planı ile kolesterol seviyenizi azaltın. Yüksek ko­lesterol seviyesi gebelikle hipertansiyon gelişimini kolaylaştırabilir.

    Sağlıklı kalın; enfeksiyonlardan ka­çınmaya çalışın. Ellerinizi sık sık yıka­yın, kedinizin dışkı kumunu başkasının değiştirmesini isteyin, iyi hazırlanmış besinler yiyin ve enfeksiyona maruz ka­lacağınız durumlardan sakının.

    • İşyerinde ve evde, tehlikeli kimyasal maddelerden kaçının.

    • Yaşamınızdaki  gereksiz stresleri azaltmaya çalışın.

    • Diş sağlığınızı kontrol ettirin; dişeti hastalıkları kontrol altında olmalıdır. Ha­milelik sırasında dişeti hastalıkları düşük kilolu bebek sahibi olma riskini arttırabilir.

    • HIV virüsü (AİDS) açısından duru­munuzu araştırın.

    • Kan grubunuzu ve eşinizin kan gru­bunu öğrenin.

    • Eşinizle birlikte ailenizin tıbbi geç­mişini belirleyin.

    • Hamileliğin gelecekteki planlarınıza uyup uymadığını düşünün (eğitim, kari­yer, seyahat).

    • Hamilelikle ilgili neleri karşıladığı konusunda sağlık sigortanızı kontrol edin.

    Yukarıdaki konulardan bazılarıyla ha­milelik sırasında ilgilenmek zor olabilir. Bu konularla hamilelikten Önce ilgile­nin, sağlıklı olduğunuzdan emin olun, böylece hamileyken karşılaşabileceğiniz riskler konusunda endişelenmek zorun­da kalmazsınız. Yukarıdaki bilgileri uy­gulayana kadar doğum kontrolüne de­vam etmeniz daha mantıklıdır.

    Hamile kalmadan önce tıbbi bilgi al­mak hamilelik için iyi bir hazırlıktır. Check-up yaptırmak ve hamilelik plan­larınızı görüşmek için bir düzenleme ya­pın. O halde ne zaman hamile kalacağı­nızı, ne zaman en iyi olası sağlık duru­munda olduğunuzu bileceksiniz.
    Hamilelikten önce dikkat edilmesi gereken tıbbi bir rahatsızlığınız olabi­lir. Hamile kalmadan önce buna dikkat etmezseniz bu sizin hamile kalma ola­sılığınızı etkileyebilir. Kullandığınız ilaçları değiştirmeniz veya yaşam tar­zınızda değişiklikler yapmanız gereke­bilir.

  • Polikistik Över Dendi ama Yüzüm Şiş, Neden?

    Yüzümde 4 aydır fark edilir şişlik var. 4 ay önce poliover kist olduğu söylendi. 4 ay ilaç kullandım. Çocuk istediğimden ilacı 3 hafta önce bıraktım. Doktorum, “Adet görmezesen yine gel” dediğinden şu an bekliyorum. Adet olmaması ya da kist oluşması halinde tedavi mi olacağım?. Bir de yüzüm şiş ve geçmedi. Acaba ilaç ya da kist bu şişliğe neden olmuş mudur? 3 hafta önce kist yoktu. İlacı bıraktıktan sonra ultrasona girmedim; mayısta doktora gideceğim. Hormon tahlillerim normal çıktı.

    CEVAP:Yüzde şişlik olmasının pek çok nedeni olabilir. Bu nedenler sanırım daha çok bizim dışımızdaki uzmanlık alanlarını ilgilendiriyor. Kulak-burun-boğaz ile ilgili, damar problemleri ile ilgili, böbreklerle ilgili, nöroloji ile ilgili birçok sorun olabilir. Polikistik över için kullanılan ilaç da dolaylı olarak şikayetlere neden olabilir. Sizi tedavi eden doktor gerekli görürse ilgili branşlardan yardım isteyecektir. Yüzünüzdeki şişliği siz özellikle doktorunuza hatırlatın.

    Bkz.  Polikistik Över Sendromum Var, Çocuğum Olmayacak mı?

    Adet Düzensizliği ve Polikistik Över

  • Annemin Akıntısı Var

    Annem 61 yaşında ve 15 gündür fazlaca bir akıntının başladığını söylüyor. Bu yaşta akıntı neden olur? Doktora gitmek istemiyor. Ne dersiniz biraz daha bekleyelim mi yoksa doktor İçin ısrar edelim mi?

    CEVAP: Sevgili okuyucumuz, anneniz yaşında bir kadında akıntı neden olur? Önce basit sebeplerini sıralayalım… Bir tuvaletten veya benzeri şekilde enfeksiyon almış olabilir. Böyle durumlarda çoğu kere kaşıntı ve idrar şikayetleri de beraberdir. Diyabetik kişilerde çok kolay vajinada mantar enfeksiyonu gelişebilir. Vücut direncinin düşmesi şikayetlerin ortaya çıkması için yeterli olabilir. Özellikle kuvvetli antibiyotik kullanımı da benzer şikayetleri başlatabilir. Şimdi bizi asıl korkutan nedenlere gelelim; Rahim ağzının tümörleri ve rahim içinde başlayan tümörlerde akıntı, kanlı akıntı veya kanama şeklinde belirti verir. Kanama herkesi endişelendirdiği için doktora hastanın gitmesi çok vakit almaz fakat akıntıda durum farklı. Bugün geçer, yarın geçer diyerek çok zaman kaybedilebilir. Aslında hangi nedenden olursa olsun, sizin evde kendi başınıza tedavi olmayacağına göre bence annenizi hemen bir kadın doğum uzmanına götürün. Sorun umarım basit nedenlerden kaynaklanıyordur.