Kadınlar Sitesi, Gebelik, hamilelik, doğum

Yazar: kumtanesi

  • Hamile Kalmak İsteyenler İçin…

    Hamile Kalmak İsteyenler İçin…

    Gebe kalmak isteyen kadınlar için özel seks reçeteleri:

    Amerikan Hastanesi
    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu anlattı:
    Çocuk sahibi olmak isteyip hamilelik elde edemeyen çiftlerde altta yatan sorun ilişki sırasında yapılan hatalar olabilir. İşte, hamilelik şansınızı artıracak seks önerileri:

    Kadınların bir ay içinde hamile kalma oranı nedir?

    Dr. Alper Mumcu: İstemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerden bir kısmında altta yatan sorun uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması veya uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit sebepler olabilir. Kadınların herhangi bir ayda hamile kalma ihtimalleri yüzde 20-25 civarındadır. Çiftler bilgi eksikliği sebebiyle yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu ihtimali azaltabilir. Kısır olduklarını düşünen kimi çiftlerde alınacak basit birkaç önlem ve uygulanacak çok kolay yöntemlerle herhangi bir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir.

    Hamile kalmak için en uygun zaman nedir?

    Dr. Alper Mumcu: Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genellikle adet kanamasının başladığı günden itibaren 14’üncü güne denk gelir. Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15’inci günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir.

    Neden ilişki hergün önerilmiyor?

    Dr. Alper Mumcu: Erkeğin sperm kalitesini düşürmemek için. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır.

    hamileCinsel ilişkinin sabah ya da erken olması önemli mi?

    Dr. Alper Mumcu: Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken ‘Bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir” şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak  gereklidir. Üreme sistemini yöneten bütün hormonların hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassas olduğu unutulmamalı.

    Hamilelik için en uygun pozisyon nedir?

    Dr. Alper Mumcu: Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ve kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilşkiler gebelik elde etmek için uygun değildir.

    Gebelik elde etmek isteyenler ilişki sırasında nelerden kaçınmalı?

    Dr. Alper Mumcu: Örneğin oral seksten kaçnmalılar. Tükürük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. Benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalı. Yine benzer mekanizmayla İlişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyorsa su bazlı olanlar tercih edilmeli. Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH’ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez.

    Cinsel ilişki sırasında nelere dikkat edilmeli?

    Dr. Alper Mumcu: Eğer ilişki sonras kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemli. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemeli. İdeal olan kalçalarının alt1na bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir. Vajina dışarıdan kullanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır. Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyorsa bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir. Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez, ilişki öncesi yapılan duş vajen pH’ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon dolayısıyla kısırlık riskini artırır.

    Hamile kamlak isteyenler korunmayı ne zaman bırakmalı?

    Dr. Alper Mumcu: Gebe kalmayı planladığınızda 3 ay öncesinden korunmayı bırakın.Ağrılı cinsel ilişki ve çözümlenmeyen

  • Meyve ve Sebzelerin Kansere Etkileri

    Prof.Dr.Erkan TOPUZ; meyve ve sebzelerin kanserli hücreler üzerindeki etkileri konusunda sorularınızı cevaplıyor:
    Nar’ın da tümörü erittiğini gösteren çalışmalar var. Bu nedenle her gün 1 bardak nar suyu için. Bu mevsimde bol bol çağla yiyin. Kuarsetin denen kanser savaşçısı bir madde ihtiva ettiği için bol miktarda soğan ve elma tüketin.Kilo kaybınız varsa omega 3 kullanın.Her gün 2-3 çorba kaşığı zerdeçal tüketin. Tadını sevmiyorsanız hapını kullanın. Karaciğer fonksiyon testlerinizin bozulmaması için milk thistie (devedikeni sütü kapsülü) ve burdock (dulavrat otu tableti) kullanın. Sık girip oluyorsan1z ekinezya kullanmanızda yarar var. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri en çok beyne metastaz yaptığı için 6 ayda bir beyin MR’ı yaptırın.

    SORU: Meme kanseri geçirdim. Soya tüketebilir miyim?

    5 yıl önce meme kanseri tedavisi gördüm. Östrojen ve progesteron reseptörlerim pozitif. Soya ürünleri kullanmamda sakınca var mı? AYNUR ATİLKAN

    sebzaCEVAP: Soya, kötü kolesterolü düşürüyor, meme ve prostat kanseri riskini azaltıyor, kemikleri güçlendiriyor, menopozda görülen ateş basmalarını dindiriyor. Ancak reseptörleri pozitif olan meme kanseri hastalarının soya ürünlerinden uzak durmasında yarar var. Çünkü tümörü tetikleyebiliyor. Soya, kalsiyum bazlı yeni taşlar ürettiği için böbrek taşı sorunu olanların da bu besini kısıtlamalı.

    SORU:Yumurtalık kanseri genetik mî?

    Annem geçen yıl över (yumurtalık) kanserinden hayatını kaybetti. Yumurtalık kanseri genetik midir? 33 yaşındayım. Korunmak için ne tür önlemler almalıyım? BANU TUNÇ

    CEVAP: Yumurtalık kanseri, kadınlarda en sık rastlanılan kanserler arasında 4’üncü sırada yer alır.Genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkar. Yumurtalık kanseri, genetik kanserler grubuna girer. Ailesinde yumurtalık kanseri hikayesi olanlar, hiç doğum yapmamış kadınlar, daha önce meme ya da rahim kanserine yakalanan kadınlar yüksek riskli gruba girer. Yumurtalık kanserinin erken evrelerde yakalanmasına olanak tanıyacak bir tarama testi yok. Korunmak için en uygun yol düzenli kadın doğum muayenesidir. Annenizde kanser öyküsü olduğu için her yıl jinekolojik kontrolden geçin. Senelik kontroller dışında herhangi bir şikayetiniz olursa doktora gitmeyi ihmal etmeyin. Mamografi, tüm batın ultrasonografisi ve yumurtalık kanserini gösteren kan testi olan ca12 5 yaptırın. Sorun varsa doktorunuzun belirlediği aralıklarla kontrollerinizi sürdürün. Sorun yoksa 35 yaşından sonra her yıl mamografi ve ultrasonografi yaptırın. Jinekologunuzla konuşmadan hormon kullanmayın.Doğum kontrol hapları yumurtalık kanseri riskini azaltsa da meme kanseri ihtimalini artırır. Bu ters ilişki nedeniyle doktorunuzla irtibat halinde olun. Beslenmenize dikkat edin. Sigara ve alkolden uzak durun. Düzenli egzersiz yapmaya çalışın.

  • Meme Kanseriyseniz Soyadan Uzak Durun.

    Meme Kanseriyseniz Soyadan Uzak Durun.

    Prof. Dr. ERKAN TOPUZ Kanserle ilgili sorularınızı cevaplıyor.
    Meme kanseriyseniz soyadan uzak durun. Soya ürünleri kötü kolesterolü düşürüyor, meme ve prostat kanseri riskini azaltıyor, kemikleri güçlendiriyor, menopozda görülen ateş basmalarını dindiriyor. Ancak meme kanseri hastaları ve böbrek taşı olanların bu besinden uzak durmalarında yarar var!

    SORU: Annem akciğer kanseri. Ameliyat olmalı mı?

    Annem 55 yaşında. 15 ay önce sağ akciğerinde 2 santimlik kitle olduğu için ameliyata alındı.3 ayda bir çekilen akciğer filmleri temiz çıkıyordu. Ancak l hafta önce çekilen akciğer tomografisinde tümörde nüks tespit edildi. Doktorumuz “ya ameliyat yapılacak ya da kemoterapi uygulanacak” dedi. Ameliyat annemin yaşama şansını azaltır mı? Kemoterapi daha iyi bir seçenek mi? Bize ne önerirsiniz? ESRA ÖZDEMİR

    CEVAP: Patoloji raporunu yazmamışsınız ama anneniz büyük ihtimalle küçük hücreli dışı akciğer kanseri.  Ameliyat edildiğine göre tümör erken evrede yakalanmış. Şu anda annenizin diğer organlarında metastaz olup olmadığı araştırılmalı. Bu amaçla PET yapılmalı ve kan tablosu gözden geçirilmeli. Uzak metastaz yoksa ve tümör göğüs duvarına atlamamışsa tekrar ameliyat denenebilir. Ama annenizin filmlerini görmediğim için kesin bir şey söylemek zor. Ameliyattan önce annenize mutlaka mediaskopi (göğüs boşluğunu değerlendiren tetkik) yapılmalı. Çünkü PET göğüs boşluğunu tam göstermeyebilir. Tümör göğüs duvarına atlamışsa ve büyükse ameliyat yapılmaz. Hastaya kemoterapi başlanır. Annenizin bu dönemde genel durumunu güçlü tutması gerekir.

     

    memekanseri44Annenize önerilerim şunlar:
    -Kilo kaybetmemek için her gün 1 bıldırcın yumurtası yiyin.

    -Haftada 2-3 kez balık, 1 kez kırmızı et, 2 kez de kuru baklagil (mercimek,kuru fasulye, nohut vb) tüketin.

    -Her gün yarım kilo yoğurt yiyin. Semizotu, ıspanak, pazı gibi yeşil sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin.  Çünkü bunlar kan tablonuzu toparlayacaktır.

    -Kilo kaybına mani olmak için taze sıkılmış meyve suları için. Her gün 3-4 çorba kaşığı kabuklarıyla birlikte katı meyve sıkacağından geçirilmiş portakal ya da mandalina tüketin.

    -Kemoterapi görürseniz günde 3 defa birer tane astragalus bitkisi hap kullanabilirsiniz. Bu destek, Ciplatin adlı kemoterapi ilacının etkisini artırıyor. Ayrıca küçük hücreli dışı akciğer kanserinde fayda sağlıyor.

  • Bebek Patik Örnekleri

    Bebek Patik Örnekleri

    Bebekler için çok sevimli patik modelleri sunuyoruz,

    bebekpatik1

    bebekpatik2

    bebekpatik3

    bebekpatik4

    bebekpatik5

    bebekpatik6

  • Çorap ve Patik Örnekleri

    Çorap ve Patik Örnekleri

    Arta kalan yünleri değerlendirmek için patik yada çorap örebilirsiniz, örgü çoraplar ile ayaklarınız üşümeyecek hanımlar, otantik çorap hem ayağınızı hem içinizi ısıtacak.

    Kolay gelsin.


    güzel çorap modelleri

    örgü çorap

    corap22

    corap23

    corap25

  • Tel Kırma Tekniği

    Tel Kırma Tekniği

    Tel kırma işleme tekniği; bildiğimiz nakış tekniklerinden farklıdır ve görünüş olarak da göz alıcı bir işleme çeşididir. Kumaş veya tül kullanacağınız malzeme kasnağa yerleştirirlir ve gerilir, özel iğnesi ile işlenir. İİşleme ipliği yerine gümüş tel kullanılır ve  işleme sonunda el ile bükülerek kırılır. Bu nedenle tel kırma  sanatı denilmiştir. Yüz yıllık geçmişe sahip olan Tel Kırma Sanatı Bartın yöresine ait olduğundan Bartın işi olarak anılmaktadır

    Başlangıçta çeyiz amacıyla; yatak yorgan takımlarına, yastık ve kırlentlere, gelin bohçasına, sünnet çarşaflarına yapılmakta idi. Günümüzde ise fantezi kıyafetlerde, küçük ve büyük çantalarda, kına örtüleri, mevlit örtüleri, şal, fular, küçük keseler, aksesuarlarda hatta ayakkabı ve terlikte uygulanmakta. Her tür nakış deseni istediğiniz her yerde başarı ile uygulanabilir, daha çok siyah tül tercih ediliyor olsa da değişik renkte kumaş ve tül üzerine gümüş, altın ve bakır tel makaralarla işleme yapılabilir.

    Geçmişte desenler işleyene göre isimlendirildiği gibi günümüzde de aynıdır: Kaymaktabağı , bağda gül, asma yaprağı, sarhoş sokağı,mihrap,değirmentaşı,lalezar,çarkıfelek,süpürgeli ve kemerköprü gibi.

    telkirma1

    telkirma21

    telkirma3

  • Örgü örmek bunamayı geciktiriyor

    Örgü örmek bunamayı geciktiriyor

    ABD’de yapılan bir araştırma, örgü örmek, kitap okumak, hatta bilgisayar oyunu oynamanın bile bunama başlangıcını geciktirebileceğini ortaya koydu.

    BBC’nin internet sitesindeki habere göre Minnesota’daki Mayo Clinic hastanesinden araştırmacılar, hobilerin bunama başlangıcını geciktirdiğini, ancak televizyon karşısında vakit geçirmenin hafıza kaybı gibi sorunlar yarattığını belirledi.

    Araştırmada, 70 ila 89 yaşlarında, hatırlama sorunu yaşayan yaklaşık 200 kişi, bu sorunu yaşamayan bir grupla karşılaştırıldı. Araştırmacılar, katılımcılara son bir yıl içinde günlük faaliyetleri ve 50 ile 65 yaş arasında zihinsel olarak ne kadar aktif oldukları hakkında sorular sordu.

    Orta yaşta okuyan, oyun oynayan veya dikiş dikmek, örgü örmek gibi el sanatı ile uğraşanlarda hafıza kaybı riskinin yüzde 40 oranında azaldığı belirlendi. İlerleyen yaşlarda ise aynı faaliyetlerin bu riski yüzde 30 ila yüzde 50 oranında azalttığı sonucuna varıldı.

    Araştırmada ayrıca günde 7 saatten az televizyon seyredenlerin, ekran karşısında daha fazla oturanlardan yüzde 50 oranında daha az hafıza kaybına uğradığı sonucuna varıldı.

    Alzheimer Derneği yetkilisi Sarah Day ise gelecek 10 yılda bir milyon insanın bunama yaşayacağını, dolayısıyla bunamayı önlemenin yollarını bulmanın çok önemli olduğuna dikkati çekti. Day, “Beyninize egzersiz yaptırmak için yap-boz yapmak, bulmaca çözmek, hatta yeni bir dil öğrenmek eğlenceli olabilir” diye konuştu.


  • Tedaviden sonra Test Yaptırın

    Beyindeki hipofiz bezinden salgılanan ve süt hormonu olarak bilinen prolaktin yüksekse, kadınlarda adet kanamalarında değişim, gebe kalamama görülüyor. Bu hormon stresle yükseliyor. Gece-gündüz değerleri arasında bile fark oluyor. Tedavi bittikten sonra tekrar ölçtürün.

    Jinekolog Prof.Dr. Derin Kösebay sorularınızı cevaplıyor:

    Soru: Çocuğum olmayacak mı?

    27 Yaşındayım. 14 yıldıe adet görüyorum ama düzensizlik var. Adetimin 3’üncü gününde yaptırdığım kan tahlilinde FSH hormonum 13.2 çıktı. Ultrasonda kist çıkmadı. Doktor, böyle giderse çocuğum olmayacağını söyledi ve doğum kontrol ilacı verdi. Doktoruma inanmalımıyım? Birkaç sene içinde çocuğum olmaz mı? Ne yapmalıyım?

    Cevap: FSH yumurtalığın durumunu göstermede kullanılan bir hormon (Yumurtalıkların rezervini yani yumurta yapabilme kapasitesini göstermede kullanılan başka hormonlar da var). Sadece bu değere bakarak çok kesin konuşmak doğru değil. Ultrason muayenesinde yumurtalıkların yapısı da önemli. Eğer doktorunuz tüm bu bulguları görüp size “Acele edin” dediyse haklı olabilir. FSH belirli bir yüksekliğe çıktıktan sonra gebe kalma şansı ciddi olarak düşüyor. Bence hemen panik yapmadan adetin 3’üncü günü bir test daha yaptırıp doktorunuzla yeniden görüşün.

    testSoru: Yumurtlamam yüksekmiş, hamile kalamıyorum…

    23 yaşında, 8 aydır evli bir kadınım. Ancak daha hamile kalamadım. Doktora gittim, muayene oldum. İkinci gün benden aç karnına kan alıp test yaptılar ve “Yumurtlaman çok yüksek” dediler. Bir ay kullanmam için Dopergin adlı bir ilaç verdiler. Neden bu ilacı kullanıyorum, sizce ne yapmam gerekir?

    Cevap: Verilen ilaç muhtemelen prolaktin denen hormonun yüksek olmasından kaynaklanıyor. Eğer hakikaten bu hormon yüksekse gebe kalmamanızın nedeni bu olabilir. Prolaktin hormonu normal seviyelere gelince çoğu kere gebelik kendiliğinden oluyor.

    Soru: Bebek sahibi olabilecekmiyim?

    24 Yaşındayım ve 1 yıllık evliyim. Evliliğimizin ilk 4 ayında doğum kontrol hapı kullandım. 2 Ay önce artık çocuk istediğimiz için doktora gittim ve muayene oldum. prolaktin değerimin sınırda olduğunu öğrendim. Doktorum ilaç verdi, onu kullandım. Sizce bundan sonra prolaktin değerim yeniden çıkar mı? Yani bebek sahibi olabilirmiyim?

    Cevap: Evliliğinizin ilk 4 ayında doğum kontrol hapı kullanmanız çocuk olmasını kesin olarak engellemez. prolaktin hormonu yüksek olan kadınlarda adet kanamalarında değişim, gebe kalamama gibi problemler olabiliyor. Sizin prolaktininiz sınır değerlerdeymiş. Bence bu çok önemli değil. Ayrıca doktorunuz size ilaç da vermiş. Bu konuda endişe etmenize hiç gerek yok. prolaktin hormonu stersle yükselen bir hormon. Gece-gündüz değerleri arasında bile fark var. Doktorunuz tedavi sonunda hormonunuzu herhalde tekrar ölçtürür. Bence bu konuda bir sorun çıkmaz, merak etmeyin.

  • Bölgesel İncelme için Mezoterapi

    Bölgesel İncelme için Mezoterapi

    Memorial Estetik Merkezi Koordinatörü Dr.Seran Göçer anlattı:

    Mezoterapi nedir?

    Selülitli bölgelere çok ince iğnelerle ilaç verilir. Bu ilaçlar yağ bloklarını kırarak kan dolaşımını hızlandırır. Cilt altında yağ hücrelerini sıkıştıran, dolaşımı bozan sıvı atıklarını vücuttan atar. Toplardamarlarının duvarlarındaki gevşeme ve geçirgenlik artışını da düzeltir. Bunun sonucunda yeni selülit oluşumu engellenir.

    Nasıl uygulanır?

    Tabanca benzeri bir cihazın içindeki ince uçlu iğnelerle orta deriye ilaç enjekte edilir. Tedaviden sonra kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum yaşanmaz ancak bazen iğne yerlerinde küçük morluklar görülebilir.

    mezoterapiHangi bölgelere uygulanabilir?

    Bacaklar, kollar ve karın bölgesinde kullanolabilir. Ayrıca zayıflamaya rağmen bazı bölgelere yerleşen, verilmesi zor kilolardan kısa ve pratik yoldan kurtulmayı sağlar.

    Kaç seans sürüyor?

    Genellikle 8-12 seansta tamamlanır. Her seans 30 dakikadan oluşur.

    Ne kadar inceltiyor? bir aylık sürede 1 ya da 2 beden incelme hedeflenir.

    Nelere dikkat edilmeli?

    Aynı gün kozmetik ürünler kullanılmamalı, İşlemin ardından 12 saat geçinceye dek banyo ve duş yapılmamalı. Güneşten 48 korunmaya ve havuza girmemeye özen gösterilmeli.

    Kimlere uygulanamaz?

    Mezoterapi hamileler, emzirenler, diyabet ve kanser hastaları, iyota karşı alerjisi olanlar, kan sulandıran etkiye sahip ilaç tedavisi görenler ve cilt döküntüleri olanlar için sakıncalı.

    Selülite Son Vermenin 10 Yolu başlıklı konuyu da inceleyebilirsiniz.

  • Selülite Son Vermenin 10 Yolu

    Selülite Son Vermenin 10 Yolu

    Yiyecek ve içeceklerden destek alarak, dar pantolonlar giymeyerek, tuzu az kullanarak portakal görünümünden kurtulabilirsiniz. İşte, selülitle mücadelenizi kolaylaştıracak pratik öneri.

    1- Günde 5-6 porsiyon sebze meyve tüketin.

    2- Tuzu az kullanın, Özellikle salam bazı peynirler gibi çok tuzlu gıdalardan uzak durun. Tuz, dokularda        çok su tutar.

    3- En az 2 litre (yazın 3) su için. Su, böbreklerinizin zehirli atıkları vücuttan uzaklaştırmasını sağlar. Yeterince su içmek selülitli dokuları temizleyerek bu dokulardaki tuzu atar.

    4- Unlu, şekerli, baharatlı, salçalı yiyeceklerden, kola, kahve gibi kafeinli içeceklerden, alkol ve sigaradan    uzak durun.

    selulit35- Et, peynir gibi besinlerin az yağlı olanlarını tercih edin.

    6- Hiç mayonez kullanmayın, soslardan uzak durun.

    7- Margarin, tereyağı gibi katı yağlardan kaçının. yemeklerinizde bitkisel yağ tercih edin. Etsiz pişirdiğniz yemeklere ve salatalara zeytinyağı koyun. 1 Kilo sebze pişiriyorsanız 2 yemek kaşığı yağı geçmeyin.

    8- Abur cubur ve fast food’tan (hazır yiyecek) uzak durun.

    9- Kan dolaşımınızı hızlandırmak için egzersiz, hayatınızda alışkanlık haline getirin. Bol bol yürüyüş yapın.

    10- Çok sıkı iç çamaşırı, pantolon, çorap gibi giysileri kullanmayın, dar giysiler toplar damarları sıkıştırarak düzenli kan dolaşımını engeller.

    Bölgesel İncelme için Mezoterapi başlıklı konuyu inceleyebilirsiniz,

  • Saç Dökülmesi, Nedenleri, soru-cevap

    Saç Dökülmesi, Nedenleri, soru-cevap

    Saç dökülmesi erkek ve kadında farklı mı?

    Evet, erkeklerde dökülme genellikle şakaklardan başlayıp tepeye doğru ilerler. Kadınlarda ise tüm saç telleri zayıflar ve seyrelir.

    Saç dökülmesinin tipik bir yaşı var mı?

    Erkek tipi dökülme hormonlara bağlı olarak 20’li yaşlardan itibaren başlar. 30’lu yaşlardan itibaren 100 erkekten 60’ı cildin gözükmeye başladığı saç dökülmesi sorunu yaşar.

    Neden saç dökülür?

    Sağlıklı bir saç teli ömrünü 2-5 yıl içinde tamamlar ve dökülür. Yenisi 3 ay içinde kökün aktif hale geçişiyle üretilir. saç dökülmesi sağlıklı bir saç yapısının işaretidir. Bazen mevsimler, ilaçlar, yoğun stres, ağır diyeetler, beslenme bozuklukları saç dökülmesine neden olur. Erkek tipi dökülmede ise saç dökülmesi önlenemez şekilde devam eder.

    Sağlıklı Bir Saç İçin Aşağıdaki Uyarıları Dikkatle Okuyun Lütfen:


    sac-dokulmesiSağlıklı beslenin:

    Sağlıklı saçlara sahip olmak istiyorsanız dengeli beslenmeniz şart. Saçlarımız proteinden oluştuğu için protein içeriği zengin bir diyetle beslenmek önemli. Vejetaryenler bitkisel proteini yeterli aldıklarından emin olmalı. Beslenme içeriğinde mutlaka tahıl proteini (nohut, mercimek, kuru fasulye vb) bulunmalı. Silika, kalsiyum ve demir içerikli zengin bir diyet çok kalori tüketmek anlamına gelmez. Bu vitamin ve mineraller yeşil sebzelerde, yoğurt ve yumurta sarısında bol miktarda bulunur,

    Masaj yapın:

    Her gün en az 15 dakika başınızdaki saçlı deriye hafif masaj yapın. Bu, kan akımını arttırarak saçlarınızı beslemeye yardımcı olur.

    Saçınızı sık boyatmayın:

    Saçınızı boyama aralığı en az 6 hafta olmalı, Saç rengini açıcı bütün işlemler saç teline zarar verir. Köke aynı düzeyde zarar söz konusu değil.

    Sürekli fon çektirmeyin:

    Saçlara şekil vermek için kullanılan maşa, fon gibi uygulamaları çok sık tekrar etmeyin. Kurutma makinelerini çok sıcak olarak kullanmayın.

    A vitaminine dikkat:

    Saç için zararlı olan yüksek A vitamini içerikli karışık vitamin tabletlerinden uzak durun.

    Tiroidinizi tedavi ettirin:

    Tiroid hastalıkları ve demir eksikliği anemisi varsa derhal tedaviye başlayın.

    Saçınızı sık yıkamayın:

    Saçlı deride kepeğe yol açan yabancı saç fırçalarını kullanmayın. Sık şampuan değiştirmeyin. Gün içinde birden fazla saçınızı yıkama alışkanlığından vazgeçin.

    Saç fırçanızı temizleyin:

    Saç fırçaları ve aksesuvarlarını ayda bir kez sıkıca yıkayarak enfeksiyon kaynağı olmaktan çıkarın.

    Saw palmetto kullanın:

    Bitkisel bir ilaç olan saw palmetto yıllardır geleneksel tıp uygulaması içinde erkeklere afrodizyak olarak
    önerildi. Yapılan araştırmalarda bu bitkisel ilacın saç dökülmesini azalttığına dair ipuçları var.

    Güneşten korunun:

    Saçlar da cilt gibi güneşten korunmalı.

  • Dökülen Saça Mezoterapi

    Dökülen Saça Mezoterapi

    Stres, mevsimsel değişiklikler, hamilelik nedeniyle ani saç dökülmesi olanlara saç mezoterapisi çare oluyor. bu yöntemde saç gelişimi için gerekli olan vitamin ve mineraller, iğnelerle kıl köklerine veriliyor. Dolgun ve parlak saçlar için 6-8 seanslık uygulama yeterli.

    Saç dökülmesi önlenebilir mi?

    Saç dökülmesinin önlenmesinde ve var olan saçların güçlendirilmesinde kullanılan 2 farklı metot var:

    1- Lokal tedaviler     : Mezoterapi, lazer tarağı, minoxidil solüsyon.

    2- sistemik tedaviler: Ağızdan alınan vitamin ve mineral tabletler.

    Saç Mezoterapisi nedir?

    Kıl köklerini besleyen vitaminler, antioksidanlar ve kan dolaşımını artırıcı ilaçlar 2 veya 4 milimetrelik özel iğnelerle doğrudan kıl köklerine verilir. Mezoterapi çok şiddetli saç dökülmelerinde başlıca tedavidir. Birkaç hafta içinde dökülme yavaşlatılır.

    mezoterapisacKimler fayda görür?

    Sterse bağlı, mevsimsel ve gebelik sonrası ani saç dökülmeleri olanlar fayda görür. Yine hormonal ve genetik saç dökülmelerinde mezoterapi destek tedavi olarak tercih edilir.

    İşlem ne kadar sürer?

    Yaklaşık 20-25 dakika. Seanslar haftada bir olarak uygylanır. Dökülme derecesine bağlı olarak 6-8 seansta sonlanır. İlk 4 seans haftada bir kez, kalan 2-4 seans ise 15 günde bir ytgulanır. İhtiyaca göre 15 günde veya ayda bir uygulama devam ettirilebilir. Saç gelişimi için gerekli olan eksiklerin giderilmesiyle daha dolgun, hacimli ve parlak saçlara sahip olunur. Mezoterapide eksik olan maddeler küçük dozlarda ve direkt olarak saç köküne verildiği için yan etki azdır.